Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 06-06-2006, 15:31
K.C. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
K.C. K.C. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

sn. ŞİA,
neshedilmiş ayetler şu anda elimizde bulunan Kur'an'da mevcut mu?
İlahiyatçı bir arkadaşıma sordum, bana kesin cevap veremeyeceğini söyledi. Kesin cevabı olmadığından değil de doğru cevap olmama ihtimaline karşı Allah korkusuyla cevap vermedi.

Neshedilmiş ayetler hala kur'an'da ise ve biz bunları bilmiyorsak Kur'an yine de yeterince doğru bilgi vermiyor bize demektir. Bazıları neshedilmiş ayete göre hüküm verir, bazıları diğerine göre.

Hadisleri de sormuştum aynı ilahiyatçıya. Peygamber zamanında yazılması yasak mıydı dedim. O konuda da ihtilaf bulunduğunu, bazen yazın, bazen yazmayın dediğini söyledi. şu davranış dahi çelişkili bence. Daha sonra hadislerde nesih var mı dedim, bana eliyle 'fifti fifti' anlamına gelebilecek bir hareket yaptı, yani olabilir de olmayabilir de. Özellikle kelama dökmekten çekiniyor nesihleri. Ama peygamberin davranışını hadis olarak alırsak, bazen hadislerin yazılmasına izin vermesi ve bazen yasaklaması dahi hadislerde neshin olduğunu gösteriyor bize.

kur'anda dahi nesih varsa hadiste olmasını yadırgamıyorum zaten. Ama tutarsızlıkları yadırgıyorum. (monoloğumdur)
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 06-06-2006, 15:46
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

sevgili karacahil,

bir süredir forumu pek takip edemedim, bu topici okuyunca gördüm ki, oldukça dikkatli ve güzel değerlendirmeler yapmışsın. Aramıza hoşgeldin. Tek takıldığım şey nickin oldu.

Evet, Kuran aslında Muhammed ölene kadar toplanmış değil ama Kuran'ın içinde birçok defa kendisinden "kitap" olarak bahseidiliyor. Bana kalırsa bu tür ayetler Osman'ın yada Ömer'in eklettirdiği ayetler olabilir.

Aslında olay karacahilin de dediği gibi iki aile arasındaki iktidar mücadelesidir. Ali, Muhammed'in sülalesindendir. Osman, Ebubekir ve Ömer ise Emevilerden. Zaten Muhammed'İn doğumundan önce başlayan bir rekabet vardır ortada. Muhammed ısrarla "ehlibeyt"inin yerine geçmesini söylemesine rağmen karşı partinin elebaşları, özellikle Ömer, yeni dinin işine gelmeyen heryerini değiştirir, en başta da kendisi için her zaman tehlike olabilecek olan Muhammed'in soyunu kurutması gerekir. Kerbela bunun için yapılır, ondan sonraki katliamlar da. İslamiyetin birçok kuralı bu zamanda konur. Bugünkü İslamiyetin bence asıl babası Ömer'dir. Alabildiğine yobaz ve kaba güce dayanan bir tiptir. Daha Muhammed öldüğü gün, cenaze namazına gitmez de elde kılıç Ebubekir'e biat ettirmeye çıkar.

Kuran, verilen iktidar mücadelesinin bir parçası olur. Ali olaya en çok hakim olan, bilgi düzeyi diğerlerinden çok daha yüksek olan bir kişi olmasına rağmen, toplama görevi başkalarına verilir, Ali'nin mushafı da muhtemelen yok edilir. Bu hengamede ortada ne kadar "ilk Kuran"dan kalmış olduğu bence epey şüpheli. Bir sürü mantık sorunu çıkmasından bu anlaşılıyor.

Daha önce de bunları aktarmıştım:
http://www.blogcu.com/sargon/Omerin_adaleti_masali
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 06-06-2006, 20:01
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

sargon";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili karacahil,
Evet, Kuran aslında Muhammed ölene kadar toplanmış değil ama Kuran'ın içinde birçok defa kendisinden "kitap" olarak bahseidiliyor. Bana kalırsa bu tür ayetler Osman'ın yada Ömer'in eklettirdiği ayetler olabilir.
Selam hocam, 600lü yıllarda; "kitap" kelimesinin tam olarak arapça karşılığı "bilgi" idi; dönemle İslam'daki kelimelerin arapçayı yönlendirmesiyle günümüzdeki sayfalardan oluşan, üzerine yazılar yazılmış, hatta matbaa'dan üretilmiş kitap halini aldı. (Tıpkı King James İncilinin İngilizce'yi kökünden değiştirmesi gibi, ki bu 500 yıl önce oldu ... Kur'an 1400 yıl önce, Arapçaya neler yapabilir sen düşün)

İsa hazretlerine misal olarak, kitap yazmadı; İncil'i (ve tüm gnostic yazıları incelersen) inceleyince etrafındaki insanların İsa ile başından geçen tecrübeleri yazdıklarını görebilirsin.

Sağlıcakla kal,
Onur
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 06-06-2006, 20:14
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

karacahil";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba NERVAL,
kur'an-ı Kerim'i ancak sonsuz bir aşkla ve tam bir teslimiyetle okuduğumuzda sizin dediğiniz sonuçlar iyilik, güzellik gerçekten çıkıyor ortaya. Bu da sanırım insan psikolojisiyle ilgili bir durum. Kuzuguna yavrusunun güzel görülmesi meselesi. Ondaki hiçbir kusuru görmeme durumu. Dediğiniz gibi, her okuyuşumda yep yeni birşeyler keşfederdim, ya da ben öyle olduğunu sanırdım. Çünkü Müslümandım ve sorgulamak haddim olmadığı gibi, çelişki gördüğümde de kabahati her müslüman gibi kendimde bulur, vardır bir hikmeti derdim. Ancak gün geldi, ne olduğunu bilmiyorum artık, çelişkiler beni gerçekten rahatsız etmeye başladı. Müslümanken gerçekten güzeldi, çünkü müslümanlar için sonsuz affedicilik (şirk hariç), cennet vaadi, şaraplar, huriler, billur kadehler, şurup ırmakları...
Sonra düşündüm ki, ben bu devirde müslüman olarak dünyaya gelmemiş olsaydım, biri bana bu kitabı, dini tebliğ etmeye çalışsaydı ben Kur'anın Allah kelamı olduğuna, Hz. Muhammet'in peygamber olduğuna inanır mıydım? İnanmasaydım halim nice olurdu? Kur'anı bir de o açıdan okuyup inceleyin ve görün ki, Kur'anda aslolan iyilik yapmaya teşvik değildir. Hz. Muhammet'i kabul etmediğinizde isterseniz dünyanın en hayırsever, en ırzını koruyan, tek Tanrıya inanan kişisi olun kur'an sizi müteaddit defalar tehdit ediyor.
Kur'an kimlere gönderildi? Sırf bunun yanıtı bile çelişkilerle dolu Kur'anda. Mekkelilere mi, Kureyşlilere mi, tüm insanlığa mı? Nesh tartışmaları var, eğer gerçekten nesh edilmiş ayetler varsa neden kur'anın Allahı öngörüde bulunmuyor, bilmiyor mu? Sonsuz ilim sahibi Kur'anın Allahı neden daha baştan tavrını koymuyor bazı hususlarla ilgili ki zamanla fikir değiştiriyor. Amaç Allah'a inanmak, onu tanımaksa neden illa ki son peygambere de iman gerekiyor. Şu dönemde gerçekten müslüman olmayanlara dinin tebliği çok zor. İnsan örnek alarak inanır, yaşar, psikolojide sabittir bu. Çocuklar ebeveynlerini örnek alarak büyük, yetişir, karakterleri oluşur. Örnek alınacak İslam nerede. Yok. O halde örnek alınacak İslam yaşanmazken bu İslamı benimseyemeyenleri, inanamayanları Cehennemle tehdit nedir?

