vartor´isimli üyeden Alıntı
Tabi ki mantikli olmaz. Zaten karismadigi apacik ortada cunku oyle bir varlik, yokluk, yok.
Kainatin var olmasina neden olmus olabilecek, iradesiz bir gucun var olabilme ihtimali, ona tanri dememize neden olamaz. Dinlerin tanrilari gibi insanlari etkilemiyecegini agnostikler de biliyor. Onun icin tanriyi bilinmez kabul etmekle uyandirdiklari intiba, olabilecek bir baslangica, hic de oyle dusunmedikleri halde, dinlerin tanrisinin cagristiran aciklamalarla geliyorlar.
Insanlar uzerinde iradesiyle bir etki yapamayan bir guce, tanri kelimesi bile yakismaz, sadece guc der gecersiniz. o guc de olmus olsa da, olmasa da, insanlara bir mana ifade edemez. Ateistler tanri yok derken, iradesiyle hareket eden bir guc olmadigini kast ediyorlar; en azindan ben oyle dusunuyorum.
|
İyi ama sorunlar böyle çözülmez ki! Tanrı bir şeylere karışsa, "neden karışıyor, bak ona kitap gönderdi taraflı ve yanlı davranıyor" bu tanrı olamaz diyorsun. Karışmıyor dediğimizde de "madem yarattı niye karışmıyor yaratıp karışmayan tanrı olamaz" diyorsun! Sana tam olarak ne lazım onu söyleyeyim
Senin fikrin ile yola çıkarsak herkes kendine göre bildiğini okumaya devam eder. Bence yarattı ve karışmıyor derim ve olduğunu iddia ederim. Ben tanrı olsam aynısını yaparım diyorum. Bu da benlik bir tanrının var oluş sebebi olabilir. Şimdi neyi çözmüş olduk?
Bir şeyin görünmemesi onun olmadığı anlamına gelmez bu kesindir. Onlarca basit örnek gösterilebilir. Aynı şekilde insanın kendi kendini tanrı ilan etmesi acizliktir. Kelin merhemi olsa başına sürer misali. Bir tanrıyı veya bir tanrıya benzeyen şeyi reddedebilmek için önce soruların cevabını bilmek lazım. İnsanın elinde somut delilleri olmalı. İnanıp inanmamak olağan bir durum. Kırmızı sana ne kadar kırmızı ise boğaya o kadar kırmızı değil. Bakış açısı ve kapasite meselesi. Yani kapasiteden kastım zeka ile ilgili hakaret tarzı değil yanlış olmasın.
Sen kendi varlığını bir tesadüfe bağladığın vakit, dincilerin alay konusu olmaktan çıkamazsın. Dincilerin Tanrı kavramını çürütebilirsin. Bunun için çok zorlanmadan onların kendi kutsallıklarından vurabilirsin ki bunu yapıyoruz hepimiz. Bu kolay iş. Fakat varlığının öncesini neden olduğunu ve sonrasını ve karanlık madde veya karanlık enerjinin sebebini, evrenin bir sınırı varsa sınırının ötesinde ne olduğunu yoksa neden sınırının olmadığını, başlangıç big bang ise eğer sebebini değil ise ilk parçacığın nasıl ve nereden geldiğini , yoktan var olmaksa yokluğun ne olduğunu, varsak nereden geldiğini, kozmosu geç şuan kendi tanrılığını ilan etmek için 14 milyar yılın tesadüflere yetip yetmeyeceğini ve bu tesadüflerin sebebi+tesadüf olması için ikiden fazla olan temel şeyin ne olduğunu ve neden iki olduğunu daha fazla olmadığını açıklaman lazım.
Bunlar temel sorunlar. Cevap olarak en iyi haliyle hipotezin olabilir ama dünyanın en kral bilim adamını getirsen de somut verileri olmayacaktır. En önemlisi senin benim Einstein'ın koymadığı bir bilinmez kozmos var. Bunu tesadüfe yorsak ta tesadüfü olması için zemini kim hazırladı? Dediğim gibi önce temel sorulara cevap aramak lazım. Sonra kesinlik lazım.
Ben şahsen tanrının ne olduğu gözü kulağı veya enerji olduğu konusunda fikir yürütemem. Çünkü bilmiyorum. Hayalet, dev, cüce, çoban, içinde olduğumuz bir varlık, evren dışında çay simit yiyen birisi... Onu birisinin yaratıp yaratmadığı gibi temel sorulara ben dahil kimse cevap veremez çünkü bilinmez. Verdiği vakit din olur. Bilinmeyen bir şeye neden inanıyorum? Yukarıda ki sorulara cevap verildiği vakit tanrı inancıda bitecektir. O zaman dek mantık olarak BİR YARATICI OLMAK ZORUNDA (bence).
Yanlış anlaşılmasın. Neye inanıp inanmamak tamamen kişiye bağlı. öküze tapsanız da benim bir kazancım yok sizin tercihiniz.