
14-07-2017, 19:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı
Sevgili Felâsife , acaba Sufizm'de erotizmin ve sanatın/sanatçının/sanat eserinin yeri nedir? bir Sufinin dünyasında onun bedene ve hazza bakışı genel olarak nasıldır? Vakit bulduğunda bunlara biraz değinebilir misin?
|
Böyle bir düşüncem olmadı ama bunlar da tabu değildir elbet, çok rahatlıkla konuşulabilir. Bakmaya çalışırım.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

14-07-2017, 23:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2017
Mesajlar: 461
|
|
Sevgili felasife, sufinin yolu tanrı yolu olmaz demişsin ama bende buna katılamam çünkü tanrıyı (yada ismine ne diyorsak) aradan çıkartırsan sufilik denen birşey kalmaz bence. Sufinin her hareketinde ilahi motifleri görürüz (örnek verdiğin yazılarda da bu apaçık görünüyor zaten)illede din olması gerekmez. Sufinin Kainatla ilgili canlı cansız varlıklarla birlikte tüm fikirleri tanrıyla özdeştir zaten. Onun son menzili bir su damlası olan ruhunun bütünle yani tanrıyla karışması değil midir.
***Tanrı mineral de uyudu, bitki de düş kurdu, hayvanda uyandı, insan da kendini buldu ***
|

15-07-2017, 00:07
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
Bir mutasavvıf'a sormuşlar "Tasavvuf nedir ?" diye.
"Haddelenmiş demirdir" demiş.
Kişi kendini ve ne aradığını bilmeden, her şeyden önemlisi, sahte tevâzû riyâkârlığından özünü sıyırmadan "sûfi" olamaz.
Beni en çok hayrete düşüren şey de Tasavvuf ile İslâm'ın ilişkilendirilmesidir.
Hint mistizminde tasavvufa temel teşkil edecek muazzam öğretişler var.
Ama; İslâm'ın bir felsefesi, derinliği yok.
Allah'a inanıp Muhammed'i inkâr edince sonsuz âzâba çarptırılacağını iddia eden bir din.
Elçi'yi Mâbud'dan daha "itibarlı" tutan, ama; "şirk" ile mücâdele ettiği iddia edilen bir din.
İslâm bu !..
|

