Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 18-08-2006, 10:49
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

Meselemiz, Allahın ne yaptığı meselesi değil. Meselemiz kader meselesi.

Şimdi, bize anlat bakalım, kuranda kader hakkında neler söylenir? Nedir kader? Dikkat et, kurandaki kaderden bahsediyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 18-08-2006, 10:58
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

Allah zamana bağlı değildir.Allah ol der olur.Bu O'nun için bir an kadardır.Bizim içinse belki 6 bin senedir.Bu yüzden yaptığımız ve yapacağımız herşey Allah katında gerçekleşmiştir.Ve doğal olarakta Allah bunları bilmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 18-08-2006, 16:17
kalkandelen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kalkandelen kalkandelen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Jan 2005
Mesajlar: 110
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

Kader diye inandiginiz fantezide bir an icin allah denen akillara zarar olgunun varligina * vede bunun karar mekanizmasi olduguna inanarak..Kaderinde bogularak oldurulmeden evvel tecavuz edilmis bebeler,ana rahminden iki gozu olmayan bebelere kadar iyi bir tasarimci olmadigi meydanda..Helede kaderinde tsunamide olen ikiyuz bini askin muslumanda cabasi..

Muhammed pedonun yazmis/yazdirmis oldugu gulunc kitabin akillara durgunluk veren erotik
ayetlerine bakiniz..goreceksiniz ne kadar gormek istemesenizde..

Kader yazilmissa ve bunu degistiremeyeceksek..Benimde kaderimde bunlari yazmak varmis..heyhat

Dinler afyondur, allah zayif insanlarin kafasinda yarattigi varolmayan birseydir..
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 18-08-2006, 17:16
cokgülünc cokgülünc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Aug 2006
Mesajlar: 58
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

tecavuz edilmis bebeler,ana rahminden iki gozu olmayan bebelere kadar iyi bir tasarimci olmadigi meydanda..
bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler

Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler

tsunamide inleyenler evvela biz nerede günlük notlarımızda nerede yanlışlık yaptık Allahın gadabına uğradık diye
nefislerini muhasabeye çekmeleri gerekir

insan başına felaket kendi yaptıkları yüzünden gelir kardeşim
yapmış olduğun fiiler söylemiş olduğun sözler bu kainata yok olmuyor
işte başına böyle felaket şeklinde geliyor
mana bozlursa maddesde ona denk ve uygun bir şekilde olur
mana iyi olursa maddeside iyi olur
mana bozuk olursa maddeside ona uyguın olur

bunları yapan Allah değil ki
Alahatndır ama seni yarattı ya senden sadır olduğundan dolayıdır

iyi adam bıcağı ekmek kes diye vermiş eline
sen adam öldürüsen şuç sende mi bıcağı yapanda mı
kainatta hangi hayır vardır ki kötülüğe kullanıldığı vakir şer olmasın

Allahta insanların eline imkanlar verir sen kötülüğe kullanırsan hesabını verirsin
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 18-08-2006, 18:54
Murat Murat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Aug 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 60
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler
Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza demek kudreti yok derler .
Burdan ne anlayalım katilide normalide allah yarattı ?

Tsunamide inleyenler evvela biz nerede günlük notlarımızda nerede yanlışlık yaptık Allahın gazabına uğradık diye
nefislerini muhasabeye çekmeleri gerekir.
Kardeş sana bir soru türkiyede 17 ağustos 99 da deprem oldu 45.000 insan öldü bu deprem japonyada olsaydı ne olacaktı ölen sayısı bu kadarmı olacaktı. Sanırım japonların müslüman olmadığını biliyorsundur. Aklımdayken Kabede tarihi boyunca *yaklaşık olarak 15 kere yıkılmıştır bunada bi cevap yazarsan sevinirim.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 19-08-2006, 02:52
kalkandelen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kalkandelen kalkandelen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Jan 2005
Mesajlar: 110
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

inkaretmekgulunc *adli uye herseyin allahtan olduguna inandigini anliyorum..Dunyada en cok izdirabi ceken ulkeler islamla yonetilen ulkeler diyecegim,,gercek islam degil diyeceksin onuda biliyorum..nasil desek?hmmm soyle....Musluman nufusu fazla ulkeler bedbaht ulkeler..nasil?umarim begenmisindir..

Cezayir..musluman muslumanin girtlagini kesiyor..neden kadinin saci gozukmus?sac fetisitlerine protesto amacli olsa gerek..

Iranda bir tek lafla gencecik insanlari idam ediyorlar...allah adina..

allah adina ikiz binalarda 2900 kisi oldu..her milletten..onuda israil yapmisti dimi?

afrikada patlatilan konsolosluklar?Endonezyada bomba ile patlatilan diskotek?

arabistanda cuma gunleri kafalari kesilenler?
Rusyada allah adina ilkokulda oldurulen 200 bebek?

islamin fasistlik oldugunu anlayalim artik..

