
04-04-2011, 12:10
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Son sınavda her adaya kişiye özel kitapçık hazırlamışlar. Yani 1.700.000 farklı kitapçık var ortada. Her kitapçıkta soruların ve şıkların yerleri değişikmiş. Açıkçası hiç sağlıklı bulmadım bu yeni yöntemi.
‘Şifre’ye yanıt yok
|
YANITLAYAMADIKLARI
Basına verdiğiniz kopyalarda şifreleme var mı, yok mu?
Şifre çok geniş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Net bir şekilde açıkladım. Master kitapçığımızda cevap şıkları küçükten büyüğe doğru sıralanmış vaziyette. Master kitapçığı hiç kimse görmedi. Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya. Dolayısıyla sıraya dizdiğinizde yerinde kalan kalan doğru cevap olmakta. Bu hiçbir zaman şifre olarak algılanmamalı. Çok basit bir mantık. Dizili bir şeyin saklamak istediğiniz bir şeyi sabit tutup, diğerlerini değiştirdiğinizde siz nerede olduğu çok net bir şekilde görebilirsiniz çünkü o yerinde durdu. Dolayısıyla bu bir şifreleme değil. Bu basına verilen sınavda kullanılmamış yeni bir kopya. Eğer şifre geçerli olsa 40’ta 40 olması gerekir. Basına verdiğim kopya da doğru cevapların, doğru yerinde olmasından emin olmak için bunu yaptım. Basına verilen kopya da hiçbir adaya verilmemiştir.
Basına dağıtılan kopyalarda matematik sorularının doğru yanıtlarını bulmak için geçerli olan formül, diğer testler için de geçerli mi?
Tamamen geçerlidir. Eğer siz küçükten büyüğe doğru sıralama yaparsanız, hepsinde bu geçerlidir. Türkçe testlerinde de ‘yalnız bir, yalnız iki’ gibi şıklarda küçükten büyüğe sıralamayı yaparsanız bu formül olur.
Türkçe formülü
Basına dağıtılan Türkçe testindeki sorularda da bu formülün olduğuna dair bir örnek gösterir misiniz?
Kısadan uzuna şeklinde cevapları olabilir. Şifre yok zaten. Basına dağıtılan soru kitapçığında doğru cevabın yerinin muhafaza edilmesinden kaynaklanan bir durumdur.
Adaylara dağıtılan herhangi bir kitapçıkta da, basına dağıtılan kopyadaki cevap şıkkı dizilimi geçerli olabilir mi? Depolardan baktığınız kitapçıklarda kaç örnekleme yaptınız?
Master kitapçık dediğimiz ana kitapçıktan 1 milyon 700 kitapçık oluştururken, rastgele yerleştirilecek bir algoritmaya kullanıyoruz. Bu algoritma kapsamında sadece rastgele olabilecek biçimde çakışmalar olabilir. Bunların sayıları çok değil. 1 veya 2 tane olabilir. Savcılık da belirli sayıda rastgele soru kitapçığı aldı ve inceliyor.
Aynı iki kitapçık yok
1 milyon 700 bin farklı soru kitapçığı var diyorsunuz. Bu kadar sayıda cevap anahtarı var mı? Soru ve yanıtları birbirinin tıpa tıp aynısı olan iki kitapçık olabilir mi?
Bir algoritma kapsamında çok sayıda cevap anahtarı oluşturuldu. Ben sınav sonrasında madde analizi yapmak zorundayım. Sadece doğru cevabın işaretlenmesi yetmez. Hangi yanlış cevabın da işaretlendiğini bilmek zorundayım. Dolayısıyla yanlış cevapların yerlerini de tespit edebilmem gerekir. Bu nedenle bir algoritma kapsamında çok sayıda cevap anahtarı üretildi ve o anahtarlarla adayların her birinde farklı soru kitapçığı üretildi. Sayısı bize kalsın. Birbirinin tıpa tıp aynısı olan iki kitapçık yok.
Kızlara “pozitif ayrımcılık”la tek bir okulda sınava girmeleri için sisteme müdahale edilebiliyorsa, şifreli kitapçıkların kime gönderileceğine dair bir müdahalede yapılmış olabilir mi?
Tüm kamuoyuna tüm soru kitapçıklarını bina bazında vereceğiz. Bu bu soruyu yok edecek. İstediğiniz kişiyi kontrol edeceksiniz. Basına dağıtılan kopya hiçbir yerde yok. Herhangi bir adaya herhangi bir cevap anahtarının verilmesi mümkün değildir. Cevap anahtarı diye bir şey sistemin dışında basılı ortama çıkmamaktadır. Bu nedenle hiçbir adaya ulaşmadığını garanti edebilirim.
|
Ben önyargılı bir insanım. Şimdiden kabul ediyorum. 
Bu badem bıyıklıdan en başından beri hiç haz etmedim. Şimdi ben mi daha fazla suçluyum, yoksa benim kafamda böyle bir önyargı oluşturanlar mı?
Ey ateyizler, siz de saçma sapan şeylere yönelmeyin, istedikleri gibi manipüle olmayın. Bir ülkenin merkezi sistemle sınav yapan kurumu üzerinde böyle tartışmalar varsa o ülkede hak ve hukuktan söz edilemez. Hiçbir moktan söz edilemez hatta.
|

