Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 28-01-2008, 04:14
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Laik Devlet ve Din

evet yavaş yavaş şekillendirmeye başlıyoruz. Yanlız ben burada diyanetin mülkleri derken elde olan tarihi camileri de kastetmiştim. Örnegin Sultamahmet camiinin mülkü kime aittir, bilmiyorum ama Sultanahmetten dolayı meclise aitse tarihi eser ya da müze kapsamına sokulabilir yok diyanete aitse problem var demektir.

* *İnanan arkadaşlar da fikir beyan ederse daha çok yol alırız gibime geliyor.

* *saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 28-01-2008, 04:22
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Laik Devlet ve Din

Vakıfları araştırdınız mı?

Diyanet derken hangi diyanet sorusunu açıklıpa kavuşturmak gerekir.

Diyanet işleri başkanlığının görev yetkilerini devletin kanunu belirlemesi demek zaten, kurum olarak bir daire olduğunu ispat eder.

Diyanet işleri başkanlığı zaten dinin kontrol edicisi değil ki? Camilerin kontrol edilemsi ve işletilmesi içinkurulan bir örgüt.

Hatta iddia ediyorum, imamların belki %10 da inançsızıdır. Zira imam olmanın kriteri inançlı olmak değil, ritüeli bilmektir.

Önce Kurumun ne olduğunu tartışmaya açmalısınız sevgili dilaver. Sonra kaldırırsınız.

Ayrıca bir önceki mesajımda vakıflardan söz etmiştim. Melallere karşılaştırdığınızda ne demek istediğimi şıp diye anlayacaksınız.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 28-01-2008, 09:25
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Laik Devlet ve Din

“Bir cemiyetin hayatını mütemadiyen fena gösteren bir neşriyat o memlekette hiçbir hayır vücuda getirmez." İsmet İnönü

MEDYA MI CAHİL, CAHİLLER Mİ MEDYA MENSUBU?

http://www.haber10.com/haber/109661/

(konuyla alakası yok ama koyacak başka biryer bulamadım.)
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 28-01-2008, 14:17
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Laik Devlet ve Din

Madde 1- İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.

Kanun Numarası : 633
Kabul Tarihi : 22.06.1965
Yayımlandığı Resmi Gazete : Tarih: 02.07.1965, Sayı:12038


* * * İlgili kanunun birinci maddesi yukarıdaki gibi. Diyanet bu kanuna göre kurulmuş. Şimdi bu kanun neyi açıklıyor.

* *1- İslam dini ile ilgili işleri yönetmek için kurulmuş. Diger din ve inançlar yok.

* *2- Devlete yani başbakanlıga baglı olarak kurulmuş.

* *3- Demek ki başbakanlıgın görevleri arasında İslam dini ile ilgili işleri yönetmek de var.

* *4- Din konusunda toplumu aydınlatmaktan İslam dini kastedilmiş.


* * * * * Şimdi bu duruştan anlaşılıyr ki devlet İslam dini ile ilgili işlerde görev almış. Bu şekilde kurulan bir kanunla getirilen böyle bir müessesenin laiklik önünde en büyük engellerden biri oldugu aşikardır. Bir taraftan dinin devlet içerisinde yer almayacagını ilke edineceksiniz, diger taraftan da özel bir dinin gereklerini yerine getirmek için diger dinleri dıştalayan ve tali plana atan bir kurum koyacaksınız ve bu kurum tüm faaliyetlerinde İslam propogandası ve yayılmacılıgı yapacak ve fetva verecek.

* * * * * Bilmiyorum bültenleri inceliyormusunuz ama baştan beri bu konuyu vurgulamaya çalışıyor ve diyanetin faaliyetlerine yer vermeye çalışıyoruz. Devlet her şeyden evvel din kadrolarına mali destek sunuyor ve muazzam boyuttaki bir meblagı bu kadrolara aktarıyor. Yani finansal olarak dinin gelişmesini destekliyor.

* * * * * Öncelikle yapılması gereken işlerden biri bu yapılanmayı, finans gücünü ve rantı ortadan kaldırmak olmalıdır. İnancını yaşamak isteyen kendi olanagı ile yaşamalı ve bunun finansını kendi karşılamalıdır. Devletin burada bulunacagı tek pozisyon destek degil düzenleme olmalıdır. Bu
ya ayrı bir din vergisi olabilir ve bu cemaatlere, ibadethanelere aktarılır ya da devlet bu işle hiç ilgilenmez ve topluluklar bunun külfetine kendileri katlanır ve kanun yapıcı da ilgili hukuki prosedürü hazırlar.