sonra devam ederim belki, şu anda vaktim çok kısıtlı...
sağlıcakla kalınız...
Selam ak bilgili,

Allah (ya da tam Türkçesiyle Tek Tanrı) tavrını en baştan Cebrail'in "Oku" sözüyle koymuş. Yani, milletin başını örtmesi, 5 vakit namaz kılması, cuma'ları namaza gitmesinden önce; ilk müslümanlık emiri okuması. Sadece kur'an mı peki? Daha önce yazılan tüm kutsal kitapları oku dilersen, hepsini okuduktan sonra da kur'an ın aralarından nasıl sıyrılıp kutsal olduğunu görebiliyorsun.

Hz. Muhammed'in ( ya da tam Türkçesi ile Mehmet hazretleri) üzerine bir yazıyı copy-paste ediyorum, zaten open-source dileyen dilediği yerde kullanıyor (kurandakidin.net)

ELÇİYE (RESULE, PEYGAMBERE) İTAAT NE DEMEKTİR?

Kuran’daki İslâm’a karşı delil getirme çabasında olan gelenekçi İslâmcılar “Allah’a ve resulüne itaat edin” şeklindeki ayetleri gösterip; Kuran’da “Allah’a ve Resulüne uymamız söyleniyor. Kuran’a uymak Allah’a uymaktır, hadislere uymak Peygamber’e uymaktır” demektedirler.

Söz konusu ayetlerde Peygamberimiz hep “Resul” kelimesi ile anlatılmaktadır. Peygamber Farsça kökenli bir kelimedir ve Kuran’da geçmez. Kuran çevirilerinde elçi manasına gelen “resul” kelimesi ya aynen “resul” diye ya da “Peygamber” diye çevrilir. Kuran’da geçen “resul” kelimesinin tam karşılığı “elçi” kelimesidir. Bu kelime hem Allah’ın elçisi, hem de herhangi bir elçi manasında kullanılır. “Resul” diye geçen kelimeyi “elçi” diye çevirmek tam doğru bir çeviri olmaktadır. Nitekim bir çok çeviri de böyledir.

Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse ve Allah’tan korkup sakınırsa işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.

24 Nur Suresi 52

Allah’a ve elçisine itaat edin ki merhamet olunasınız.

3 Ali İmran Suresi 132

ELÇİ KELİMESİNİN KULLANILMASI HER ŞEYİ AÇIKLIYOR

Belli bir yaşın üzerindeki kişilerin çoğu “resul” kelimesinin manasını ve kullanılış tarzını bilirler, fakat genç neslin resul kelimesinin manasını bilememesi ihtimaline karşı yukarıdaki açıklamayı yaptık. (Kuran çevirilerinin yeni neslin anlayabileceği tarza adapte olması, Osmanlıca ve az anlaşılan kelimelerden arındırılması gerektiği ayrı bir yazı konusu olduğu için bu konulara burada değinmeyeceğiz.) Yukarıdaki ayetlerde “resul” kelimesinin “elçi” manasında olduğunu iyice anlamak, ayetin manasını da tam kavramayı sağlar.

Biz Peygamberimiz Hz. Muhammed’e niye uyarız? Çünkü O Allah’ın elçisidir. Yani Allah’ın mesajını alıp da getiren kişidir. Elçinin mesajı Allah’ın gönderdiği mesajdır. O mesaja uyulunca hem Allah’a, hem de o mesajı getiren elçiye uyulmuş olur. Aynı zamanda mesajın kendisine (Kuran’a) uyulduğunu söylersek bu da doğru olur. Elçiye “elçi” denmesinin sebebi kendisinin olmayan mesajı taşımasındandır. Yani Allah, Resul (elçi) kelimesiyle, Hz. Muhammed’in kendisinin olmayan mesajı taşıyan kişi olduğunu vurgulamaktadır. İnsanlara, elçiyi devreden çıkartıp Allah’a varmanız mümkün değildir dersini veriyor. İtaat edilmesi emredilen kişi olan elçi, kendisi namına değil, göndericisi (Allah) namına konuşmaktadır. Bu yüzden “O’na (elçiye) itaat, gönderene (Allah’a) itaattir” mantığı, Kuran’ın bu ayetleriyle verilmektedir. Allah’ın elçi yollaması, bizle irtibat kurmak için seçtiği yegane yoldur. Elçi mesajı insanlara ileteceği, ona davet edeceği için elçiye itaat (Hz. Muhammed’e) onu gönderene (Allah’a) itaat olacaktır.

Elçiye itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.

4 Nisa Suresi 80

İnsanlar Allah’ın mesajı Kuran’ı Hz. Muhammed’in (elçinin) ağzından duydular. Kuran her insana ayrı ayrı vahiy edilmedi ki ! Peygamberimiz’in getirdiği mesaja uymayan birçok insan “Bu insan sözüdür.” veya “Biz bir insana mı uyacağız?” şeklinde karşı çıkmışlardır. Oysa Allah “Allah ve elçisine itaat edin.”ayetleriyle; Hz. Muhammed’e, elçiliği yüzünden, o mesajın gerçek sahibi Allah olması yüzünden uyulacağını göstermektedir. Yani Allah, “Allah ve elçisine itaat edin.” ayetleriyle uyulanın bir tek Allah olduğunu göstermektedir, bu da 4.Nisa Suresi 80. ayette bir daha anlaşılmaktadır. Yoksa; Allah Kuran ile hükümler koydu, Peygamber hadislerle ilave hükümler yaptı, Allah ve elçiye itaatten kasıt iki tane din oluşturucunun oluşturduklarına uymaktır; şeklinde ayetleri açıklamak, dinimizi Allah ve Peygamber ortak yapımına çevirmek olur. Bu da Allah’ın din üzerindeki tekeline tecavüzdür ki bir şirk türüdür. Geleneksel İslamcıların bu sapışını birçok eserlerinde görebiliriz: “Peygamberimiz dinimizde hüküm koyucudur. Haram ve helali tespit eder.”[Rivayet İlimlerinde Haberi Vahitlerin İtikat ve Tefri Yönlerindeki Değeri, sayfa 108] Oysa Kuran’da Allah dışında hüküm koyucu aranmaması söylenir.

Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım.

6 Enam Suresi 114

MUHAMMED İSMİNİN KURAN’DA KULLANILIŞ TARZI

Diğer bir ilginç nokta da Kuran’da, Peygamberimiz’in ismi olan Muhammed’in geçtiği 4 ayetten 3’ünde de Muhammed’in elçi olduğu vurgulanmasıdır.

Muhammed yalnızca bir elçidir.

3 Ali İmran Suresi 144

Muhammed Allah’ın elçisi ve Peygamberler’in sonuncusudur.

33 Ahzab Suresi 40

Muhammed Allah’ın elçisidir.

49 Fetih Suresi 29

Kuran’da Muhammed isminin geçip elçiliğin vurgulanmadığı tek ayette ise Muhammed’e indirilene inanılması yani Kuran’a inanılması gerektiği söylenir.

İman edip, salih işler yapanlar ve Muhammed’e indirilene ki, O Rablerinden bir gerçektir iman edenlerin kötülüklerini örtüp bağışlamış, durumlarını düzeltmiştir.

47Muhammed Suresi 2

Peygamberimiz’in Muhammed ile aynı köke sahip Ahmed ismiyle (veya sıfatıyla) geçtiği tek ayette ise Ahmed’in elçiliği vurgulanır.

Hani Meryem oğlu İsa “Ey İsrailoğulları, gerçekten ben sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi Ahmed olan bir elçinin de müjdecisiyim” demişti.

61 Saff Suresi 6

Daha evvel gördüğümüz gibi Kuran’da hiçbir yerde ”Allah’a ve Muhammed’e itaat edin.” diye bir ifade bulunmaz. Kuran’da sürekli “Allah’a ve elçisine itaat edin.” şeklinde bir ifadenin geçmesi Hz. Muhammed’e, ancak elçilik vazifesinden dolayı itaat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Muhammed isminin geçtiği tüm ayetlerde(biri hariç) elçiliğinin vurgulanması, tek istisna ayette ise Muhammed’e indirilene(Kuran’a) uyulması gerektiğinin söylenmesi tüm yanlış anlamalara kapıları kapatmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 06-06-2006, 22:59
Şamanist Şamanist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2006
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 112
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

Nerval";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
karacahil";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba NERVAL,
kur'an-ı Kerim'i ancak sonsuz bir aşkla ve tam bir teslimiyetle okuduğumuzda sizin dediğiniz sonuçlar iyilik, güzellik gerçekten çıkıyor ortaya. Bu da sanırım insan psikolojisiyle ilgili bir durum. Kuzuguna yavrusunun güzel görülmesi meselesi. Ondaki hiçbir kusuru görmeme durumu. Dediğiniz gibi, her okuyuşumda yep yeni birşeyler keşfederdim, ya da ben öyle olduğunu sanırdım. Çünkü Müslümandım ve sorgulamak haddim olmadığı gibi, çelişki gördüğümde de kabahati her müslüman gibi kendimde bulur, vardır bir hikmeti derdim. Ancak gün geldi, ne olduğunu bilmiyorum artık, çelişkiler beni gerçekten rahatsız etmeye başladı. Müslümanken gerçekten güzeldi, çünkü müslümanlar için sonsuz affedicilik (şirk hariç), cennet vaadi, şaraplar, huriler, billur kadehler, şurup ırmakları...
Sonra düşündüm ki, ben bu devirde müslüman olarak dünyaya gelmemiş olsaydım, biri bana bu kitabı, dini tebliğ etmeye çalışsaydı ben Kur'anın Allah kelamı olduğuna, Hz. Muhammet'in peygamber olduğuna inanır mıydım? İnanmasaydım halim nice olurdu? Kur'anı bir de o açıdan okuyup inceleyin ve görün ki, Kur'anda aslolan iyilik yapmaya teşvik değildir. Hz. Muhammet'i kabul etmediğinizde isterseniz dünyanın en hayırsever, en ırzını koruyan, tek Tanrıya inanan kişisi olun kur'an sizi müteaddit defalar tehdit ediyor.
Kur'an kimlere gönderildi? Sırf bunun yanıtı bile çelişkilerle dolu Kur'anda. Mekkelilere mi, Kureyşlilere mi, tüm insanlığa mı? Nesh tartışmaları var, eğer gerçekten nesh edilmiş ayetler varsa neden kur'anın Allahı öngörüde bulunmuyor, bilmiyor mu? Sonsuz ilim sahibi Kur'anın Allahı neden daha baştan tavrını koymuyor bazı hususlarla ilgili ki zamanla fikir değiştiriyor. Amaç Allah'a inanmak, onu tanımaksa neden illa ki son peygambere de iman gerekiyor. Şu dönemde gerçekten müslüman olmayanlara dinin tebliği çok zor. İnsan örnek alarak inanır, yaşar, psikolojide sabittir bu. Çocuklar ebeveynlerini örnek alarak büyük, yetişir, karakterleri oluşur. Örnek alınacak İslam nerede. Yok. O halde örnek alınacak İslam yaşanmazken bu İslamı benimseyemeyenleri, inanamayanları Cehennemle tehdit nedir?

sonra devam ederim belki, şu anda vaktim çok kısıtlı...
sağlıcakla kalınız...
Selam ak bilgili,

Allah (ya da tam Türkçesiyle Tek Tanrı) tavrını en baştan Cebrail'in "Oku" sözüyle koymuş. Yani, milletin başını örtmesi, 5 vakit namaz kılması, cuma'ları namaza gitmesinden önce; ilk müslümanlık emiri okuması. Sadece kur'an mı peki? Daha önce yazılan tüm kutsal kitapları oku dilersen, hepsini okuduktan sonra da kur'an ın aralarından nasıl sıyrılıp kutsal olduğunu görebiliyorsun.

