
19-09-2008, 00:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 May 2008
Mesajlar: 70
|
|
Dünyda da okadr çk patron varki ben çaliştiğim her yerde bir üstüm önünde eğiliyorum bişd eve gelip o strsle allahin önünde mi eğilcem. önce dünyada kula kulluğu kaldirsin varsa şayet öelbişey yok. Ondan sonra çiksin ban eğilin desin.tanri insanla birlikte varolacaktir .daha sonra yokolacaktir. Başak bi mahlukat varmi evrende kendi hayal ürününe göer hayatini sürdürsün. Hayvanlar kadart özgür olmadi şu insanlar ve de mutlu bid ehayvan olmayi gururlarina sindiremiyolra.bi ahyvan düşünün cinsel yönden beslenme yönünden bi yasaklamasi varmi,yaa kaygilanip üzülüyomu herşeye oda yok. Eee insan olmanin üstün yani ne ozaman.ben düşünen bi hayvanim. Keşke düşünmeseydim zaten bu insanoğlunun çektiği hep bu akilsiz başindan.
|

19-09-2008, 00:34
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2008
Mesajlar: 151
|
|
Şuuru olan insandır.Zaten tanrı bu şuurdan ortaya çıkmıştır.Ben düşünüyorsam tanrı vardır.Tanrıyı düşünen bir bilinçten yoksun bir tanrı olabilir mi?Tanrı da evrimin bir sonucudur.Evrim bilinci ortaya çıkarmış o bilinç tanrı olduğu fikrine kapılmıştır.Bu bilinç, kendisinin onunla konuştuğunu söyleyen insanlar ve onlara inananlar dışında, tanrıyla ilgili ortaya hiçbir kanıt koyamamıştır.Bu tanrı var olması temenni edilen (iyi ve kötünün hak ettiklerini alması gibi) ve bir inancın ötesine geçememiştir.
|

20-09-2008, 01:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
|
|
Sanırım ben bu tanıma uyuyorum.
Yaratana inanıyorum; ama iş dinlere geldiği zaman durum değişiyor.
Bu güne kadar, dinleri sorguladığımda hep bir yerlerden açık verdi. Aklımda hep kuşkular oluştu ve bir türlü bir dini tam manasıyla benimseyemedim.
Yine dinlerin içinde bana en mantıklı gelen Hristiyanlık oluyor; ama onuda bir bütün olarak, Tevrat ile birlikte sorguladığımda Hristiyanlıktan da soğuyorum.
Yaratan güce kesinlikle inanıyorum; ama işin garip yanı neden inandığımı tam olarak ben de bilmiyorum... Bütün bu yaşadığımız süreçlerin boşuna olmıyacağını düşünüyorum. Çevremizde olup biten herşeyin; dünyanın, güneşin, uzayın, insanın, hayvanın... nereden geldiğini çözemiyorum. Ölümden sonra herşeyin birmesini istemiyorum ve yine yaşamak istiyorum. İşte bu tarz düşünceler birleşince de bir Yaratan'ın varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum da...
Zaman zaman Yaratan'ın kitaplarına bakıyorum ve bir çok çelişki, mantık hataları, yanlışlar görebiliyorum ve "eğer Yaratan buysa..." diyip aklımın karıştığı günler de oluyor...
Ama dediğim gibi, Yaratıcı bir gücün varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum
|

20-09-2008, 01:31
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Yaratıcı bir gücün varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum
Zaten tartışmanın bittigi ya da koptugu yer de burası. Düşünceler isteme , yönlendirme eylemini içeriyorsa artık ideoloji haline geliyor demektir.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

20-09-2008, 02:11
|
|
|
İdeoloji..
Güzel kelime.
İnsanı insan yapan idedir demiş birisi.
Sevgili Yolculuklar'a naçizane önerim, Yemeği önünüze uzatılan tespiden seçmek zorunda olmadığınız ve mutfağa gidip dolaptan yemeğinizi kendinizin seçmesidir.
Zira nice yemekler vardır ki, servisi zor olduğu için garsonlar satmak istemez.
Selamlar
|