04-04-2011, 13:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.702
|
|
Bir değil bir kaç şifreleme yöntemi olabilir, A nolu şifreye uymuyorsa, B planına geçin, B de uymuyorsa C, yani şifresiz devam edin...
Bu anlamda örneğin soruların sıralamasının değişmesinin hiç bir önemi olmaz.
Geriye şıkların değişimi kalır, şimdi bunu düşünmek gerekiyor işte...
Basına verdiğiniz kopyalarda şifreleme var mı, yok mu?
Şifre çok geniş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Net bir şekilde açıkladım. Master kitapçığımızda cevap şıkları küçükten büyüğe doğru sıralanmış vaziyette. Master kitapçığı hiç kimse görmedi. Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya. Dolayısıyla sıraya dizdiğinizde yerinde kalan kalan doğru cevap olmakta. Bu hiçbir zaman şifre olarak algılanmamalı. Çok basit bir mantık. Dizili bir şeyin saklamak istediğiniz bir şeyi sabit tutup, diğerlerini değiştirdiğinizde siz nerede olduğu çok net bir şekilde görebilirsiniz çünkü o yerinde durdu. Dolayısıyla bu bir şifreleme değil. Bu basına verilen sınavda kullanılmamış yeni bir kopya. Eğer şifre geçerli olsa 40’ta 40 olması gerekir. Basına verdiğim kopya da doğru cevapların, doğru yerinde olmasından emin olmak için bunu yaptım. Basına verilen kopya da hiçbir adaya verilmemiştir.
Burada ne demek isteniyor? Doğru anladıysam bu programla(PC) yapılacak değerlendirme için şıkların yerleri değişse de doğru şıkkın yeri değişmiyor mu? Yani a,b,c,d olsun, doğru cevap c olsun, 2 farklı kitapçıkda da doğru cevap c ise, bu anlamda şifre üretmek zor olmasa gerek...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

05-04-2011, 21:04
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Kızlara pozitif ayrımcılık yaptık
29.03.2011
|
Yükseköğretim Kurumu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), İstanbul Eyüp’teki Silahtarağa İlköğretim Okulu’nda önceki gün Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) girenlerin sadece kız aday olmasına “pozitif ayrımcılık” savunması yaptı.
ÖSYM Başkanı sessiz
ÖNCEKİ gün yapılan YGS’de, 25 dersliği bulunan Silahtarağa İlköğretim Okulu’nda sınav giren adayların içinde tek bir erkek öğrenci olmaması dikkat çekmişti. Okul yetkilileri ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü yaşanan olayı doğruladı ancak, uygulamanın ÖSYM tarafından yapıldığını ve bilgileri olmadığını belirtti. ÖSYM’ye Başkanı Prof. Dr. Ali Demir ise gazetecilerin telefonlarına cevap vermedi ve açıklama yapmadı.
|
Tabi sınavla ilgili bir de bu var. Bir okula sadece kızları doldurmuşlar ve bunu da pozitif ayrımcılık olarak yaptıklarını söylüyorlar.
8 aydır korkumdan konuşamadım
|
ESKİ ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık iddialarıyla ilgili değerlendirme yaparken, “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi.
KPSS Eğitim Bilimleri Testi’nde ortaya çıkan kopya skandalının ardından ÖSYM Başkanlığı’ndan ayrılan ve 8 aydır basına açıklama yapmayan eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YGS’deki son iddialarla ilgili de bir kaç gün sessiz kaldı. Yarımağan, dün, şunları söyledi: Neden hiçbir üniversiteden, uzmanlardan çıt çıkmıyor, hiçbir bilim adamı görüş belirtemiyor? En dinamik beyinler konuşamıyor, ses çıkaramıyor. Tartışılmıyor. Bu ülkemiz adına çok olumsuz bir durum.
|
İkinci bir şifre iddiası:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17464300.asp?gid=381
|