Hz. Muhammed'in ( ya da tam Türkçesi ile Mehmet hazretleri) üzerine bir yazıyı copy-paste ediyorum, zaten open-source dileyen dilediği yerde kullanıyor (kurandakidin.net)

ELÇİYE (RESULE, PEYGAMBERE) İTAAT NE DEMEKTİR?

Kuran’daki İslâm’a karşı delil getirme çabasında olan gelenekçi İslâmcılar “Allah’a ve resulüne itaat edin” şeklindeki ayetleri gösterip; Kuran’da “Allah’a ve Resulüne uymamız söyleniyor. Kuran’a uymak Allah’a uymaktır, hadislere uymak Peygamber’e uymaktır” demektedirler.

Söz konusu ayetlerde Peygamberimiz hep “Resul” kelimesi ile anlatılmaktadır. Peygamber Farsça kökenli bir kelimedir ve Kuran’da geçmez. Kuran çevirilerinde elçi manasına gelen “resul” kelimesi ya aynen “resul” diye ya da “Peygamber” diye çevrilir. Kuran’da geçen “resul” kelimesinin tam karşılığı “elçi” kelimesidir. Bu kelime hem Allah’ın elçisi, hem de herhangi bir elçi manasında kullanılır. “Resul” diye geçen kelimeyi “elçi” diye çevirmek tam doğru bir çeviri olmaktadır. Nitekim bir çok çeviri de böyledir.

Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse ve Allah’tan korkup sakınırsa işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.

24 Nur Suresi 52

Allah’a ve elçisine itaat edin ki merhamet olunasınız.

3 Ali İmran Suresi 132

ELÇİ KELİMESİNİN KULLANILMASI HER ŞEYİ AÇIKLIYOR

Belli bir yaşın üzerindeki kişilerin çoğu “resul” kelimesinin manasını ve kullanılış tarzını bilirler, fakat genç neslin resul kelimesinin manasını bilememesi ihtimaline karşı yukarıdaki açıklamayı yaptık. (Kuran çevirilerinin yeni neslin anlayabileceği tarza adapte olması, Osmanlıca ve az anlaşılan kelimelerden arındırılması gerektiği ayrı bir yazı konusu olduğu için bu konulara burada değinmeyeceğiz.) Yukarıdaki ayetlerde “resul” kelimesinin “elçi” manasında olduğunu iyice anlamak, ayetin manasını da tam kavramayı sağlar.

Biz Peygamberimiz Hz. Muhammed’e niye uyarız? Çünkü O Allah’ın elçisidir. Yani Allah’ın mesajını alıp da getiren kişidir. Elçinin mesajı Allah’ın gönderdiği mesajdır. O mesaja uyulunca hem Allah’a, hem de o mesajı getiren elçiye uyulmuş olur. Aynı zamanda mesajın kendisine (Kuran’a) uyulduğunu söylersek bu da doğru olur. Elçiye “elçi” denmesinin sebebi kendisinin olmayan mesajı taşımasındandır. Yani Allah, Resul (elçi) kelimesiyle, Hz. Muhammed’in kendisinin olmayan mesajı taşıyan kişi olduğunu vurgulamaktadır. İnsanlara, elçiyi devreden çıkartıp Allah’a varmanız mümkün değildir dersini veriyor. İtaat edilmesi emredilen kişi olan elçi, kendisi namına değil, göndericisi (Allah) namına konuşmaktadır. Bu yüzden “O’na (elçiye) itaat, gönderene (Allah’a) itaattir” mantığı, Kuran’ın bu ayetleriyle verilmektedir. Allah’ın elçi yollaması, bizle irtibat kurmak için seçtiği yegane yoldur. Elçi mesajı insanlara ileteceği, ona davet edeceği için elçiye itaat (Hz. Muhammed’e) onu gönderene (Allah’a) itaat olacaktır.

Elçiye itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.

4 Nisa Suresi 80

İnsanlar Allah’ın mesajı Kuran’ı Hz. Muhammed’in (elçinin) ağzından duydular. Kuran her insana ayrı ayrı vahiy edilmedi ki ! Peygamberimiz’in getirdiği mesaja uymayan birçok insan “Bu insan sözüdür.” veya “Biz bir insana mı uyacağız?” şeklinde karşı çıkmışlardır. Oysa Allah “Allah ve elçisine itaat edin.”ayetleriyle; Hz. Muhammed’e, elçiliği yüzünden, o mesajın gerçek sahibi Allah olması yüzünden uyulacağını göstermektedir. Yani Allah, “Allah ve elçisine itaat edin.” ayetleriyle uyulanın bir tek Allah olduğunu göstermektedir, bu da 4.Nisa Suresi 80. ayette bir daha anlaşılmaktadır. Yoksa; Allah Kuran ile hükümler koydu, Peygamber hadislerle ilave hükümler yaptı, Allah ve elçiye itaatten kasıt iki tane din oluşturucunun oluşturduklarına uymaktır; şeklinde ayetleri açıklamak, dinimizi Allah ve Peygamber ortak yapımına çevirmek olur. Bu da Allah’ın din üzerindeki tekeline tecavüzdür ki bir şirk türüdür. Geleneksel İslamcıların bu sapışını birçok eserlerinde görebiliriz: “Peygamberimiz dinimizde hüküm koyucudur. Haram ve helali tespit eder.”[Rivayet İlimlerinde Haberi Vahitlerin İtikat ve Tefri Yönlerindeki Değeri, sayfa 108] Oysa Kuran’da Allah dışında hüküm koyucu aranmaması söylenir.

Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım.

6 Enam Suresi 114

MUHAMMED İSMİNİN KURAN’DA KULLANILIŞ TARZI

Diğer bir ilginç nokta da Kuran’da, Peygamberimiz’in ismi olan Muhammed’in geçtiği 4 ayetten 3’ünde de Muhammed’in elçi olduğu vurgulanmasıdır.

Muhammed yalnızca bir elçidir.

3 Ali İmran Suresi 144

Muhammed Allah’ın elçisi ve Peygamberler’in sonuncusudur.

33 Ahzab Suresi 40

Muhammed Allah’ın elçisidir.

49 Fetih Suresi 29

Kuran’da Muhammed isminin geçip elçiliğin vurgulanmadığı tek ayette ise Muhammed’e indirilene inanılması yani Kuran’a inanılması gerektiği söylenir.

İman edip, salih işler yapanlar ve Muhammed’e indirilene ki, O Rablerinden bir gerçektir iman edenlerin kötülüklerini örtüp bağışlamış, durumlarını düzeltmiştir.

47Muhammed Suresi 2

Peygamberimiz’in Muhammed ile aynı köke sahip Ahmed ismiyle (veya sıfatıyla) geçtiği tek ayette ise Ahmed’in elçiliği vurgulanır.

