* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Hasan Aydın, Karl Marks Neden Çok Fazla Etki Uyandırdı?
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Adem ve Havva Hikayesi BEYİN Hakkında Ne Anlatıyor?
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Hasan Aydın, Tanrı'nın Varlığı Sorunu ve Kimi Eleştirler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Kendisinden daha büyüğü tasarlanamayan şeyin daha büyüğünü tasarlamak imkansızdır, o halde tanrı vardır... vb. safsata söylemler için;
1. Tasarlanmışlık -> önyargı, kabul -> mantık dışı
2. Yaratılan, yaratıcı tasarlamaya çalışmış olmaktadır -> Yaratılan ön kabulü -> mantık dışı
3. ... Maddeler çoğaltılabilir.
"Tasarım" veya "kendisinden daha büyük" vb. dayanaklar, ideolojik, mantık dışı, ön kabullü safsata söylemler... Kendisinden(hayali olarak yüceltilen) daha büyüğü tasarlanamaz, o halde, daha büyüğü düşünülemeyen şey(tanrı) vardır gibi safsata çıkarımlar, C.Taslaman vb. beslendiği safsatalar dünyasının, akıl-mantık dışı, kelime oyunalrından ibaret boş lafazanlıktan öteye gidemez. Bir şeyin varlığı veya yokluğunun belirleyeni ne insan zihni, ne insan kıyasları ne de insanın hayali,kurgu-tasarımları ne de öznel kıstasları olabilir. Tüm bu tür ideal-ist safsatalar, akıl esaslı değil, ancak "dayanaksız, tutarsız, temelden saçma" olarak ifade edilebilir.
Zorunlu varlığın yokluğunu düşünmek, zorunlu varlığı imkansız kılar, o yüzden zorunlu varlık(tanrı) vardır. Yine akıl-mantık dışı, haliyle yine saçma-sapan bir argüman.
Uzayın veya herhangi bir şey'in varlığı, kendinden daha büyüğün tasarlanamayacağı(!?) için mi? İşte yine zihni-hayal-kurguyu esas alan idea-list, teist safsatalar. Bu halde tanrının varlığının da gereği kalmaz, zira uzay-varlığın yokluğunu düşünmek, zorunlu varlığı(varlık-yokluk) imkansız kılar, o yüzden zorunlu varlık(maddi dünya) vardır -tanrı gereksinimi yoktur. Nesnel, fizik dünyasında yaratmak anlamsız, muhatapsız, karşılıksızdır, fizikte yaratma eylemi anlam taşımaz, bir karşılığı yok. Oluşmak anlamlıdır ve bu da form-yapılara nazarandır. Örneğin uzay, fizik oluşmaz veya yaratılmaz, ancak çeşitli maddi yapılar değişir böylece oluşur(oluşmak, olgunlaşmak, yoktan var olmak değil, var olanın-varlığın- devinimleriyle anlam kazanan form-yapılara, ilişki ağları ve bu ilişki ağında anlam kazanan olgulara, olaylara dairdir). Varlığın-yokluğun bir başlangıcından söz edilemez, ancak varlığın devinimleri ve çeşitli yapıların oluşumu-kayboluşu(değişimi), böylece "zaman, var-yok" gibi kavramları soyutlamımıza olanak sağlar. Kısaca zaman varlığın devinime bağlıdır. Zorunluluk, zaruriyet lafzını kullanacaksak, "zaman", varlığa zorunludur, o halde varlığın olmadığı bir an düşünülemez. Bu halde varlığı, zamana tabi kılmak, bir başlangıç, ilk neden gibi -yine varlığın devinimine ve böylece form-yapı ve ilişkiler zeminine bağlıanlam kazanan neden(sebep) kavramını öne süren türden safsatalar hem geçersiz hem de gereksizdir(öznel bir amaç işidir, geçerlilik, gerçeklik payı bu bahisle yoktur).
Örneğin uzay neden var, uzay ne yöndedir, varlık neden var gibi sorular -yanlış sorular- anlam taşımaz. varlık-yokluk ayrıştırılamaz ve ortada olmadıkları bir an düşünülemez, bir sebebi yok, sebebi olmadığından değil, sebep, neden gibi sorulara muhatap olamadıklarındandır. yani varlık-yokluk ana küme ise, sebep-sonuç, zaman gibi kavramlarımız o kümenin içinde, varlığın devinimleri böylece form-yapılar kümesinde anlam kazanır.
Evrendeki "düzen" gibi saçmalıklara ise hiç girmeyelim bile -zira evrende bir düzen yok aksine hakim olan kaostur(ifade anlamında), bir düzen olsa bile bu bir tanrının ve o tanrıyı da yaratan sonsuz tanrıların(paradoks) "var" olduğu ve bu vb. safsataların da tanrıyı "var" edebildiği anlamına gelmez.
