PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrensel-insan zihniyeti


Sayfa : 1 [2] 3 4 5 6

evrensel-insan
03-09-2008, 01:10
Saygideger aydoe;

''Ben, ise dusuncelerimi; hayalgucu ve yaraticiligin temelinde, cikarsamali yaniltma metodunun, curutme yontemi uzerine kuruyorum.'' evrensel-insan

Daha söyleyecek bişey yok .sen hayale devam et insan hayal ettiği müddetçe yaşarmış diye bir söz var-aydoe.

Yazmis oldugum yazidan, sirf hayali one cikarman aslinda beni hic sasirtmadi. Cunku, anca hayalgucunun yaraticiligini ortaya koyanlarin, ortaya koyduklari; ancak hayalgucunun yaraticiligini isletenlerin algilarina aciktir.

Cikis noktasini, madde veya dusunce ve ya kavram olarak, algiliyanlar, zaten bu uclemin insanoglunda birlestigini goremezler ve insanoglunu hep su istismar ederler. Halbuki, bilmezler ki; insanoglunun hayal gucu ve yaraticiligi olmasa, ne felsefe, ne de bilim olur.

Neyse, onemli degil; herkes ve her ideoloji istedigi ogeyi cikis noktasi olarak alabilir, ama unutmasin ki; o ideolojiyi de ortaya koyan, hayalgucu ve yaraticiligin urettigi teorilerdir. Marx veya Darwin, hayalgucunu ve yaraticiligini kullanmasa, ortaya attigi teorileri nasil ve ne temeld ortaya atacakti acaba? Bu tum tarihte, herhangi bir konuda ortaya teori atan sahislar icinde gecerlidir. Cunku tum teoriler ortaya, hayalgucu v yaraticiligin sayesinde atilmistir.

Zaten yaraticiligini kullanmayan insanoglu, bu gorevi tanriya verir ve dusunmez teslim olur. Cunku yaratan tanriysa, zaten yaraticilikta o zaman tanriya aittir.

Kusura, bakma ama; ben yaraticilik gorevini kendim ustleniyorum ve tanriya da vermeyede hic niyetim yok.

Saygilarimla;
evrensl-insan

evrensel-insan
06-09-2008, 18:01
Saygideger arkadaslar;

Son yuzyilda,septisizm-suphecilik-uzerine, allaha iman dinselligi acisindan, bir suru terim ortaya atildi. Ateizm, akilcilik, serbest dusunce ve agnostizm humanizm ve buna benzer terimler cesitli hareketler tarafindan kullanildi. Fakat, inanmayanlar, bugun bir suru ulkede bu humanist/akilci/serbestdusunce icerikli hareketlerin halk kitleleri tarafindan benimsenmedigini gorerek rahatsiz oldular. Hala, dunyada dinselligin bir cig gibi buyumesinin onune gecilemedi. Bu sunu gosterdi ki; ne yapilirsa yapilsin dunyevilik-sekularity-konusunda yeterikadar bir kurulus insa edilemedi.

OYUZDEN, OTURUP YENIDEN DUSUNMEK GEREKIR. ATEIZMIN/SERBEST DUSUNCNIN/AGNOSTIZMIN/AKILCILIGIN YENI BIR YON KAZANMASI ICIN.

O yuzden eupraxsophy, terimi dunyada buyuk bir karsitlik ruzgari estirdi. Bir suru humanist ve serbest dusunurler, bu tanima" hosgeldin" dediler. Fakat, bu terim icin ortaya atilan taskinliklar-ki bu da yine humanistler ve serbest dusunurler arasindaydi-bu terimin yenisellik olarak "gereksiz" ve "uygunsuz" oldugunu, soylediler.

Ateizmin ve serbest dusuncenin en buyuk basarisizligi; bu temeldeki hareketlerin ussal-akilci- ve bilmeye kavramaya yonelik fonksiyonlariydi.

Bu arada, aydinlanmaya paralel olarak, felsefe de dusuncenin yeni metodlari gelistirildi. Bu yeni gelistirilen mtodlar; dunya da bilimsel ve teknolojik method olarak ta kullanildi. Bir suru serbest dusunur; bilimsel/felsefi bir temelin tanimini yapabilmeyi cok istediler.

Ayrica, tamamen teistik dogmalardan kurtulup; tabi/maddesel bir havayi solumak istediler. Fakat, basarili olamadilar, cunku gecen yuzyil, bize hicbirsey ogretmediyse bile ateizmin, bilimsel tabiligin ve materyalizmin yeterli olmadigini gosterdi. Ateizm, sadecetanri fikrinin olumsuz bir kritigi olarak kaldi. Ateistler,tanrinin varligini ispat etmek icin yeteri kadar veri olmadigini soyleyerek; bu varliga inanci red ediyorlar. Bazilari kendilerini, non-teist-teist olmayan- olarak tanimliyorlar. Digerleri, agnostic olarak, tanrinin varliginin talebini red ediyorlar. Ateizm, daha ileri olarak, herbirsey temelinde, ne bir moral ne de bir yasam durusu sergiliyemiyor. Cunku, hem ateist hem stalinist; hem ateist, hem fasist; hem ateist hem de demokrat olunabiliyor. Yani, belirli bir yasam felsefesi ve ideolojisi yok.

Bu arada, sovyetlerdeki, dogmatik ateizm de hem diger komunist ulkelerde hem de dogu Avrupa' da basarili olamadi. Sovyetler, 70 yildan fazla resmi marxist ideoloji altinda, ateizmi savundu. Bunun kitlesel propagandasini yapti. Bu konuda cok caba harcadi. Hatta bu konuda, baski kurucu ve mantiksiz bir suru baski uygulandi ve programlar duzenlendi. Lenin'in, stalin'in ve sonra gelenlerin eliyle. Sovyetler'de kiliseler kapatildi, papazlar, mullalar ve din adamlari; toplama kamplarina suruldu. Dini yayinlar, vicdan ozgurlugu ve dini egitim yasaklandi. Yeni nesilleri ve gencleri ateizmin icine cekmek icin cok buyuk bir caba harcandi. Inanmiyanlar icin seminerler toplantilar duzenlendi.

Bugun, Sovyetlerde, kimse bu yapilanlarin bir sonuc verdigini savunamaz. Fransa ihtilalinde de, kiliseler kapatildi ve yakildi, rahip ve rahibeler, zarar gordu, ama kisa bir zaman sonra hersey eskiye dondu.

Bugun de, Sovyetlerde olan durum budur. Burada, marxizm-leninizmin basarisizligi soz konusu. Ideolojik olarak, olumden sonraki hayata yonelik olan dinin mitolojisine karsi, bir cesit dunyevi utopik bir vizyon verdiler. Bu basarisizligin birinci sebebi; dunyada vadedilen cennetin saglanamamasiydi. Halk kisa zamanda, bu yuksek hayalin ve kurtulusun, dunyada cennet bahcesinin insasi icin, kommunist-yaraticilik rejimiyle saglanamayacagini ve ustelik bu yaratim sirasinda, ozgurlugun, yaraticiligin ve buluslarin bogazlandigini anladi. Bu konuda, olum sonrasi dinleri; hristiyanlik, islam ve musevilik ve digerleri;bu gelecek hayati rahatsiz edici davranmadiklarindan ,utopik bir temelde dunyevi bir vizyon vermeye calisan marxizm den, daha avantajliydilar.

Marxizm'in diger bir basarisizligi da; ongorulen daha iyi dunyanin, kendilerinin aksine, marxist olmayanlar ve kapitalistler ve onlarin demokrasisi eliyle saglanmasiydi. Bir yuzyillik marxizm den-ki Marx suphesizki 19. yuzyilin en buyuk humanist dusunuruydu-sonra, akla soyle bir soru geliyor.

SU ANDA ATEIZMIN DURUMU NE? NEDEN ATEIST/SERBEST DUSUNCE/AKILCILIK HAREKETI BASARISIZ OLDU? NEDEN DUNYANIN COGU ULKESINDE COK CILIZLAR?
Bu yuzden, humanizmi yeniden ele almak gerekir. Bu cok onemlidir, cunku; humanizm cabalari sonucu "tanri oldu(olmek)" diyebilecekse, bizlerin insan degerini ortaya koymamiz gerekir. Humanizmin ana amaci, iyi bir yasam standardinin sartlarini, simdi ve burda, global etigin uzerinde, dunya birligi icin koymamiz gerekir.

Humanizmin amaci, insan hurriyetini daha iyi gelistirmek icin,yapabilecegimizherseyi yerine getirmek ve bunun farkina varmaktir.

Bunun yaninda, humanizm adina, bir yapisallik, bir recetelilik ve bir etiksellik, positive olarak vardir. Bu yuzden en azindan biz; evet ateistiz ama ayni zamanda humanistiz diyebilmeliyiz. Fakat, humanizmin neyi icerir sorusunu iyi algilamak gerekir. Herseyden once humanizm, yasamin yonudur. Humanizm, kendini kalplere ve tutkuya yonlendirmelidir. Buna ait bir yonlendirmesi vepratigi olmalidir. Ayrica, nasil yasanacagi hakkinda bir etki yapabilmelidir.

Bu yazi bir tercumedir.

Devami var.

Paul Kurtz, felsefe profosoru, demokratik ve sekular humanizmin, kurum baskani-Suny-Buffalo
Kaynak:http://en.wikipedia.org/wiki/Eupraxsophy
External link:In Defense of Eupraxophy, by Paul Kurtz, Humanism Today Vol 6, 1991.

evrensel-insan
11-09-2008, 20:12
Saygideger arkadaslar;

Dogal dusuncenin, tam karsiti olan dusunsel dusuncenin bir ayagi da; critical thinking-elestirisel dusunce-dir. O gun odada, bu konuya deginildigi icin, benim bildigim bir linki, buraya aktariyorum.

Konuyu daha detayli irdelemek isteyen yazarlar, bu konuda ki gorus ve sorularini iletirlerse, konumuzu genisletebiliriz. Aslinda onerim, verdigim linkin disinda da bu konuyla ilgili arastirma yapmaniz. Cunku ben genelde felsefe calismalarimi ingilizce dilinden yapiyorum.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ele%C5%9Ftirel_d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnme

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
16-09-2008, 13:03
Saygideger arkadaslar;

Herhangi bir seyi sorabilmek ve ona cevap bulabilmek icin; insanoglunun, bir baslangic noktasi olmasi gerekir. Bu baslangic noktasi, oyle bir nokta olmalidirki, hem tum ayrimlari, kutuplari ve zitliklari ortadan kaldirsin; hemde bu konudaki tartismaya son versin.

Iste, insanoglunun bu baslangic noktasi kavramdir. Kavramin, ilk olarak iki ana icerigi vardir. Bunlardan, ilki metafizik icerik; hayalgucu ve yaraticilik; digeri fiziksel iceriktir. Yani, kavram yaratma ozelligine sahip olan fizik.

Birinci, ana icerik, yani metafizik icerik; kendi icinde ikiye ayrilir. Bunlardan, birincisi, dusunsel; ikincisi ise evrensel iceriktir. Fiziksel, olan ikinci ana icerikte; kendi icinde ikiye ayrilir. Birincisi, oznel; ikincisi ise, nesneldir.

Insanoglunun, kendiside dahil; baslangic ve aclimin olarak, tum resim-disaridan bakis acisi ve notr algiyla, yani; resmi verenin; resimin icinde yer almamasi kosuluyla-7 ogeden olusur. Kavram; fiziksel-oznel, nesnel; metafiziksel-dusensel, evrensel.

Yukaridaki, metinde adi gecen tum ogelerin, daha detayli izahi istenirse; bu da degerlendirilcektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
16-09-2008, 15:23
Saygideger arkadaslar;

Insanoglu, yeryuzune geldiginden beri; nasil bir dusunce uretirse uretsin, nasil bir teori ortaya koyarsa koysun, nasil bir doktrin ve ideolojiyi ortaya atarsa atsin; hem felsefi hem de bilimsel temelde; hic bir zaman butune erisememis; hep butunun bir ucundan tutarak, ayristirmis ve her zamanda butunun baska bir ucundan tutanla tartismistir. Bugun bile hala butunu disaridan goremeyen insanoglu, bu butunun parcalari ve degisik parcalarinin savunuculari olarak birbiriyle tartismaktadir.

Iste, asagida verecegim cizelge; insanoglunun, butununu goremedigi, disarisindan bakamadigi ve notr algilayamadigi ve mutlaka icinde yer aldigi cizelgedir. Cizelge; bir onceki yazinin cizelgesidir.

KAVRAM
FIZIKSEL METAFIZIKSEL
NESNEL OZNEL DUSUNSEL EVRENSEL

Iste, insanoglunun, disaridan goremedigi, notr algilayamadigi ve kendi ideolojisi temelinde, icinde yer aldigi ve yer aldigi yerden bakarak; baska yerde yer alanla tartistigi, cizelgenin gorunumu yukardadir. Isteyen, tanriyi; isteyen, maddeyi v.s.; yani kendi ideolojik bakis acisi neyse, onu bu cizelgede bulur. Ustelik, kendi bakis acisi olmayanida gorebilecegi icin; kiminle ve ne temelde tartistiginida gorebilmesi mumkundur.

Bu cizelgenin disina cikabilecek, bir ideoloji, bir teori henuz mevcut degildir. Bu cizelgedeki, karekter;oznel/nesnel/dusunsel/evrensel/; sey de;kavram-fiziksel-metafizikseldir. Karekter;X KARSITLIK-oznel/nesnel; IKILEM;dusunsel/evrensel ve uclem;Y BIR-fiziksel;POZITIF-kavram ve NOKTA-metafiziksel' dir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
16-09-2008, 15:55
Ancak beni aştığımızda ,bedeni terk ettiğimizde bunların dışına çıkabiliriz,o zaman da hiç oluruz.
Şeylikten hiçbirşeyliğe giden yolda yol almaktayız.
sevgiler

evrensel-insan
16-09-2008, 16:30
Saygideger aydoe;

Disaridan bakis acisinin ve notr alginin temeli budur. Yani, -senin deyiminle dusuncenin bedeni terki; resmi veren beden ve dusuncenin; dusuncesinin, resmin icinde bedenine yer vermemesi. Ustelik, dusunce bu bilince eristiginde hem kendi bedenini hemde tum bedeni yer alimin disinda olabilir. Ben, bu konuyu; qua-olarak, sifayiyle-felsefesi temelinde, yine ayni baslikta vermistim.-ileti 235

Ayrica, senin cumle yapindaki, ifadenin de; nihilizme kayma tehlikesi var.

Yani, bencilligin bireyci akilciligina, guce ve boslugun-hicligin- karamsarligina.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
16-09-2008, 17:08
Hızlı yol alırım nihilizmide sollarım ,üzülme sen Evrensel-insan:)
sevgiler

evrensel-insan
21-09-2008, 16:43
Saygideger arkadaslar;

ILK YAZININ DEVAMI:

Eupraxsophy'nin acilimi; eu-iyi, guzel- temelli, etiksel konumda deger uzerine bir vurguyu icerir. Praxis- gercek dunyadaki iliskiye veya pratik davranisa tekamul eder. Sophia-ise entellektuel, aydin icerikli, bilimsel ve felsefi irfandir.

Bu, inanclarimizi destekleyici, nedenleme ve kanitlamaya yonelik bir arastirma methodudur. Bu, kosmic bakis acisi; tabi ve materyalistik bir cerceveyi icerir.
Zannedersem, bugun ne oldugumuzu en iyi tanimlayan terim, "humanizm" dir.
Eupraxsophy terimi, humanizmin yerine konmamistir. Aksine, humanizmi tanimlar. Simdiye kadar en az dort girisim olmustur, humanizmi tarif icin.

Ilki, humanizmi. din olarak tanimlar. Buradaki din terimi fonksiyonaldir. Bu, bana gore kafa karistiricidir, cunku, din icin ibadeti, yakarisi, kaderi ve gorulmeyen yaraticinin tanrisal varligini icerir. Eger, humanizm, butun bunlardan yoksunsa; ne bir dindir ne de dinsel dir.

Ben, sekuler-dunyevi-humanizmi tercih ederim. Bunun nedeni; kendini dinsel humanist olarak tanitanlara karsidir. Cunku, dunya tarihi gostermistirki, dinin sekularitinin uzerine gitmesi, sekuler humanizmin humanizmini, dinsel kilmaz.

Ikincisi;cogu kisi, humanizmi bir felsefe olarak almaktadir. Humanizmin felsefesinden bahsetmektedir. Veya,humanizmin bir yasam felsefesi oldugunu soylemektedir. Bu gorus,dinsellik otesidir. Cunku farkindaligi icerir, kaderi icermez.

Yalniz, 20. yuzyilda, felsefe, degisime ugramistir. Filozoflar, bilim adamlarini ape yerine koymaktadirlar, cunku filozoflar; mantigin teknigini ve dilin analizini yapma konusunda uzman olmustur.

Bugun, filozoflarin cogu notr olduklarini soylemektedirler. Onlar, sadece halk dili kullanirken,ne demek istediginin arastirmasini ve incelemesini yapmaktadirlar ve bu sayede ne varsayildigini ve onerildigini acikliga kavusturmaktadirlar. Ama, filozoflar;olarak, sifatiyle, niteliginde filozoflari temelinde, bu dilin kullaniminin icinde kendi yerlerini almamaktadir. Bu felsefi bakis acisinin amaci; konunun her yonuyle incelenmesini onermektedir. Sonuc genelde, filozoflarin kendi kisisel gorusleri hakkinda hicbir konuda fikir belirtmemeleridir.

Felsefe, humanizmi; eski yunan ve roma icerigi temelinde algiladigi icin, sadece uzmanlarin bir alani veya disiplini olarak tanimlanabilir.

Tabiki, humanizm bundan daha fazlasini sunar. Icerik acisindan, felsefeye ve bilimlere dayanan kozmik bakis acisini; yasam durusunu ve anlatimsal, etik yukumluluklerini icerir. Ayni zamanda; "biz kimiz ve nasil yasamaliyiz" sorularinin anlamini vermeye baglidir.

Ucuncusu;-ki bunlar genelde serbestdusunurler ve ateistlerdir-genelde bilimseldir ve soruldugunda, humanizmin bir bilim oldugunu soylerler. Bence, bu gorus te hatalidir. Cunku, bilim oldugundan fazla ozel dallara ve kendi icinde bolumlere ayrilmistir. O yuzden, onlarin bulgulari tamamen humanizme yonelik degildir. Humanizm, tabi ve teistik olmayan aciklamalarin gelismesine caba harcanmasi konusunda, tum kosmik arenada ve bu arenanin icindeki insan turunde bilimlere bir yansima sunar.

Dorduncusu;humanizmin karakterini tarif edenlerin arasinda bu isi sadece etiksel alanlardir. Yani, moral bir bakis acisi sunmaktir. Ki bu moral bakis acisi, bir cok etiksel degere bagliligi icerir. Bu belki, humanist bakis acisindan boyle yerlestirilmis degerlerin-iyi yasam, sosyal adalet, etiksel hurriyet ve demokrasi dunya toplumunun insasi v.s.- oldugu dogrudur. Fakat, humanizm ve etik ayni seyler degildir. Cunku etik, felsefenin kritik ve suurlu bir sekilde prensiplerin, degerlerin analizini yapmaya calismaktadir.

Ki bu konuda 20. yuzyilda, etik otesi temelli yanasimlarla, etigin ortaya konmasi icin cok caba harcanmistir. Ki bu cabalar, hem epistemolojik hemde linquistik analizi de icerir. Ama humanizm, anlatimsal bir zorunluluktur. Etiksel olsa bile; kanaati-inanci ve bagliligi-duskunlugu icerir. Bunlari da pratikte ortaya koyar.

Bu bir tercumedir.

Devam edecek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
22-09-2008, 05:01
Saygideger aydoe;

Asagida, verdigim link; metafizigin, ne oldugunu, tarihsel gelismesini ve hangi konulari icerdigini v.s.; detayli bir bicimde anlatiyor.Yalniz, ingilizce.Dawkins'in sitesine girebildigine gore, ingilizcen var sanirim.Anlayamadigin bir yer olursa, onu dabana sorabilirsin.

UMARIM, BU LINK, SENIN METAFIZIGIN NE OLDUGUNA ANLAMANA YARDIMCI OLUR VE BIR DAHA DA IDEOLOJILERLE, KARISTIRMAZ VEYA BIR TUTMAZSIN.

http://www.reference.com/search?q=Metaphysics

Asagida, senin icin bir de c/p yaptim.

[hide]v • d • ePhilosophy

Eastern philosophy · Western philosophy

History Ancient Buddhist · Chinese · Greek · Hellenistic · Hindu · Indian · Jain · Persian

Medieval Christian · Early Islamic · Islamic · Jewish · Judeo-Islamic

Modern Empiricism · Rationalism

Contemporary Analytic · Continental


Lists Basic topics · Topic list · Philosophers · Philosophies · Glossary · Movements · more

-----------Branches Aesthetics · Ethics · Epistemology · Logic · Metaphysics--------
------------


Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 13:11
Saygıdeğer Evrensel-insan,
Vermiş olduğun link için teşekkür ederim.
Linkte Materyalizmin Metafiziğin içinde yada bir dalı olduğu gibi bir cümle bulamadım.
Ben 30 sene önce okumuştum bunları,ama hala beynime kazınmış ağaç yaşken eğilir derler ya benimde felsefede derin bilgim yoksada temelim sağlamdır.
Bence sizin kendinizde felsefi kavramlar üzerinde yeni bir bakış açısı ve yeni bir kurgulama yapmaya ihtiyacınız var ve bu konuyu detaylı okumalısınız.
Kısaca size yardımcı olmaya çlışacağım ama sizin de çaba sarfetmeniz gerekir.

Metafizik Nedir?
Metafizik deyimini ilkin i.ö. 1. yüzyılda Andronikos kullanmış ve Aristoteles'in ders kitaplarını sıralarken doğa bilgisi derslerinden sonra gelen on dört kitabına Meta ta Phusika ( doğa bilimlerini kapsayan kitaplardan sonra gelen kitaplar) adını vermişti. Nitekim bu kitaplarına Aristoteles de duyularla kavranan bilgi (fizik)'in üstünde saydığı usla kavranan bilgiyi kapsadıklarından ötürü ilk felsefe adını vermiş bulunuyordu. Aristoteles için bu felsefenin ilk'liği, bütün bilimler için gerekli ilkeleri incelemesinden ve saptamaya çalışmasındandı. Böylece metafizik, ilk kullanımında fiziğin üstünde, ötesinde ya da dışında sayılan düşünce ile ilgili, düşünsel bir anlam taşımaktadır. İşte bu anlam, giderek onu idealizm ve ruhçuluk ile kaynaştırmış ve gerici bir dünya görüşü oluşturmuştur.
http://www.felsefe.gen.tr/metafizik_nedir_ne_demektir.asp (http://www.felsefe.gen.tr/metafizik_nedir_ne_demektir.asp)
16. yüzyıldan sonra metafizik deyimi, ontoloji anlamında kullanıldı. Ne var ki bu varlık, “duylarla kavranılan dışındaki varlık” ve “görünüşlerin ardındaki kendilik” olarak ele alınıyordu. Hegel'e gelinceye kadar bu çağın metafiziği de, ortaçağın metafiziği gibi, bilimsel temelden yoksun kurgul görüşler ve varlığın duyularla algılanamayan kendiliği üstüne varsayılan yapıntılar olarak sürüp gitmiştir. Hegel metafizik terimine diyalektik karşıtı anlamını vermiştir.

Metafizik deyimi, ruhçuluk temelinde birleşen şu anlamları kapsar: duyularla kavranılanların dışındaki varlıkların bilgisi, kendiliğinde şey'in bilgisi, doğanın ardında gizlenen ve ona imkan veren varlık bilgisi, mutlak bilgisi, ussal bilgi, madde olmayanın bilgisi, son erek bilgisi, doğasal ve biçimsel olmayanın bilgisi, dogmacı bilgi, varlık yasalarını bulmak için düşünen benliğin bilgisi.

Materyalizm Nedir?

http://tr.wikipedia.org/wiki/Maddecilik

Diyalektik ve
Tarihsel Materyalizm

http://www.kurtuluscephesi.com/stalin/diyalektr.html

evrensel-insan
22-09-2008, 20:25
Saygideger aydoe;

Vallahi, inatindanmi, anlasilmadigindanmi; bilinmez. Verdigim linkin iyi anlasilmadigi goruluyor.Materyalizmle ilgili kismi, buraya c/p yapiyorum.Bu arada, metafizigin felsefenin varligi inceleyen bir dali oldugu herhalde anlasilmistir.

Mind and matter
The nature of matter was a problem in its own right in early philosophy. Aristotle himself introduced the idea of matter in general to the Western world, adapting the term hyle which originally meant "lumber". Early debates centered on identifying a single underlying principle. Water was claimed by Thales, Air by Anaximenes, Apeiron (the Boundless) by Anaximander, Fire by Heraclitus. Democritus conceived an atomic theory many centuries before it was accepted by modern science.
Philosophers now look to empirical science for insights into the nature of matter.

The nature of the mind and its relation to the body has been seen as more of a problem as science has progressed in its mechanistic understanding of the brain and body. Proposed solutions often have ramifications about the nature of mind as a whole. René Descartes proposed substance dualism, a theory in which mind and body are essentially quite different, with the mind having some of the attributes traditionally assigned to the soul, in the seventeenth century. This creates a conceptual puzzle about how the two interact (which has received some strange answers, such as occasionalism). Evidence of a close relationship between brain and mind, such as the Phineas Gage case, have made this form of dualism increasingly unpopular.

Another proposal discussing the mind-body problem is idealism, in which the material is sweepingly eliminated in favor of the mental. Idealists, such as George Berkeley, claim that material objects do not exist unless perceived and only as perceptions. The "German idealists" such as Fichte, Hegel and Schopenhauer took Kant as their starting-point, although it is debatable how much of an idealist Kant himself was. Idealism is also a common theme in Eastern philosophy. Related ideas are panpsychism and panexperientialism which say everything has a mind rather than everything exists in a mind. Alfred North Whitehead was a twentieth-century exponent of this approach.

Idealism is a monistic theory, in which there is a single universal substance or principles. Neutral monism, associated in different forms with Baruch Spinoza and Bertrand Russell is a theory which seeks to be less extreme than idealism, and to avoid the problems of substance dualism. It claims that existence consists of a single substance, which in itself is neither mental nor physical, but is capable of mental and physical aspects or attributes thus it implies a dual-aspect theory.

For the last one hundred years, the dominant metaphysics has without a doubt been materialistic monism. Type identity theory, token identity theory, functionalism, reductive physicalism, nonreductive physicalism, eliminative materialism, anomalous monism, property dualism, epiphenomenalism and emergence are just some of the candidates for a scientifically-informed account of the mind. (It should be noted that while many of these positions are dualisms, none of them are substance dualism.)

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 20:48
Saygıdeğer evrensel-insan,
Türkçe yazdım anlamadınız,vermiş olduğunuz iletide materyalizmin metafizik içinde yer alan bir prensip olduğunu bulup bana tercüme ederseniz sevineceğim.
Metafizik neymiş lütfen tekrar okuyunuz ,yalnız link almanca ,bunu da anlamazsanız arapçasını vereceğim,sevgiler.:)
Metaphysik
Die Metaphysik (lat. metaphysica, von altgr. μετά metá = „danach, jenseits“ und φύσις phýsis = „Natur, natürliche Beschaffenheit“) ist eine Grunddisziplin der Philosophie. Metaphysische Systementwürfe behandeln in ihren klassischen Gestalten die zentralen Probleme der theoretischen Philosophie: die Beschreibung der Fundamente, Voraussetzungen, Ursachen oder „ersten Gründe“ und allgemeinsten Strukturen, Gesetzlichkeiten und Prinzipien sowie von Sinn und Zweck der gesamten Wirklichkeit bzw. allen Seins.
http://de.wikipedia.org/wiki/Metaphysik

evrensel-insan
22-09-2008, 21:00
Saygideger aydoe;

Asagida verecegim linkte

http://en.wikipedia.org/wiki/Category:Metaphysics


Category:Metaphysics
From Wikipedia, the free encyclopedia
Jump to: navigation, search
The Metaphysics task force
Article· Portal· Category · Task force· Stubs· Deletion· Noticeboard· New articles
Core areas: Aesthetics · Epistemology · Metaphysics · Logic · Social and political · Ethics
Major fields: Philosophy of mind · Philosophy of science · Philosophy of language · Philosophy of religion
Traditions: Continental · Analytic · Marxism · Anarchism · Eastern
Periods: Ancient · Medieval · Modern · Contemporary




Metaphysics is the branch of philosophy concerned with explaining the ultimate nature of reality, being, and the world.

The main article for this category is Metaphysics.
Subcategories
This category has the following 21 subcategories, out of 21 total.

[+] Metaphysicians (1)
C
[+] Causality (5)
[+] Cosmology (3)
[+] Metaphysical cosmology (4)
D
[+] René Descartes (0)
[+] Determinism (1)
[+] Dualism (1) E
[+] Existentialism (3)
F
[+] Free will (0)
I
[+] Idealism (2)
K
[+] Immanuel Kant (4)
M
[+] Materialism (3)
[+] Mereology (0)
[+] Metaphysics literature (0)
[+] Monism (4) O
[+] Ontology (6)
P
[+] Philosophy of time (0)
S
[+] Self (13)
T
[+] Teleology (0)
V
[+] Value (2)
W
[+] Metaphysics writers (1)

Ilk ve takibeden koyulastirdigim bolum; Metafizigin, felsefenin bir bransi oldugunu
Ikinci koyulastirdigim bolum; metafizigin, alfabetik sirayla hangi alt basliklari gosterdinini
Ucuncu koyulastirdigim bolum; Bu alt katagorilerden birinin idealizm oldugunu-I harfinde
Dorduncu koyulastirdigim bolum; Bu alt katagorilerden birinin materyalizm oldugunu-M harfinde

Acikca gostermektedir. Yani, metafizik, felsefenin bir dalidir.Idealizm de, materyalizm de bu dalin alt basliklari olarak ortaya atilmis, birer ideolojileridir.

Umarim, bu konunun tartismasi; bundan sonra kapanmistir. Yalniz kafama takilan soru; neden Turkiye'de bilhassa felsefe konusunda; kisiler, yanlis, yalan ve hatali bilgilerle bilgilendirilmektedir? Bence, uzerinde dusunulmesi gereken konu budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 21:03
Sevgili evrensel-insan
Felsefenin kaç dalı var ,metafizik dışındaki dalları nelerdir?

evrensel-insan
22-09-2008, 21:12
Saygideger aydoe;

Core areas: Aesthetics · Epistemology · Metaphysics · Logic · Social and political · Ethics

Bunlar ana dallaridir; yani, astetiks, epistemoloji, metafizik, mantik ve etik. Bunlarda kendi aralarinda ara dallara ayrilabilirler. Bilhassa, metafizigin kapladigi alan-ki felsefenin ana dalidir- cok cesitli ve genistir.