Hani Meryem oğlu İsa “Ey İsrailoğulları, gerçekten ben sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi Ahmed olan bir elçinin de müjdecisiyim” demişti.

61 Saff Suresi 6

Daha evvel gördüğümüz gibi Kuran’da hiçbir yerde ”Allah’a ve Muhammed’e itaat edin.” diye bir ifade bulunmaz. Kuran’da sürekli “Allah’a ve elçisine itaat edin.” şeklinde bir ifadenin geçmesi Hz. Muhammed’e, ancak elçilik vazifesinden dolayı itaat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Muhammed isminin geçtiği tüm ayetlerde(biri hariç) elçiliğinin vurgulanması, tek istisna ayette ise Muhammed’e indirilene(Kuran’a) uyulması gerektiğinin söylenmesi tüm yanlış anlamalara kapıları kapatmıştır.
*Şimdi de tek kitap Kuran gibi bir anlayış gelişmiş ama bu da Islam'ı cazip ve mantıklı hale getiremiyor.Yani bu insanların söylediklerine göre Islam hep yanlış anlaşılmış ve hala Islam dünyasında yanlış anlaşılmaktadır. eee kardeşim madem 1400 yıldır anlaşılamıyor bu dini Allah boşuna göndermiş o zaman . Kaldı ki Kuran'da tonla çelişkili *ayet mevcut. Bu kitaplar gelir geçer.%90'ı Yahudi peygamberlerden oluşan bir din benim dinim olamaz.

Elbet bir gün Tanrı Dağı'na uçacağız
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 06-06-2006, 23:21
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

Şamanist";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
*Şimdi de tek kitap Kuran gibi bir anlayış gelişmiş ama bu da Islam'ı cazip ve mantıklı hale getiremiyor.Yani bu insanların söylediklerine göre Islam hep yanlış anlaşılmış ve hala Islam dünyasında yanlış anlaşılmaktadır. eee kardeşim madem 1400 yıldır anlaşılamıyor bu dini Allah boşuna göndermiş o zaman . Kaldı ki Kuran'da tonla çelişkili *ayet mevcut. Bu kitaplar gelir geçer.%90'ı Yahudi peygamberlerden oluşan bir din benim dinim olamaz.
Selam Şamanist hocam , (Şamanlar en ilginçleri ve eziyet çekenlerdir aslında, yüzyıllar boyunca büyücü bunlar diye öldürülmüşlerdir; Türklükte de uzun süre Şamanisttik, hele hele en psikopat dönemlerimizde)

İsmet İnönü'nün namusluların namussuzlar kadar cesaretli olması gerektiğine değin bir sözü vardır. Doğrudur ...

Silahlar da belki de insanları korumak için yaratılmıştır, ama çıkar, nefret ve kin döngülerinde kötülük için de kullanılmıştır.

Yeryüzünde yaratılmış her güç, hem iyiler hem de kötüler tarafından kullanılır. Şeytan, iyi ve kötü arasındaki fark kadar basit değildir; iyilik uğruna kötülük yaptırtabilir, her ne kadar sadece iyilik uğruna iyilik, kötülük uğruna kötülük yapabileceğiniz gibi.

Tek Tanrı'nın Cebrail aracılığı ile öğütlediği, kime ne kadar kötülük yaparsanız yapın; Tek Tanrı'nın hikmetinin bir gün gelip vuracağını, kötülerin cezalarını bulacağını, iyilerin mükafatlanacağıdır.

Dini kullanıp etrafındakilere kötü davrananlardan bahsediyorsunuz, haklısınız; ama bu adamlara daha nasıl bir ceza verebilirsiniz ki ? Kadınlarının tamamı köle gibiler, erkeklerinin tamamı pislik içinde yüzüyorlar. Daha ne yapacaksınız kafasına sopa ile mi vuracaksınız ? Tek tanrı sunmuş zaten adaletini.

Peygamber yerine, az önceki yazıda olduğu gibi "elçi" kelimesini kullanalım daha iyi. İçinizdeki şeytan, tıpkı kızdığınız insanlarda olduğu gibi; insanları insan olarak değil de ırklara bölerek görüyor.

Irklar yerine, insan nesli'ni ; insan nesli olarak görsek ? Belki siz yahudilerden nefret etmek zorunda kalmazsınız, yahudiler de sizlerden nefret etmek zorunda kalmazlar.

Hepimiz Tek Tanrı'nın yarattığı insanlarız sonuçta, kadın, erkek, çocuk, türk, yahudi, arap, japon ... Sizin yahudi farkı gözetmenizle, kadınları köle farkı gözeten ortodox din düşüncesi sahipleri arasında ne fark var ? Kendilerini herkesten üstün gören yahudilerle ne farkınız kalır ?

Hepimiz aynı değilmiyiz, yeryüzündeki her ırk aynı seviyede hatalar yapmıyor mu ?

Sure tercümelerinde yardım etmeye başladım, 3 tanesi için uğraştım; daha da yapmaya çalışacağım. Ama çok zor, basit bir insanım ben; arap dili uzmanı türk şairler tarafından tercüme edilmeli kur'an .. İslam'ın hadislerini tercümelerin içine serpiştirmeye çalışan düz yazıcılar tarafından değil ...

Din'in devleti olmaz, devletin de dini olmaz. Din de kültürel bir propaganda olmamalıdır, ama hep olmuştur. Çünkü sizin tıpkı ırklardan nefret ettiğiniz gibi, başka ırklar da ırklardan nefret etmiştir.

Siz ne zaman hiç bir ırktan nefret tüm rızanızla edemezsiniz, belki o gün hiç bir ırk da hiç bir ırktan nefret etmez.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın,
Onur
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 07-06-2006, 01:39
Şamanist Şamanist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2006
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 112
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

Nerval";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şamanist";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi de tek kitap Kuran gibi bir anlayış gelişmiş ama bu da Islam'ı cazip ve mantıklı hale getiremiyor.Yani bu insanların söylediklerine göre Islam hep yanlış anlaşılmış ve hala Islam dünyasında yanlış anlaşılmaktadır. eee kardeşim madem 1400 yıldır anlaşılamıyor bu dini Allah boşuna göndermiş o zaman . Kaldı ki Kuran'da tonla çelişkili ayet mevcut. Bu kitaplar gelir geçer.%90'ı Yahudi peygamberlerden oluşan bir din benim dinim olamaz.
Selam Şamanist hocam , (Şamanlar en ilginçleri ve eziyet çekenlerdir aslında, yüzyıllar boyunca büyücü bunlar diye öldürülmüşlerdir; Türklükte de uzun süre Şamanisttik, hele hele en psikopat dönemlerimizde)

İsmet İnönü'nün namusluların namussuzlar kadar cesaretli olması gerektiğine değin bir sözü vardır. Doğrudur ...

