
13-04-2012, 20:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
meo´isimli üyeden Alıntı
Sayın istatistik;
Bahsettiğim "Manevi ve Bilimsel Açıdan Zemzem" kitabını okuma fırsatı bulursanız ekstrem olmadığı konusunda da ön kabulünüz olmadan okuma şansınız olursa neden bahsettiğimi anlayacağınızı sanıyorum. Yoksa size göre sadece bir "su" olan bana göre de adı bile farklı bir içecek olan "ZEMZEM" den öteye geç(e)meyecektir.
|
Kırmızı ile belirttiğim bölüm bilimsel yöntemin tam tersi bir mantıkta. Yani yaklaşımınız bilimsel değil. Tüm bilimsel önermeler Ho = 0 hipotezi ile kurulurlar. Yani, başlangıçta bir fark olmadığı ön kabulünden yola çıkarak farkı ortaya koymaya çalışırsınız. Yani "akstrem özellikler önkabulü" ile yola çıkamazsınız. Bana farkı ortaya koymanız gerekir. Diğer sulardan üstün kılan nedir?
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

13-04-2012, 23:37
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 315
|
|
istatistik´isimli üyeden Alıntı
Kırmızı ile belirttiğim bölüm bilimsel yöntemin tam tersi bir mantıkta. Yani yaklaşımınız bilimsel değil.
|
Sayın istatistik;
Ben o, sizin kırmızı ile belirttiğiniz yazıyı, kitabı okurken "aaa bu da olur muymuş? Aslına bakarsanız böyle bir şeyin olması imkansız, o yüzden bu kitaptaki sonuçlara da inanmam imkansız" kabilinden bir durum yaşamanızı istemediğim için yazdım. Ben, "ekstrem özellikler ön kabulü" ile kitabı okumanızı tavsiye etmedim. "Ekstrem olan özelliklerin yokluğunun ön kabulü" ile okumamanızı arzu ve tavsiye ettiğim için o şekilde yazdım.
İnanmak için görmek lazım diyenler, görmek için inanmak gerektiğini idrak ettiklerin de inanmanın hiçte zor olmadığını anlayacaklardır. "CEYCET"
|

14-04-2012, 00:20
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
meo´isimli üyeden Alıntı
Sayın istatistik;
Ben o, sizin kırmızı ile belirttiğiniz yazıyı, kitabı okurken "aaa bu da olur muymuş? Aslına bakarsanız böyle bir şeyin olması imkansız, o yüzden bu kitaptaki sonuçlara da inanmam imkansız" kabilinden bir durum yaşamanızı istemediğim için yazdım. Ben, "ekstrem özellikler ön kabulü" ile kitabı okumanızı tavsiye etmedim. "Ekstrem olan özelliklerin yokluğunun ön kabulü" ile okumamanızı arzu ve tavsiye ettiğim için o şekilde yazdım.
|
Sayın Meo,
Uzmanlık alanım Biyoistatistik. Yani bilimsel bir çalışmanın taşıması gereken özellikler konusunda kendi eğitimim çapında bilgilere sahibim. Sizin sayın hocamızın kitabı üzerinden öne sürdüğünüz iddialar konusunda herhangi bilimsel bir makale ya da çalışmaya rastlamamış olmam, zemzem konusundaki şüphelerimin temelidir. Zemzem konusunda yapılan akademik çalışmaları incelediğimde ise herhnagi bir ekstrem duruma rastlamadım.
Bu konuda ekstrem sonuçlara ulaşmak gibi bir düşünce var ise bunun yöntemi nasıl olmalıdır derseniz:
Bilimsel çalışmalarda (özellikle tıbbi çalışmalarda) çift kör denilen bir yöntem vardır. Bu yöntemde denekler ve deneklere tedaviyi uygulayanlar, uyguladıkları tedavinin türü hakkında herhangi bir bilgiye sahip değillerdir. Böylelikle yanlı sonuçların önüne geçilmesi amaçlanır. Eğer, iddia ettiğiniz gibi ekstrem bir durum ya da diğerlerinden farklı bir özellik söz konusu ise böyle bir deney ile ortaya çıkarılabilir. Ortaya çıkma süresi iddianızın özelliklerine göre değişse de deney sonunda olumlu ya da olumsiz bir sonuç elde edilir. Ancak, bugüne kadar yapılan çalışmalarda böyle bir sonuç yok. Bu bakımdani iddialarınız kanıtlanmamıştır. Yani, bilimsel olarak bir geçerlilikleri yoktur.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

