* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Suçlu biziz tabii ki, bütün sorumluları kazığa oturtmadığımız için.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
ABD elçisinden İliç'e uzanan yol: ÇED raporundaki itiraflar Set çöküyor, toprak kayıyor, madenler işçilere mezar oluyor ama cümleler hiç değişmiyor: "Tehlike yoktur, sızma olmamıştır, ülkemiz için yararlıdır, karşı çıkanlar bellidir…"
Bergama direnişinin yavaş yavaş sönümlendiği zamanlar…
Toprağını, köyünü kurtarmak için yola çıkan, sivil itaatsizlik eylemleriyle bütün ülkenin sempatisini kazanan Bergama köylülerinin neredeyse hain ilan edildiği, Alman vakıflarının parasıyla sokağa çıktıklarının gündeme getirildiği dönemler…
Ve bir yandan, Bergama'daki altın madeninin en güçlü PR faaliyetlerini yürüttüğü yıllar…
Ege Ordu Komutanı'ndan DGM Savcısı'na, yerel idarecilerden gazetecilere kadar uzanan ziyaretçiler, altın madenine davet ediliyor ve madenden başkalaşmış bir biçimde çıkıyorlardı.
Her ne hikmetse, hepsi altın madeninin ulusal bir mesele olduğu söylemiyle ayrılıyordu madenden.
Bergamalılar kullanılıyorlardı! Alman vakıfları, direnişi örgütlüyordu!
Erzincan'ın İliç ilçesinde Anagold şirketine ait Çöpler Altın Madeni'nin bulunduğu alanda, 13 Şubat saat 13.00 sıralarında toprak kayması meydana geldi.
* * *
Nasıl bugün bir anda insanlar benzer hezeyanlarla linç ediliyorsa, o dönemde de aynısı yaşandı.
Altın madenini gezen DGM Savcısı, sonradan beraatle sonuçlanan Alman Vakıfları Davası'nı açtı.
Hak savunucuları, ajanlık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in bile inandırıldığı, "Lozan'ın süresi 2023'te bitiyor, Bor madenini çıkartacağız" tezine benzer tez şuydu:
"Bergama'da çıkartılacak altın, Türkiye'nin kaderini değiştirebilecek boyutta. Bu nedenle Almanya altının çıkartılmasını istemiyor. Alman vakıfları bu yüzden devreye sokuldu."
Sene 2024…
Bergama ve çevresinde artık altın çıkartılmayan bölge kalmadı. Hedef yeni bölgeler, yeni madenler haline geldi.
* * *
Bergama Altın Madeni'nin patronları açısından her şey yolunda giderken, Danıştay'dan, çevresel etki nedeniyle yürütmeyi durdurma ve iptal kararları geldi.
Ülke öyle bir etki halindeydi ki yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını geçersiz kılmak için Bakanlar Kurulu prensip kararı bile aldı.
Almanya'ya karşı ulusal kurtuluş mücadelesi veriliyormuş gibi bir atmosfer oluşturulmuştu. Kimsenin gözü ne ajanlıkla suçlananlar hakkındaki beraat kararını ne de Bergamalılar'ın direnişini görüyordu.
* * *
Bir başka sorun imarla ilgiliydi.
Danıştay'ın 2004'te verdiği iptal kararıyla Çevre Bakanlığı izni iptal edilince maden mühürlendi. Madeni işleten konsorsiyum yine faaliyetteydi. Durmaksızın önlerine çıkartılan engellerden şikâyet ediyordu. Ve derken apar topar imar planı hazırlandı, hızla gerekli izinler verildi. Şaşırtıcı bu hızın nedenini Evrensel Gazetesi'nden Özer Akdemir açığa çıkarttı.
Halen hak ettiği kadar konuşulmayan değerdeki habere göre, ulusal bağımsızlık mücadelesi gibi gösterilen sürece ABD de dahil olmuştu.
Dönemin ABD Büyükelçisi Eric Edelman, imar planlarının bir an önce hazırlanmasını istemiş, bu konuda bir mektup yazmış, hükümete ve İzmir Valiliği'ne gönderilen mektuptan sonra gerekli tüm işlemler yapılmıştı.
