Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 17-02-2005, 18:47
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Benim verdiğim örneği bu kadar aptalca yorumlayanı ilk defa görmüyorum ama
Aslında sizin verdiğiniz örnekler yukarıda kullandığınız kelimenin anlamını karşılıyor

bence olaya objektif bakabilen bir evrimci bile sizin dinciler kadar(hatta onlardan bile fazla) fanatik olduğunuzu rahatlıkla görebilir...

Neyse bakıyorum tansiyon yükseliyor hakaretler başlıyor(aynı sıkışınca hakaret eden dinci fanatikler gibi),
susuyorum...
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 17-02-2005, 19:00
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Bilimde fanatisizm olmaz kardeşim.. Ben nasıl olup da hem bilimsel hem de fanatik olabilirim.. Bunu bana açıklayabilir misiniz?
Size meydan okuyorum..
Neden bilimsel bir fanantiğim ben?
Bunu kibarca iki uygar insan gibi tartışabiliriz..
Kendinize güveniyorsanız bu iddianızı kanıtlamaya çalışırsınız.
Ortada bir gerilim olabilir ama, bence sorunu kişiselliğe dökmeden, iki uygar insan olarak tartışabiliriz.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 17-02-2005, 19:27
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

4. Deprem, Bir Şehri Nasıl Geliştiremezse, Mutasyonlar da Canlıları Geliştiremezler

Mutasyonlar, insan vücuduna dair tüm bilgilerin şifreli olduğu DNA üzerindeki rastlantısal değişikliklerdir. Mutasyonlara radyasyon, kimyasallar gibi etkenler neden olur. Evrimciler, mutasyonların canlıları evrimleştirdiğini öne sürerler. Oysa mutasyonlar canlılara daima zarar verirler, onları geliştirmezler, onlara yeni özellikler (örneğin kanat, akciğer gibi organlar) kazandıramazlar. Onları ya öldürür ya da sakat bırakırlar. Mutasyonların bir canlıyı geliştirdiğini, ona yeni özellikler kazandırdığını iddia etmek, bir depremin bir şehri daha gelişmiş ve modern bir hale getirdiğini, veya bir bilgisayara çekiçle vurulduğunda bir üst modelinin ortaya çıkacağını iddia etmeye benzer. Nitekim gözlemlenmiş hiçbir mutasyonun genetik bilgiyi artırdığı görülmemiştir.
Moleküler bir süreç olan olağan ve evrensel mutasyonla depremi karşılaştırmak ancak her ikisini de bilmeyen cahillerin yapacağı bir şaşkınlıktır.
Mutasyon her hücrede her an vuku bulan bir olaydır. Son derece yaygındır. Arada bir yararlı mutasyon da olabilir ve kalabilir. Bu bakteriler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Mutasyon yeni genlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu yeni genlerin ürünleri çoğu zaman tutunamaz ve mutasyona uğrayan hücre ölür ama, arada bir daha başarılı hücreler de çıkar. Mutasyon hücre için bir fırsattır. Bu fırsattan yararlanabilmesi için uygun koşullar içinde olması gerekmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda genlerin benzerlerinin ortaya çıktığı ve kromozomlarda biriktiği ortaya konmuştur. Bu genlerin çoğunun bilinen hiç bir görevi yoktur. Koşullar birden değişince bu genlere yeni görevler yüklenmektedir. İşte o zaman mutasyonun yararı ortaya çıkmaktadır. Yani mutasyon her zaman öldürücü değildir. Bazan nötraldir. Zamanını bekler ve fırsat çıkınca yararlı tarafını gösterir..

Mutasyonun yalnız zararlı olduğunu söyleyen biyolojiyi bilmiyor demektir. Ya da kendisi gibi olanları kandırmayı amaçlıyordur. Mutasyonun ne olup olmadığını araştırmak için bir google search yapınız..Gerçekleri araştırınız. Ucube görüşlülere inanmayınız...

HACI

Konu frodo tarafından (10-10-2008 Saat 12:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 17-02-2005, 19:34
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

5. Hayat Hayattan Gelir

Ortaçağ''dan beri inanılan "spontane jenerasyon" adlı yanlış bir teori, cansız maddelerin tesadüfen biraraya gelip, canlı bir varlık oluşturabileceklerini öngörüyordu. 18. yüzyıla dek, böceklerin yemek artıklarından, farelerin de buğdaydan oluştuğu yaygın bir düşünceydi. Darwin''in Türlerin Kökeni adlı kitabını yazdığı 19. yüzyılda ise, bakterilerin cansız maddeden oluşabildikleri inancı, bilim dünyasında yaygın bir kabul görüyordu.

Oysa Darwin''in kitabının yayınlanmasından beş yıl sonra, ünlü Fransız biyolog Louis Pasteur, evrime temel oluşturan bu inancı kesin olarak çürüttü. Pasteur yaptığı uzun çalışma ve deneyler sonucunda vardığı sonucu şöyle özetlemişti: "Cansız maddelerin hayat oluşturabileceği iddiası artık kesin olarak tarihe gömülmüştür."