Umarim, son yazdigim yazi seni tatmin etmistir. Felsefenin, ara dallari veya metafizigin ilgilendigi konular hakkina bilgi istiyorsan, bunu da sana detayli olarak sunabilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 21:20
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Metafizik

Kategori:Metafizik

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Git ve: kullan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Metafizik#column-one), ara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Metafizik#searchInput)
Alt Kategoriler

Toplam 13 altkategoriden 13 kadarı burada bulunmaktadır.
A


[+] (javascript:void(0)) Antroposofi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Antroposofi) (0)


D


[+] (javascript:void(0)) René Descartes (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Ren%C3%A9_Descartes) (0)


[+] (javascript:void(0)) Determinizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Determinizm) (0)


[+] (javascript:void(0)) Dini evren bilimler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Dini_evren_bilimler) (1)


E


[+] (javascript:void(0)) Ezoterik kozmoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Ezoterik_kozmoloji) (1)


G


[+] (javascript:void(0)) Gizem bilimi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Gizem_bilimi) (0)


M


[+] (javascript:void(0)) Mitolojik evren bilimleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Mitolojik_evren_bilimleri) (1)


[+] (javascript:void(0)) Monizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Monizm) (1)


N


[+] (javascript:void(0)) Nedensellik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Nedensellik) (0)


O


[+] (javascript:void(0)) Ontoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Ontoloji) (2)


R


[+] (javascript:void(0)) Ruhani varlıklar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Ruhani_varl%C4%B1klar) (3)


Z


[+] (javascript:void(0)) Zaman (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Zaman) (9)


[+] (javascript:void(0)) Zihin (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Zihin) (3)

aydoe
22-09-2008, 21:35
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Felsefenin_dalları

Kategori:Felsefenin dalları

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Git ve: kullan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Felsefenin_dalları#column-one), ara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Felsefenin_dalları#searchInput)
Felsefe Konuları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe) değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C5%9Eablon:Felsefe&action=edit)
GenelDoğu felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu_felsefesi) · Batı felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bat%C4%B1_felsefesi) | Felsefe tarihi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe_tarihi): Antik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Antik_%C3%87a%C4%9F_felsefesi) · Orta Çağ (http://tr.wikipedia.org/wiki/Orta_%C3%87a%C4%9F_felsefesi) · Aydınlanma (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayd%C4%B1nlanma_%C3%87a%C4%9F%C4%B1) ·Rönesans felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/R%C3%B6nesans_felsefesi) ·17. yüzyıl felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l_felsefesi) ·18. yüzyıl felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/18._y%C3%BCzy%C4%B1l_felsefesi) · 19. yüzyıl felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/19._y%C3%BCzy%C4%B1l_felsefesi) ·20. yüzyıl felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/20._y%C3%BCzy%C4%B1l_felsefesi)

DallarEstetik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Estetik) · Etik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Etik) · Epistemoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Epistemoloji) · Mantık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mant%C4%B1k) · Metafizik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Metafizik) · Felsefe tarihi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe_tarihi) · Eğitim felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/E%C4%9Fitim_felsefesi) · Coğrafya felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Co%C4%9Frafya_felsefesi) · Tarih felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarih_felsefesi) · Felsefi antropoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefi_antropoloji) · Dil felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_felsefesi) · Hukuk felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hukuk_felsefesi) · Matematik felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik_felsefesi) · Zihin felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Zihin_felsefesi) · Meta-Felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Meta-Felsefe) · Fizik felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fizik_felsefesi) · Siyaset felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Siyaset_felsefesi) · Din felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Din_felsefesi) · Bilim felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilim_felsefesi) · Postmodern felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Postmodern_felsefe) · Teknoloji felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Teknoloji_felsefesi) · Savaş felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sava%C5%9F_felsefesi) ·Tarih felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarih_felsefesi)

EkollerAnalitik felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Analitik_felsefe) · Kıta felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1ta_felsefesi) ·Batı felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bat%C4%B1_felsefesi) · Eleştirel teori (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ele%C5%9Ftirel_teori) · Yapısöküm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yap%C4%B1s%C3%B6k%C3%BCm) · Determinizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nedensellik) · Diyalektik Materyalizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyalektik_Materyalizm) · Deneycilik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Deneycilik) ·Rasyonalizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C4%B1lc%C4%B1l%C4%B1k) · Varoluşçuluk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Varolu%C5%9F%C3%A7uluk) · Hegelcilik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hegelcilik) · Hermeneutik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hermeneutik) · Hümanizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCmanizm) · İdealizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0dealizm) · Mantıksal pozitivizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mant%C4%B1ksal_pozitivizm) · Materyalizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Maddecilik) · Yeniplatonculuk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yeniplatonculuk) · Nihilizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hi%C3%A7%C3%A7ilik) · Fenomenoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6r%C3%BCng%C3%BCbilim) · Platonizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Platonizm) · Pozitivizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pozitivizm) · Postmodernizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Postmodern_felsefe) · Postyapısalcı felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Postyap%C4%B1salc%C4%B1_felsefe) · Pragmatizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Faydac%C4%B1l%C4%B1k) · Görecelik (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=G%C3%B6recelik_(Felsefe)&action=edit&redlink=1) · Skolastisizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Skolastik_felsefe) · Septisizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Septisizm) · Stoisizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Stoac%C4%B1l%C4%B1k) · Yapısalcılık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yap%C4%B1salc%C4%B1l%C4%B1k) ·Feminist eleştiri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Feminist_ele%C5%9Ftiri) jmt-samo5 77.5

evrensel-insan
22-09-2008, 22:04
Saygideger aydoe;

Ayni kaynaklardan yaptigimiz, iki ayni konunun, sence; icerikleri neden degisiktir? Dunya da ve internette gecerli dil ana olarak ingilizcedir.

Ustelik wikipedia'nin ana dili de ingilizcedir.Turkce'ye tercume edenler, neden ayni metni tercume etmemislerdir? Bu tercumeleri, kim denetlemektedir?

Yalniz kafama takilan soru; neden Turkiye'de bilhassa felsefe konusunda; kisiler, yanlis, yalan ve hatali bilgilerle bilgilendirilmektedir? Bence, uzerinde dusunulmesi gereken konu budur.-e.i.

Benden yaptigim alinti; bence konunun ozudur. Cunku ben sadece felsefede degil; ayni hatalarin bilimsel literaturlerde-tarihte v.s. ve tercumelerde yapildigini da soyluyorum.

Kisaca, Turkiye' de toplum herzaman ve herkonuda; kandiriliyor, yalan-yanlis bilgilere maruz kaliyor ve dusundurulmuyor. Ayrica, ne bir denetim-kontrol mekanizmasi var. Birileri, ya kendi insiyatifiyle; ya da orgutsel ve bilerek carptirilarak bu bilgilerin yanlis kullaniminda arac olarak kullaniliyor.

Benim, zaten Turkiye kaynakli ve maalesef turkce icerikli, hic bir verilen bilgiye itimadim yoktu. Simdi bu kanim daha da percinlesti.Yazik, cok yazik.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 22:27
Sevgili Evrensel-insan
Evet ingilizce wiki ile Türkçe wiki birbirini tutmuyor,ilginç evrensel olması gerekir ve aynı bilgileri içermesi gerekir.
Onların ne dediğinden ziyade bizim nasıl baktığımız ve nasıl gördüğümüz benim için daha önemli.
Metafizik, ilk kullanımında fiziğin üstünde, ötesinde ya da dışında sayılan düşünce ile ilgili, düşünsel bir anlam taşımaktadır. İşte bu anlam, giderek onu idealizm ve ruhçuluk ile kaynaştırmış ve gerici bir dünya görüşü oluşturmuştur.
İşte ben bu yüzden Diyalektik Materyalizmi ,Metafizikten ayrı görmekteyim.
Materyalizm'de madde ve fizik ötesi birşey yoktur.Onun içinde Metafizik içinde bir alt grup olarak nitelenmesi yanlıştır.
sevgiler

evrensel-insan
22-09-2008, 23:41
Saygideger aydoe;

Iki yazi da ortada, sen hangisine istiyorsan ona inan. Bu senin kararin. Ama, en azindan, metafizigin; felsefenin bir dali oldugunu ve icerdigi konulari uc asagi bes yulkari, kabul ediyorsundur, umarim.

Zannedersem, tercumeyi, senin gibi; materyalizmi farkli algilayan ve idealizmle metafizigi ayni kefeye koyan, biri yapmis.

Dini biri yapsaydi tercumeyi, kim bilir nasil olurdu.

Tercumanin ideolojisine gore, bir tercumenin ahlaki, disiplini, kural ve kaidelerinin, boylece nasil cignenmis olduguna da bir ornek. Tercume degil, yorum yapilmis ve kendi dusuncesine gore siniflandirilmis Helal olsun, bu zihniyete. Baska ne diyeyim!

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2008, 23:47
Sevgili Evrensel-insan

Baska ne diyeyim! E.İ

Tabiki diyecek bişey kalmadı ,bu şekilde de görebilmesin olayı ve doğrularını sorgulamalısın.
saygılar

evrensel-insan
22-09-2008, 23:58
Saygideger aydoe;

Hala tek tarafli sorgulama istiyorsun ya, pes dogrusu. Olur, ben payima duseni, herzaman yapiyorum ve yapmaktayim zaten. Umarim, sen de senin payina duseni yaparsin. Gerci bu kadar yazismadan sonra hic umudum yok ya, neyse. Belki herseyin bir ilki vardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
23-09-2008, 01:05
Saygideger aydoe;

Daha rahat gorulebilmesi acisindan, sana bazi gereken basliklari acarak c/p yaptim. Burada fizigi ve fiziksel acilimlari da goreceksin.

Algilayabilecegini dusunerekten, soyle bir aciklama yapmak istiyorum. Metafizigin, varlik konusuna iki ana bakis acisi vardir. Bunlardan biri metafiziksel, yani idealist; digeri fiziksel, yani materyalist. Dolayisiyle, felsefenin, metafizik dalinin varlik konusundaki bakis acisi iki temellidir. Ya varliga metafiziksel bakar-ki idealizmdir; ya da fiziksel bakar-ki bu da materyalizmdir. Umarim konu simdi daha net anlasilmistir.

[−] Cosmology (3)
[−] Early scientific cosmologies (2)
[+] Ancient astronomers (6)
[+] Astrology (11)
[+] Metaphysical cosmology (4)
[+] Early scientific cosmologies (2)
[+] Esoteric cosmology (5)
[+] Mythological cosmologies (2)
[+] Religious cosmologies (6)
[−] Physical cosmology (7)
[+] Cosmic inflation (0)
no subcategories
[+] Cosmologists (0)
no subcategories
[−] Dark matter (2)
[−] Black holes (2)
[+] Stellar mass black holes (0)
no subcategories
[+] Supermassive black holes (0)
no subcategories
[+] Experiments for dark matter search (0)
no subcategories
[−] General relativity (12)
[−] Black holes (2)
[+] Stellar mass black holes (0)
no subcategories
[+] Supermassive black holes (0)
no subcategories
[−] Effects of gravitation (1)
[−] Gravitational lensing (1)
[+] Gravitationally lensed quasars (0)
[−] Exact solutions in general relativity (0)
no subcategories
[−] Faster-than-light travel (4)
[+] Faster-than-light communication (0)
[+] Faster-than-light travel in fiction (0)
[−] Fictional spacecraft (16)
[+] Andromeda spacecraft (0)
[+] Babylon 5 ships (1)
[+] Battlestar Galactica vehicles (0)
[+] Bioships (0)
[+] Blake's 7 spacecraft (0)
[+] Fictional motherships (0)
[+] Fictional space stations (0)
[+] Gundam space vessels (2)
[+] Spacecraft in the Honorverse (0)
[+] Macross spacecraft (0)
[+] Space: 1999 spaceships (0)
[+] Star Trek ships (7)
[+] Star Wars spaceships (1)
[+] Fictional starfighters (2)
[+] Stargate spacecraft (0)
[+] Transformers spacecraft (0)
[+] Wormholes in fiction (1)
[+] Frames of reference (0)
no subcategories
[+] Gravitational lensing (1)
[+] Gravitational wave telescopes (0)
[+] Lorentzian manifolds (1)
[−] Mathematical methods in general relativity (3)
[+] Coordinate charts in general relativity (0)
no subcategories
[+] Tensors in general relativity (0)
no subcategories
[+] Variational formalism of general relativity (0)
no subcategories
[+] Relativists (0)
no subcategories
[+] Tests of general relativity (0)
[+] Theorems in general relativity (0)
no subcategories
[−] Large-scale structure of the cosmos (7)
[+] Dark matter (2)
[+] Galaxies (27)
[+] Galaxy clusters (31)
[+] Galaxy filaments (1)
[+] Galaxy superclusters (4)
[+] Intergalactic media (1)
[+] Voids (0)
[+] Standard candles (0)
[−] Universe (4)
[+] Cosmology (3)
[+] Galaxies (27)
[+] Astronomical objects (24)
[+] Space (15)
[+] Space art (0)
[+] Astronomy (25)
[+] Space-related awards (1)
[+] Space colonization (3)
[+] Space exploration (23)
[+] Fictional regions of space (2)
[+] Space hazards (2)
[+] Space images (2)
[+] Space law (0)
[+] Space lists (3)
[+] Space organizations (3)
[+] Space science (2)
[+] Spaceflight (9)
[+] Space technology (10)
[+] Space stubs (0)
[+] Metaphysical cosmology (4)
[+] Early scientific cosmologies (2)[+] Esoteric cosmology (5)
[+] Mythological cosmologies (2)
[+] Religious cosmologies (6)
D
[+] René Descartes (0)
no subcategories
[+] Determinism (1)
[+] Determinists (0)
[+] Dualism (1)
[−] Dichotomies (0)
no subcategories E
[+] Existentialism (3)
[+] Thomas Carlyle (0)
no subcategories
[+] Existentialist works (5)
[+] Films directed by Ingmar Bergman (0)
[+] Fight Club (0)
[+] Films directed by Jean-Luc Godard (0)
[+] Books by Jean-Paul Sartre (0)
[+] Works by Albert Camus (6)
[+] Existentialists (4)
F
[+] Free will (0)
I
[−] Idealism (2)
[+] Idealists (0)
no subcategories
[+] Arthur Schopenhauer (0)
no subcategories
K
[+] Immanuel Kant (4)
[+] Books by Immanuel Kant (0)
[+] Kantian philosophers (0)
no subcategories
[+] Kantianism (0)
no subcategories
[+] Kant images (0)
M
[−] Materialism (3)
[−] Marxism (6)
[−] Karl Marx (1)
[+] Books by Karl Marx (1)
[−] Marxist theory (5)
[−] Marxist theorists (1)
[−] Leon Trotsky (1)
[−] Trotskyism (2)
[+] Trotskyist organisations (23)
[+] Trotskyists (3)
[−] Maoism (2)
[+] Internal conflict in Peru (1)
[+] Maoist organizations (5)
[+] Karl Marx (1)
[−] Marxist terminology (1)
[−] Communist terminology (1)
[+] Marxist terminology (1)
[+] Trotskyism (2)
[+] Marxists (8)
[+] Scholars of Marxism (0)
[+] Marxist terminology (1)
[+] Trotskyism (2)
[+] Materialists (0)
[+] Mereology (0)
no subcategories
[+] Mereology (0)
[+] Metaphysics literature (0)
no subcategories
[−] Monism (4)
[+] Ayyavazhi (10)
[−] Materialism (3)
[+] Marxism (6)
[+] Karl Marx (1)
[+] Marxist theory (5)
[+] Marxists (8)
[+] Scholars of Marxism (0)
[+] Marxist terminology (1)
[+] Trotskyism (2)
[+] Materialists (0)
no subcategories
[+] Mereology (0)
[+] Panentheism (2)
Ayrica, burdan da goruldugu gibi, materyalizmin hem kendi basligi vardir, hmde monizm altinda yer almistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
27-09-2008, 22:03
Saygideger arkadaslar;

Uc cesit bakis acisi vardir:

Birinci cesit bakis acisi: Insanoglunun disindan olan bakis acisidir. Ya yaratilissal-ki tanri; ya da varsayimsal-ki madde-dusunce-kavram' dan birini one cikararak ve temel alarak yapilan bakis acisidir. Tum teori ve pratik bu bakis acisi temellidir.Inanca veya teoriye; ve pratik; ispata, kanita, dogrulamaya, veriye, bulguya, belgite baglidir. Dogal, dogaustu, dunyevi, dunyaotesi, bilimsel, bilimkurgusal. Felsefenin metafizik dalinin konusudur.

Ikinci cesit bakis acisi: Insanoglu olarak ve ayrimsal bakis acisidir: Kisisel, toplumsal, ulkesel, dinsel, milliyetci, ekonomik, sosyal, siyasal, ahlaki, geleneksel, tarihsel v.s. temellerin den, birini ve bir kacini baz alan bakis acisidir. Tum ideolojiler bu bakis acisina dahildir. Felsefenin, epistemolojik ve etik dalinin konusudur. Dogal bir bakis acisidir.

Ucuncu bakis acisi: qua bakis acisi: Yani, olaya bakanin kendisinin olay icinde; yer almamasi, taraf tutmamasi, yorum yapmamasi v.s.; kisaca bireysel gorus belirtmemesidir. Disaridan bakis acisidir. Algisi notrdur. Insansal ve evrenseldir. Butunlugu, birligi, beraberligi ve tum resmi vermeyi; her turlu sorunu sorgulayip-nedenlemeyi, sorunun evrensel ve butunsel kokenine inmeyi amaclar. Birin, butunlugunu evrenselligini ve insansalligini savunur. Kanitlamaya, inanca, ispata, dogruya v.s. endeksli degildir. Olani; yalanlama, yanlislama ve curutme temelli cikarsama metodudur. Felsefeustudur. METAFELSEFE. Insanoglunun, dusuncesi ve kavramiyla sinirlidir. Insanoglunun, insanlasmasi ve insanlik sunmasi temelinde bakar. Dusunduren bir bakis acisidir.

Bu konuda, eger gorus belirten olursa; bu bakis acilari; hem kendi icinde, hemde ayri ayri detayli bir sekilde islenecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
28-09-2008, 02:44
Saygideger aydoe;

Madem, Turkce tercumeye bu kadar guveniyorsun ve savunuyorsun.Asagidaki linke bir bakman yeterli.Verecegin cevabi, sabirsizlikla bekliyorum.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Monizm

Bak, ne diyor?

Monizm, her şeyin bir tek zorunluluğun, ilkenin, madde veya enerjiden olduğunu iddia eden metafiziksel ve teolojik görüştür.

Yukaridaki, alintiyi bana, aciklaman mumkun mu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
28-09-2008, 12:53
Monizm, her şeyin bir tek zorunluluğun, ilkenin, madde veya enerjiden olduğunu iddia eden metafiziksel (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Metafiziksel&action=edit&redlink=1) ve teolojik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Teolojik) görüştür.
Monizm, mutlak olarak iki tür madde (veya zorunluluk, ilke) olduğunu ileri süren dualizmden (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dualizm) ve mutlak olarak birçok türde madde (veya zorunluluk, ilke) olduğunu ileri süren pluralizmden (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pluralizm) ayrılmaktadır.
Genellikle monizmin panteizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Panteizm), panenteizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Panenteizm) ve içkin (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C4%B0%C3%A7kin&action=edit&redlink=1) bir Tanrı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1) inanışı ile ilişkili olduğu düşünülür. Ayrıca, saltçılık (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Salt%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k&action=edit&redlink=1) (absolutizm) ve monad (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Monad&action=edit&redlink=1) da monizmle yakından ilgilidir.

Evet doğru Metafizik felsefenin bir dalıdır.Daha önceki 261 nolu iletimde Monizm Metafiziğin alt grubunda gösterilmiştir zaten.
Ben yalnızca materyalizmi metafiziğin içinde göstermene karşı çıkmaktayım.
Nedeni ise ;
1-metafiziğin kelime anlamı olarak fizik ötesi olması ve materyalizmin fizik ötesi bir olguyu kabul etmemesi
2-Metafizik, ilk kullanımında fiziğin üstünde, ötesinde ya da dışında sayılan düşünce ile ilgili, düşünsel bir anlam taşımaktadır. İşte bu anlam, giderek onu idealizm ve ruhçuluk ile kaynaştırmış ve gerici bir dünya görüşü oluşturmuştur.


Etimolojik olarak metafizik Aristoteles'in toplu olarak Metafizik adı verilen kitaplarının konusudur. Etimolojik anlamda 'metafizik' sadece Aristo'nun Metafizik kitabının çalışma konusu manasına gelmektedir.
Aristoteles'in bu kitaplarının konusu neydi? Metafizik üç bölüme ayrılmıştır: (1)ontoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ontoloji), (2)teoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Teoloji) ve (3) evrensel bilim (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Evrensel_bilim&action=edit&redlink=1)

http://tr.wikipedia.org/wiki/Metafizik

Ontoloji ;Varlık bilimi. Temel sorunu varlığın ne olduğu olan felsefi disiplindir Ontoloji varlık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Varl%C4%B1k) ya da varoluş (http://tr.wikipedia.org/wiki/Varolu%C5%9F) ile bunların temel kategorilerinin araştırılmasıdır.

Teoloji ;Teoloji sözcük anlamı olarak tanrıbilim demektir. (Yunanca (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanca) θεος, theos, "Tanrı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1)", + λογος, logos, "bilim (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilim)"), ilahiyat.

Evrensel Bilim;Vikipedi'de henüz böyle bir madde bulunmamaktadır. :p

http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Evrensel_bilim&action=edit&redlink=1

İşte sayın hocam Evrensel Bilim maddesini yazma görevide size düşüyor,kolay gelsin.:)
benimde çorbada tuzum olsun:o

Belkide evrensel bilim maddesinin henüz yazılmamış veYokelessizm okunmamış olması yüzünden algılanamamakta olduğunuzu anlarsınız.(Yokelessizm?):)

evrensel-insan
28-09-2008, 20:35
Saygideger aydoe;

Madde bir varlik degilmi?, Materyalizm, bir varlik bilimi degil mi?, varlik bilimi de, ontoloji degilmi?, ontolojide, metafizik dalinin icine giren varlik konusunun bir bolumu degilmi?

[−] Monism (4)
[+] Ayyavazhi (10)
[−] Materialism (3)
[+] Marxism (6)
[+] Karl Marx (1)
[+] Marxist theory (5)
[+] Marxists (8)
[+] Scholars of Marxism (0)
[+] Marxist terminology (1)
[+] Trotskyism (2)
[+] Materialists (0)

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
28-09-2008, 22:00
Saygıdeğer Evrensel-insan,
Yukarıdaki iletimdeki espriyi harhalde algılayamadınız,burda size düşen görev evrensel bilim teorisini yazmaktır ki zaten bunu yapmaya çalışıyorsunuz.:)
Siz materyalist olmadığınıza ,ben materyalist olduğumu iddaa ettiğime görede bırakın lütfen ben kendi düşüncemin Metafizik içinde olup olmadığını bileyim ya da bu kararı verebileyim.:mad:
Beni ya da düşüncemi bir felsefe kolunun alt başığına sokmaya çalışmayınız lütfen:mad:
Sizin asli göreviniz halen yazılmamış olan evrensel bilimi ortaya koymaktır ki,bu da evrensel sorun evrensel çözüm ikileminin ortaya konulması ve felsefe olarak yazıya dökülmesi olacaktır.;)
sevgiler

evrensel-insan
28-09-2008, 22:40
Saygideger aydoe;

1600 kusur yaziyi, bosuna mi yazdik? Once bir evrensel sorun algilansin ve evrensel soruna nasil ulasabilineceginin metodu algilansin. Cozumun, detaylari da-ki ara sira degindim-ardindan gelir. :)

Evrensel Bilim;Vikipedi'de henüz böyle bir madde bulunmamaktadır-aydoe.

Konunun adina vakif olmusta-nerden olmussa-ne olduguna ve nasil saglanacagina vakif olamamis. Eh, bir gun gelir, ona da olur, umarim. Ta bi algilanabilirse! :confused:

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
29-09-2008, 02:02
Saygideger aydoe;

Bir, seyi merak ettim. Sence, tercume; asagidaki verecegim iki ayri gorus ve alintidan; hangisini temel almalidir?

Her tercümanın kendine ait bir yorum hakkı vardır , zira mota mot tercüme oldukça yavan olup okuma zevkine darbe vurur . -aydinus

Biz, buna eger yorum dersek yanlis olur. Cunku, tercume ve tercumanlik; soylenen veya yazilanin, aynen aktarilmasi olmalidir. Sebebide, o dili bilmeyenin, kendi dili temelinde; bilmedigi dildeki yaziyi ve soylevi, aynen anlamasi icindir. Tercume ve tercumanligi yapan sahis, notr olmali ve tercume ve tercumanligina; kendi kisisel yorumunu katmamalidir. Eger, katarsa; o tercume veya tercumanlik degil; yazinin veya soylevin yorumu olur.-e.i.

Yukaridaki, benden yaptigim alintinin linki;

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7785-8. ileti ve 14. ve 16. iletidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
29-09-2008, 14:14
Sevgili evrensel-insan,
Şimdi tercümanlık zor ve zahmetli bir iştir ve senin dediğin gibi aslına sadık kalınmalıdır.
Yalnız verilen bir linkin kısaca ne ifade ettiğini anlatmakta bir tercümedir.
Spontane tercümeden farklıdır.
Örneğin yazılanların tümünü mota mot tercüme etmezsinde ne demek istediğini yazar ve linki verirsin ki bunu hepimiz yapmaktayız.
Bende tercüme grubundayım benim yaptığım tercüme ile senin yaptığın tercüme tabiki farklı olacaktır.
Unutulmaması gereken sitedeki arkadaşların hiçbirinin profesyonel tercüman olmadığı ve bu işi amatörce ve gönüllü olarak yaptıklarıdır.

evrensel-insan
29-09-2008, 22:23
Saygideger aydoe;

Ben, biliyorsun, siteye bazi tercumeler yaptim. Bu tercumelere, sizin bana gonderdiginiz metinden yaptim. Tam, sizin ne demek istediginizin karsiligini verme dusuncesiyle yaptim.

Ben, o yazilari, Turkce yazsam, farkli yazar; veya siz direk benden-konuyu anlatarak- Ingilizce bir yazi isteseydiniz, farkli yazardim.

Ben, sizin yazilarinizi tercume ederken, ne Turkcesine dikkat ettim, ne de yazinin icerigine, gidisatina ne de giris-gelisme-sonuc bolumlerine.
Neden, sizler, benden; bu yazilarin tercumesini istediniz. Benim, Turkce veya ingilizce yazmami degil.

Ben, ileride; bu sitede yasanan "tercume olayi" bir daha yasanmasin diye;

Benim, nacizane, bir onerim var. Herhangi bir pasaj; her iki yazara da, ayni baslikta verilsin ve her iki yazarda, verilen pasaji; ayni baslikta, alt alta tercume etsin. Yine ayni pasaj da, ucuncu ve ayni dili bilen bir yazar tarafindan-diger iki tercumeden habersiz olarak-tercume edilsin. Boylece, ucuncu yazarin tercumesi; diger iki yazardan hangisine, daha uygun gozukuyorsa, o yazarin tercumesi gecerli olsun. Bu gecerli olan tercume, yazi olarak okurlara, sitede sunulsun.


Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
29-09-2008, 22:33
Saygideger aydoe;

içinde olup olmadığını bileyim ya da bu kararı verebileyim.:mad:
Beni ya da düşüncemi bir felsefe kolunun alt başığına sokmaya çalışmayınız lütfen.:mad:-aydoe

Bu kadar "kizmana" gerek yok canim arkadasim.

Ben, sadece, dunyaca bilinen bazi felsefi gercekleri-turkce olmayan-linklerini vererek, gostermeye calistim, hepsi bu.

Bunu, onemsemek, dikkate almak, uzerinde dusunup dusunmemek v.s. tamamen, senin kisisel insiyatifine kalmis. Sonucta, kimse kimseye ne "zorla" birsey kabul ettirebilir, ne de benim boyle bir amacim var.

Ama, su; musluman arkadaslar icin kullandiginiz "kalpleri muhurlu" sozcugu, sakin "dusunceler muhurlu" ye donusmesin,:o benim tek "korkum" bu. :(

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
30-09-2008, 03:36
Saygideger arkadaslar;

Bu linki, buraya almayi uygun gordum. Sagolasin, dilaver.

http://www.bradshawfoundation.com/journey/

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-10-2008, 02:45
Saygideger arkadaslar;

Pazartesinden itibaren, uc haftaligina; aranizda bulunamayacagim. Bu ara da, sizde; benim dusundurtmelerimden, nefes almis olursunuz.;)

Son, zamanlarda, gordugum kadariyla, dini icerikli yazilar; mesaj ustune mesaj aliyor. Hem, inancli, hem de inancsiz arkadaslarimdan tek ricam; yazilari kisisel degilde, biribirinize bilgi verir nitelikte yazmaniz.

Sonucta, her yazilan kitap-yazi bir yorumdur ve her okuyan da onu kendi yorumuyla algilar.

Bence, bu sanal ortam; herkes biribirinden bir seyler ogrendigi olcude, bilgiler paylasildigi olcude; genelde de tum katilimcilar, katilimindan; kendini gelistirdigi, ilerlettigi surece, bir yarari olabilir. Cunku, sonucta ister istemez bu sanal dunyadan; elde edilen birikim ve tecrube; kisinin gercek yasam ve iliskisinde de; oyle veya boyle yansisini- etkisini gosterecektir.

Sizlere, mantikli, usturublu, kisisel yanasim icermeyen, bilgi alis veris temelli, yazi paylasimlari diliyorum. Hepinize, kirici olmayan ve biribirinize birseyler verici icerikte yazilar diliyorum.

Dondugumde, tekrar gorusmek dilegiyle.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
05-10-2008, 01:22
Saygideger arkadaslar;

UCUNCU YAZI

Iste, bu nedendendir ki; zannedersem, ne din, ne felsefe, ne bilim, ne de etik;humanizmin, tabiatini tamamen tanimlayamaz ve kavrayamaz.

Humanizm;felsefi, bilimselve moral icerikli bir ifadedir, fakat; butun bunlardan bir adim ote gider. Evren ile ilgili eski; dogaustuluk/mitolojik/tanrisal gorusler, postmodern dunya daki insan durumunu, hem kanit, hem nedenleme
temelinde uygunsuz ve desteksiz kilar. Hem bireysel hem de sosyal olarak; yeni bir cosmic gorunus ve yeni bir yasam metodu gelistirmemizi, bu postmodern dunya bizden bekler.

"Eupraxsophy" terimi, zannedersem bunu basarir. Bu eupraxis'i icerir. Yani;yasamin, moral yonu, veya yasam durusu, yasamanin stili ile ilgili ana zorunluluktur.