Edelman'ın mektubunda, Eurogold, Normandy ve Nevmont'un işlettiği altın madeninde kaç Türk işçinin çalıştığı bile yazıyordu.
Maden yeniden çalışmaya başlamıştı.
Almanya'nın sözde ajanlarını linç edenler, ABD elçisinin mektubuyla açılan maden için ağızlarını bile açmamıştı
* * *
Bergama'dan İliç'e uzanan yolu, görevde olduğu dönemde bu madenin soruşturulması talimatını veren, sonrasında başına gelmedik kalmayan eski Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner, Birgün gazetesindeki dünkü yazısında net biçimde özetledi:
…bu süreç Altın madenlerinde "vahşi madencilik/sömürge madenciliği" diye tanımlanan pratiği ortaya çıkardı. Çok basit bir şablonları var: önce ilgili kamu kurumları çalışmaz, hantal, zarar eden ve düzeltilemez olarak gösteriliyor. İtiraz eden meslek kuruluşları hain ilan ediliyor. Bunun için medya ve "popüler uzmanlar" kullanılıp raporlar yazılıp sempozyumlar düzenleniyor. Sermaye ve özel sektör kutsallaştırılıyor. Mevzuat değişiklikleri yapılıyor. Sonra aynı mekanizmalar falanca yerde "100 milyarlarca dolarlık altının" atıl vaziyette beklediğini, çıkarılırsa nasıl zenginleşeceğimizi propaganda ediyorlar. Yöre halkının istihdam edileceğini, çevreye zerre zararının olmayacağı anlatılıyor. Yörenin gazetecileri, bürokratları ödül gezilere götürülüyor. Güçlü siyasi figürler ortak ediliyor. Daha fizibilite aşamasında yeni konutlar inşa edilip, camilere, spor kulüplerine bağışlar yapılıyor. Böylece yerel itirazlar minimize ediliyor. İtiraz edenler davalarla yıldırılıyor, yok sayılıp meczuplaştırılıyor. Gerekirse rüşvetler veriliyor. Yetersiz kalınan yerde "güvenlik kuvvetleri" ve yargı devreye giriyor, tabiiki sermayenin yanında! İliç, emekçi ve eko-kırımına da aynen bu şablon hatta "suç yolu" (İnter Crimis) getirdi bizi.
* * *
Erzincan İliç'teki Anagold Madencilik'in 2010'dan bu yana altın üretimi yaptığı Çöpler Madeni'nde daha önce atık depolama alanındaki set çöktü.
Hep bir ağızdan toprağa, suya zehirli kimyasalların karışmadığını haykırdı yetkililer.
Kapasite defalarca artırıldı madende. Uyarılara ve risklere rağmen… Son kapasite arttırımı ile ilgili ÇED raporuna da bakanlık, madende yaşananlara rağmen onay verdi.
* * *
ÇED raporu da ilginç… Misal, "riskler" sıralanırken, heyelan ihtimalinin bulunmadığı şu ifadelerle belirtiliyor:
- Toprak kayması riski genellikle kayaların çok çatlaklı olduğu, sıvılaşmaya hazır yüzeysel topraklar, killer ve siltlerin bulunduğu yerlerde daha yüksektir. Çalışma alanı düşük miktarda yağış aldığından ve yüzeyde bitki örtüsü az masif kireçtaşı ve mermer kütleleri bulunduğundan heyelan potansiyeli taşımamaktadır.
Ancak raporun bir başka bölümünde, erozyon riski şöyle anlatılıyor:
- Çalışma alanı erozyon riski olan alanlar arasına girmektedir. Erozyon açısından 2. dereceden 4. dereceye (çok yüksek) değişen erozyona tabiidir.
* * *
Madenlerin Türkiye genelinde tarım ve hayvancılığı nasıl öldürdüğü, köylüleri nasıl buralarda çalışmaya mecbur bıraktığı daha önce Konya'da, Soma'daki maden kazalarından sonra gündeme geldi.
