Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 11-11-2012, 20:14
barristor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
barristor barristor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Jul 2011
Bulunduğu yer: cehennemin dibi
Mesajlar: 831
Standart

Baskoylu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tartismalarimiz ve bilgi alis verislerimizi daha saglikli gecmesi icin hic kuskusuz Dialetigi kavramanin onemi cok buyuktur.

Doganin butunu ile uygunluk halinde olabilmemiz icin, Saygi`yi, Sevgi`yi ve Hosgoru ilkesini yuregimizde tasimamiz ve kendimize amac edinmemizden gecer.


Konulari "farkliliklarimiz zenginliklerimizdir" felsefesini yerine kisisel saldirilara birakir, kisir tartisma ve cikmaza goturur....

Saygi ve Insani Sevgilerimle
.
Sevgili Baskoylu ,Atamizin olumunun 74 cu seney-i devriyesinde onu anmak icin acilan bir konuda ona,katil demek,fasist diktator demek ,demokrasi ve emekci dusmani demek ne kadar saygi gerektiriyorsa, ben ve diger arkadaslar zorlanarakta olsa bunu fazlasiyla gostermistir.

Tartsmalarda saygi beklemek en dogal haktir ama bunun icin insanlarin kendi mesajlarina biraz daha ozen gostermesi gerekir.Cunku benim bildigim kadariyla ,verip veristirdikten ,herturlu tehdit ve hakareti yaptiktan sonra karsi taraftan saygi bekleyenler sadece teist insanlardi.

.

"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur.", M.K. ATATÜRK
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 12-11-2012, 07:42
Baskoylu Baskoylu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.283
Standart

aydoe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Başköylü kardeşim ,

Sevgi ,saygı ve hoşgörü benden sana olsun.

Burası bir forum ve tartışma platformudur , insanlarda yazdıklarından sorumludur.

Siz aşağıya alıntıladığım paragrafınızda ülkemizde PKK ve BDP 'nin önderliğni yaptığı ilkel milliyetçi ve gerici ulusal kurtuluş mücadelesi olduğunu ve bu mücadelenin doğru olduğunu söylemektesiniz .
Ve de bu söyleminiz de sizin Marksist Leninist olduğunuzu gösterirmiş !

Marksizm-Leninizmin ne alakası var ilkel milliyetçi ve gerici ulus mücadelesi ile .

''Bugun Turkiye`de verilen Ulusal Kurtulus Mucadelesinin onderligini yapan PKK ve BDP nin Ilkel milliyetci ve gerici bir akim oldugunu savunup verilen mucadeleninde dogru oldugunu savunuyorsak.. Marksist ve Leninist bir dusunceye sahip oldugumuzu gosterir.'' Başköylü

Mustafa Kemal 'de ulusal kurtuluş mücadelesi vermiş o faşistmiş.

Abdullah Öcalan 'da faşist mi ?
Saygideger aydoe Dost.

Lenin ulusal sorun uzerine; Ezilen ulusun milliyetciligi ilericiliktir, fakat herturden ulusal mucadelenin altinda pazar yattigini soyler.

yani Ezilen ulusun, kendisi uzerinde Milli baski ve milli zulum varsa, onun varligini inkara gidip, yok etmek icin caba harciyorsa... kimligini yok sayip, asimile politikalari ile varligini ve kimligini yok etmeye calisiyorsa... Ezilen ulus kendi hak ve ozgurlukleri icin verdigi ve verecegi mucadele ilerici bir mucadeledir. yanlis anlasilmasin Marksist ve Leninist cizgisinde bir mucadele degildir.
Tipki Dinci, Gerici ve Feodal bir kadinin kocasinin fasizan baskilarina karsi gosterdigi tepki ve aradigi ozgurluklerin Ilericilik olarak kabul edilmesi gibi.

Sinif bilincini kavramamis ama is verene karsi haklarini almak icin greve gitmesi ve farkli eylemlerle hakkini aramasinin Ilericilik olarak kabul edilmesi gibi.

Dolayisiyla Turkiye Kurdistaninda Verilen Ulusal Kurtulus Mucadelesi Ilerici ve hakli bir mucadeledir.
PKK ve BDP Kurt Halkinin hakli mucadelesine onderlik yapacak bilince sahip olup olmadigi tartisilir, Kurt halkinin bagimsizlik ve ozgurluk mucadelesine onderlik yapa bilecek kapasitedemidir, degilmidir tartisilir.

