1400 senenin darb ını , uzaklaştırdınız ancak etimolojisi bu ;
Ar ḍarb ضرب [#ḍrb msd.] vurma, çarpma, para basma < Ar ḍaraba ضرب vurdu
Ne ilgisi var "para DaRBtmek"le kadinlara dayak atmanin?
Bakin böyle 1400 sene de 1400 sene diye tutturacaksaniz, benim Kuran'a dayanarak "Kral çiplak!" dememi önleyip agzimi kapatacaksaniz bastan bileyim. Ben özgürce konusmak istiyorum kardesim. 1400 sene de 1400 sene bahanesiyle fasistlik etmeyin.
1400 senedir Zuhruf 5'te Allah ne diyor?
E fe naDRiBu ankum ez zikre safhan en kuntum kavmen musrifîn?
Siz asiri gidenlersiniz diye bos verip Kuran'i sizden DaRB edelim mi?
Birden fazla anlama gelemez mi, yok mu Arapça'da böyle sözcükler?
O bölümü yeryüzünde sizden başka kimsenin o şekilde çevirmemesinin bir sebebi vardır herhalde..
Birden fazla anlama geliyorsa neye dayanarak kesinmiş gibi dövmek deniyor anlamına ve eleştiriliyor? Ayrıca herkes öyle çevirsin, diğeri de farklı çevirsin burda problem ne? Çoğunluk öyle çevirdi diye çoğunluk doğru mudur?
Birden fazla anlama geliyorsa neye dayanarak kesinmiş gibi dövmek deniyor anlamına ve eleştiriliyor?
Neye dayandığını bilmiyorum, ancak birşeylere dayandığı ortada.
Ayrıca herkes öyle çevirsin, diğeri de farklı çevirsin burda problem ne?
Problem, ayetin orijinal bir anlama sahip olması, ve bunun belirlenmesi.
Çoğunluk öyle çevirdi diye çoğunluk doğru mudur?
Çoğunluk değil, Hasan Akçay dışında herkes, anadili Arapça olan insanlar da buna dahil. Yanlış hatırlamıyorsam sayın Akçay kendisinin Arapça bilmediğini de söylemişti, ki ayeti en doğru şekilde içeriklendirmek için özellikle eski Arapçayı da iyi kötü etüt etmiş olmak gerektiğini sanıyorum.
Şimdilik Akçay'ın çıkardığı anlam için sunduğu argüman yeterli gözükmüyor.
Ben de içgözlemin kurbanıyım. Sylvia Plath
Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi... Samuel Beckett
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece... Aşık Veysel
Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür. Maurice Blanchot
İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir. Lacan
Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..? Marilyn Monroe
Ne ilgisi var "para DaRBtmek"le kadinlara dayak atmanin?
Bakin böyle 1400 sene de 1400 sene diye tutturacaksaniz, benim Kuran'a dayanarak "Kral çiplak!" dememi önleyip agzimi kapatacaksaniz bastan bileyim. Ben özgürce konusmak istiyorum kardesim. 1400 sene de 1400 sene bahanesiyle fasistlik etmeyin.
1400 senedir Zuhruf 5'te Allah ne diyor?
E fe naDRiBu ankum ez zikre safhan en kuntum kavmen musrifîn?
Siz asiri gidenlersiniz diye bos verip Kuran'i sizden DaRB edelim mi?
Darb kelimesinin uzaklaştırmakla ne alakası var?
e ızû-hunne : ... ise onlara öğüt verin, nasihat edin... ........derken dogru
uhcurû-hunne : ve onlardan ayrılın, yaklaşmayın, yalnız bırakın .....derken doğru
vadrıbû-hunne : ve onlara vurun... derken yanlış öylemi ?
Tamam kadın uzaklaşsın da NEREYE uzaklaşsın.
Başka bir erkeğe
Babasının evine
Sokağa
Nereye uzaklaştırılacak bu kadın
Kadının uzaklaştırılma sebebi ; İTAATSİZLİK
Bu kadın kime itaat etmiyor ? Üstün olana , dengi olmayana.
