
20-02-2009, 01:57
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 60
|

20-02-2009, 13:25
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 61
İnsanoğlu başlangıçta bütün öbür türler gibi, başlangıçta yalnız ayakta kalabilmesiyle, kendine yeni besinler bulabilmesiyle uğraşmıştır. Yontma taş çağında bunu avla balık tutmayla ve meyve devşirmekle sağlıyordu. Toprağa bağlı değildi, ve biricik işleyimi kendisini yabanıl hayvanlardan korumaya ve avlanmasına yarayan ilkel silahların yapımıydı. Dolayısıyla etin tuzla saklanması henüz bulgulanmadığı için, yedek besin biriktiremediğinden, bütün zamanını yedek besinini aramaya harcıyordu.
|

20-02-2009, 13:36
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 62
…İnsan az, yaşanacak alan çoktu. Belli bir avlanma bölgesi ya da bir dişi için çekişme durumunda, kaçış olanağı vardı. “Karşılıklı birbirinden kaçınma” çatışmaya girilmesini ya da çözüme girilmesini kolaylaştırıyordu. Yenilenin hakkından vazgeçmesine, bütün hayvan türlerinde olduğu gibi, günümüze dek yaşamlarını sürdürebilmiş ilkel insan topluluklarına hala rastlanır. Karşılıklı bağımlılığın içimizden hiçbirinin tek başına gereksinmelerini karşılamasına izin vermeyecek kadar sıkı olduğu kentlerimizdeyse buna izin yoktur.
Demek ki, ilkçağ İnsan’ının görünüşe göre asal niteliği uzmanlaşma yokluğudur. Kendisine besin sağlayan çevreyle doğrudan ilişkili olan ilk toplumsal küme, henüz birbirlerine türeyimsel bağlarla bağlı, benzer işlevlerle aileler, kabileler, falan oluşturan bir birey topluluğudur, ve günlük yaşamı için savaşım vermektedir.
|

23-02-2009, 10:48
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Eklemeyi unutduğum bir not: sayfa 29
Gerçekten de dirimsel süreçler ısıl-devinimbilime(termodinamik’e) indirgenemez. Onları anlayabilmek için yapısal yasaların bilinmesi zorunludur.
|

23-02-2009, 11:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 63
Özellikle sulama tarihte ilk kez insan kümelerinin sürekli bir besin fazlası gerçekleştirebilmelerine izin vermiştir; ekimden sonra biçimi başka bir deyişle değişken bir zamana birimi boyunca beklemeyi kolaylaştırdığı için, söz konusu artı ürün toprağa yerleşmenin vazgeçilmez koşuludur.
|

23-02-2009, 11:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 64
Pek çok yazar, tarımın başlangıç döneminin kadına çok şey borçlu olduğu ve bu dönemin anaerkil düzenin açılıp çiçeklenmesiyle çakıştığı görüşündedir. Onlara göre toprağa ilk meyve tohumu ekmeyi düşünenler kadınlar olmuştur.
İlk köylerin kuruluşu sırasında, hiçbir zanaatçı kendi uğraşıyla geçinememektedir kuşkusuz. Besin üretimi doğrudan bu üretime katılmayan, ama topluluğun tutumbilimsel yaşamında tuttukları yer en az birinciler kadar önemli insanları da besleyecek düzeye geldiğinden, ilk uzmanlaşmalar uygulayımlar(teknikler) gelişip etkileri arttıkça ortaya çıkacaktır.
|

25-02-2009, 00:21
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
|

25-02-2009, 14:49
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 66
Kısacası, Yontmataş Çağ'ından Cilalıtaş Çağı'na geçiş evrimi de görnüşe göre rastlantısal bir değişimle değil, ortakyaşamla gerçekleşmiştir.
|

03-03-2009, 23:00
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
|

03-03-2009, 23:21
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Sayfa 70, 71
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:19 .
|