YAPMAK, VE HAREKET ETMEK BIZIM SU ANDA VERDIGIMIZ DEGERLER TEMELINDEDIR. Bu, bir kozmik bakis acisini, tabiatin felsefi ve bilimsel tercumesini ve bizim tabiattaki yerimizi, ayrica bize bir derece irfan ve yol gosterici onerir. Hem pratic ve/veya normsal irfanla bagintilidir. ve entellektuel ve farkindaliksal oneme sahiptir.

"Eupraxsophy" teriminin, avantaji, eski yunanca kokeninden gelse bile, ingilizceyle sinirli degil; fransizcada, almancada, italyancada, ispanyolcada ve diger linquistik sistemlerdedir. Modern dunyada; cogu teknik terimler, latin veya eski yunan kokenlidir. Bu ayni zamanda, bilimin dilinde, tipta, fizikte, astronomide de v.s. boyledir. Eski yunan kokeninden geldigi icinde enternasyoneldir.

Not:Bu bir tercumedir.
Devam edecek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
30-10-2008, 01:53
Saygideger arkadaslar;

DORDUNCU YAZI.

Humanist eupraxsophy; ateizme ve serbest dusunce'ye baglanmistir. Fakat, bu sadece onun platformunun bir parcasidir. Cunku, humanistler; butun inanc sistemlerinde, acik dusunceye, suphecilige, agnostizme baglanmislardir. Bunun da otesinde ve ustunde olarak, humanistler, etiksel ve hatta sosyal deger ve programlara endekslidir. -ki bu programlar, bireyin, bireysel temelde; demokratik toplumlarda ve dunya toplumlarinda, sonucta elde etmek istediklerinin farkina ve hurriyetine varmaktir-

Humanizm, hem kavramasal hemde tutkunluk iceriklidir, ve bir anlami ve onemi vardir. Boyle oldugu halde, bazi sorunlari da ortaya koyar. 21. yuzyila girerken, basa cikilmasi gereken en buyuk konu, bilimsel gorunus ve metodu tanimlamak ve savunmak ile yuzyuze oldugumuzdur. Insanoglunu, her zaman baskisi altinda tutmus, eski ve kalicilasmis; dogma ve mitlerden haberdar etmek ve moral degerlerden, ve en yuksek insan ideallerinden haberdar etmek ve donatmaktir. Yuzyuze oldugumuz, buyuk soru ise; bunun yeserip yesermeyecegi ve bu ideallerin, insanoglunu heveslendirip heveslendirmeyecegi sorularidir.

Eger, eupraxsophy, basarili olacaksa; bizim, ortaya koyacagimiz bir ifade olmalidir. Eger biz, hem bir amac hemde bir inanc olarak; gecmisteki dini kurumlari yok etmeye hevesli olmadigimizi ama gelecekte yaratici ve kalici yeni kurumlar kurmaya hazir oldugumuzu ortaya koymadikca, ben inaniyorum ki;serbest dusunce/ateist/akilci/humanist hareket basarisiz olmaya devam edecektir.

Bizler, yeni bir alana adim atmaliyiz, ki bu alan insanogluna hem yasam hem hareket alaninda bir anlam vermeyi ve bu yeni eupraxsophy'nin insanoglunun durumu ile uyumlu olmasini ve insanogluna yeni bir heves getirmesini saglamalidir.Bu alan, , yikilisiyla buyuk bir bosluk birakan marxizmin ideallerinin yerini tum dunyada doldurmalidir. Otentik, demokratik, bilimsel ve sekuler humanizm ifade edilmedikce vee gecerli bir alternatif olamadikca; bizler,tekrar ortodox teizmin yeni saldirilarina ve yeni mantiksiz akil yurutmelerine insanoglunu elde etmek icin buyuk bir ihtimalle maruz kalacagiz.

Not: Bu bir tercumedir
Bitti.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pervane
30-10-2008, 02:15
Saygıdeğer Müttefikim;
Nerelerdeydiniz? Gözlerim çok aradı sizi.
siz gittikten sonra beni kimsesiz görüp, çok dövmeye kalkıştılar.:)İyi ki geldiniz.
Hoş geldiniz.

evrensel-insan
30-10-2008, 02:25
Saygideger pervane;

Ben aslinda giderken, sizleri; sizlere emanet edip oyle gitmistim. Hele senin, ne kadar kendine guvenli ve kararli oldugunu bildigim icin, ustelik sitenin diger fiziksel bayanlari ile olan dayanismani da bildigimden; hic boyle bir endise gutmedim. ;)

Ayrica, sen izin vermezsen; kimse seni "dovemez".

Saygilarimla;
evrensel-insan

pervane
30-10-2008, 02:30
Ayrica, sen izin vermezsen; kimse seni "dovemez".

Evet dövemiyorlar ama zannediyorlar hocam:)

evrensel-insan
30-10-2008, 02:40
Saygideger pervane;

Sen "dovulmedikce" onlarin seni "dovuluyor" zannetmesi; bunu zannedenlerin bir yanilgisidir. Birak, onlar bu yanilgiyla avunsunlar. Onemli olan, senin ne hissettigin; onlarin ne zannettigi degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

meaculpa
30-10-2008, 03:26
Hocam hoşgeldiniz,

Özlendiğini hissedebilecek kadar derin tefekkür sahibi biri olmak, size bu sürec de kimlerin düşünce sinyallerini yolladı meraktayım :)

evrensel-insan
30-10-2008, 03:49
Saygideger meaculpa;

Ben, bu surecte, aslinda "kafa dinlemek" amacindaydim, ama; dusunduren dusuncem sayesinde, bunun pek mumkun olmadiginin, bir kez daha farkina vardim. Hatta, hala yazdim ve cizdim. Ustelik, fiziksel olarak ta dinlenemedim. Bu donem, bir kosusturmayla gecti. Bu arada bol bol dinledim. Bir iki kisiye bireysel tavsiyelerde bulundum. Bol bol gozlemleme yaptim. Bu arada bir iki tartismadan da kendimi alamadim. ;)

Dusunce sinyallerine gelince, biliyorsun; dusuncenin bir oznesi yok. Dolayisiyle, dusunce sinyalleri; dunyanin her yerinden ve yonunden gelmeye devam etti. Yoksa, uzayin mi desem! :rolleyes:

Saygilarimla;
evrensel-insan

meaculpa
30-10-2008, 03:55
Hocam bu kadar çok yüklenmeyiniz kendinize, maazallah bir aksaklıklık oluşuverecek. İstirham ediyorum dinlenin, dinlendikten sonra daha saglıklı devam edersiniz. Gerçi ben sizin düşünmekten, konuşmaktan yada birilerine birşeyler anlatmaktan yoruldugunuza hiç şahit olmadım. Felsefe aşkı bu olsa gerek :) ama yine de fiziksel anlamda bu önerilerimi dikkate alınız.

Dünyada bizim, uzay da bizim hocam ;)

evrensel-insan
30-10-2008, 04:09
Saygideger meaculpa;

Benim icin dinlenme; ancak dusunce dusundurttugu surece mumkundur.
Oyuzden, konu ne olursa olsun; yorgunluk diye bir kavram, galiba benim lugatimda mevcut degil. Fiziksel yapinin, yine fiziksel olarak "eskimesini ve yipranmasini" onlemek ise, dogal olarak mumkun degil. Yalniz ben bunu dusunsel olarak telaffi etmeye calisiyorum.

Bu arada ilginctir, benim notr algimi ve disaridan bakis acimi algilayan bir kisi, benden kuranin turkcesini okumami ve yorumlamami teklif etti. Ona gore, benim yorumlamamla, kuran daha anlasilir bir hale gelecekmis.

Birde, su onerdigin "dinlenmek" kavramindan neyi ifade etmek istedigini aciklarsan, memnun olurum. Eger kastin uyku ise, onu da zaman buldukca yapiyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
30-10-2008, 04:17
Hoşgeldin evrensl-insan yediğin içtiğin senindir ,gördüklerini anlat

evrensel-insan
30-10-2008, 04:48
Saygideger arkadaslar;

Kavram, bir bireyin evrensel temelde; beyninin, dusunme ozelligini dusunce icerigiyle, yansisini duyuyla; sezgisini duyumla, seyi somut-madde- ve soyut-inanc- olarak algilamasidir. Bu alginin, kendisini oznel ve nesnel algilananla ozdeslestirip, bir ayrilmaz butun temelinde, ifade edilmesidir. Kavram, hem alginin ifadesi; hem de beynin, dusunme ozelliginin dusuncesidir. Algilanan ise; hem algiyi, hem algilayani, hemde algilanani bir bolunmez butunluk icinde ifade edendir. Madde de, dusunce de bir ifade seklidir.

KAVRAM, ALGILANANIN IFADESIDIR. KAVRAM, BEYNIN DUSUNMESIDIR. DOLAYISIYLE KAVRAM; BEYIN, DUSUNCE, ALGI VE IFADEDEN OLUSUR.

Burada, beyin-somut- ve dusunce-soyut- karsitligi; algi-nesnel- ve ifade-oznel- ikilemi olusturur. Bu, kavramin karekteristigidir. Bu karekteristik, varlik olarak sekillenmistir. Kavramsal varligi algilanan var ile; kavramsal varligi algilanmayan yok ile ifade edilir. Genellikle kavramsal varligin algisi var ve yok; sezgi ve duyum temelli algida, yani soyutu ifadede, yani inancta one cikar. Eger algi, yansi ve duyu icerikli ise; kavramsal varligin ifadesi sadece var olur. Buradaki, yok ifadesi, sadece somut varligin; o an orada mevcut bulunmamasi temelinde ifade edilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
30-10-2008, 05:03
Saygideger aydoe;

Gorduklerimi anlatabilmem, ancak noktasal dille mumkundur, gozun gordugu boyutsal ve cizgisel temelde degil. Oyuzden, benim anlatacaklarim, ancak benim bireysel yorumum olur, bu da tum resmi vermeye yetmez.

Yalniz su kadarini anlatayim. Gorduklerimin cogu, aslinda gormek istemediklerimdir. Tabi, insansal dusunce ve davranis adina.

Neyi gormek istedigimden ise, henuz dunya cok uzak. Gorduklerimin yorumu ise, alisilagelmislik, caresizlik, vurdumduymazlik, bananecilik, bencillik, kendi kendini, karsi cikis-kabullenis temelli bir cesit ikna ve tatmin ve de mutluluk oyunudur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
30-10-2008, 09:47
Sn. evrensel-insan,

Canı gönülden,
Hoş geldiniz.

evrensel-insan
30-10-2008, 12:32
Saygideger mhmmd;

Nazik, mesajin icin; tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
01-11-2008, 20:26
Saygideger arkadaslar;

Var kavramini ifade etmek icin; bir suru yuklem vardir. Bunlar; saymak, olmak, etmek, kilmak dir.Aslinda konu; -varin versiyonu ne olursa olsun, var kabul etmektir.

Materyalistler, maddeyi; dini mentalite de; tanriyi var kabul etmislerdir.

Dolayisiyle, her iki bakis acisinda da; bir baslangic noktasi vardir.Var kabul edilen kavramin-tanri veya madde-ki bilim, bu maddenin en kucuk parcasina ulasmak icin; epistemolojik temelde deney-gozlem yapmaktadir-varligi sorgulanmamakta; ya yansi temelli algiya; ya da sezgi temelli algiya dayandirilmaktadir.

Sonucta, ifade edilen; ya bes duyuyla algilananin, ya da duyumla algilananin ifadesidir. Bunlardan duyuyla algilanan teorik; duyumla algilanan inancsal kokenlidir.

Evrensel sorunun kokensel temeli olarakta bu iki kavramin algisinin ifadesi; biribirine ters dusmekte ve bir karsitlik gostermektedirler. Ana sorun ise; bu karsitligin disindan bakamayip; karsitligin bunyesinde; karsitliklardan birini tercih etme zorunlulugudur.

Aslinda, bu karsitligin temelini ve cikis noktasini var kavrami teskil etmektedir. Tartisma ise, hangi var kavraminin varlik oldugu temelinde cikmaktadir.

Kavram ise, insanoglunun algisini ifade etmek icin, var edilen bir olgudur. Dolayisiyle, var edilen kavram olgusu temelinde, var olan algilanmakta ve varliga indirgenmektedir.

Madem, konu bir var kabulunde kilitlenmekte, benim de var kabulum ne madde ne de tanri sadece insanoglunun kendisi olmaktadir.

Sonucta algi sahibi de, kavram sahibide, ifade sahibide insanoglunun kendisidir. Demekki, sonucta VAR KILAN INSANOGLUDUR-KI BU VAR KILMAYA KENDISI DE DAHIL-Insanoglu, var olan algisi ve ifade ozelligi ile; kavrami var etmistir. Sebebi de aciktir.Var ettigi kavram sayesinde, algiladigini ifade ederek-ki buna kendisi dahil-ifade ettigiyle iliski kurmustur.

Yalniz, bu iliski tek taraflidir ve sadece ifade edenin, yani insanoglunun ifadesidir. Ifade ettiginin-madde veya inanc-insanoglunun kendisine, insanoglunun algiladigi bir temelde insanogluna verecegi bir ifade karsiligi yoktur. O yuzden, ifade tek taraflidir ve sadece insanogluna aittir.

IFADE EDEN OLMAZSA, IFADE EDILEN DE OLMAZ. Dolayisiyle, kim sorusunun cevabi tanri degil; insanogludur. Ne, sorusunun cevabi ise;kim sorusunun cevabi olanin verdigi cevaptir.

Demekki, insanoglu olmazsa; ne kavram, ne algi, ne ifade, ne ifade eden ve ne de ifade edilen olacaktir. Demekki, herhangibir seyin insanoglundan once olmasi, insanoglunun disinda olmasi, insanoglunun kendi dahil; bir INSANOGLU IFADESIDIR.

Bu ne demektir? Bu, insanoglunun temel oldugu, bu temel olmadan herhangibir seyin ifade edilemeyecegi, ifadenin tek tarafli-yani insanoglu tarafli- oldugu KENDI DAHIL, HERSEYI INSANOGLUNUN VAR KILDIGI, INSANOGLU OLMADAN HICBIRSEYIN VAR KILINAMAYACAGI GUN GIBI ASIKARDIR. BU VAR KILMANIN NEDENI DE YASAM VE ILISKI TEMELLIDIR.

Insanoglu, kendi dahil herseyi iliskisi temelinde var kilmistir. Ama, maalesef bu iliskinin ifadesi tek taraflidir. Iliski kurulanin ifade etme ozelligi yoktur.O sadece, insanoglu tarafindan ifade edilmektedir.Ifade edilen-ki insanoglu kendi kendisinide ifade etmektedir-ister madde, ister tanri olsun, bu ifade ne tanrinin ne de maddenin ifadesidir.

Iste, benim felsefem; bu ifadenin nasil ve hangi evrensel temel ve verilerle gerceklestigini, neden bu ifadenin sorun oldugunun resmini veren felsefedir. Ifade, alginin ancak kavramlasmasiyla mumkundur. Bu kavramin, algisi, ister yansi-madde-,ister sezgi-inanc- olsun; evrensel kokeni ve verileri aynidir ve iki ifadeden, birinin tercihi de; yine bu evrensel kokenin dayattigi bir secim ve sorundur.

Olay, ancak bu temelde algilanirsa, tartismalar sona erecek-ki kisir dongudur-ve ancak o zaman gercek sorun, hemde evrensel temelde ortaya cikacaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

AKHENATON
01-11-2008, 20:55
Saygideger arkadaslar;

Dolayisiyle, her iki bakis acisinda da; bir baslangic noktasi vardir.Var kabul edilen kavramin-tanri veya madde-ki bilim, bu maddenin en kucuk parcasina ulasmak icin; epistemolojik temelde deney-gozlem yapmaktadir-varligi sorgulanmamakta; ya yansi temelli algiya; ya da sezgi temelli algiya dayandirilmaktadir.




sayın evrensel, ya diğer bakış acısı ?

20 yy. İnsan düşüncesinin zirvesi " Sonlu fakat sınırsız "

evrensel-insan
02-11-2008, 00:51
Saygideger AKHENATON;

Ya, maddesel, ya da tanrisal bakis acisi vardir. Ikisinin de evrensel temeli aynidir ve ayni sorundan kaynaklanmaktadir. Benim bakis acim ise, insanogludur. Yani, insansal-evrensel dir. Yazimda da, bunu acikladim, sanirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-11-2008, 01:06
Saygideger AKHENATON;

20 yy. İnsan düşüncesinin zirvesi " Sonlu fakat sınırsız " -AKHENATON

Insanoglu dusuncesinin evrensel kokenini ve ilkelerini ortaya koyma vasfiyla ve sorunun kokeninin resmini verme vasfiyla; dusuncenin zirvesi; hem sonlu, hemde sinirlidir.Yeterki, sonun baslangicini ve evrensel dusuncenin sinirlarini ortaya koyabilelim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
06-11-2008, 18:37
Saygideger arkadaslar;

Dunyada, birseyi ifade edebilen ve bilinen tek olgu insanogludur. Ustelik, insanoglunun; kendi disindaki, herhangibir olguyla dialog kurmasi da mumkun degildir.

Insanoglunun dusuncesinin ve davranisinin; kendisinin olusumundan sonra oldugunu gorebilirsek; o zaman, insanoglunun tum yaptigi; kendisini ve ufkunun alabildigi herseyi once sormak ve sonra da cevaplamak oldugunu goruruz. Bu kendi icindeki dialogun, tek tarafli yani insanoglu kokenli oldugunu da soylemek, herhalde yalnis olmaz.

O zaman, insanoglu ne yapmaktadir? Kendi, dahil once herhangibirseyi sirf kendi iliskisi icin; yine kendi anliyacagi temelde dillendirmistir. Daha, sonra bu dillendirdiklerini-ki bunlar; ya insanoglunun duyumuyla sezgisel olarak dillendirdigi soyut olgular; ya da duyusuyla dillendirdigi somut olgulardir.

Bu, dillendirmeden sonra; insanoglu, bu dillendirdikleriyle iliski kurup; yasaminda, bunlari kullanmak ve bunlarla-ki kendi dahil-"zararsiz bir temelde iliski kuracagi yerine; bu olgular hakkinda, fikir yurutmus ve teoriler ortaya atmistir.

Insanoglunun amaci nedir? Kendi ortaya attigi degerler ve soyutlarla; yine kendine neyin ne oldugunu, nerden geldigini ispat etse ne olur, etmese ne olur?Insanoglunun, bu yaptigina karsi cikacak veya yeni bir acilim getirecek ve bunu insanogluyla dialog kurarak yapabilecek; insanoglu disinda baska bir olgu varmidir?

YOKTUR VE OLAMAZ.

O halde, butun bu caba niye. Herseyin temeli madde olsa ne olur, olmasa ne olur? Bir yaratici olsa ne olur, olmasa ne olur? Insanoglu, Adem-havva'dan gelse ne olur, gelmese ne olur?, Evrimle, olusmus olsa ne olur, olmasa ne olur? Madde'nin en kucuk parcasi bulunsa ne olur, bulunmasa ne olur? Butun, bu sorular sorulup; cesitli ve karsitli cevaplar verilse ne olur, verilmese ne olur?

Butun bunlar, insanoglunun sinifli, erkli, ayrilmis, bolunmus, hiyerarsik, cikar iliskili, yoneten ve yonetilen, zengin ve fakir v.s. temelli yasam ve iliski surmesine nasil bir cozum olur? Kendi icinde ve disinda kurdugu iliskilerde, verdigi zarara ve ayrimcilik temelli savaslara, kavgalara, acimasizca ve insanlik disi dusunce ve davranislara nasil bir cozum getirir?

Nedir, insanoglunun amaci; yasam ve iliskisini bilinen ve arzulanan temeldeki bir insanlik dusunce ve davranisi temelinde surdurmek mi? Yoksa, ilgisiz ugrasilarla ve bu ugrasilarin cikariyla su anda oldugu gibi yasamak ve iliski kurmak mi? Insanoglu, yasam ve iliskisinin tutarliligina, birlik ve beraberlik temelli butunlugune ne zaman care bulacak? Veya, bu yukaridaki arastirmalarin sonuclarinin, bu amaca yarari ne olacak?

Insanoglu-kendini ve kendinden oncesini-arastirmak yerine, gelecegini garanti altina tum insanlik adina almasi daha mantikli degilmi?

Hicbir zaman, bilemeyecegi ve cevap olarak spekulasyondan oteye gitmeyecek olan, sorulara cevap aramasi, acaba; aslinda; insanoglunun insan gibi yasayip, iliski kuramamasinin ve ayrimcilik temelli dusunce uretiminin bir sonucu degil mi? Insanoglu, yasam ve iliskisinin gercegine ne zaman yonelecek? Evrenin veya tanrinin "sirrini" cozunce mi? Peki, bunu cozdugunu soylemesi mumkun mu? Bunu cozdugunu soylemesi konusunda nasil ikna olacak? Nasil bir cevap aradigini biliyor mu? Simdiye kadar verdigi cevaplar onu tatmin etmediyse; bundan sonrami verilen cevaplar tatmin edecek? Neye gore ve nasil? Insanoglu, neden hicbir zaman tatmin olamayacagi ve de evrensel bir kabul saglayamayacagi soru-cevaplarla neyi ve kime ispatlamak istiyor?

Insanoglu, sadece elinde bir tek yasam ve iliskileri oldugunun, ne zaman bilincine varacak?

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
06-11-2008, 20:23
Sayın Evrensel-insan
Kavramdan soyuta doğru gitmektesiniz,yakında hidayete ereceksiniz bu gidişle:)

Olsa ne olur olmasa ne olur?Varsa ne olur varolmasa ne olur?
Ölsek ne olur yaşasak ne olur derken hiçliğe doğru gideriz mazallah ;)

Dunyada, birseyi ifade edebilen ve bilinen tek olgu insanogludur. Ustelik, insanoglunun; kendi disindaki, herhangibir olguyla dialog kurmasi da mumkun degildir. E.İ

Bu doğru değil diğer canlılarda ifade edebilmekteler ve diyalog kurabilmekteler.
Hayvanlarla ,bitkilerle iletişim kurabilmekteyiz.Onlarında kendi aralarında ilişkileri iletişimleri ve kendi kavramları var.
Benim köpeğim Dost kendi bulduğu bir oyunu oynamak isterdi devamlı benle ve kesinlikle ben ona böyle bir oyun öğretmemiştim .13 günlük alıp kendim büyütmüştüm.

evrensel-insan
06-11-2008, 21:34
Saygideger Aydoe;

Benim algiladigim tek bir gercek var. Oda yasam ve iliski. Tum ugrasi, caba bunun icin.

Bu doğru değil diğer canlılarda ifade edebilmekteler ve diyalog kurabilmekteler.
Hayvanlarla ,bitkilerle iletişim kurabilmekteyiz.Onlarında kendi aralarında ilişkileri iletişimleri ve kendi kavramları var.
Benim köpeğim Dost kendi bulduğu bir oyunu oynamak isterdi devamlı benle ve kesinlikle ben ona böyle bir oyun öğretmemiştim .13 günlük alıp kendim büyütmüştüm.-aydoe.

Buradaki iliski tek taraflidir. Insanoglu, kendi algisiyla; diger canlilarla dialog kurdugunu zannetmektedir. Halbuki, yapilan-herseyde oldugu gibi-diger canlilarin davranislarindan; insanoglu algisiyla bir anlam cikarmaktir.

Bunun da dogru olup olmadigini kontrol etmek mumkun degildir. Cunku, hem insanoglunun hemde iliski kurdugu diger canlinin ortak bir dili yoktur ve boyle bir ortak dili algilayacak bir canli da yoktur.

Insanoglu, sadece kendi tek tarafli algisini; baska canlilara, sanki bu onlarin da algilariymis gibi yuklemektir.

Isin ilginc yani; bu tek tarafli iletisim ve iliskiyi, insanoglu kendi cinsine de uyarladigi icin; yarattigi dil kokeni emir kokenli olmustur. Yani, karsi taraf sadece iletiyi iliski olarak alacak ve cevap vermeyecektir. Verse bile, bu cevabi iletiyi iletenin istedigi iliskisi temelinde olacaktir.

INSANOGLUNUN, ILETISI DE, ILISKISIDE; SADECE ILETENIN ISTEDIGI ILISKI TEMELLI VE ONUN EMRI ICERIKLIDIR.

Belki, diger canlilarla olan bu tek tarafli iletisim; pek goze carpmasa da; insanoglunun kendi arasindaki; iliski iletisiminde; gun gibi ortadadir.

Iste, evrensel sorunun ozu de; zaten bu tek tarafli iliski ve iletisimin, algilanamamasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
10-11-2008, 18:41
Saygideger vgm;

Çünkü iki felsefe vardır, biri materyalist, diğeri metafizik.

Ateizm materyalist felsefenin türevidir.

Teizm, deizm, panteizm, agnostisizim metafizik felsefenin türevidir.-vgm

Daha once de; izah ettim; gene izah edeyim. Materyalizm diye bir felsefe yoktur. Sadece, ideoloji vardir. Bu, ideoloji; materyalistlere gore, bir tez ise; idealistlere gore-ki bu da bir ideolojidir-, antitezdir. Yada; tersi.

Her iki ideolojide; varlik konusunu inceler ve cevaplar. Bu iki ideolojinin, eger felsefe bagi bilinmek isteniyorsa; varlik konusunda; tez ileri surmek; felsefenin metafizik dalinin konusudur.

Dolayisiyle, ne bir metafizik felsefe vardir; ne de materyalist felsefe.

Metafizik; felsefenin varligi irdeleyen dalinin adidir. Varlik konusunda da bilinen-ki baska ideolojilerde var-iki ana ve biribirine zit ideoloji; materyalizm ve idealizmdir. Diger, varlik ideolojilerine ornek olarak; pozitivizmi, realizmi, isimcilik ve kavramciligi da; ornek gosterebiliriz.

Metafizik; varlik konusunda, tez, teori, gorus one suren ideolojilerinin; sentezidir. Cunku, hem tezleri; hemde antitezleri icerir.

Ateizm; materyalist bir ideolojinin, urunu olabilir.
Teizm, panteizm, agnostizm, deizm v.s. ise; idealist ideolojinin bir urunudur.

Fakat her iki ideolojide; felsefi temelde; varlik konularini islediklerinden; metafizigin, yani felsefenin varlik konusunu isleyen dalinin, ideolojileridir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
10-11-2008, 18:55
Hocam söylediklerinizi içerik açısından yanlış bulmuyorum ama şeklen yanlış, pozitivizim de felsefedir, idealizmde bunlara ideoloji demek kavramlara yeni kategoriler icad etmektir. Bunun içinden ben çıkamam açıkcası.

Bu akademisyenlerin ve filozofların işi, idealizmi ideoloji yaparlar, yapmazlar bilemem.

Selamlar.

evrensel-insan
10-11-2008, 19:17
Saygideger vgm;

Eger, felsefeyi; bir dunya gorusu olarak algilarsak-ki yaygin kani oyledir-Felsefenin; dallari ve tarihsel donemleri vardir.Felsefenin dallari; ana olarak, metafizik, mantik, etik, epistemoloji, estetik dir. Konu; ne ise; mutlaka bu basliklardan, birine girer.

Buradaki, konumuz varlik olduguna gore; varlik konusunda, belirtilecek herhangibir gorus; hem bir ideolojidir, hemde, felsefenin; metafizik dalinin bir konusudur.

Bu konuda; bu kosede; benim, aydoe ile; kaynak gostererek yaptigimiz yazismalar var. Istersen, ordan da; takip edebilirsin.

Kisaca; materyalizm bir ideolojidir. Ideolojik gorusu; varlik temelinde oldugu icin; metafizik dalinin konusudur.Yani; materyalizm; felsefenin, metafizik dalinin bir ideolojisidir.Yani, varliga bakis acisi.


Konuyu, 26 27 ve 28. sayfalarda da bulabilirsin. Iletilerde:258-272 arasi mesajlar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
10-11-2008, 19:25
Sayın Evrensel-insan,
Şeyh uçmaz mürit uçurur başlığındaki iletinizi ve Vgm'nin cevabını köşenize taşıdım.
Biz bu konu üzerinde sizle uzun uzun tartıştık,öğrenmek isteyen ya da bu konuyu bilen arkadaşlar müdahil olabilirdi.
Netekim:) bunların hepsi birer kavramdır ve bizim algımıza bağlıdır,Türkiye'den böyle algılanıyor ne yapalım
Lütfen bu konuda ki ısrarınızdan vazgeçin yoksa aynı tartışma tekrarlanacak.
Havanda su dövmenin de yararı yoktur.
Felsefenin sınıflaması bile değişebilir,ben bir materyalist olarak materyalizmi metafizik içinde görmüyorum,sizde illa ki sokacam diye uğraşmaktasınız.
Evrensel-insan herşeyi doğru bildiğini mi zannediyor?
Bilmediği ya da yanlış bildiği şeyler olamaz mı?:p

evrensel-insan
10-11-2008, 19:42
Saygideger aydoe;

Iki ana konu var. Felsefe, konusunda evet. Bu sitede, benden daha iyi bilen oldugunu zannetmiyorum.

Ikincisi; eger, yalnis bir ileti olursa bu konuda; bence onun da ordan kalkmasi gerekir. Cunku, vgm; nin yazdigini birakip, benim cevabimi buraya tasimak; bence adil degil. Ustelik, vgm'nin izahi orda durdukca; bu yanlis devam edecek.

O ileti de su.

Çünkü iki felsefe vardır, biri materyalist, diğeri metafizik.

Ateizm materyalist felsefenin türevidir.

Teizm, deizm, panteizm, agnostisizim metafizik felsefenin türevidir.-vgm

Bu, iletinin de; silinmesini veya tasinmasini talep ediyorum. Eger, bu ileti kalirsa; benim iletiminde altinda olmasi lazim. Aksi taktirde; yalnis bilgilendirmeye sebep olmus olursun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
10-11-2008, 20:07
Sayın Evrensel-insan,
Başka bir başlığın konu ile ilgisiz iletilerle doldurulmaması gerektiğini düşünmekteyim.
Siz iletinize saygıdeğer vgm yazmışsınız,yani ,iletileriniz Vgm' nin sizce iletisindeki yanlış ifade tarzını eleştriyorsunuz.
O zaman Vgm iletisini düzeltsin ya da bu konuda ısrarlı ise bu başlık altında gelsin tartışsın.
Size göre yanlış olanın bana göre doğru olduğunu da unutmamak gerekli.
Konuyu bu başlıkta tartıştık ne sonuca vardık?
Ben tamam Evrensel-insan sen haklıymışsın doğrusu senin dediğindir mi dedim?
Sende alıntılar yaptın bende alıntılar yaptım ,netice nedir?
Herşeyden önce varlığın nedenini sorgulamaz materyalizm var olanı kabul eder,madde vardır ve madde dışında fizik ötesi bir şey de yoktur der.
Metafizik varlığı sorgular diyorsunuz,fizik ötesini sorgular,mateyalizmde fizik ötesi birşey yoktur herşey mekan ve hareket halindedir.

evrensel-insan
10-11-2008, 20:22
Saygideger aydoe;

Algilayamadigin konu; tek tarafli davranis gostermis olman. Benim, cevabim; onun yazisi uzerine. Sen, onunkini birakiyor, benimkini tasiyorsun. Adaletli olan, ya ikisinide tasiman, ya da ikisinide birakman.

