
27-01-2008, 14:43
|
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Birde Mhmmd arkadaş çözüm kafaların içinde demişsin . Zaten türban takanlar kafalarının içindeki düşünceyi türban takmakla dışarıya *yansıtmışlar.Kafalarına bağladıkları türban maalesef onların kafalarının içine inmeye müsade etmiyor.
|

27-01-2008, 14:50
|
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Birde türban gerçekten tam manasıyla bir islami örtümüdür.Kuranda tanınmıyacak şekilde örtünün der ve kuranda geçen çilbab bugünkü çarşaf anlamına gelir. İyide ben çevremdeki türbanlı bayanları tanıyorum onların tanınmasına engel olmuyor türban.Peki ne olacak şimdi haydi türban serbest oldu gerçek islamçılar onuda kabul etmeyecek çarşaf ve peçede serbest olsun diyecekler.NERDE DURACAK BU İSTEKLER?
|

27-01-2008, 15:11
|
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Ne konuyuymus be,,tartis tartis bitmiyor,reddet reddet bitmiyor,,oku oku bitmiyor,,yaz yaz bitmiyor,aman yarabbim *keske insan aklini kisitlasaydinda maymunlar gibi günlük muz un *pesine düsseydik.
|

27-01-2008, 16:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Anlaşılması *ve netleşmesi için Muazzez İlmiye Çıg ile yapılan söyleşi ile daha sonra getirilen ( İÖ 16 yy ) Asur yasalarından örnekleri iliştiriyorum. Belki tartışmanın boyutu farklılaşabilir :
Muazzez İlmiye Çıg ile Söyleşi :
O zaman şimdi dava konusu da olan şu malum örtünme bölümüne gelelim: Sümerlerde kimler, neden örtünüyormuş? ( Devrim Sevimay - Vatan Gazetesi )
Her tanrının bir evi var, onlara mabet diyorlar. Bu evlerde tanrılar için çeşitli şeyler yapılıyor. Neler yapılacağını tanrılar insanlara söylemiyor, insanlar kendileri tanrıları için ne yapmaları gerektiğini anlayıp, yapıyor.
* Yani "vicdan evi" gibi bir şey mi?
Evet, vicdanlarıyla baş başa kaldıkları yer oluyor. Bugünkü kilise, cami ve havralardaki ibadet şekillerinden daha özgürler. Tanrıları hoş tutabilmek için orada danslar yapıyorlar, şarkılar söylüyorlar. İşte bu mabetlerde rahibeler var. Bu rahibelerin bazıları da genel kadınlık yapıyor.
* "Genel kadın" tam olarak ne demek?
Görevi seks yapmak olan kadınlara deniyor. Onlar fahişe değil, bunu para karşılığı yapmıyorlar. Mabetlerde aşk odaları var ve anladığım kadarıyla o odalarda gençlere cinselliği öğretiyorlar. Bunu nereden çıkartıyorum; çünkü Gılgamış Destanı'nda da ormanda, hayvanlarla büyümüş olan adamı insanlaştırmak için bir mabetten rahibe getiriliyor ve ona cinselliği, yemeyi, konuşmayı rahibe öğretiyor. O genel kadın dediğimiz rahibeler Sümerlerde her şeyi öğreten bir varlık olarak görülüyor. Bunu yaparken kendilerini tamamen tanrıya vakfetmiş sayıyorlar. Çünkü Sümerlerde aslında bekaret var. Bekarete önem verilmesine rağmen genel kadınların mabetlerde ilişkiye girebilmesi, bu hizmete verilen kutsal değeri gösteriyor.
* Bekarete önem verildiğini nasıl biliyorsunuz?
Tabletlere göre evlenmeden önce bakire olmadığını söylemeyen kadın boşanırken yarı tazminat alabiliyor.
* Peki bu genel kadınlar başörtüsünü niye takıyorlar?
Onları diğer rahibelerden ayırmak için böyle başörtüsü kuralı konmuş. Sokaktaki fahişeler de başörtüsü takamıyor. Bu sadece mabetlerdeki görevli kadınlara özel bir durum. Tarihteki ilk başörtüsü böyle çıkmış oluyor.
* Sonradan bu iş nasıl tersine dönüyor?
Sümerlerden uzun yıllar sonra, M.Ö. 16'ncı yüzyılda, Asurlular birden bire kanun çıkarıyorlar. Diyorlar ki, bundan sonra evli ve dul kadınların da hepsi başını örtecek. Aslında burada, evli ve dul kadınların yasal bir şekilde cinsel ilişkiye girdiklerini düşünerek genel kadınlar gibi örtünmelerini ve kendilerini belli etmelerini istiyorlar.
* Asurlarda başörtüsü takan kadın, cinsel ilişkiye girmiş, bekareti olmayan kadın anlamına geliyor?
