
28-03-2025, 17:50
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.056
|
|
"Sümer metinleri, Akad döneminde yozlaşmış gibi görüniyor.
Basit ve net bir soru, tanrılar nasıl resmedilmiş veya heykellere nasıl yansıtılmıştır?
İnsan suretinde." — Spartacus
Eğer öküzlerin, atların ve aslanların elleri olsaydı ve onlar elleriyle insanlar gibi resim yapmasını ve sanat eserleri meydana getirmesini bilselerdi, atlar TANRILARININ biçimlerini atlarınkine, öküzler öküzlerinkine benzer çizerlerdi.
Xenophanes
|

28-03-2025, 19:31
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Andrew´isimli üyeden Alıntı
"Sümer metinleri, Akad döneminde yozlaşmış gibi görüniyor.
Basit ve net bir soru, tanrılar nasıl resmedilmiş veya heykellere nasıl yansıtılmıştır?
İnsan suretinde." — Spartacus
Eğer öküzlerin, atların ve aslanların elleri olsaydı ve onlar elleriyle insanlar gibi resim yapmasını ve sanat eserleri meydana getirmesini bilselerdi, atlar TANRILARININ biçimlerini atlarınkine, öküzler öküzlerinkine benzer çizerlerdi.
Xenophanes
|
Tabi ki ve böylece tanrıyı da kendi suretinde düşünür, yaratım hikayelerinde "tanrı insanı kendi suretinde yarattı, öyle yaratmış olmalı" diye dünüşür, öyle inanırdı(ki elimizde somut kanıtlar var)... Böylece resmederken de kendi(insan) suretinde resmetmeye çalışır...
O sebeple bahse konu coğrafya mitolojisinde "tanrının insanı insan suretinde yaratıp, yaramadığı inancı" meselesini, öyle denmiş, denmemiş, öyledir, değildir yönlü tartışmanın da anlamı kalmıyor, zira uydurulan ve betimlenen tanrıların insan suretinde olduğu somut kanıtlarla ortadadır. Değil sözünü etmek insan suretiyle resmedilip, heykelleri yapılmış. (Enlil, Zeus, El-İlah(Allah), Hadat vs. hepsi de aynı tanrının farklı coğrafya, kültürlerdeki insan suretli karşılığı)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

28-03-2025, 22:15
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
Sumer_satellite_map.jpg
Eridu'da, Ur'da ya da Nippur'da farklı tanrılar hüküm sürüyor. Her tanrı kesinlikle lokal, belli bir sınır içerisinde sözü geçiyor. İnsanlar bu lokal tanrı dışında, bir de kişisel tanrılara tapıyorlar. Bu tanrı da babadan oğula geçiyor.
Tanrı dediğimiz şey, aslında her şehrin başındaki kraldır. Neolitik dönemle birlikte krallığın ortaya çıkması ve erkeğin kadından daha dominant hale gelmesi yüzünden, bu hayali karakterler yaratılmış ki, köle olarak yaşamak zorunda kalan insanların, neden bu şekilde yaşadıklarına dair bir açıklama oluşturulmuş.
Tanrıların insanları eşek gibi çalıştırmasına dair mitler, kralların insanları eşek gibi çalıştırmasının bir dayanağı olmuş adeta.
Aslında dikkat edilirse de, her şehrin farklı tanrısı diye lanse edilen tanrıların birbirlerine benzediği görülür. Bugün mesela Japonya'yı, Amerika'yı ya da Yemen'i yöneten insanlar çok farklı coğrafyalarda bulunan liderler olmalarına rağmen, aslında yönetim şekilleri ve insanlarla ilişkilerine bakılarak, çokta farklı liderler olmadıkları söylenebilir. Tanrılar arasındaki farkta böyledir.
|

28-03-2025, 23:44
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı
Eklenti 272Tanrı dediğimiz şey, aslında her şehrin başındaki kraldır.
|
Evet, insanlığın bilinçlenmesiyle durum değişiyor, bu da takribi M.Ö 3.000'li yıllara doğru, evveliyatında büyürk tanrılar, evvel ve efsanelerde ilk bilinen atalar oluyor. Hakim tanrı ise o an tahtında oturan kral, büyük şef vs. oluyor...
Tabi zamanla efsaneleşip, dinleri de üzerlerinden revize ediyorlar. İnsanlar "insanın" tanrı olamayacağı bilincine erişmesinden dolayı, reform kaçınılmaz oluyor, böylece tanrılar, yeryüzünden, gökyüzüne, metafiziğe, üfürüğe yerleştiriliyor. Böyle olunca da insanlarca acizliklerinin, aslında sıradan insan olduğunun görülmesi, eleştirilmesi de mümkün olmuyor. Olmayan bir şeye inanç baskısı egemen oluyor, ama yine de yeryüzünde temsilcisi ilan ettikleri kral, çoban(peyganber) vb. eliyle, egemen olanlar yine tanrı vasfıyla köleci, ganimetçi, gaspçı sultasını yürütüyor, inandırdıkları kitleleri hem köle, hem asker hem de hizmetçi(kul) olarak kullanabiliyor...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