Allahida ressama benzetmen cok guzel olmus..ta su hic olmamis:Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler
demek Birseyleri guzel yaparken birseyleri cirkin yapacakki allah olsun..dogru demekki onun allah olabilmesi bizimde aaa demememiz icin kucuk bebeklere tecavuz edilip oldurulecek ve ona allah diyecegiz..gulebilirmiyim sana?

Deki allah iyi ressam degildir arada bozuk resimlerde cizebilir..su karsidaki daga andolsunki daha iyi cizen varsa gelsin.Cocuklara tecavuz edenlere izin veriyorumki allah oldugum anlasilsin,,
huseyin 32/47

Dinler afyondur, allah zayif insanlarin kafasinda yarattigi varolmayan birseydir..
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 19-08-2006, 09:02
cokgülünc cokgülünc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Aug 2006
Mesajlar: 58
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

Batılı gelişmiş ülkeler islamın dediği ile oturup kalkıyorlar

mesela islam diyor ki
yeryüzüü geziniz yaratılışa nasıl başlandı görünüz
işte hıristiyanlar jeoloji arkeoloji ilimlerini meydana getirdiler

neden bu gün Bütün insanlığın Kitabı kuranı kerim peygamberi hazreti muhammeddir
o ne demişse bütün insanlık ona muhattaptır onun dediği ile harekte edeceklerdir
ister fikren ister lisanen inkar etselerde kabiliyetlerinin sevkiyle O kitaba ve O peygambere tabi olmak mecburiyetindedirler

misal 2
hıristiyanlıkta birisi sana bir tokat atsa diğer yanağını çevirmek lazımdır
bu gün bunu hiç bir hıristiyan yapamaz
hem ne uzağa gidiyoruz o zehirli gazlar bombalar atomlar nedir
neden çeviremez Çünkü
kurana muhtaplar one demişse öyle harekete etmek mecburiyetindelerdir
ona tabi olacaklar
size tecavüz edene sizde misli ile tecavüz edin diyor

hıristiyanlıkta bir hıristiyan vergisini mütevazi bir şekilde hükümdarına vermesi lazımdır
nerdeee hükümdarların zorlamalarına tahammül edemediler hükümetleri devirdiler
başta olanlarda onları parlemanto idare sistemi ile idare etmek mecburiyetini hissettiler
çünkü insanlar Kurana muhattaptır o ne demişse kabiliyetlerinin sevkiyle öyle hareket edeceklerdir

İşte Kuran ne demiş
ey habibim eğer sen onları zorlasaydın onlar senin peşinden gelmeyeceklerdi
temiz şeriat
işte insanlık kurana Muhataptır
zorlamalara karşı artık mütevazi olmayacaklardır hükümetleri devirdiler
parlemanto idare geldi

bütün insanlığın kitabı Kuranı kerim
izin almadan bir yere girmeyiniz der
işte hıristiyanlar kapıyı vurmadan izin almadan bir yere girmezler
ister fikren ister lisanen o kitaba karşı olsalarda kabiliyetlerinin sevkıyle ona tabi olmak mecburiyetindedirler
bu gün avrupalıların koku kullanmaya çok istekleri vardır
o hazreti Muhammedin sünnetidir

misalleri çoğaltabiliriz

gördüğün gibi avrualılar Kuranı kerimin dediği ile oturup kalkmaktadırlar
çünkü Onlarında kitabı Kuranı Kerim Muhattap oldukları peygamber hazreti Muhammeddir
o ne demiş ne hüküm vermişse kabiliyetlerin sevkıyle öyle hareket edeceklerdir kıpırdanmak yasaktır

................


bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler
Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler
evvelki yazımda tecavüz edilmiş bebeler için bu çümleleri söylemedin
ana rahmi ile ilgili sakat çocuklar ile ilgili çirkin görünenler için söyledim

tecavüz edilmiş bebeler ile ilgili görüşlerimi
daha evvel ki yazımda yani kainatta kötülük kötü yoktur
buna misal verdiğim yazdıda söyledim
lütfen bilerek saptırmayın
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 19-08-2006, 10:23
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.681

Onur Üyeliği 

Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

kader nedir diye sorulmuş kimse yanıt vermemiş, sonra konu başka yerlere yönelmiş.

Biz kaderin programlanmış robotumuyuz? diye sorulmuş, altına hayır denmiş.

Peki neye göre bu hayır.Tanımlama nerede. Kader dediğimiz şey nedir? Ne yazmışsa alnına o çıkar bahtına mıdır bu kader yoksa insanın kendi iradesi ile yaşadıklarının toplamıdır.
Neye karşılık geliyor?

Kader eğer, deforme edilen anlamı ile ele alıncak ise, konuya bir başka çelişki giriyor demektir. Yaratıcı kişiyi yaratmazdan önce onun tüm hayatı boyunca ne yapacağını biliyormuydu? Biliyor ise vay geldi haline, bilmiyor ise yine geldi vay haline.

