Re: Cennet, Huri ve Göğüsler
Sevgili Antimuhammed;
MÖ 6 Yüzyıllarda, İslam'ında fikir babası olan, İsraelli yüce efendilerinde bir çok cennet tasviri vardır. Aslen krallar için Cennet bu dünyadır ve bu cennetlerini Tetikçisi oldukları acımasız ve kraldan yana olan, binlerin korkulu rüyası olan Tanrılarınada borçludurlar bir yerde...
MÖ 1000 li yıllardan evvel, Kenani bölgesi Bir Babil tutsaklığı yaşıyor, o dönemler masalları bir yana bırakırsak Güneş ve Bereket Kültü egemendir, o zamanın El'i(Allah'ı) yerlerin ve göklerin tahtında oturan kral Tanrıdır... O bölgede uzun yüzyıllar Fenikeliler(Kenanide denir) yaşamaktadır. Fenikeliler Akdeniz ticaretini neredeyse tamamen ellerinde tutmaktalar ve bir zamanların kadim Hindistan'ından, Avrupaya *açılan deniz yolu ticaretinin egemen unsurlarıdır. Aslen zengindirler ve binlerce köle sahibi olacak kadar varlıkları vardır. Kral Tanrıları herzaman ezenlerden yanadır ve antik Yunan Uygarlığı gibi kalabalıklar arasında insan sayılanlar neredeyse parmakla gösterilecek kadar azdır..
MÖ 6. Yüzyılda geriye dönük yazılan öykülerde bu dönem dile getirilir;
"RAB Avram`a şöyle dedi: “Şunu iyi bil ki, senin soyun yabancı bir ülkede, gurbette yaşayacak. Dört yüz yıl kölelik edip baskı görecek. Yaratılış 15:13"
MÖ 1000 li yıllarda ise Babil geriliyor, bir ara dönem başlıyor, ancak Ticaretten çok tarıma dayalı Babilin Bereket Kültü tutsaklık altındaki toplumlarada iyice işliyor, herneyse, Şaul Yahuda Krallığını tekrar ayakları üzerine dikiyor.. Babil tutsaklığı Asur yardımı ile kırılırken, en parlak dönemlerini yaşıyor Kenan bölgesi.. Süleyman Mısır firavunlarını aratmayacak kadar zengin ve aynı idari tarza sahip iken Mısır çoktan gerilemiştir... Hiti ve Mısır Kralları nasılki öldüklerinde Tanrı olmaktalar, MÖ 6. Yüzyıl Pers-Zerdüşt etkisinide dahil edersek, tanrılıkytan Peygamberliğe eriliyor... *MÖ 6. Yüzyılda moda ilahilik Tanrısallıktan çok, peygamberliğe evrilmektedir... Buna bir dönem Yahudilerce katledilen Babil'in Baal peygamberleri en iyi kanıttır.. Ki zaten, MÖ 6. Yüzyıl, Şaul'un mirasına konan ikinci Babil tutsaklığının sonudur
Evvel dönem Cennet tasviri ve her ne hikmetse Rab'in vaat ettikleri şeyler genelde Hükümdarlık, egemenlik ve köle-kadın sahibi olmak üzerinededir... Cenneti kaybetmiş olan egemen azınlık unsurlar için Cennet binlerce kölesi ve kadını olan bir hayali dünya olmalıdır... Sürekli Tanrı insan ilişkisi bir kurtuluş ümidine bağlanmalı, insanların beklentileri dile gelmeli ve kullanılmalıdır. Cennet hayal olmaktan öte, beklentilerin tasvire dönüştürülmesidir. Aslı budur yada zevk ve sefa içinde yaşayanların, diğer köle çoğunluğa karşı sibob vazifesi görmek içindir, buda yine beklentilerin tasvirinden başka bir şey değildir. Cennet beklentilerin tasvirinden ibarettir... Cehennemde beklenmek istenmeyen acıların, korkuların,yaptırımların tasvirinden ibarettir, her ikiside gariban ve cahil insan topluluklarına karşı kullanım değeri olan güçlü silah vazifesindedirler
"Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak. Yaratılış 15:14"
Tanrı genelde vaadlerini yaparken, mal varlığı, kadın, altın ırmaklar, hükümdarlık vs üzerine verir, anında vermek yerine, illa belirli yaptırımlar ile iş görür, çünkü Tanrıları kullanan kesimler kendi durumlarının tahlilini yapamayacak kadar bilinçsiz yada apolitik değillrdir, çünkü Tanrı insanların beklenti ve korkularından yarattıkları bir hayali kahramandan başka bir şey değildir....