Dr Laleh Bakhtiar...................: onlardan uzaga gidin -go away from them
Safi Kaskas...........................: onlardan uzaklasin -depart away from them
The Monotheist Group...........: onlardan ayrilin -separate from them
Dr. Mohammad Tahir-ul-Qadri: onlardan dönüp gidin -turn away from them
Dr. Kamal Omar....................: onlara (ailenin yikilmasini) önerin -bring forward to them (the suggestion for dissolution of marriage)
Bilal Muhammad....................: onlardan ayrilin -separate from them
Mohammad Shafi..................: onlardan dönüp gidin -turn away from them
Edip Yüksel............................: onlari çikarin
Mustafa Islamoglu.................: (geçici bir süre) ayırın!
Y N Öztürk............................: onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin!
Dr Laleh Bakhtiar...................: onlardan uzaga gidin -go away from them
Safi Kaskas...........................: onlardan uzaklasin -depart away from them
The Monotheist Group...........: onlardan ayrilin -separate from them
Dr. Mohammad Tahir-ul-Qadri: onlardan dönüp gidin -turn away from them
Dr. Kamal Omar....................: onlara (ailenin yikilmasini) önerin -bring forward to them (the suggestion for dissolution of marriage)
Bilal Muhammad....................: onlardan ayrilin -separate from them
Mohammad Shafi..................: onlardan dönüp gidin -turn away from them
Edip Yüksel............................: onlari çikarin
Mustafa Islamoglu.................: (geçici bir süre) ayırın!
Y N Öztürk............................: onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin!
Neye dayandığını bilmiyorum, ancak birşeylere dayandığı ortada.
Problem, ayetin orijinal bir anlama sahip olması, ve bunun belirlenmesi.
Çoğunluk değil, Hasan Akçay dışında herkes, anadili Arapça olan insanlar da buna dahil. Yanlış hatırlamıyorsam sayın Akçay kendisinin Arapça bilmediğini de söylemişti, ki ayeti en doğru şekilde içeriklendirmek için özellikle eski Arapçayı da iyi kötü etüt etmiş olmak gerektiğini sanıyorum.
Şimdilik Akçay'ın çıkardığı anlam için sunduğu argüman yeterli gözükmüyor.
Neye dayandığını bilmiyorsanız bilmediğiniz şeyi neden savunmaya çalışıyorsunuz ki? Bunun mantıki temeli ne? Bilip de öyle savunmak daha makul değil mi? Bilgi edinmeden bir şeyi eleştirmenin bir dayanağı yoktur, önce bilgi lazım. Sizin de dediğiniz gibi bir kelimenin birçok anlamı olabiliyor, fakat bunu bilmenize rağmen sanki tek anlamlı imiş gibi kesin konuşuyorsunuz ve kesin konuşmanızın da hiçbir dayanağı yok. Dayanaksız olarak bir şeyi savunup bir şeyi eleştirmeye çalışıyorsunuz. Elinizde hiçbir delil, hiçbir şey yok. Eleştirmek için eleştirilmez.
Bakın orijinal anlam demişsiniz. Yani ayet elbette bir şeyleri anlatmak istiyor değil mi. Ama dövün olarak yorumlanmak zorunda değil. Farklı yorumlayan ilahiyatçılar var mesela. Hasan Akçay dışında herkes dövün olarak yorumlamıyor, dövmekten başka yorumlayanlar da var. Hatta bir video koyacağım. Bazıları geleneksel anlayışla ayetleri farklı yorumluyor, bazıları da yalnızca kuran anlayışıyla ayetleri farklı yorumluyor. Herkes dövün olarak yorumluyor diye bir şey yok. Mesela şu videoyu bir izleyin.
Bu arada "nadribu" Haşr 21'de de geçiyor ve yanına "darb-u mesel" diye bir parantez açılmış, anlamı da "vurgulamak", yani bir şeye dikkat çekmek minvalinde.
Demek ki d-r-b sözcüğünün anlamı açık, Akçay'ın Zuhruf 5'i dayanak göstererek iddia ettiği gibi "uzaklaştırmak" falan değil. Zuhruf 5'te söylediği de şu minvalde olsa gerek, "siz haddi aşan bir kavim oldunuz diye zikirle kafanıza kafanıza vurmaktan (yani sizi yola getirmeye çalışmaktan, sizi uyarmaktan) vaz mı geçelim".
Ben de içgözlemin kurbanıyım. Sylvia Plath
Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi... Samuel Beckett
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece... Aşık Veysel
Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür. Maurice Blanchot
İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir. Lacan
Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..? Marilyn Monroe