Kişi kaderinde yazanı takip etmiyor diyelim, kabul edelim, o halde ne olabilir, kişi yaptıkları ile kaderini belirlemiş, ancak o bunları yapmazdan önce onu yaratan neler yapacağını bildiği için önceden bilinmektedir. Bu anlamıyla kader önceden bilinen ama önceden gelen değildir sonucu çıkıyor.
Bu durumda, kişiyi imtihan etmenin anlamı nerededir? Bu anlam ise oyunun kuralında var. Yani ne yapacağımızın bilindiği halde, an ve an kayıt tutulması, imtihan olmak ve ceza çekmeye yada ödüle doğru gitmek, bir oyun değil mi? Sanki küçücük bir çocuk var ortada ve bizlerle oyun oynuyor, imtihan, mimtihan ise oyunun bir parçası. Kader bir senaryo değilse, oyunda ki rollerin kendisidir.

Sümerler sami değillerdi, ama o coğrafyanın kuzeyinde ve zamanla güneyde etkili oldular. M.Ö 4000 ler ile ifade edilen bu dönemlerde, bir sürü efsane, Tanrılar, adlandırmalar, gerekçeler bıraktılar. Sami kökenli olan başka uygarlıkların egemenliği altına girdiklerinde, onları ileri derece de etkilediler. Akad lar ve devamla M.Ö 2000 li yıllarda yaşanan parçalanmalar, esaretler vs, toplumların acze düşmesinin kaynağı olduğu ilahi kurtuluşlar ve güç sembolü olan fizik ötesi varlıklara doğru olan yönelme daha da arttı. Sümerler'in son bin yılları esaret altında geçmiş ve kurtuluşu tanrılarından beklemişlerdir. O dönemde ise, aynı coğrafik ve kültürel etki içerisinde olan bir yığın lider, kurtarıcı, önder çeşitli Tanrısal donanımla ortaya çıkmış, kurtuluş için yol gösterici olduğunu ilan etmiş yada toplumların beklentilerinin bu yönde olması bu kişileri ön plana çıkartmıştır. Esaretten kurtulacaklardır ama bu ancak bir tanrının gücü ile olması mümkündür. Bu kültür o dönemde, bu gün açısından yazıtlarda olan kültür, o zaman yaşayan kültürdü. İbrahim, Nuh, Musa vs bunların toplumsal duruşarına baktığımızda, hepside dönemin kültürüne uygun olarak kurtarıcılar olarak şekillenmiştir. Kısaca kurtarıcıdırlar, ancak yaşayan kültür değişmekte, yüzlerce yıl tapılan tanrıların tapınakları yerle bir olmakta, tanrılar hiç bir şey yapamamakta, insanların güveni yokolmaktadır. Yok olan ve yıkılan onca *Tanrı'dan sonra nihayet, yok olması için bir varlığının az çok betimlenir olması gereken tanrıdan, yok olması ancak insanın zihninde sağlanabilecek olan, Sümer, Mısır tanrılarının tüm özelliklerini tek bir elde toplamış olan, Sümer tanrıları gibi insanları ibadet yada hizmet için yaratmış olan, insanlardan sadece kendisine inanması ve kulluk etmesini bekleyen Tanrı ya ulaşılmıştır. Artık kurtarıcı o'dur ve o insanları doğru yola çağıracak, aracılar ile bunu insanlara iletecek, onların kurtuluşunda VEKİL tayin ettiği kişilere biat edilmesini sağlayacaktır.
Toplumlar ne kadar çıkmaza ve acze düşmektedir, ne kadar zor koşullarda olmaktalar ve ne kadar tüm kurtuluş denemelerinde başarısız olmuşlardır, hiç bir zaman nesnel ve gerçek koşullardan yola çıkmadıkları, işi ruhani, insan emeği ve gücünü hiçe sayan tanrısal yollara bırakmışlar, kendi gerçeklerini kabullenmek yerine, dünyanın fani olduğu, yaşananların takdiri ilahi, olduğu, kötü durumdayız ama bunun nedeni deneniyor olmaaız, sınanan bir sabrımızın olması vs yönlü olarak kaderciliğe dayandırmışlardır.