05-04-2011, 21:12
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Yahu Polislik, Ögretmelik, Kpss, Ygs... Neden bu kadar sansasyonlu oldu. Gerçekten, eskiden sınavları eleştirmeye kalktığımızda eğitim sitemindeki bozukluğa gelir çatardık. Hani, "temelden bir yönlendirme ve sağlam eğitim olsa ilerisi için bu tarz sınavlara gerek duyulmayabilir" derdik. Şimdi ise, "eğitim sistemini es geçtik bari sınavları doğru dürüst yapaydınız" demeye geldik.
|

05-04-2011, 21:47
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
Başta TGB ve Dev-Lis olmak üzere bir çok ilde YGS sınavını ve ÖSYm protesto edildi.
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

05-04-2011, 22:45
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2011
Mesajlar: 37
|
|
Kişisel düşüncem bu şekilde(şifreleme) bir hile yapmadıkları yolundadır. Başka şekilde yapmışlar mıdır bilemem hiç güvenim yok bunlara.
Ama bu konu üzerinden Türkiye'nin analizini yapmak önemlidir diye düşünüyorum. Basitçe cemaate ve hükümete karşıt olanlar bunun olduğuna inansa da inanmasa da kullanacaktır. Bu analizin kolay ve önemsiz kısmı.
Diğer kısma gelirsek gördüğümüz üzere cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar kısa sürede böyle bir olayın olabileceğini inkar etmişlerdir, hem de savcılık soruşturmasını beklemeden hiç bir araştırma yapmadan. Bunun altında yatan temel neden bence bunu yapsa yapsa cemaat ve biz yaparız bizde yapmadığımıza göre böyle bir şey yapılmamıştır düşüncesidir. Yani kendilerinin ne olduğunu çok iyi biliyorlar ve hatta başkalarından bu kadar büyük bir şey beklemiyorlar.
Bir diğer kısmı ise bu olaylarda taraf olmayan toplumun dahi bunların böyle bir şey yapabileceği kanaatinin oluşmasıdır.
Bence bunlar iyiye gidiştir. Toplum artık onları yalancı çoban olarak görüyor. Hiçbir şey bunları götüremese de bu YGS götürecek gibi gözüküyor, çok mutluyum günlerdir.
Konu frodo tarafından (05-04-2011 Saat 23:04 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Forum kuralları
|

06-04-2011, 00:00
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
priapos´isimli üyeden Alıntı
Diğer kısma gelirsek gördüğümüz üzere cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar kısa sürede böyle bir olayın olabileceğini inkar etmişlerdir, hem de savcılık soruşturmasını beklemeden hiç bir araştırma yapmadan. Bunun altında yatan temel neden bence bunu yapsa yapsa cemaat ve biz yaparız bizde yapmadığımıza göre böyle bir şey yapılmamıştır düşüncesidir. Y
|
Bence aksine, bizimkiler seçim arifesi gene bir haltlar yedinin telaşıyla ve suçluluk psikolojisi ile üzerlerine vazife olmadığı halde konuşuyorlar. Kpss skandalında da benzerini yapmışlardı. Son ana kadar inkar et, olmadı hedef saptır, olmadı altındakini suçlamaya başla.
Sınav yapan kuruma güvensizliğin bu noktalara varması kamuoyunun yeterince farkında olmadığı son derece kaygılandırıcı bir durum. Çocukları nasıl motive edebiliriz ki şu saatten sonra? Mülakatlarda, orda burda torpilin bolca işlediği bir ülkeyiz. Bir de merkezi sınavları yapan kuruma olan güven kalmamışsa torpili olmayan, yandaş olmayan ölsün daha iyi.
8-9 sene evvel ben Öss'ye girerken acaba hakkım yenir mi diye hiç endişelenmedim. Endişeleneni de duymadım. 2011 yılında gelinen duruma bak. İnsanlar sınavda istediğim kadar başarılı olabilecek miyimin yanında bir de sınavda hakkım yenir mi diye kaygılanmaya başladı.
Kamuoyu bilinçsiz, kamuoyu cahil. Tepkilerse dolayısyla son derece yetersiz. Her zamanki gibi kamuoyu gayet güzel başka gündemlerle manipüle ediliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25199901/
Ahanda uzman görüşü, elimizde badem bıyıklı kriptolog olmadığı için bununla yetineceğiz şimdilik.
YGS’deki şifre iddialarını, ODTÜ Kriptoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Melek Diker Yücel NTV’ye değerlendirdi: Hata sadece medyaya dağıtılan kitapçıkta değil tüm kitapçıklarda var... Sınavın iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
|

