dilaver";p="´isimli üyeden Alıntı
Â* Â* Â*İlginç olan ilk Yahudi devletinin Osmanlı topraklarında Osmanlı ile birlikte kurulmaya çalışılmasının planlanması.
|
Sevgili dilaver,
Bu sözden ilk önce Theodor Herzl'ın 2.Abdülhamit'e yaptığı teklifi algılamıştım ama sonra Yasef Nassi-Kanuni/2.Selim dönemi ve Tiberya (Taberiye) projesi'ni hatırladım ve konuyu duymayanlara kısaca duyurmak, duyanlara da hatırlatmak istedim.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tiberya_Projesi
Değişik bakış açılarından Yasef Nassi:
"Yasef Nasi Portekiz'de doğmuştur, ancak köken itibarıyla İspanyol Yahudisidir. Yavuz Sultan Selim'in gözüne girmeyi başarmış Osmanlı Sarayı'nda saygın bir yer edinmiştir. Nasi, Süleyman'a Filistin'in Tiberya şehri ve çevresini Yahudiler için imtiyazlı bir bölge olarak kabul ettirmiştir."
(Israel: A History of Jewish People, Refus Learsi, sf.331)
"Tiberya için Yasef Nasi Sultan tarafından muhtariyet idaresi verileceğini umuyor, burada büyük bir Yahudi yerleşim merkezi kurma hayali besliyordu."
(Israel: A History of Jewish People, Refus Learsi, sf.331)
"Nasi bütün Yahudileri imtiyazını aldığı Tiberya'a göçe çağırdı."
(The House of Nasi Dona Garcia, Cecil Roth, sf. 88 )
"Yasef Nasi, Tiberya'nın etrafını kale duvarları ile çevirmiş, fakat yeterli sayıda Yahudiyi buraya toplayamamıştır. Bunun üzerine padişahtan Kıbrıs Krallığını istemiştir."
(A History of the Jewish People, James Parkes, Penguin Books, sf. 101)
"Kıbrıs ile ilgili emelleri gerçekleşmeyen bu krallık hırslısı, 1566 yılında Sultan Selim'den Naksos Adaları Dükalığı'nı almıştır."
(Saffet, Naksos Dükalığı, Tarihi Osmani Encümeni, sayı 23)
"Yasef Nasi'nin İsrail tarihindeki önemi, İsrail ülkesinde Tiberya kentinde bağımsız ya da yarı-bağımsız bir Yahudi kolonisi kurmak ve bu koloniye Avrupalı Yahudileri yerleştirmek istemiş olması noktasındadır."
(Türkiye Yahudileri, sf.49)
Yasef Nasi'nin Tiberya'da özerk bir Yahudi kolonisi kurma projesi o zaman gerçekleşmemiştir, ama Aliyah'a (Kutsal Topraklara geri dönüşe) doğru bir başlangıç olması açısından önem taşır.
"Şurası kabul edilmelidir ki (Tiberias Projesi) Yahudilerin anavatanlarına yeniden yerleşmelerine dönük ilk projelerden biri, 19. yüzyıl Siyonistlerinin uygulayacakları planın öncüsüdür. Gerçekten de Joseph (Yasef), birçok yanıyla, Siyonistlerin en büyüğü Theodor Herzl'e çok benzer."
(Türkiye Yahudileri, Moshe Sevilla-Şaron, sf.50)
"Ayrıca Yasef Nasi, Türkiye'de kurulan ilk istihbarat örgütünün de Başkanıdır."
(Panorama, 5 Nisan 1992, sf.13)
Murat Bardakçı ile “Kıbrıs’ın fethi” üzerine bir söyleşi
http://www.hayyam.com/basin/hurriyet...plari-icin.php
Yasef Nassi’nin Osmanlı sarayına girişi ile, yani Kanuni ve 2.Selim dönemiyle aslında Osmanlı İmparatorluğunun bittiğini iddia eden Cahit Ülkü ile “Son Hazaryalı” romanı üzerine bir söyleşi:
http://www.tempodergisi.com.tr/life_...3915/index.php
Sevgili ozgur_beyin,
Varlık vergisi ile ilgili birkaç nokta buldum:
1- Dönem'in gayrimüslim cemaat liderleri başbakan Şükrü Saracoğlu'na gidip şu teklifte bulunuyorlar:
Bu kanun ile ne kadar vergi hedefliyorsunuz? 200 milyon, 300 milyon, ne kadarsa bize söyleyin, aramızda toplayıp ödeyelim. Saracoğlu ise "bir devlet olduklarını" söyleyerek bu teklifi kabul etmiyor. Yani yapılan işin arkasında gelir elde etmenin dışında bir devlet planı var. Sonuçta toplanan para da zaten 300 milyon civarında.
2- Bu vergi sonrası 1946-50 döneminde 30.000 yahudi Türkiye'den İsrail'e göç ediyor, elbette tüm servetleri ile! Acaba bu da Saraçoğlu'nun söylediği şeyin bir parçası mı diye insan düşünmeden edemiyor.
3- Aynı dönemde çıkartılan bir de Toprak Mahsulleri Vergisi var ki tamamen çiftçiye yönelik ve varlık vergisi ile toplanan vergiye yakın bir miktar (270 milyon) da tamamen Türk çiftçi-köylüsünün cebinden çıkıyor ve zaten yoksul olan çiftçi daha da yoksullaşıyor (çiftçinin CHP'ye bir daha yüz vermemesinin nedeni de bu olsa gerek) ama varlık vergisinin eleştirildiği platformlarda nedense bu konudan pek bahis geçmiyor.