Gerçek şudur, ister doğa olayları ister insani etki ile esaret altındasınız ve bir yığın denemeleriniz oluyor ve başarısız olduğunuz her dönemde sizi kurtaracak olan tanrının neden kurtarmadığını düşünmek yerine, bir yerlerde ona ibadetde hata yaptığınızı düşünüyorsunuz. Bir türlü kendi gerçeğinizi kabul etmek istemiyor ve sürekli olumsuzlukları nedenleri ile çözümlemek yerine durumu idare eden olumlamaya gidiyorsunuz. İbadetinizde hata yapmadığınızı göstermek için, gösterişli tapınaklar yapıyor, kurbanlar kesiyor, ayinler düzenliyorsunuz. Bunlar İbrahim ve Musa döneminin olağan halleridir. Her kral ister kent devleti isterse imparatorluk ölçüsünde olsun, iktidara geçer geçmez, haşmetli tapınaklar yapmakta, tanrılara biatını sunmakta bunu göstermektedir. Aynı çok tanrılı dinlerin gelenekleri kendilerinden sonra gelenlere geçmiş, hangi dinden olursa olsun, her kral, padişah vsler tahta geçtiklerinde kendi adları ile anılan tapınakları yapmaya devam etmiştir. Ancak görürüz ki ne doğal afetler nede savaşlar sona ermemiştir. Bu ise toplumların kendi gerçeği iken, sürekli nedenleri bir yerde hata yapmak olarak betimlemiş yada kader ve buna bağlı imtihan olguları ile kendini kandırmayı, kendi olumsuzluğunu olumlamayı, Polyannacılığı seçmiştir, çünkü Tabular toz kabul etmedikleri için, toz insanın kendi tabiatına kondurulmuştur.
Sümer tanrıları insanları kendilerine hizmet ve biat için yaratmışlardır. Bu inançta olan mezopotamya ve ortadoğu inancı, temelden sarsılamamış, temsiller değişirken(tanrılar) inancın özü aynı kalmıştır. İnsanın görevi hizmet ve Allah'a ibadet olarak devam edip gelmiştir. Toplumların inancı ise iktidar ve hükmetmenin diğer tarafını temsil etmiş, sürekli güdüleme psikolojisi içerisinde liderlerin liderliğinin onaylanması (meşrulanması) ve biat olgusu işlenmiştir. İnsanın bir yaratıcısının olması, her şeyi onun yaratması, insanın yaratanına kulluk-kölelik ile bağlanması, kaderin diğer adıdır. Çünkü insan bu noktada seçme hakkına sahip değildir, bilinen ve dayatılan tek gerçek, onu yaratanın ondan kulluk etmesini istemesidir, reddettiği zaman da bedelini hiç bir zaman ödeyemeyeceği korkulara, sonsuz sürecek olan acılara havale edilmiştir. *İnanca göre bu gerçeği kişi ancak kendi adına değiştirebilir iken, genel anlamda ise değişmesi mümkün olmayan bir adalet sözkonusudur. Yani cehennemin ve cennetin varlığı boş yere değilse, Tanrısına kulluk ve hizmet etmeyenin kaderi, kulluk ve hizmette kusur etmeyenin kaderi karşılığını ödemek yada almaktır. Bu ise insan tarafından değiştirilemeyecek bir düzendir, buda kaderin diğer bir adıdır. Ya tanrılara kulluk eder, haşmetli tapınaklar, ayinler, kurbanlar düzenleyerek bunu gösterirsin, yada görevlerinde eksikler ve gedikler olduğu anlarda bunun cezasını tufanlar, savaşlar, esaret, ölüm ve sonrası olarak sonsuza kadar acı çekersin. İbadetinde dahi, içinde olandan önce dilinle dişin arasından bunu ayrıca ifade etmen istenir, niyet ettim Allah rızası için oruç tutmaya demeden de oruç tutulabilir iken, niyet etmesen zaten tutmazsın, ama Miladi dönem tabu anlayışı, sözlere, temsillere(haşmetli tapınaklar) o kadar önem vermiştir ki, ibadet ettiğin halde dahi, bunu söz ile, işaret ile belirtmen istenmiştir. Buda senin kaderindir, ve ne isteniyor ise onu yapacaksın, sana ne yapacağını, kime nasıl uyacağını kimin peşinden ve ne maksatla gideceğini, elçi bildirecek ve sen elçinin tanrı sözlerini kayıtsız şartsız yerine getireceksin. Kendini meşrulaştıran elçi, artık güdülemek ve hükmetmek için gücü arkasına almıştır. Sorsanız buda elçinin kaderidir, elinde değildir, ondan istenen budur.

Neden bu kadar uzun bir yazı, içinde olduğumuz çocuk akıllı gerilim oyunu sürmekte olduğu ve bunun bir çırpıda ifade edilmesi mümkün olmayan bir paranoya olduğu için. Arenadayız ve senaryosu önceden (4-5000 yıllar öncesi) yazılmış bir oyunu oynuyoruz, bir robot değiliz ama birer artistiz. İyi artist-kötü artist olmak ise, senaryoda önceden yerli yerine konmuş iyi ve kötünün neresinde dünyaya geldiğimiz ile sabittir. Buda kaderdir ve insan bu noktada önsel olarak seçim yapamayacaktır. Küzey Avrupada domuzun günah sayılmasından bi haber olan küçük bir çocuk o domuzu yemeye devam edecektir çünkü kötünün içine doğmuştur. Edinimleri, dili, küşltürü, inançları ise, o kötünün belirleyiciliğinde şekillenecektir. Bir çuuval çürük domatesten bir tane sağlam domatesin çıkması ise bir çuval çürük domates adına hiç bir şeyi değiştirmeyecek ve onlar cezasını, kötünün içine bizzat yaratanı tarafından atılmış olmakla, kötü artistler olarak kadere boyun bükecek, eşleride boyunlarında bir ip olduğu halde onların kazanlarına, o küfür bataklığındaki o maymun ve hayvanların kazanlarına odun taşıyacaklardır. Her tarafın ateş olduğu bir yerde kazanın işi nedir derseniz, ipin, odunun işi nedir derseniz, bununda bir uydurmaca olduğunu, hayalde dahi, dünyevi maddelerin kullanıldığını görmüş oluruz derim, buda güdülenmiş insanın, sürünün mantıksal kaderidir.