Silahlar da belki de insanları korumak için yaratılmıştır, ama çıkar, nefret ve kin döngülerinde kötülük için de kullanılmıştır.

Yeryüzünde yaratılmış her güç, hem iyiler hem de kötüler tarafından kullanılır. Şeytan, iyi ve kötü arasındaki fark kadar basit değildir; iyilik uğruna kötülük yaptırtabilir, her ne kadar sadece iyilik uğruna iyilik, kötülük uğruna kötülük yapabileceğiniz gibi.

Tek Tanrı'nın Cebrail aracılığı ile öğütlediği, kime ne kadar kötülük yaparsanız yapın; Tek Tanrı'nın hikmetinin bir gün gelip vuracağını, kötülerin cezalarını bulacağını, iyilerin mükafatlanacağıdır.

Dini kullanıp etrafındakilere kötü davrananlardan bahsediyorsunuz, haklısınız; ama bu adamlara daha nasıl bir ceza verebilirsiniz ki ? Kadınlarının tamamı köle gibiler, erkeklerinin tamamı pislik içinde yüzüyorlar. Daha ne yapacaksınız kafasına sopa ile mi vuracaksınız ? Tek tanrı sunmuş zaten adaletini.

Peygamber yerine, az önceki yazıda olduğu gibi "elçi" kelimesini kullanalım daha iyi. İçinizdeki şeytan, tıpkı kızdığınız insanlarda olduğu gibi; insanları insan olarak değil de ırklara bölerek görüyor.

Irklar yerine, insan nesli'ni ; insan nesli olarak görsek ? Belki siz yahudilerden nefret etmek zorunda kalmazsınız, yahudiler de sizlerden nefret etmek zorunda kalmazlar.

Hepimiz Tek Tanrı'nın yarattığı insanlarız sonuçta, kadın, erkek, çocuk, türk, yahudi, arap, japon ... Sizin yahudi farkı gözetmenizle, kadınları köle farkı gözeten ortodox din düşüncesi sahipleri arasında ne fark var ? Kendilerini herkesten üstün gören yahudilerle ne farkınız kalır ?

Hepimiz aynı değilmiyiz, yeryüzündeki her ırk aynı seviyede hatalar yapmıyor mu ?

Sure tercümelerinde yardım etmeye başladım, 3 tanesi için uğraştım; daha da yapmaya çalışacağım. Ama çok zor, basit bir insanım ben; arap dili uzmanı türk şairler tarafından tercüme edilmeli kur'an .. İslam'ın hadislerini tercümelerin içine serpiştirmeye çalışan düz yazıcılar tarafından değil ...

Din'in devleti olmaz, devletin de dini olmaz. Din de kültürel bir propaganda olmamalıdır, ama hep olmuştur. Çünkü sizin tıpkı ırklardan nefret ettiğiniz gibi, başka ırklar da ırklardan nefret etmiştir.

Siz ne zaman hiç bir ırktan nefret tüm rızanızla edemezsiniz, belki o gün hiç bir ırk da hiç bir ırktan nefret etmez.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın,
Onur
Şamanları büyücü diye öldürenler Müslümanlardır.Şamanlar da mecburi olarak Islami bir kılıf uydurmak zorunda kalmışlardır.O büyücü dediğin Kam ,olmuştur Alevi Dedesi. Bunca eziyeti çeken Şamanist Türkler ( az da olsa zerdüştçüler de vardır) in Ali taraftarı olması ve Şiilik Alevilik gibi protest mezheplere yönelmesi normaldir.100binlerin öldürüldüğü katliamları unutmak mümkün değil.(Neyseki Cengiz Han intikamımızı almıştır.)


Benim hiçbir ırka nefretim yok ama hiçbir ırkı da kardeşim dostum olarak da görmem. Öyle kardeşlik,dostluk bunlar hikayedir.Kaldı ki beni rahatsız eden şey Peygamberlerin Yahudi olması değildir.Sorun, hiç Eskimo,Fransız,Alman ,Türk peygamberinin Kuran'da geçmemesidir.Size binlerce peygamber yolladık diyerekten popülizm yapılmıştır.Madem bu kadar evrensel bir din neden diğer coğrafyalarda geçen peygamberler (bunlar hiçbir zaman olmamıştır)konu edinilmemiştir.Eğer kitabınızda Alman bir peygamber olsaydı Avrupa'da bir tane hristiyan kalır mıydı .Kuran'ın yalan olduğu bir gerçektir.Semavi dinler diye geçen dinler Sami ırklarının uydurduğu dinlerdir.Bu yüzden bu dinler Sami kültürünü legalleştirme amacı güder.

Elbet bir gün Tanrı Dağı'na uçacağız
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 07-06-2006, 02:49
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

Sevgili büyücü arkadaş , (david blaine de sizden )

Kızmak, korkmak, intikam almak ve nefret almak; içimizdeki şeytanın bize emrettiği hisler. Nefretin olmadığını söyledin, Cengiz Han'ın hıncımızı aldığını söyledin.

Kardeşlik ve dostluk hikaye değildir, bu dünyanın gerçeğidir. Bu dünyanın cennet olabilmesi için takip etmemiz gereken yoldur. Kuran'da peygamber lafı geçmez, Allah'ın elçisi lafı geçer. Hatta Hz. Muhammed (ya da Mehmet Hazretleri) 'nden bile 4 kez bahseder. Bunların 3'ünde yalnız bir elçi olduğunu söyler. *Dünya tarihi boyunca da kardeşçe yaşayamayan toplumlar yokolmuştur, dostça yaşayamayan toplumlar yokolmuştur. Bu da Tek Tanrı'nın hikmetidir. Bunun yanı sıra, anlayış ve sevgi ile yoğrularak büyüyenler zirveye yükselmişlerdir.

Evrensel bir din olarak hiç bir yerde bahsedilmediğini söyledin İstersen Hinduizm'de bir Brahma'nın hayatını araştır, ardından geri dön Hz. İbrahim'in hayatını araştır. Eşlerinin isimleri dahil olmak üzere parelellikler göreceksin. "Brahmanism" ayrıca Budizm'in, Jainizm'in de başta olmak üzere tüm asya düşüncesinin kalbidir.

