manas´isimli üyeden Alıntı
Ah spartacus, ben atatürk ırkçı değil diyorum sen birkaç siyasetçinin ırkçı söylemlerini söylüyorsun. Öyle diyenler atatürkü bağlamaz. Ben demiyorum ki türkiyede ırkçı yok ama atatürk değil.
Seni tenzih ediyorum bu forumda aydın gözüken ne çok bağnaz varmış
|
Bir kaç siyasetçi değil, 1920 ler ile 1940 arası hakim, egemen siyasetten söz ediyorum, o verdiğim alıntının sahibide o dönemde İÇİŞLERİ BAKANI'dır. Çok özele ve isimlere girmek istemedim, yoksa o dönem gerçekten hem masabaşında hemde sembollerde, hemde siyasette ırkçıdır. Diğer taraftanda belirttim,
bazıları sosyalist, komünist diyebilir kendisine ama yaklaşımları piskolojiktir, subjektiftir, tersinden dinciliktir, tersinden kemalizmdir, onuda geçtik.
Bağnazlık konusuna gelirsen çıkamazsın, zira günümüzün en bağnaz örneklerinden birisi kemalizm'dir ve Atatatürkle de ilgili dönemin koşullarıyla da alakası-alakaları yok, daha doğru düzgün feodalizm, kapitalizm tahlilleri dahi yok, yani dünyadan haberleri yok, istismar ve sürü psikolopjisi olarak bir dolu detay verdim, siz o detaya rağmen hala hakim siyasetin, dinci ya da aynı tencerenin kapağı milliyetçi olmasını düşünüyorsanız, sizde bağnazlaşırsınız.
Aydın olmak istiyorsanız bağnazlığın nereden geldiğine bakmaksızın aşmanız gerekir... Yoksa Atatürk şunu, bunu yapmış psikolojik esaslı tartışmanın anlamı yok, bilimsel bir yönüde yok, önemli olan günümüzde bu toplumu sürüleştiren modeller ve hala yaşayan bu modelelrin malzemelerinin ele alınıp, üstesinden gelinmesidir. Örneğin, Stalin üzerine kapitalizmin uydurduğu %99 Nazi Enformasyon bürosuna ait kara paropagandalar vardır. Aynı tür psikolojik güdümlü bir zeminle Atatürk'e yaklaşanlarda farklı bir psikolojiye sahip değiller.
Stalin sosyalizmi, Atatürk ise kapitalizmi seçti, her iki sisteminde handikapları, hassas noktaları olduğu gibi devrim sürecinde her iki sistemde, modeli yıkacak ve tehlikeye atacak unsurlara karşı geçit vermez bir yol tutmalıydı, bu anlaşılabilirdir. Bugün en ala demokrat olduğuyla övünen neo liberallerin örnek verdiği ülkelerde, toplumsal hareket sistemi karşısına alsın bakın nasılda tanka, topa, silaha, baskıya yönelecekler, bu doğanın kanunu... Ama bu olgulara psikolojik, tarafgir bir kafayla yaklaşmak insanın cehaletidir, tersindenliktir-sürü psikolojisidir-.
Eğer model kapitalizm seçildiyse ve bilhassa SSCB sayesinde de batı, toplumlarına bir dolu ödün vermek zorunda kaldıysa-ki SSCB kaygısı ortadan kalkınca şimdi aynı Abrupa hızla sağ-bağnaz siyasete doğru gidiyor ve alınmış hakları kırpmaya başladıysa ama beraberinde de din, ırk dozajı ilizyona sebep kullanılıyorsa-, o toplumlarlarda kapitalist modelin istismar siyaseti kırıldı ve toplumlar ileri gittiyse, buna rağmen 3. Dünya ülkelerine hala din ve ırk, millet merkezli dar ve ayrıştırıcı, sürüleştirici siyaseti empoze ediyorsa, burada sırf bunun namına dahi oturup düşünülmeli. Hasılı
milliyetçi iseniz üzgünüm dincisiniz, bağnazsınız, ölçütüm bu, kesinlikle Atatürk'ün ne adıyla ne de tarihiyle, yani yaşadığı dönemin kaçınılmaz geçici misyonlarıyla ilgili değil, bu tespit sizinle ilgili...