Sonuc olarak Turkiye`de PKK, BDP, Dev Yol, Dev Sol, MLKP, TIKKO ve sayamadigimiz daha bir cok orgutun Terorist olarak gosterilmeye calisilmasi.. Fasist duzenin borazanligidir.
Asil Terorist, yani Turkiye sinirlari icinde 1920 lerden bu yana toplu katliamlari ile, Cinayetleri ile yargisiz infazlari ile, iskenceleri ile, goz altinda kayiplari ile fasist teror estiren, TERORIST Fasist duzenin kendisidir...
Bu fasist kohne duzen kuruldugundan bu yana fasist yasalari ve kanunlari ile kendisini ve kendi lider ve onderlerini koruma altina almis, dokunulmazliklari ile Turkiye halklarini sindirmis ve korkutarak, nutuklari ile, yalan ve sahtekarliklari ile basin, yayin ve okullarda bagira bagira zorla insanlara empoze edilmektedir.

Yani Kurtulus Savasindan Sonra, Irkci, Milliyetci Gerici ve Batili Emperyalislerin Yalakaligini Yapmis olmasina ragmen...
Emperyalizme Karsi Verilen Ulusal Kurtulus Mucadelesini nasil destekliyor ve dogru bir mucadele oldugunu savunuyorsak....
Turkiye Kurdistaninda verilen ulusal mucadeleyide ayni sekilde desteklemek her Marksist ve Leninist Devrimcinin gorevidir, Her domokrat ve aydinin gorevidir.

Oncelikli olarak, Kurt Sorunu parcali bir sorundur.
Yani Kurdistan olarak tanimlanan bolge,tek bir ulkenin topraklari icersinde olmadigindan dolayi,
Komunistler bu sorunun cozumunu ,leninizmin olmazsa, olmaz ilkelerinden olan UKKTH baglaminda ele almalidirlar.

Yani komunistler, uluslarin kendi kaderlerini belirleme hakkini,
kosulsuz ayrılma hakkinida icerecek bicimde savunmalidirlar.

Eger komunistler ezen ve ezilen ulus proleterlerinin birligini saglamak icin mucadele vermek istiyorsa,
ilk yapmaları gereken,her iki ulus proleterleri arasinda var olan etnik ayirimcilik temelinde ortaya cikmis veya duzen tarafindan bilincli olarak yaratilmis olan bu guvensizlik ortamini ortadan kaldirmasi gerekir.
Halklarin kardes oldugunu, Fasist duzen ve komprador burcuvazinin kalles oldugunu siyasi bilinci ile ispatlamalidir.

Bunun temel yoluda, yukarda tanimladigimiz gibi UKKTH ni savunmaktan gecer.

Burada dikkat edilmesi gereken konu, iki ayri kavrami birbirinden ayrimaktir. Hakkin savunulması ile bu hakkin kullanilmasi kavramlarini, bir ve ayni gorulmesi basli basina yanlistir.

Hakkin savunulmasi bir mutlaklik tasirken,
hakkin kullanilmasi belirli kosullara baglidir.
Hakki kullanacak olan ve bunun kararini verecek olan ezilen ulusun kendisidir.
Tabiki komunistler birlikten yanadirlar.
Ancak bu birliktelik gonulluluk temelinde olabilir. Bunun disinda ezen ulus proleterlerinin, bu konuda ortaya koyacagi her tavir,
ezilen ulus proleterlerinin ozgur iradesine ipotek koyma, veya etkisi altina alma anlamina gelir ve dayatma olur.
Bunun siyasi literaturdeki adı,
"SOSYAL SOVENİZM dir."

Hakkin kullanilmasinda temel alinacak kosullar ne olmalidir?

1) Bu hakkin kullanılmasinda,
Hakki kullancak olan halkin,kendi ozgur iradesiyle,her hangi bir empereyalist mudahale olmadan bu kullanima karar vermesi

2)Bu kullanimin isci ve emekci sinifinin genel ve evrensel cikarları ile celismemesi.

Komunistler olaylara ve olgulara sinif temelinden bakarlar.
Taraf olduklari ve olmalari gereken olgu, emek ekseninin cikarlari olmaldir,
Iste bu temele dayali yaklasim ve bakis,
Komunistlerin bagimsiz sinif siyasetini olusturur ve sinif bilincini yukseltir.

Mustafa Kemal 'de ulusal kurtuluş mücadelesi vermiş o faşistmiş.

Abdullah Öcalan 'da faşist mi ?
Ataturk`un Kurtulus Savasinda Emperyalistlere karsi verdigi mucadelenin fasist bir mucadele oldugunu soylemis olsaydim!!!!! boylesi bir soru sorma hakkina sahip olabilirdiniz..... bazen yazilan makaleleri ve konulari anlamadan cevap yazmaya calismamiz bizleri telafisi olmiyan hata ve yanlislara iter.
Dolayisiyla bazi arkadaslarin Etkinin nitelik ve niceligini kavramadan veya anlamadan tepkileri cok sert ve kisisel hakaretlere kadar gitmektedir.. Bu konuda herkes kendisine yakisani yapmaktadir.....

