
13-11-2006, 22:51
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Bir hadis örneği daha verelim:
Hz.Muhammed'in yakın çevresinden Abdullah İbn-i Amr, sık sık Tevrat okurmuş. Bir gece rüyasında bir elinde bal, diğerinde yağ tuttuğunu, bazen bal tutan elini, bazen de yağ tutan elini yaladığını görmüştür. Abdullah İbn-i Amr rüyasını Muhammed'e anlatır. Muhammed, Abdullah'ın rüyasını iki kitab'ı, yani bazen Tevrat'ı bazen de Kuran'ı okumasıyla yorumlar.
Eğer Muhammed Tevrat'ın değiştirildiğini düşünseydi, Abdullah'a "Tevrat değiştirilmiş bir kitaptır, onu okuma" ya da, "Okurken dikkat et, bazı yerleri değiştirilmiştir" demez miydi?
Bütün bunlar, Tevrat ve İncil'in Hz.Muhammed'ten önce değiştirilmediğini kanıtlıyor.
Bunların Muhammed'ten sonra değiştirildiğini ise kimse ileri süremez.
Çünkü o döneme ait bulunan Kutsal Kitap nüshaları ile şu anda elimizde olan Kutsal Kitaplar arasında hiçbir fark yoktur.
Tahrifat iddiasında olanlar, tahrifatın Hz. Muhammed'den önce olduğu düşüncesinde iseler, varsa bildikleri Kur'an ayeti ya da hadis ile bunu açıklasınlar.
Tahrifatın Hz. Muhammed döneminden sonra olduğu düşüncesinde iseler, bu konuda bir bilgileri varsa ortaya koysunlar, tartışalım.
Bu konuda bir bilgiye, belgeye, ispata sahip değillerse, Kur'an'ın bildirdiği şekilde Tevrat ve incil'e kelimesi kelimesine inansınlar, imanlarını zedelemesinler.
Nisa/136. Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.
|

13-11-2006, 23:35
|
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
pante yukarda saydığım hiçbir kitap kutsal sınıfına girmez, ancak illa bir kutsal kitap aranacaksa hırıstiyanlar adına, bu barnaba incili olmalıdır.
lut gölü civarında bulunan el yazmaları bunu kanıtlıyor, lut gölü el yazmaları
ile barnaba incilinde yazılanlar birbiriyle örtüşüyor, tüm inciller arasında
yalnızca barnaba isanın öğretisi, ve günlük yaşamı hakkında doğru bilgiler
veriyor, bildiğiniz gibi barnaba isa nın havarilerinden biriydi, ancak diğer
incilleri yazanların hiç biri isa ile karşılaşmamıştı.
|

14-11-2006, 00:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Şimdi tahrif iddiacılarının Kur'an'dan verdikleri ayetleri inceleyelim:
Bakara/75. Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.
Ayeti tam anlıyabilmek için devamını da okuyalım:
Bakara/76. Nitekim, imana ermiş olanlarla buluştuklarında, “[Sizin inandığınız gibi] inanıyoruz!” derler; ama birbirleriyle başbaşa kaldıklarında, “Rabbinizin kelâmını size karşı koz olarak kullansınlar diye mi Allah'ın size açıkladığı şeyleri onlara haber veriyorsunuz? Aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?” derler.
Yahudilerin bir kısmı, Kur'an ayetlerini Tevrat'la karşılaştırır. Uymayan kısımlarını Hz.Muhammed'e bildirirlerdi. "Bu ayet, Tevrat'a ters," ya da " Şu bilgi yanlış, Tevrat'da doğrusu şöyle, Kur'an ayeti de böyle olmalı" benzeri itiraz ya da açıklamalarda bulunurlardı. Bir kısmı ise, Kur'an ayetlerini çarpıtıp, tahrif ederek ayetlerin yanlış ve Tevrat'a ters olduğunu ileri sürerlerdi.
Daha sonra kendi aralarında yaptıkları toplantıda, tahrifçi kesim diğer grubtan bu tür açıklamalar yapmamalarını ve Muhammed'e Tevrat'la ilgili bilgi vermemelerini istedi. Çünkü her verdikleri bilginin Hz.Muhammed tarafından değerlendirildiğini ve bu bilgilerle yeni ayetler ya da düzeltilmiş ayetler oluşturulduğunu düşünüyorlardı.
Yukarıdaki belirtilen 75. ayette, "Allah'ın kelamını işitirlerdi de" diye belirtilen Kur'an'dır. Dolayısıyla Yahudilerin tahrif ettikleri de Kur'an'dır.
Yahudilerin Kur'an ayetlerini dinlediklerinde, doğru bulduklarını, akıllarına yattığını ama dinlerinden taviz vermemek için, Kur'an ayetlerini kendilerine göre bile bile değiştirip, çarpıttıklarını ifade eder.
Dolayısıyla Bakara/75 ayeti Tevrat'ın ya da İncil'in tahrifiyle ilgili değildir.
|

