sevgili aydoe,
Turkiye hakkinda bir degerlendirme yapmaya calisiyorsun. Acaba Turkiye'de genclik apolitik mi? Soru bu. Cevabi bulmak icin ne yapiyorsun? Turkiye'nin onceki donemleri ile simdiki donemini karsilastiriyorsun. Sonra da diyorsun ki, eskiden genclik daha politikdi. Dogru. Ben diyorum ki bu hatali bir degerlendirme. Yapman gereken dunyadaki diger ulkeler ile Turkiye'yi karsilastirmak olmaliydi. Eger boyle bir karsilastirma yaparsan farkli bir sonuca varacaksin. Yukarda anlattigim gibi Turkiye genciyle yaslisiyla oldukca politik bir ulkedir. Buna politik degil ideolojik demek daha dogru. Turkiye asiri ideolojik bir ulkedir. Bunun nedeni de Turkiye'deki ideolojik burokratik sistemdir.
1930'larda baslatilan ideolojik ve burokratik sistem (bunun adini soruyorsun, 1930'larda devlet ideolojisi Kemalizm olarak isimlendirildi) sonraki yillarda elbette yumusadi, ancak Turkiye hep kapali bir toplum olarak kaldi. Bu DP iktidarinda da boyleydi, AP, CHP iktidarinda da. Darbeler de bunu degistirmedi. Cunku uygulanan ekonomik sistem ithal ikameci bir sistemdi. DP doneminde uygulanan ihracata donuk politikalar da aslinda toplumu acmaya degil, daha cok koylerden kentlere gocmeyi ve tarimdan alinan kaynagi sanayiye aktarmaya yaradi. Boyle bir ekonomik sistemin kapali bir toplum yaratmasi dogal bir sonuctur.
12 Eylul'un nasil bir fasist rejim oldugunu gayet iyi biliyorum. Simdi bu rejime karsi cikiyormus gibi numara yapan IP gibi partilerin 1980 darbesini desteklediklerini de biliyorum. Dogu Perincek'in 12 Eylul, devrimci sol orgutleri yokedip, gercek "devrimcilere", yani kendilerine yolu acacagini soyledigini isteyen Yalcin Kucuk'un Turkiye Uzerine Tezler'inde bulabilir.
Ben 12 Eylul'un toplumu actigini soyluyorum. Dogru. Ama bu fasist generallerin yapacagi baska bir sey olmadigi icindi. Ne sonuclar yaratacagini muhtemelen onlar da bilmiyorlardi. Uluslararasi tekellerin baskisi cercevesinde Ozal'in politikalarini hayata gecirdiler. Onlar icin tek sorun iktidari ilelebet burokrasilerinin elinde tutabilmekti. Ancak uygulanmaya baslayan liberal ekonomik politikalar dogal olarak toplumun acilmasini getirecekti. Bu da ideolojik burokratik yapinin catlamaya baslamasina neden oldu. Yasanan sey gayet dogal bir seydir, tersini hayata gecirmeye calismak, kapitalizmden feodalizme gecmek icin devrim hareketi baslatmak gibi sacma birseydir. Ha, olamaz mi, yeniden krallar basa gelemez mi? Gelir. Nitekim geldi de. Ama bu krallar gostermelik olarak kaldi. Bugun Avrupa ulkelerinin bircogunda resmi olarak krallik var. ama ne hukmu var?
Bu arada uygulanan ekonomik politikalar disinda bir baska devrim daha yasaniyor. Bence bilgi ve iletisim alaninda bir devrim yasandi ve bu butun hiziyla suruyor. Dunyanin bir ucunda olan sey ayni gun odamizda. Internet dunyasi sinir tanimiyor. Boyle bir donemde kapali bir toplumun yasama sansi yoktur. Ancak gerici iktidarlar bir sure bu gelismeyi engelleyebilirler. Ama eninde sonunda ulusal citler kiriliyor ve toplumlar dunyaya aciliyor.
Siz 68'liler, 78'liler vb. hala eski dunyanizda yasiyorsunuz. Turkiye'nin 30 yil oncesiyle bugununu karsilastiriyorsunuz. Ama bu bir anlam ifade etmez. Bugun genclik 68'liler, 78'liler gibi ideolojik sartlanmisliklarin pesinde kosmuyor. Daha farkli bir dunya ve dil tasiyor. Elbette imhotep gibi ideolojilerin pesinde kosan insanlar olacaktir. Ancak hayat ideolojileri savuruyor ve bunun onune gecilmesi mumkun degil. Bunun anlami kapitalizmin ezeli egemenligi degildir. Eski ideolojik sartlanmisliklarin hayatin zenginligini kavrayamamasinin yarattigi bir sonuctur.
1930'larin Turkiye'si icin daha once bir kitap ozeti yapmistim. Meraklisi icin
http://sargon.blogcu.com/Gayriresmi+Tarih/