Saygi ve Insani Sevgilerimle
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 12-11-2012, 14:33
idontneedagod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
idontneedagod idontneedagod isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 May 2012
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1.053
Standart

Baskoylu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonuc olarak Turkiye`de PKK, BDP, Dev Yol, Dev Sol, MLKP, TIKKO ve sayamadigimiz daha bir cok orgutun Terorist olarak gosterilmeye calisilmasi.. Fasist duzenin borazanligidir.
Sayın Baskoylu dostum;

Aslında tartışmaya katılmak istemiyorum. Kendimi bu konuda yetkin de görmüyorum. Ancak şunu sormadan geçemeyeceğim;

Bir ülkede kolluk kuvvetlerine karşı silahlanan ve onlarla mücadeleye giren, orada burada bomba, mayın patlatan, binlerce kişiyi öldüren, çok daha fazla sayıda üyesini de kurban veren bir grup insan sizce ne olarak adlandırılmalıdır? Bu ve bunun gibi örgütler karşı mücadele verdiği ülkeye göre terörist değil de nedir?

Kürt Halkının haklı taleplerinin (Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında)savunulması mı konu yoksa ülkenin doğusunu Irak ve Suriye'nin kuzeyini içine alan bir Kürt Devleti mi? Önce bunu belirginleştirirsek, tartışmanız daha anlamlı olacaktır. PKK neyin mücadelesini vermektedir?

Bir mücadelenin büyük devlete, egemen güce karşı veriliyor olması o mücadelenin "faşizme karşı / emperyalizme karşı" verildiğinin göstergesi midir? Bir ülkenin kendi sınırlarını korumaya çalışması ve saldırılara cevap vermesi neden faşizm diye adlandırılsın?

Sorularımı sorduktan sonra da beni bir nebze tanıyabilmeniz için kendi düşüncemi birkaç cümlede özetlemek isterim.

Atatürk Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir figürdür. Dönemin şartlarına göre ve ülke çıkarları doğrultusunda yaptığı bir çok yararlı reform olmasına karşın, bir çok uygulamasının da bugün hala zararlarını görmekteyiz. Herkes ve herşey tartışılabilir, buna Atatürk de dahil.

PKK ve Kürt mücadelesi konusunda ise Kürt halkına karşı T.C. sınırları içerisinde yürütülen / yürütülmüş kültürel olarak asimilasyon politikalarına tamamen karşı olmakla beraber Kürt halkının kültürel taleplerini sonuna kadar desteklemekteyim. Buna anadilde eğitim / savunma hakkı gibi haklar da dahildir. Ancak bu mücadelenin siyasi olarak verilmesi taraftarıyım. Ülkenin iç huzur ve güvenliğine karşı silahlı hiçbir mücadeleyi tasvip etmemekle beraber, PKK'nın gerçek amacının Kürt halkının kültürel hakları olduğuna inanmamaktayım. Bu hakların alınması zaten PKK'nın varlığını anlamsızlaştıracaktır. PKK bir baskı unsuru olarak var olmak ve olası bir Kürt devletinin güvenlik amiri olmayı istemektedir.

Saygılar.

altyazılandırdığım videolar

Herşey incelikten kırılır, insan ise kabalıktan kırılır.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 12-11-2012, 17:58
Baskoylu Baskoylu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.283
Standart

Saygideger idontneedagod Dost

Bir ülkede kolluk kuvvetlerine karşı silahlanan ve onlarla mücadeleye giren, orada burada bomba, mayın patlatan, binlerce kişiyi öldüren, çok daha fazla sayıda üyesini de kurban veren bir grup insan sizce ne olarak adlandırılmalıdır?
Kurtulus savasinda, Emperyalizme karsi verilen mucadeleye ne ad verilirse, bunada ayni sekilde adlandirabilirsiniz.

Tarihte haklar yalvarmakla alinmamistir, egemenler hic bir zaman kendi istekleri ile hak vermemistir.
Hak ve Ozgurlukler hep zor ile alinmistir.
Basta DEVLET nedir olgusunu kavrarsak, Devlet kimin temsilcisi ve kimin koruyucusudur bunlari kavrarsak kimin terorist oldugu, kimin saldirgan ve nice haksizliklara imza attiginida gormus oluruz.