İliç'te de benzer bir tablonun olduğu, ÇED raporunda şöyle ifade ediliyor:
- Mevcut ve inşa edilen projeler sonucu proje sahası ve çevresinde arazi kullanım amacı ve türleri değişime uğrayacaktır. Bu değişim en yoğun olarak Çöpler Köyü civarında olacaktır. Projede olacak genişleme sonucu Çöpler köyü sınırları içindeki alanın yaklaşık yüzde 74,9'u maden arazisine çevrilecektir. Bu miktarda bir değişim oldukça önemli kabul edilebilir. Arazi kullanımındaki planlanan bu değişim sonucu tarım ve hayvancılık için kullanılabilecek alan önemli ölçüde azalacaktır. Bu azalma proje ömrü olan 10+3 yıl boyunca en fazla olacaktır. Maden kapatma ve rehabilitasyonu sonucu maden tarafından kullanılan arazilerin bir kısmı tekrar genel kullanıma uygun hale gelecektir.
- Bu nedenle bazı önlemler alınacaktır. Bunlar, işletme sürecinde köy için değişik iş ve gelir kaynakları yaratılarak, köyün hayvancılık ve tarıma gelir kaynağı olarak bağımlılığı azaltılacaktır. Yeni gelir kaynakları madencilik, madene çeşitli konularda hizmet (bakım, onarım, lojistik destek, malzeme temin vs.) ve küçük çaplı üretim olarak sıralanabilir. Maden tarafından düzenlenecek olan eğitim programları ile Çöpler köyü sakinlerine değişik zanaatlar (halıcılık, tahta ve metal işleri vs.) kazandırılabilecek, oluşturulan kooperatifler üzerinden hizmet ve mal alımı yapılarak ticaret kapasitesi arttırılacaktır.
* * *
Raporun bir başka bölümünde ise arıcılığın nasıl teşvik edildiği, modern tarım ve hayvancılık yöntemlerinin nasıl öğretildiği sıralana sıralana bitirilemiyor.
Türkiye'nin garipliği, bir köylünün, tarım ve hayvancılığın olumsuz etkilendiği iddiasıyla açtığı davayı ise ÇED raporundaki ifadelere rağmen Danıştay reddetmiş. Kazadan kısa süre önce Anayasa Mahkemesi, Danıştay'ın bu kararı için "hak ihlali" kararı vermiş.
Çelişkiler yumağı…
* * *
İşçiler tonlarca ton toprağın altında kaldı. Siyasetçiler kürsüden biraz ağlayıp, biraz bağırıp önlerine bakacaklar.
Ve sonra diğer madenlerin nasıl zararsız olduğu, karşı çıkanların hain ve gerizekalı oldukları, Türkiye'nin nasıl zenginleştiği anlatılacak. Karşı tezler hiç dinlenmeden. Alternatif yöntemler hiç araştırılmadan.
ÇED raporunda, daha önce çöken atık depolama setini insanın aklına getiren bir ifade daha var. Risk bölümünde anlatılıyor:
- Atık depolama tesisinde depolanacak malzemeden önlem alınmaz ise meydana gelecek sızma, yeraltı suyu kalitesini olumsuz etkileyecektir.
* * *
Set çöküyor, toprak kayıyor, madenler işçilere mezar oluyor ama cümleler hiç değişmiyor.
"Tehlike yoktur, sızma olmamıştır, ülkemiz için yararlıdır, karşı çıkanlar bellidir…"
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Kesinlikle en doğru çözüm; siyanürün ve 40'a yakın zehirli kimyasalın karıştığı atık toprağın deprem fay hatlarından + nehirlerden + yeraltı sularından uzak bir yerde inşa edilecek olan kapalı-mühürlü atık havuzuna taşınmasıdır. Bu ve buna benzer -kimyasal ayrıştırmaya dayalı- tüm madenler derhal kapatılmalıdır.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Sömürge madenciliğinin ardında devasa bir çıkar evreni var. İç içe geçmiş şirketler ağı farklı ülkelere, kıtalara, vergi cennetlerine uzanıyor. İşte İliç'teki madenin ardındaki çıkar ağında da küresel bir maden simsarı dikkat çekiyor. Maden faaliyete geçtiğinde onun yöneticisi şöyle diyordu: "Dünyanın en ucuz maliyetli madeni…"
Yabancı sermaye, yerli işbirlikçiler, siyasetçiler, bürokratlar, komisyoncular, propaganda makinesinin dişlisi gazeteciler ve akademisyenler… Sömürge madenciliğinin ardındaki çıkar evreni öylesine büyük ki. Küçük bir köyü yutan canavarın kolları farklı kıtalara, ülkelere kadar yayılıyor. Dolayısıyla sahnede bir şirket görünür ama onun ardında, artıklardan beslenenlerden başlayıp servet edinen küresel simsarlara uzanan karmaşık bir ağ vardır. İşte 9 işçinin öldüğü, yıllar boyu sürecek bir doğa yıkımının yaşandığı İliç'teki altın madeni de böyle.
