Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 06-05-2007, 08:52
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart deniz, kum, güneş, bir de seçim...

AKP'nin cumhurbaşkanlığı adayı Abdullah Gül, meclisten gerekli oyu alamayıp, Anayasa mahkemesi de kararı reddedince, meclis 458 oyla genel seçimin 22 Temmuz'da yapılmasına karar verdi. Fakat şu var ki, Temmuz ayında, halkımızın önemli bir kısmı tatilde oluyor. Kimi deniz kıyılarına vuruyor kendini, kimi memleketinde alıyor soluğu... Seçimlerin Temmuz ayına gelmesi pek de sık rastlanır bir durum değil. En azından bir boy montla gitmedik mi seçime, o seçime seçim demeyiz biz. Ilık bir rüzgar esecek, yapraklar uçuşacak sokaklarda ya da kar, fırtına, boran veyahut erik ağaçları çiçek aşmış olacak... En azından ben yıllardır, yazın seçim yapıldığını görmedim ve duymadım. 22 Temmuz'da yapıldığı vakit bu seçim, nasıl bir manzara çıkacak ortaya bir bakalım...
- Yapılması gereken ilk iş tatil beldelerinde, plajlara seçim sandıkları kurmak olacak. Çünkü kışın nüfusu 10 bin olan bir tatil beldesi, yazın 300 binlere, 500 binlere vuruyor. Seçimlerde oylarımızı nerede kullanıyoruz? Okullarda, hastanelerde, kamu kuruluşlarında... Böyle bir tatil beldesinde 2 hastane, 5 okul anca vardır. Peki onca insan nerede kullanacak oyunu? Tabi ki plajda! Her soyunma kabininin içine bir sandık yerleştirilecek! Seçimlerde normalde, seçim sandığının olduğu yere paravan kuruluyor ya... Artık o paravanlara gerek kalmayacak. Direkt soyunma kabinlerini kullanacağız...
- Plajda oy kullandığımız alanlara şu türden uyarı levhalar asılacak: "Lütfen oy kullanmaya mayoyla gelmeyiniz!" "Tuzlu tuzlu oy kullanmak yasaktır! Lütfen oy kullanmadan önce duş alınız!" "Belde simit, ayakta paletle oy kullanmaya gelenler şu maddenin şu fıkrasına göre cezalandırılacaktır!" "Turistlerin oy kullanması yasaktır!" "Oy kullanmadan önce güneşte fazla kalmamanız yararınıza olacaktır!"
- Plajlarda cankurtaran olarak görev yapan arkadaşlar 22 Temmuz günü, cankurtaranlığın yanısıra sandık görevlisi olarak da çalışacaklar.
- Ve şu türten diyaloglar geçecek plajlarda:
- Serdar abiye bakın, babannesini jetsky'ye pindirmiş!
- Pindirecek tabi oğlum, kadın ta adadan nasıl gelsin tek başına...
***
- Fevziye hadi kızım zaman doluyor!
- Ay valla oy moy kullanamam ben şimdi Bilalcim... Su çok güzel şekerim sen de gelsene!
***
- Tahir abi bak dipten kum çıkardım!
- Oğlum başına bi iş gelecek, oyunu kullanamayacaksın bak!
***
- Pardon! Şu deniz topunu iki dakikalığına tutar mısınız, ben oy kullanıp gelicem!
- Tabii, ne demek...

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 06-05-2007, 08:57
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Üstü cami altı okul...

Ordu'nun Aybastı ilçesindeki bir köyde, uygun yer bulunamadığı için öğrenciler, tek derslikli bir okul haline getirilen caminin alt katında eğitim görüyor. Aybastı ilçesine bağlı 40 haneli Cındarlı köyünde oturan köylüler, köylerinde okul olmayınca caminin alt katını tek derslikli okul haline getirerek çocuklarının burada eğitim görmesini sağladılar.
Köyde bulunan çocukları başka köylere gönderemedikleri için çareyi caminin alt katını okul haline getirmekte bulduklarını belirten köylüler, mecburen böyle bir yöntem geliştirdiklerini söylediler.
Köyde bulunan yaklaşık 35 öğrencinin, daha önce yakın köydeki bir okula taşımalı sistemle gittiğini, ancak yaşanan bazı olumsuzluklar nedeniyle bu uygulamadan vazgeçerek böyle bir girişimde bulunduklarını bildiren köy sakinleri, söz konusu mekanın, birleştirilmiş sınıf olarak düzenlendiğini bildirdiler.
Şartlar zorlu
Bir öğretmenin görev yaptığı Cındarlı Köyü İlköğretim Okulu'na devam eden öğrenciler de caminin altında bulunan küçük bir sınıfta ders görmelerinin kendileri için zor olduğunu söylediler.
Öğrenciler, caminin avlusunu cemaatle birlikte kullandıklarını da ifade ederek “Ayrıca tek derslikli sınıf olduğu için bize ayrılan süre yetersiz oluyor. Bir an önce yeni okul yapılmasını istiyoruz” diye konuştular.
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri de okulun dönem sonunda kapatılacağını ve öğrencilerin, yakın bir köyde yaptırılan okula taşımalı sistemle gönderileceğini söylediler.