Bu gerçek, yeryüzünde yaşamın kendiliğinden oluşmadığını, ancak mucizevi bir yaratılışla başladığını da bir kez daha göstermiş oluyordu.
Hayatın hayattan gelmesi yaşamın başlangıcının ilahi olmasını gerektirmez. Yaşamın başlangıcı mucizevi bir tesadüf olabilir ama, ilahi olması için bir neden yoktur. Burada verilen spontane jenerasyon örneği ile evrimsel açıklamaların en ufak bir alakası yoktur. Böyle bir ilişki kurularak evrim suçlanmaya çalışılmaktadır. Evrim yaşamın nasıl başladığı ile ilgilenmez. Nasıl ilerlediği ve geliştiği ile ilgilenir. Yani yaşamın nasıl ortaya çıktığı evrimin konusu değildir. Bilimin konusudur. Evrimin ilgi alanı çok dardır..
Darwin yaşamın nasıl ortaya çıktığı hakkında bir iddia ortaya atmamıştır. Yazar sanki Darwin öyle yapmış gibi bir izlenim uyandırmaya çalışmaktadır. Bu olayı saptırmak demektir.

Ayrıca cansız maddelerden canlıların çıkabileceği iddiasını çürütmeye olanak yoktur. Çünkü canlı varlıkları yakından incelerseniz yalnız cansız maddelerden yapılmış olduklarını görürsünüz.

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 17-02-2005, 19:45
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

6. Ara Geçiş Canlılarına Fosil Kayıtlarında Rastlanmamıştır

Evrim teorisi, bir türün bir başka türe dönüşmesinin ilkelden (basitten) karmaşığa doğru, yavaş ve aşamalı olduğunu iddia eder. Bu iddiaya göre, bu dönüşüm sırasında "ara geçiş formu" adı verilen ucube canlıların yaşamış olması gerekir. Örneğin, balık özelliklerini hala taşımasına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen özellikleri kazanmış olan yarı balık yarı sürüngenler, yarı maymun yarı insanlar, yarı sürüngen yarı kuş canlılar yaşamış olmalıdır geçmişte. Eğer gerçekten bu tür canlılar yaşamışlarsa, bunların kalıntılarına da fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Oysa, yıllardır büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.
Yukardaki ileti bize evrimin nasıl olması gerektiğini açıklamaktadır. Bu açıklamaya uymayan evrimi reddetmektedir bu sapık görüş..
Evrim başka türlü de olabilir. Tedrici olmadığını biliyoruz. Evrim basamaklar atlayarak ortaya çıkar. Punctated equilibrium denen bir olay vardır. Bazı felaketlere maruz kalan hayvanlar arasından yeni türlerin çıktığı bilinmektedir. Bunun nedeni yine mutasyonla ilgilidir. Zamanla canlılarda biriken nötral mutasyonlar, bu feleketler sırasında etkinlik kazanmakta ve yeni bir canlı türü ortaya çıkmaktadır. Evrim tedrici değildir. Evrim yavaş bir süreç olabilir ama, felaketler arasındaki zaman uzun olduğundan bu süreç uzundur.. Bazı canlıların evrimi olmamıştır veya az olmuştur. Onları çok iyi biliyoruz. Timsahlar, köpek balıkları, bazı deniz kaplumbağaları gibi. Hayvanların çoğunun evrime uğradıklarını biliyoruz. Yani bilim hepsinin farkında.. Atlanan hiç bir özellik yok.. Evrimin şöyle veya böyle olması gerekir diye bir ahkam kesilemez. Doğa kendi bildiği ve bizim henüz bilmediğimiz bazı yasaları izlemektedir. Biz onları öğrenmeye çalışmaktayız. O yasalar ilahi yasalar değillerdir.

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 17-02-2005, 20:29
reel reel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Dec 2004
Mesajlar: 156
Standart

Tasarımlar ve yapılanmalar,fiziksel kurallar çerçevesinde ancak ve ancak yönlendirmelerle oluşabilir..Fizksel kurallar çerçevesinde ouşan yapılanmalar basittir ve yönlendirme gerektirmez,labaratuar şartlarında isbat edilebilir...Mesela su ,mesela elmas,mesela demir oksit,potasyum permanganat........
Fizksel kurallar çerçevesinde bir buzdolabı oluşamaz,bir radyo oluşamaz..Bir canlı mümkün değil..yönlendirme şarttır..

kün fe yekün!!!
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 17-02-2005, 20:31
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

7. Canlı Grupları Yeryüzünde Aniden ve Aynı Anda Ortaya Çıkmıştır

Bugün bilinen temel canlı kategorilerinin tamamına yakını, 530-520 milyon yıl önce, "Kambriyen Devri" adı verilen jeolojik devirde aynı anda ve aniden ortaya çıkmıştır. Süngerler, yumuşakçalar, solucanlar, derisidikenliler, eklembacaklılar, omurgalılar gibi birbirinden tamamen farklı vücut planlarına sahip canlı kategorileri, daha önceki jeolojik devirlerde hiçbir benzerleri yokken, bir anda belirmişlerdir. Bu gerçek, evrimcilerin, canlıların tek bir ortak atadan uzun zaman içinde ve aşama aşama türedikleri iddiasını çürüten önemli bir delildir.