Evet aynen öyle. Ama bunu bazı dinciler yanlış anlayıp "Tarihte ilk başörtüsünü fahişeler taktı" diyorum sanıyor. Oysa ne Sümerlerdeki rahibeler fahişe, ne de Asurlardaki evli ve dul kadınlar.
* Yani örtünme, İslamiyet'ten binlerce yıl önce, kadının toplumdaki statüsünü belirlemek için bulunmuş bir çare?
Benim anlatmak istediğim de bu! Bunu da ben söylemiyorum, tarih söylüyor. Kendimden bir şey eklemiyorum, yorum yapmıyorum, bilimsel tarihi anlatıyorum.
* O zaman Asurlulardan İslamiyet'in doğduğu döneme gelelim. Orada başörtüsü karşımıza nasıl çıkıyor?
Kızım, ben İslam uzmanı değilim, ama tarih yönünden baktığımızda orada da şöyle oluyor: Hz. Muhammed peygamber olduktan sonra ailesindeki kadınlarla birlikte Mekke'de oturuyor. İnsanlar hangisi Hz. Muhammed'in karısı, hangisi kızı, hangisi cariyesi biliyorlarmış. O yüzden de orada bu kadınlara sataşma katiyen yokmuş. Ama Medine'ye hicret ettikten sonra durum değişiyor. Çünkü Medine çok kalabalık; Hıristiyan'ı, Yahudi'si her milletten insan var. İnsanlar Peygamber'in ailesini tanımıyorlar. İşte bu dönemde Peygamber'e bir vahiy geliyor. Bir ayete göre "Peygamber karıları, peygamber kızları ve mümin kadınlar sokağa çıkarken tanınmayacak şekilde örtünsünler" deniyor. Oysa bir başka yorumda da deniyor ki, "tanınacak şekilde" örtünecekler.
* Bu anlattığınız mantığa göre "tanınmaları" daha doğru değil mi ?
Evet, o daha doğru. Bence "mümin kadınlar" lafı da sonradan eklenmiş bir laf. Çünkü biliyorsunuz, Kuran Peygamber zamanında oluşturulmadı. Ebu Bekir döneminde tanıklardan alınan ayetlerin birleştirilmesiyle yazıldı.
Assur yasaları
(Kadriye YALVAÇ-Mebrure TOSUN. Sümer, Babil, Assur Kanunları. TDK. Ankara)
40) - İster evli kadınlar, ister dul kadınlar, veya Assur'lu kadınlar olsun sokağa çıkarlarken başlarını açmayacaklardır. Adamın kızları… ya bir şal, ya bir ... veya bir gulinu ile örtüneceklerdir.
Sahibi ile sokağa giden Esirtu 'lar (cariye, esire) örtülüdürler. Kocaya varan Kadiştu'lar, (bir 'kutsal fahişe' kategorisi) sokakta örtünmelidirler. Kocaya varmamış Kadiştu'ların sokakta başları açıktır, örtünmemelidir. Fahişe örtülü değildir, başı açıktır. Örtülü bir fahişeyi gören olursa, onu tutuklayacak, şahitler bulacak; onu saray mahkemesine götürecek, ziynetlerini almayacaklar, onu yakalayan (sadece) elbisesini alacaktır. (Örtülü fahişeye) elli sopa vuracaklar, başına zift dökecekler.
Eğer bir adam örtülü bir fahişeyi görür, onu serbest bırakır (yakalamaz) ve saray mahkemesine götürmezse o adama elli sopa atılacaktır. (Adamı) ihbar eden elbisesini alacak, (Adamın) kulaklarını delecekler, iplik geçirecekler, arkasına bağlıyacaklar. Bir ay süreyle kıralın hizmetini yapacaktır.
Esire'ler örtünmeyecekler, örtülü esireyi gören yakalayacak ve onu saray mahkemesine götürecektir. Kulaklarını kesecekler. Onu yakalayan elbisesini alacaktır.
Eğer bir adam, örtülü bir esire görür ve onu serbest bırakır (da) o, yakalanmaz ve saray mahkemesine götürülmezse, onu (adamı) suçlayıp, ispat ettikten sonra, ona(adama) elli sopa atacaklar. Kulaklarını kesecekler, iplik geçirecekler, ensesine bağlayacaklar. Onu ihbar eden elbisesini alacak, o adam bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır.
41)- Eğer bir adam esiresini (esirtu) örtmek isterse, beş veya altı arkadaşını oturtup, onların önünde onu örtecek ''0 benim karımdır'' diyecek, 0, onun karısı olacaktır. (Başka) adamların önünde örtülmeyen ve kocası ''bu karımdır'' denmiyen esire, eş değildir. Esirtu'dur.
Eğer adam ölürse, örtülü karısının evlatları yoksa esirelerin evlatları, (öz) evlattırlar ve (mirastan) hisselerini alacaklardır."
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