Bu kitap benim kitabım değil, bizim kitabımız da değil; Yaradanın; hatta ve hatta Cebrail'in sözlerinin kitabı; kutsal kitap. Tek tanrı'nın elçilerinin Tek Tanrı'ya bir tutulmaması gerektiğini, İhlas (Birlik) Suresi (Bölümü) açıklar kutsal kitabın. Tek Tanrı'nın kimseye muhtaç olmadığını açıklar, ne bir elçiye, ne bir imama, ne bir camiya, tapınağa vs. ihtiyacı da yoktur. Tek tanrı, tek tanrı olduğu için vardır. Varettiği varoluştur, varoluş ta kendisidir. Varoluş yok diyebilirmisin ?

Senin düştüğün hatanın aynısına diğer ırklardan nefret eden insanlar düşüyor, sen onlara kızıyorsun onlar da sana kızıyor.

Yine içinde kızgınlık var, nefret'i tuttum desen de, intikam var; korkutma ve korkma düşüncelerinden çıkan bir hırs var.

Kur'an ın özetini mi istiyorsun ? Kötülük yapma, iyilik yap. Bu kadar. Rig-Veda'nın özetini mi istiyorsun ? Kötülük yapma, iyilik yap. Bu kadar. Ama her insanın kötülük tanımı, iyilik tanımı; iyilik uğruna kötülük yapma tanımı değişiyor.

Sen; sevgiye, kardeşliğe, dostluğa ve anlayışlı olmaya inandığın gün; diğer insanlar da inanır buna. Ama sen bunu reddediyorsun, diğer insanlar da tıpkı senin gibi reddediyorlar. Diğer insanlar da senin gibi olduğu için onlardan kızıyorsun. Bu da senin vücudundaki Y kromozonun etkisi. Erkek çocuklar, babalarıyla uyuşamazlar genelde; sebep te aynı hislere sahip olmalarıdır. İnsanlar arasında da; erkekler bu yüzden uyuşamazlar; çünkü hepimizde Y kromozonu var; bir şeye kızdığımızda tüm insanlar aynı ırkın mensubu olduğumuz için; aynı şekilde kızıyoruz birbirimize.

Bu noktada yardıma gelen bir şey var; bu da kutsal kitap. Kur'an ilk emri oku, insanlar kendi dillerinde okumayı reddediyorlar. Yarısı arapça, yarısı kendi dili; hiç bir kelimesini doğru düzgün anlamadan; şiirdeki mecaza bakmadan okuyorlar.

40 yıl düşünsem aklıma gelmez dediğimde, hakkaten 40 yıl düşününce aklıma gelmeyecek mi ? Yoksa bu bir mecaz mı ?

Peki 6400 küsur ayet arasında, cümlelerin başında ve sonunda şiir kafiyeleri olan "bir yazı" (şiir denilince kızınılabiliyor ) nasıl olur da bir o kadar komplike mecazı içermez ?

Şiire düz yazı diye bakarsan, düz yazıya da, hukuk kitabı gibi bakarsan; elbet şiirin aşkını alamazsın.

Orhan Veli "İstanbul'u Dinliyorum Gözlerim Kapalı" derken, hakkaten gözlerini kapayarak mı yazmış şiiri ? Elinde kalemi, önündeki kağıda nasıl tutturmuş, satırlar arası girişmemiş mi kelimeler birbirine ? İstanbul sadece gözleriniz kapalıyken mi dinlenilir ?

Şeytan olmak ve Melek olmak arasında fark sanırım, insanların birbirine kötü ve iyi davranması.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın,
Onur
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 07-06-2006, 03:07
CMKT CMKT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 May 2006
Mesajlar: 74
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

Hınç değil intikam alınmıştır önce bunu belirtelim.İkincisi ise en ufak mesele yüzünden insanlar birbirine girerken kalkıp koca ulusları kardeş yapmak düpedüz ahmaklıktır.Nietzsche'nin dediği gibi doğaya her türlü aykırılık günahtır.Böyle sami saçması semavi denilen dinler insanlığın en amansız düşmanıdır.Düşman olacağı dost gösterir dost'u düşman belletir.Doğaya aykırılıktır.Doğada seleksiyon vardır.Din ise insanların arasındaki doğal seleksiyonu sekteye uğratacak palavralarla doludur.İnsanın esas amacı bilimsel bir dünya görüşü ve doğal seleksiyonun eksizsiz işlemesi ve doğaya aykırılığın son bulması yani sogmatik yalanlardan arınma olmalıdır.Ayrıca Cengiz Han'ın aldığı intikam bile bu sami dinlerinin Türk budunu'nun üzerindeki manevi etkilerini kırmaya yetmemiştir.Türk budunu kendi içinden yeni bir dalga yaratmalıdır ve bu dogmatik sami düzeninin tüm parazitlerinden acilen arındırılmalıdır.Her budun bu uyanışı yaşamalı ve dogmatizmle savaş küresel bir boyuta taşınmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 07-06-2006, 09:26
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ateistler hangi İslam'ı eleştiriyorlar?

CMKT";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hınç değil intikam alınmıştır önce bunu belirtelim.İkincisi ise en ufak mesele yüzünden insanlar birbirine girerken kalkıp koca ulusları kardeş yapmak düpedüz ahmaklıktır.Nietzsche'nin dediği gibi doğaya her türlü aykırılık günahtır.Böyle sami saçması semavi denilen dinler insanlığın en amansız düşmanıdır.Düşman olacağı dost gösterir dost'u düşman belletir.Doğaya aykırılıktır.Doğada seleksiyon vardır.Din ise insanların arasındaki doğal seleksiyonu sekteye uğratacak palavralarla doludur.İnsanın esas amacı bilimsel bir dünya görüşü ve doğal seleksiyonun eksizsiz işlemesi ve doğaya aykırılığın son bulması yani sogmatik yalanlardan arınma olmalıdır.Ayrıca Cengiz Han'ın aldığı intikam bile bu sami dinlerinin Türk budunu'nun üzerindeki manevi etkilerini kırmaya yetmemiştir.Türk budunu kendi içinden yeni bir dalga yaratmalıdır ve bu dogmatik sami düzeninin tüm parazitlerinden acilen arındırılmalıdır.Her budun bu uyanışı yaşamalı ve dogmatizmle savaş küresel bir boyuta taşınmalıdır.
Sevgili CMKT,

Friedrich Wilhelm Nietzsche, Allah'ın elçisi değildir; delirmiş, bitkisel hayatta yıllarca yaşamış, "tanrı öldü" derken kendi beyni ve düşünceleri ölmüş; fikirleri de Adolf Hitler'i benimsettirmiştir. Adolf Hitler'in rejimi de şu ana kadar varolmuş en gaddar İslam rejiminden bile daha akılsızca olmuştur. Adolf Hitler e de sempati duyuyorsan, helal olsun diyorum.