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 06-05-2007, 09:09
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Arınç külliyatından yorumsuz seçmeler...

1) İNADINA ADAY OLDUM

2002'nin kasım ayında ANAP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Başkanlığı için Vecdi Gönül'ü desteklemesine rağmen adaylığını koyması konusunda: Eşlerinin başı kapalı olduğu için aday olamazlar diye yazıldı. Aday olamazmışım, çünkü eşim böyle.. Ben buna isyan ettiğimde, bu ayrımcılığı hiçbir zaman kabul etmediğim için, "İşte bunun için inadına aday oluyorum" dedim. İnadım, bu tavra karşıdır. Bu yanlış tavra karşıdır.
(5 Ocak 2003, CNN-Türk )


2) ŞEYİNİ ŞEY ETTİĞİMİN ŞEYİ...

Bir gazetecinin ''23 Nisan'da resepsiyon var. Davetiyelerde sadece sizin adınız var. Bunun nedeni nedir?'' şeklindeki sorusunu yanıtlarken: "Şeyini şey ettiğimin şeyi... Nedeni nedir?" diye bunu bana tekrar niye soruyorsunuz? Yani ne öğrenmek istiyorsunuz?
(14 Nisan 2004 basın toplantısı)
Arınç, aynı gün ikinci bir açıklama yaparak, "bugün biraz da sinirli olarak verdiğim cevabın maksadını aşan bir üslup olduğunu kabul ediyorum. Bu açıdan üzüntümü belirtmek isterim" dedi.


3) LENİN'İ ÖLÜ GÖRMEK ÇOK GÜZEL

Moskova ziyareti sırasında Kızıl Meydan'ı gezerken Lenin mozolesi önüne geldiğinde bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı espri: "Lenin'i ölü olarak görmek çok güzel..." Arınç, daha sonra gazetecilerden bu sözlerinin yayımlanmamasını rica etti. (5 Mayıs 2006)


4) GÜCE İHTİYACIM VAR, KEŞKEK YEMELİYİM

Manisalılar Mesir ve Dayanışma Derneği yöneticilerinden her yıl sonbaharda yapılan keşkek gününün Nisan ayına alınmasını isterken: "Keşkek yedikten sonra Meclis Başkanı seçilmiştim. Nisan hayırlı bir ay, önemli bir ay. Bu nisanda da bu güce ihtiyacım olacak." (10 Şubat 2007)


5) TANDOĞAN MİTİNGİNE GİTMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN

"Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı'nın ev sahipliği yapmasında kanunen bir engel görmüyorum ama o kişi hakkında çok ciddi iddialar varken onun adına, onun çağrısıyla, onunla birlikte toplantıya katılmanın kamuoyunda nasıl karşılanacağının da iyi düşünülmesini tavsiye ediyorum." (12 Nisan 2007 tarihli basın toplantısından)


6) ÖZ CUMHURBAŞKANI DİNDAR OLUR

"Rahmetli Özal'ın cenazesinde küçük kartona elle yazılmış bir pankart taşınmıştı. Tekbirler eşliğinde taşınan cenazenin arkasından tutulan o kartonda şöyle yazıyordu: "Sivil, dindar, demokrat Cumhurbaşkanı" Bu Özal'ın kendisiydi. Bu milletin özlediği cumhurbaşkanının tanımıydı.
Baylar, Bayanlar son elli yılda yaşanan tartışmaların nedeni işte bu kartona yazılmış bu tanımdır. Sivil, dindar ve demokrat cumhurbaşkanı taraftarları ile onun tam tersi tanımların tartışması son elli yıldır hiç bitmedi.
Bugün de tartışmanın adı budur. Meclis'imizin sivil, dindar, demokrat bir cumhurbaşkanı seçecek olmasına yine itiraz ediliyor. Bu tanım kim ne derse desin, Türk milletinin kendi öz Cumhurbaşkanı tanımıdır."
(15 Nisan 2007, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği ödül törenindeki konuşmadan)