27-01-2008, 19:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Oct 2000
Mesajlar: 834
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Mabet fahişesi sözü Muazzez İlmiye Çığ'a aittir. Kaldı ki işi sex yapmak olan biri geçimini bu işten temin ediyor bu mana da fahişe sözünü kullanmaktan kaçınmanın, bulanık suda balık avlamaktan öteye geçmeyeceğide aşikardır.
Çok objektif olmuş Dilaver. * :?
Saygılarımla;
|

27-01-2008, 19:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
mabet fahişeligi bildigimiz anlamda bir paralı seks ilişkisi degil, buu bu şekilde almak yanlış. Mabet fahişeligi dıştan evlenme kuralının bir bozulma şekli. Eski toplumda aynı klan içinden evlenmek yasaktı, tabuydu. Buna izin verilmezdi. Bunun nedenlerine deginmenin bu başlıkta teri yok. Ancak dıştan evlenme kuralı eski toplumda mabet fahişeligi ile aşıldı. Bir ritüel oldu. Mabet fahişeleri kendilerini dıştan evlenme kuralına uydurdular ve yabancılarla yattılar, tüm toplumun kefaretini ödediler. Onlar sayesinde diger kadınlar içten evlenebildiler yani aynı klanın erkekleri ile evlenebildiler.
* * Onlar bizim anladıgımız manada fahişelerle bir degildiler. Kaldı ki fahişelere örtünmek yasaktı. Ama evli kadınlar ile mabet fahişeleri örtünüyorlardı. Yani iffetli kadınlar ile mabet fahişeleri aynı kategoride, normal fahişeler de ayrı kategoride degerlendirdiler. Örtünme ise statü simgesi idi. İnsanların kim oldukları giyimlerinden belli olurdu. Bu uygulama örnegin Memluklar zamanında Mısırda gayri müslimler zil takılmak suretiyle uygulandı. Etegi zilli deyimi buradan kalmıştır.
* * Dıştan evlenme kuralı ile ortaklaşa evlilik kuralının son evrelerinin belirtileri bazı toplumlarda şu şekilde görülüyordu. Evlenen kadın gerdege girmeden evvel damat haricitüm erkeklerle yatmak zorunlulugundaydı. Bunun daha son biçimi erkeklere ilk gece hakkı olarak feodalizmde görüldü. Tüm bu uygulamaları hepsi başlangıçtaki grup evliliginden bu yana bir ilerlemeyi temsil ediyordu.
* * *saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

28-01-2008, 00:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2006
Mesajlar: 187
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Sevgili Özgür Beyin;ben de burada Aziz Nesin in bir sözünü bir kac kez yazdim:Aziz Nesin"gericilere taviz verirseniz daha cok daha cok gericilik isterler "demisti.Gercekten bunlar simdi güya üniversitelerde türban serbest birakilsin istiyorlar.Arkasindan liseler,ortaokul ve ilkokul gelecek.Daha sonra Carsaf ve Burka...
|