15-07-2017, 03:04
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
manas´isimli üyeden Alıntı
Sevgili felasife, sufinin yolu tanrı yolu olmaz demişsin ama bende buna katılamam çünkü tanrıyı (yada ismine ne diyorsak) aradan çıkartırsan sufilik denen birşey kalmaz bence. Sufinin her hareketinde ilahi motifleri görürüz (örnek verdiğin yazılarda da bu apaçık görünüyor zaten)illede din olması gerekmez.
|
Gördüğünde bir sorun yok sevgili manas, elbette görebilirsin, neticede hepimiz algıda seçicilik denen şey ile hareket ederiz, neyi düşünüyorsak ona odaklanırız. Ve onu görürüz. İşin özü bu.
Ama bu yazıda ben " bütünlük" denen bir teknik diyeyim onu kullandım, ne iman ne de inkar diye ayrırarak değilde, ikisinin harman olduğunu bir sistem bu, bir tarz bu.
Aslını sorarsan bunuda bilerek yapıyorum.
Mesela üstte bir ayet vermiştim " Onlar Allahı unuttular, Allahta onları unuttu!" [tevbe 67] bu ayet münafıklardan bahseder, yani iki yüzlü olanlardan.
Halkın betimlediği iki yüzlülük aslında gerçekte iki yüzlülük bile değildir, o yüzün biri her zaman sahte bir yüzdür. Ve menfaat odaklı bir yüzdür.
Sufiler de iki yüzlüdür.
Bir yüzü iman, bir yüzü inkardır. İkisi de gerçektir ve bunu her hangi bir menfaat içinde kullanmaz, siyaset, ekonomi, ideoloji vs. için de harcamazlar.
Bu böyle olduğu için böyledir, çünkü bu hayatta imanda inkarda varsa, [ Ne var alemde mevcuttur Ademde] Sufi bunun ikisini de atamaz, buna dair çok yazdım detaya girmeyeceğim.
Birini attığı an taraf olur ki taraf olmak yoktur.
Zira taraf olursan ya savunmada olmak gerekir, ya da hucümda olmak gerekir, bu taraflarda da tabiki Tanrı var/yok davası vardır.
İki yüzlünün merkezinde, yani tam ortada duranda Tanrı yoktur, tarafların halleri yoktur, burası bir taraf değil, tarafsızlıktır.
Başka değişle de her iki taraftandır ki zaten ortada durmak üçüncü bir şeydir.
İnsanlar Yiing ve Yanga odaklanırlar, yani ikiliğe odaklanırlar, ya iyi ya da kötü vardır. Ya ak ya da kara vardır. Oysa onların arasında çok ince bir çizgi vardır ki o ne Ying ne de Yangtır, ne ak ne de karadır, üçüncü bir şeydir.
O yüzden bu durum ayna gibidirde, yani bakan görmek istediğini görür.
Unuttum, din-diyanet kaldı benden.
Bu ne mezhepdürür, dinden içeri.
Dinin terkedenin küfürdür işi,
Bu ne küfürdür, imandan içeri.
Yunus,
İman ederken inkar etmiş. İnkar ederken de iman etmiş.
Yunusta unutmuş bir şeyleri.
Bu Sufice işte.
manas´isimli üyeden Alıntı
Sufinin Kainatla ilgili canlı cansız varlıklarla birlikte tüm fikirleri tanrıyla özdeştir zaten. Onun son menzili bir su damlası olan ruhunun bütünle yani tanrıyla karışması değil midir
|
Bu konu aslında Vahdet-i Vücuda girer, ona dair ben şurada yazmıştım, Sufilik bu noktada resmen detayları ince ince elemekten geçer ki çok basit şeyler bile bu meselenin anlaşılmasını zorlaştırır.
Tasavvufun sonu başıdır, başladığın noktadır. Bu son noktada Tanrı var mıdır, yok mudur? Bu soruya sanırım herkes vardır diyor, durumdan da o anlaşılıyor.
Bu işte büyük bir muamma, herkes vardır diyorsa o yoktur!
Sonu baştan belli olanın, aslında bir sonu da zaten yoktur ki?
Son baştan belli olmaz, ortadanda belli olmaz, oluyorsa zaten o son olmaz.
Sonun son olabilmesi için, başlangıç noktasına gelmek gerekir ki kişi sonun bittiği anlasın, zira kişi başlangıç noktasını da bildiği için, sonun son olduğunu, artık bittiğini bilir.
Başka türlü sonun son olduğunu kişi hiç bir şekilde bilemez, çünkü başladığı noktadan çok uzaklardadır ve sona geldiğini kıyas edecek bir referans noktası da yoktur. Başlangıç noktası bir referanstır.
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Bir mutasavvıf'a sormuşlar "Tasavvuf nedir ?" diye.
"Haddelenmiş demirdir" demiş.
|
Kim demişşe ağzına sağlık, pekte güzel demiş, teşekkürler.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

15-07-2017, 04:28
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
|
|
Postalabd´isimli üyeden Alıntı
Tasavvuf ;
islamın şiddetini perdelemek için , bilerk veya bilmeyerek , isteyerek yada istemeyerek ortaya çıkmış bir yapıdır.
Sufi ;
islamın şiddetini perdelemek için , bilerek veya bilmeyerek , isteyerek yada istemeyerek ortaya çıkmış tasavvufun dilidir.
Bu akımın kendisi veya dilinin aslında tanrı denileni iyi göstermekden başka bir işlevi yok. İslamlada bu konu haricinde örtüşen bir yeri de yok.
İslam , bağlı bulunduğu inancın kitabın da , kendisine inanmayanları , burada ve iddia ettigi diğer alem de , şiddete maruz bırakma konusunda tehditler savurur. Dahada ileri gidip şiddete maruz bırakmayı , uygulama da emir eder ve uygulatır.
Tasavvufun dili ne der?
" sana tokat atana , diğer yanağını dön " der.
Sufinin dili islamın gerçek yüzünü , insanlara söyleyemez. Söylerse de , derisi yüzülür.
|
Postal hakli. Islam insani asagilar. Ayni butun diger col monoteistik inanislari gibi.
Insan asagiliktir, yarim yaratilmistir. Bilemez, goremez, farkedemez. Kurallara uymaktan baska bir rolu yoktur, olmamalidir.
Liderin, seyhin, peygamberin, hocanin yol gostermesiyle yasamalidir.
Merkeze insani koyacaksin ve ona nasil bakildigina bakacaksin. Insanin insana bakisida bize o ruhani disiplini anlatir.
Rumi islami yoldan cikmistir. Insana tanrinin sevgilisi demistir. Anadolu'nun en buyuk samani/simyacisidir.
Samandir cunku uzerlik tohumu onun sirridir.
Simyacidir cunku insani tanriya denk kilmistir.
O peygamberlerin yolundan cikti. Ask ile heryere gidilir dedi. Sevgiyle hersey yapilir dedi. Ruhanilikte peygamberleri gecti.
Anadolunun Buda'sidir. Bize yeni bilinc seviyesi gostermistir. Herkese, herseye asik olmak. Ermek, Kamil insan olmak aydinlanmadir demistir.
Muzik, dans, siir ile sanati yuceltmistir. Sanata da yol acmistir. Kendisi en buyuk sairlerdendir. Mesnevi Turk dilindeki en iyi siir kitaplarindandir.
Inanisida firlatti kenara. Gel beraber tecrube edelim demistir. Kim olursan ol gel demek bizim Islamcilara nasip olmaz pek. En ufak hatanda kapida bulursun kendini  .
Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan
All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
|