Kader insanı iyi bir robot yapmaz ama iyi bir ahmak artist yapar. Çünkü senaryoyu okuma ve önceden seçim yapma şansı yoktur, nerede ve hangi toplumsal çevre ve inancın içinde doğacığını seçemeyecektir, bu seçememek kişinin kaderidir ve bu noktada dahi kader denen *belanın, suçu hafifletilememektedir.

Demek Avrupa bile Muhammedin dediği gibi yaşar olmaya başlıyor. Koku ilemi, o kokuların tarihi Muhammedden kaç bin yıl öncedir, hangi mantıkla insanların yaşamsal noktalarda söyledikleri ile dine yakınlaşılmış oluyor. Bu gün ortadoğuda bıtırak gibi gezen nedir, Toyota, Nissan araçarı değilmi, şimdi müslümanlar japonların inancına mı yaklaşıyor, deveden inin toyotaya binin mi diyor muhammed. Saçmalığın bu kadarı çok fazla, dur ki neredeyse, her şey muhammed'in ürünü olacak.
Muhammed daha güneşi, bir yerlere saklanan ve vakti geldiğinde yaratanın emri ile batıp, çıkan bir şey gibi görürken, ondan 2500 yıl önceleri aynı topraklar üzerinde sümerler, dünyanın güneş etrafındaki turunu hesaplamışlardır, o ise, evrenin erkezi saydığı yeryüzünün etrafında tavaf yapan ay a göre yıl hesabı yapmıştır. O da ona ait değildir, ay ve güneş tapımının bir sonucu olarak almış uygulamıştır. Temiz ol, güzel giyin kardeşim, küçüklere şefkat göster, aklın var her şeyi sorgula, irdele, mantığınla davaranamadığın her olguda onu anlamaya ve çözmeye yönel.... bunları yaparsan bilki bir ateist yaşama hızla yol alıyorsun demektir. Ve hadinden fazla gülünç bir halden bir başka hale doğru gidişdesindir.
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 21-08-2006, 11:32
cokgülünc cokgülünc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Aug 2006
Mesajlar: 58
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

"O halde neden bu uçsuz bucaksız zengin miras, bugünün yeniden uyanan ruhani arayışı için merkezi bir sahne olarak hizmet etmiyor? Belli belirsiz, söz konusu dinlerin yükselişine yolu açan öğretileri onlara yeni bir çekicilik kazandırmak ümidiyle yeniden tanımlamak için gayretli girişimlerde bulunulmaktadır;


Çünkü bizde o mirası kaybettik ve güneş batıdan doğacaktır haberine göre
Bizlere kendi mirasımızı bütün kainat anladıktan sonra
sizin ne büyük dedeniz varmış deyip insanlığın kurtarıcısı olan dedeniz nasıl bir dedeymiş diye bizlere gelip anlattıktan sonra kaybettiğimiz mirasımızı bulacağız
ve Geliyorlar da memleketimize insanlığa huzuru bu elimizdeki İncil ve Kuranın esaslarıyla vereceğiz diye konuşuyorlar evet bütün kainat anladıktan sonra bize gelip anlatacaklar
biz onlardan evvel anlayıp anlatsak olmaz mı ?

biz o mirası tekrar geri alabilmek için
ne Konferanslarda mitinglerde hutbelerde konuşmakla alkışlamakla
hatta hayır kuruluşlarıyla dahi geri alamayız
Hazreti Muhammed Bireyler kendilerini ıslah etmedikçe hiç kimsenin kimseye bir şey demeye hakkı yoktur der kendimizi muhasebeye çekmedik mi konuşma Hakkımız yoktur

İşe evvela Kendimizden başlamalıyız Allah ile aramızı nice ibadetler nice taatler düzeltmez
ibadetler taatler onun içinden ben zevk alayım içindir. nafilesi de vardır doyamayanlar içindir

o mirası kaybettik almak içinde bizi yıkan noktaları ağlanacak yerleri bulup kendimiz affetirmeliyiz
bizler ezel aleminde söz vermişiz Allah ile andlaşmamız var *her millet andlaşmasıyla azarlanır
biz ezel aleminde ne görmüş ne sözü vermişsek bunun hariçine çıkarsak azarlanırız mirasımızda kaybederiz düşeriz de düşmüşüz zaten *