20-09-2008, 03:54
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
|
|
Zira nice yemekler vardır ki, servisi zor olduğu için garsonlar satmak istemez.@oki
vallahi billahi öyle 
benim'de aslinda anlamadigim bu,
yani monoteist dinlerin allahi yok kabul edelim, ve bunlarin cidden bir masal oldugnu düsünelim, sonucta herseyin bir bilimsel bir aciklmasi oldugnu bilelim, ve dinlerin hepsinin aslinda sonucta basit bir MÜLIKIYET kavrami etrafinda hic de basit olmayan sonuclara sebep oldugunu kabul edelim......
yani sadece o yaratanin varligini aciklayan dinleri red edelim, ve materialist felsefe ile alt yapisini olusturulmus bir komunal hayatin yasarken ebedi mutluluk oldugnu kabullenelim......
yani ben din karsiti olmus olsam bu yukaridaki saydigim gibi olurdum herhalde.....
ama,
tüm bunlara ragmen, allah yoktur TANRI vardir, ve O Tanri gerecek tanridir demek sadece o "gercek" tanirinin elcisi oldugunu ilan etmektan baska degildir de nedir ? yani kim diyor o "gercek tanrinin" var oldugnu ? cidden merak ediyorum, peygambere yalanci diyenler, o "var olan öbür, gercek tanrinin peyagmberiligni mi yapimiyorlar'da ne yapiyorlar.....
kendilerini neden "ya varsa" diye bir acik kapi birakma geregi duyduklarini cidden merak ediyorum....
allah / tanri / mutlak güc ya vardir ya yoktur
bunun arasi cidden bence kendini avuktamtan baska birsey degildir....
|

20-09-2008, 09:55
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
|
|
dilaver´isimli üyeden Alıntı
Yaratıcı bir gücün varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum
Zaten tartışmanın bittigi ya da koptugu yer de burası. Düşünceler isteme , yönlendirme eylemini içeriyorsa artık ideoloji haline geliyor demektir.
saygılarımla
|
Alıntılamış olduğunuz cümleyi yazarken, inanın ki, bu tarz bir yorum alacağım da aklıma gelmişti... Düşünmüştüm... Ama başka bir kelime de bulamamıştım... Bu tarz bir yorum alırsam, açıklamamı yaparım demiştim...
Evet gerçekten de inanmak istiyorum ve inanıyorum da. Ama herşeyden önce bu 'inanmak istemek' e nereden ve niçin ihtiyaç duyuluyor, bunu belirlemek lazımdır.
Bana 'Tanrı'ya inanıyor musun?' diye sorun. Benim de cevap 'Evet, inanıyorum' olur. Bu cevabın üzerine bana 'Madem ki inanıyorsun, o zaman Tanrı'nın varlığını bize ispat et bize' derseniz ben bunu ispat edemem. Sonuçta elimde somut bir kanıt yok. Doğaya bakıyorum, uzaya bakıyorum, kendime bakıyorum ve tüm bunların birbirleriyle uyum içinde oluşna ve dengelerine bakıyorum... İşte tüm bu gözlemleri benim aklım, fikrim, mantığım almıyor... Ve işte bu noktata da bir Yaratıcı'nın varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum; çünkü tüm bu olup biteni başka hiç bir şekilde açıklayamıyorum.
|

21-09-2008, 18:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger YOLCULUKLAR;
Bence onemli olan, tanri kavramina inanip-inanmamak degil; o inanilan tanriya karsi bir yukumluluk, gorev veya teslimiyet duygusu tasimak-tasimamaktir.
Eger, sizin inanciniz; salt bir teorik inanc ve pratikte hic bir davranis icermiyorsa; o inanisin temeli, bazi sorulara cevap bulamamaktan kaynaklanan bir dusunce urunudur.
Bence, bundan da tek kurtulus yolu; epistemolojiyi bilmek, yani bilimin sinirliliginin farkina varmak ve bilimin bugunku cevaplariyla yetinip; arastirmalarinin sonsuz bir temelde devam edecegini bilmek ve bugun aciklanamayan sorularin; zamanla aciklanacagini bilmek ve ne kadar aciklanirsa aciklansin, hala bir aciklanamayan kalacaginin bilincine varmak.
Ayrica, insanoglu yeryuzunde olmadan once de tanri varmiydi?, Tanri kavramini ortaya atan kimdir? Insanoglu, neden bir tanriya ihtiyac duymaktadir? Tanriyi, tanri yapan ozellikler; kim tarafindan ve neden verilmistir? v.s. temelli sorular, eger istersen seni; insanogluna goturur.
Insanoglu, tanriyi aramaz, bilim de felsefe de tanriyi aramaz, sadece, ya tanriya bahsedilenlerin ona ait olmadigini, ya da tanriyi ispat ve inkarin sadece inanc temelli oldugunu v.s. ortaya koyar.
Birde, en onemlisi; tanri-insanoglu arasindaki, bag ve iliskinin nereye kadar cekildigidir. Bunu, kulluk-kolelik duzeyine cekenler, tanriyi kullanarak; cikarlarini diger insanlar uzerinde yerine getirenlerdir. Tanri kavrami, cikarci amac temelinde herzaman bir arac olarak alinmistir.
Cunku sonucta, insanoglunun yasam ve iliskisinde; tanrinin rolunu kim nasil ortaya koyabilir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