Çöpler altın madenini Anagold Madencilik işletiyor. 2010 yılında Alacer Gold ile Çalık Holiding'e ait Lidya Madencilik'in yüzde 80-yüzde 20 ortaklığı ile kuruldu. Alacer Gold da 2020 yılında ABD'de kurulmuş olan SSR Mining ile birleşti.
Şirketin bilinen özet profili böyle. Ancak bu birleşmelerin geriye doğru izi sürüldüğünde, karmaşık ağın içindeki bir küresel maden simsarı dikkat çekiyor: Vladimir Yorikh.
Yorikh'in hikayesi, Rusya'nın yeraltı zenginliklerini yağmalayıp Batı ülkelerinde şirket kuran diğer oligarklardan farklı değil. SSCB'nin dağılmasıyla beraber işe kömürle başlıyor. Ortağıyla birlikte 1995'te İsviçre'de kurduğu çelik şirketiyle büyüyor. Almanya vatandaşı oluyor. Şirketi ABD borsasına açıyor. 2006'da hisselerini 1.5 milyar dolara ortağına satıp, İsviçre'nin Zug kantonu merkezli Pala Investment adlı bir girişim sermayesi kuruyor. Vergi cennetlerinde de çok sayıda iştiraki bulunuyor. Pala Investment'ın ağırlıklı yatırımları değerli madenler. Papua Yeni Gine'den ABD'ye, Kanada'dan Avustralya'ya uzanıyor. Türkiye'deki İliç altın madeni ise serveti 2.2 milyar dolar olduğu tahmin edilen Yorikh için oldukça karlı bir yatırım.
Biraz eskiye gidelim şimdi. Çöpler altın madenini çıkarma hakkının ilk alındığı yıllara bir bakalım.
***
Türkiye'de altın madeni konuşulurken sömürgecilik tarihinin simgelerinden Rio Tinto'yu anmadan olmaz. Osmanlı'daki demiryolu ve maden imtiyazlarından başlayıp, 1978'de kamulaştırılan bor rezervlerine kadar Türkiye daima Rio Tinto'nun av sahası oldu. Bu sömürge tekeli, 1990'larla beraber bu sefer bakır, çinko ve özellikle altın için yeniden Türkiye'de belirdi. Altın arama haklarının çoğu da bu şirketin elindeydi. Bugün yabancı altın tekelleri, onun güçlü lobisinin yolu açması sayesinde iş yapıyor desek, yeridir.
1994 yılında MTA'dan emekli bir mühendisin kurduğu şirket, Çöpler bölgesindeki arama iznini aldı. Ardından hisselerini ABD'nin Colorado eyaletinde kurulan Anatolia Minerals Develepment'a sattı. Çöpler madeni için kurulmuş bir şirketti bu. Belli ki danışıklıydı.
Çünkü Türkiye'de altın işletmeciliği resmen 2001'de Bergama Ovacık ile başladı. 1991'de Eurogold, sonra Normandy ve nihayetinde Koza Altın derken, üst üste yabancı tekellere altın izinleri verildi. İlk altın işletmesine bakıp bugünleri görenlerin, devletin kurumları dahil ana akım medya, bazı akademisyenler, hukukçular, siyasetçiler tarafından teröristlikle, Alman ajanlığıyla suçlandığını hatırlatalım. İbretlik rezilliği tekrar tekrar arşivlerden okumak lazım.
