Kavram kargaşaları yine ortalıkta dolaşmakta. Fikir sahipliğimiz bilgi sahipliğimizin önünde at koşturmakta.
Sakin olun. Akan su yatağını mutlaka bulacaktır.
Taş yerinde ağırdır.
Önce o taşın yerine ve ağırlığına bakmakta fayda var.
Konuya özne olan Tabipler Birliği hakkında birkaç kelam edelim. Kaynağımızı da vererek.(Kim bilir belki biraz okur da daha yakından anlamaya çalışırız.)
http://www.ttb.org.tr/index.php/ttb/...k-mainmenu-146
Söz konusu sayfanın bir bölümü de Tabipler Birliğinin varlık nedenleriyle birlikte yapacağı işleri ortaya koymuştur.
"•Türkiye halkının sağlığını korumak, geliştirmek ve herkesin kolay ulaşabileceği kaliteli ve uygun maliyetli sağlık hizmeti için çalışmak,
•Meslek ahlakını en iyi şekilde korumak,
•Tıp eğitiminin her alanında söz söylemek,
•Hekimlik mesleğinin çıkarını her platformda dile getirmek,
•Mesleğin, üyelerinin maddi, manevi haklarını korumak için kurulmuştur."
Değerli yazarlarımız ülkemizdeki söz konusu görevleri hakkıyla yerine getiren bir birliğin varlığından eminler ki; konuları ile uzaktan yakından alakası olmayan platformlarda arzı endam ettiklerini savunmaktadırlar.
Ülkemizde eğitim alan (ya da almaya çalışan), TUS kazanan (ya da kazanmaya çalışan), mesleğe atılmış, (ya da birilerinin elinde oyuncak olan) doktorlarımıza bir danışsınlar.
Ya da daha kolayı, sitemizde doktor olan yazarlara bir sorsunlar. Kaç tanesi birliğin görevini hakkıyla yerine getirdiğinden bahsedebilir.
- Devlette çalışan bir uzman hekimin maaşını bilen kaç kişi vardır aramızda)
- Yeni yasalar ile ek bir gelir kapısı kapandığını bilen kaç kişi vardır?
- Bir doktorun 30 yaşından önce doğru dürüst para kazanamayacağını, aile kuramayacağını ve hatta günün gece vaktinde 7 saat kesintisiz uyuyamayacağını bilen kaç kişi vardır?
- Yeni doğum yapmış bayan doktorun zorunlu olarak Şırnak'ta, Cizre'de görevlendirildiğini kaç kişi biliyor?
- Baktıkları ve şifa verdikleri binlerce kişiye rağmen, gerek hata ile gerekse hastalığın doğal seyrinden ötürü kaybedilen bir kişi için, tartaklanan, astronomik tazminat davaları açılan, aşağılanan ve hatta öldürülen doktorlarımızdan kaç kişi haberdar?
- Ülkemizin bunca geri kalmışlığına rağmen görevlerini hakkıyla yerine getirirken siyasi baskı altında inleyen doktorlarımızı biliyor muyuz?
- Tüm erdemi ile kıt kanaat geçinmeye çalışan doktorlarımızın yanında, mesleğini ticaret ile karıştıran adı doktor kaç tane tüccar tanıyoruz?
- Aldıkları eğitimin git gide bozulduğunu, mezun olan bir tıp doktorunun kadavrayla dahi tanışmadan mezun olduğunu, tansiyon almasını bilmeyen doktorlarımızın olduğunu ya da tüm bunları öğretemeyen bir sistemin varlığından kaç kişimizin haberi var?
- Kaç tane doktorumuzun kendi evinin, arabasının, insani yaşam şartlarının olmadığının farkındayız?
.
.
.
Tüm bunlar için kurulmuş olan bir birliğin asli görevini yerine getirdiğini söylüyor isek; evet bu birliğimiz de kendi düşünceleri ile siyaset ve din hakkında söz söyleyebilirler.
Evet diyenlerin ellerini görelim.