16-04-2012, 17:38
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 315
|
|
istatistik´isimli üyeden Alıntı
Sayın Meo,
Uzmanlık alanım Biyoistatistik. Yani bilimsel bir çalışmanın taşıması gereken özellikler konusunda kendi eğitimim çapında bilgilere sahibim. Sizin sayın hocamızın kitabı üzerinden öne sürdüğünüz iddialar konusunda herhangi bilimsel bir makale ya da çalışmaya rastlamamış olmam, zemzem konusundaki şüphelerimin temelidir. Zemzem konusunda yapılan akademik çalışmaları incelediğimde ise herhnagi bir ekstrem duruma rastlamadım.
Bu konuda ekstrem sonuçlara ulaşmak gibi bir düşünce var ise bunun yöntemi nasıl olmalıdır derseniz:
Bilimsel çalışmalarda (özellikle tıbbi çalışmalarda) çift kör denilen bir yöntem vardır. Bu yöntemde denekler ve deneklere tedaviyi uygulayanlar, uyguladıkları tedavinin türü hakkında herhangi bir bilgiye sahip değillerdir. Böylelikle yanlı sonuçların önüne geçilmesi amaçlanır. Eğer, iddia ettiğiniz gibi ekstrem bir durum ya da diğerlerinden farklı bir özellik söz konusu ise böyle bir deney ile ortaya çıkarılabilir. Ortaya çıkma süresi iddianızın özelliklerine göre değişse de deney sonunda olumlu ya da olumsiz bir sonuç elde edilir. Ancak, bugüne kadar yapılan çalışmalarda böyle bir sonuç yok. Bu bakımdani iddialarınız kanıtlanmamıştır. Yani, bilimsel olarak bir geçerlilikleri yoktur.
|
Sayın istatistik;
Uzmanlık alanınıza saygı duymamam imkansız. Ben de size yaşamış olduğum ve aktarmak istediğim bir durumu size aktarmak isterim.
Mayıs 1994 de babam hacdan dönerken 20 litrelik 5 bidonla zemzem getirmiş idi. Zemzem kuyusundan doldurulmuş bu bidonlardan bir tanesinin içinde yaklaşık 10-12 litre zemzemle evimizin bodrumuna, güneş ışığı görmeyen yaz kış sıcaklık ortalaması 12-15 derece olan bir bölgeye koyduk. Aynı yere, su kesilmelerine karşı tedbir olarak düşünerek, yaşadığımız bölgede şimdilerde Türkiye’de hatırı sayılır bir Pazar payına sahip su markasının şişeleme tesisinin bulunduğu kaynaktan doldurduğumuz, aynı üründen mamül başka bir bidona normal kaynak suyu doldurup koyduk. Daha sonra o evden taşındık. Evi sadece yazları kullanıyor idik. Etrafımızda her sene hacca ve ya umreye gidenlerin olmasından dolayı ve evde yazları oturduğumuz dönemde su kesilmesi yaşamadığımız için evimizin altındaki ne zemzeme ne de normal kaynak suyuna hiç ihtiyacımız olmadı. 2012 başlarında yani her iki suyu da koyduktan yaklaşık 17 yıl sonra evin bodrumunda başka bir şey ararken suları fark ettik. Normal kaynak suyu dolu olan bidon yosundan yem yeşil (Bidonun kendi rengi görünmeyecek kadar) bir halde idi. Kapağından neredeyse yosunlar fışkıracak gibi idi. Hiç kapağını bile açmadan attık. Zemzem bidonunda ise hiçbir renk bozulması yoktu. Sadece kapağını açtığımızda 17 yılın vermiş olduğu bir nem ve rutubet kokusu vardı. Bidonu değiştirdikten 3-5 gün sonra zemzemin tadında da hiçbir değişiklik olmadığını hatta rutubet kokusunun da kalmadığını fark ettik. Zemzemle ilgili bilmeden yapmış olduğumuz deneyi / tecrübemizi aktardım size. Bence bu konu yeterince ikna edici olmalı. Gerçi bilimselliği yok ama internette gezen “Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre Dünya`da içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem.” Yazısını onaylar nitelikte. Saygılar.
İnanmak için görmek lazım diyenler, görmek için inanmak gerektiğini idrak ettiklerin de inanmanın hiçte zor olmadığını anlayacaklardır. "CEYCET"
|