29-03-2025, 10:04
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Yıllardır internetin derinliklerinde, aradığım cevapları bulabilmek için sayısız satır okudum, binlerce fikri tartıştım. 33 yıl ve 100.000'den fazla gönderi, zamanla birçok düşüncenin ötesine geçmeyi ve gerçeğin ne kadar çok katmanı olduğuna şahit olmamı sağladı. Her bilgi parçası, aslında daha büyük bir gizemi yansıtıyor gibi görünüyor. Bir düşünce, başka bir düşünceyi doğuruyor ve her doğru, bir başka yanlışın kapısını aralıyor.
İnsanlık tarihindeki mitler, en eski yaratılış hikâyelerinden, günümüze kadar birçok farklı biçim almış. Mezopotamya'nın yaratılış destanlarından, Batı'nın teolojik öğretilerine kadar her bir mitolojik anlatı, bir tür "insanlık kimliği" arayışının farklı bir yüzüdür. Her bir tanrı ya da insan figürü, farklı zamanlarda ve kültürlerde farklı anlamlar taşır. Bu yüzden, Enki'nin insanı yaratmasından bahsedilirken, Marduk'un kanıyla yaratılmasından söz etmek; Tanrı'nın insanı kendi suretinde yarattığını söylemek ya da Adapa'nın ölümsüzlük arayışını anlatmak, farklı geleneklerde farklı anlatı katmanlarına ulaşmak anlamına gelir. Bu katmanlar bazen birbiriyle çelişebilir, bazen de bir arada var olurlar. Her bir mitolojik figür, bir dönemin, bir kültürün ve bir anlayışın yansımasıdır.
Bu tür öğretilerin çoğu, insanın kendini keşfetme yolculuğunda bir tür rehber gibi işlev görür. Fakat bazen bu rehberler, aslında yalnızca birer yansıma olarak karşımıza çıkar. Bir kişinin gerçek anlamda özgürlüğe ulaşması, sadece dışsal öğretmenlere ve figürlere bağlı olmamalıdır. En derin bilgelik, sadece dışarıdaki dünyanın keşfini değil, içsel bir yolculuğu da gerektirir. O bilgelik, her zaman dışarıda değil, içinde, daha derinlerde yatan bir yerlerde gizlidir. Dışsal dünyanın sembollerini ve figürlerini aşarak, kişinin içsel "gerçek" ile bağ kurması gereklidir.
Mezopotamya mitlerinden başlayıp, Hristiyanlık ve diğer öğretilere kadar uzanan yolculuk, bize bir şey anlatmak ister: İnsan, evrenin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmak üzere doğmuştur. Ancak bu yolculuk, yalnızca dünyevi figürlere itaat ederek değil, içsel farkındalık ve bilinçle yapılabilir. Adapa'nın ölümsüzlük arayışı, her bireyin kendi içindeki tanrısal özü keşfetme çabasıdır. Ancak bu keşif, bir içsel dönüşüm ve aydınlanma süreci gerektirir.
Gerçekten anlamak, yalnızca yüzeydeki "gerçekleri" görmek değil, derinlerdeki bilinmeyenlere adım atmayı gerektirir. İçsel bir uyanışla, insan yalnızca dış dünyayı değil, kendini de yeniden keşfeder. Bu yolculuk, her zaman daha fazla soru getirebilir, ama aynı zamanda daha derin bir farkındalık da sağlar. Çünkü gerçek, yalnızca dışarıdan öğrenilecek bir şey değildir; içimizdeki gerçek, evrenin derinlikleriyle bütünleşen bir yankıdır.
Ve belki de tüm bu mitler ve öğretiler, sadece bizi bu içsel keşfe yönlendiren birer işarettir. Her "ilk insan" ya da "tanrı" figürü, aslında insanın en derin özüdür. Kendisini bulmuş, kendi özünü keşfetmiş bir insan, evrenin ta kendisiyle bir olma yoluna gider. Her bir "gerçek" aslında daha büyük bir gerçeklik yolculuğunun yalnızca bir adımıdır
|