14-11-2006, 00:50
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Gandalf;
"Barnaba İncili" diye tanıtılan İncil'i okudum. Tamamen İslami bakış açısıyla 16. yüzyılda müslüman olmuş bir İtalyan tarafından yazılmış ve Gerçek Barnaba ile ilgisi olmayan uydurma bir kitaptır. İçi çelişkilerle doludur. Uydurma olduğu da çoğu İslamcı araştırmacı tarafından kabul edilmiştir.
Asıl Barnaba'dan ise elde bir kaynak yok. Bu konuda Hristiyanların ne dediğine bakmak isteyenler için;
http://incilturk.com/MAKALELER/barnaba_incili.htm
Ayrıca Lut gölü civarında bulunan Qumran yazıtları denilen kutsal kitap nüshalarının da bu Barnaba İncili ile hiçbir benzerliği yoktur.
|

14-11-2006, 22:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
İncillerle ilgili olarak çokça karıştırılan bir konuyu ele alalım. Şöyle ki;
Genellikle müslümanlar, Cebrail vasıtasıyla ve vahiyle ayetlerin peygambere gönderildiğine inandıkları ve Kur'an'da İsa'ya da İncil'in verildiğinden bahsedildiği için, Allah tarafından hitap edilmiş bir kitap umarlar, aynı Kur'an gibi.
Halbuki ortada ne İsa'ya verilmiş bir kitap vardır ne de Allah'ın hitabını içeren bir kitap. Üstelik 1 değil 4 kitap vardır İncil adında.
Üstüne üstlük bu kitaplarda İsa için "Tanrının oğlu" diye sözeder. Hatta bu inanç, Tanrı'nın İsa suretinde yeryüzüne indiğine ve İsa'nın tanrı olduğuna kadar varır.
Ayrıca Kur'an, "Ahmet" adındaki peygamberin geleceğinin İncil'de yazılı olduğunu belirtmektedir ki bu 4 İncil'de bu da mevcut değildir.
Hal böyle olunca, müslüman kesim haklı olarak İncil için "tahrif edilmiş" inancındadır. Onlar, İsa'ya gönderilen hakiki İncil'in yokedildiğine ve onun yerine bu uydurma İncil'lerin çıkarıldığına inanırlar.
Bu tahrif inancı doğaldır ama gerçek değildir.
Aslolan İsa'nın hayatının ve konuşmalarının ölümünden sonra çok sayıda yazar tarafından kaleme alınmış olmasıdır. Bunların birçoğunda olaylar abartılmış, konuşmalar çarpıtılmış, hayali mucizeler uydurulmuştur. İşte asıl tahrifat budur. Yani kitaplar yazılırken, olaylar ve İsa'nın sözleri tahrif edilerek yazılmıştır. Daha sonra bu kitaplar üzerinde bir oynama, tahrifat olmamıştır. Bunlar içinde Kilise'ye en uygun gelen ve anlatımları birbirine en yakın olan dördü onay görmüş, diğerleri tutunamamış ya da yokedilmiştir.
Bu kitapların yazımında bir vahiy vasıtası olmadığından müslümanlar tarafından ilahi bulunmaz. Ancak Hristiyanlar bu kitaptaki sözlerin de "Tanrı sözü" olduğuna, yazarlarının Allah'tan ilham alarak yazdıklarına inanırlar.
|