bizi yıkan noktalar niteliğimizdedir niceliğimizde değildir
bizler yorulmadan zahmet çekmeden Muhammedi gelmişiz katıksız taatte ibadette yoğrulsak günah namına bir şey yapmasak Allahın bu hakkını ödeyemeyiz
bizi yıkan noktalar başımıza ne gelmişse şundan dolayı gelmiştir
hazreti Muhammedin sevdiklerini biz bir tuhaf anarız
birini evledirirken hadi sana da bir fatmacık bulalım deriz
Fatma peygamberimizin kızı Cemiyette bile önemli bir kimsenin soy adına hakaret etsen ceza alırsın
Yok mu Nurtenler aytenler bir sürü isim var
Din düşmanı mana düşmanı bunun *çaktırmadan telkinini yaptı biz bir sürü isim varken o ismi söyledik ağlanacak yerdir
Pazarda adam haydi 1.5 2.5 liraya Ayşe diye bağırır birde tempo tutar
Bizimde başımıza ne gelmişse bundan dolayı gelmiştir…
Öyle bir ortamdayız ki ayıplarlar alaycı şekilde bakarlar kaş göz hareketi yaparlar
şöyle derler böyle derler diye bahsedilmezi lazım gelen yerde dinden bahsetmezsek bir şey ikram edildiğinde işte ne yapalım Allah emretmiş tavrı uslubu şekliyle ne yapalım oruçluyum dersek
alnımızı secde çürütsek oruç tutmaktan kıl kadar incelsek huzuruda *yüzümüz olmaz
Hiç ibadeti yok fakat öyle bir ortamda tercih imtihanında ben bunu yemem ben oruç tutmasamda
Allahın emirlerini çok saygılıyım derse gel buraya der cenabı hak
Tabi bu hal adama dinlemeden gelecek yoksa Maksatlı olur
O adamın bir maksatı vardıda söylemedi başkasından da utanarak söylemedi riyası da yoktu yani
Kısacası zaman kısa müddet az biraz daha himmet kendimizi muhasebeye çekmekte olmalı


Sorun, tabii ki iki yönlüdür. Akılcı ruh, sadece özel bir alanı işgal etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal düzenin de aktif bir katılımcısıdır. Her ne kadar büyük dinlerin kabul görmüş gerçekleri geçerliliklerini korusalar da yirmi birinci yüzyılda yaşayan bir bireyin günlük deneyimi, bu kılavuzluğun açığa vurulduğu çağlarda bilebileceği şeye göre hayal edilemez derecede farklılaşmıştır. Demokratik karar mekanizması bireyin otorite ile ilişkisini temelden değiştirmiştir. Artan bir güven ve artan bir başarı düzeyi ile kadınlar, haklı olarak erkeklerle tam bir hak eşitliğinde ısrar etmektedirler. Bilim ve teknolojideki devrimler toplumun sadece işleyişini değil, toplum kavramını da -daha doğrusu hayatın kendisini- değiştirmiştir. Evrensel eğitim ve yaratıcılığın yeni alanlarındaki patlama, sosyal hareketliliği ve bütünleşmeyi teşvik etmekte ve hukukun üstünlüğünün vatandaşları tam bir şekilde yararlanmaya cesaretlendirdiği fırsatlar yaratmaktadır. Kök hücre araştırmaları, nükleer enerji, cinsel kimlik, ekolojik vurgu ve zenginliğin kullanımı en basit örnek olarak, benzeri görülmemiş sosyal sorunları açığa çıkartmıştır. Bunlar ve insan hayatının her yönünü derinden etkileyen daha sayısız başka değişimler, hem toplum için hem onun bireyleri için yeni bir günlük seçimler dünyası meydana getirmiştir. Değişmemiş olan şey, ister daha iyi ister daha kötü olsun, böyle seçimleri yapmanın kaçınılmaz gerekliliğidir. İşte çağın buhranının ruhani doğasının en belirgin odak noktası burasıdır, çünkü gerek duyulan kararların çoğu yalnızca maddi değil ahlakidir. Bu nedenle, geleneksel dine olan inancın yitimi büyük ölçüde, modernlikle iç içe başarılı şekilde ve güven içinde yaşamak için gerekli kılavuzluğu inancın içinde keşfetmedeki başarısızlığın kaçınılmaz bir sonucu olmuştur



İnleme tecellisi ne vakit değişir
İnsanlık yanar yanarda ağlamaya başlar Kudret tecellisini değiştirir elinden tutar
Yoksa değişmez

İnsanlık maneviyatla alakasını kesti bir yenilik hastalığına tutuldu bu hastalığın sevki tahriki ile
Dine bir teşekkür etmeksizin genç ve dinç zannettiği medeniyete sarıldı
Sarıldıkça da ahu feryad sesi bomba seslerini bastırdı.
İslam de demokrasi yok mu ?
Demokrainin esasını o kurmuştur
Her biriniz cobansınız her coban kendisine emanet edilen şeylern mesüldur
Elinin söznün reyinin fikrinin aklının cobanızın bunları sen idare ediyorsun bunlardan mesulsün
Der… *İslam dininde zorlama yoktur La ikrahe fiddin der
Bu emir değil ehli kitabın kitapsız olan müşriklerin bile Kuranı kerimin ahkamına zorlanamayacaklarını ilan eder bu beyan ictihadla yorumla değildir gayet açık ayeti ilahi iledir
La ikrahe fiddin