Ozaman, soyle yapalim. Benim, ilk cevabimi altina ekle. Onun altina da vgm'nin cevabini. Boylece; her iki goruste kalmis olur. Olur mu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
11-11-2008, 03:01
Sayın Evrensel-insan
O başlık zaten çok karışık sizin değerli iletileriniz kaybolmasın düşüncesi ile bu başlığa taşıdım.
Vgm ikna olmuştur hehalde ki sizinle bu konuda tartışmaya girmemiş.
Bizde zaten bu başlık altında yeterince tartıştık bu konuları.
sevgiler

evrensel-insan
11-11-2008, 03:19
Saygideger aydoe;

Her, kisinin yasaminda onemsedigi bir konusu vardir. Bu konuda, benim icin felsefedir.

Sizler, nasil herhangibir dini cikisa, hemen "karsilik" veriyorsaniz; benimde, herhangibir, felsefi cikisa cevap vermem dogaldir. Konularin, hangi baslik altinda ve "yeterince" tartisilmasi diye bir konu olamaz. Ustelik, benim yazilarim; kisilere bile yonelik olsa; tum site okurlarinadir. Cunku, ben; yazimin basina nick koysam bile; yazim o nickin, dusuncesine bir yanittir. Nickin, sahibine degil.

Benim bakis acima gore; sitede din konusunu hem "yeterinden fazla" ustelik, bir de kisir dongu temelinde tartisiliyor.

Siz, yoneticilerden ricam; benim herhangibir felsefi konuda verdigim cevabi-baslik ne olursa olsun-kendi deger yargilariniz temelinde kaldirmamaniz. Bunu, bir daha yapmayacaginizi umarim. Cunku, konuyu ben acarsam; zaten, bu baslik altinda acarim. Ama, verdigim cevap hangi baslikta ise orda kalmali.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-11-2008, 19:46
Saygideger arkadaslar;

Mustekil var olan varlik; birey, bireysel olarak; insansal ve evrensel bilince erismelidir. Birey, insansal ve evrensel bilince erisirken; karakterini, bireysel hak ve ozgurluklerinin, insansal vicdani-kendine ve kendi disindakine zarar vermeme ve evrensel saygisi-hem kendi farkinin, hemde kendi disindaki farklarin; farkina varma, ne farklari gormemezlikten gelme, ne de biribirinden ayirma- temelinde sinirlamalidir.

Birey, beyin ve dusuncesinin; algi ve ifadesini, kavramsal olarak; oznel ve nesnel temelde ortaya koymalidir. Bireyin, bireysel algisi; mantiksal-insansal ve evrensel-, duygusal-maddesel ve bireysel- ve duyumsal-yaratimsal ve inancsal-dir. Bireyin ifadesi ise; insansal-evrensel-, maddesel-somut- ve inancsal-soyut-dir.

Eger, birey ihtiyac duyuyorsa; karsitlik tartismasina; karsitlardan, kendine uygun duseni; diger karsita, karsi savunarak tartismaya; ikna olup-etme mucadelesine girer. Bu, mucadele, alisilagelmis bir mucadele olup; sadece tatmin temellidir.

Bireyin, dogumundan itibaren kendisine verilen; ayrimci, bencil ve erksel degerleri icerir. Bu, degerlerle, birey kisiligini olusturur. Bu, ayrimci degerler-ki bunlar genelde milli-dini ve etiksel degerlerdir-bireyin; ayrimci savasindaki; boyunduruk tutsakligidir.

Bireyin, bu boyunduruk tutsakligindan; arinmasi ve tamamen kurtulabilmesi ise; seyin uclemini ve seyin dortlu karakterini algilayabilmesi ve notr alginin disaridan bakis acisini uygulayabilmesiyle, paraleldir.

Qua dusunce ve davranisi; diye adlandirilan, bu yanasim; bireyin; bireysel olarak, dusunce ve davranisinin; belirtilen konuda yer veya konum almamasidir. Yani, birey dusunce ve davranis olarak; tartisilan konunun uclem ve dortlu karakterli evrensel resmini ortaya koyarak; kendi bireysel durusuna yer vermeyip; tartismanin icinde yer almamasidir.

Bireyin, bu yanasimi basarabilmesi; kendisine dogumdan beri verilen degerleri; ne kadar cok nedenlemesinin ve sorgulamasinin; ve verilen bu ayrimci degerlerden; kendi oz iradesiyle; ihtiyac duymuyarak arinabilmesinin bir gostergesidir.

Birey, butun bunlari; yasam ve iliskisinin; hem insansal temelde olabilmesi-ki bireyci, bencil, erk temelli ve cikarci degil-ve evrensel icerik tasiyabilmesi-antiayrimci ve farklarin farklarinin korunarak butunlestirilmesi, beraber kilinmasi-sagligi ve tutarli uygunlulugu icin yapmalidir.

Bireyin, kendisine ait olan yasami ve kendi disindaki cevresiyle-evren, dunya, doga, bilim, felsefe, ve bu degerlerlerle yasayan ve iliski suren insanoglu-iliskisinin disinda; baska bir tarafi yoktur.

Ne dogum ve dogumla ilgili durumlar-kiz-erkek, cografi yer, dogulan yerin; milli-dini-ahlaki degerleri, dogdugu ailesi, cevre ve dunya duzeyi v.s.-ne de yasam sonu; bireyin insiyatifinde olan olgular degildir.

Oyuzden, birey bu kendi iradesi disindaki sartlar ve durumlari; nedenleyip, sorgulamali ve kendisini bu sart ve durumlardan, sorumlu tutmamalidir. Cunku, boyunduruk tutsakliginin temeli budur.

Bireyin, dogaustu, dunyaotesi ve epistemolojinin su anda cevap veremedigi konulara kafa yormasi; onu yaratilisciliga surukler, kendinden ve kendi cinsinin yasam ve iliskisinden uzaklastirir. Ustelik; kendisini tanimasini, degerlendirmesini nedenleyip, sorgulamasini engellemese bile, geciktirir.

Birey; kendi icin yasar; kendi disindakilerle iliski kurar. Bu yasam ve iliski; onun iradesinde olmasi gereken tek olgudur. Bu, mentaliteden uzaklasmasi; onun yasam ve iliskisini, kendi disindaki guclere teslim etmesi anlamini tasir. Hatta, oyle bir duruma gelirki; ne kendisi icin yasar, ne de kendi oz iradesiyle yasam ve iliski surer.

BIREY, KENDI ICIN YASAMALI VE INSANLIK ADINA EVRENSEL ANTIAYRIMCILIKLA DUSUNUP DAVRANMALIDIR. ISTE O ZAMAN, MUSTAKIL VAR OLAN VARLIK; BIREY OLMUSTUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-11-2008, 02:45
Saygideger Akinci-32;

halbuki dünyaya kız gelmesinde babası suçludur spermlerindeki x-y olayından dolayı....konu saptı gerçi ama neyse anlarsın herhalde demek istediğimi-Akinci-32


Konu, hic de sapmadi; x-y nin ilk algisi karsitlik demektir.

Ikinci algisi; y x in fonksiyonudur.
Ucuncu algisi; y ancak x e gore ifade edilir.
Dorduncu algisi; y x karakteri gosterir.
Besinci algisi; y nin kendisi yoktur.
Altinci algisi X hem kendini hemde y yi tasir.
Yedinci algisi; y sadece iki x tasir, kendisini tasimaz.
Sekizinci algisi; sey y ile ifade edilir.
Dokuzuncu algisi; y bir uclem, x bir dortlemdir.
onuncu algisi; x in kendisi yoktur, kendisini y ile ifade eder.

Neyse, bu kadar simdilik yeter.

Bu arada; avatarima bakabilirsin. ;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

unbe
20-11-2008, 02:53
sevgili evrensel
oldu mu şimdi bunu okuyan işin içinden çıkamayacak ama kafalar çorba olabilir:D

evrensel-insan
20-11-2008, 02:57
Saygideger Akinci-32;

Bunlar, sadece baslik; herbiri, birer kitap aciliminda;2000 kusur yaziyi, bosuna yazmadik. ;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

karadenizli
20-11-2008, 03:02
Konu, hic de sapmadi; x-y nin ilk algisi karsitlik demektir.

Ikinci algisi; y x in fonksiyonudur.
Ucuncu algisi; y ancak x e gore ifade edilir.
Dorduncu algisi; y x karakteri gosterir.
Besinci algisi; y nin kendisi yoktur.
Altinci algisi X hem kendini hemde y yi tasir.
Yedinci algisi; y sadece iki x tasir, kendisini tasimaz.
Sekizinci algisi; sey y ile ifade edilir.
Dokuzuncu algisi; y bir uclem, x bir dortlemdir.
onuncu algisi; x in kendisi yoktur, kendisini y ile ifade eder. ''

Zeki olduğunu ispatlamayamı çalışıyorsun dostum.fazla zorlama:D

evrensel-insan
20-11-2008, 03:05
Saygideger karadenizli;

Sen, oylemi algiliyorsun?

"Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz.
Rutbeyi asri gorunur, her eserinde"

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-11-2008, 03:10
Saygideger arkadaslar;

Bir tane daha ekleyeyim bari.

y x i tamamlar.

ERKEK X i, DISI Y yi IFADE EDER.

Saygilarimla;
evrensel-insan

karadenizli
20-11-2008, 03:14
İşte bütün saygılar senin olsun şimdi

Saygılarımla

evrensel-insan
20-11-2008, 03:23
Saygideger arkadaslar;

Iyice kafalar "karissin" bari. :D

Cunku, basite; zor ortaya konarak ve cozulerek ulasilir.

Sey, ne y nin kendisidir, ne de x dir. Sey; y uclemi ve x dortleminin birlesimini, yani ( zi-yazilisi, zay-okunusu) y ve x 7 li birlikteliginin ortaya koydugu, evrensel ve insansal sorundur.

Bu sorun, y gorunumlu, x karekterine sahip olarak belirtilmis olandir. Yalniz, sorun ne olursa olsun; ancak algilayabilen icin vardir. Herkesin gorebildigi sorun, kendi algisi kadardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

karadenizli
20-11-2008, 15:54
''Cunku, basite; zor ortaya konarak ve cozulerek ulasilir.''

Sayın evrensel bu sözünüze kesinlikle katılmıyorum. zora,basitten gelerek ulaşılır.Zira eğitim sistemimizde böyledir.

Kuzuların sessizliği filminde izlemiştim orda D.r hannibal lecter karakteri var karşısındaki kişiye olayı çözmesine yardım etmek için şöyle diyordu;

''Marcus aurelius u oku ilk kural basitliktir''

evrensel-insan
20-11-2008, 18:35
Saygideger karadenizli;

Benim bahsettigim "basit" senin algiladigin basit degil; Yani; dogumdan itibaren verilen ve hic bir sorgulanmaya tabi tutulmayan ve alisilagelmisligin otomatik temeliyle kabullenilen ve savunulan, basitten bahsetmiyorum.

Benim, bahsettigim basit; sorgulanip, nedenlenen ve sorgulandikca; karmasikligi ortaya cikan; bu cikan karmasaligi algilamaya calisirken; ogrenme asamasindan; bilme asamasina gecen; derinligine bilinince de zorlugunun farkina varilan ve bu zorluk tam resmiyle ortaya konunca da; tamamen nasil bir sorun temelinde ortaya atilmis oldugu algilanan ve hakikaten, aslinda "zora sokulmus bir basit "olarak; cozumu munkun olan, basit.

Oyle, bir basit ki; tum onunla ilgili sorulan sorulara cevap verebilecek duzeyde; algilanmis, kavranmis ve kendisine disaridan bakilabilen ve notr algisi mumkun olan basit.

Bilmem, anlatabildim mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
23-11-2008, 18:15
Saygideger arkadaslar;

Dun sohbet odasinda; bu konu yeniden gundeme geldi. Bazi arkadaslarin, konuya daha vakif olabilmesi icin; bu konuyu tibbi temeliyle tekrar ele aliyorum. Bilhassa; dilaver arkadasimizin algilayabilmesi umuduyla. Gerce, dilaver arkadasiniz; bu kosenin adresini, pek bilmez. :rolleyes:

Iki tip kromozon vardir. Bu kromozonlardan X kromozonu, biraz daha buyuktur disilerde bulunur erkeklerde de; y ile bir cift teskil eder.

y kromozonu, x e gore daha kucuktur erkeklerde x kromozonuyla bir cift teskil eder.

Bir bebegin, kiz olabilmesi icin iki x in bir cift teskil etmesi; erkek olabilmesi icin; bir x bir y cifti teskil etmesi gerekir.

Iste, sorgulama burdan sonra baslamaktadir.

Ana=disi=xx
Baba-erkek=xy
Burdan, x ve y yi kodlarsak;

Ana=disi=Y
Baba=erkek=X buluruz. Bu, kodlamadan sonra;
Y=xx-ikilem
X=xy-karsitlik ortaya cikar. Iste, bu kodlamadan sonra; diger butun veriler, corap sokugu gibi gelir.

Disinin, kendini tasimamasi ve sadece x i tasimasi ise kilit noktadir. Boylece, disinin sadece erkek kromozonlari tasidigi ve erkegin her ikisinide tasidigi ortaya konmus olur. Gerisi, benim bu kodlamayi her konuya uygulayip; ayni sonuca varmamin bir urunudur. Yani, bu kodlamanin felsefesini ortaya koymaktir. Burada, bana yardimci olan; bir konuda matematiktedir.

Bilindigi gibi; x in fonksiyonu y ye esittir ve y sadece x'e gore ifade edilebilir. Buradan da; y nin olmadigi, x'in bir ifadesi oldugu ve x karakteri gosterdigi ortaya cikar.

Iste, benim felsefemin temelini; bu iki kodlamanin acilimi ve uzerindeki sorgulama ve nedenleme ortaya koyar. Bu, da evrensel dusunce kokeninin ana temelini verir ve bu kokensel temelin isleyise evrensel olarak sunumu ise; sorunu dogurur.

Ayrica; havvanin; ayri bir canli olarak degilde; adem'in kaburga kemiginden ciktiginin soylenmesi de; bu felsefeyi destekler. Yani, ne tipta, ne matematikte; ne de tanrisal temelde; disi erkegin fonksiyonudur ve dusunce de yoktur. Sadece, fiziksel gorunum olarak farklilik gosterir. Ustelik seyin karakteri erkekseldir ve disi gorunumundedir. Iste, bu da seyin bir 7lem olarak ortaya kondugunu gosterir. uclu gorunus ve dortlu karakter.

Bu felsefe, benim 1994' ten beri uzerinde calistigim ve felsefenin her dalina;- metafizik, etik,-ki sosyal, siyasal, ahlaksal, geleneksel, toplumsal v.s. epistemoloji-bilimin bugunku bilinen , ortaya konan siniri- ve mantik- uyguladigim bir felsefe olmustur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
23-11-2008, 19:54
Ana=disi=xx
Baba-erkek=xy
Burdan, x ve y yi kodlarsak;

Burdan x ve y yi nasıl kodladınız da

Ana=disi=Y
Baba=erkek=X buluruz. Bu, kodlamadan sonra;

Nasıl buldunuz?

Y=xx-ikilem değildir
X=xy-karsitlik ortaya cikar çıkmaz öyle olsa x=xxx olur ki saçmalıktır.

Dişi XX
Erkek XY dir
Anne XX
Baba XY dir
erkek kromozom Y dir.

Sayın evrensel bu sizin kavramları yanlış kurgulamanızdan kaynaklanmakta olan bir yanlıştır.
Böyle bir ikilem ya da üçlem anlatılan herhangi bir yayın ve sizin dışınızda bir teori varsa lütfen bilelim.
Ol deyince olmaz bazı şeyler.
İspat olmadan bilim olmaz sizde bir kurgu yapmış ve ona inanmaktasınız.
Yazdıklarınız bilimsel olmadığı gibi herhangi bir felsefeye de uymaz.
Varsayılarınız yanlış temellere oturmaktadır,temel yanlış olursa binada eğri olur.
sevgiler

evrensel-insan
23-11-2008, 20:04
Saygideger aydoe;

Dişi XX
Erkek XY dir
Anne XX
Baba XY dir
erkek kromozom Y dir.-aydoe

Peki, disi kromozom nedir? Yoksa, yokmudur? Ozaman , disi erkek farki nasil ortaya konur? Disi, kromozom yoksa; disi nasil meydana gelir? X neyi ifade eder?

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
23-11-2008, 20:21
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2005/04/01/621968.asp

http://www.bibilgi.com/kromozomlar-h%C3%BCcre-b%C3%B6l%C3%BCnmesi

http://tr.wikipedia.org/wiki/E%C5%9Fey_kromozomlar%C4%B1

evrensel-insan
23-11-2008, 20:25
Saygideger aydoe;

Senden, sorularima cevap bekliyorum.

Disi kromozom hangisidir? X neyi ifade eder?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
23-11-2008, 21:11
Saygideger aydoe;

Simdiye kadar sorulmamis, bu sorulari cozebilirsen; cogu seyin farkina varirsin. En azindan, disi bir kromozonun bulunmamasinin bir ayrimcilik oldugunu ve x in ifade edilememesinin ve bilinmezligini ve de y yi one surusunun mentalitesinin uzerine biraz dusunce uretirsin.

Tum, insanoglunun dusunce ve ifadesinde; x blinmiyen olarak; kendini gosterir ve y x in ifadesi olarak yansir. Erkek kromozom, tabiki y dir. Cunku x karakteri gosterir. X'in bilinmezliginin ve ozu teskil edisinin cozumu, zaten herseyin cozumudur. X KENDISINI; Y OLARAK IFADE EDER. Yani, gorunussel olarak y goruntusundedir. Kendisi de, yani x sifattir; yani y yi niteler. X oz, y gorunustur. Y nin kendisini ifade edememesinin ve x eliyle ifade edilisinin de temeli budur. Yani, x in x lemesi y yi verir. Y de, ancak x eliyle ve x e gore ifade edilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
24-11-2008, 16:18
Saygideger arkadaslar;

Insanoglunun; iki cest ve iki duzey algisi vardir. Bunlardan ilki; algilananin, kavramlastirilmasi, ikinci algi ise; kavram haline gelmis olanin, algiliyan temelindeki ifade edisi.

Bunlardan; ilk algi; kavramsal temelde oldugundan, evrenseldir. Ikinci algi ise; tamamen; oznel ve algilayanin kavrami, ifade edis seklidir.

Burada ki; diger bir sorunda; kavramsal temelde degil; ifadesel temelde yasanir. Bilhassa; kavramlasmis, soyut degerlerde; o kavramin algisinin-ki ikinci algi- ifadesi; hem kavramin algisina; hemde algilanan kavramin ifadesine dayanir. Ifade de; dilin kulaksal ve noktasal yapisindan dolayi; kavramin, ancak karsit iki ucundan birini verebileceginden ve verilen uc diger uca herzaman karsit olacagindan; ifadenin en temel sorunu, tartisma yaratmaktir.

Kavram aynidir, fakat; kavramin ifadesi farklidir. Iste, bu nedenden; disaridan bakis acisi ve notr algi; sadece kavrami ortaya koyar; onu ifade etmez. Cunku, kavram ifade edilirse; ifade eden kisi; o kavramda; yerini aliyor, tarafini gosteriyor demektir.

Qua, yanasiminda; dusuncesini davranisa yansitanin; kendisi; yansittiginin icinde yer almamaktadir. BIR KAVRAMI IFADE ETMEK DEMEK; HEM DISARIDAN BAKAMAMAK HEM DE NOTR ALGILAYAMAMAK DEMEKTIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
24-11-2008, 21:57
Sayın Evrensel-insan,
Sen doğru bildiğini yazarsın,nasıl algılanır nasıl cevaplanır bu karşındakinin düşünce yapısı ve bilgisi dahilindedir.
Hakaret içerikli kelimeleri editliyorum.
Yalnız şunu bilmelisiniz ki sizin felsefeniz mutlak doğru değildir ve ısrarla aynı şeyleri tekrarlamanızda doğru bir yaklaşım değildir.
Her yerde doğru düşünce bu ,yanlış yazılmış diye kendi düşüncelerinizi mutlak doğru gibi ısrarla yazmayınız.
Sitede köşesi olan nadir insanlardan birisiniz ,bu köşe neden açıldı acaba diye hiç düşünmedinizmi?
saygılar,sevgiler

evrensel-insan
24-11-2008, 22:47
Saygideger aydoe;

Benim, dogrularla, ispatlarla bir ilgim yok. Benim felsefem; cikarimsal-curutme felsefesidir. Ayrica; verdigim alintidir. Benim fikirlerim degil. Bana, israrla ayni seyleri tekrarlama; diyecegine; soyle o zaman kimse bana metafizigin ne oldugunu ogrenmeden cevap vermesin. Her bu konuda gelen cevaba karsi da; benim -tum dunyanin bildigi ama ne yazik ki, bu sitenin okurlarinin bilmedigi- cevap verecegimi bilesin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
25-11-2008, 00:51
Metafiziğin ne olduğunu bilen yoktur ayrıca metafizik bilinemez!

evrensel-insan
25-11-2008, 01:01
Saygideger aydoe;

Aynen; hic bir baska kavramin ve onun ozdeslestirdiginin bilinemeyecegi gibi. Sadece; tek tarafli; insanoglu algisiysa; algilanan, insanoglunun algisina gore-baska bir varligin degil-verilen kavramla; ozdeslestirilir. Kavram ile ozdeslesen de; ifade edilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
29-11-2008, 01:00
Saygideger arkadaslar;

Bireysel olarak; Insan olmayi ve insanlik sunmayi onleyen, en buyuk engel; control altina alma mucadelesidir.

Bu, ne anlama gelir? Bu, ait olan seyi kontrol altina almak demektir. Burada, dikkat edilecek en onemli nokta; uyusumdur. Nedir, bu uyusum?

Eger, kendine ait olani; yine kendisi kontrol altina alirsa; sorun yoktur. Ama, insanoglu; tum tarihsel yasaminda; bu uygunlugu; ta bastan bozmustur.

Yani, kendine ait olani; baska bir seye veya kisiye vermistir.

Bir, bebegin; herhangibirseyin kendine ait oldugunu; dogustan bilmesi imkansizdir. Dogal olan bu durum, baskasina o bebege ait olani kontrol altina alma yetkisi vermistir. Burada; ilk once akla, ebeveyn ve tum ailedeki; bebekten once doganlar ve bebekten once dogan cevre, ortam, ulke, milliyet, din, gelenek, gorenek, ahlak, yerlesmis yasam ve iliski sartlari v.s.

Yani, bir bebek kendine ait olani kendi kontrolune alamadan; bu kontrolu, kendinden once hazir olan bir guce, otoriteye, sisteme ve yururlukte olan herturlu, alisilagelmis dusunce ve davranisa teslim etmistir.

Burada, bir soru sormak gerekir? Peki, neden; bu hazir sistem; bu bebege; kendine ait olani control altina alma bilincini vermemistir de; bu teslim aldigi controlu devam ettirmistir?

Iste, bugun dunyada-her nerede olunursa olunsun-bu control altina alma mucadelesi; bir kisinin kendine ait olani kendi kontrolu altina almak istemi ile; halihazirda olan ve o kisinin kontrolunu teslim almis olan sistemin ve sistemin her turlu soyut ve somut teslim almis unsurunun, bunu o kisiye vermeme mucadelesidir.

Bu, mucadeledir ki; insanoglu tarihine damga vurmustur. Iste, bu kontrolu kisiden teslim almis sistem-ki bu tarihsizdir-, ilkinsanoglundan bu yanadir. Gucu, hakki, hukuku, ozgurlugu, ve bilinen bilimum sistemleri ve ideolojileri ve teorileri yaratmistir.

Peki, dogan bir bebek; dogal olarak, kendine ait olanin kontrolunu, sisteme ve onun herturlu varolan yasamina birakmistir.

Sorumuz sudur; Bu, bebek; kendine ait olani-fiziksel bedeni ve dusunce ve davranisi-ne zaman kendi ustune alma ve kontrolunu kendi kontrol etme istemine girer?

Bu, bir bebegin uc yasina geldikten sonraki istemidir. Uc yasindan itibaren bir bebek; kendini ispate baslar ve yasi ilerledikce, kendine ait olanlari farkeder ve bunlari kendi kontrolu altina almak ister.

Peki, alabilir mi? Genelde, hayir? Neden? Basta anne-baba ve cevre; ona yasaklar koymaya, cezalar vermeye baslar. Iste, tam bu noktadan itibaren; otorite ve guc kendini gostermeye baslar.

Artik, bundan sonrasi ise bir mucadeledir. Ne, mucadelesi; bu kendisinden alinan controle itaat edip; etmeme mucadelesi.

Eger, gercekci davranir ve evrensel temelde bir tesbit yaparsak; bu otorite ve guc- baskasini itaat altina alan ve aldigi itaat altinda tutmak isteyen-basta tanri veya yaraticidir. Sonra sistemler gelir. Dini, sosyal, toplumsal, siyasal, etiksel, bilimsel, v.s. sistemler ve sonra bu sistemlerin kuruluslari ve kurulus temelleri gelir. Devlet, hukumet, polis, asker, sivil kuruluslar, sosyal, ekonomik, egitimsel kuruluslar; krallik, kolelik, feodalite, kapitalizm, demokrasi, otokrasi, oligarsi, monarsi v.s. sonra gelen; milli icerik, dini icerik, cografi icerik, ahlaki, geleneksel, goreneksel v.s. icerik. Daha sonra, toplumun degerleri, cevre, sulale, akraba ve en son aile.

Iste, butun bu otoritelerle mucadele ederek-uc yasindan itibaren-kendine ait olani kendi kontrolu altina almak durumundadir.

Yazimi; bir soruyla bitirmek istiyorum. Peki; neden, bu kontrolu, bebekten alan sistem-butunuyle-bebek kendine ait olani kendi kontrolu altina almak istedikce;ona vermez? Neden, bu teslim aldigi kontrolu, o bebek uzerinde, olene kadar surdurmek ister? Peki; dogumu ve olumu (olmek) kendi istemiyle, kendi kontrolunde olmayan bir bebegin; kendine ait olan yasam ve iliskileri, kendi kontrolundemidir? Ne, duzeyde?; bu duzey, birey olmak isteyen bir kisi icin yeterlimidir?

INSANOGLUNUN SORUNU NE MULKIYET SAHIPLIGI NE DE EMEK-SERMAYE CELISKISI V.S. DEGILDIR; INSANOGLUNUN SORUNU; KENDINE AIT OLAN YASAM VE ILISKISINI DE KENDI KONTROLU ALTINA ALAMAMA SORUNUDUR.

CUNKU TARIHIN BASLANGICINDAN BERI;-ILK INSANOGLUNDAN BUYANA VE TARIHIN HER DONEMINDE; KENDINE AIT OLANI ONA VERMEYEN BIR SISTEMLE KARSIKARSIYADIR.

Iste, bu sistem, bu vermeme mucadelesini devam ettirebilmek icin; otoriteye ve bu otoritenin verdigi herturlu sistemsel -somut veya soyut- guce ihtiyac duyar.

Bu sistemin degismeyen tek ogesi-bugune kadar-tanri ve yaraticidir. Bu sistemin en buyuk gucudur. Iste, bu tanriya verilen control altina alma gorevi; bir kisiye kadar iner.Bunu ona ve kendine veren ve bu aldigi otoriter control mekanizmasini da; yine aldigi yere geri vermeyen ve vermemek icin; herturlu, sistem yaratan-her yonuyle- insanoglununkendi onune koydugu en buyuk engelidir.Boyunduruk tutsakligidir. Butun, herseyin kokeni ve temelide, bu celiskidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj
29-11-2008, 01:31
Sevgili evrensel insan,
Aynı noktalara vurgu yapmışız.siz daha bireye yönelik daha detaylı yaklaşmışsınız.Benim yazım genel hatları belirliyor.ve toplumun genelinin mutlulugunun tesisindeki noktalara vurgu yapmaya yönelikti.

evrensel-insan
29-11-2008, 01:40
Saygideger kapecuk;

Yazimdan da, anlasilacagi gibi; insanoglunun tarih sahnesine ciktigindan beri; kurmak istedigi ve kurdugu sistem ve duzen; kisinin mulkiyetini-yasami, iliskileri, dusunce vedavranisi-kisinin kendi kontrolune birakmama sistemidir. Insanoglu, icindeki, en buyuk ayrimcilikta, budur.

Tum, ideolojiler, teoriler, her turlu, yasami kontrol eden sistem-tarihin hangi dineminde olursa olsun-ya gonullu, ya da zorunlu; bu kontrolu elinde tutmus ve kisiye vermemistir.

Asil, bundan sonrasi onemlidir. Kisinin; kendine ait olani; kendi kontrolune alma mucadelesi. Bu da; ilk once birey olma bilinciyle baslar.

Aslinda; bu konu da, ben; yeni bir grup actim ve oraya da, bir giris yazisi yazdim. Onu da okursan, sevinirim. Grubun adi; bu devrim, baska devrim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

bivalli
03-12-2008, 02:52
sn evrensel cok ğüzel çağdaşTürk felsefesini tarif etmişsiniz.işte asıl mesele burada saklıdır.Bu başarılırsa sanırım hiçbirsorun çözümsüz kalmayaçaktır. teşekkürler

evrensel-insan
03-12-2008, 03:02
Saygideger bivalli;

Belirtmis oldugun, dusuncelerin icin, tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
04-12-2008, 02:39
Saygideger arkadaslar;

Metafizik, kavraminin daha iyi algilanabilmesi icin; baska bir aciklama yapmaya gerek duydum.

Metafizik kavrami; insanoglunun; var dedigi ve varlik olarak nedenleyip sorgulayarak ve bir teori veya ideoloji sonucu kendine kabullendirdigi; kisaca, felsefenin varliga bakis acisidir. Metafizik temelde, felsefe tarihi varliga iki ana ayrimla yanasmistir. Bunlardan, ilki fiziksel-somut- yanasim; yani; varligin bes duyu ile algilanisi ve kavramlanisi; Bu bakis acisinin, iki yanasimi vardir. Birinci, bakis acisi; objeden yanasarak; maddeyi kendine temel alir, ki materyalizm; digeri ayni yanasimla, nesneyi kendine temel alir-ki realizm.

Ikincisi ise; metafiziksel yanasimdir, yani fiziksel olmayan yanasim.
Bu yanasimda; bes duyu yerine, sezgiyi kendisine temel alir ve inanc temelinde;soyut yanasir. Bu bakis acisinin da; iki ayrimi vardir. Birincisi; idealizm; dusunceyi ve tanrisal temeli kendine baz alir. Digeri de, kavramcilik, sadece oznel temeli kendine baz alir. Burada, ilginc olan ucuncu bir varliga, yanasim ise; pozitivizm dir.O da, varligi ne nesnel alir ne de oznel; o yuzden de varligi "yok" kabul eder.