* * * * *Ancak bilimsel düzeyde ve yüksek okul seviyesinde olmak üzere egitim verilmesi ( İlahiyat fakülteleri ) söz konusu olabilir. Ancak din görevlileri maaşlarını topluluklar ödemelidir. Nasıl ki özel egitim veren okullar var ve bunların kadrolarının maaşlarına devlet karışmıyorsa din görevlilerinin maaşlarını da devletin karşılamaması gerekir. İlk adım bence bu olmalıdır.

* * * * saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 28-01-2008, 14:35
vgm.1 vgm.1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Oct 2000
Mesajlar: 834
Standart Re: Laik Devlet ve Din

Sevgili dilaver;

Bugün Türkiye'de Müslüman olupta diyanete bu kadar pay ayrılmasına karşı olan en az %85lik bir kesim var, bu durum azınlığın tahakkümünden başka birşey değildir. İnsanlara o parayla, hastane, okul, fabrika, yol, baraj yapacağınızı anlattığınız zaman bu oran %95 lere çıkacaktır.

Türk insanı aptal değildir.

Saygılarımla;
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 28-01-2008, 16:09
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Laik Devlet ve Din

İlke olarak din hizmetlerinin devlet tarafından sağlanması laikliğe ters düşüyor. Bu nedenle Diyanet İşleri'nin feshi ciddi olarak düşünülmeli. Ancak bunu çok boyutlu yapmak durumundayız.

Diyanet'in feshi durumunda tarikatların etkinliği, gücü, prestiji artacaktır. Diyanet'in boşalttığı yeri en başta Nur tarikatı, Süleymancılar ve çeşitli Nakşibendi tarikatları dolduracaktır.

Diyanet İşleri devlet kurumu olduğu için laik çizginin dışına pek sık çıkamıyor. Başkanları da özellikle laiklikle barışık din adamlarından seçiliyor. Diyanetin feshi durumunda yerini doldurcaka özel kurumların başkanlarında böyle bir seçim mümkün olamayacaktır. Bunun dışında cuma fetvalarında diyanetin hazırladığı metinlerin değil caminin kontrolüne girdiği tarikatin görüşlerine uygun fetvaların yapılacağını da göz önünde bulundurmak gerekli. Diyanet fetvalarında cihat ayetlerine dayanan fetvalar görülmezken diyanetin feshinden sonra cihat ayetlerine-hadislerine dayanan fetvaları önlemek mümkün olabilecek midir?

Bunun yanında kendini hem laik hem de müslüman tanımlayan halk kesimlerinin durumu kritikleşebilir. Bugüne dek bu kesimler tarikatlere yüz vermeyip Diyanet'i izliyorlardı. Ancak diyanetin feshinden sonra bu kesimler zor durumda kalabilir.

Benim görüşüm Diyanetin hemen feshedilmeyip bazı şehirlerin pilot bölge konumunda en az 2-3 yıl din hizmetlerinde özelleştirilmesinin izlenmesi. Bunun yanında özel din teşkilatlarını izleyen ve içişlerine bağlı bir devlet kuruluşunun da en az 10 yıl kontrol mekanizması görevi görmesi yönünde.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 28-01-2008, 16:21
vgm.1 vgm.1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Oct 2000
Mesajlar: 834
Standart Re: Laik Devlet ve Din

Camiler, diyanet zaten tarikatların elinde bir de maaşlarını ödememizin bir anlamı yok.
Saygılarımla;
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 28-01-2008, 16:26
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Laik Devlet ve Din

Lailklige taraftar mıyız degil miyiz, önce buna karar vermemiz gerekiyor. Diyanet kurumunun laiklik kavramında yeri varsa önce bir kişi bana bunu izah etmeli. Diyanet ile laiklik bagdaşıyor demeli ve açıklamalı.

* * Yok şayet diyanet ile laiklik bagdaşmıyorsa bunun ismi takkiye olur. Müslümanlardan farkımız kalmaz. Kendimiz için ve seçkinci olarak mı laikligi istiyoruz yoksa ilke olarak ve kavram olarak laikligi yerleştirmek mi istiyoruz.

* * İçişlerine baglı olacak bir teşkilat zabıta görevi yapar, dini yaymak ya da kontrol altına almaya ugraşmaz. Bunun ismi de din işleri şubesi gibi bir şey olur ve uzmanlaşmış kadrolardan oluşur. Zaten emniyette K masası oldugu gibi sag örgütler masası da vardır.