İlerlemek maddede olmaz
Fiziki hadiselere kaldı mı insanlık yanmıştır.
Bas düğmeye bir anda vahşet devrinin asırlarda katlettiği insanı bir saatte imha et
Bumudur ilerlemek medeniyet ilimin neticesi bumudur
Madde ilerlemek olmaz
Nereye isterseniz gidip oturalım istersek yıldızlara gidelim oturalım huzur bulabilecek miyiz
Kimde huzur vardır huzur çalışıpta meydana getirebileceğimiz bir şey değildir bizzat Allahın vereceği bir şeydir
Hayatımızda buna dikkatle alarak bakarsak milyonumuz olsa milyarımız olsun isteriz *olur daha da isteriz
İnsanlığın gayesi huzur ve refahı temin etmektir
Tenekecilikte ilerlemekle bu huzur temin edilemiyor
nice hayır kuruluşları işliyor
terbiye tezgahları olanca hızı ile çalışıyor bütün zekalar toplanıyor en mükemmel emniyet teşkilatı uğraşıyor en yüksek iktisaçılar birleşiyor fikirler yoruluyor
insana lazım olan huzuru verebiliyor mu *
Bunlar insanlığa anlatılmalı yayılmalıdır
Evet huzurumuz var mıdır
Kimde huzur vardır
Bir aile gibi tabiri bile sakattır hangi ailede huzur vardır
Çocuk odasında
Baba gazeteye bakıyor anne mutfakta
Anca Bir misafir gelirse bir iki konuşma oluyorsa oluyor olmazsa olmuyor
sonra yine herkes bir tarafa çekiliyor
Hazreti Muhammed aile ortamında bir yere çekilip namaz kılmayı bile men etmiştir *
Ailesine muhabbetle merhametle bakmak ibadettir demiştir
Bunlar insanlığa anlatılmalı yayılmalıdır
İlerlemek maneviyatta olacaktır
İnsanlık bunun farkında değildir.
Bunun eğitimi verilmelidir
Ahlaki kalkınma olmadan iktisadi kalkınmanın insanlığı imha olduğunu anlamak eğitimini vermek lazımdır
Beşeriyet bu cümlelere muhtaçtır
Ben kimim ?
Nereden geldim kim çekmiş beni bu aleme?
Ne olacağım ?
Nereye götürüleceğim ?



Miras alınmış inanç sistemlerinin insanlığın ruhani özlemlerine bir cevap olarak yeniden dirilişinin önündeki ikinci bir bariyer, küresel bütünleşmenin sözü edilmiş olan etkileridir. Gezegenin her yanında, sabit bir dini anlayış çerçevesi içinde yetişmiş insanlar kendilerini ansızın inançları ve yaşayışları ilk bakışta kendilerininkiyle uzlaşmaz şekilde farklı olan başka insanlarla yakın ilişkiler içinde buluverdiler. Bu farklılıklar savunmacılığa, birikip duran kızgınlıklara ve açık çatışmalara yol açabilmekte, hatta sıklıkla da açmaktadır. Yine de birçok olayda mevcut etki, edinilmiş öğretinin bir yeniden gözden geçirilmesini ve ortak nitelikteki değerlerin keşfine yönelik çabaları cesaretlendirmek olmuştur. Çeşitli dinler arası faaliyetlerin gördüğü destek, şüphesiz ki halkın çoğunluğu arasındaki bu türden tepkiye çok şey borçludur. Kaçınılmaz olarak bu gibi yaklaşımların getirdiği şey, olumlu ilişkilere ve anlayışa engel olan dinsel öğretilerin sorgulanmasıdır. Eğer inanışları bir başkasınınkinden tamamen farklı olan insanlar buna rağmen ahlaken takdiri hak eden bir hayat sürüyorlarsa, bir insanın dinini onlarınkinden üstün kılan şey nedir? Alternatif olarak, eğer bütün büyük dinler belli temel değerlerde ortak iseler, bağnaz bağlılıklar sadece bir birey ile komşusu arasında istenmeyen engelleri daha da güçlendirme riskini yaratmamakta mıdır?