Bu, sadece; mustakil var olan varlik-yani kendi varliginin olmasi icin, baska bir seye gerek olmayan varlik, kendi kendine var olan varlik temelindeki bakis acisi cesitliligidir. BU AYRIMI SOMUT-SOYUT YERINE; GORUNUSSEL-OZSEL OLARAKTA ALGILAYABILIRIZ. Bura da, gorunussel-somut ile; ozsel-soyut ile paraleldir.

Diger bir ayrimda; gercek varlikta ortaya konur. Genelde, mustakil varlik; tek olarak algilansa da; gercek varligin algisi evrensel temeldedir. Bu konudaki, farklilikta; oznellik ve nesnellik yanasim farkindan dogar.

Oznel yanasim; kavramciligi, nesnel yanasim; realizmi temel alir. Ayni, mustakil varliktaki "inkarci" pozitivizm gibi; burada da "inkarci olan" isimciliktir, yani evrensel-gercek- varligi yok sayar.

Bu iki varliga yanasim ideolojilerini veya teorilerini birlestirdigimizde; uclu bir ayrim ortaya cikar. Birincisi; materyalizm-realizm; ikincisi idealizm-kavramcilik; ve ucuncusu pozitivizm-isimcilik.

Halbuki, varligi sorgularken ve varlik hakkinda bir fikir ileri surerken, butun bu ayrimlar yerine; insani temel almak; aslinda, hem hepsinin butunu, hem ortak noktasi, hemde cozumudur.CUNKU, SONUCTA VARLIGIN NE OLDUGU HAKKINDA FIKIR YURUTEN IDEOLOJILER-TEORILER ORTAYA ATAN, INSANOGLUNUN KENDISIDIR.
FELSEFEDE, ONUN VARLIGA BAKIS ACISI GETIREN DALI METAFIZIKTE-HEM FIZIKSEL, HEMDE METAFIZIKSEL- INSANOGLUDUR.VARLIGIN NE OLDUGUNU INSANOGLUIDEOLOJILERI VE TEORILERIYLE ORTAYA KOYAR. Peki, o zaman, bu farkli ideoloji ve teoriler neden ve nereden gelir, dersiniz? Iste, bu farkliligin algisi sorunun algisina esdegerdir.

Aslinda, ilginctir. Nihilizmin temeli, hem pozitivizme, hemde isimcilige dayanir. Nihilizm, burdan; insanogluna ve ordan da bireye ulasmistir.

Ama, bireye; guc, otorite ve yetki verip; bireyin tum savundugu degerleri yok ederek ve bireyi yukumsuzlestirerek.

NIHILIZM, BIREYCI AKILCILIGIN EN SON NOKTASIDIR. BIREYI; INSANA KARSI YUCELTIR VE "BIREYCI KURTULUSU" SAVUNUR. ONUN BU YANASIMI; HEM BIRINCI DUNYA SAVASININ HEMDE IKINCI DUNYA SAVASININ IDEOLOJIK TEMELINI VE BILIMUM SANAL VE GERCEK BIREYCI AKILCI IDEOLOJILERIN YARATILMASINA SEBEPTIR.

DUNYAYA BIR OTORITEYI ELE GECIRME GUC VE YETKI SAHIBI OLMA, DUSUNCESINI YAYMISTIR. EN BUYUK OTORITE OLAN YARATICIYI OLDURMUS(OLDURMEK), INSANOGLU ARASINDA; OTORITE SAVASLARINA YOL ACMISTIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
07-12-2008, 00:51
Saygideger arkadaslar;

Bilinc, insanoglunun; yasam ve iliskilerinde; kendisine verilenleri ve de kendisinin, kendisine verdiklerini;sadece, hafizasinda tasiyip, kullanma yerine degilde; bu ogrendiklerinin, ne oldugunu bilmeye tasimasina bilinc denir.

Bilinc, ogrenilenlerin ve ogretilenlerin; bir ust asamasi, yani bilme asamasidir. Insanoglu, bilinci olabilecek tek canlidir. Bir seyi, ogrenmek ve onu kullanmak; bilinc degildir.Tum, kavramlarin ve o kavramlarin, kisinin yasam ve iliskilerinde yer alisinin temeli bilinctir.

Ben, isciyim diyebilir ve isci olabilirsiniz. Ama, isci olma bilincine varmak; isciligin ne anlama geldigini, nasil bir ekonomiye sahip oldugunu, nasil bir gelecek kurabilecegini; hayale sapmadan nasil bir isci gibi yasayip iliski kurulabilecegini ve isci oldugunu rahatca ve gocunmadan soyleyebilmeyi getirir. Iscinin, grev hakki, iscinin sendika hakki, iscinin calisma saatleri, patronun lokavt hakki, v.s. Yani, isci olmakla ilgili, tum bilinmesi gerekenleri bilecek; ve nerede nasil isci haklarini savunulacagini bilecek ve bir isci bilinciyle, yasayip iliski kuracaksiniz.

Bilincler arasinda; birey bilinci, sinif bilinci, isci bilinci, meslek bilinci, aile bilinci, toplum bilinci, koruma-kollama bilinci, ekonomik bilinc, sosyal bilinc, siyasal bilinc, demokrasi bilinci, dini bilinc, milli bilinc,v.s. sayilabilir.

BILINCIN DUZEYI, AYNI ZAMANDA EVRENSEL INSANI DEGERLERI KOLLAMAK VE KORUMAKTAN VE BUNLARI SUISTISMAR ETMEMEKTEN VE ARAC HALINE GETIRMEMEKTEN GECER.

Bilincli bir kisi; yasam ve iliskilerinde; bilincli mucadelesini verdigi konuda, hem kararli, hem guvenli, hem tutarli, hemde ne yaptigini bilir olmalidir.

Bir kisinin, herhangibir seyin bilincine varabilmesi icin; herseyden once; o seyi, ogrenmeden bilmeye tasimasi ve o sey ile ilgili, her tutlu sorgulama ve nedenlemeyi yapmis olmasi gerekir. Bir, kisiye; eger kendisi almaya hazir degilse; disaridan bilinc siringalanamaz.

Turkiye toplumuna baktigimizda; bana, herhangibir kisi; bir bilinclilikten veya bilincli bir yapidan soz edebilirmi? Turkiye halki ne bilinclidir, ne de bilinclendirilmeye yonelik bir egitim almaktadir. Olan, hersey; ya tarihin zorlamasi, ya da kisilerin kendilerini bir ideoloji veya deger savasi icinde bulmalaridir. Bilinci, olmadan yapilan her hareket; basarisizliga mahkumdur.

Bence, Turkiye toplumunun en acil ve onemli sorunu bilinclenme sorunudur. Bunun egitimini ogrenmeye ve ogretmeye yonelmeli; herkesi, kendi istedigi duzey ve temelde; en az ogrendiklerini bilmeye tasima acisindan, bilinclenmeli ve bilinclendirmelidir. Eger, bir isci, isci bilinci alamiyorsa; bunun nedenleri arastirilmali ve en azindan, ona iscinin ve isciligin ne oldugu ogretilmelidir. Bu, birey bilinci ve herturlu bilinc icin gecerlidir. Mesela, bugun Turkiye'nin basini tutanlar, aydinlar, ilerici kesim v.s. arasinda; kac kisi demokrasi bilincine sahiptir?

BILINC, OGRENILENLERI VE OGRENILECEK OLANLARI; BILMEYE TASIMA VE YASAM VE ILISKIDE; BU BILGIYI YANSITMA DEMEKTIR.

Eger bizler, bir birey ve toplum olarak hak ve ozgurluklerimizin bilincine varamazsak; bizi bir duzen icinde tutmak isteyen yonetici kadronun ve erk sahiplerinin, otoriter yapiyi ve gucu elinde tutanlarin; bilincli hareketleri altinda, ezilir kaliriz.

Demekki; hem kendi bilincimize varacagiz, hemde bizi kullanmak ve bizim sirtimizdan gecinmek isteyenlerin, bilincine; onlarin bilincini algilayabilelimki; onlara karsi verecegimiz bilincli bir savasin anlami olsun. Zaten, onlarin amaci; bize bilincimizi kazandirtmamaktir. Butun duzenlerini bunun ustune kurmuslardir. Bizlerin bilinclenmesi;ve bunu gosterebilmemiz, onlara vurulacak en buyuk darbedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
17-12-2008, 03:55
Saygideger aydoe;

Merak ettim. Sen, materyalizmi; felsefenin; metaphysics-sondaki s eki cogulu isaret eder-metafizik dalina koymazsan; felsefenin, hangi dalina koyarsin? ve neden? nasil?

Aslinda, bunu basarabilirsen; felsefede bir "devrim" yaratirsin, haberin olsun.:p Yok, "benim; boyle bir niyetim yok" dersen, o zaman; epistemolojik temelde, olanla yetinmek zorundasin. :o

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
08-01-2009, 14:26
Saygideger arkadaslar;

Ickinin aranmasi ve rolunu, hemen hemen herkes bilir. Genelde, icki; "unutmak ve "gerceklerden uzaklasmak" icin icilir. Zaten, ickinin gorevide budur; Gecici "gercek disilik" saglamak. Ayildiginizda, gerceklerle tekrar yuzyuzesinizdir.

Bu duzen ve sistemleniside, ayni icki mentalitesine dayanir, yani gecici "gercek disilik" saglar. Lenin'in bir ifadesini hatirlarsak "din, halkin afyonudur" demistir.

Iste, bende; bu tarihi sozu; Alisilagelmis kutlamalar, toplumlarin ve kitlelerin afyonudur, temelli bir ifadeye donusturmek istiyorum.

Yeniyil, dogum gunleri, tum resmi kutlama gunleri-dini veya milli temelli-tek bir amaca yoneliktir. Gecici gercek disilik saglamak. Yani, siz; gecici olarak, kisisel-toplumsal-ekonomik v.s. sorunlarinizdan, bu kutlamalarla yonelik dusunce ve davranis uretirken, gecici bir sure uzaklasirsiniz. Kutlamalar bitince, gercek tum ciplakligiyla, tekrar karsinizdadir. GERCEKLER SORUNDUR, ONLARDAN KACILMAZ. ANCAK SORUN OLARAK ALGILANILIRSA VE ORTAYA KONULURSA; COZUMU MUMKUN OLUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
17-01-2009, 05:37
Saygideger arkadaslar;

Herhangibir fikir alis-verisinde ve ya bir konuyu tartisirken; dikkat edilmesi gereken nokta; konuya bakis acisidir. Eger, tartisanlardan biri; konuya; ozel-bireysel-kisisel-bakiyor, digeri genel-evrensel-bakiyorsa; tartismanin herhangibir sonuc vermesi mumkun degildir. Soyle bir ornek verelim. Olum (olmek) konusuna genel yanasmak ile, ozel yanasmak arasinda bakis acisi farki vardir ve bakis acilari ayni olmadigi icin tartismanin bir yere varmasi mumkun degildir. Genelde, olum konusu vardir. Bu konunun ozel tarafi, olenin onu yakindan ilgilendiren bir olum olmasi, genel tarafi; olum konusunun islenmesidir. Olum konusu islenirken; kendi olumu uzerine fikir yurutmek, ozel; baskasinin olumu uzerine fikir yurutmek geneldir. Dolayisiyle, herhangibir tartisma; ozel ise, tartisanin kendisi o tartismanin icinde yerini alarak, kendi kisisel fikrini belirtir. Bu fikri belirtirkende; ya genel olum uzerine bunu belirtir, ya da; kendi olumu uzerine bunu belirtir.Dolayisiyle, herhangibir tartisma genel ise; kisi ya ozel olarak bu tartismada yer alarak fikrini belirtir, ya da; kisi tartismada yer almayarak fikrini belirtir.

Bunu yine olum uzerine orneklersek;ozel, a) genel; olum insana aci verir.b) ozel) ben kendi olumumu yasayamam. Kendi dusunceni dile getirmektir.

Genel, a) genel) olumu dusunmek mantiksizliktir. b) ozel:ben olumu dusunmem. Genele, ya kisisel dusunceyi belirterek; ya da belirtmeyerek yanasmaktir.

Maalesef toplumumuz, bu iki farkli bakis acisinin, farkina varamadigi gibi; geneli de, algilayamamaktadir. O yuzden, tartismalar genelde; ozel bakis acisiyla yapilir.

Halbuki, disaridan bakis acisi; hem genel, hemde genelin genelini ortaya koymaktir. Notr algi ise; ister ozel, ister genel bakis acisi olsun; konuya, kendi dogrularinla mukayese ederek yanasmamaktir. Yani;" bu kisinin, bu konudaki fikri bu" diyebilmektir. "bu kisi dogrumu soyluyor? " degil. Nitekim; kisinin o konuda, belirttigi fikir; eger algilanacak duzeyde degil ise;" bu kisi acaba bunu mu demek istedi?" temelli bir dusunce ile, kisinin demek istedigini daha iyi algilamak icin ise; soru yoneltilebilir.

Amac, bir kisi ile konusurken; o kisiyi ifadelerinden tanimak degilmidir?. Iste, ALGILAMAK BUDUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
22-01-2009, 05:05
Saygideger arkadaslar;

Insanoglu; olmadan once bu yerlerde, yasayan tum mustakil var olan varliklar; nasil bir yasam ve iliski suruyordu? Gerci, bu soruyu soran da, cevap verecek olan da; insanoglu. Ustelik verecegi cevabin karakteri ve cevabin tamamlanmis butunu belli.- X ve Y-

Peki, insanoglu; gelisiyle, bu yerlere ne katmistir? Herseyden once; ayniyi; farkliya donusturmus ve ayniyi; sinif temelinde degistirmistir. Butun bunlari yaparkende; islevi ayristirma olmustur. Bu ayristirmayi, siniflayarak yapmis; ve aynini ayristirmasini da; her sinifin ve siniflamanin temelinde uygulamistir. Iste, bu ayninin; farka donusumu; ve farklanan ayniligin; kendi bunyesindeki degisimi; insanoglunu; hem kendi turu icinde, hemde disinda; savasan, cekisen, biribirine ustunluk kuran, mustakil var olan varlik temelinde; bencil ve cikarci;-ki bu bencil ve cikarcilik genisleyerek; ideolojiler ve teoriler temelinde, kamuya yayilarak; toplumsallastirilmis, sinifsallastirilmis, zumresellestirilmistir-

Eger, bu fark temelli ayrimciliktan, insanoglu olarak memnunsak veya bunu bir tabiat ve degismez bir kader kiliyorsak; mesele yok. Herkes, kendi farkini ayirarak; farklar arasi ustunluk savaslari vermeye devam etsin ve guclu olan kazansin, digerleri de bu guce boyun egsin.

Yok, artik; hem mustakil var olan varlik bazinda, hemde tur bazinda;" bundan artik gina geldi", diyorsak; o zaman; yapilmasi gereken-ki ilk basta mustakil var olan varlik-birey- bazinda; ayninin, farka degisimini; ters degisimle ortadan kaldiracagiz.

Buda ancak; farklarin farkina vararak ve onlari koruyarak, taki onlara ihtiyac duymama duzeyine gelene kadar surecek. Iste o zaman, farklar; bir ayrimcilik islevi degil; ayninin bir butunlugunun cesitli ve renkli parcalari haline gelecek. Tabiki; kokeni ayrimcilik olan ve ayrimciligi korukleyen farklardan arinarak ve onlari yasam ve iliskilerimizden cikararak. Kisaca; boyunduruk tutsakligini; cikarip boynumuzdan atarak ve ona ihtiyac duymayarak.

Iste, insanoglunun; degismez kildigi bu degisim marifetinin; terse degistirimi, ancak boyle mumkun. Farklarin farkina varmak ve ayirmadan; ayni icinde elimine etmek. Farklarin ayrimci ozunu; islevsiz kilmak. Yani, bu duzen ve sistemi; islemez hale getirmek ve islevsiz kilmak. Bu da, bu duzenin; hic bir ayrimci ucunda yer almadan, ortaya konmasi ve sorunun tum resminin verilebilmesi-qua yanasimi-; duzenin ve sisteminin; tum gorunen islerliginin curutulmesi ve duzeni cikarsama ile ortaya koymakla mumkun.

Ne ispat, ne de karsi ispat. Iki ispatinda, gecersizligi ve tutarsizligi, ayrimci, cikarci erksel ve bencil kokeni ve temelinin tesbiti.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
22-01-2009, 05:59
Saygideger arkadaslar;

Insanoglu tarafindan; farka donusturulerek; ayrimlastirilmis ayninin;donusturuldugu, farkin; butununun tamamlanmasi demek; farkin ayrimci parcalarinin bir araya getirilmesi demektir.

Farkin, bu ayrimci parcalari; farkin, karakteri, kendisi ve islevinin isleyisidir. Farkin karakteri; ikilem ve karsitlik-X, farkin kendisi; uclem-Y, farkin ayrimlastirma islevi ve islerligi; hem ikilemi, teke indirgeme; hemde, karsitli em pozitifi; tek pozitife-ki bir pozitife gore, o pozitife karsi cikan pozitif, negatiftir -indirgeme.

Bu formulu, insanogluna uygularsak-ki bu formul herseye uygulanabilir-, farkin karakteri; bireysel-kisilik ve evrensel insanligin; bireysel-insansal ve kisisel-evrensel karsitliklari. Farkin kendisi; bireysel-insansal-evrensel uclemi. Farkin islevi ve isleyisi de; kisilik-insanligi ve bireysel-evrensel'i teke; bireye indirgemektir.

Boylece, ayristirilmis birey farkinin;kendisi, karakteri ve islevinin islerligi ortaya cikmis olur. Iste, aynilamak demek; bu farkin; kendisini-karakterini ve islerligini ayrimlastirmak yerine; farklarinin butununu tamamlamaktir. Yapilmasi gereken, budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
27-01-2009, 19:50
Saygideger pante;

(Not: Bu yazi; islam formundaki; "Gizli amac" basliginda bulunan; pante arkadasin, 13 nolu iletisine; hitaben yazilmistir.)

X karakteri ve onun Y sekillenisi, zaten evrensel dusuncenin koken ve temelinin sorununu ortaya koyuyor. Bu bir sir degil; sir olan; bu yapinin-yani dusuncenin dogalliginin-dusunurluge tasinmadan-ki ne bilimde ne de felsefe de-ilkinsanoglundan, gunumuze kadar uzaniyor olmasi ve bu uzantinin kesintisiz gorunt vermesi.

Henuz, X karakterinin algilanamayisinin temeli ise; Y sekillenisinin uclemsel yapisinin ortaya konamayisi. Zaten bu algilansa ve ortaya konsa; o zaman X karakterinin nerden kaynaklandigi algilanacak.

Aslinda, burada da sorun; insanoglu dusunce ufkunun ikilemin ustune cikamamasi ya da cikartilmamasi mi, bilemiyorum. Bu konuda da, bir fikrin varsa; bilmek isterim. Ayrica bilmiyorum. Benim X ve Y temelli yazilarimdan, hic okudun mu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
29-01-2009, 04:11
Saygideger arkadaslar;

Daha onceki yazimda; ayninin ayristirilip; insanoglu tarafindan, farkin yaratilarak; ayninin; ayristirilmali farka degistigini belirtmistim.

Insanoglu, henuz dunyada yokken, hersey ayniydi. Insanoglunun, gelisiyle birlikte; ayninin, kavram eliyle; farka degisimi, insanoglunun dunyaya kattigi bir katkidir. Peki, bu degisim; nasil bir tabiata, oze, icerige sahiptir?

Bu sorunun cevabini; ornekle aciklayalim. Insanoglu, yansisini aldigi ve ayristirarak farkli kildigi seyi, madde olarak kavramlamis ve algilamistir. Dolayisiyle artik, maddenin; bir dusunce olarak algilanmasi ve kavramlanmasi dusunulemez. Herseyden once bu; insanoglunun kurallari ile birlikte yarattigi dilin; nokta ve noktalama yapisina terstir. Madde, konu kapanmistir.

Ikinci bir durum da; insanoglunun; sezgi olarak algiladigi ama madde gibi yansimayan ve ayristirarak- ki buradaki ayristirma aynidan, farkli kilma da maddeden- farkli kildigi seyi; inanc olarak kavramlamis ve algilamistir. Ayni, yukaridaki nedenlerden dolayi; inancin da; madde olma olanagi yoktur. Inanctir ve konu kapanir.

Iste, ayninin ayristirilarak; farka degisiminin, degismez degiskenliklerinden biri budur. Yani, degiskenlik; madde ile inanc arasinda-veya dusunce arasinda-kisitlanmistir Iste bu degisimin; degismez degiskenligidir.

Ornek verirsek; insanoglunun ayniyi ayristirarak degistirdigi kavram hak olsun. Hakkin degismez degiskenligi; hakli-haksiz yada hakki var-hakki yok, yada hakka sahip-sahip degil; degismez yapisinin degiskenligi-ki iki birbirine zit uctan biri-dir. Buradaki; degismezligin bir ayagida; seyin hakki, yani ikilem-dir.

Degisimin, yani ayninin ayristirilarak farkla esitlenmesinin ve bu farkinda kavramlasmasinin-degismez-ikilem ve karsitlik- degiskenligi-karsitligin herhangibir ucuna-digerine nazaran-noktalama, yani belirtme-budur ve bu degisimin olusumu da-ikilem ve karsitligin; tek pozitif ve nokta olarak noktalanmasi, yani uclem-budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
05-02-2009, 02:43
Saygideger evrensel-insan;

Turan Dursun sitesinde bulunan, her genc arkadasimiz, firsat buldukca bana sizin ders verip veremiyeceginizi soruyor. Bu bisiklet ve PC hediyesi oldukca ilgilerini cekmis durumda.:)

Bende size dogru yönlendiriyorum. Sonra sakin bana kizmayiniz.

Siz kendi basliginiz altinda; genclere yönelik bir cagrida bulunsaniz diyorum. Kargasalara ve dolayisi ile beyinlerde olusan sorulara yanit vererek genclerimize yardimci olabilirmisiniz?
Ne dersiniz?

Elbette herkese bisiklet ve PC dagitma gibi bir durum söz konusu olamaz. Fakat sizin vereceginiz ders ve egitimi basari ile bitiren, ilk siradaki genc arkadasimiza bir bisiklet veya PC hediye yardimi olabilir. Bu konuda size, yönetim kurulu üyemiz sevgili dilaver yardimci olabilir diye düsününüyorum. Ayrica sevgili aydoe ve bizlerde size bu konuda yardimci olabiliriz.

Yoksa genclerimizin, heveslerini ve yarisma arzularini köreltecegiz diye düsünüyorum. Bu köse ve basligin her türlü telif hakki size ait olduguna göre, bu konuda karar, yetki ve tek söz sahibinin siz oldugunu düsünüyorum.

Bu konuda sizin düsünceleriniz nedir?

Saygilarimla.

evrensel-insan
05-02-2009, 02:54
Saygideger cigi;

Ben, herzaman, heryerde ve her konuda; yardim ve bilgi almak isteyen herkese acigim. Bu koseyide zaten onun icin actim. Isteyen istedigi konuda istedigini sorabilir. Bende; bilgi, bilinc, deneyim ve gozlem gecmisimle; elimden gelen dusunsel acilimi veririm. Bu konuda hic bir sikinti yok.

Dolayisiyle, bu baslik, herkese aciktir. Bunu da sen, soranlara ilet istersen.

Ayrica, acmis oldugum iki ayri grup var. Buralardada; bilhassa;" bu devrim baska devrim" basliginda da; bu islenebilir. Cunku o basligin amaci; nasil birey olundugunu islemek.

Ayrica, bu ince dusuncen icin tesekkur ederim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
06-02-2009, 03:23
Sevgili rasyonalist,

Buraya gel ve evrensel-insan, abinden bir seyler ögren. Bana sorup duruyordun iste.
Cik o sohbet odasindan, derslere basla.

Sevgiler.

evrensel-insan
06-02-2009, 18:59
Saygideger arkadaslar;

Felsefenin; son acilimini buraya alintiliyorum. Alinti ingilizce. Zaman buldukca, Turkcesini tercume edecegim.

. The Logical Question: the question of correct procedure in reasoning, in thinking things out;
2. The Epistemological Question: the question of the extent and reliability of human knowledge -- the question of the possibility and method of achieving truth and certitude;
3. The Cosmological Question: the question of the ultimate constitution of bodies, and of their nature and properties;
4. The Psychological Question: the question of the meaning of life, especially human life, and of the nature and powers of the human life-principle or soul;
5. The Theological Question: the question of the existence, nature, operations, and perfections of God;
6. The Metaphysical Question: the question of the meaning and properties of "being" as such;
7. The Ethical Question: the question of morality in human conduct, of right and wrong, of human duty and human destiny.
• Ontology: The philosophic science of the nature of being "in general"
• Epistemology: The philosophic science dealing with the problem of knowledge
• Psychology: Really "rational" or "philosophical" psychology, dealing with man as a "being"
• Theodicy: The philosophic science of God, First Cause, Creator - sometimes "natural theology"
• Logic: The philosophic science of correct thinking
• Ethics: The philosophic science dealing with human acts - sometimes "moral philosophy"
• Politics: The philosophic science of man's social end, including the form of state organization
• Axiology: The philosophic science which studies the general nature of "value"
• Aesthetics: The philosophic science which studies art, beauty, artistic value

The Aristotelian Division
Implicit in the writings of Aristotle.


Propaedeutic or Introductory
Logic
Speculative Philosophy
Physics
Mathematics
Metaphysics
Practical Philosophy
Ethics
Politics
Poetical Philosophy
Art

The Thomistic Division
Implicit in the writings of St. Thomas Aquinas.

Propaedeutic
Logic
Speculative Philosophy
Philosophy of Nature Cosmology
Psychology
Philosophy of Mathematics

Philosophy of Being Ontology
Natural Theology
Practical Philosophy
Philosophy of Art
Philosophy of Morals Ethics
Political Philosophy

The Wolffian Division
Wolff (1679-1754) was a disciple of Leibniz and stressed the ontological aspects of the philosophy of nature.
Some realistic philosophers prefer to follow him on this point.

Metaphysics
General
Special Ontology
Psychology
Cosmology
Theodicy
Normative Sciences
Logic
Ethics General
Special
Aesthetics

A Modern Revision of the Divisions of Philosophy
by Jonathan Dolhenty, Ph.D.


Descriptive Philosophy
Metaphysics
Ontology
Psychology
Cosmology
Theodicy
Criteriology
Logic
Epistemology

Normative Philosophy
Axiology
Ethics Individual
Social
Special Medical
Scientific
Legal
Business
Politics
Aesthetics

Applied Philosophy
As applied to Disciplines and Knowledge Philosophy of Law
Philosophy of History
Philosophy of Science
Philosophy of Religion
Philosophy of Mathematics
Philosophy of Education
As applied to Institutions and Individuals Philosophical Consulting for Institutions
Philosophical Counseling for Individuals








THE DEVELOPMENT OF MODERN AND RECENT PHILOSOPHY RESULTING IN THE INTELLECTUAL INSANITIES
OF SUBJECTIVISM AND RELATIVISM.
(And contrasted with Classical Realism.)


Copyright 1999 by The Center for Applied Philosophy. All Rights Reserved.



Some definitions which may help in understanding the above:

Epistemological empiricism: The doctrine which denies or doubts the validity of all intellectual knowledge and admits only the certainty of sense-knowledge.

Epistemological rationalism: The doctrine which denies or doubts the validity of sense-knowledge and admits only the certainty of intellectual knowledge.

Metaphysical Idealism: The doctrine that nothing exists except ideas or minds; material reality is an illusion. The mind is the sole existing thing.
Metaphysical Materialism: The doctrine that nothing exists except matter in motion (material reality). The mind is just a material entity.

Pragmatism: The doctrine (or attitude) which places all knowledge and truth in a direct relation to life and action. Truth is that which satisfies human needs and interests in a social way.

Positivism: A doctrine that is a form of naturalism which denies the legitimacy of philosophical problems and methods and claims that science is the only knowledge which is exact and ultimate.

Scientism: The doctrine that nothing exists except that which can be measured by the instruments of science. Reality = the material universe.

Politicism: The dogma that all human problems are political in nature and the solution must be a political one. Public polls determine truth and morality.

Determinism: The doctrine that human beings do not possess free will; all behavior is determined. There is no "personal" responsibility for behavior.
Epistemological Subjectivism: The doctrine that objective truth is impossible; truth is completely relative.

Moral Relativism: The doctrine that objective moral principles don't exist; moral principles are always relative. There is nothing basically moral or immoral.

Social Collectivism: The doctrine that human individuals live only for the benefit of the state or society, from which all rights are derived.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
06-02-2009, 22:35
Tamam evrensel öğretmen öğret bana:)
Ama hediye istemem yalnız

Öğrenmeye hazırım;)

İlk sorum;Nihilizm felsefesi ne demek açıklarmısın

evrensel-insan
06-02-2009, 23:38
Saygideger rationalizm;

Nihilizm konusunda cok yazilmis yazim var. Hatirladigim bir tanesini; felsefe grubundan bulabilirsin. Yin de kisaca anlatayim.

Nihilizmin, Tanriyi oldurmesi; bilhassa Avrupa da; iki yonlu yansimistir. Birincisi; "Tanri benim, guc bende o halde istedigimi yaparim" temelli ve bireyci akilcilik icerikli ve genelde insanlik disi cikislar; digeri ise; "Madem tanri yok; o zaman ben bir hicim" temelli; psikolojik bozukluk icerikli, kendine guvensiz ve sonucu mental bozukluklara, asiri davranislara ve hatta intiharlara kadar giden cikislar.

Nihilizm; ilk defa; Tanrinin karsisina bireyi cikaran ideolojidir. Tanriya taninan butun yetkiyi, ona bagislananlari bireye maleder ve overman temelini atar. Tum 20. yuzyilin, iktidar temelli cikislari; Birinci ve Ikinci dunya savasi; marxizmin Lenin cikisi, fasizm, gerilla hareketi anarsizm ve terorizm; hepsi nihilizmin urunudur. Bunun yaninda; tum hayali kahramanlar-superman, spiderman v.s.-cizgi film kahramanlari-teksas, tommiks, zagor, pekosbill, redkit v.s.-tum bilimkurgu temelli filmler-harry potter, star wars v.s. ABD'deki kovboy donemi, mafya tipi orgutlenme, seri katiller, James Bond'lar v.s. hepsi nihilizmin urunudur.

Nihilizm, henuz Turkiye topraklarinda yaygin degildir, umarim da olmaz. Cunku, bugun amerika-israil temelli soros ideolojisi mikroayrimcilik, suru psikolojisi ve korku felsefesi temelli; ulke isgalleri; kanunun yerini guc almasi v.s. hepsi nihilizmin urunudur.

