mhmmd";p="´isimli üyeden Alıntı
Emin Çölaşan;
1942 yılında Ankara'da doğdu. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde tamamladı. 1965'te ODTÜ Idari Ilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Daha sonra Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve PETKIM'de çalıştı.
1977 yılında Milliyet Gazetesi'nde gazeteciliğe başladı. 1985 yılında Hürriyet Gazetesi'ne geçti. Çölaşan'ın çok sayıda gazetecilik ödülü ve kitabı bulunuyor.
Bahsettiğimiz kişi, eğitimli hem de iyi eğitimli biri. İyi eğitim almış birisinden de kaynaklı, aydınlatıcı, ve bilgi dolu eserler beklememiz en doğal hakkımızdır.
Mesela demokrat yazılar beklerdik;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...7057&yazarid=5 *böyle oldu,
Halkın tercihlerine saygılı yazılar beklerdik;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...2146&yazarid=5 * böyle oldu,
Bırakın Müslümanlığı, başka dinlere ve inananlara saygılı yazılar beklerdik;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...3184&yazarid=5 * böyle oldu,
Şehitlik gibi yüce kavramları siyasete alet etmemesini beklerdik;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...6321&yazarid=5 * böyle oldu,
Din ile alakan yoksa, bari tarikat taraftarı olmamasını beklerdik;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...7597&yazarid=5 * *böyle oldu,
Böyle bir geçmişten beklerdik de beklerdik, olmadı. Sağlık olsun.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|
sayın mhmmd ilginç bir mesaj olmuş sizinkisi

ithamlarınıza cevap vermek isterim kısaca
ilk yazı YAŞ kararlarının yargıya açılmasına karşı kaleme alınmış. yazıdaki şu ifadeye dikkatinizi çekmek isterim!..
"
YAŞ kararları kesin. Bu konuda yargıya gidilemiyor. Uzun süredir Türkiye'de belli çevrelerden yükselen bir ses var:
"
Sivilleşme ve demokratikleşme (!) adına YAŞ kararları yargı denetimine açılmalıdır. Hazırlanacak sivil anayasada bu hüküm mutlaka yer almalıdır." "
ne kadar komik değil mi? askerleri ve orduyu ilgilendiren bir konuyu sivilleştirmek isteyen sivri akıllılar varmış bu ülkede. demokratikleşmeye gelince bunlar askeriyenin kuralları ve kendi iç kanunlarıdır. uymayanlar atılır. her ordu mensubu bunları bilerek görev alıyor. yani kural ve kanunlara uymak zorunda!
ikinci yazı dtp'lilerin meclise girmesiyle ilgili. bu adamların hepsi pkk terör örgütü üyesi olmayabilir. ama sanırım hepsinin ateşli birer sempatizan olduklarını görmek için çok da akıllı olmaya gerek yok. geçmişte ve halen yaptıklarına ve söylemlerine bakmak yeterlidir.
üçüncü yazı kültür bakanının uygulamaları ile ilgili. yazıda dalaris adlı bir yunanın bakanlığın izniyle konser verdiğiinden ve bu dalaris'in kim olduğundan bahsedilmiş:
"Dalaras kim? Bir Yunan milliyetçisi. KKTC'nın 23. kuruluş yıldönümünde Kıbrıs Rum Kesimi'nde Türk işgalini kınama konseri vermişti.
Ayrıca Yunanistan'da Abdullah Öcalan'a destek vermek için kurulan komitenin faal bir üyesi.
Dalaras Türkiye aleyhine konuşmalarıyla biliniyor. "
kısacası siz bizlere sayı duymayan birine saygı duyulmasını istiyorsunuz.
dördüncü yazı pkk saldırılarında öldürülen askerlerimizle ilgili. Çölaşan bir siyasetçi değildir. dolayısıyla ne dini, ne şehitleri siyasete alet etmesi gibi bir şey söz konusu değildir.
beşinci yazı aleviler üzerine. aleviliğin bir tarikat olduğunu ilk defa sizden duydum. neyse diyelim ki tarikattır sizin dediğiniz gibi. yazıda Çölaşan'ın bu "tarikatın" taraftarı olduğuna dair herhangi bir ifade gösterebilir misiniz?
----------------------------------------------------------------------------------------------------
Emin Çölaşan silinen borçlara karşı istenen kelledir.
bir hikaye vardır. 3 inek sırt sırta verip kurtların saldırısından korunurlarken günün birinde önce ineklerden ikisi diğer ineğe ihanet etmiş ve bu sayede kurtların kendilerini yemeden bırakacağını zannetmişler hani. sonra kalan iki inekten bir tanesi diğerine aynısını yapmış. ve bu son kalan ineği kurtlar yemeden önce şöyle demişler:
"Hiç üzülme,sen zaten yaşamıyorsun.Çünkü biz seni aslında ilk arkadaşını sattığın zaman yemiştik bile."