7) ADAYLIK KONUSUNDA REZERVİMİ KORUYORUM

"Daha önce de 'benim adaylığım şu tarihe kadar olur veya olmaz, bunu açıklamak için zamanı var, adaylığım ikinci planda' demiştim. Yarın veya öbür gün aday açıklandıktan sonra bu konudaki cevabımı size vereceğim. Ama bu, Türkiye'de bir tartışma meydana getirmeyecektir. Ben kendi rezervimi hâlâ muhafaza ediyorum, en azından tarih açısından." (23 Nisan resepsiyonunda yaptığı açıklamadan)


8) ARTIK ADAY DEĞİLİM

Abdullah Gül'ün adaylığının açıklanmasından sonra:
"Benim de bu sürecin başından bu yana adaylık sürecinin son saatine kadar aday olup olmayacağım konusunda bir açıklama yapacağımı söylemiştim. En son resepsiyon sırasında da bu açıklama rezervimi saklı tuttuğumu ifade etmiştim. Artık şu andan itibaren aday değilim ve aday olmayacağım." (24 Nisan 2007)


9) USTA PEHLİVAN 40. OYUNU KENDİSİNE SAKLAR

Gül'ün adaylığının açıklanmasından sonra süreçte oynadığı rolü tarif ederken:
"Eskiden yağlı güreşte de çok önemli oyunlar vardı. Çırak bütün örnekleri, güzel hareketleri öğrenir. Usta der ki, 'Sana her şeyi öğrettim.' O da kendisinin çok iyi yetiştiğini zanneder. Sıkılmadan der ki, 'Usta, hadi bir güreş tutalım.' Usta onun bütün oyunlarına karşılık verir, çırak biraz daha ileriye gider. Usta ona ders olsun diye en sona sakladığı bir oyunu oynar ve küt diye sırtını yere getirir. Bak der 'Sana 39 tanesini öğretmiştim, bir tanesini de bugüne saklamıştım. Haddini bil, küt sırtın yere geldi.'
İsterseniz böyle de anlayabilirsiniz. Şeffaf bir siyasetçiyim, bunun 10 tane izah tarzı var, biri de bu olabilir." (26 Nisan 2007, basın toplantısı)


10) BUNLARIN HEPSİ UYDURMA

Genelkurmay bildirisinin ardından oklar kendisine dönünce, sözcüsünün yaptığı yazılı açıklama: "Sayın Arınç, aday belirleme sürecinde, "Ya sen, ya ben, ya o" gibi bir pazarlık, veto ya da tehditte bulunmamıştır. Bunlar iftiradır. Görüşmeleri yalnız yaptık, üçüncü kişi şahit olmadı ki, gazetelerde bu kadar şey yazılmış olsun. Bunların hepsi yakıştırmadır, senaryodur, benzetmedir." (30 Nisan 2007)

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 06-05-2007, 12:12
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Üstü cami altı okul...

ordunun okullarına harcanan paradan biraz da bu insanlara ayırmak lazım...
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 06-05-2007, 13:45
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Arınç külliyatından yorumsuz seçmeler...

3) LENİN'İ ÖLÜ GÖRMEK ÇOK GÜZEL

Moskova ziyareti sırasında Kızıl Meydan'ı gezerken Lenin mozolesi önüne geldiğinde bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı espri: "Lenin'i ölü olarak görmek çok güzel..." Arınç, daha sonra gazetecilerden bu sözlerinin yayımlanmamasını rica etti. (5 Mayıs 2006)


bu adamın birde deniz gezmiş hakkında konuştukları vardı. deniz iyi çocukmuş, onu bir kızla kandırmışlar...

sormak gerek bülent arınç bunları nereden biliyor? sormak lazım; acaba o zamanlar odtü'te karısı mı okuyordu? kız kardeşi mi okuyordu? annesi mi okuyordu?

işte komünizm düşmanlarının kim olduğu ortada. harun yahya, bülent arınç, nurcu tayfa ve onların yalakları...
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 06-05-2007, 17:08
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Üstü cami altı okul...