Artık feodalite yok ve bir kapitalist ülke kendisini feodaliteye göre tanımlayarak ileri gidemez, ileri de olamaz, çünkü feodalizm bitmiştir, tarihte kalmıştır, ondan destek almak, dayanak edinerek siyaset yürütmek çöküşten öte anlam taşımaz. Feodaliteye karşı siyaset misyonunu da, miadını da doldurmuştur. Bakınız
ifadelerimde hiç bir özel millet, ırk, kişiye dair bir ifade yok, değil mi? Objektif, bilimsel bir tespit var orada... Basit, belki ben anlaşılamıyorum, ama kaba örnekle,
5 Yıl önce hasta oldunuz, doktor size 40 günlük perhiz verdi diye, siz ömür boyu perhizde bulunamazsınız, bu
sağlıksız bir durum teşkil eder.
Milliyetçilik siyaseti, feodalitenin, ümmetçiliğine karşı ÜMMETÇİ! bir siyasettir, misyon-çatışma gereğidir ve
100 yıl geride kaldı, bunu kapitalizm koşullarında bayrak haline getirdiğiniz an bağnazlaştığınız gibi, sistemin stotükolaşan-gericileşen- zihniyetininde kölesi, uzantısına dönüşürsünüz.
Bunu çıkın, insanlar doğarlar ve çevrece SEN ŞUSUN yönlü, BİLİNÇALTI ve EGO temelli biçimlendirilirler, işte bağnazlığı aşmanın yolu, bu empozu aşmakla mümkün, kaldı ki birde size sen şusun diyenler, o şu'luğu asli siyaset malzemesi yapmışsa, size siyaset, farkındalık namına ne kalır? ne oldunuz, neye dönüştünüz şimdi?
Siz nesiniz? Müslüman, Türk? Ya da İNSAN... Seçim sizin, ama bu seçimi yapmadığınız sürece, içine itildiğiniz sürü psikolojisi ve o bağnazlığı anlayamazsınız, sembollerin, sosyo-külütel aidiyetlerin siyaseti olmaz, hatta aidiyetlerin siyastinde, zaten EGO üzerinden zombileştirdiğin insana birde aidiyet ajitasyonu yapmanında anlamı olmaz, aidiyet ajitasyonu mantık, bilim dışı bir siyasettir(DİNDİR!)...
Burada ne tarihe mal olmuş kişilerden, ne de özelde bir insandan söz ettim, ne andım, ne yerdim, ne övdüm, ne gerdim, beni objektif gözlemlerim ve tahlillerim, analizlerim ve oradan elde ettiğim yorumlarım ilgilendirir, nesnel gerçek egonuza uymuyorsa, egonuzu değil, nesnel gerçeği, bilimi seçeceksiniz...
Siyaset, insanın yaşam mücadelesinde karşılaştığı zorlukları aşma üzerine anlam kazanır, yani doğuştan hazır heleki sözde kutsal reçetelerle gelmez, bunu içermeyen her tür sözde siyaset sürü psikolojisini elde tutma temelli, bir çeşit gütme işidir, siyaset falan değildir, öyleymiş gibi yutturulur...
Eğer bir su yatağı, yerleşim biriminden geçiyor ve bu sel baskınlarına yol açıyorsa, siyaset orada, bu baskını önlemek için ortaya atılan fikir ve görüşlerin teatisidir, ya yerleşim birimi başka yere ya da su yatağı başka bir yere taşınacaktır, siyaset budur ve burada tercih insanlara kalır, örneğin açlık ve yoksulluğu, örneğin mahrumluğu, örneğin toplumsal adaletsizlikleri, maddi, manevi sömürüyü ortadan kaldırmayı, ayrımsız ve fırsat eşitliğine dayalı eğitimi, sağlığı, bilimi nasıl sağlayacaksınız, bunlar asıl sorunlar ve orada dini, beride bayrak, ırkı, ezanı sembol, korunak, tartışmasız kabullendirme-böylece kendisini kutsal-yüce-dokunulamaz-çoban atfetmiş-sağlamış şeyhin, ağanın bunlar üzerinden ego merkezli empoze tarafgiri, sürüsü olmakla olmayacak...