Nihilizm; dusunce ve davranista; bireyin, bireysel olarak evrensel-insansal temelli bir dusunce ve davranis uretememesinin; insanoglunun, hergecengun; insanliktan uzaklasmasinin, yonetim ve yonlendirim temelli her turlu cikar ve iktidar savasininve bu gucun terorizmi yaratarak; kendi cikari dogrultusunda kullanmasinin ve tum benzeri; savas, kargasa v.s. nedenlerinin ve saglanan cikarlarin temeli; nihilizm ideolojisine dayanir.

Oyuzden; insanoglunun onundeki; insan olma ve insanlasma engelinin temeli, nihilizmdir. Insanoglunun; bireyci akilcilik olarak iflas etmis bu ideolojisini iyi taniyalim ve ona gore tedbirimizi alalim.

Nihilizm; emperyalist zihniyetin kurtaricisi olmustur. Hem halki kiskirtir, hem korur gozukur. Hem terorizmi yaratir, hem halki ondan korur ve onunla savasir gozukur.

Dunyanin; insan ve insanligi adina; gelecegini karartan bu ideoloji; gelmis gecmis; ayrimci ideolojiler icinde; hem en tehlikelisi, hemde hepsini bunyesinde toplayabilecek kadar akilcidir.

Senin bu konuda ozel olarak bilmek istedigin bir yani varsa; onu belirtirsen, daha detayli bilgi verebiliim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
06-02-2009, 23:42
Peki Nihilizm ile Komünizm alakası var mıdır
Ve diğer soru Nihilizm şu anda yaygın mı

evrensel-insan
07-02-2009, 00:14
Saygideger rationalizm;

Hayir, eski komunizm ile nihilizm arasinda bir bag yoktur. Cunku, komunizm bir ideolojidir, felsefe degil.

Nihilizmin bireyci cikislari; gelismis ulkelerde yaygindir. Bireysel cikisli bir suru olay yasanmaktadir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
07-02-2009, 09:02
''Birinci ve Ikinci dunya savasi; marxizmin Lenin cikisi, fasizm, gerilla hareketi anarsizm ve terorizm; hepsi nihilizmin urunudur'' E.İ

''Hayir, eski komunizm ile nihilizm arasinda bir bag yoktur. Cunku, komunizm bir ideolojidir, felsefe degil.'' E.İ

Yukardaki cümleleriniz çelişkili değilmi?
Eski komünizm demişsiniz yeni komünizm nasıl bişey ?

evrensel-insan
07-02-2009, 19:34
Saygideger aydoe;

Marxizm ve dialectic materyalizm; bilhassa sosyal toplum adina ortaya atilmis bir ideolojidir. Bu ideoloji ortaya atildiginda; henuz hem nihilizm, hemde bu ideolojinin pratik uygulamasi yoktu. Sadece, marxizm oncesi utopya temelli bolgesel ve zumresel denemeler oldu. Marxizmin temeli; sosyal yapiyi ve onun sekillenisini anlatir. Diyalectik materyalizm de; madde temelli maddenin dusunce ile olan diyalektigini anlatir.

Nihilizmin; ilk cikisinda; hersey tamamen insanogluna malledilmistir. Yani; herseyi ortaya koyan ve ne oldugunu belirten insanoglu denmistir. Buradan cikarak; tanri oldurulmus(olmek) ve birey one cikarilmistir. Bireyin one cikisiyla birlikte ve tanrinin olumune paralel olarak; dunyada bireyci cikislar ve bunlarin getirdigi ideolojik orgutlenmeler baslamistir. Lenin de bunlardan biridir. Lenin; ust yapinin devrimle degistirilebilecegini; bireyci bir cikis olarak ortaya koymustur. Bu devrimi de; marxizmin sosyal yapisina dayandirarak yapmak istemistir. Nihilizmin cikis donemi; dunyanin savaslara, ve ayaklanmalara yonelisini saglamistir.

Nihilizm; tarihte ilk defa; insanoglundan, ve bireyden bakis acisini getiren felsefedir.

Marxizm, diyalektik temelli; madde-dusunce bagini ortaya atan ideolojidir. Sosyal yapilanmaya aciklik getirmistir.

Lenin ve donemi de; nihilizm felsefesinin; marxist temeli baz alarak pratige uygulanmasidir.

Kominizm ise; sosyalizmin bir ust asamasi ve sosyalist yapinin kendi icinde geliserek komunist yapiya donusebilecegini savunan ideolojidir.

Bugun hala bu iki terim karistirilmaktadir. Sosyalizm; ekonomik iliskiler olarak; hic yasamamistir, kaldiki komunizm. Ustelik; komunizm; tum dunyanin herbir ulkesinin sosyalist uretim iliskilerine donustukten sonra; yavas yavas bu ulkelerin sosyalizm den; kendi bunyesinde komunizme gecise baslayacagini soyler. Oyuzden, ne hic bir toplum; ne de uretim iliskileri sosyalizmi yasayabilmis; degil komunizm.

Belki de nihilist felsefenin tarih sahnesine cikisi; sosyalizme toplumlarin olusumu acisindan izin vermedigi gibi; komunizmin de onunu tikamistir. Cunku, nihilizm; dunyayi guc savasina goturmus ve guclunun cikari dogrultusunda ilerletmistir. Nihilizm; bu duzene, her turlu bas kaldirmanin basini cekmistir. Dunya duzenini degistirmeyi getiren nihilizm; bunu birde guce ve bireyci akilciliga endeksleyince; bugunki amerikan idealizminin temelini atmistir.

Bence, hem komunizme donusecek sosyalizmin; hemde dunyayi ele gecirecek nihilizmin; ortak yonu; guce ve iktidari ele gecirmeye dayanir.

Halbuki amac; insanoglunun; bencil, erksel, cikarci ve ayrimci temelli dogal dusunce uretiminin, insanliga zarar verdiginin bilincine ulasmasi olmasi gerekir.

Yani mucadele; guc ve iktidar degil; dusuncenin devrimidir, bilinc devrimidir. Cunku, bu bilinc saglanmadan ve bu devrim-once birey bazinda- yapilmadan; guce tapmak ve gucu kullanmak sona ermeyecektir. Gucte; bencilligi, cikari, ayrimciligi getirir.

Yeni komunizm; amerikan idealizminin, dunyayi tek merkezlestirme cabalari; ve insanoglunu yoneten yonlendiren diye kalici olarak iki ana temele bolme ve bunuda bilimsellige-dna- oturtma cabalaridir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
07-02-2009, 19:50
Saygideger aydoe;

Istiyorsan; nihilizm temelinde; sen, belirttigim dusuncelere, COUNTERNIHILIZM, yani karsi nihilizm diyebilirsin. Tek farki; bireyi; guc ve amac temelinde; bireyci akilciliga degilde; bilinc ve insanlik adina insan temelinde; evrensel-insansal dusunen dusunce yapisina donusturmek. Cunku; bireyci akilcilik; dogal dusunce yapisinin son asamasi ve iflas etmisidir. Belirttigim dusunceler ise; bu iflas etmis yapinin evrensel kokeni ve temeli, bunun sorununun bilincine varilmasi; ve dusunceyi bir birey olarak; insansal-evrensel yapinin birligine, butunlugune ve beraberligine tasimak.

Cunku; belirttigim dusuncenin cikis noktasi da-insanlik disi degil-tanri veya madde-tamda insanin kendisidir. KI burada nihilizmle aynidir.

Fark; nihilizmin; dogal dusuncenin ayrimci, cikarci, bencil yapisini koruyarak ve guce endeksleyerek; bireyci akilciliga yonelmesi. Bu temelde insanlik disi olusudur, yani; insanoglunu bolen, savastiran, cikarci kilan, bencil kilan, hegemonya ve iktidara iten ve kendi turu icin; canavarlastiran.

Belirttigim dusuncenin ise; bu dogal dusuncenin yapisindan tamamen arinmasidir. Bireyin bireyci akilcilik yerine; bireysel dusunce ve davranisini; insansal-evrensel bilince cikarmak.

Belirttigim dusunce de; ne yukaridaki iki anlamda, ne de baska anlamda bir INSANLIK DISI yoktur. Tamamen, insanliga ve insan olmayayoneliktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
07-02-2009, 20:07
Saygideger aydoe;

Neden counternihilizm cunku;, belirttigim dusunceler; halihazirdaki dogal dusunceyi; "hicleyen"-koksel ve temel sorunlarini ortaya koyarak-ve yepyeni bir dusunen dusunceye donusturerek, degistirerek; insanoglunu; dusunce ve davranista; birey bilinci eliyle insanlastirmak ve bunu da evrensel butunluk temelinde yapmak ve uygulamak. Ben buna; olusumun; degisim ve donusum evresinden, BASKALASIM evresine gecisi diyorum. Insanoglunun; insana yonelisi, bir degisim veya donusum degil; BASKALASIMDIR. DUSUNCENIN ve DAVRANISINBASKALASIMI. Buda, olusumun en ust ve son evresidir. Ben bunun evrimci yolla degil; ancak devrimci yolla gelebilecegini dusunuyorum. Oyuzden de "bu devrim, baska devrim"

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
08-02-2009, 01:39
Evet bu devrim başka devrim.
Yazdıklarının çoğu doğru azı yanlış yanlışlarıda zaman içinde buluruz.
sevgiler

evrensel-insan
08-02-2009, 02:15
Saygideger aydoe;

Sana gore, "yanlis "varsa; ve de bulup cikarirsan; tabiki duzeltiriz. Amac, devrimin iyi algilanmasi ve bireyin bilincine cikmasi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
08-02-2009, 09:32
''Lenin ve donemi de; nihilizm felsefesinin; marxist temeli baz alarak pratige uygulanmasidir.''

Yanlış zaten üstteki cümleniz ile alttaki çelişiyor

''Belki de nihilist felsefenin tarih sahnesine cikisi; sosyalizme toplumlarin olusumu acisindan izin vermedigi gibi; komunizmin de onunu tikamistir''

evrensel-insan
08-02-2009, 18:18
Saygideger aydoe;

Buradaki celiski nerede? Gosterirmisin? Eger, nihilizm tarih sahnesine cikmasaydi; lenin'in bireysel cikisi olmayacakti. Ust yapinin devrimle-halk bilinclenmeden-degisecegini oneremeyecekti. Ozaman, belkide; halka sosyalist bilinc vermek mumkun olabilecekti ve alt yapi belkide, ust yapiyi zorluyacakti. Komunuzm dusunceside devam edecekti.

Peki ne oldu?, Ust yapi devrimi tutmadi. Ustelik, Afganistan'a girildi. Sonra SSCB' parcalandi. "Ulkelerin kendi kaderlerini tayin hakki" Guc temelinde "Ulkelerin kaderlerini ben tayin ederim" e donustu. Tayin etmek isteyenlerde; dunyayi savasa bogdu.

Bugun amerikan idealizmi "Ulkelerin kaderlerini" guc kullanarak "tayin etmeye" devam ediyor. Ustelik, Lenin'in bu cikisi; bir suru "aydin" i nihilizmin, bosluguna dusurdu. Bu da yetmedi;

Nihilist felsefeyi uygulayan iktidar; halki kiskirtici orgutleri kendi kurdu. Onlarla "halk yararina savasiyor" gozuktu. Hem halkin enerjisini tuketti ve orgutlenmesini onledi; hem de onlari; bu yarattigi orgutlere karsi "koruyor, kolluyor" gozukuyor.

Sana bir soru; iktidarin;orgutledigi ve halki kendine karsi kiskirttigi orgutlerle-terorizm, anarsizm v.s.- samimi, hakikaten halkin cikari icin, kurulan-varsa- ve halkin yarari icin mucadele veren orgutleri nasil ayiracagiz?

Iki farkli orgutlenmenin; farkina nasil varacagiz? Bugun soros'un orgutledigi; "halktan yana" gorunen ama aslinda; amerikan idealizminin kurdugu orgutleri-F. Gulen, S. Nursi varsa- ergenekon-, derin devlet, v.s. orgutlenmeleri; yine varsa; gercekten halkin yarari icin kurulan orgutlenmelerden nasil ayirt edecegiz? Turkiye' de varmi boyle; iktidarin olmayan bir orgut, orgutlenme yada kurum kurulus?

Bu da bize acikca gosteriyorki; toplumlar, gereken bilince ulasmadan; ust yapi devrimlerinin hic bir basarisi olamaz. Peki; toplumlari, bu bilince eristirmeyen iktidarlar var oldukca; bu nasil gerceklesecek? Iste, gene geldik "bu devrim, baska devrim"e.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
08-02-2009, 18:45
Saygideger aydoe;

Konumuzu, orneklerle goturelim. 1980' lerde; Amerikan idealizminin yarattigi, PKK, neden hala varligini surdurebiliyor. Sen, eger; terorizm ideolojisi yerine; teror ve teroristle savasirsan; terorizm bitmez.

Peki ne oluyor? Birincisi; PKK sanki, kurt halkinin adina savasiyormus gibi lanse ediliyor. Neden, cunku kurt halkinin haklarini koruyacak bir orgut veya orgutlenme yok. Ustelik; bir teror atagina karsilik, bir kac terorist oldurmekle de; iktidar halkin gozunde, terorizmle savasiyormus gibi gosteriliyor.Ayrica, bir kargasami gerekli; hemen teror harekete geciyor.

Sen, Hamas'in varliginin; Israil'e ters oldugunu mu dusunuyorsun? Hamas'i yaratan ve onlari Filistin halkinin sozcusu olarak lanse eden zaten; Israil oncelikli amerikan idealizmi?

Peki ne oluyor? Her Filistin hareketi gerceklesmeden once; Hamas kullanilarak; Israil'e saldirtiliyor. Neden; cunku Filistin halkinin kendi orgutu yok. Israil, boylece saldirmakla hakli gosteriliyor ve direnis gostermis gibi gozuken Hamas'ta parse topluyor.

Peki Filistin halki! Ayni kurt halki gibi; hic sorma. Aydinlar ne yapiyor? Sanki Hamas'in tarafini tutmakla; emperyalizme karsi geldiklerini zannetip, yaniliyorlar. Iste, en son RTE' in cikisi; nedir sonuc; Hamas'in sagladigi paye.

Bugun antiemperyalist olmak demek; amerikan idealizminin; her kolunun ve planlamasinin gorunussel tuzagina dusmemek demek. Ben bu konudaki; dusuncelerimi "emperyalist zihniyet" te belirttim.

HaLKTAN YANA GOZUKEN; AMERIKAN IDEALIZMININ ORGUTLERINI VE HAREKETLERINI SAVUNMAK; BUGUN YUZEYSEL DUSUNCEYE SAHIP; HER AYDININ ICINE DUSTUGU CIKMAZDIR.

Oyuzden, neyi savunup; neye destek verildigini; iyi nedenleyip-sorgulamak gerekir. Aksi; Cennetin yollari, cakil taslariyla doludur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
08-02-2009, 20:25
Çok doğru çok güzel yazmışsın ,katılıyorum.
sevgiler

evrensel-insan
08-02-2009, 20:59
Saygideger aydoe;

Sen de; boyle arasira katilmasan; bu baslik zor ilerleyecek. Katkilarin icin tesekkurler. Senin katkilarinla; yazilanlarin detayli islenmesi saglaniyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
09-02-2009, 10:35
Evrensel abi çok özür diliyorum affet beni:(

Bak sana yine sorularla geldim

Türkiye'nin uyguladığı politika felsefe bakımından hangi türe girer
Kapitalizm'i,Liberalizm'i:)

Komünizm,neden anarşist derler?

evrensel-insan
09-02-2009, 17:41
Saygideger rationalizm;

Turkiye iktidarlarinin guttugu tek bir politika var. O da; korku felsefesi ve suru psikolojisi temelli; iktidar-muhalefet kutuplastirmasi.-hem dini, hem milli temelde- Vatan-Millet-Sakarya edebiyati. Tabi bunun yonude; distan gelen direktifler dogrultusunda yon degistirebilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
09-02-2009, 17:48
Saygideger Rationalizm;

Ben, sosyalizm, komunizm terimlerini ve farkini yukarida aciklamistim. Birincisi; anarsizm; kavram olarak; duzene karsi cikmak ve isyan etmektir. Iktidarlarin gozunde; komunizm de;ki sosyalizmle karistirilarak-duzene karsi cikip; kendi duzenini kurmak temelli algilanir. Anarsizm; yururlukteki bir duzenin; bozulmasina caba harcamaktir. Bu anlamda; duzensizlikle de bagdastirilir. Duzene bas kaldiran da; anarsist olur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
09-02-2009, 18:08
Peki birşey daha soracağım:)

Türkiye ne zaman ateist olur ya da İslam'ı bırakır başka bir din ya da agnostik,deist falan olur:)

evrensel-insan
09-02-2009, 18:36
Saygideger Rationalist;

Butun bu dediklerinin olabilmesi icin; herseyden once, iktidara gelenlerin birey bilincine erismis olmasi gerekir. Daha sonra; bireyi icin var olan devlet zihniyetini kazanmasi gerekir. Ozaman, devlet ve hukumeti; bireysel hak ve ozgurluklerin gerekli kildigi, antiayrimci devlet politikasini; ve bireylerin hak ve ozgurluklerini koruyacak sivil kuruluslari kurumlastirmasi ve finanse etmesi gerekir. Tamamen egitim sistemini degistirerek; birey yetistiren bir egitime yonelmesi ve birey olma konusunda toplumu egitmesi gerekir. Tanri gibi, dini inanislar gibi aliskanliklarin; tamamen bir bireysel hak ve ozgurluklerle sinirli kaldigini ve bireyin bir degerler zinciri oldugunu kabul etmesi gerekir.

Tabi butun bunlari yapmasi zor gorunuyor. Birincisi, toplumun yetisme ve yetistirme yapisina ters, ikinciside; disaridan gelen emirler; buna izin vermez. Oyuzden, bunun tek yolu, her kisinin vatandasliktan; birey olmaya yonelmesi ve kendini kendisi egitmesi yani "bu devrim, baska devrim" konusu.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
09-02-2009, 22:40
evrensel hocam,

Gencleri toplamaya basladiniz etrafiniza.
rasyonalist ögreniyor mu bari bir seyler?
Umudunuz varmi bu gitar calan gencimizden... Kafasi sanki sadece muzik ile dolu gibi duruyor...:)

Saygilar.

Ratiönalism
09-02-2009, 22:45
Öğreniyorum tabikide:)
Aşk olsun cigi abi:D

Bak bu sefer soruyla gelmedim Komünizm ile ilgili birkaç çocuk gözüyle açıklama yapmak istiyorum evrensel hocam.Doğru mu sen karar verecen:D

*Komünizm'de tek devlet vardır
*Komünizm'de çalışmayana yer yoktur
*Karl Marx'a göre;kapitalizm yıkılacak sosyalizm gelecek sonra komünizm gelecek
*Komünist devlet yoktur
*Komünizm'de,herkes aynı maaşı alır
*Komünizm'de eşitlik esastır

evrensel-insan
09-02-2009, 22:45
Saygideger cigi;

O soruyor, bende anlayabilecegi sekilde; cevaplamaya calisiyorum. Karsiliginda da bir yanit vermediginden; sorduklarinin cevabini alip almadigini veya tatmin olup olmadigini bilemem. Ama, rahat bir kisiligi var, dolayisiyle; "algilayamazsa; sorar "diye dusunuyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
09-02-2009, 22:54
Saygideger Rationalist;

*Komünizm'de tek devlet vardır
*Komünizm'de çalışmayana yer yoktur
*Karl Marx'a göre;kapitalizm yıkılacak sosyalizm gelecek sonra komünizm gelecek
*Komünist devlet yoktur
*Komünizm'de,herkes aynı maaşı alır
*Komünizm'de eşitlik esastır -Rationalist

Sosyalizm de, devlet vardir. Komunizmin gelmesi demek; artik devlete ihtiyac duyulmuyor, demektir.

Kominizmde; "Herkesten gucune gore, herkese ihtiyacina gore" ilkesi vardir.

Komunizmde; para konusu gecerli degildir. Herkes, ihtiyacina gore gerekeni alir.

Esitlik, konusu ise; kafa emegi ile kol emegi arasindadir. Ki, bu fark hala sosyalizm de, mevcuttur. Komun, ingilizce deki; comune'den gelir. "Ortaklasalik" demektir

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
09-02-2009, 22:58
evrensel hocam;

Bir insanin soru sormasi cok güzel. Soru sormayanlardan geliyor basimiza ne gelirse...:)

Fakat hocam sen daha iyi bilirsin ama; devamlida soru sormasin...
Biraz da ders calissin, kitap okusun, arastirsin, inceleyip, degisik düsünceleri karsilastirmayi ögrensin.

Bak bu konuda da sevgili sargon, rasyonalist icin buraya bir seyler yazabilir.

Gelecegimiz genclerin ellerinde. Onlara güvenmemiz gerekiyor. Degil mi?

Saygilar.

evrensel-insan
09-02-2009, 23:07
Saygideger cigi;

"Zorla, guzellik olmaz"

Benim; bireysel bilincim, bir kisiyi, herhangi bir konuda zorlayamaz. Bu, bireysel hak ve ozgurluklere ters duser. Kendi, isterse ve arzu ederse, tabi ki yapabilir. Bize dusen; eger, bir yardim istenirse; o yardimi seve seve verecek olmamiz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
09-02-2009, 23:20
Saygideger cigi;

Eger farkindaysan; ben sorulara cevap verirken, bireysel gorusumu belirtmiyorum. Felsefe dilinin qua yanasimiyla; hem sorulardaki konuya disaridan bakis acisi, hemde notr algi uyguluyorum.

Cunku, aksi; benim goruslerimi empoze etmek ve "dogrulamak" olur. Bu da, egitim-ogretim degil; "benim istegigim egitim-ogretim" olur. Benim, bakis acim; buna meydan vermez. Cunku, sonucta; herkes; kendi degerlerini kendi oz iradesiyle saptamalidir. Herhangi bir etki ve baski altinda kalmadan. Iste, bireysel ogreti budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
09-02-2009, 23:25
Saygideger cigi;

Gelecegimiz genclerin ellerinde. Onlara güvenmemiz gerekiyor. Degil mi? -cigi

Gelecegi genclere birakmadan once; onlara birey olmayi ve birey olmanin, bireysel temelde; insana ve insanliga, neler getirecegini ve bireysel olmanin; bireyci olmakla farkini gosterebilmemiz gerekiyor. Bunu basaramazsak, hersey "eski tas, eski hamam"

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
10-02-2009, 16:25
Saygideger arkadaslar;

Insanoglunun; normal veya dogal olarak ve alisilagelmis ve otomatiklesmis;tumdengelim ve tumevarim, mantigi ile; Farkli icerikteki;cikarsama ve curutme mantigi asagida; karsilikli olarak dizelenmistir.Sagdaki mantik, dogal ve normal olan; soldaki ise; farkli olan mantik yurutumudur.

DIFFERENT UNIVERSE OF DISCOURSE
DEGISIMDEN-BASKALASIMA

BIREY-BIREYCI,VATANDAS
BIREYSEL-TOPLUMSAL
INSANSAL-INSANDISI, MADDE-TANRI
EVRENSEL-ULKESEL, ENTERNASYONEL
NOTR ALGI-DOGRU ALGI
DISARIDAN-ICERIDEN
DUSUNDUREN DUSUNCE-DOGAL DUSUNCE
QUA YANASIMI-KISISEL YANASIM
INSAN-KAVRAM,MADDE,DUSUNCE
INSANLIK-INSANOGLU
KAVRAMA-ANLAMA
TUM RESIM-TARTISMA
UCLEM-TEKLEM,IKILEM
DORTLU KARAKTER-TANIM
SORUN-GORUS
CURUTME-ISPAT
CIKARSAMA-EKLEME
SAYGI-EMPOZE
VICDAN-BENCILLIK
ARINMA-KORUMA
FARK-AYRIM
ERKEKSEL-DOGAL
BIREYSEL-OTORITER
ANTIAYRIMCI-MICROAYRIMCI
HAK,OZGURLUK-BASKI
GUVEN,RAHATLIK-KORKU FELSEFESI
BIREYSEL KISILIK-SURU PSIKOLOJISI
BOYUNDURUK TUTSAKLIGI-KADER,KABULLENMISLIK
YENILIK-ALISILAGELMISLIK
NEDENLEME,SORGULAMA-KABUL, RED
DEGERLENDIRME-VERILER
AMERIKAN IDEALIZMI-EMPERYALIZM
DUSUNEN,ACIK-CEMAAT,ROBOT
COUNTERNIHILIZM-NIHILIZM
BIREYSELDEVRIM-TOPLUMSALDEVRIM
OLUSUM-DEGISIM-DONUSUM-BASKALASIM-BAS, SON, ILK
YANLAMA-NOKTALAMA, KESISTIRME
FARKI KOYMA- OZDESLESTIRME
CIZGISEL-NOKTASAL

Belirtilen kelimelerinicerigi, yeteri kadar algilanamaz ve detayli bir acilim istenirse; o kelime detayli anlatilabilir. Mukayeseli listede, tamamlanmis degildir.Ama ana hatlariyla belirtilmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
12-02-2009, 18:56
Evrensel amcacım sana 2 tane sorum var:)

1.soru;Şimdi benim tanıdığım va,eskiden tanıdığımda benimle o kadar çok ilgileniyordu ki görmen lazım:D ama birşey oldu sonra o hep işiyle uğraşmaya başladı ben ona birşey yazsam bana cevap vermiyor ya iş yapıyor ya da denetim yapıyor:( Şimdi bu adam beni seviyor mu sevmiyor mu felsefeyi işin içine katarak bir yorum yaparmısın:)

2.soru;Bireysel olmak mı daha iyi toplumsal olmak mı daha iyi:)

evrensel-insan
12-02-2009, 19:45
Saygideger rationalizm;

1.soru;Şimdi benim tanıdığım va,eskiden tanıdığımda benimle o kadar çok ilgileniyordu ki görmen lazım ama birşey oldu sonra o hep işiyle uğraşmaya başladı ben ona birşey yazsam bana cevap vermiyor ya iş yapıyor ya da denetim yapıyor Şimdi bu adam beni seviyor mu sevmiyor mu felsefeyi işin içine katarak bir yorum yaparmısın.-rationalizm-

Kisiler arasindaki iliskiler, ortak noktalarin duzey ve aralarinda kullanim duzeyine gore, sekillenir. Bu ortakligin temeli de; ilgi-etki-onem- ortakligidir.

Eger; iliskiyi olusturan konularda bu ortaklik ve duzeyine verilen caba ve deger; uyusmuyorsa; kisilerin birbirleriyle olan iliskileri zayiflar. Cunku, kisi; kendisini bu ortakligi veren ortama yoneltir.

Dolayisiyle, bu konunun sevgi ve ya duzeyiyle ilgisi yoktur. Sadece zaman ayirma konusudur. Goruldugu gibi; aranizdaki bu eskiden olan ortak noktalar; ya sende ya da onda; yon degisimine ugramis ve birbirinizi eskisi kadar "aramaz ve sormaz "olmusunuz.

Tavsiyem; kisisel dusuncelerinle o kisiyle iliski kurmak yerine; hal hatir sorucu; ne yapip nasil zamanini degerlendirdigine yonelikte bir icerikle, iliski kurmaya calisman, en azindan sana; onun zamanini nasil degerlendirdigine dair bir fikir verir. Almis oldugun o fikir uzerine de; iliskini yonlendirir ya da onu ikna ederek, kendine yonlendirebilirsin.

Eminim; senden boyle bir ileti aldiginda, cevap verecektir. Bir de; zaman taniman lazim. Kisileri "sik bogaz" etmemek ve onlara nefes alacaklari alan birakmak gerekir.

2.soru;Bireysel olmak mı daha iyi toplumsal olmak mı daha iyi-rationalizm-

Eger, vatandastan bahsetmiyorsak; birey, bireysel olarak ozel bir kisilige sahiptir.

BIREY TOPLUMSAL OLAMAZ. TOPLUMUN ICINDE VE ONUNLA BIRLIKTE YASAR VE ILISKI KURAR. Bu iliski de; o bireyin; bireysel olarak; kendi yasam ve iliski duzey ve temellidir.

Bireyin; toplum icinde saygin bir yere sahip olmasi demek; o toplum icindeki, herkezin dusunce ve davranisina saygi gostermesi oldugu gibi kabul etmesi ve onlari hak ve ozgurlukler temelinde; kendi gorusune dogru empoze etmemesi ve farklarinin farkina varip; onlari kendi farki gibi, koruyabilmesi demektir.

Bireyler, bu sekilde davranirsa; toplumun dogal oncusu ve aranani durumuna gelirler.

BIREY TOPLUMA UYMA ZORUNLULUGU TASIMAZ. Toplumda yer alma ve kendini oldugu gibi- kendi istegi dogrultusunda da degisebilirligi goz onunde tutularak-kabul ettirebilme zorunlulugu vardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
12-02-2009, 21:25
Saygideger arkadaslar;

Insanoglunu genelde; uc farkli katagoride degerlendirirsek-ki bunlar-:

Birincisi: Yoneten ve yonlendirenler-ki bunlara, her turlu teorisyenlerde dahil. Tabi ki, toplumsallasmis ve dunyaca bilinen ve lanse edilmis olarak-

Ikincisi: Bu yonetim ve yonlendirime-ki degisime ugrasa bile- karsi durmadan ayak uyduranlar. Yani; verilenlerle yasayip iliski kuranlar. Nedenleyip-sorgulamayanlar. Duzen ve sistemle; tamamen bir istenen uyum icinde yasayanlar-"eyvallah" diyenler. Kisaca; kendine ait bir dusuncesi ve dusunme yapisi olmayan ve dusunmuyenler.

Ucuncusu: Bu ikisi arasinda, ikisinden de olmamak icin veya bir cesit ikisinede karsi durmak icin- ki bu tamamiyle mumkun degildir. Sadece ilgili konularda veya bunlara karsi cikan bir yonetim ve yonlendirimi; mucadele temelinde benimsemis veya ona inanmis.-dusunce uretip veya nedenleyip-sorgulayip; bunu davranisa sunanlar.- bireysel olarak veya toplum adina veya bir inanis ugruna-

Bu grubu da; kendi icinde; duzen ve sistemin yonelip yonetilmesine-bilerek veya bilmeyerek-yardimci olanlar. Ya da "kostek" olanlar olarak farkli kilabiliriz.

Sorumuz da su; bir bebek dogduktan sonra; hangi gruba girecegini sadece kendi veya verilenleri mi belirliyor? Yoksa "yardim" aliyor mu? Ki bu yardim bilhassa, birinci gruba giris icin gecerli.

Evet, gorus ve yorumlarinizi bekliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evet, bu konudaki

evrensel-insan
17-02-2009, 22:26
Saygideger arkadaslar;

Bu baslikla birlikte, bir tercumeye basliyorum. Tercume edecegim metnin, basligi; ustte belirtilmistir. Asagida da; tercume edecegim metnin; Basliklarini verecegim. Her basligi ayri birer mesaj olarak, tercume edecegim. Metnin, icinde bulunan basliklar, asagida verilmistir.