29-03-2025, 21:20
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
Singularity´isimli üyeden Alıntı
...Kendisini bulmuş, kendi özünü keşfetmiş bir insan, ....
|
Ateist olur.
Bu bahsettiğiniz 'gnostisizm' denilen şey hakkında yazmıştım;
https://turandursun.com/forumlar/sho...stisizm+matrix
|

30-03-2025, 02:27
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.056
|
|
Ateizm bir varsayimdir, ideolojidir ve inanctir. Ateistler de teistler de inanclidir, dogmatiktir, yerine ve kisiye gore saldirgandir, yobazdir ve cahildir. Ateistler cok yuzeysel bakiyorlar. Teist kardeslerinden dogma anlaminda bir farklari yok.
Tum bu inanclilik ve inancsizlik 3 pound'lik beynin urunudur. 3 pound 1.36078 kg. ediyormus. Tum bu varsayimlar, laf kalabaliklari, kavgalar, gurultuler bu 1.36078 kg'lik organin urunu olarak ortaya cikiyor. Bizler, maddeyiz, enerjiyiz, bunun orataya cikardigi organize olmus canlilariz. Bizim bildigimiz bunlar.
Tanri/manri, tanricilik, tanrisizlik hepsi hikaye. Insanlar tatmin olmak istiyor. Beyin ya bir tanriyi kabul ediyor rahatliyor, ya reddediyor rahatliyor. 3 gun yasiyor, kara topragin altina giriyor.
|

30-03-2025, 09:17
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı
|
Daha önce burada Gnostizmden söz edildiğinin farkındayım. Muhtemelen singularitizmden daha yaygın olduğu için daha iyi biliniyor. Ancak gnostizmde bir açıdan yaratma fikri yer bulabiliyor. Oysa tekillik ve varlık temelli düşünce biçiminde herhangi bir şekilde yaratmaya yer yok. Evet, gnostizm ve singularitizm aslında birbirine son derecede benzer görüşler, ancak bir o kadar da farklılar.
Ateizm ve teizmin aynı şey olduğuyla ilgili daha önce bir çok yazı yazdım. Her ikisi de bir şekilde sıfırdan yaratma yada birdenbire ortaya çıkma gibi akla, fenne aykırı görüşler olarak aynı felsefi temele dayanmaktadır.
Varlık bağlamında değerlendirildiğinde, Singularitizme kıyasla ateizm ve teizm birlikte tam karşıda yer alır, gnostizm ortada bir yerde.
Tanrıya inanma bağlamında değerlendirirsek ateizm tek başına bir tarafta yer alır. Teizm karşısında konumlanır. Bu bakış açısı, gnostizm ve singularitizmin yanyana ve ortada yer aldığı, aslında en genel bakış açısıdır. Genelde bu ikisinin benzer algılanması da bunun gibi durumlar nedeniyledir. Ancak, Tanrı çok spesifik ve akla zarar bir teori olduğu için bu durumu dikkate almaya gerek yoktur.
|