Kocaman camiyi diktirtmisler ama, o camiyi dikene gidip desinler, al minareni gotur burasi tamamen okul yaicaz, cemaatte yakin bir camide tasimali sistemle namaz kilsin
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06-05-2007, 20:42
deli_cevat deli_cevat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jan 2006
Mesajlar: 808
Standart Re: Arınç külliyatından yorumsuz seçmeler...

lenin ... seni bülent

Gelenek ve Gelecek 'Ne Yapmalı'cılarındır
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 14-05-2007, 22:31
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli;...

İçkiyi Yasaklamaya Çalışanlara...

İçki yasaklanabilir, mahsuru yok ama
rakı asla...
Takunyalılar öyle zannedebilir amma
aslında içki değildir rakı.

Yurt sevgisidir örneğin.
İki tek attın mı “ne olacak bu memleketin hali”
demezsin aksi olsa...

Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir...

Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar,
gülümsetir.

Botoks’tur bir nevi.
en kaknemi bile bir başka görünür gözüne.
Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır...
İçilir, güzelleşilir...

Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca,
Şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerikada tır şoförlerinin içtiği
viskinin dublesine,
Etiler’de tır parası ödersin. Ayrı.
Ama kürkçü dükkanıdır.
Döner gelirsin...

Orhan Gencebay dır. Müslüm Gürses dir.
Entel barlarda söylemeye utanırsın.
Ama hepimiz biliriz ki ezbere bilirsin...

Örgüttür.
Ama bölücü değil birleştirici.
Türkü de içer, Kürdü de, Lazı da...
Sor bak Ermenisi de, Rumu da, Yahudisi de...

AB’cidir.
Çünkü rum öyle bir meze yapar ki,
helali hoş olsun,
Kıbrısı veresin gelir.

Madem ki yasaklayacaksın rakıyı...
Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin çipurayı, levreği.
Ne anlamı var deniz börülcesinin,
rokanın, radikanın, cibezin?
İnek miyiz biz?
Şakşukayı şarkı mı zannediyorsun sen?

Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...
Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli;

ŞİİR YAZIYORUM
ŞİİR YAZIP ESKİLER ALIYORUM
ESKİLER VERİP MUSİKİLER ALIYORUM
BİR DE RAKI ŞİŞESİNDE BALIK OLSAM...

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 15-05-2007, 04:07
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Re: Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli;...

Yahu Dolfen kardeşim, sabahın dördü ,uyku tutmadı. Kovanı olmayan arıdan, ne büyük bir lezzet çaldın ağzıma.
*Yok, lezzet sadece rakıda değil. Beni duygulandıran şiirdeki letafet *ve zerafet.
* Bir gurbet kokusu sinmiş sanki içine, bir hüzün *buğulanmış sessizce, derince
* Hayatın armonisi gizlenmiş usulca ve sessizce. Şiirin dizelerinde ruhumda bir dinginlik bir huzur yayıldı inceden.
* *İnsanlığın renkleri bezeli için de. Huzur ve barış arayan insanlığın
* Teşekkürler Dolfen riyasız ,yapmacıksız. Gerçekten ,içten teşekkürler.
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 22-05-2007, 22:34
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart eger kader maçaysa ona elden çakıyorum...

Arkadaşlığın büyüsünü tadanlardanım
Dostluğun kavramını yaşayanlardanım
Bir söz söyle bana taaa uzaklardan
İçten olsun.
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana
Yürekten olsun.
Atma içine üzüntülerini
Tatma kederli saatleri
Paylaş kardeşçe mutlu sevgileri
Düşünme,
Ardına bırak üzüntülerini
Gel arkadaşım
Birlikte atalım kederli düşünceleri
Dünya değmez hiç bir üzüntüye
Kapıl git yepyeni sevgilere
İnandır dünyanın sevgi dolu olduğuna
Evrende saygının var olduğuna
Çocuk gibi, saf, temiz, tertemiz
Yüreğinin bir köşesinde
Yer var mı bana da?
Canımı verirdim o yürek için.
Arkadaşça, sevgiyle, dostça
Bir selam gönder bana
Ama ne olur yürekten olsun...

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:45 .