onlara şöyle diyeceksiniz: Mısır'da firavunun köleleriydik. RAB bizi güçlü eliyle oradan çıkardı.
Yasa'nın Tekrarı 6:21
RAB efendimi alabildiğine kutsadı. Onu zengin etti. Ona davar, sığır, altın, gümüş, erkek ve kadın köleler, develer, eşekler verdi. Yaratılış 24:35
İshak orada bir sunak yaparak RAB`be yakardı. Çadırını oraya kurdu. Köleleri de orada bir kuyu kazdı. Yaratılış 26:25
Öküzlere, eşeklere, davarlara, erkek ve kadın kölelere sahip oldum. Efendimi hoşnut etmek için önceden haber gönderiyorum. Yaratılış 32:5
Siz, oğullarınız, kızlarınız, erkek ve kadın köleleriniz, kentlerinizde yaşayan Levililer Tanrınız RAB`bin huzurunda sevineceksiniz. Çünkü Levililer`in sizin gibi kendilerine ait payları ve mülkleri yoktur. Yasa'nın Tekrarı 12:12
bir biz alıp kölenin kulak memesinden sokarak kapıya geçirin; o zaman yaşam boyu köleniz olarak kalacaktır. Kadın kölelerinize de aynı şeyi yapın. Yasa'nın Tekrarı 15:17
Edom`a askeri birlikler yerleştirdi. Edomlular`ın tümü Davut`un köleleri oldular. RAB Davut`u gittiği her yerde zafere ulaştırdı. 1. Tarihler 18:13
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnan`a, Fırat Irmağı`ndan Akdeniz`e kadar uzanacak.
Yasa'nın Tekrarı 11:24
Kısaca beklentiler zenginlik, egemen olmak, mal varlığı, köle ve kadın sahibi olmak üzerinedir, Tanrı El ise *bu beklentiler ışığında mutlu eder Köle sahiplerini... Savaşlarla bitkin düşen uygarlıkların boşluklarından yararlanıldığında Hz.efendiler tekrar Cennetlerine kavuşurlar bu Tanrıların bir ödülüdür, ama çevre uygarlıklar güçlü iken zora düşerler buda Tanrı'nın kızması onları cezalandırılması vsdir... Cennete, mala, köleye, kadına ve zenginliğe, hükümdarlığa olan özlemin en çok arttığı anlardır...
Yahudilerde ise Cennet konusu fazlasıyla işlenmez çünkü Cenneti Tanrı yeryüzünde zengin krallara ve çevre prenslerine vs vermektedir...
Bereket Kültü gereği, verimlilik, üretim, ırmaklar yine çok değerlidir, bu yüzden Tevrat Cennet tasvirini Dicle, Fırat Nil üçgeni arasında geniş topraklar üzerinde tasvir etmişlerdir. Çünkü toprak zenginliği ve coğrafya egemenliği efendiler için vazgeçilemez derecede önemlidir.
"Yaratılış Bölüm 1'den
10 Aden`den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.
11 İlk ırmağın adı Pişon`dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar.
12 Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur.
13 İkinci ırmağın adı Gihon`dur, Kûş sınırları boyunca akar.
14 Üçüncü ırmağın adı Dicle`dir, Asur`un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat`tır."
Önlerini ateş kavuruyor, Artları alev alev. Önlerinde Aden bahçesi gibi uzanan topraklar Artlarında ıssız çöllere dönüyor. Hiçbir şey onlardan kurtulamıyor. Yoel 2:3
Ülkeyi -dağlarını, tahılını, yeni şarabını, zeytinyağını, toprağın verdiği ürünleri, insanlarını, hayvanlarını, ellerinizin bütün emeğini- kuraklıkla cezalandırdım.