Doğasal seleksiyon imkansız diyorsun, ben de o zaman biyolojik olarak kronolojimize bakmanı istiyorum. 1-1,5 Milyon yıl önce, Etiyopya'da kıllı zenciler olarak varolduk; dönemle güneşle daha az görüştükçe *ten rengimiz kemiklerimizin rengini aldı. Kırmızıyla kahverengileşen saç ve deri rengimiz, ırmakları takip eden yerleşimlerimiz ile beraber Afrika'nın kuzeyine (ki o dönemde kıtalar birbirine daha yakındı, önceleri 40 bin yılda bir olan, daha sonra 100 bin yılda bir olan buzul çağı ve buzul çağı sonrası "Tufan" lar ardından, Mezapotamya, ve Anadolu topraklarına kadar çıktık. iö 900,000 lü yıllardan homosapien kalıntılarımız da bunları göteriyor. Bunun akabinde, doğada yaşayabilen canlı çizelgesinde kuzeye gidenlerimiz soğuklarla, zor yaşamla karşılaştıkça; aramızdan uzun boylu olanlar ten renkleri beyazlaştıkça kuzeye yerleşmiş, iö 650,000 li yıllarda da doğuya doğru gidenler rüzgarlı dağlarda, aramızda kısa ve gözleri kısık olanları barındırmıştır. Yüzbinler yıl sonunda da yavaş yavaş, asya'nın ve avrupa'nın da dört bir yanına hala dünya hayvanları olarak yayılmışızdır. Bundan yaklaşık 60 bin yıl öncesinde de asya'nın kuzey doğusundan geri dönenler "türk ırkı" olarak gelecekte adlandırılacaktır, kutupların yakınlarından göçlerine devam eden (babalarının cennet bahçelerinden çıkıp, yolculuğa sevdikleri ile çıkanlar) eskimoları oluşturmuştur. Eskimoların da güneye yerleşmesi ile bu insanlar da kızılderilileri oluşturmuşlardır.

Eski taş çağı 30,000 - 10,000 arasında, buzul çağ ile sonlandıktan sonra da; yerleşik yaşama geçmemizle (en başta hayvanlardan yemeklerimizi korumak için bir duvar arasında saklamamız, ardından kendimizi orada hayvanlardan korumamız; çatalhöyük vs.) bu dönem arasında olmuştur. Konuşmayı, kominikasyon kurmayı da bu dönemde; en başta diğer hayvanların seslerini taklid ederek belki şarkılar söyleyerek söylemişizdir.

Son buzul çağın da 10,000 yıl önce son bulmasıyla, son "tufanımızı" yaşayıp; bugünki yaşamımıza kavuşmuşuzdur. Bu *noktadan sonra, yazı; belki insanların unutulmamak için; belki kayıtlarımızı yapmamız için; ama başlıca din ile empoze edilmiştir. Din literatürü de, ilk yazılardır. *Önce duvarlara sağdan sola yazarak, (soldan sağa yazarsanız, çekiç kafanıza çarpar; tahminen bir kaç kişi kafasını parçaladıktan sonra sağdan sola yazmanın daha mantıklı olduğuna inandık duvarlara ) daha sonra da düzgün yazışta soldan sağa tabletlere, çinde keşfedilen kağıtlara da yazılarak.

Şimdi, Etiyopya'da başlayan insan yolculuğundaki; ve ilahi yardımı alan insanoğlu'ndaki bu gelişim sonrasında; geri dönüp insanlar ayrıdır diyebilirmisin ? Kediler ayrımıdır ? Van kedisi ile Siyam kedisini yan yana koyarsan illaki kavga etmesini mi beklersin ? Peki Van'daki insan ile, Mısır'daki insan arasındaki bu savaş beklentin nedir ?

O dost bu düşman değil; herkes dost. Kedi ile köpek ayrı ırklardır, at ile sığır ayrı ırklardır. İnsan ile insan aynı ırktır. İngiliz atı ile, arap atı yan yana koyduğunda birbirlerinden nefret etmesini ve "doğal olarak" kavga etmesini mi beklersin ? Çiftliğimizde, hem sivas kangal hem de colley cinsi köpek var, ve gül gibi geçiniyorlar; ama insanlara bunu ikna edemiyoruz. Doğa'da bütün kedilerin birbirinden nefret etmesi seleksiyonu mu var ? Yoksa Nietzsche, o döneminde kendi delilikleri arasında mı bu düşüncelere vardı ? Doğasal seleksiyon vardır, diğer hayvanlara karşı ırkçıyız; çoğunu kesip yiyoruz zaten; bu doğamızda var; ama birbirimizi kesip yememiz olmamalı.

Yaradan herkese anlayış göstermemizi, dost olmamızı söyler; gelişmiş toplumlar da; huzurun ve refahın yüksek olduğu toplumlarda da halk bireyleri birbirine saygı duyarlar. İsa hazretlerinin de kendi döneminde mesajı budur, hatta Mehmet hazretleri kör bir insana yüzünü buruşturup kafasını çevirdiği için kendisine vahiy bile gelmiştir.

Tıpkı sen diğer insanları kendine nasıl düşman görüyorsan, başkaları da seni düşman olarak görüyor ve bu neden diye daha da kızıyorsun.

Peki sen, insanların dost olduğu erdemine erişebildin mi ? Her koşulda birbirimize iyi davranmalıyız, ve bu dünyayı daha güzel yapmalıyız erdemine erebildin mi ? Yoksa etrafındaki nefret, intikam, kızgınlık ve korku dolu insanların davrandığı gibi davranıp; onların bu davranışlarını mı yadırgıyorsun ?

Dünya tarihi boyunca her güç hem iyi için hem kötü için kullanılmıştır; din de ne yazık ki bir sektör haline gelmiştir. Tapınaklara, din alimlerine, dini okumayı reddeden kullarına hapis kalmıştır. Neden böyle oldu sorusunu kendine sor, sen neden nefret ediyorsun, kızıyorsun, korkuyorsun ve intikam almaya çalışıyorsun ? Aynı sebepten diğer insanlar da bu şeytanlığı sergiliyorlar.

Cennet de Cehennem de bu dünyadadır, insanlar birbirine şeytanca davrandıkça dünya cehenneme; melekçe davrandıkça dünya cennete dönüşür. Sen de insanlara şeytanca davranıp, neden bu dünya cehenneme dönüşüyor diyemezsin; melek gibi davranmayı dene sadece bir hafta tüm kalbinle ve rizanla, dünya iç huzurunla cennete dönüşecektir.

Sağlıcakle ve sevgiyle kal,
Onur
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:51 .