Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 06-11-2012, 08:54
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
birkac saniyede o kadar ruhu yolcu etmek her babayigitin isi degildir....
Benim anlamadigim trafik nasil karismiyor vartor? Yigilma olsa gerek!
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 06-11-2012, 17:10
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Bir muslumanmis gibi cevapliyayim: Tanri katinda zaman farklidir, size bir saniye gibi gorunen zaman, 12875 yildir; eh, bu kadar zamanda da 300 - 500 bin kisinin lafi mi olur?

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 06-11-2012, 22:09
murted - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
murted murted isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
Standart

Mümkündür, mesela Tasavvuf diye bir şey, bu işin erbabı kendilerinin İslam dairesinde olduklarını iddia ediyorlar ve geniş kesimlerce de böyle kabul ediliyorlar. Ancak bu inanç ya da yorum Kuran ve hadislerde hiç rastlamadığımız bir sürü şeyi barındırıyor. Üstelik bunlar teferruat sayılabilecek şeyler değil, İslam'ın en temel akidesiyle ilgili.

Fantastik Tasavvuf Karakterleri

(...)

şimdi bu islamın kendisinden çok daha fantastik olan tasavvufun
fantastik karakterlerine bi bakalım:

kutup ferdiyet makamına oturan en mükemmel insan yahut
yer yüzünde her zaman ALLAH'ın nazargâhı olup bütün varlıkların işlerinin
elinde meydana geldiği tek kişidir.
Açık ve gizli yardımcılarıyla birlikte ruhun
vücutta yayılması gibi bütün kainatta sirayet eder, ulvi ve sufli alem üzerine
hayat ruhunu saçar.
Darda kalan kişilerin kendisine sığınması ve ondan imdat
istemesinden dolayı gavs olarak da adlandırılır.


Tasavvufçulara göre kutup iki türlüdür.
Biri hâdis veya duyularla algılanan (nissî)'dir. Yukarıda sözünü ettiğimiz kutup budur.
Diğeri ise kadîm yahut manevi kutuptur. Bu da Hakikati Muhammediyye'dir.
Kutup, ya madde alemindeki yaratıklara nisbetle kutuptur ki ölünce
ona yakın bedel yerine halife olur, ya da gayb ve şehadet (madde)
alemindeki bütün mahluklara nisbetle kutuptur ki onun yerine ne bir bedel
halife olur ne de bir başka yaratık yerini tutar. Bu da şehadet aleminde
birbirini takibeden kutupların kutbudur. Ondan önce ne bir kutup olur ne
yerine başkası geçer. O da "Sen olmasaydın felekleri yaratmazdım"
ifadesinde sözü edilen Mustafa (Muhammed)'in ruhudur.

Rabb'ın ilah olduğu her yerde kutup işlerin idaresi ve ALLAH'ın uluhiyeti altında olan
herkes hakkında hükmün yerine getirilmesidir. ALLAH'tan, ne olursa olsun,
yaratıklara her şey ancak kutbun hükmü ile ulaşır. Zerresine varıncaya kadar
alemdeki her varlığın varlığını sürdürmesi kutbun ruhaniyeti ile olur. Kutupsuz
bütün kainat, ruhu olmıyan hayaletlerden ibaret olur. Bütün varlıkların ruh ve
hayat kazanmaları ancak kutbun onlarda hakim olmasıyla mümkündür.
Bütün alem onun sayesinde rahmet görür. Varlıkların varlıklarını devam ettirmeleri ancak onun sayesindedir.
Bu da ondan bütün kullara bir rahmettir.
ALLAH'ın kutba ikramlarından biri, alemin varlığından önce ve sonrasının bilgisini öğretmesi, nihayeti olmıyanı bildirmesidir.
ALLAH'ın bütün sırlarına muttali kılması, bütün feyizlerini ona vermesi ve ilminin ihata ettiği her şeyi ona bildirmesidir.
Hiçbir dönemde Kutbu'l-Aktap ile peygamberler arasında bir perde bulunmaz. ALLAH'ın peygamberi gayb ve şehadet aleminde nerede olursa olsun Kutbu'l-Aktab'ın gözü onu görmekte ve ona bakmaktadır. Hiçbir lahza ondan gizli kalmaz.

tabi ortakçılar artıkça artıyor.
bi de bunun yardımcıları var.
hiyerarşik olarak bu şekilde:

Kutb'un Yardımcıları

1- İmâmân (iki imam): Kutbun iki veziri mesabesindedir. Biri melekut, diğeri mülk alemi ile görevlidir.
2- Evtadı Erbaa (dört kazık): Bunların üç kişi olduğu da söylenir. Zamanın kutbu ölünce onlardan biri onun yerine geçer. Bilgileri Kutbu'l-Aktab'tan bir feyizdir. Bunlar ölecek olursa bütün alem bozulur.
3- Ebdal (bedeller): Bedel, velisi göçmüş olan bölge ruhlarının toplandığı ruhani bir hakikattır. Sayıları kırktır. Yirmi ikisi Şam'da, on sekizi Irak'tadır.
4- Nuceba' (soylular): Bunlar Ebdal'dan aşağıdırlar. Yerleri Mısır'dır. İşleri yaratıkların yüklerini taşımaktır. Yetmiş kişidirler.
5- Nukeba' (başkanlar): Sayılarının üçyüz veya beşyüz omlduğu söylenir. Görevleri, yerin altındaki gizlilikleri ortaya çıkarmaktır.
Bugün Türkiye'deki tarikatların neredeyse tamamı, en köklüleri bu anlayışı benimsemişlerdir. Herkesin kutbu, gavsı farklı da olsa durum budur. Münferit vaka falan değildir yani bu inancın sahiplerinin varlığı.

No Religion No Cry

Ateizmi Anlamak için tıkla!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:03 .