16-04-2012, 20:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
Kişisel deneyimlerinize saygım olmakla beraber, sizin de belirttiğiniz gibi kişisel bir tecrübe olmasından ve bilimsel yeterlilikleri karşılamamasından dolayı kabul edemem.
Bir diğer konu olan, karşılaşılaştırma konusunda da bazı eksiklikleri belirtmeden geçemeyeceğim:
1) Suların saklandığı yer aynı olsa da içinde bulundukları kapların özdeşliği konusunda bir bilgi yok.
2) Karşılaştırma, sadece zemzem ve adını vermediğiniz marka arasında bir kıyaslamadır. Kaplar ve koşullar özdeş olsa bile bu sadece kıyaslanan bu 2 suyu bağlar.
3) Yosun oluşumunun koşullarına, nedenlerine ya da anlamına yönelik bir bilgim yok. Bu nedenle yosun oluşumunun bilimsel yorumunu yapamam. Zararlı mı yoksa yararlı mı bunu bilmem söz konusu değil.
Amerika patentli yazıya gelecek olursak, bu yazının da bilimsel geçmişini görmeden bir yorum yapamam. Ancak pek akla yatkın gibi gelmiyor.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

26-04-2012, 13:50
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 315
|
|
Sayın istatistik’ten alıntı;
Kişisel deneyimlerinize saygım olmakla beraber, sizin de belirttiğiniz gibi kişisel bir tecrübe olmasından ve bilimsel yeterlilikleri karşılamamasından dolayı kabul edemem.
Bir diğer konu olan, karşılaşılaştırma konusunda da bazı eksiklikleri belirtmeden geçemeyeceğim:
1) Suların saklandığı yer aynı olsa da içinde bulundukları kapların özdeşliği konusunda bir bilgi yok.
Bakınız neyi belirtmişim. "...yaşadığımız bölgede şimdilerde Türkiye’de hatırı sayılır bir Pazar payına sahip su markasının şişeleme tesisinin bulunduğu kaynaktan doldurduğumuz, aynı üründen mamül başka bir bidona normal kaynak suyu doldurup koyduk. ....."
Sayın istatistik’ten alıntı;
2) Karşılaştırma, sadece zemzem ve adını vermediğiniz marka arasında bir kıyaslamadır. Kaplar ve koşullar özdeş olsa bile bu sadece kıyaslanan bu 2 suyu bağlar.
Sadece bu 2 suyu bağlarsa bile zemzemin bu suya karşı çok çok çok üstün olduğunun ispatıdır.
Sayın istatistik’ten alıntı;
3) Yosun oluşumunun koşullarına, nedenlerine ya da anlamına yönelik bir bilgim yok. Bu nedenle yosun oluşumunun bilimsel yorumunu yapamam. Zararlı mı yoksa yararlı mı bunu bilmem söz konusu değil.
Yosun, bakteri, küf ve mantar sporlarının üremesi ortamın ve şartların müsait olmasında (Sıcaklık, O2, nem vs) önlem alınamaz bir durumdur. Ancak önlem alabilmek için kimyasal (Klor vs), normal (UV C lambaları. Ki bu tür dezenfektanlarda dezenfeksiyon % 90 lar da kalmaktadır) ve ya doğal dezenfektanlar (Ozon, O3) kullanmak icap eder. Bu tür sporların yararlılar sınıfında adlandırılması imkansızdır.
Sayın istatistik’ten alıntı;
Amerika patentli yazıya gelecek olursak, bu yazının da bilimsel geçmişini görmeden bir yorum yapamam. Ancak pek akla yatkın gibi gelmiyor.
Bence daha önceki postlarımda da bahsettiğim "Manevi ve Bilimsel Açıdan Zemzem" kitabını okumanızı, o kitapta bulmak istediklerinizi bulacağınıza inanıyorum. Prof. Zekai Şen’in ulusal bir kanalda beyanatı vardı. Yaklaşık 2,5 saatlik bir programda zemzemle ilgili ciddi bilgiler paylaşmıştı. O programın linkini bulamadığım için gönderemiyorum. Bulunca yine göndereceğim.
İnanmak için görmek lazım diyenler, görmek için inanmak gerektiğini idrak ettiklerin de inanmanın hiçte zor olmadığını anlayacaklardır. "CEYCET"
|