Tanitim, giris
Inancin kokenleri
Inancin anlami
Inanc disiligin ornekleri
Inanclar ile, inanc icermeyen dusuncenin farklari
Inanctan, turemin sorunlar
Inanc mekanizmasi
inanclara sahip olmama, inanctan arinim
Beynimizin ici, beynimizin disina karsi
inanctan, imana
Hipotezler, teoriler ve modeller
Mantik, matematik ve nedenleme-sorgulama
Bilginin sinirlari
Onyargi (bir bakis acisi)
Hayalgucu, hayal kurma, merak
Tabi istem
Herkes birseye mi inanir?
Ben, yarin gunesin dogacagina inanmiyorum, ama oyle olacagini ongoruyorum.
Var olduguna inanmiyormusun?
Inanca sahip olmamak,nihilizm le sonuclanmaz
Hayir, kendi sozlerime inanmiyorum
ozet

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
17-02-2009, 23:53
Saygideger arkadaslar;

Halk, savaslarda, sorgulamalarda, politik eylemlerde, biribirini yuzyillardir, dogradi ve hala; dini inanclarla, politik ideolojilerle ve felsefelerle biribirini olduruyor. Bu inanc sistemleri, bir oneri olarak sunuldugunda toy birisine, mistik ve gercek gelebilir, ama;eger bunlardenenebilir temeldeki bir neden ile ve deneyimle karsilastiginda; kotu bir sekilde, sinifta kalir. Ben, inanclarin, sosyal sorunlari, cozdugunden ziyade daha cok sosyal sorun yarattigi dusuncesini koruyorum. o zellikle, imana tirmanan inanclarin, insanoglunun gelecegi icin cok tahrip edici bir potensiyel tasidigi kanisindayim.

Tarih boyu, insanoglu inanclara ve mistik dusunceye hurmet etti. Organize olmus dinler, inanclari ve imani desteklemek ve propagandasini yapmak icin en onemli rolu oynadilar. Bu da genelde;inanclarin kabulune yol acti. Ustelik, dini dini destegi dogaustu olgulari mistisizmi ve mucizeleri genelde imani ters karsiliyanlar olsa bile. Cogu, bilim adami, politikaci, filozof, hatta ateistler;eger ellerinde destekleyici bir data ve veriler varsa; gercegi insa icin bir cesit sekillenmis inancin kanisini desteklerler. Inanc, dinde oldugu gibi, bilimde de coktan kabullenebilir bir dusunce sekli olarak yerini aldi. Aslinda; herhangi bir oneri, inanca donusurse; otomatik olarak, karsiti temelinde kendisini baltalar.

Dostoveski, dine karsi cikanlar icin bizi uyarmis ve"bu dunyayi kana boyayacak " demis. Fakat, bu kendi icinde bir inanci temsil eder. Tarih bize gostermistirki; kan dokme, genelde ve coklukla dinsel ve diger inanc sistemlerini bir sonucudur, buna karsi cikanlarin degil.

Mantikli ve akil yoluyla dusunce, inanclara bir bagimlilik ihtiyaci duyarmi? Uretken bilim, etik, veya memnun olan bir yasam, herhangi bir inanc cesidine bagimlilik ihtiyaci duyar mi? bir inanc sahibi olmadan,gelecek ve onun teorili ve data temelli ongorusunu yapabilirmiyiz? Bu metin, aslinda; bir inanc sahibi olmadan veya inanc terimlerini insanoglunun dilinde kullanmadan,bilimsel gerceklikleri yapilandirabilecegini, gelecek ile ilgili ongoru sunulabilecegini, tabiati gozlemleyip ondan zevk alinabilecegini veya uretimsel, ahlakli ve yararli bir yasam surulebilecegini gostermeye gayret edecektir.

Yasamin tarihiyle iliskili olarak,insanoglunun dilinin dunyada sadece birkac bin yil var oldugunu eger bunu evrimin milyonlarca yiliyla kiyaslandiginda sadece kisa bir zaman oldugunu goruruz. ( Takriben, dilin baslangici; 40000 ile 200000 sene oncedir.) Her enfomasyon sisteminde oldugu gibi; dil de, kendi bunyesinde hatalar tasir. Genelde, ilk gelistigi zamanlarda. Dilin kendi bunyesinde hata tasidigina, yaniltmalar ve inanclar icerdigine sasmamak gerekir. Bizlere, bu hatalari bulup cikarmak ve bu hatalarin tehlikelerinden haberdar olmak icin gayret etmek yakisir. Gelecegi ongorme kabiliyeti, insanlarin yasamlarini surdurebilmelei nin araclarini basariyla sagliyacaktir.
Homo Sapiensler, duzeyinde,dusunme,hatirlama,hayalgucu kapasitesi, baska hicbir hayvan turunde yoktur.

Dusuncelerimizin, uzlasmasi imkansiz inanclarin yerini almasi, tam da, bizi canli tutan, yaratici dusunce mekanizmasinin tabiatinda yatmaktadir.

Devam edecek

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
18-02-2009, 00:58
Evrensel hocam;

Bu cocuk ilkögretim okulu caginda. Sen üniversiteyide atladin. Doktora tezleri gibi dersler vermeye basladin. Yaziktir bu cocuga, etme eyleme..

Baksana gelmez oldu... Hocam biraz ayari asagi ceksek diyorum. Ne dersin?
Yarin bana gene gevezelik edecek bu afacan.:)

Saygilar.

evrensel-insan
18-02-2009, 04:58
Saygideger cigi;

Sen, onun farkinin farkinda degilsin, gibi geldi bana. O buyumuste, kuculmus. Seytana pabucu ters giydirir. Yeterki; seytani, yakalasin. :D

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 05:51
Saygideger arkadaslar;

Insanligin yasam ve iliskileri icin; elde edilmesi gereken vazgecilmezler;

Birey ve onun evrenselligi, insansalligi ve bireyselligi
Evrensel kavramin oznel ve nesnelligi
Bireyin, insansal saygi ve vicdani; bireysel hak ve ozgurlukleri
Maddenin yansisinin genelligi
Dusuncenin algisinin ozelligi

Butun, bu olgular icicedir ve biribirine, zincirin halkalari gibi bagimlidir. Isleyecek olan mekanizmanin carklaridir. Hicbiri biribirinden farkli oneme sahip degildir. Birinin saglanamamasi, carkin dislilerini calistirmaz.
Butun bunlari elde etmek; insanoglunun elindedir. Yeterki, bu elde edilebilir olgulain; elde edilebilirliginin farkina varsin ve yeteneklerini bu yonde kullansin ve yonlendirsin. Bunlarin cogunun aciga cikmamasi; birincisi, korukorune ve alisilagelmis inanclarin sorgulanmamasi ve onlara; bilincli yada bilincsiz teslimiyet. Eger insanoglu, bu olgularin aciga cikmamasindaki engel teskil eden inanclarini, bulup ortaya cikarmazsa; bu olgular, elde edilemez hayaller olarak kalir. Boyunduruk tutsakliginin; buyuk bir yuzdesini olusturan inanclar, sorgulanmadikca; bu olgular birer hayal urunudur. "dusunuyorum" mu, "inaniyorum" mu; bu farki iyi algilamak gerekir. Bu farktan, ilk bizi kurtaracak olan; dili kullanmadaki; inanc aliskanligidir. Once bu aliskanliktan kurtulmak gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 14:11
Saygideger arkadaslar;

Ctetology bilimi; cte-sta kokeninden gelir, sabit anlamini tasir. logy de, bilim demektir. Ctetology, SABITLEMENIN BILIMI anlamina gelir.

Acilimi ise; "Elde edilmis karakterlerin; kokeni ve gelisimi" demektir.

Elde edilmis karakterin anlami nedir? Bu, seye; insanoglu tarafindan verilen karakter, sifat veya tabiat icerigidir.

Bu icerigi insanoglu, seye nasil vermistir? Insanoglu, dusunce uretme ve kavram yaratma yetenegine sahiptir. Bu yetenek, insanoglunun; yasam ve iliskisinde, dogal ve evrimci olarak gelisir.

Iste, bu kendi kendine gelisen, evrimci olarak, yani uzerine herhangibir ek dusunce eklemeden veya dusunulenin ne oldugunu nedenlemeden sorgulamadan, otomatik olarak kendi kendine gelisen dusunce ve onun kavram yaratimi.

Bilim adamlari ve filozoflar; tarihin derinliklerine inerek; bu kokeni incelemektedirler. Cesitli, bakis acilarina da sahip olduklarindan ve subjektif yanasimla; farkli ideolojik temeller iceriginde tarihe baktiklarindan, ortak bir noktada da birlesememektedirler. O yuzden, bu aciklamaya calistigim bilimin; pek bilim adamlari tarafindan bilinerligi yoktur.

Onlar, sadece; tarihi kendi yorumlariyla ortaya koyarak, olani vermekle mesguller. Neden, bu olanin, bu sekilde zuhur ettigini ise; ortaya koyamamaktalar.

Bunun en onemli nedeni; dusuncelerine yerlesmis olan; hislerinin zorladigi "gercekleme" mentalitesi, ki bu bir inanctir. Oyuzden de; ortaya ne koyarlarsa koysunlar; bunu, belirli bir sabit e alisilagelmis inanc temelinde koymaktadirlar. Onlarin, yaptigi; bu tarihsel bulgulari yorumlamak. Tabi, her yorumlayan bilim adaminin; inanc sabitligi ve duzeyi de farkli boyutlarda oldugundan; bu yorumlamalardan ortak bir nokta cikamiyor. Ustelik, olani sadece yorumladiklarindan; onun, neden oyle oldugunu da aciklayabilecek, dusunceyi uretemiyorlar.

Cunku, inanc; dusuncenin onunu tikayan bir duvar gorevi gorur. Son zamanlarda, bilhassa; imhotep arkadasimizin pespese alintiladigi yazilar, iste tamda bu inancin verdigi dusunce cikmazini ortaya koyuyor.

Eger, bir bilim adami; insanoglunun tabiatinin bencil olduguna kendini inandirmassa; tabi ki, onun genleri incelerken yapacagi yorum da oyle olacaktir. Once, bu bilim adaminin, bu inancini asmasi ve bu konuda dusuncesini sabitleyen degerleri sorgulamasi gerekir. Yoksa; ne kadar bilimsel bulgu elde ederse etsin, onun bu sabit inanci ve bulgular uzerindeki uretecegi dusunce; bu inanc sinirlarini asamayacaktir.

Iste, bilim adamlarini cikmazi; bu inanc sabitliginin temelinde yatmaktadir. Bilim adaminin gorevi sadece tarihi ortaya koymak ve onu kendi inanclari temelinde subjektif olarak yorumlamak olmamalidir.

Ortaya konulan tarihin; neden oyle bir sonucla noktalandigini sorgulamak ve nedenlemek; bilim adamlarinin gorevi olmalidir. Bu da bilim adamlarinda, sabitlesen ve sorgulanmayan inanclarin dusunce ile asilmasina yarayacaktir.

"BU, BUDUR" temelli bir acilim, hem yeterli degil; hemde, onu aciklayanin kendi subjektif yorumunun bir parcasidir." Neden, bu boyledir?" sorusu ise; genelde sorulmadigindan, cevapsiz kalmaktadir. Bu soruyu sordurmayan ise; dusuncenin onunu tikayan inanclardir.

Yalniz, inanc derken; sadece dini veya tanrisal temel anlasilmasin. Uzerinde, dusunce uretmeye gerek duyulmayan hersey, hersabit, her alisilagelmisdogru; bir inanctir.

Ben, kosede; yeni bir metine basladim. Bu metin tamamlaninca; inancin ne oldugu, daha detayli anlasilacaktir.

Ctetelogy'nin ne oldugunun cevabi ise, yani "elde edilen karakterlerin kokeni ve gelismesi" nin ne oldugu; benim her yazimin iceriginde mevcuttur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 15:45
Saygideger arkadaslar;

Serbest dusunurluk, insanoglunun bilinir tarihinin her doneminde, ortaya cikmistir. Tabi ki, her donemin, serbest dusunurluk degerlendirilmesi; o donemin sinirlarinin disini asabilme ile mumkun olmustur.

M.O. serbest dusunur olarak kabul edilen bir dusunurun, bugunun sartlariyla serbest dusundugunu soylemek bile abestir. Peki, bir kisinin serbest dusunur olup olmadigini algilamak, nasil mumkun olacaktir?

Bu herseyden once, konunun icerigine ve o konudaki dusunce belirtimine baglidir. Burada, iki farkli noktayi dile getirmek gerekir. Kisi, ya bilmeden serbest dusunur, ya bilerek serbest dusunur,olur ya da serbest dusunmedigi halde, serbest dusundugunu sanar.

Serbest, dusuncenin, onundeki en onemli engeller, dogustan beri verilen veriler ve bunlarin; inanc ve hatta iman sabitligidir.

Bir kisi; milliyet konusuna; milliyetci bir inancla bakiyorsa; serbest dusunemez. Cunku, onun baktigi milliyetci inanc; serbest dusuncesinin onunde bir engeldir ve o da, bu inanci sorgulamamakla; bu konuda serbest dusunemez olmaktadir. Bu ornegi, din, tanri, ahlak ve bilimum ideolojiler ve teoriler icin verebiliriz.

Eger, bir dusunur, herhangibir konuda konuya belirli sabitlerle ve bunlara inanarak yanasiyorsa; serbest dusunemez. Birey olmanin, en on sartlarindan biri; serbest dusuncenin duzeyidir. Eger, birey; bireysel olarak; kendisine verilenlerin inanci temelinde bir dusunce uretiyorsa; henuz o konuda bireysel bagimsizligini saglayamamis ve serbest dusunemiyor demektir.

Buradaki, bir tehlike de; bireyin; sorgulayipta kendi adina sabitlestirdigi ve kendi cikarina kullanima sundugu dusunce ve davranislari; belirli bir inanc temelinde, -ki bu guc, erk, otorite v.s. olabilir-uygulamasi; onu bireyselden ziyade; bireyci kilar. Bilim adamlarinin da; serbest dusunur olup olmamalari; ilgilendikleri konulara; belirli bir dogruluguna inanilan temelde yanasip yanasmamalarina baglidir.

Serbest dusunce duzeyi; dusunurun; konulara yanasim temelinde de kendini gosterir. Sorun olarak yanasmasi, onun o konuda serbest dusunebileceginin kaniti; dogru veya belirli bir kalipla yanasmasi da; inancin kanitidir.

Serbest dusunebilen, bireyler; genelde, akil, zihin, us, an v.s. temelli beyin sagligina sahip kisilerdir. Beynin sagliklilik duzeyi ve derecesi; o beynin; ne kadar, kendine verilenlerden arinmis olmasina ve verilenlerin sorgulanip, kendi oz dusuncesi haline getirilmesine baglidir. Beynin, uretiminin ve uretkenliginin sagligi; serbest dusuncenin; bir konudan veya bilincsiz yansimasindan ziyade; o beynin; bilerek ve bilincinde olarak, bu dusunceyi yansitmasi ve bu dusunce seklini, inanca karsi kullanarak gelistirmesine baglidir.

INANCIN OLDUGU YERDE, SERBEST DUSUNCE OLAMAZ. Serbest dusunce sahibi olarak kendisini tanitan bir bireyin; hemen hemen hic bir konuda; bir inanc sabitligine sahip olmadigini gorursunuz.

Buradaki inancin anlami; verilenlerin dogrulugunun hicbir sorgulamaya tabi tutulmadan kabuludur. Ki, bu kabul; tum ideolojiler, teoriler, hipotezler v.s. icin gecerlidir. Ne kadar az inanc, o kadar serbest dusunce. Yada; serbest dusunceye beyni yatkinlastirmak icin; durmaksizin ve dogrulamaksizin, sorun temelinde herseyi nedenleme-sorgulama.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
18-02-2009, 15:48
Evrensel amca ben seni bırakırmıyım hiç:(
Biliyorsunki SBS var burada.Lise seçimi için çok önemli
Test çözmem lazım arada;)

evrensel-insan
18-02-2009, 15:58
Saygideger rationalzm;

Zaten, fikir de benim degil, ciginindi. Senin icin onemli olan testler su sira. Ayrica, "soru sormak isteyenlerin kosesi" diye bir baslik acacagim. Bundan sonra, sorularini; o baslikta sorabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 17:11
Saygideger arkadaslar;

Gunumuzde, yani 21. yuzyilda; hem birey olma, hemde serbest dusunce bilincine erisme, hem bilim, hem felsefe de artik elzemdir. Tarihsel surecteki; serbest dusunurler sayesinde, artik hic bir inanc kalmamis; butun inanclar masaya yatirilmistir.

Eger, beyin fonksiyonunun, dusuncesinin, aklinin, zihninin, usunun, aninin v.s. sagligini istiyorsak; Serbest dusunce ve birey olma bilincine erismeliyiz. Bugun artik, insanoglunun dunden daha cok; bu sagliga ihtiyaci vardir. Bu saglik, bireysel duzeyde saglanamazsa; kisinin yasam ve iliskileri de; saglikli olamaz. Bu konudaki, en yaygin gorunen bozukluk; sizofrenidir. Oyuzden, bize beyin fonksiyonunun sagligini saglamayan, inanclaribiran evvel masaya yatirip; sorgulamak-nedenlemek gerekir. Bu fonksiyonun saglikli hareketinin temel tasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

frodo
18-02-2009, 17:24
O yuzden, bu aciklamaya calistigim bilimin; pek bilim adamlari tarafindan bilinerligi yoktur.

Haklısın sevgili evrensel. Sanırım bu "bilim" dalindan hiç kimsenin haberi yok.
Wikipedia'nın bile bu bilim dalından haberdar olmayışını nasıl yorumlamamız gerektiğini de bilmiyorum doğrusu.

dilaver
18-02-2009, 17:30
O yüzden de bilim adamları tarafından bile bilinmeyen bu "bilime" ait yazının ilgili forum yöneticisi tarafından ait oldugu yere kaldırılmasını talep ediyorum.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 17:45
Saygideger frodo;

Eger, wikipedia'nin Turkce kismina baktiysan sadece, orada olmamasi dogaldir. Cunku, wikipedia'yi kim hazirliyorsa; hala 18. yuzyilin, duz mantigi ve yerlesmis inanclarin sorgulanmayan sabitligiyle hazirlamistir. Bu konudaki en belirgin ornek; ki bu konu daha once, aydoe, qw19, dilaver, chaos arasinda yasanmistir. Metafizigin ne oldugu konusudur.

Sana verebilecegim kaynaklar, sadece ingilizce olacaktir. Oyuzden, kusura bakma.

http://www.tiscali.co.uk/reference/dictionaries/difficultwords/data/d0004089.html

http://www.answers.com/topic/ctetology

Isin, bir baska aci yani da; arastirmalarim sonucu; herhangibir universitede; bu bilimin egitimini veren bir bransa raslamamis olmamdir. Britanya capinda.

Istersen, sen de; neden bu konunun islenemedigini bir dusun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 17:47
Saygideger dilaver;

Daha senin cok bilmedigin, bilim dallari ve felsefi konular var bu dunyada; belki zamanla onlari da ogrenirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 17:54
O yuzden, bu aciklamaya calistigim bilimin; pek bilim adamlari tarafindan bilinerligi yoktur. evrensel-insan ilk ileti

senin cok bilmedigin, bilim dallari ve felsefi konular var bu dunyada; belki zamanla onlari da ogrenirsin. evrensel-insan ikinci ileti

Bilmeyen sadece ben olsan dükkan senin. Ama senin ifadenle bilim adamları da bilmiyor. Benim de tahmin ettigim gibi bu ileti sadece zatınız tarafından bilinebiliyor. Bir bilim, ilk defa bilim adamları dışında açıklanıyor ve bilim çevresince ve de bilim adamlarınca bilinmiyor. :eek:

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 17:57
Saygideger dilaver;

Frodo'ya verdigim linklere bakabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

frodo
18-02-2009, 17:58
Saygideger frodo;

Eger, wikipedia'nin Turkce kismina baktiysan sadece, orada olmamasi dogaldir. Cunku, wikipedia'yi kim hazirliyorsa; hala 18. yuzyilin, duz mantigi ve yerlesmis inanclarin sorgulanmayan sabitligiyle hazirlamistir. Bu konudaki en belirgin ornek; ki bu konu daha once, aydoe, qw19, dilaver, chaos arasinda yasanmistir. Metafizigin ne oldugu konusudur.

Sana verebilecegim kaynaklar, sadece ingilizce olacaktir. Oyuzden, kusura bakma.

http://www.tiscali.co.uk/reference/dictionaries/difficultwords/data/d0004089.html

http://www.answers.com/topic/ctetology



Isin, bir baska aci yani da; arastirmalarim sonucu; herhangibir universitede; bu bilimin egitimini veren bir bransa raslamamis olmamdir. Britanya capinda.

Istersen, sen de; neden bu konunun islenemedigini bir dusun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

http://en.wikipedia.org/wiki/Special:Search?search=ctetology&go=Go

verdiğin her iki kaynak da ctetoolgy için kısaca biyolojide kullanılan bir kavram
olarak "kazanılmış" karakterler demekte.

İşin acı yanı bana kalırsa, "olmayan bir bilim dalınının" herhangi bir üniversitede
eğitiminin verilmiyor oluşuna hayıflanıyor olmandır.

Lütfen biraz daha özenli olalım sevgili evrensel.

qw19
18-02-2009, 18:11
Yalniz, inanc derken; sadece dini veya tanrisal temel anlasilmasin. Uzerinde, dusunce uretmeye gerek duyulmayan hersey, hersabit, her alisilagelmisdogru; bir inanctir.
Evrensel İnsan

Hocam çok iyi bir noktaya temas etmişsiniz. Bu bilim dalını kimi arkadaşlarımız bilmiyor diye yok sayacak değiliz. Bu gelişmekte olan bilim dallarından biridir. Akademik çevrelerce iyi bilinir, magazinlerde pek yer almaz.

Selamlar.

evrensel-insan
18-02-2009, 18:13
Saygideger frodo;

Bu bir bakis acisi ve algilama farkidir. Senin bakis acin ve algilaman oyle olabilir, ben buna saygi duyarim.

Ozaman sorayim: Nedir, elde edilmis karakterlerin, kokeni ve gelismesi? Ya da temelden basliyalim. Nedir elde edilmis karakteristikler? Ya da, bu cumle, ne anlama gelir? neyi ifade eder. Biyologinin hangi dalina girer? Madem, bir bilim dali degil; neden sonunda, bilim anlamina gelen, "logy" vardir? Bu ve buna benzer sorulara cevap verin ve konumuzu ilerletelim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 18:18
Saygideger qw19;

Destekleyici yazin icin tesekkurler. Benim, burada; bu konuda, belirli bir mucadelem olmustu. Bundan 10 yil kadar once.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 18:25
Saygideger frodo;

IN BRIEF: n.- A branch of biology that deals with the origin and development of acquired characters.

KISACA;Elde edilen karakterlerin kokeni ve gelisimi konusuyla ilgilenen, biyolojinin bir bransi. Nedir bu brans?, neden bu karakteristiksler sabittir? Nedir, bunlar? Sabitliyen kimdir yada nedir? neye gore sabittir? nedir bu sabit olanlar? kokeni nedir? Gelismesi nasil olmustur? v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
18-02-2009, 19:00
evrensel bundanda şunu anladım. sende kendini serbest meslek erbabı gibi serbest düşünürler içine koymuşsun bu işin banisi kimdir saikleri kimdir bu akım ne zaman ?hangi ihtiyaçtan doğdu

evrensel-insan
18-02-2009, 19:15
Saygideger ozgur_beyin;

Ingilizcesi, freethinkers olan bu akim; insanoglunun, herseyi sorgulamaya basladigi donemden beri var. M.O. ye dayaniyor. Tarihin her doneminde- genelde karanlik cag haric, ki orada da tek tuk cikislar olsa bile, bu cikislar canla odeniyordu-verilenlerle, yetinmeyenler; dusuncelerinde, bu verilenleri sorgulayarak; inanc katagorisinden cikardilar. Liste, bayagi uzun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
18-02-2009, 19:20
sevgili evrensel yine kuyunun etrafından dolanmışsın sorduklarımın cevabı yok afaki şeyler söylemişsin

evrensel-insan
18-02-2009, 19:27
Saygideger ozgur_beyin;

Asagida verecegim link, ki ingilizce; sana genis bir tarih ve isim listesi sunuyor.

http://www.infidels.org/library/historical/joseph_mccabe/dictionary.html

Robert Anton Wilson, philosopher and writer (1931-2007):

Pop-philospher, freethinker, science fiction writer, humorist, humanist, and perhaps the most sane person on earth. Wilson's entertaining writing makes the reader think. He doesn't always get the facts correct, perhaps by design, but this compels the reader to check his sources and to think. He represents one of the few human beings on earth who claims to own no beliefs.

Yukaridaki, birey; dunyanin bildigi, dusuncesi en saglikli adami olarak geciyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 19:34
Saygideger ozgur_beyin;

Eger bu elde edilmis ve sabitlestirilmis karekteristiklerin kokenine inilirse; ki sabitlestirilen, inanclari da ortaya koyarak; o zaman, iste insanoglunun; neden dusunce ve davranista insan olamadigi; erksel, ayrimci, bencil bir kokenle; inanclandirildigi ortaya cikar.

Bu inanctan kurtulmak, bu koksel inancta; serbest dusunceye erisebilmek demek; insanoglunu, insan yapmayan deger ve olgularin sorgulanmayan inancindan da kurtulmak demektir.

Ayrica, gelecegin; biribiriyle dayanisan, biribirine yardimci olan, biribirini saygi temelinde koruyup kollayan ve dini mentalite ve tanrisal icerikli; inancsal dusuncenin ne oldugunu duymadan ve ogrenmeden buyuyen nesiller yetisecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 19:46
Çok güzel evrensel-insan

Marks, Lenin, Stalin ve Bakunin'i serbest düşünenler arasında gördügüne sevindim. Senin düşüncene göre bunlar izm harici olmaları gerekiyor. Bu aşamaya geldiginden dolayı tebriklerimi kabul et. :D

Lenin'in Marksist, Stalin'in Marksist-Leninist, Bakunin'in Anarşist, Marks'ın meteryalist olmaları demek ki serbest düşünebilmeleri için bir engel degil.

saygılarımla

placebo
18-02-2009, 20:00
Evrensel insan,ingilizce yazmışsınız,sanırım sitoloji den söz etmek istiyorsunuz??Doğru mu anladım acaba?

Sevgiler

evrensel-insan
18-02-2009, 21:17
Saygideger placcebo;

Turkcesini, bilmiyorum. Yalniz, ne demek oldugunu acikladim. Eger, sizin bahsettiginiz, sitoloji;- ki Turkce acisindan, okunusu alinirsa; sitetoloji olmasi gerekir- ayni icerigi verirse, olabilir. Siz, bu bahsettiginiz kelimenin; ne oldugunu aciklarsaniz, belki o zaman; bir yere varabiliriz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 21:25
Saygideger dilaver;

Tabi ki, her donemin, serbest dusunurluk degerlendirilmesi; o donemin sinirlarinin disini asabilme ile mumkun olmustur.-e.i.

Onlarin, yasadigi donemin serbest dusunurlugu goze alinirsa; evet. Su an 21. yuzyildayiz. Bunu da unutmamak gerekir. Yani, listede gordugun kisilerin; serbest dusunurlugu; yasadigi donemler acisindandir. Bugun gecerli olup olmadigini icermez. Bugun, izimlerin bir inanc statusunde oldugunu, ben bundan bir kac ay once, liste olarak sunmustum. Orada, ateizm, marksizm, materyalizm v.s. de vardi. Bugun; bilimsel olarak izmler, inanc sistemleri katagorisindedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 21:30
o zaman yy ımıza göre bir serbest düşünürlük listesi sunmanızı rica edecegim sizden.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 21:53
Saygideger dilaver;

Asagidaki listede; Paul Kurt, zu-Eupraxsophy-ve Dawkins'i bulabilirsin.

Thomas Paine, political writer (1737-1809):
This remarkable political philosopher and freethinker influenced the Founding Fathers of the American Revolution and the French Revolution. Paine condemned the practice of slavery in his "African Slavery in America" and published his most famous work, "Common Sense" in 1776 just six months before the issuance of the Declaration of Independence. He also wrote "Rights of Man," "Age of Reason," and "The American Crisis."
Read Common Sense, Age of Reason, and The American Crisis on the internet at: http://libertyonline.hypermall.com/Paine/Default.htm

Thomas Jefferson, scientist, statesman, and 3rd President of the U.S. (1743-1826):
American revolutionary leader, scientist, skeptic, political philosopher, and third president of the United States. The freethinker Jefferson expressed exponents of the Enlightenment that emphasized human reason, science, and education. He established the University of Virginia and authored the Declaration of Independence, and the Statute of Virginia for Religious Freedom.
Recommended books:

Thomas Jefferson Writings, Merrill D. Peterson, Ed.

Letters from Thomas Jefferson

Thomas Jefferson's Freethought Legacy: A Saying Per Day by the Sage of Monticello

A collection of quotes from Jefferson which establishes beyond dispute his enormous contributions to rationalism, freethought and science.

Robert Green Ingersoll, agnostic writer and thinker (1833-1899):
American lawyer, freethinker and orator, known as the Great Agnostic because of his antireligious views. He wrote many antiorthodox lectures and his talks scandalized the clergy.
Recommended books:

Best of Robert Ingersoll: Selections from His Writings and Speeches

Ingersoll's eloquent attacks against religious superstitions and why they present a danger provide fuel and oxygen to reason.

Reason, Tolerance, and Christianity: The Ingersoll Debates (Freethought Library)

This book contains three spirited debates--"Rome of Reason," "Controversy on Christianity," and "The Limits of Toleration"--between the great American freethinker Robert G. Ingersoll (1833-1899) and leading Christian churchmen and statesmen of his own day, including Cardinal Edward Manning and William Gladstone.

For more information about R. G. Ingersoll on the internet:

http://www.atheists.org/Atheism/roots/ingersoll/

Download the writings of Robert Ingersoll:

http://www.holysmoke.org/an/rgi.htm

Elizabeth Cady Stanton, woman's rights (1815-1902):
American social reformer who, along with Susan B. Anthony, led the struggle for the rights of women. She fought against slavery and helped form the National Woman's Loyal League in 1863. She opposed the Christian Church and the Bible because she realized that it served as a stumbling block in the way of woman's emancipation.
Recommended books:

The Woman's Bible

Stanton looks at the Bible's view of women and provides frightening verses that have put women down for centuries.

For more information on E.C. Stanton on the internet:

http://www.nps.gov/wori/ecs.htm

John E. Remsburg, historian and writer (1848-1919):

President of the American Secular Union, an outstanding freethinker in the last quarter of the 19th century. He spoke on freethought, giving over 3000 lectures in audiences over 1200 cities and towns in North America.
Recommended books:
The Christ

Remsburg exposes the alleged "evidence" of Jesus. One of the first to publish a critique on the lack of physical or eyewitness evidence to support a historical Jesus. A well examined and researched book for its time from one of our most honored freethinkers.