Hagay 1:11
Cennetin sonu!?
Bu kısımı kesiyorum, demek istediğimi anlatabildiğimi umuyorum, Mal varlığı-zenginlik, egemenlik-köle sahipliği, hükümdarlık-krallık, kadın-ve zevk, ve cahil bir toplum için ilahi yasalar, ve sonsuz yaşam için iki iksir, ennet yada Cehennem ....
İslamiyetde ise Cennete biçilen misyonun neredeyse beşikteki bebeği bile çarkına alacak noktalarda işlenmiştir. Aşırı derecede Şizofrenik bir ruh hali hedefleyen bir dini mekanizması vardır. Bir şizofren ruh hali yaratımı ve kullanımı çabası mantıklıca işler İnsanın neleri var hayalleri, beklentileri, sevinçleri, hüzünleri, ezikliği, ezmişliği, sömürüsü, zevki, arzuları, korkuları..... Her şey ama insana ait olan herşey artık art niyetli ve menfaat elde etmek amacıyla hakim ellerde bir kullanım değeri olan silaha dönüşmektedir. Günde bir öğün verip iki öğün aç bırakılan bir köle için, ekmek bir zaafa dönüşür. İnsan için ne kadar beklenti, özlem vardır bunlar birer zaaflar halinde devran çarkı arasında öğütülmek için sıra alırlar.
Allah kutsal Kitabında Ganimetler vaad eder. Ancak insanlar yinede ölümden korkmaktadırlar.
O zaman devreye hakim Hz.şefler girerler, kendileri haremlerinde Cariyeleri ile finkleşip, özel günlerinde yüzlerce deve keserken, geriye kalan toplum fakirleşmektedir.... Yapılacak geniş ölçekli bir YAĞMA ve talan diğer insanların beklentilerini elde etmelerini sağlayabilir ve bunu sağlarken ayrıca din bezirganları içinde kendilerine ileri düzeyde bağlılık sağlayabilirler. 1 Taşla 2 kuş vurulabilir..
İlgili Hadisleri buraya koyacağım.....
Önce ölümün ne kadar zor bir şey olduğu işlenecektir. Denecektir ki, ölüm bin kılıç darbesinden daha acı verici bir şeydir, ölen kişinin canı bilmem neresinden çekilir, ölen canını vermek istemez, acılar içinde kıvranır, bin kılıç darbesi acısı ile ölmektense savaşta bir kılıç darbesi ile ölmek daha iyidir denir. Ahmak, cahil olan ise bunun bir oyun olduğunu elbette anlamayacaktır, ölüm korkusu yenilmişse şimdi sıra ganimet avına çıkmaktır. Ganimetlerde Tanrı ne vaad etmektedir, Altın, Develer, köleler, mal varlıkları, zevk için kadınlar........ Miras alınan Tevrat pisikolojisine uygun mu evet uymaktadır, her iki çarkında özü aynıdır...
Şimdi burada ne görmekteyiz, elbette insanların beklentilerini kullanmayı görmekteyiz, buna suç ortağı olarak hırsızlık, yağma, talan, kısaca ganimet seçilmekte, suç ortaklığına cesaret faktörü olarak ölümün bin kılıç darbesinden daha zor bir şey olduğu işlenerek, insanlığın aciz gerçeği ölümde silahlar arasında masaya yatırılmaktadır. Nasıl bir kurt kapanına düştüğünü bilmeyen insanoğlu, zaaf haline dönüşen zenginlik, şeflerin sapıkca zevkleri için sürü haline dönüştürülmektedir.