PKK nin zaman zaman halka yonelik yapmis oldugu karsi devrimci eylemleri siddetle kinamak her devrimci ve ilericinin gorevidir, Ayni zamanda PKK nin Fasist duzene karsi vermis oldugu hakli mucadeleyi desteklemek yine her devrimci ve ilericinin gorevidir.

Devrim, Devrimci ve Devrimcilik kistaslarina disardan bakildiginda bir birine cok yakin gorunmesine ragmen bir birinden cok farklidir.
PKK nin verdigi mucadeleyide bu gozle baktigimizda daha dogru tahliler yapacagimizdan eminim.

Baska bir ornek verecek olursak, ABD`nin dunya genelinde estirdigi Teror ile katliamciligini ve insanlik dusmanligini bilmiyen bir ulke gosteremezsiniz.
Dunya Halklarin Bas Dusmani Olan Emperyalizmin Basini Ceken ABD`ye karsi gelen her ulke ve her birey terorist olarak gosterilmeye calisip, Halklari ABD yanlisi ve taraftari olmaya caba gosteriliyorsa........
Fasist T.C de bunun aynisini yapmaktadir, Cunku Ondan Ders Alan, Onun Direktifleri ile hareket eden bir duzendir....

Kürt Halkının haklı taleplerinin (Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında)savunulması mı konu yoksa ülkenin doğusunu Irak ve Suriye'nin kuzeyini içine alan bir Kürt Devleti mi? Önce bunu belirginleştirirsek, tartışmanız daha anlamlı olacaktır. PKK neyin mücadelesini vermektedir?
Saygideger Dost

4 Ulke tarafindan isgal edilen, milli baski ve milli zulum altinda inim inim inletilen Kurt halkinin Kendi Kader Tayin Hakkini Tayin etmesi kayitsiz sartsiz desteklenmelidir, ayni zamanda yapilan onderligin nitelik ve nicelik teki cizgisine yani izledigi siyasi cizgisi Anti Komunist, Anti Sosyalist ve Anti Demokrasi bir cizgide ise desteklendigi gibi, buna karsi ideolojik mucadelede verilmesi gerekir.
Vurgulamaya calistiginiz sekilde, Kurt Halkinin asirlarca yasadigi topraklar Kurt Halkinin kendi topraklaridir, 4 Ulke sinirlari icinde olan bolge KURDISTANDIR.....
Komunistlerin Sinirsiz ve Sinifsiz bir dunya yaratma teorisi ise bu gibi sinirlari yerle bir edecektir.

Bir mücadelenin büyük devlete, egemen güce karşı veriliyor olması o mücadelenin "faşizme karşı / emperyalizme karşı" verildiğinin göstergesi midir? Bir ülkenin kendi sınırlarını korumaya çalışması ve saldırılara cevap vermesi neden faşizm diye adlandırılsın?
Saygideger Dost.
Bu konuda "V. İ. Lenin: Uluslarin Kaderlerini Tayin Hakki"
kitabini incelerseniz aradiginiz cevabi bulursunuz.....

Saygi ve Insani Sevgilerimle.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 12-11-2012, 18:07
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Kürtlerin kültürel haklarının Türk kökenli Türkiye vatandaşları tarafından desteklenmesi Kürt'lerin sorununu tek başına çözmeye yetseydi sorun zaten çözülürdü. Türkiye Devleti bunca sözde iyileştirmeye, kardeşlik tatavalarına rağmen Türkiye'nin doğusunda umarsızca insan öldürüyor, yalnızca askeri yatırımlarını artırıyor, Kürdistan Coğrafyası'nın kullanılamaz hale gelmesi için elinden ne geliyorsa yapıyor. Daha bir kaç ay önce 34 insanı öldürüp bir özür bile dilemediler, üstelik olayın olduğu ilk günlerde birbilerini tebrik ve takdis etmekle meşguldüler. (Yakın bir zamanda Ümit Kıvanç'ın bu konuyla ilgili bir belgeseli olacak. Yayımlandığında şuradan izleyebilirsiniz.)

Ne AKP hükümetinin ne de bundan önceki hükümetlerin bu sorunu çözme diye bir derdi yoktu. Tek yaptıkları, evvelden bu zamana intikal etmiş Kürt asimilasyonunu farklı farklı boyutlarda devam ettirmek. Zira asimilasyon süreci artık tek başına değil, bir halk gütme politikasının da yan ürünü olarak devam ediyor ve Türkiyeli Türk'ler "Dur ulan ne oluyor!" demedikçe sorunun çözüme ulaşması zor.

