Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Hristiyanlık

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #61  
Alt 09-03-2008, 23:58
thunderpoint - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thunderpoint thunderpoint isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
Standart Re: Hıristiyanlık Eleştirisi İçin Taslak

Metinlerin uzunluğu tek mesaj alanına fazla geliyor sanırım. Sakramentleri ekledim almadı. O yüzden buraya alıyorum..


Sakramentler

Hıristiyanlıktaki en önemli kavramlardan biri ‘sakrament’ -kutsal işaret, ayin yada sır- kavramıdır. Kutsal işaret, ayin ve sır kavramları bizde birbirlerinden tamamen farklı çağrışımlar yapar. Bunların aynı sözcükle yani ‘sakrament’le ifade edilmesini anlayabilmemiz için yine Helen Mistisizmi’ne girmemiz gerekir.

Hıristiyanlıkta 7 sakrament vardır. Bunlar Vatfiz, Ekmek-Şarap Ayini (Efkaristiya yada Rabbın sofrası da denir), kuvvetlendirme (Konfirmasyon), Günah itirafı, Son Yağlama, Rahip takdisi ve Nikah (evlendirme)’tır. *Katolik ve Ortodokslar 7 geleneksel sakramentin hepsini kabul ederken Protestan Kilisesi bunlardan sadece ilk ikisini kabul eder. Zaten en önemlileri de bu ilk ikisi olduğu için bunların üzerinde duracağız.

Detaya girmeden önce bile bu ayin ve sırların daha önce detaylı şekilde anlattığımız Helen Mistik Dinleri’ndeki Erginlenme Ayini’nin bir uyarlanması olduğunu fark ediyoruz. Bilgimizi tekrarlayacak olursak Helen Mistik Dinleri’nde dine yeni giren adaylar bu Erginlenme Törenleri’nden derece derece geçer ve ayin sonrasında da rahiplerin onlara verdiği sırlara ulaşırlardı. Hıristiyan Sakramentleri’nin hem bir Erginlenme Ayini hem de bir ‘sırra ulaşma’ anlamına gelmesi bundandır. Ancak Helen Mistik Dinleri’nde adaylar gerçekten bir takım sırlara ulaşırlar yada ulaştıklarını düşünecek hale getirilirler. Hıristiyanlık, Helen Mistisizmi’nde olduğu gibi sadece sınavlardan geçmeyi başaran küçük bir kesime değil tüm halka açık olduğu için buradaki ‘sır’ daha farklı bir içerik taşır. Aynı zamanda aday Erginlenebilmek için zor sınamalardan geçirilmez. Ritüeller ve hatta ana içerik tamamen benzer olmasına karşın otantik yapı reforme edilmiştir.

Vaftiz

Vaftiz bütün sakramentlerin en önemlisidir. Vaftiz edilmeden ölmüş birisi günahlarından arınmamış, dolayısıyla ‘günahkâr olarak ölmüş’ sayılır. Suya batırılma, su serpme yada ıslatma biçimindeki bu ritüelin bir su simgeselliği olduğu ve ölüm ve yeniden doğuşu sembolize ettiği artık çok iyi bilinmektedir. Eski dünyada bütün kıtalarda yaygın olarak inanılan bu ölüm-yeniden doğum simgeselliğini Pavlus başka bir olaya bağlar: İsa Mesih’in ölümü ver yeniden dirilişi.


“Baba’nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük!” (Romalılar, 6:4)

“Vaftizde O’nunla birlikte gömüldünüz. O’nu ölümden dirilten tanrının gücüne iman ederek O’nunla birlikte dirildiniz!” (Koloseliler, 2:12)

Petrus da vaftizi aynı biçimde açıklar; hatta daha ileri giderek ‘tufan olayı’nı da bir tür vaftiz örneği olarak verir.

“Bir zamanlar Nuh’un günlerinde gemi yapılırken tanrının sabırla beklemesine karşın bu ruhlar söz dinlememişlerdi. O gemide birkaç kişi daha doğrusu sekiz kişi suyla kurtuldu. Bu olay vaftizi simgeliyor. Bedenin kirden arınması değil tanrıya yönelen temiz vicdanın dileği olan vaftiz İsa Mesih’in dirilişiyle şimdi sizi de kurtarıyor...” (1.Petrus, 3:20-21)

Görüldüğü gibi aslında İlk Hıristiyanlar açısından vaftizin mistik anlamı oldukça açıktır. Çünkü tüm Helen dünyasında yaygın olan mistik inançların içinde yaşamaktadırlar ve bugün küçümsenen Pagan dinlerinin uygulayıcıları törenlerinin mistik anlamlarından daha uzaklaşmamışlardır. Ancak böyle bir düşüncenin Yahudilik tarafından kabul edilmesi düşünülemez. Aslında Ortadoğu dinlerinde abdest benzeri arınma işlevli ritüeller vardır. Yahudi Mezhepleri’nden Essenilerde de kutsal suyla yıkanma bir arınma ritüeli olarak kabul edilmiştir. Ancak Hıristiyanlıktaki içerik tamamen Helenist bir içeriktir.