26-04-2012, 15:59
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Zemzem suyuyla, tasdelen suyu arasindaki tek fark, hangisinin size iyi gelecegine iman etmenizle dogrudan alakalidir. bazilarinin deve sidigi bile ictigini duduktan sonra....
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

26-04-2012, 18:03
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
vartor´isimli üyeden Alıntı
Zemzem suyuyla, tasdelen suyu arasindaki tek fark, hangisinin size iyi gelecegine iman etmenizle dogrudan alakalidir. bazilarinin deve sidigi bile ictigini duduktan sonra....
|
Mesele burada özetlenmiş aslında. Bir nevi plasebo etkisi.
Daha önceki yazım irdelenerek cevap verilmiş ancak belirtmek isterim:
Madde 1 de saklandıkları yer aynı olsa ve hatta bidonları da aynı markanın aynı serisine ait olsa bile özdeşlik sağlandı diyemezsiniz. Bilimsel bir yargıda bulunmak istiyorsanız bazı kıstasların yerine getirilmesi gerekir. Pamukta fasülye yetiştirmek değildir yapılan.
Bu madde sağlanmadan 2. maddeden elde edilen sonucun güvenilir olduğunu zaten iddia edemezsiniz.
Bu bakımdan en yetkin kaynak olarak gösterdiğiniz kitap, eğer bilimsel yargılar ve yayınlanmış makaleler içeriyorsa, yaptığım literatür taramasında buna ulaşmam gerekir. Zem Zem ile ilgili yaptığım aramada,beğenilmeyen yabancı makaleler çıkarken sizin bahsettiğiniz kitap/makale çıkmıyorsa ortada bilimsellik açısından bazı çekinceler verdır anlamına gelir.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

26-04-2012, 20:14
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 315
|
|
Sayın istatistik’ten alıntı;
Bu madde sağlanmadan 2. maddeden elde edilen sonucun güvenilir olduğunu zaten iddia edemezsiniz.
Bidonlar konusunda ufak özdeşsizlikleri olduğunu kabul etsek bile iki “su” arasında bu kadar farklılık olmasının imkanı olmadığını siz de biliyorsunuz. Yani zemzemin içinde bulunduğu bidon, suyun içerisinde, mantar, küf, bakteri ve yosun üremesine olanak / izin verecek, aynı marka bidon, zemzemin içerisinde, mantar, küf, bakteri ve yosun üremesine olanak vermeyecek. Kaldı ki bidonların içerisindeki O2 miktarı (Yani mantarın, küfün, yosunun ve bakterinin üreyebilmesi için en çok ihtiyaç duyduğu O2 dir) zemzemde daha fazla idi. 20 lt lik bidonda 10-13 lt zemzem vardı. Diğerinde ise 20 lt su vardı. Yani zemzem de bakteri, küf, mantar ve yosun üremesi diğerine göre daha fazla olması gerekirdi ama böyle olmadı tam tersi oldu.
Sayın istatistik’ten alıntı;
Bu bakımdan en yetkin kaynak olarak gösterdiğiniz kitap, eğer bilimsel yargılar ve yayınlanmış makaleler içeriyorsa, yaptığım literatür taramasında buna ulaşmam gerekir. Zem Zem ile ilgili yaptığım aramada,beğenilmeyen yabancı makaleler çıkarken sizin bahsettiğiniz kitap/makale çıkmıyorsa ortada bilimsellik açısından bazı çekinceler verdır anlamına gelir.
Hayır, bahsettiğiniz anlama gelmediğini görebilmeniz için de bence o kitabı okumanız gerekiyor. Okumadan yaptığınız her yorum “böyle bir duruma inan(a)mam. Çünkü bilimsel değil” ön kabulünün size yaptırdığından başka bir şey değildir. Ayrıca plasebo etkisinin tıbben ve bilimsel bir açıklamasını da okumak isterim. Bilimin açıklayamadığı, tıbbın sınırlı kaldığı plasebo etkisini kabul etmenize rağmen az önceki bahsettiğim ön kabule yüz yüze olmanız beni cidden şaşırttı diyebilirim. Hatta o kitabı almadan önce SU VAKFI'ndan içeriği ile ilgili bilgi alabilirsiniz.
İnanmak için görmek lazım diyenler, görmek için inanmak gerektiğini idrak ettiklerin de inanmanın hiçte zor olmadığını anlayacaklardır. "CEYCET"
|