Peki savaşta ölümde var o halde ne olmalı, savaşta ölen için Cennet vaad edilecek, Cennetin en iyi katı sunulacak, severek ve isteyerek ölüme yollanacak olan kişilere ise, binlerce kadın vaad edilecektir, nerede Cennette... Tomurcuklanmış üzüm taneleri gibi memeleri olacak, baldırından bilmem neresini görebileceksiniz, olağanüstü fantaziler işlenirken ataerkil toplum yapısı gereği bakireliğin o kaçınılmaz dğeride kullanılacak, her seferinde bakire olacak kadınlar olacak, peki ya bir erkek buna nasıl güç yetirebilir, tabi Hz. Şeflerin bunada bir çözümü vardır, Cennette bir insan buradaki insandan 70 kat daha sex kuvvetine sahip olacaktır.......
Aceleye gerek yok sonraki yazılarımda Koyacağım buraya belgeleri, şimdi dağıtmakla meşgulüz, sonra toparlayacağız...
Cennet tek taşla çok kuş vuran bir tasvirdir. Efendileri hz.şefler cariyeleri ile finkler atıp, günlerini gün edip her gün bir deve kesip yerken, tarlalarında, çitle çevirdikleri hurmalıklarında karın tokluğuna çalıştırdıkları köleleşmiş insanların ise önce kafalarında Allah sopası sallanacak sonra ise kılıç darbeleri korkusu yayılacaktır... Bu garibanlar şefleri günlük deve kesip yerken kuru ekmeğe talim edecekler açlık ve yoksulluk zaafa dönüşecektir, erkeğin eline kadın eli neredeyse değmeyecek, sürekli bastırılmış arzuları ile her an patlamaya hazır bir balon haline geleceklerdir. Hz.Şefler şapır şupurdur, bu gariban çoğunluk Yarabbi Şükür... Her an sibobu patylayacak top gibi baskılanan bu köle kesimleri frenlemek, onları hem dünya malı ama hemde şeflerinin hayatlarına özenmemeleri için devreye iksirler, siboblar girmelidir, şizofrenik vakalar yasa olarak ,işlenecektir. Hz.Şefi cariyeler ile finkleşirken, bahçe kölesi, hurmalık köleside arzulayacaktır, olduda aşk, meşk oldu, bu diğer kölelerinde Hz.Şeflerin hayatlarına özentiyi kamçılayacak, onlarada yaşam hakkı yolunu açacaktır, ne yapılmaldır hemen cezalandırılmalıdır. Fingirdeşen şefler cezayı yasa kitabına yazarlar.... İksirler devreye girer, sizlere Cennette altın akan ırmaklar, bilmem kaç yüz kadın, huri muri, hizmetçiler(köleler bariz köleler) vs..... Hele siz şimdi biat edin öldüğünüzde alırsınız üçün birini... Beklentiler ise zaten hazırdır çünkü toplum cennetle tasvir edilmiş şeylerde zaten yoksundur. Şiddetli beklenti ve ümit, ümit tellallığı yapan Şefler için biçilmiş kaftandır....
Olduda cahil toplum, koyun sürüsü yapılmış bu toplum kafalarında sallanan, onların korkularından, beklentilerinden, arzularından, ümitlerinden müteşekkil ilah korkusundan kurtulmaktalar, o anda devreye Cehennem iksiri girecektir, vaad edilmiş onca Cennet dururken efendilerine biatda(kölelikde) kusur işleyen bu mendeburlar aşağılanmalıdır... Cehennemde kaynar kazanlara geleceklerdir, hem bu dünya ama hemde öte dünyada bunlar için korkunç rezillikler vardır, bu dünyada malları mülkleri var ise Allah'ın ganimet vaadiyle, yağmalanacak, yağmalayanlar Allah'ın bu hırsızlık , talan ve katliamı meşru sayması ile helal ve zevkle yiyecekler, kadınları sex kölesi, çocukları pazarlarda ticaret malı, malları ise GAVURCA büyük şefler arasında pay edilecektir, 1/5 i ise Allah'a ve Rasulune ait olacaktır, önce hepsiydi ama kazın ayağı öyle olmayınca 1/5 oldu...
....
Kurt kapanını görmek için daha ne kadar yazmak lazım, ey çobana muhtaç olmayan insan sürüsü?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|