Efkaristiya

Vaftizden sonraki ikinci önemli sakrament ise Efkaristiya yada ‘ekmek ve şarap ayini’dir. Efkaristiya da vaftizle aynı içeriğe sahiptir; İsa’nın mistik bedeniyle ve kiliseyle bütünleşme anlamı taşır. İsa’nın bedeni ekmekle, kanı da şarapla özdeşleştirilir. Son yemekte olduğu gibi:

“Sonra eline ekmek aldı; şükredip ekmeği böldü ve onlara verdi. “Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın..” dedi. Aynı şekilde yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: “Bu kâse sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır.”” (Luka, 22:19-20)

Pavlus da İsa’nın bedeninden yemeyi ve kanını içmeyi sadece bir anma olarak düşünmez. Buna mistik bir içerik verir. Bu ayinde ekmek yiyip şarap içerek tanrı ile birleşilmiş olur. Pavlus buna dayanarak “Mesih içimizdedir” der.

“Tanrıya şükrettiğimiz şükran kâsesiyle Mesih’in kanına paydaş olmuyor muyuz? Bölüp yediğimiz ekmekle Mesih’in bedenine paydaş olmuyor muyuz? Ekmek bir olduğu gibi biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz…” (1. Korintliler, 10:16-17)

“İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın. İsa Mesih’in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan başarısız çıkarsınız!” (2. Korintliler, 13:5)

Mistik Erginlenme Ayinleri’nin en önemli kısmının bu bütünleşme olduğunu biliyoruz. Özellikle Dionysos Ayinleri’nde bir hayvan kurban edilip sembolik olarak ölen tanrının eti yerine çiğ et yenildiğini ve kanının içildiğini hatırlayalım. Ölüp yeniden dirilen tanrı ile bütünleşmek bu mistik ayinlerin en önemli özelliklerinden biriydi. Hatta Mithraizm’in tanrısı ölüp dirilmemiş olmasına karşın onun ayinlerinde bile aynı ekmek ve şarap ritüeli yapılırdı.

Görüldüğü gibi ‘sakrament’in neden hem kutsal ayin, hem kutsal sır, hem kutsal bir işaret anlamına geldiği Helen Mistik Dinleri’ni bildiğimiz zaman anlaşılır oluyor. Kutsal bir ayindir; çünkü bir tür Erginlenme Ayinidir. Kutsal bir sırdır; çünkü Erginlenme Ayini’nin sonunda bu sırra ulaşma şeklinde tarihsel bir miras vardır. Kutsal bir işarettir; çünkü sembolik olarak tanrıyla bütünleşme gerçekleştirilir.

Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 10-03-2008, 00:14
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Hıristiyanlık Eleştirisi İçin Taslak

Birisi Hz. İsa, ötekisi Hz. Muhammed olmalıdır; İsa, bilindiği gibi bir rahip sistemini oluşturmuş sayılabilir;
Ölüdeniz tomarları konusunda Muhammed ismi bir şekilde geçebilir. O da tomarları bulan keçi çobanı çocuğun adının Muhammed olması nedeniyle.
Bunun dışında tomarlarla Muhammed arasında bir ilgi kurmak saçmalıktır.
Çeviri yazarlarının yorumlarına bilinmeyen.com'un yorumları katılmış ve ustalıkla yanıltıcı hale getirilmiştir. Hele yorumlar arasına sahte Barnabas İncili'nin katılmış olması nasıl saptırıldığının ve İslam propagandasına dönüştürüldüğünün göstergesidir.
Ne Tevrat'ta, ne İncil'de ne de Kur'an'da iki mesih diye birşey yoktur. Tamamen senaryodur.
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 10-03-2008, 00:19
osiris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
osiris osiris isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 May 2007
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 165
Standart Re: Hıristiyanlık Eleştirisi İçin Taslak

ateist forumdaki misyoner bozmalarının bu eleştirilere neden cevap vermediğini şimdi daha iyi anlıyorum çünkü verecek cevapları yok bu kadar çok emek verilmiş çalışamalara

Putların,Kabenin istediği: Kölelik
Çanların,ezanların dilediği:Kölelik
Mihraptı,kiliseydi,tesbihti, salipti:
Nedir hepsinin özlediği: Kölelik
hayyam
http://agnostik.forumup.com/
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 10-03-2008, 00:59
Azazel Azazel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Mar 2008
Mesajlar: 6
Standart Re: Hıristiyanlık Eleştirisi İçin Taslak

İsa ve muhammedin yehovadan aldıkları eğitim ve güçün etkisiyle , insanları üstün bir şekilde etkileme yetenekleri ve bildikleri sırlar vardı. İşte bu şekilde yaydılar o aptal kölelik dinlerini. Gerçi isa pek bişey yapamadı. Arkasından gelen yoldaşları yaydı dünyaya hristiyanlığı. Ama onlarda isadan aldıkları eğitim sonucunda gelişmişlerdi diyebiliriz. Günümüzde ise Yahudi örgütlenmeler kabala yöntemiyle birçok sır bilmekteler. Bugün ruhani gelişim olarak bayağı ilerideler. Lanet olsun diyorum hepsine !
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:23 .