Muhafazakarlık soslu Türk milliyetçiliği, yani günümüzde AKP'yi seçen zümrenin çoğunluğu bu sorunun çözümü önündeki engelin ta kendisi. Aslında bu bir paradoks. Zira halkın çoğunluğunu bu denli çözümsüz bir kafa yapısına evrilten de yine bu çarpık, devletçi siyasi anlayışın kendisi. Bu nedenle, büyük ihtimalle herhangi bir Türk siyasi liderinin Kürt cephesiyle müzakere edeceği varsa bile bunu yapması yakın gelecekte olanaksız. Çünkü seçimlerde oy alabilmek için tüm liderler uzlaşmaz olmak zorunda. Elbette çoğu lider zaten uzlaşmak derdinde bile değil, varolan siyasi tavrı daha da ileri götürerek, yapılan insanlık suçlarını dahi "milli" maskelerle süslüyor karıncanın belini de incitmeden oy topluyorlar. Halkın büyük kesiminin tutuculuğu, çözümsüzlüğü "dış mihraklarla mücadele" sandığı bir ülkede tersini yaparak oy toplanamaz. Ne gariptir ki bu dış mihrakların dünya genelindeki en büyük ticari, askeri müttefiki de yine Türkiye Devleti.

Bu yalan dolan girdabı içinde hemen hemen hiç bahsedilmeyen en sahici şey ise gerçekten madur durumdaki fakir Kürt bireylerinin bitmeyen insanlık dramı. Genel siyasi anlayış bu insanlara da devletin tinercilere, sokak çocuklarına, travestilere, çingenelere, zerdüştlere, "afedersin" Rum'a Ermeni'lere yaptıklarını reva görüyor. Sanrım Türk Devletinin ayrımcılığa gitmediği tek nokta "ötekilere" yaptığı zulmün dozu.
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 12-11-2012, 21:31
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Sevgili Başköylü ,

Konuyu güzel ele almışsın yazdıklarına katılıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet projesidir ve de mimarı Mustafa Kemal'dir .

Osmanlı yıkılıyor ve küllerinden yeni bir cumhuriyet kuruluyor keşke koşullar uygun olsaydı da bu cumhuriyet demokratik halk devrimiyle kurulsaydı ,adı Anadolu Cumhuriyeti olsaydı ve tüm halklar kendilerini temsil hakkını bulabilselerdi .

Osmanlı heterojen bir topluluk her tür millet var ,Çerkesler ayaklanmış ,Rumlar karadeniz bölgesinde ,Kürtler Doğu ,Güneydoğu 'da kurucu önder de TC ye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür demiş.

Kabul eden etmiş etmeyenler de savaşıyor .

Mustafa Kemal döneminde çok büyük işler yapmış çok akıllı iyi bir asker ve iyi bir siyasetçi .

Başarılı olmuş ki halen kurmuş olduğu TC 'de yaşamaktayız .

Halkımız ne yapmış ?

Mustafa Kemal 1938 de ölmüş ,öleli 74 yıl olmuş .

Ne yapmışız 74 yılda ?

Bizler ateistiz değl mi? Bir zamanlar bu ülkede ezan Türkçe okunmuş , mümkünmü şimdi ezanı Türkçe okutabilmemiz ?

Mustafa Kemal dönemine göre ilerici ,ulusal kurtuluş mücadelesine önderlik etmiş ve bir ulus devlet kurmuş .

Biz ne yaptık ?

Sovyetler Birliği dağıldı sosyalizmin inşası başarısız oldu .

Suçlusu Lenin mi ?


Kürt meselesi uzun mevzuu bu konuyu Kürt meselesi başlığında tartıştık .

Kürtler davalarında haklıdır ,ben de Kürt olsaydım herhalde PKK lı olurdum.

Adam ben Kürdüm ,ben Türküm diyeceğine ben işçiyim ,ben emekçiyim ben halkım ben her şeyden önce insanım dese daha iyi değil mi ?

Kürdistan kurulacak diye binlerce insan ölecek ,kuruldu diyelim ne olacak ?

Kuzey Irakta Kürdistan'ı ABD kurdurdu 1990 yılından beri ABD ordusu Irak'ta .

Ama etnik ve dini temelde halkları bölüp parçalamak ve savaştırmak emperyalizmin bir oyunu ve ortadoğuda kontrol edilebilir düşük ve de orta yoğunlukta savaş onları işine geliyor .

Ulusların kaderlerini tayin hakkı olmalıdır tabiki ama siz yazmışsınız

Baskoylu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Hakkin kullanilmasinda temel alinacak kosullar ne olmalidir?