30-03-2025, 14:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Ateizm ne dogmadır(inak) ne de inançtır. Defalarca açıklandı. 1 Sayfayla dahi açıklayabilirim, at ile deve değil.
Ateizm özünde uyduruk metafiziği değil bilimi, bilgiyi esas almak, politik dayatım ve baskılar karşısında gözlem, veri, bilgi esaslı konumlanmak, hakim dogma, teist baskılara karşı reddiyat, duruş, bilimin ve bilimsel dünya görüşünün(Varlıktanız, doğanın parçasıyız, biyolojik-madden organize olmuş madde, açığa çıkardığı yetiler, fonksiyonlarla insanız ve salt biz değil, bütün doğa, evren fizik, çeşitli formlar, hareket, ilişki halinde ve buradan çeşitli oluşumlar açığa çıkıyor.) temsili, savunusu, fikri zeminidir, dogmatik olamaz(ateizme dogmatik demek eşyanın tabiatına da, kavrama da aykırı). BUDUR! Ve bu halde hiç bir savunu, sunum yapmasan dahi, teizm bu halde seni ateist ilan eder...
Şimdi biz Recep Tayyip'i reis olarak kabul edmezsek, büyük lider demezsek, onca yalanına gerçek gibi inanmazsak, dogmatik, inanmamaya inanmış inançlı mı oluyoruz? Reise inanmamak İNANCI diye, öznel, ideolojik kriter uydurmak cehaletten de öte akıl, mantık dışı, safsata, dogma, bilim dışı olur. Uygulamalarını görüyoruz, yanlışları, yalanlarını görüyoruz, biliyoruz, sonuçlarını görüyoruz. G.Ö.R.Ü.Y.O.R, biliyor, etkileniyor, yaşıyoruz, kriteri "inanç" yapmak nedir? Gördüğümüzü, görmediğimizi, bizler gözlem, veri, bilgiyi esas alırken, inanç ile ilişkilendirmek nedir? Bir yalana ya inanılır ya da inanılmaz değil mi? Bu kadar basit)...
Başka görüşlere çamur atarak bilinçaltınızı ikna etmek, kendinizi kandırmak zorunda değilsiniz. Ne yapıyorsanız kendinize, bizi bağlamıyor. Allah'a inanıyor musun? Bunu kişiler kendine sormalı, edebiyat yapmadan. Teizm hem fiziken hem de fikri alanda dayatıyor, yükleniyor, HAYATI KUŞATIYOR. Neden İNANÇ, dogma eksenli düşünmekten kurtulunmuyor, ateizmi bile inanç eksenli görmeye, inanmaya çalışanlar var? Kişilerin bilinçaltı inanç şartlanması, cehaleti, sorunu...
Kuguvetanuskma nedir?
Nedir bu? bilmiyorum derseniz o halde eyleminden de söz edilemez değil mi? Ne hakla tanrı deyip duralım? Tanrı mı şimdi bu? İnanmamız mı gerekir, sebep?
Neye dayanıldı da "Kuguvetanuskma" hakkındalığı, tanımı yapıldı? Bilgi yok, gözlem yok, veri yok. Ateizm de kendi özgülünde veri, gözleme bakar, üfürük hakkında bir şey demez de, veri yoksa -> UYDURUKTUR, o halde konu nesnel değil öznel, hikaye, edebiyat, POLİTİK zeminlidir değil mi? Uyduruk tanrı iddialarına sözde uyduruk dayanaklar da DOGMADIR. Teist iddiaları öne süren ateizm değil, ateizm ilgili üfürük, metafizik iddia ve dayatımları, bilinen uydurukları bilimsel olarak yorumlar, herhangi bir iddiada bulunmaz. Ortada olmayan veya ortaya konamayan fikren, bilincen de zaten yoktur, hakkında konuşuluyorsa uydururuktur, bu haliyle gerçekliği gibi varlığı da söz konusu olamaz - o halde, uydurma, masal olabilir, ki bizler masal kahramanlarının gerçekte var olmadığını biliyor, kavrıyoruz değil mi? Gerçekte yok veya var değil demişsek neye, neye göre demişiz? Masal... Kavramların gerçek anlamını bilmeden savurmamak gerekir. İnsanlar gökten ayetle aydınlanıp bilinçlenmiyor veya anadan hazır bilinçle doğmuyoruz, aksine hazır empoza karşı, aydınlanma, bilinçlenme ve var olabilme mücadeleyle mümkün oluyor. Mücadele etmek, varlık sergilemek, emek vermek rahatını kaçırıyorsa, bu senin koşulun veya aymazlığındır, buradan hareketle, kritikle "dogma" tarzında değerlendirmede bulunamazsın, zira aymaz olmayan da huzuru, varlığını ortaya koyarak, temsil ederek, senin için de mücadele ederek, karakterini ezdirmeden korumakla buluyordur... Dogma ve ateizm, uzlaşmaz iki kelimedir.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (30-03-2025 Saat 22:06 ) değiştirilmiştir.
|

30-03-2025, 20:50
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
Sn. Singularity;singularitizmin ne olduğunu bilmiyorum. Dinler tarihinde böyle bir kavram yok.
Gnostisizimdeki yaratma eylemi, genel anlayıştan farklı. İki tanrı var. Biri yaratıcı ve sahte tanrı. Diğeri yaratmayan ama gerçek tanrı. Madde, bu gerçek tanrıdan sudur ediyor. Panenteizm diyebiliriz buna.
Ateizm ve teizm aynı şey değildir. Ateizm bir düşünce biçimi, bir ideoloji, bir inanç değildir. Ateizmin sıfırdan yaratma gibi bir iddiası yoktur.
Gnostisizm, teizm içinde değerlendirilir. Ortada bir yerde durmaz.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:00 .
|