15-07-2017, 05:00
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
|
|
Bu konularin icerigi subjektif, metinler sembolik. O yuzden rasyonel, mataryalist non-teistlerin dikkat etmesi gereken seyler var. Onceden yazdim, soyledim.
Insanin ruhanilige ihtiyaci var. Bagimlilik gibi bir sey bu. Holistik bir anlayis istiyoruz. Herseyi anlamayi istiyoruz. "Closure" der Terrence. Herseyi kapsayan inanis/anlayis. Arkeik durtu.
Bu hem cok zor hem yanlis hem de sacmadir. Gizem kacinilmazdir.
Ama iste bir kac ruhani disiplin var bilime ve sanata buyuk deger vererek insanliga zarardan cok yarar getirmistir.
Simya Hristiyanligin cahil karanligina karsi maddeyi incelemeyi, kavramayi one cikararak bilimi dogurmustur.
Samanizm ise dogru ritueller esliginde cikilacak olan gercek bilinc seviyesiyle, tecrube dunyasiyla butun inanislari cocugun hayal dunyasi gibi gosterir. Cesareti olan buyuyu tecrube eder.
Sufizm ise cok cok akillica bir sekilde Islamin siddetini azaltmis, eros'a gerektigi onemi/degeri vermis insani yuceltmis, Islami guncellemistir.
Hic bir sey tabiki calisan teknoloji kadar tatmin edici olamaz. Ben sahsen hala tarihte 100 yil bile geride yasamak istemem. Tapilacak bir sey varsa teknolojidir. Gerisi faso fiso.
Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan
All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
|

18-07-2017, 03:10
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
ereninthenature´isimli üyeden Alıntı
Insanin ruhanilige ihtiyaci var. Bagimlilik gibi bir sey bu. Holistik bir anlayis istiyoruz. Herseyi anlamayi istiyoruz. "Closure" der Terrence. Herseyi kapsayan inanis/anlayis. Arkeik durtu.
|
Sevgili ereninthenature
İlginç bir dürtüymüş bu Arkeik dürtü.
Her şeyi kapsayan bir inanışın, kafadan bilmediği bir şey olmaz, bilmediği şeyler bir dünya olsada, bilmediklerini bile otomatikman bilir demek olur bu.
Buna mı Arkeik dürtü deniyor?
Bende bu duruma " İnsanın kodları arasında bilmiyorum diye bir kod yok" diyorum, ama " Arkeik dürtü" kulağa çok daha hoş geliyor, hemde kısa.
Tabi yanlış anlamadıysam.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

18-07-2017, 05:28
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2017
Mesajlar: 461
|
|
Sayın felasife,
Birkaç sorum olacak. Derler ki "Arife din gerekmez" o arif insanlar belli bir dönem dinin şartlarını icra ettiler, adeta yalayıp yuttular ve kemale erdikleri için dini aştılar, dinin ötesinde bir menzilde yol alıyorlar mı denebilir yoksa en başından beri din olmadan da yola devam edilir, arif olunabilir mi anlamı çıkarmalıyız?
Birde sufiler için din nedir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa dinlerden bağımsızmıdırlar?
Şunun için sordum farklı farklı anlatımlarla karşılaştım. Din gayretinde olan insanlar dinsizlik tabirini sufilere yakıştıramadığı için olsa gerek onların namazında şeriat yolunda insanlar olduğu söylendi.. Bazıları ise onlara dinsiz, şarap içip şiirler yazan keyif sahibi (ömer hayyam gibi) sadece allah aşkını arayan mecnunlar olduğu...
Kimdir bunlar?
***Tanrı mineral de uyudu, bitki de düş kurdu, hayvanda uyandı, insan da kendini buldu ***
|