26-04-2012, 22:29
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
meo´isimli üyeden Alıntı
Bidonlar konusunda ufak özdeşsizlikleri olduğunu kabul etsek bile iki “su” arasında bu kadar farklılık olmasının imkanı olmadığını siz de biliyorsunuz. Yani zemzemin içinde bulunduğu bidon, suyun içerisinde, mantar, küf, bakteri ve yosun üremesine olanak / izin verecek, aynı marka bidon, zemzemin içerisinde, mantar, küf, bakteri ve yosun üremesine olanak vermeyecek. Kaldı ki bidonların içerisindeki O2 miktarı (Yani mantarın, küfün, yosunun ve bakterinin üreyebilmesi için en çok ihtiyaç duyduğu O2 dir) zemzemde daha fazla idi. 20 lt lik bidonda 10-13 lt zemzem vardı. Diğerinde ise 20 lt su vardı. Yani zemzem de bakteri, küf, mantar ve yosun üremesi diğerine göre daha fazla olması gerekirdi ama böyle olmadı tam tersi oldu.
Hayır, bahsettiğiniz anlama gelmediğini görebilmeniz için de bence o kitabı okumanız gerekiyor. Okumadan yaptığınız her yorum “böyle bir duruma inan(a)mam. Çünkü bilimsel değil” ön kabulünün size yaptırdığından başka bir şey değildir. Ayrıca plasebo etkisinin tıbben ve bilimsel bir açıklamasını da okumak isterim. Bilimin açıklayamadığı, tıbbın sınırlı kaldığı plasebo etkisini kabul etmenize rağmen az önceki bahsettiğim ön kabule yüz yüze olmanız beni cidden şaşırttı diyebilirim. Hatta o kitabı almadan önce SU VAKFI'ndan içeriği ile ilgili bilgi alabilirsiniz.
|
Öncelikle bidonların özdeşliği konusunu yanlış anladığınızı görüyorum. Özdeşlik dediğimiz olay, deneye dahil edilen suların, aynı anda, anşı şekilde ve fiziksel ve kimyasal olarak birbirinin aynı olmasıdır. Bu nedenle sizin deneyiniz özdeş koşulları sağlamamaktadır.
Bilimsel olmayan bir yayından bilimsel bir sonuç çıkarmamı mı bekliyorsunuz? Bakın, bilimsel iddialar, bilimsel kanıtlar gerektirir. Bu bakımdan önerdiğiniz kitabı okumam, sizin kişisel deneyiminizi okumamdan farksızdır.
Plasebo etkisi ise tıp literatüründe bilinen ve kabul edilen bir olgu. İlaç deneylerinde de sık sık kullanılır. Kişideki sorunların psikolojik temelli olduğunu anlamanın en güzel yoludur. Bu bakımdan muska, su, dua gibi her türlü tedavi denemesi plasebo etkisinden başka bir şey değildir. Bununla ilgili n güzel deneylerden biri "Büyük Dua Deneyi"dir. Forum içerisinde biraz ararsanız ilgili bir başlık bulabilirsiniz.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:38 .
|