İslam dinlerin koruyucusu olmuş Elbette yalvarılmalı birleşelim diye

Üstün kılan şey peygambere olan sevgidir
Biz onlara sapıktır deriz. Fakat onlara bakarsak Hıristiyanlar bize lisanı halleriyle derler ki
Evet biz senin peygamberin hazreti İsa ile alakası olduğunu zannettiğimiz merkebin nalına taparız
Ama bak bizim kasa milyarla dolu siz bizde uşaksınız
Evet biz peygamberini taparcasına severiz taparız
Ama bak şu şeyin mimarı biziz mucidi biziz
Sizler kendi türbelerinizi bile kötüler alay edersiniz

İslam kilisedeki puta dokunmamıştır hatta emanname vermiştir
İslamın düşmanı insanın içindeki nefis putudur çok akıllıyım diyenlerde ona taparlar
Kendi nefsini temsil eden harici dikli taşlara da tapanlar vardı
Ama Allahı temsil eden taş kabe ile nefsi temsil eden taş arasında ölcüye girmeyecek kadar fark vardır
Hıristiyanlar evet Allahı yanlış yerde görüyorlar
Ama Allah beni yanlış yerde görüyor orada görmek istiyor *Al ne istiyorsan Al diyor
Onlar putu ile temasa geçtiği vakit nefisleri orta yerden kalkar benlik namına bir şey kalmaz boyunlarını bükerler Allahın da aradığı sıfat odur boynunun bükülmesidir
yapacağın işte azmini kullandıktan sonra ona buna minnet etme aciz insana uşak olma gel bana dayan bende iste der
Müminde odur
ister Hıristityan ister Yahudi olsun
mümin tarifi inanan ve istikbalin inanların olduğuna inandır
İslam olmak ise inandığına teslim olan.

Bağnaz insanlar anca Ahlak müessesinde düzelirler
Burada ki Ahlak yukarıdaki vermiş olduğum misaldeki Aşktan doğan ahlaktır
Aşkta romanda okunan aşk manasına değildir
Bahsettiğimiz Aşk
Kendi aslını aramaklık zevkınden duymuş olduğu bir haleti ruhiye bir haleti vicdaniye
Öyle bir Fikirle ki o uyanan fikirle Hiç hissetmediğin ulvi bir his
İnsanda vicdan denilen bir buluş vücud denilende bir bulunuş vardır
İşte insanın *Kendini kendinden bulmanın adına ve kendini bulduktan sonra aslına doğru bir koşmak vardır işte o koşmanın adına Aşk derler
Bağnaz ancak ahlak müessesinde düzelebilir

diğer büyük dinlerle aramızdaki temel değerleri bulup meydana çıkarırsak
İnsanım diyen herkes ona aşık olur
İnsana İslam teklif olunmalı
İnsani karakterler ayak altına salınmayacağına dair aciz insana uşak olunmayacağına dair esaslar var işte o teklif olunmalı.
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 21-06-2007, 00:44
kotan kotan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2007
Mesajlar: 21
Standart Re: biz kaderin programlanmis robotumuyuz?

Ey Allah im söyle derli toplu bir kitap gönderseydinde hepimizde ayni sekilde anlasay dik ya!
Bu konulari bu kadar tartisiyorsak bu kimin sucu?

sayın merorh;
size herşey açık şekilde belirtilmiş olsaydı,hiçbir insanın kafasında bir soru işareti olmamış olsaydı imtihanın ne anlamı kalırdı?şimdiki inananla inanmayan arasında hiçbir fark olmazdı.Aslında hala herşey açıktır ama anlamak isteyene.senin buna kalkıp da kader değilmiş ben inanmıyorum demen komik olur doğrusu.
madem herşey önceden belli neden yaşıyoruz demişsiniz.insan o zaman da dünyaya gelince sorgulandığı şeyleri yapacağını inkar edecekti şimdi onu Yaratanı ettiği gibi.yaptığımız herşey tek tek yazılmaktadır ve ileride delil olarak sunulacaktır.
Muhammed daha güneşi, bir yerlere saklanan ve vakti geldiğinde yaratanın emri ile batıp, çıkan bir şey gibi görürken, ondan 2500 yıl önceleri aynı topraklar üzerinde sümerler, dünyanın güneş etrafındaki turunu hesaplamışlardır, o ise, evrenin merkezi saydığı yeryüzünün etrafında tavaf yapan ay a göre yıl hesabı yapmıştır.
peki madem öyle soruyorum.Kuran'ı Hz.Muhammed yazdıysa güneşin batıp çıkan birşey olduğunu gören ,sümerlilerden o kadar geri olan birisi,(haşa)içinde bilimsel deliller bulunduran bir kitabı nasıl yazmış?
yaptıklarını kaderin üstüne atmak sahtekarlıktır.insanlar değişik şekillerde imtihan edilir.senin bunu dalgayla karışık sorgulamaya hakkın yoktur.şu an ibadetlerini yerine getirmeye çalışan bir insanla senin ne farkın kalır o zaman?kader senin yapacaklarına göre belirlenmiş sonuçta.Allah herşeyi bilendir,düşünme görme ve birçok duyusu sınırlandırılmış olan bir varlığın zekası bunu anlamaya yetmez sanırım.çabası kendi bilgileri içindedir.henüz evrenin sonunu bulamayıp ona sonsuz ismini koyan varlık bazı şeylerden aciz olsa gerek..
ayrıca tüm adaleti bu dünyada aramak da yanlış.günümüzde nerede adalet var ki?Allah elbet herkesin hakettiğini verecektir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:24 .