14-11-2006, 22:22
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
İlginçtir Hristiyanlar İsa'nın vahyi direk Tanrıdan aldığını ama Muhammed'in ise Cebrail'den aldığını söyleyerek küçümserler onu.
Hatta İsa ile Muhammed arasındaki farklar ile ilgili uzun listeler bile yapılmıştır mesela İsa'nın evli olmaması ama Muhammed'in 12-13 evliliği (ki aslında 22'dir) olduğunu üstüne basa basa her fırsatta dile getirirler.
Bu üç semavi dini birbirine tokuşturup sonrada seyredeceksin tam bir eğlence
|

14-11-2006, 22:34
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Önceki yazımızdan şu sonucu çıkarabiliriz.
Mevcut İnciller tahrif edilmemiştir. Ancak bunlar yazılırken olaylar çarpıtılmış, abartılmış, İsa'nın sözleri değiştirilmiş, gerçekler gizlenmiş, ezoterik, mistik, ilahi bir hava verilmiştir.
İşte İncillerdeki bu hava Qumran yazıtları ile az da olsa bozulmuştur. Nasıl mı?
Qumran-Ölüdeniz Tomarları
İçerisinde aralarında İbranice Eski Antlaşma’nın da bulunduğu yaklaşık 800 kadar tomardan ibarettir. Bu tomarların büyük bir çoğunluğu 1947’de ve bazıları da 1956 senesinde Kumran vadisi yakınlarındaki 11 ayrı mağarada ortaya çıkmıştır.
İlk olarak Muhammed Ahmet adlı (tesadüfün böylesi) Bedevi bir keçi çobanı tarafından 1947 yılında, Ölü Deniz yakınlarındaki Kumran Vadisindeki bir mağarada bulunmuştur. Muhammed Ahmed kayıp bir keçiyi aramaya gider. Keçinin mağaraya girip girmediğini anlamak için mağaraya birkaç taş atar. Taşları attıktan sonra bir şeyin kırıldığını işitir ve mağaradan içeri girer. Karşısında düzinelerce testi olduğunu görünce kırılanların içerisine bakar ve testilerin içerisinde deri tomarlar olduğunu görür.
“Ölü Deniz Tomarları’nın” bulunması, 20. Yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden birisidir. Bu tomarlar, İ.Ö. 150 ile İ.S. 70 yılları arasında, Kumran vadisine yerleşmiş olan ve bir manastır hayatı yaşayan çiftçi bir Yahudi komününün varlığını ortaya koymaktadır. Kumran Toplumu veya Esseneler olarak bilinen bu grup Yahudiliği doğru bir şekilde yaşamaya çalışan bir gruptu.
Bu testilerde bulunan tomarların, Romalıların ülkeyi işgal edeceği anlaşıldığı zaman, Ölü Denizin kuzey batısındaki uçurumluk bölgedeki mağaralara saklandığı tahmin ediliyor. Ölü Deniz tomarları, Yeşaya'nın tamamını, öte taraftan İşaya'da 38-6 yı kapsayan bir bölümünü, Habakkuk'un iki bölümünü ve tüm Eski Anlaşma kitaplarından bölümler içeriyor. (Yaradılış, Mısırdan Çıkış, Levililer, Sayılar ve diğerleri)
Bu metinler İ.Ö. 200 ile İ.S. 60 yılları arasında yazılmışlardır. Bu yazıtların, ve özellikle Yeşaya metninin tamamının ortaya çıkması konusunda Merill Unger şöyle diyor: “Yeşaya'nın bu tam metni gerçekten anlaşılabilir bir duyarlılık yaratmıştır çünkü Eski Anlaşma'ya ait ulaşabildiğimiz en eski ve önemli yazıdır. 1000 yıllık masoretik geleneğe bağlı metinlerin değişmemiş olduğunu göz önüne koyuyor”
Qumran yazıtlarının Hristiyanlarda yarattığı depremi sonraki yazıda ele alacağız..
|