18-07-2017, 13:40
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
manas´isimli üyeden Alıntı
Sayın felasife,
Birkaç sorum olacak. Derler ki "Arife din gerekmez" o arif insanlar belli bir dönem dinin şartlarını icra ettiler, adeta yalayıp yuttular ve kemale erdikleri için dini aştılar, dinin ötesinde bir menzilde yol alıyorlar mı denebilir yoksa en başından beri din olmadan da yola devam edilir, arif olunabilir mi anlamı çıkarmalıyız?
|
Tabiki de din şart değildir, bir dağın zirvesine pek çok yoldan çıkılabilirmiş ama nedir, din olmadan da bu eksiklik olur. Hayat denilen ey içinde ki Dinler ile de bir bütündür, her ne kadar insanî yönleri olsada, tüm fırtınalarda din üzerinden kopar, hal böyleyken bu fırtınadan uzaklaşmak, eksikliktir. Tabi bu Sufice bakıştır, onun içnide Sufiler din içine ister istemez girmişlerdir.
Bu elde olan bir şeyde değildir, zira din bir anafor gibi kişiyi çeker.
Bir Hint filminde, " Kadın kendi için giyinir, dar bir kodu erkekler için giymez, ama erkek onu kendi için giyildiğini sanır!" denmişti.
Aynen bunun gibi Sufilikte kişinin kendi içindir. Başkası, başka gruplar, makam, şöhret vs.ler için değildir. Gönül işidir, O kendi için bu yola girmiştir, elbette başlarda bir bilince de sahip değildir, o da cahildir, sadece çekimin kuvvetiyle Sufice yola alır.
manas´isimli üyeden Alıntı
Birde sufiler için din nedir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa dinlerden bağımsızmıdırlar?
Şunun için sordum farklı farklı anlatımlarla karşılaştım.
|
Aslında bu anlatımların hepsini kendi içinde değerlendirmek gerekir. Başlangıçta ki biriyle, ortada ki biri, aynı şey değillerdir. Sonda ki veya sonuda bitiren biri de aynı değildir.
O yüzden Sufilikte pek çok anlatım bulunur, her biri bir birine terstirde, ama her biride kendi içinde doğrudur.
Hasılı tek tip bir Sufilik yoktur, bunlar aşama aşama değerlendirilmelidir.
Ne duydunuz bilmem, ama hepside doğrudur diyebilirim.
Zira doğru denen şey "Haller ve Makamlar" denen şeye göre, adeta duruma göredir. Yani doğru duruma göre değişir Sufi için.
manas´isimli üyeden Alıntı
Din gayretinde olan insanlar dinsizlik tabirini sufilere yakıştıramadığı için olsa gerek onların namazında şeriat yolunda insanlar olduğu söylendi.. Bazıları ise onlara dinsiz, şarap içip şiirler yazan keyif sahibi (ömer hayyam gibi) sadece allah aşkını arayan mecnunlar olduğu...
Kimdir bunlar?
|
Bu zor soru, tek bir cevap, etiket, kimlik olayı açmaz ancak örter. Cevap vermek saçma bile olur, ne verilebilir ki?
Zira bu insanlar tek tip kategorisine girmezler, farklı ve aykırıdırlar, bir o kadar da kendi hallerindedirler, hal böyle olunca da kapalı kutudurlar. Onları anlamak onlar gibi olmayı gerektirir diyeceğim ama emin olun bu bile yetmez.
Eski deyimle Nevi şahsına münhasırdırlar.
Sevgiler
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

18-07-2017, 21:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2017
Mesajlar: 461
|
|
Sayın felasife anlatabildiğin kadar verdiğin bilgiler için teşekkürler. Zaten onları anlayabilmek için onların kafasını yaşamak gerekir ama benim derdim onları anlamaktan ziyade onlara insanların biçtiği roller, bir kalıba sokma çabaları.. Dinli/dindar olma mecburiyetindelermiş gibi etiketlenmeleri..
***Tanrı mineral de uyudu, bitki de düş kurdu, hayvanda uyandı, insan da kendini buldu ***
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:34 .
|