Yeryüzünün bir anda, son derece farklı vücut yapılarına, son derece karmaşık organlara sahip birçok canlı ile dolması, elbette ki bu canlıların yaratıldıklarını gösterir. Evrimciler, Allah''ın varlığını ve yaratışını inkar ettikleri için bu mucizevi olayı kesinlikle açıklayamazlar.

Camın hammaddesi olan silis nasıl kendi kendine, aşama aşama bir kadehe dönüşemezse veya bir fotoğraf makinesinin parçaları yavaş yavaş biraraya gelip fotoğraf makinesini oluşturamazsa, canlılar da cansız maddelerden zaman içinde kendi kendilerine ortaya çıkamazlar.
Bu açıklamada bazı eksiklikler var.. Önce onlara değineyim.. Hayvanların geçmişi bir milyar yıl öncesine gider. Kambrian devri vücut dizaynlarının ani bir dağılımına şahitlik etmişir. Bugün bile o kadar çok anatomik vücut planı yoktur. 32 kadar vücut planı ortaya çıkmış ve onlardan diğer bütün canlılar evrime uğramışlardır.

Evrime karşı yapılan bu itirazda ilginç bir ironi vardır. Çünkü bu itiraz evrimi desteklemektedir. Ortaya çıkan vücut planları ilerde diğer hayvanlara evrimleşecek hayvanlara aittir. Bu iddia ilginç olarak yaratılış kavramına karşıdır. Evrimi tümüyle desteklemektedir. İtiraz eden cahil, itirazının evrimi destekleyen bir çıkarsama olduğundan bihaberdir.

İnsanlar vertebralı hayvanlar ailesine aittir. Kambrian devrinde pikaia denen balığımsı bir hayvandan bütün vertebralılar türemişlerdir. Onların arasında insanlar, dinozorlar ve timsahlar da vardır. Evrimi reddeden bir görüşün Kambrian devrinde vuku bulduğu söylenen ve Kambrian patlaması olarak bilinen olayı reddetmesi gerekirdi. Çünkü o devirde ortaya çıkan ilkel hayvanlar evrimleşmeden bugünkü şekillerini alamazlardı. Bu itirazı yapanlar evrimi kanıtladıklarının farkında mıdırlar?

Keeeh keh kehhhhhhhhhhhhhh

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 17-02-2005, 21:19
reel reel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Dec 2004
Mesajlar: 156
Standart

pikaia denen balığımsı bir hayvandan bütün vertebralılar türemişlerdir
Sanki ayet !Neden sonuç ilşikisi hiç yok...PUffff!Hangi ilahi kitapdan aldın bunları...

kün fe yekün!!!
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 17-02-2005, 21:25
reel reel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Dec 2004
Mesajlar: 156
Standart

Kurana çok takıla takıla bir tanrı gibi kelam etmeye başladın.."bir balığımsıdan türemiş"
NAsıl türemiş?
Niçin türemiş?
Yorum yok

ol dedin oldu galiba!hııımmmkk! :lol

kün fe yekün!!!
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 17-02-2005, 21:41
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Sanki ayet !Neden sonuç ilşikisi hiç yok...PUffff!Hangi ilahi kitapdan aldın bunları...
Buregess shale denen bir yer vardır Kanada da.. Dağın tepesinde bir şehir bloku büyüklüğünde bir kayalıktır. Orada Kambrian devrinden kalan yumuşak vücutlu hayvanların fosili bulunmuştur. Allah''ın ol demesi gibi değidir bu iş.. Bu doğanın ilahi kitabından okunmuştur.

550 milyon yıl kadar önce bir toprak kaymazı olmuş ve denize milyonlarca ton toprak kaymış, denizde yaşayan canlıların anoksik koşullarda hızla fosilleşmesine neden olmuştur. Bu toprak kaymaları devam etmiş ve daha çok canlı fosilleşmiştir. Zamanla tektonik olaylardan dolayı deniz altında kalan bu yöre yükselmiş ve bir dağ olmuştur. Bu dağda bu hayvanların fosili bulunmuştur. Pikaia denen chordat fosili işte orada bulunmuştur.. Bunun binlerce referansı vardır. Kur''an gibi palavra değildir. Delili vardır. Doğanın kitabı yalan söylemez. Kandırmaz..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
arius, evrim


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:52 .