14-11-2006, 22:43
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Qumran Tomarları, Hristiyanlığın ve Museviliğin bilinen en eski yazılı kaynaklarıdır. Ortalama iki bin yaşındaydılar, bundan yarım asır önce bulunmuşlardı ve ortaya çıkartılmalarından hemen sonra dinler tarihi, özellikle de Hristiyanlığın ilk devirleri üzerine büyük bir tartışma başlamıştı. Vatikan, tomarlarda yazılı olanları gizlemek için büyük çaba gösterirken İsrailliler metinlerin tamamını yayınlatınca, Hristiyan dünyasında oldukça şiddetli bir inanç depremi yaşanmıştı.
Depremin sebebi, tomarlarda İsa hakkında o güne kadar duyulmamış ifadelerin yeralmasıydı. Qumran’da, bundan iki bin sene kadar önce kendilerine ‘Esseniler’ denilen gizli bir Musevi tarikati yaşamış ve tomarlar bu tarikatin mensupları tarafından yazılmıştı. Metinlerde İsa’nın da Esseni olduğu söyleniyor, daha da önemlisi, ailesiyle kardeşlerinden bahsediliyordu ve Qumran Tomarları’ndaki bu bilgiler İsa’nın ‘Tanrı'nın oğlu’ olduğu inancını bir hayli zedeliyordu. Zira káğıtlara karbon testi uygulanmış, orijinal oldukları ortaya çıkmış ve en yenilerinin bile İsa’nın doğumundan 60 yıl sonra kaleme alındıkları anlaşılmıştı.
Vatikan, işte bütün bu sebepler yüzünden tomarların yayınlanmasına karşı çıktı, elde ettiği yazmaları seneler boyu gizledi ama Papalığın elinde yazmaların çok az kısmı vardı, metinlerin neredeyse tamamı İsrail’deydi ve Museviler tomarların bulunmasından birkaç yıl sonra ellerindeki metinleri yayınlayıverdiler. Yayından maksat Hristiyanlığın yeni bir din değil, Yahudilikten çıkmış değişik bir inanç sistemi olduğunu göstermek ve iki din arasında hem sistem, hem de ibadet ilişkisi kurmaktı."
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/hur/t...dizi/01diz.htm
|

14-11-2006, 22:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Bu ölü deniz porşömenleri oldukça ilginç bir konudur.
Ama o bahsettiğin İsa'dan 200 yıl sonra yazılmış Naggi Hammadi belgeleri olması gerekiyor. Yani İsa'nın ismi "Ölü deniz tomarları"nda geçmez. Bir bakıma bu tomarlar Musevilik ile ilgilidir İncili bağlayan bir yönü yoktur.
Tabii yine de konuyu incelemeden kesin bir şey söylemek istemem.
|

14-11-2006, 23:41
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İncil ve Tevrat Tahrif Edilmemiştir
Sodomo, ben de öyle biliyordum. Ölü Deniz tomarlarının sadece Tevrat'ı, eski ahit'i içerdiğini sanıyordum. Zaten 2000 yıllık denince İncil'le ilgisinin olmaması gerekir.
Ancak Gandalf'ın yazısı üzerine, incelerken Murat Bardakçı'nın yazısına rastladım.
Burada, parşömenlerin M.Ö. 150-200 ila M.S. 60-70 yılları arasında çeşitli tarihlerde yazılmış 800 adet tomardan oluştuğu belirtiliyor. Bunlar arasında sadece Eski Ahit değil, döneme ait bilgiler de olduğu, Esseniler'den bahsettiği, Esseniler arasında İsa ve ailesinin de bulunduğu ifade ediliyor.
Dolayısıyla son yazdığım yazıdaki bilgiler linkini verdiğim Hürriyet'e ve Murat Bardakçı'ya aittir.
Murat Bardakçı bir tarihçi olmasına rağmen yazdığı ne derece doğrudur, bilemiyorum. Dediğin gibi incelemeden yorum yapmak doğru olmaz.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:14 .
|