1) Bu hakkin kullanılmasinda,
Hakki kullancak olan halkin,kendi ozgur iradesiyle,her hangi bir empereyalist mudahale olmadan bu kullanima karar vermesi

2)Bu kullanimin isci ve emekci sinifinin genel ve evrensel cikarları ile celismemesi.
Bölge emperyalizmin müdahalesi ve fiili işgali altındadır .

Kürtlerin bu savaşı işçi ve emekçi sınıfa ne kazandıracaktır ?

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 12-11-2012, 22:56
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.562
Standart

Sevgili arkadaşlar,

Atatürk'ün yaşadığı çağa göre çok ileri düşünen, askeri ve siyasi dahi bir önder olduğunu düşünürüm. Geçmişi çok iyi tahlil etmiş, ülkesinin geleceğini de çok iyi tespit etmiş, güçlü iradeli, anti emperyalist, devrimci eşsiz bir liderdir bana göre. Bütün bu özellikleri ile birlikte aynı zamanda bir insandır. Hata da yapabilir, yapmıştır da.

Kendisini acımasızca eleştirenler, faşist olmakla itham edenler olayları bütünüyle değerlendirmemektedirler.

Bir yanda yok olmak üzere olan bir imparatorluk, bir yanda sefahat ve acz içinde padişah, bir yanda işgalci emperyalistler, bir yanda cehalet ve sefalet içinde halk, bir yanda işgalcilerin borazanı olmuş şehülislam, bir yanda hain bürokratlar, mandacılar, bir yanda yıllardır galibiyet kazanamamış zayıf bir ordu, bir yanda iç isyanlar, bir yanda sürekli yaşanan toprak kayıpları...

Bu durumdaki bir enkazdan bağımsızlık fikrinin doğması ve yurdun her yanının gezilerek anlatılması, bağımsızlık iradesinin ortaya konması, insanların desteğinin kazanılması, işgalcilerin ve hainlerin olumsuz etkilerine karşı direnilmesi, ihtihbarat sağlanıp istihbarat verilmemesi, tarihte çığır açan "hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır" askeri savunma stratejisinin doğuşu, düşmanın savaşlarda planlı bir şekilde adım adım zayıflatılması, nihayetinde ezilerek yurttan atılması...

Kişisel bir menfaat güdülmeksizin Cumhuriyetin, meclisin kurulması, Arapçı Osmanlı zihniyetinin tüm izlerinin silinmeye çalışılması, harf devrimi, dil devrimi, kılık kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapanması, eğitim seferberliği, kadın hakları, seçme seçilme hakkı, hukuk konularındaki dönemine göre oldukça ileri düzenlemeler, tamtakır bir hazine, iç muhalefetle mücadele, gerici isyanlar, yurt gezileri, toplantılar, kanunlar, sanayi hamleleri...

Bunları yaparken geçmişten alınan dersler nelerdi ? Özlemler nelerdi ? Elde neler vardı, insanların zihinsel, kültürel, eğitimsel durumu nasıldı ? Neler yapıldı ? Nasıl yapıldı ?

Denebilir ki, bazı uygulamalar hatalıydı. Evet, bazı uygulamalar şimdiki şartlarımızla değerlendirildiğinde hatalıydı. Belki o zamanın şartlarına göre de hatalıydı. Ama bir kaç hata yapılmış olması, Atatürk'ü faşist olarak nitelendirmek için haklı bir gerekçe olmaz.

Bu yüzden ne söylediğimizi bilerek konuşalım.

--/--

Çok genç yaşta Marksizm ile tanıştım ve ilerleyen yaşlarda Marksizm ile tanışmama vesile olan abilerin Marx, Lenin gibi kişilerin papağanı olduğunu düşünmeye başladım.

Benim Das Kapital'den anladığım, Marx'ın gerçek bir dahi olduğu ve kapitalistlerin insanları nasıl sömürdüğünü, nasıl sınıflar yarattığını çok iyi biçimde deşifre ettiğiydi. Das Kapital bu anlamda bir baş yapıttı. Marx, deşifreyi nefis bir şekilde tamamladıktan sonra kapitalizmin nasıl kırılacağına ilişkin kendi pratiğini de sunuyordu. Pratiğinde halkın nasıl örgütleneceği, üretim araçlarının nasıl geliştirileceği, üretimin nasıl yapılacağı, toplumda kadının, çocuğun rolünü ince ayrıntılarına kadar düşünmüş, sunmuştu.