‘DÜNYANIN EN DÜŞÜK MALİYETLİ MADENİ'
Anatolia Minerals önce 2001'de Rio Tinto ile anlaştı. Bir süre sonra hakları tamamen aldı. Ve 2009 yılında madende inşaat işleri başlatıldı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, büyük bir müjdeymiş gibi resmi açıklamayla Çöpler'deki faaliyetin hayata geçirildiğini duyuruyordu.
2010 yılına gelindiğinde ise Avustralya borsasına sürpriz bir haber düştü. ABD'li Anatolia Minerals ile Avustralyalı Avoca Reources Limited'in yüzde 50-50 ortaklıkla Alacer Gold adı altında birleştiği ilan ediliyordu.
Her iki şirketin en büyük hissedarı ise Vladimir Yorikh'in girişim sermayesi Pala Investment'tı. Elbette başka yatırımcılar da vardı lakin birleşen iki şirketin ağırlıklı hissesi Yorikh'te olması sebebiyle, en karlı çıkacak da oydu. Haliyle yeni kurulan Alacer Gold'un başına Pala Investment CEO'su Jan Castro getirildi. İlginç olan birleşen iki şirketin başında da aynı ismin olmasıydı. Pala Investment'tan yapılan açıklamada, Çöpler altın madeninin kendileri için kazançlı bir yatırım olduğu belirtiliyordu.
Birleşme sonrası Alacer Gold'un şirket ağı şöyle oluştu:
Jan Castro 2014 yılında görevinden ayrıldı. Yeni CEO Edward Dowling'in onun hakkında söylediği şu sözler, Çöpler madeninin hissedarlar için niye çok karlı bir yatırım olduğunu da gösteriyordu:
"Alacer'ın hissedarları adına, Jan'a hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Çöpler projesini bir keşif girişiminden çıkarıp önümüzdeki 20 yıl boyunca yüksek marjlı onslar sağlayacak dünyanın en düşük maliyetli altın madenlerinden birine getirdi."
Yani Türkiye'de dünyanın en düşük maliyetli altın madeni işletmeye alınmış! Bu sözler bugün karşılaştığımız felaketin taşlarının nasıl döşendiğini de özetliyor.
Nitekim iç içe geçmiş, vergi cenneti adalarından farklı kıtalara uzanan bir şirket ağı, neredeyse sadece Çöpler madeni üzerine inşa edilmişti. Çalık Grubu ile ortak kurulan altı farklı şirket daha ağa bağlıydı. Altın tekelinin Gümüşhane-Erzincan-Ovacık arasındaki geniş bir bölgeyi hedeflediği anlaşılıyordu.
Aynı yıl Çöpler'de altın çıkarmak için Çalık Holding ile ortak Anagold Madencilik kuruldu. Ve işe giriştiler. 2020 yılına gelindiğinde Alacer Gold'un ABD'de kurulu SSR Mining ile birleşmesi gerçekleşti. Bu birleşmenin ardından şirket ağının son hali de şöyle:
İşte İliç'te madeni işleten şirketin geçmişi böyle. En büyük hissedarlardan olan Vladimir Yorikh'in başı 2016 yılında Avustralya Vergi Dairesi ile derde girdi. 116 milyon dolarlık hissesi donduruldu. Bunun 107 milyon doları Alacer Glod'a aitti. Uzun süren soruşturmalar sonucunda dava düştü. Yorikh de yeni yatırımlara yelken açtı. Çöpler'deki hisselerinin 2020'den sonra ne olduğunu bilmiyoruz. Ama şimdiye kadar iyi bir kar ettiği muhakkak.
Kısaca altının parıltısından küresel simsarlar, yabancı tekeller, işbirlikçiler, komisyoncular yararlanırken nesiller boyu sürecek zehri ise bize, bu topraklara kalıyor.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Onbinlerce kilometrekare coğrafyada milyonlarca hayvan-bitki-insan zehirlenecek, hastalanacak, kanser olacak, ölecek. Muhtemelen bu coğrafya geri dönüşü olmayan bir felakete uğradı, canlıların zarar göreceği ayak basmamak gereken bir yere dönüştü. Türkiye, yüz ölçümünden bu alan kadar kaybetti.