06-04-2011, 00:25
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Jan 2007
Mesajlar: 199
|
|
ben bunun kasıtlı yapıldığına inanmıyorum, kasıtlı yapılacak olsa basına adam gibi bir kopyası verilirdi, bu resmen dangalaklık, 1.700.000 değişik kitapçık yapmak için bunların herbirisinin ayrı ayrı dizgiye konması gerekiyor. bu da çok inandırıcı değil, eğer gerçekten o kadar farklı sayıda basıldıysa iki kat daha salaklık  . matbaa işi biraz alengirikli tam net bilmiyorum ama, bildiğim kadarıyla, her bir farklı baskıyı yapabilmek için, baskıya hazırlayabilmek için bi ton uğraş gerekli.
kaldı ki, öğrencilerin doldurduğu cevap anahtarlarını da kontrol ederlerken, bu kontrol eden alet her bir ogrenciye ait cevap anahtarını sistemden bulup eşleştirip ona göre doğrusunu yanlışını çıkartıyor olması lazım. eğer tamamen rastgele olarak şıklar yer değiştirirse. ki bu da eğer yanılmıyorsam 1.700.000 adayın sonuclarının acıklanma süresini en az 10 kat uzatır.bunu da yapamazlar, dolayısıyla bütün cevap anahtarlarının aynı olması gerekir. yani tek tip bir cevap anahtarı olması lazım ki makineye 1.700.000 bin kişinin cevap anahtarını tek seferde versinler sıradan geçirsin makine.
e böyle olunca da doğru şıklar sabit kalıp yanlış şıklar yer değiştirince de sanki ortada bir şifre varmış gibi duruyor ama bence düpedüz dangalaklık. günde 50-60 soru çözen ortalama bir öğrenci soruları yaparken direk dikkatini çekmiştir bence
edit: biraz uzak kalmışım gündeme, biraz geç çözmüş gibi duruyor olabilirim tarihi itibari ile ama, haber falan bakamıyordum bir kaç gündür
Konu hysteria tarafından (06-04-2011 Saat 00:29 ) değiştirilmiştir.
Sebep: :)
|

06-04-2011, 00:28
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
hysteria´isimli üyeden Alıntı
ben bunun kasıtlı yapıldığına inanmıyorum, kasıtlı yapılacak olsa basına adam gibi bir kopyası verilirdi, bu resmen dangalaklık, 1.700.000 değişik kitapçık yapmak için bunların herbirisinin ayrı ayrı dizgiye konması gerekiyor.
|
Zaten bu doğru olsa bile, pedagojik hata doğurmaz mı? Eğitimciler vardır sitede, bunu daha iyi anlatabilirler sanırım.
|

06-04-2011, 00:51
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.702
|
|
Çeşitlilik baskıda sorun teşkil eder. Sınav sonuçlarının değerlendirmesi ise etmeyecek gibi, çünkü doğru şıkların yeri sabit.
Şu dönemde tabi şifre adına kesin bir kanıyla konuşmak için erken, yalnız doğru şıkların yerinin değişmemesi buna rağmen 1.700.000 kitapçık basdık söylemi, şaibeye kapı açmış olur. Eğer ben yanlış anlamadıysam, o şifre olarak bulunanlar bir çakışma dahi olsa, şaibe kapanmıyor. Asıl işin zor ve sorunlu yanı burası diye düşünüyorum. 3 Ayrı kitapçıkda doğru şık C ise ve şifre söz konusu ise zaten C şıkkı bulunacak.
"Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya." OSYM ilgili açıklamadan...
ESKİ ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık iddialarıyla ilgili değerlendirme yaparken, “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi.
Daha doğrusu korku impratorluğuydu, korku toplumu haline geliyor. Bunu tek başına AKP de yapıyor diyemem, bir tarafda yapan diğer tarafda ise zemin olan bir durum söz konusu... En büyük sorun korku toplumunun oluşmasıdır...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 .
|