Benzer şekilde Lenin de kendi pratiğini sunuyordu. Lenin'e göre halkın en azından uzun bir süre aydınlarca yönlendirilmesi, eğitilmesi gerekiyordu vs., uzatmayayım, elbette bir çok komünist pratik geliştirilmiştir. Bazıları da fiilen bazı ülkelerde uygulanmıştır, uygulanmaktadır. Bu pratikler halkın gıda, sağlık, eğitim, barınak, enerji gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması noktasında göreceli başarılı olmakla birlikte özgürlük, huzur gibi noktalarda da çok başarısız olmuştur. Alternatifi olmayan yayın organlarıyla beyin yıkamaya, insanların fişlenmesine, sürgününe, mahkumiyetine, idamına sebebiyet veren bir yöne gitmesi kaçınılmazdı ve nihayetinde Stalin ve Mao'nun tereddütsüz faşizm olarak nitelendirebileceğimiz uygulamalarında 75 milyondan fazla insan öldürülmüştür.

Bu bakışla komünizmi değerlendirirsek, toplumda çok çok geniş kitlelerce benimsenmediğinde kolayca bir baskı rejimine dönüşeceğini, bundan insanların zarar göreceğini anlamak gerekir. Haliyle Marx'ın, Lenin'in, diğerlerinin pratikleri kendilerini bağlar. Bir Türk komünist, kendi halkının dokusuna uygun politikalar geliştirmeli, halkını buna hazırlamalı, bilinçlendirmeli ve kendi komünist pratiğini geliştirmelidir. Komünizm talebi öncelikle halktan, üstelik halkın çok çok büyük çoğunluğundan gelmedikçe faşizme dönüşmeye ve başarısız olmaya mahkumdur bana göre. Marx'ın, Lenin'in, Engels'in, diğerlerinin öğretilerini okuyup faydalanmak başkadır, onların papağanı olmak başkadır. (Hayatımdaki papağanlarla uzun süre önce ilişkimi kesmişimdir. Bunlarla bir şey tartışmak mümkün değildir çünkü. Müslüman "peygamber" der, bunlar "Lenin". Müslüman, çocukların beynini Kuran'la, hadisle yıkar, bunlar da gençlerin beynini Lenin'in kitaplarıyla, aralarında bir fark görmem.)

Oysa ki, özgün fikirler üretmek düşünebildiğinizin, tarafsız bakabildiğinizin, üretken olduğunuzun en önemli kanıtıdır.

Özellikle Marx çok önemli bir değerdir, kitapları din, dil, ırk, görüş ayırdetmeksizin tüm insanlar tarafından okunmalıdır. Ancak her kişi, görüş, ülke kendi pratiğini üretmek ve halkını bilinçlendirmek durumundadır. Bu yönde fikir üretimi en kötü ihtimalle halkın bilinçlenmesi ve demokrasinin, hukukun, hakların, özgürlüklerin gelişmesi demek olur ki; bu, toplumda geniş kitleleri memnun edecek bir sonuçtur.

Kitaplardaki pratikler ve geçmişteki ugulamaların Osmanlı'nın devamı olan bir halkta aynen uygulanabileceğini düşünmek gerçekçi değildir bana göre ve halkı çok mağdur edecektir.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 12-11-2012, 23:34
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Kürt sorununun salt Kürdistan kurma davası olduğunu savunan, dönüp dolaşıp dış mihraklar, emperyalizm emelleri türevi devlet kökenli savunular sunan birinin devrimci halk hareketini veya Kürt'lerin içinde bulunduğu durumu anladığını düşünmüyorum. Olayın merkezinde de zaten bu tür "ortada bir sorun yok, Kürtler ne yapmak istiyor?" minvalinden şeyler yatıyor aslında. Devlet, "Kürt yoktur dağ Türk'ü vardır" dan ancak buraya gelebildi, onu da kimsenin beğenmediği PKK'nın zoruyla başardı.

Bence "terör terör" diyenlerin "terör nedir?" sorusunu bir etraflıca düşünmeleri gerekiyor. Terör, çoğunluk örgütü devletin elinden çıkınca nasıl dış mihraklarla kutsal mücadeleye dönüşüyor ve meşrulaşıyor? Terörist kime denir? Filistin Kurtuluş Örgütü kime göre terörist bir örgüttür, kime göre değildir? Neden asker tek atımda 34 kişi öldürünce ölenler Merkür'lü muamelesi görüyor da İstanbul'da bir vekilin oğlunun burnu kanayınca olaylar patlak veriyor?

