Doğruyu söylemek gerekirse Islamiyetin dini değerlerine zerre kadar saygı duymuyorum. Laiklik bence "herkesin herkesin dini değerlerine saygı göstermesi" değildir. Laiklik gerektiği zaman mantıksız ve gerici uygulamalara karşı çıkmaktır bence. Türban, kadınların meta gibi alınıp satılabileceğini ve "paketlenebileceğini" iddia eden zihniyetin simgesi ve ben bu zihniyetin simgesine zerre kadar sembol duymuyorum.
Türban gerçekten de buzdağının sadece görünen yüzü. Türban, kadınları "evlenilecek namuslu kadın" ve "gönül eğlendirilecek hafif kadın" olarak iki sınıfa sokmaya çalışan Islam zihniyetinin bir ürünü. "Ailemizin namusunu kirlettin" suçlamasıyla öldürülen kadınlar ile "dinimiz türbanı emreder" emriyle türban takmaya zorlanan kadınlar arasında sadece bir derece farkı var.
Türban hiçbir zaman bireyin kendi tercihi olmamıştır ki. Bu ülkede kendi iradesiyle türban takan kadınlar, belki Müslüman feminist olarak adlandırabileceğimiz, küçük bir azınlık. Kadınların büyük bir kısmı ise mahalle baskısı ve Islam baskısı yüzünden türban takmaya zorlanıyor. Özellikle de muhafazakarlığın güçlü olduğu İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi bölgelerde türban yasağı kız çocukları ve kadınlar için bir kaçış noktası, bir nefes alma sistemi oluyor.
Bu ülkede çoğunluk ve iktidar sahibi olan zihniyet Kemalizm değil, Türk-Islam sentezidir. Bunu unutmamak ve insan hakları mücadelesini buna göre vermek gerekli.