Ahlaksız, şimdi internette kısa bir arama yaptım. "Evren kendiliğinden var oldu" diye arama yaptım. Birkaç siteyi inceledim. Bir tanesinde, şurada:
http://www.evrimagaci.org/fotograf/112/6609 inceledim önce.
Şu cümleler dikkatimi çekti: "Küçük bir gerçek vakum balonu, metadengeli sahte vakumda meydana gelen bir kuantum dalgalanmayla
yaratıldığında, eğer ki düzenleme faktörü p, -2'ye ya da 4'e eşitse eksponansiyel olarak (giderek hızlanan biçimde) genişleyebilir. Bu sayede, erken evren geri döndürülemez biçimde var olur."
Bu tabii bende bir gülümseme "yarattı" ister istemez. Evrenin yokluktan kendiliğinden var olduğunu ileri süren bir yazıda bunun için bir kuantum dalgalanma "yaratılması" gereğinden söz edilmiş!
Diğer birkaç siteye daha baktım. Tabii fizikçi ve kuantum fiziği konularında bilgisi olan biri olmadığım için bir şey anlamadım. Ancak bu tür sitelerin bir varsayım üzerinde cesur denemeler yayınladıklarını görüyorum. Cesur ama sadece o kadar. Bilimsel olarak böyle bir veri, ispat, delil vb yok.
Bunlar sadece iddia ve deneme. Eğer bu senin dediğin gibi %100 kanıtlanmış bilimsel bilgi olsaydı bu konuda uzman olan bütün bilim insanları ateist olurdu. Oysa Einstein başta olmak üzere pek çok teist bilim insanı var.
Yine de senin bu açık cevabını, forumdaki diğer "ateistlerin" muğlak ve kapalı cevaplarına göre daha önemli buluyorum. Onlar, defalarca sorduğum halde, uzun ve karmaşık cümlelerinin içinde benim sorumu silikleştirmeye ve unutturmaya çalıştılar.
Ateistlerin durumunu Matriks filmindeki Neo ile bağdaştırman doğru olmaz. Neo
apaçık bir gerçekle karşılaşıp şok geçiriyordu. Oysa bir insan ateist olunca bunu apaçık bir gerçekle karşılaşıp ateist olmaz. Düşünür, taşınır ve bir karar verir, bir tercihde bulunur. Bu, inanmak yerine inanmamayı seçmektir.
Sonra sorgulamaları devam eder. Hayatı boyunca sürer bu. Tıpkı bir dindar gibi, bir teist gibi, bir agnostik gibi, bir ateist de hayatı boyunca ara sıra bu konuları düşünür ve sorgular. Her defasında aynı tercihde karar kılıp kılmamak ona bağlıdır.
Verdiği karar ve seçtiği yol çok da önemli değildir. Neyi seçerse seçsin, var olan gerçekliği değiştiremeyecektir. Sadece öğrenme sürecine bir yön vermiş olacaktır.
Nice ünlü ateist bir döneminin sonunda ateizmden vaz geçtiğini açıklamıştır. Eskilerden Graudy mesela. Ateistken, kaç yıldan sonra müslüman olmuştur. Çakal lakaplı Carlos'u da sayalım. O da müslüman olmuş, ateistlerden.
İnsanların iç dünyalarını bilemeyiz. Dışarıdan sahte bir ateist katılık sergileyenlerin içlerinde kararsızlık ve gizli kuşkular sarmış olabilir.
Ben kesin kararlı bir ateisttim. İçimde çok uzun yıllar hiç bir kuşku yoktu. Çok emindim. Bunu açık yüreklilikle yazıyorum. Öncelikle kendime yalan söylemeyi sevmem. O nedenle bu sözüme güven.
Ateizmin yetmediğini fark ederek yön değiştirdim. Yön değiştirip teist de olmadım. Soruyu yanlış sorunca doğru cevaba varılamayacağını görmem etkili oldu.
Ben ateistken benim ateistliğimde katılık değil, kesinlik ve güven vardı. Senin ateistliğinde ise kesinliğin yanısıra biraz katılık da görüyorum. Bu katılık acaba bazı kuşkuları mı örtme amaçlı diye düşünüyorum.