Sen bunlara tek cevap vermeyip yalnızca teröristler şöyle böyle diye ahkam kesersen elbette bir şeyleri gerçekten idrak edemiyorsun, devletin zokalarını güzel yutuyorsun demektir. Burada zihin okuması yapıp vay sizi Kemalist borazanları demem işi çözmüyor. Ancak kemalist, Atatürkçü arkadaşların 2012 yılında hala neden Atatürk idealleriyle bir yerlere varmaya çalıştıklarını da anlamam mümkün değil. Atatürk için yüksek dava adamı, büyük asker, büyük kurtarıcı diyorsun vs. hepsine eyvallah. Zira bunları söylemek bana dayatılmadığı sürece umrumda değil. Ama bitir ve ileriye dön artık arkadaş yeter, dünya 1938'den bu yana kaç tur attı, neler gördü geçirdi sen hala aynı kafanın ürünleriyle yaralarını iyi etmeye çalışıyorsun. İnsanın kendini tenkit ederken gerçekten nesnel olması demek, kangren parmağı düşünmeden kesmeye hazır olmayı gerektirir. Bir mürid için o sakalları tek seferde kesmek, dergahtan ayak kesmek zor. Ama en azından bir ışık göster be arkadaşım göster ki gelecek için umutlanalım.

İşin düşündürücü diğer yanı ise din putundan kurtulmuş zihinlerin bu ikinci putu bir türlü bertaraf edememeleri. Devlet öyle fiziksel, kanlı canlı bir hamaset, korku, ego putu yaratmış ki her kırılan kabuğun altından yeni farklı kabuklar ortaya çıkıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 12-11-2012, 23:43
KızıL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KızıL KızıL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
Standart

Ulusalcılıkla şoven duygularla milliyetçilikle hala biyerlere gelinebilkeceğini zannedenler varsa tarih çok kısa zamanda yeniden gösterecektir ki bu beyhude bir uğraş..

halkların kardeşçe yaşamasının en mümkün yolu sınıfsal tabanlıdır..
sorunların çıban başı emperyalizm yenilmeden sorunsuz bir yaşam zaten yaratmak mümkün olmayacaktır..

kapitalizmle mücadele etmeden emperyalizm yenilmeden hiçbir dünya halkı kardeşçe yada aynı topraklarda yaşayamaz..
bu mücadelede asla milliyetçilikle olmayacaktır
tek çıkar yol sınıf savaşıdır...

ÖRGÜTLENİN!!!
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 12-11-2012, 23:59
Kurmay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurmay Kurmay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2012
Mesajlar: 209
Standart

Öncelikle güneydoğuda kürdistan hayallerine kapılanlarla tartışmaya gerek yok bu kişilerin amacı ne haktır ne hukuktur asıl amacları ırkçı bir tutumdan ibarettir. bölgede bir devlet kurmak demek hangi mantığa uyar sosyalist birisi bütün ülkedeki fakir,yoksulları düşünmesi gerekmezmi niye sadece belli bir ırk temel alınmakta hani sınıf kavgası bırakacaksınız bu ayakları. sizlerle ne zaman konuşsak aşiret ağalarının ayaklanmalarını desteklersiniz ama lafa gelince feodalizme karşıyız olur. başınızdaki ağalara şeyhlere baş kaldırmazsınız gelir devlete kafa tutarsınız sonrada devlet bize bakmıyor olur. bu ülkede sadece güneydoğusu değil yer yerinde fakirlik var her yerinde özgürlük sorunu var bana bu terörist hareketleri haklı göstermeye çalışmayın tarihsel baktığımızda hep amaç aynı ülkeyi bölmek olmuştur. ne zaman oradaki aşiretlere dokunulmuştur o zaman isyan çıkmıştır. ne zaman oradaki aşiretler dış merkezli kışkırtılmıştır o zaman isyan çıkmıştır. devlet oradaki halkı bu kan emicilerden kurtarmak istemiştir eğitmek istemiştir bu seferde asimilasyon yapıyorlar denilmiştir. hani o zamanki aşiret ağalarını anlarımda şimdiki sözde sosyalistler niye bunları destekler hiç anlamam. varsa bir sorun genel çözülür kürt açılımı mesela tamamen bölücülük benim memleketimdede çok fakir var sıkıntı çeken var özgürlükleri kısıtlı olan var ama açılım yapan yok bu kürtlerin ülkeyi bölme amacındaki isteklerinin dışındaki istekleri hep ortak isteklerdir. gelin bunları beraber çözelim ama bana kürdistandan bahsedersen ozaman orada söz biter mücadele başlar..

"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." Mustafa Kemal ATATÜRK
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
07 Aralık 2011, Gün ''İlluminati''nin Günüdür! murted Konu-dışı 0 07-12-2011 20:12
10 Kasım frodo Politika 8 12-11-2009 00:00
Sitemizin Kasım Ayı İstatistikleri Servis Şartları & Site Duyuruları 1 29-12-2005 19:38

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:34 .