03-10-2008, 15:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2008
Bulunduğu yer: DersiM
Mesajlar: 59
|
|
İnananların bir yaratıcıya atfettikleri şeylere bakalım;yüce,ulu,şuurlu,merhametli,ceza veren,gören,işiten,koku alan,bacak bacak üstüne atan((muhammedin bu konuda hadisi var allah gökleri ve yeri yarattı sonra bacak bacak üstne attı diye o yüsden bacak bacak üstüne atmak günahmış))arş a inziva buyuran yani dinlenen,yorulan,kul ona gelince koşan....anlatmak istediğim saydıklarımın hepsi daha sayamadıklarımda dahil hepsi insanda bulunan özellikler insan demekki tanrısını kendi suretinde ve özelliklerinde yaratmış...bir kediye sorsak onun tanrısıda kendi özelliklerine göre olacak göreceli yani...Eğer bir tanrı varsa o bunların hepsinden daha farklı olmalıdır diye düşünüyorum...tabi varsa(yım)
saygılar...
DİNLERE ve FAŞİZME hayır!!!!!
|

03-10-2008, 20:23
|
|
|
YOLCULUKLAR´isimli üyeden Alıntı
Alıntılamış olduğunuz cümleyi yazarken, inanın ki, bu tarz bir yorum alacağım da aklıma gelmişti... Düşünmüştüm... Ama başka bir kelime de bulamamıştım... Bu tarz bir yorum alırsam, açıklamamı yaparım demiştim...
Evet gerçekten de inanmak istiyorum ve inanıyorum da. Ama herşeyden önce bu 'inanmak istemek' e nereden ve niçin ihtiyaç duyuluyor, bunu belirlemek lazımdır.
Bana 'Tanrı'ya inanıyor musun?' diye sorun. Benim de cevap 'Evet, inanıyorum' olur. Bu cevabın üzerine bana 'Madem ki inanıyorsun, o zaman Tanrı'nın varlığını bize ispat et bize' derseniz ben bunu ispat edemem. Sonuçta elimde somut bir kanıt yok. Doğaya bakıyorum, uzaya bakıyorum, kendime bakıyorum ve tüm bunların birbirleriyle uyum içinde oluşna ve dengelerine bakıyorum... İşte tüm bu gözlemleri benim aklım, fikrim, mantığım almıyor... Ve işte bu noktata da bir Yaratıcı'nın varlığına inanmak istiyorum ve inanıyorum; çünkü tüm bu olup biteni başka hiç bir şekilde açıklayamıyorum.
|
İşte ; ''Tanrı mı insanı yaratmıştır , yoksa insan mı Tanrıyı'' sorusunun netliği ve cevabı burada daha da açıklığa kavuşuyor .
Açıklayamadıklarımızın adıdır din .
Ateistler de bunu iddia eder ve doğanın insanları kendisine taptırdığı görüşünü savunur .
Bilim ilerleyip doğa ve doğa olayları açıklanınca dinin sırrı da açığa çıkar .
Oradan buradan aşırılma bir yığın dini masalları bir kenara koyarsak , dinden geriye sır (giz) diye birşey kalmaz .
İnsan , kendi kafasında yarattığı Tanrı ile arasına peygamberlik iddiasındaki birtakım uyanıkların girmesini ise hiç ahlaki bulmaz ve hepten ateizme yönelir .
Konu Aydınus tarafından (04-10-2008 Saat 01:10 ) değiştirilmiştir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:44 .
|