* * Her şeyden evvel insanlar sürü degdir ve güdülecek nesneler degillerdir. Kitle yeri geldigi zaman son derece akılcı ve verimli çözümlere ulaşabilir ve ulaşmıştır da. Öncelikle devlet memurlugu koruması olmadıgı için imam hatiplere ve ilahiyata yönelim azalacaktır, bunlar rant getiren işler olmaktan çıkacaktır. İkincisi maaşlar topluluklar tarafından ödeneceginden iş bulmak kolay mı zor mu olacaktır bu belli degildir. Din vergisi ya da bagış adı altında inanan birimler destekleneceginden bu , bu tarz birimlerde yer alacak insanlara bir külfet olacaktır. Kömür dagıtma süreci tam tersine dönecek ve kömür verme süreci işleyecektir. Şimdiye kadar Türkiyede oluşturulan tüm tarikat kadrolarının da diyanet kökenli oldukları unutulmamalıdır.

* * Fettullah Gülen, Cemalettin Kaplan, Cüppeli Ahmet, Zahit Kotku herbiri Diyanetten yetişmişlerdir. Demek ki diyanetin tarikatları engelleyici işlevi sadece bir göz boyamadan başka bir şey degildir. Devlet eliyle inananan topluluklarını yönlendirmeye çalışmak demek laikligin baştan içini boşaltmak demektir. Bir kere dine müdahaleyi olumsuz anlamda da kabul etseniz bu ileride başka birilerinin olumlu anlamda müdahalesini kabul ettiginizin bir ifadesidir. Nitekim yaşanan süreç bunu dogrulamıştır. İlk başlardaki bu amaçla kurulan diyanet bugün dünya çapında İslamı yayma amacında engellenemez bir kurum haline gelmiştir.

* * Diyaneti kullanarak dini öyle ya da böyle yönlendirmeye çalışmak laikligi ters yüz etmek demektir ve bu anlayışla devlet hiç bir zaman laik olmaz, olamaz. Şayet< seçme ve seçilme hakkını meşru görüyorsanız, eninde sonunda sizden farklı düşünen birileri gelebilir ve sizin kendinize yonttugunuz kurumu kendi amaçları için kullanabilir. Bunun tek yolu kimseye zarar veremeyecegi ve kimse tarafından kendi ideolojik çıkarları için kullanamayacagı bir nesnellik içinde kurumları ayakta tutabilmek ve buna uygun işlev verebilmektir.


* * * saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 28-01-2008, 23:30
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart Re: Laik Devlet ve Din

Aklıma yıllar öncesinden bir hatıram geldi. Tarihi bir kiliseyi gezerken bizdeki cami yapma yaşatma dernegi gibi bir oluşumun benzeriydi anlattığından çıkardığım, bir yetkili bana kiliseye sığınanlara devlet hiç bir şekilde müdahale edemiyor demişti, suç işleyip kiliseye sığınan kişilerle ilgili devletin müdahale alanı hakkında yurt dışındaki arkadaşların bir araştırması olursa bizde diyanetten sonraki eksiler hakkında sanırım biraz fikir sahibi olmuş oluruz.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 29-01-2008, 00:02
sefa sefa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2008
Mesajlar: 38
Standart Re: Laik Devlet ve Din

İmamların din adamlarının merkezi bir kontrole tabi olması ,tabi ılımlı dinci bir iktidar döneminde değil, kısmen din adamlarını frenler. Herkesin bir ailesi ve bakması gereken çocukları olabilir. İnsanlar işlerini kolayca riske atamayacakalrı için ağzına geleni söyleyemeyezler. Bizim gibi bir ülkede bunun önemi büyük. İslam insanları sürü haline getirdiği için çobanın nereye süreceği önemli. Kendimizi Avrupa ile *Kanada ile hatta hristiyan ülkelerle kıyaslamamız akıl karı değil. İslam dininin başka dinlere benzemediğini hiç bir an unutmamamız gerekli. *Meydanı boş bırakırsanız bu boşluğu kimlerin dolduracağını sanıyorsunuz. Diyaneti mumla ararsınız. Yapılması gereken dini teşkilatın *sıkı bir denetime tabi tutulması ve diğer inançlarında ateizm dahil mali kaynaklardan oransal olarak yararlanmasını sağlamak.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:11 .