Yokluğun da olmadığı bir an, ortam düşünemeyiz -zira zaman kavramını, olmak-olmamak gibi form-yapı zeminine dayalı kavramları, varlık-yokluk(ortadalık anlamıyla) düzlemine dayatamayız-, öyle değil mi? Bu halde yokluk-varlık herhangi birisine özel ayrıcalık tanıyabileceğimiz biçimde ayrıştırılamaz, dolayısıyla yaratma fiili-üfürüğü- nesnel açıdan bir anlam ifade etmez. Nasıl ki hiç bir cisim yoksa, o cisme dair ölçü değerleri-yaklaşımı anlam taşımaz ise, zaman, var-yok, yaratmak(fail ve fiil) gibi ölçü, kriter vb. kavramlarımızı da, varlık-yokluktan(fizikten, ortadalıktan, uzay-varlıkdan) öteye taşıyamayız. Yani burada hem kendi, kendisiyle çelişen sonsuz sayıda tanrı üfürmek anlamsız, hem de imkansızdır.
Bu konuyu aslında bu biçimde irdelemek dahi abestir, ortada ne bir tanrı ne de yarattığına dair bir eylem, ne de bu tanrı ve eylem haline dair bir gözleme sahip değiliz, kaldı ki kendinden daha büyüğünün(fiziken) düşünülemeyeceği olan ise uzaydır. Bir kelimeyi zihnimizde, farazi özellik, nitelik, sıfat, eylemler vb. yükleyerek, atfederek tanımlamışsak(acaba?), bu halde bu sözde üfürük(şey diyemiyorum) sırf uydurup, kurgulayıp, farazi yükleyip-atfettiklerimizden dolayı "var" mı olur?
Neyse sonuç olarak temel-aynı ideolojiden beslenen, teistlerin hem de idealistlerin safsata yöntemleriyle karşılaşıyoruz. Dikkat edersek ya varlığı zihne-kurgu-hayale ya da renk, büyüklük, sıcaklık, mükemmellik gibi idealist, öznel ve zihne dayalıgörsel, kudret vb. ölçü-kıyaslara ya da safsata yöntemlerle aldatma-aldanılma üzerine kurulu mantık dışı akıl, kelime oyunlarına bağlamaktadırlar.
Varlığı söz konusu olmayan(çünkü masal, insan tarafından uyduruluyor-kendi beklenti, arzu, özellik, gerekirci nitelik, sıfatları yüklemek) veya tanımı dahi imkansız bir kelimenin, yokluğunu ispatlamamızı istemeleri de bir diğer mantık dışı yaklaşımdır. Yokluğu olmayanın varlığı, varlığı olmayanın yokluğu anlam taşımaz. Uzay, fizik, varlık-yokluk var mıdır, yok mudur? Ne vardır ne de yokturlar, bu tür iddiaların muhatabı değiller, bu tür iddialar, varlık-yokluk kümesinin(ana küme) içinde, form-yapı kümesinde(alt küme) anlam kazanır...
Tanrı var mıdır? Öznel olarak mı? iddiaya karşı mı? Hayır, masal kahramanıdır o sebeple de masalda vardır, gerçekte yoktur(öznel anlamda bir tanrı bile olsa sizin farazi oalrak nitelendirip, isimlendirip, özellik, eylemler atfedip uydurduğunuz olamaz).
Tanrı var mıdır? Nesnel olarak mı? Ne vardır ne de yoktur, zira nesnel açıdan hiç bir tanımı, gözlemi, özellik, nieliği gözlemlenip, veri-bilgi edinilemeyeni tanımlama şansımız yok, bu sadece boş bir kelimeden ibarettir.
Varlık ortadadır -salt fiziken değil zaman kavramına da vurulamaz biçimde, ne geçmiş, ne gelecek kriteri anlam taşımaz, ortadadır-, bir şeyin varlığı, yokluğu ise o şeye özgü olup, form-yapı nezdindedir, daha alt düzeyde varlık-yokluk(genel materyal anlamda) anlam taşımaz, muhatabı yoktur(şeyleştilemez, şahsa münhasır özellik, nitelik, sıfatlar atfedilemez, indirgenemez)
Bilimsel, nesnel(objektif), akıl-mantık dahili yaklaşımı anlamak namına, farazi olarak özellik, nitelik yüklemediğimiz, böylece tanımlayamadığımız, bu halde var-yok'unun da anlam taşımadığı bir kelimeyi sorayım; Jugardinabil var mıdır?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (15-08-2024 Saat 16:13 ) değiştirilmiştir.
Hasan Aydın-Örsan Öymen, Felsefe-Din İlişkisi Üzerine Bir Söyleşi
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
İslam dünyasında felsefeyi yasaklayan kara tevilcilerin en yobazı Gazzali'ye göre Kuran'da tanrıya yakıştırılan sıfatların doğruluğu hiçbir zaman bilinemezmiş. Tanrı için 'var' demek bile tanrının aşkınlığına yakışmazmış. Peki o zaman, o sözde tanrı o sözde kutsal kitabı niye indirdi, niye kitapta bol bol kendisini övdü, yemin üstüne yeminler etti, küfür üstüne küfürler etti, tehditler savurdu, cennetler vadetti?
İzlemenizi öneririm.
Hasan Aydın , Tanrı'nın Ne Olduğu (Neliği) Bilinebilir mİ?
Prof. Dr. Hasan AYDIN - Gazali ve İbn Rüşd'te: Nedensellik Tartışması
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Tarz-ı siyaset olarak faili meçhul cinayetler! Orhan Gökdemir ve Çağlar Tekin ile...
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)