28-01-2008, 03:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Jan 2008
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 51
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Neden sadece türban sorununa takılıp kalıyorlar anlamıyorum. Bir kitaba (Kuran-ı Kerim) inanıyorsan şu ayetine inanıyorum, bu ayetine inanmıyorum diyemezsin. Kuran'da kadını dövebilirsin de diyor, o zaman kadın haklarına karşı da ayaklanmaları gerekmez mi? Kuran dört kadın da alabilirsin diyor. Kuran kadına yarı miras, bir adama karşılık iki kadının şahitliğini uygun görüyor. O zaman tümüyle yargı sisteminde değişiklik gerekmez mi? İnançsa, inanç özgürlüğü ise o zaman bu arkadaşlar tam inanmıyor, herhalde bunlara inanmıyorlar ki bunlar için ses çıkaran kimse yok. Neden sadece türban diye sormak gerekiyor? Kaldı ki Kuran'da örtünmekten kasıt tam anlamıyla türban takmak olarak yorumlanabilir mi? İlahiyatçılar bile bu konuda tam bir uzlaşmaya varabilmiş değiller. "Türbanı neden kutsallaştırıyorlar anlamıyorum, o zaman en kutsal giyecek don, çünkü en önemli yeri örtüyor." bunu ben demiyorum, Zekeriya Hoca diyor.
Bir de Kuran-ı Kerim zaten kendi içinde bu tartışmaya bir anlamda son veriyor. Kuran'a göre kadının yeri, evinde çocuklarına bakmak ve kocasına mutlak itaat etmektir. O zaman da zaten kadının kamuda yeri yok. Dolayısıyla kadın olmadığı için, türbana da yer yok.
|

28-01-2008, 04:38
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Türban bahane islam şahane,
Türbanın arkasında siyasal islam vardır,aslolan türban serbestisi ve kişisel hak ve özgürlükler değil kadın ve türban öne sürülerek yıkılmak dönüştürülmek istenen Cumhuriyetimizde delik açmaktır.
Bu delik açılırsa zamanla genişletilecek ve Cumhuriyet yok edilerek yerine islam devleti kurulacaktır.
Bu proje ABD,AB ve Arap ülkelerince desteklenmektedir. BOP kapsamında Türkiye'nin çizilmiş olan haritaya uygun yeni bir coğrafi ve siyasi yapılanmayla İslam devletine dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.
Atatürk'e ,Cumhuriyet değerlerine ve kazanımlarına top yekün saldırı vardır.
Ülkemiz ,insanımız uygarlıktan koparılıp ortaçağ'a götürülmek köleleştirilmek istenmektedir.
Emperyaller senaryoyu yazmıştır ,yerli işbirlikçileri eşbaşkan Tayyip başkanlığında uygulamaya çalışmaktadır.Hayırlı olsun.
Saygılar
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|

28-01-2008, 10:21
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Sizlerin aklı bu kömür yardımına bi türlü basmadı vesselam.  Bak kardeş(ler)im,devletlerin mali yönden zor durumda olan vatandaşlarına ekonomik destek sağlamaları,sosyal devlet ilkesi yönünde zorunlu bir uygulamadır.Bütün devletler tıpkı devletimiz gibi bu tür uygulamalar yaparlar.Yanlış hatırlamıyorsam Abd yönetimi,şu anda direk halkın cebine girmek üzre 150 milyar dolarlık bir nakdi serbest bırakma hazırlığı içerisindedir.Ak partide benzer çalışmalarda bulunuyor.İsteselerdi direk belli bir geçim seviyesinde olan kişilerin gelirlerine belli oranda zam yaparakta bunu yapabilirlerdi.Ama maksatları yalnızca belli bir kesime mali destek olmayıp ülke kalkınmasına ivme kazandırmak olunca,yakacak yardımı daha mantıklı bir seçenek haline geldi.Böyle bir yardımda 1 taşla tam 3 kuş vurulmuştur.
1.Mali yönden zayıf ailelere,kışın en önemli ihtiyaç olan ve ailelerin ekonomilerini oldukça zorlayan yakacak ihtiyaçlarının devletçe karşılanarak hem sosyal devlet ilkesinin gereği yapılmış hem de bu insanların devlete olan güvenleri arttırılmıştır.
2.Atıl durumda olan binlerce kamyon bu çalışma sayesinde faal duruma geçmiş,böylece bunlar iş hayatına ve ekonomiye kazandırılmış ve kamyoncu aileleri bu çalışmalardan önemli gelirler elde etmişlerdir.
3.Atıl ve düşük kapasiteli çalışan onlarca kömür madeni bu çalışmayla faal ve yüksek kapasiteli hale gelmiş,böylece bu madenler ekonomiye kazandırılmış ve maden sektöründe çalışanlara önemli mali getiri sağlanmıştır.
İşte akılcı yönetim diye ben buna derim.Sözde sosyal demokratların hayalleri bile bu seviyede değildir.
Dipnot:Bunları yazarken,hiçbir siyasi oluşumun içinde olmadığımı, bilenlere hatırlatmak isterim.Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş oldu zaten.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:43 .
|