Eğer amacınız sosyal, yaşamsal sorunlara çözüm üretmek değilde, milyonların size hizmet etmesi ise, seçmeniz gereken o milyonların hassasiyetleri, zayıf karınları olmalı, bu ya ZATEN empoze ettiğiniz dindir, ya da millet ya da mezhep, ama bu tarz sürü psikolojisini arda alan bir çobanlık siyasetidir ve belirleyici olan siyaset değil, çoban ve keyfiyetidir, böylece götünün kılıyık durumu hayat kazanır, insanlar farkındalıklarını kaybettiği gibi birer mankurta dönüşür.
Bağnazlığı aşmanın yolu açık ve ortadadır kaldı ki daha başından beri açık ortadadır ki, milliyetçilik, anti-laik bir siyasettir ve eğer Atatürk'ün fikirleri de esas alınacaksa, ya laiklik ilkesine karşı çıkıp milliyetçiliği, ya da çağın gerisinde kalmış milliyetçiliği bırakıp, laikliği, sosyal tanım ve sosyal siyaseti, hukuku seçeceksiniz, 2 cambaz bir ipte oynamaz- somut bir bağlantıyla, örnek verirsek, eğer bu dediğim başından yapılmış olsaydı bugün AKP, toplum bu kadar çok parçalanmış ve kendi içinde, çobanlar arasındai keyfi husumetlerde, sürülerin çatıştırıldığı parçalanmış, bu kadar cahil bir toplum da olmayacaktı.
Henüz geç değil, zira tüm toplumu kucaklayan GERÇEK siyaset yerine ayrımcı sürü psikolojisi, benim olsun da az, çok olsun kafası siyasette diretecekseniz, gelecekte gördüğüm bu toprakların 4 parçaya bölüneceği-Alevi, Sünni, Türk, Kürt vb ve mimarı da siz olacaksınız. Belki ilk elden AKP'den dolayı da sünni, alevi ayrıştırılması aşılamayabilir, ama hiç olmazsa ırka dayalı ayrımlar ve bölünmeler, sosyal siyasetle birleştirilebilir, bileşik daha aydın bir toplum kesimi sağlanabilir aksi taktirde, çobanlar bu türden çağdışı siyasetlerle dilediği gibi oynayacak ve hakim olanın elnden malzemeleri almadığınız sürece ne yaparsanız yapın, aynı tarz siyasetle ona çalışıp, ona malzeme üretirsiniz, sürüsü olursunuz-MHP'nin gideceği başka yer yoktu, al birini vur ötekineydi-, azınlığa düşmüş, sizin üzerinizden, çoğunluk sürü üzerinde kurmaya devam eder ve her gün haber izleyin, AKP'nin 10 yıldır nasıl yönettiğini, neyi yönettiğini-
Kılıçdaroğluuuuuu sen o mirdivene ters bindin- 2 günde görürürsünüz, yukarı Kılıçdaroğlu, aşağı Kılıçdaroğlu... AKP 3 gün milliyetçi-şoven bir siyaset izlesin zaten sözde muhalif olan kesimin altını boşaltıyor, siyaset bunun için mi, böyle takım holiganlığı ve deşarj tarzlı siyaset mi olur... Aha bana sen yüce Türksün, dayattın Yavuzun torunusun(oysa tersine Pir Sultan torunu olabilirim) dedin, öteki de yüce sünnisin, peygamber soyusun falan dedi, ötekilere, ötekileştirdiğine de küfrettirdi ağız dolusu, subjektif olarak yüceldim, öznel olarak deşarj oluverdim, hayata, hayatıma dair, farkındalık ve bilince, bilime dair ne değişti? neyi belirlemişti, sürülüğü, neyi değiştirdi?