Bununla ilgili şirket sahipleri, işbirlikçi bürokratlar, bakanlar, devlet başkanı hesap vermeyecek mi, yargılanmayacak mı, bu zararın önlemiyle-tazminiyle ilgili hiç bir adım atılmayacak mı?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İliç'teki facianın meydana geldiği maden ocağının çevre izin ve lisans belgesinin iptal edildiğini açıkladı.
İliç'teki faciada milyonlarca metreküp toprağın altında kalan dokuz işçi hala bulunamadı.Fotoğraf: DHA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Erzincan İliç'teki facianın meydana geldiği Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'a ait Çöpler Altın Madeni'nde çevre izin ve lisans belgesinin iptal edildiğini açıkladı. Bakanlık, 13 Şubat'ta meydana gelen toprak kaymasına konu maden ocağının lisans şartlarının ortadan kalktığının tespit edilmesi üzerine çevre izin ve lisans belgesinin iptal edildiğini vurguladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Toprak kayması sonucu akan malzemenin, geçici olarak depolanacağı alan belirlenmiştir. Geçirimsizliğin sağlanması amacıyla yapılan çalışmalar, Bakanlığımız gözetiminde devam etmekte olup mevcut alanda sızdırmazlık şartlarının sağlanmasının ardından, bölgeye akan malzemenin hazırlanan bu alana kaldırılmasına başlanacaktır" ibaresi de yer aldı. Açıklamanın devamında da şu bilgilere yer verildi:
"Bakanlığımız, bölgedeki yüzeysel sular ve yer altı suları ile toprak kirliliği kapsamında çevresel izleme çalışmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir. Bölgedeki hava kalitesi de aynı şekilde sürekli izlenmektedir. Şimdiye kadar tamamlanan analiz sonuçlarına göre; yüzeysel sular ile yer altı sularında ve hava kalitesinde olumsuz bir durum tespit edilmemiş olup analiz çalışmalarına Mobil Su ve Atıksu Analiz Laboratuvarı, Çevre Referans Laboratuvarı ve Yetkili Çevre Laboratuvarlarında devam edilmektedir. Konuyla ilgili tüm birimlerimiz sahada çalışmalarına devam etmekte olup süreci hassasiyetle takip etmekteyiz."
Çevre örgütleri ise İliç'teki felaketin iklim ve çevreye vermesi kuvvetle muhtemel tahribatın boyutlarını tartışıyor. TEMA Vakfı da 2021 yılında Şebinkarahisar'da meydana gelen başka bir faciaya dair araştırmanın sonuçlarını açıklayarak İliç'teki tehlikeye dikkat çekti.
Ne olmuştu?
Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2010 yılı Aralık ayından beri altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası'nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat'ta yerel saat ile 14.28'de kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan su gibi vadiye akarken, dokuz işçi de geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı. İşçileri kurtarmak için Erzincan başta olmak üzere Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli'nden gelen AFAD ekipleri de görev yaparken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da arama kurtarma çalışmaları için oluşturulan kriz masasındaki koordinasyon görevini üstlendi.
Altı şüpheli tutuklandı
Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre kusuru olduğu değerlendirilen firmanın işveren vekili pozisyonundaki Kanada uyruklu bir kişinin de aralarında olduğu sekiz şüpheli gözaltına alındı. Cuma sabah saatlerinde İliç Adliyesi'ne çıkarılan şüphelilerden, savcılıktaki ifadelerinin ardından altısı tutuklanma ikisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliğinde hakim karşısına çıkan şüphelilerin yaklaşık 15 saatlik yargılamasının ardından baş mühendis Murat B., mühendis Şenol D., vardiya amiri Soysal D., saha sorumlusu Abdülkadir C., saha yetkilisi Hüseyin Ü. ile şirket vekili Kanada uyruklu Jain Ronald G. tutuklandı. Titreşim kaydı alan A.R.K ve saha görevlisi M.T., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)