Six Historic Americans

This book examines the lives of Thomas Paine, Thomas Jefferson, George Washington, Benjamin Franklin, Abraham Lincoln, and Ulysses Grant. He provides evidence for their infidelity to Christianity.

Bertrand Russell, scientist and philosopher (1872-1970):
British philosopher, mathematician and Nobel laureate, who emphasised logical thinking instead of superstition. He realized that the Christian religion, as organized in the churches, "has been and still is the principle enemy of moral progress in the world."
Recommended book:

Why I Am Not a Christian, and Other Essays on Religion,

Provides good arguments against Christianity and for a humanistic approach to morality.
Richard Feynman, physicist (1918-1988):
American physicist, Nobel laureate, and great teacher. Feynman ceaselessly questioned scientific "truths." He held many varied interests. His curiosity moved well beyond science as he rejected superstition and dogma.
Recommended books:

The Character of Physical Law, by Richard Feynman

A delightful little book about the relationship of mathematics to physics and the philosophy of science in general.

Genius: The Life and Science of Richard Feynman, by James Gleick

This biography of Feynman provides a wonderful look at his life and shows his pragmatic and liberal attitude towards life.

Video:

The pleasure of finding things out [Video]

A 40 min documentary and interview with Dr. Feynman.

Isaac Asimov, scientist, writer, historian, and much more (1920-1992)

The twentieth century's most recognized one-man encyclopedist, with 477 published titles by his own count. Asimov explored what interested him: science, science fiction, the Bible, literature, history, and human nature. One of the most influential science fiction writers, he also wrote many science books which explained complex physics with easy to understand terms. Asimov as a freethinker also wrote a guide to the Bible, Old and New testaments. He illuminated the events in historical terms, exposed the many problems with the Bible and laid bare the supernatural claims.
Recommended books:

Asimov's Guide to the Bible : The Old and New Testaments

Asimov explains the historical background, religious motives, and the evolution of the Bible, and examines selected chapters and verses from the Bible.
For more information on Isaac Asimov on the internet:
Isaac Asimov home page: http://www.asimovonline.com
Quotations from Isaac Asimov (click here)

Carl Sagan, scientist and writer (1934-1996):
Sagan served as a professor of Astronomy and Space Sciences and Director of the Laboratory for Planetary Studies at Cornell University. A Pulitzer Prize winner, Dr. Sagan received the highest award of the National Academy of Sciences. He had the ability to convey the wonder, and excitement of scientific discovery. His clear vision and honor to science has led him to see the problems with irrationality and superstition.
Recommended books:

The Demon-Haunted World

Explains the method of scientific thought and cuts through the prejudice and hysteria that pervades our culture.

Shadows of Forgotten Ancestors: a Search for Who We Are

Co-authored with his wife, Ann Druyan, this is a well written book on evolution and the similarities between humans and apes. We are not different in kind, but only in degree.

Billions & Billions : Thoughts on Life and Death at the Brink of the Millennium

Sagan's last book explains what we know about science, mathematics, and space as well as exploring common questions of everyday life.

Pale Blue Dot: A Vision of the Human Future in Space

A look at space exploration and how scientific discovery has altered our perception.

For more information on C. Sagan on the internet: http://www.fas.org/sagan.htm

Stephen J. Gould, scientist and writer (1941-2002):
An evolutionary biologist, writer, humanist, and freethinker, Gould provides an exceptional example of a scientist and freethinker who had the ability to explain complex subjects and to correct the misconceptions of history. Many of his books explain the complexities of Darwinian evolution and why Creationism fails as a science.
Recommended books:
I Have Landed: The End of a Beginning in Natural History

The last book of the series from Natural History magazine, and the last book of Gould's life.

Leonardo's Mountain of Clams and the Diet of Worms

A collection of brilliant and thoughtful essays out of Natural History magazine from one of the most prolific essayists in America . Gould examines evolutionary dead ends in human intellectual history and questions the human struggle to understand nature and existence. (for a review, click here.)

The Mismeasure of Man

A look at the history and errors of classifying humans. It includes craniometry, theories of IQ, and measurments of "race."

Bully for Brontosaurus

Various essays on evolution, dinosaurs, art & science, probability (also on baseball statistics. Gould is a New York Yankee fan), and lots more. Brilliantly written and a good read.

For more information on S. J. Gould on the internet, click here.

Robert Anton Wilson, philosopher and writer (1931-2007):
Pop-philospher, freethinker, science fiction writer, humorist, humanist, and perhaps the most sane person on earth. Wilson's entertaining writing makes the reader think. He doesn't always get the facts correct, perhaps by design, but this compels the reader to check his sources and to think. He represents one of the few human beings on earth who claims to own no beliefs. A former Playboy editor, he has written over twenty books including: Quantum Psychology, Cosmic Trigger, Right Where you are Sitting Now.
For more information on R. A. Wilson on the internet:

http://rawilson.com/main.shtml

http://www.tcp.com/~prime8/raw/who.html#whois

Watch a video of R.A. Wilson explaining "The I in the Triangle" (Part 1), (Part 2)

Paul Kurtz, professor, writer , publisher, secular humanist:
President of Prometheus Books, Professor of Philosophy at the State University of New York at Buffalo, Editor-in-Chief of Free Inquiry magazine, editor of Skeptical Inquirer magazine and Chairman of the Committee for the Scientific Investigation of Claims of the Paranormal (CSICOP) Paul Kurtz has, perhaps, done more through the publishing industry to promote reason and science than anyone in the 20th century.
Recommended books:

Challenges to the Enlightenment: In Defense of Reason and Science

A look at the Enlightenment movement from the 17th century to today.

The Courage to Become : The Virtues of Humanism

Instructions for a good and practical life without the need for superstitious gods. A powerful defense of humanism.

Building a World Community: Humanism in the 21 Century

Kurtz supplies the mental tools needed to establish humanism as a better approach for the ever changing future.

For more information on Paul Kurtz on the internet: http://www.SecularHumanism.org/home/kurtz/

Daniel C. Dennett, scientist and philosopher:
Computer scientist, philosopher, freethinker, and writer, Dennett's first book, Content and Consciousness, appeared in 1969, followed by Brainstorms (1978), Elbow Room (1984), The Intentional Stance (1987), Consciousness Explained (1991), Darwin's Dangerous Idea (1995), Kinds of Minds (1996), Brainchildren (1996) and Freedom Evolves (2003). He co-edited The Mind's I with Douglas Hofstadter in 1981. He has authored of over a hundred scholarly articles on various aspects on the mind, published in journals ranging from Artificial Intelligence and Behavioral and Brain Sciences to Poetics Today and the Journal of Aesthetics and Art Criticism.
Recommended books:

Consciousness Explained

Dennett explains the latest theories and explanations about the brain and consciousness. A controversial book, but one that breaks through the myths about consciousness.

Darwin's Dangerous Idea

A brilliant discussion and explanation of Darwin's famous idea of biological evolution. He devastates the myths against evolution.

For more information on D.C. Dennett on the internet: http://www.tufts.edu/~ddennett/

Robert Wright interviews Dennett [video, 1 hour, 10 minutes]

Richard Dawkins, scientist and writer:
Biological scientist, evolutionist, freethinker and writer, Dawkins explains evolution in terms of replicating information, that indeed, all living things give example of vehicles of information. He explains the nature of scientific reasoning and exposes the dangers of religious dogma. A brilliant writer.
Recommended books:

The Selfish Gene

A fascinating book on self-replicating hereditary particles. This book also introduced the idea of "memes," the new replicators that live in minds, some of which act like mental viruses (like faith religions).

The Extended Phenotype

A sequel to The Selfish Gene, aimed primarily for professional biologists, but written so clearly that virtually anyone can understand it.

The Blind Watchmaker

In brilliant and lucid language, Dawkins devastates William Paley's argument for design (1802) and shows how biology evolves without design. He includes how complexity such as eyes can evolve from simpler systems.

River Out of Eden

Dawkins presents the nature of scientific reasoning concerning biology to the layman. He exposes why assumptions, origin myths and traditions lead to falsehoods. With such a religious title, this should attract the religious believer.

Climbing Mount Improbable

Dawkins explains how probability controls biological evolution through gradual steps. He reveals the glorious variety and underlying unity of DNA based life on earth and how natural selection is like artificial selection but without a chooser.

Unweaving the Rainbow

An examination of science, mysticism, and human nature. Dawkins shows why science provides a superior way of looking at the world and gives us a feeling of wonder and the ability of understanding nature that mysticism simply cannot provide.

A Devil's Chaplain

A unique sample of writings from 25 years of Dawkins publications. It involves evolutionary biology, memes, humanity, and religion. Dawkins attacks belief based on tradition, authority, and religion and provides the mental tools to help combat this dangerous viral meme of the mind.

For more information on R. Dawkins on the internet:

The Richard Dawkins Foundation for Reason & Science: http://richarddawkins.net/

The Root of All Evil?, The God Delusion, Part 1 [video, 47 min]

The Root of All Evil?, The Virus of Faith, Part 2 [video, 48 min]

Michael Shermer, skeptic, writer, publisher
Publisher of Skeptic magazine, director of the Skeptics Society, Adjunct Professor of History of Science at Occidental College. Michael Shermer gives lectures and appears on television and radio shows, describing the problems of belief systems.
Recommended books:

The Science of Good and Evil: Why People Cheat, Gossip, Care, Share, and Follow the Golden Rule: A history and an explanation of morals and ethics and how to apply them. [Review]

How We Believe: The Search for God in an Age of Science An examination of evolution of religion and the how and why people believe in God. [Review]

Why People Believe Weird Things : Pseudoscience, Superstition, and Other Confusions of Our Time Shermer takes apart bogus beliefs such as: creationism, UFOs, psychic powers, and Holocaust denials.

Denying History : Who Says the Holocaust Never Happened & Why Do They Say It? For more information and writings by Michael Shermer, visit Skeptic.com.

James Randi, paranormal investigator, conjuror, and a breath of rational fresh air:
An internationally known conjuror and investigator of the paranormal and occult, Randi has exposed some of the greatest swindlers and paranormal fakes in modern history. Randi not only has steel bravery, but intelligence, compassion, wit, and a healthy sense of humor. He has written numerous books including Flim-Flam!, The Truth About Uri Geller, An Encyclopedia of Claims, Frauds, and Hoaxes of the Occult and Supernatural, (also click here for an online version) and has appeared on many television & radio shows and gives lectures around the world.
For more information about James Randi on the internet:

James Randi Educational Foundation (FREJ): http://www.randi.org/ (Read his weekly newsletter for interesting tidbits and information on the latest frauds.)

James Randi debunks Uri Geller and Peter Popoff [video] (13 min, 50 sec)

James Randi debunks Uri Geller on the Tonight Show [video] (8 min, 2 sec)

James Randi debunks astrology [video] (1 min, 5 sec)

James Randi on Psychic Surgery [video] (2 man, 0 sec)

James Randi In Australia (Randi tests water diviners and dowsers) [video] (43 min, 3 sec)

Bu sahislarin, bazilari genel; bazilarida; sadece uzmanlik dallarinda; serbest dusunurdur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 22:01
saygıdeger evrensel

21 yy dan bahsetmiştim. Sizin iddianıza göre bu insanların ist lerden ve izm lerden bagımsız olması gerekmekte. Dawkins gibi ateizmi yani izmi, ya da bazıları gibi meteryalizmi savunan insanları bu listeden areste tutacagınızı düşünmüştüm.

Ayrıca bu forumda insanlar Türkçe anlaşıyorlar, buna dikkat etmenizi rica edecgim.

İzm lerden ve ist lerden bagımsız olan serbest düşünürleri ele alalım isterseniz. İsimleri kafi herhalde.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 22:37
Saygideger qw19;

Ctetology; aslinda, 20. yy'in sonundan itibaren, felsefe nin degilde; psycologism-saykoloji biliminin konusu. Cunku, ctetologic olarak; dogal veya evrimci ya da kendiliginden gelisen dusuncenin; elde edilmis karakterlerinin sorunu; son bir yuzyilda; insanoglunu, dusunmenin fonksiyonu olarak sagliksiz kilmistir.

Bilhassa, nihilizm sonrasi-ki ctetology,nin artik iflas ettigi noktadir-. O yuzden, bu sagliksizlik, saykoloji altinda incelenmektedir. Aslinda, ctetology'nin karakteristiklerinin ortaya cikarilamamis olmasi-ki bu evrensel anlamdadir- insanoglunu, henuz yeni bir aramanin icine itmemistir. Cunku, hala sorgulanamayan ve gozden kacan inanc sisteminin kalici kilinanlari mevcuttur. Bireyler, bireysel duzeyde; konu bazinda serbest dusunceye ulassada; bu henuz evrensel bir temele oturtulamamistir.

Eger, benim ctetolojik tahlillerim algilansa; ben o zaman; neonatology'yi-yeniden dogus- anlatacagim. ( Belki, dilaver, bu logy de duymamistir:rolleyes:

Cunku, dusuncedeki; yeniden dogusu, ortaya koyabilmek; ancak; ctetologynin elde edilmis karakterlerini evrensel olarak ortaya koyabilmekle mumkundur. Bu da; dusunen dusuncenin, tamamen inanclardan serbestligini getirir-ki benim de hala saygi, vicdan, hak ve ozgurluk soyutlari; korumak zorunda oldugum inanclardir-

DOGAL DUSUNCENIN INANCSAL SISTEMINDEN ARINILMADAN; DUSUNCEDE YENIDEN DOGUS MUMKUN DEGILDIR. Ama, en azindan, benim yeniden dogus degerlerim; dogal dusuncenin ctetolojik resmini verebilmektedir. Yani, sorunu ortaya koyabilmektedir. Bugun, hala ve maalesef; bu dogal dusuncenin sorgulanmazlariyla, bilim ve felsefe islemektedir. Oyuzden de; bilim adamlari dahil; insanoglunun beyin fonksiyonu sagliginin, saglikli oldugundan, pek bahsetmek mumkun degildir. Oyuzden, ctetology,nin kokenini ortaya koyabilmek; serbest dusuncenin; hilafsiz her dalda, inanctan arinmasiyla mumkundur. Neonatalogy'nin ortaya konulabilisi ve gunumuz diliyle anlasilma zorunluluguna da paralel olarak, henuz mumkun gozukmuyor.

Ama, en azindan; zihinsel yapida sekillendikce ve akila yon ve yontem getirdikce; serbest dusunurlugun onu aciliyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 22:42
evet saygıdeger qw19

ben de evrensel-insanın bu iletisine cevabınızı çok merak ediyorum. Bakalım neler diyeceksiniz.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 22:52
Saygideger dilaver;

Maalesef, liste benim listem degil. Benim listemde zaten kimlerin olabilecegi; bu sahislari tek tek ve yuzyuze tanimamla ve onlarla belirli bir sure yasam surup; iliski kurabilmemle mumkun. Bu da, bir hayal urunu.

Ustelik eminim; gunumuz dunyasinda; cesitli nedenlerden kendi sesini duyuramamis ve kamunun mali olamamis, nice birey mevcuttur. Insanin, imkani olsa da; dunyayi karis karis gezebilip bir arastirma yapabilse; ya da, en azindan; bu kamulasmis beyinleri; tek bir cati altinda barindirabilip; onlarin, kendilerinde var olan inanc sistemlerinin,- gunah cikarir gibi- seanslarla toplantilari yapilabilse. Iste bunlar, hayal urunu.

Ateizmin, bir inanc sistemi oldugunu, ben birkac ay once verdigim izm listesinde gostermistim.

Aslinda varsa; bende, senden, Turkiye capindaki serbest dusunurlerin listesini talep ederim. Tabi, buna kim karar verecek bu da ayri bir tartisma konusu.

Ben, ozgur'e yazdigim mesajda; dunya capinda kamulasmis bir bireyin, dunyanin beyin fonksiyonu en saglikli bireyi oldugunu alintilamistim. Turkiye toplumu acisindan; Turkiye'nin beyini en saglikli fonksiyon gosteren kisisi kim? Var mi, boyle bir kisi? Hele, hele bu sagliksiz ortamda. Yani, dusuncenin; gunluk sorunlarla mesgul edildigi ortamda, kim en saglikli beyin fonksiyonuna sahip? Kimler, inanc sisteminden arinmis veya bazi konularda arinmis olup ta, serbest dusunuyor?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
18-02-2009, 22:55
Nedir bu Ctetology Evrensel-İnsan?
Yok böyle birşey.
Ama istersen statology hakkında konuşabiliriz. :)

dilaver
18-02-2009, 23:06
pante sen de qw19 a arka çıkmak için gündemi degiştirip konuyu saptırma. Önce onun cevabını alalım bakalım sonra digerlerine bakarız.

qw19 un buna cevap verecegini hiç sanmıyorum ya neyse.

saygılarımla

dilaver
18-02-2009, 23:09
saygıdeger evrensel-insan

Anladıgım kadarıyla senin bilgine göre 21 yüzyılda senden başka böyle bir insan yok. Yanılıyor muyum. Aksi isim vermiş olurdun.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 23:09
Saygideger pante;

Ctetolojinin olmayisi, maalesef senin sorgulamaktan kacindigin inanc sabitligindir. Cunku, ctetoloji, senin aramakta oldugunu, bulunmus kilar.

Ikincisi; sta ve cte, koklerinin anlami aynidir. Ileri surulmus Sabit, degismez, konstant v.s. anlamini verir. Sen, bahsettigin; statology'den bahsedersen; bende sana ayni seyler olup olmadigini soyleyebilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 23:11
ctetoloji, senin aramakta oldugunu, bulunmus kilar.

bunu tam anlayamadım, şimdi pante neyi arıyor.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 23:16
Saygideger dilaver;

Tanrisini;

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 23:22
Saygideger dilaver;

Benim listemde zaten kimlerin olabilecegi; bu sahislari tek tek ve yuzyuze tanimamla ve onlarla belirli bir sure yasam surup; iliski kurabilmemle mumkun. Bu da, bir hayal urunu.

Ustelik eminim; gunumuz dunyasinda; cesitli nedenlerden kendi sesini duyuramamis ve kamunun mali olamamis, nice birey mevcuttur. Insanin, imkani olsa da; dunyayi karis karis gezebilip bir arastirma yapabilse; ya da, en azindan; bu kamulasmis beyinleri; tek bir cati altinda barindirabilip; onlarin, kendilerinde var olan inanc sistemlerinin,- gunah cikarir gibi- seanslarla toplantilari yapilabilse. Iste bunlar, hayal urunu.-e.i.

Senin, bildigin Turkiye capinda birisi varmi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
18-02-2009, 23:23
Bilimde sabitlilik olmaz.
Sabitliliğin bilimi olur ki onun da bu forumda konu değeri olmaz.
Felsefede, düşüncede sabitlilik olabilir, oluyor da.
Hala Aristo'cuları, Platon'cuları bulabilirsiniz.
Musa'cıları, İsa'cıları, Muhammed'cileri de.

Benim aradığımı binlerce yıl öncesinden bulanlar var ama sadece isim benzerliği.
Tek benzerliğimiz ilk olan, cevher olan, sonsuz olan olması.

dilaver
18-02-2009, 23:23
saygıdeger evrensel-insan

şimdi pante ctetolog olmayınca tanrısını bulamayacak mı. Burası izaha muhtaç gibi gözüküyor.

saygılarımla

dilaver
18-02-2009, 23:25
Bu da, bir hayal urunu.

Yani uzun sözün kısası, senden başka kimse yok evrensel

Başka sorum yok.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 23:31
Saygideger dilaver;

Ustelik, benim dusuncemin ben, tamamen serbest dusunur bir dusunce oldugunu da soylemedim. Yukaridaki mesajimda da; inanclarimi siraladim. Bu duzen ve sistemde; benim ortaya koydugum inanclarin ortadan kalkmasi, benim dusunceme gore ve simdilik; mumkun degildir. Ustelik, daha cogu birey bu inanclari, dini mentalite ve tanrisal zihniyetle algilarken.

Bilimsel felsefe de; Karl Popper'i-cikarimsal yanlislama- tanrisal zihniyette de Paul Kurt'zu, ki qua yanasiminin-disaridan bakis acisi ve notr algi- pratige yansimasinda cok buyuk katkisi olmustur. Konularinda, serbest dusunur olarak algilayabilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-02-2009, 23:38
Saygideger dilaver;

Eger pante; dogal dusuncenin elde edilmis karakterlerinin neler oldugunu ortaya koyabilirse; o zaman zaten tanrisal inanclarindan zihniyet olarak kurtulur ve tanriyi sahiplenmekten vaz gecer. Tabi; tanrinin yerini dolduracak, boslugu da; doldurmasi gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-02-2009, 23:42
cok buyuk katkisi olmustur

ben de bunu soruyorum zaten. Bunların sadece katkısı olmuş ama benim gibi diyemiyorsun. Senden başka kimse yok herhalde.

saygılarımla

evrensel-insan
18-02-2009, 23:43
Saygideger pante;

Dusuncedeki, inanc sabitligi;sabitligin biliminden kaynaklanir. Bu da otomatikman, sorgulanmayanlar adina; bilimi sabit kilar. Taki; yeni bir veri ortaya cikana kadar. Cunku, degisimin; degiskenligi; elde edilen karakterlerin sabitligi adina, sabit kilinmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan.

evrensel-insan
18-02-2009, 23:47
Saygideger dilaver;

Ustelik, benim dusuncemin ben, tamamen serbest dusunur bir dusunce oldugunu da soylemedim.-e.i.

Fakat, ctetology konusunda da, henuz serbest bir dusunure rastlamadim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
18-02-2009, 23:53
Fakat, ctetology konusunda da, henuz serbest bir dusunure rastlamadim.E.İ.
Sevgili evrensel bu sitedeki MEP.İ unutmuşsun bence siti lojiye en uygun isimdir.
bu başlığı görürse bunu ispat eder

dilaver
18-02-2009, 23:53
evet ben de aynısını düşünmüştüm.

pantenin bir terapiye ihtiyacı oldugu muhakkak gibi görünüyor, neyse ki siz başlamışsınız. En iyisi ben aradan çekileyim de siz devam edin.

Terapi vgm de sonuç veriyor gibiydi ama son halini ben de pek begenmedim, herhalde ara verdi gibi.

saygılarımla

ozgur_beyin
18-02-2009, 23:56
evrensel senin attığın taşı bunlar zor çıkarır meraketme

pante
19-02-2009, 00:05
Dusuncedeki, inanc sabitligi;sabitligin biliminden kaynaklanir. Bu da otomatikman, sorgulanmayanlar adina; bilimi sabit kilar. Taki; yeni bir veri ortaya cikana kadar. Cunku, degisimin; degiskenligi; elde edilen karakterlerin sabitligi adina, sabit kilinmistir.


Bu da sonuçta Agnostikleri en bilimsel düşünenler olarak ortaya koyuyor.
Ateistlerin ise teistlerden bir farkı yok.
Çünkü tanımlarına göre onlar eldeki verilere göre değil, ön yargılarına göre karar vermiş oluyorlar. Öyle mi?

evrensel-insan
19-02-2009, 00:27
Saygideger pante;

Ateizmin; Yani tanrinin varlik temelinde, yok sayilmasinin bilimsel yonu ile, inancsal yonlerini bana aciklarmisin?

Tanri, konusunda; engecerli inanc; hem tanrisal temelde, hemde ctetology.nin elde edilmis karakteristikleri temelinde agnosticizmdir. Bilimsel olmakdan ziyade, felsefi olarak bunu; kararsizlik teorisi olarak algilayabiliriz.

Yani; yansisi olanin mi, yoksa sezgisi olaninmi mustakil var olan varlik olabileceginin; yalnizca, yansiya-materyalizm- veya sezgiye-idealizm- indirgenmesi mumkun degildir. Bu felsefi temelde; hem dusuncenin hemde maddenin varligi ikilem olarak kabul edilir ve monizm temelinde de kararsizlik yasanir.

Ama, onemli olan; bu kararin; inanc soyutumu, yani hislerin gerceklemesi veya dogrulamasi, yoksa; dusunce soyutundan mi-empiric gozlem- kaynaklandigidir. Yani; materyalist monizm mi?, idealist monizm mi? iste bu kararsizlik veya bilinemezlik Agnostizmdir.

Ama, ikiside; insan disi bir inanc tasir-tanri ya da madde- Dolayisiyle bu temeldeki; idealizmin ve materyalizmin kararliligi; sabit bir inanc temelidir. Sorgulanmadikca; dusunen dusunceye tasinmadikca da; inancin imanina-ateizm- ve teizm- tasinir.

Agnostizm; bunu sorgulasa bile; insan disi temel ve inancinla sorguladigindan, kararsizliga ve bilinemezlige duser. Cunku, ucuncu bir sikki bu inanc sabitligi dusundurtmez. Ki bu da insanin ta kendisi ve onun hem madde, hemde tanriyi ortaya koyan kavramidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
19-02-2009, 00:56
Saygideger yoneticiler;

Ctetology baslikli mesajlari, bu koseye tasimisiniz, tuzugunuze ve emeginize saglik.

Saygideger pante;

Her iki insanlik disi temeldede-hem tanri ve madde; hemde ayrimci, erksel, bencil v.s. temelli tum ideolojiler, teoriler-uretilen dusunceler, ctetolojik ve inanc kokenlidir.

Bu baglamda, agnostizm; her ikisini birden kullanma inancini tasimakta, ama bu inanci teke indirgeyememektedir. O yuzden de; supheci, belirleyemeyen ve kararsizdir.

Ateizmin, iman asamasini; hem nihilizm hemde Stalin'in SSCB bize tarihte gostermistir. Sonucta, ctetolojik icerik olarak; insan disilik, anarsist bir yapi tasir. Agnostizmin bu anarsik yapiyi tasimamasi ise; bu kararsizligindandir "ne sis yansin, ne kebap" mantigi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
19-02-2009, 01:08
.................................................. .................................................. ..................................................

placebo
19-02-2009, 01:09
Saygideger placcebo;

Turkcesini, bilmiyorum. Yalniz, ne demek oldugunu acikladim. Eger, sizin bahsettiginiz, sitoloji;- ki Turkce acisindan, okunusu alinirsa; sitetoloji olmasi gerekir- ayni icerigi verirse, olabilir. Siz, bu bahsettiginiz kelimenin; ne oldugunu aciklarsaniz, belki o zaman; bir yere varabiliriz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sevgili evrensel insan,
cytetology cytology den gelir zaten ki,İkiside hücre bilimle dolayısıyla biyolojiyle alakalı kavramlar..Psikoloji ve felsefeyle bağdaştırmanıza bir anlam veremedim..Bunu siz mi kurguladınız,biyolojik incelemelerde,doğuştan olmayan yani sonradan edinilmiş olanların kökenlerini ve gelişimlerini baz alarak linquik açıdan benzeşmeleri dolayısıyla acaba??.Yani bu sizin bir yaratı ve düşün ürününüz mü?

sevgiler

evrensel-insan
19-02-2009, 01:21
Saygideger placebo;

Nedir hucrenin elde edilmis karekteristiklerin kokeni ve gelisimi? Bunu, kavram disi ifade etmek mumkun mu? Kavram dusunceden gelmiyormu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
19-02-2009, 01:27
Saygideger placebo;

Nedir hucrenin elde edilmis karekteristiklerin kokeni ve gelisimi? Bunu, kavram disi ifade etmek mumkun mu? Kavram dusunceden gelmiyormu?

Saygilarimla;
evrensel-insan


Sevgili evrensel insan,kavramlar her konuda ve dalda geçerlidir diyorsunuz anladığım kadarıyla.Aslında bayağı bir yaratıcı görünüyor ctetology kavramının diğer bilim dallarına da uyarlanması..

evrensel-insan
19-02-2009, 01:40
Saygideger placebo;

Sonucta iletinin ve iletisimin kaynagi kavramlardir ve onlarin subjektif ifade edilisleridir. Kavramlarda; dusuncenin, bir yaratimidir. Sonucta; bilim ve felsefede, iletisimin bir dalidir. Dolayisiyle, kavrami ureten dusuncenin; elde edilmis karakterleri ne ise; hucreninde, genlerinde DNA'nin da o olacaktir. Bu dogal dusuncenin, inanc sisteminin bir urunudur. Bu inanc sistemide; hem insanoglunun tabiatini, sorgusuz sualsiz; bencil, ayrimci ve erksel kilar. Ustelik; insandan yola cikacagina, insan disindan, yani tanri ve maddeden yola cikar.Iste bu insan disi temelli dogal dusuncenin, elde edilmis karakterleri neyse; onlar sabitligin bilimini verir. Cunku, sonucta; sta-sabit, konstant, degismez v.s. demektir.

Hucre temelinde, ctetolojide, bir iletecegin varsa, beklerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
19-02-2009, 02:14
Bende serbest düşünürüm :)
http://www.turan-dursun.com/forumlar/showthread.php?t=5385&highlight=mana+ideoloji

pante
19-02-2009, 02:39
Serbest düşünmek iyi birşeyse;
Bu başlığın da Evrensellik liyakatine yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ctetology başlığına yapılan muamele, bu başlıktan esirgenmemeli.
Birşeyler yapmak için de saygıdeğer evrensel-insanın talebi beklenmemeli.

evrensel-insan
19-02-2009, 02:56
Saygideger pante;

Zannedersem; bu mesaj, senin bu koseye ilettigin ilk mesaj. Biraz once, sana "Site ile ilgili sikayetleriniz" bolumunde, bir mesaj atmis ve sitemimi iletmistim. Gerci, yazilarima; katilim temelinde bu sitemim devam ediyor, ama en azindan; yukaridaki ileti ile, adrese ugramis oldun. Umarim, bu bir baslangic olur ve arkasi gelir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sinner
19-02-2009, 03:02
Benim bu akımın temsilcilerinden çok serbest düşüncenin kendisi ilgimi çekti.
Bir insanın bir fikirden bağımsız düşünebilmesi onun o fikirle bağlantısını koparmasıyla mümkün.
Peki bu ne kadar mümkün ?
Misal bir tarla faresi içinde bulunduğu tarlayı kendinden bağımsız gözlemleyemez.
Onun o tarlayı ve içinde bulunduğu tüm araziyi kendi konumundan bağımsız gözlemleyebilmesi için bir kartal olması gerekir.
Bir insanın cinsiyetinden,ırkından, yaşadığı toplumun kendisine aşıladığı moral değerlerden ve mesleğinini kendisine
kazandırdığı disiplinden bağımsız düşünebilmesi ne kadar mümkün olabilir ?
Örneğime dönersek;
Tamam bir kartal bir fareden çok daha iyi bir biçimde bir araziyi gözlemleyebilir...
Peki, kartal gözlemlerinde kartallığından arınabilir mi ??

evrensel-insan
19-02-2009, 03:26
Saygideger yoneticiler;

"Serbest Dusunurluk" basliginida bu koseye tasidiginiz icin, tesekkur ederim.

Saygideger sinner;

Dusuncenin, dusunus seklinin ve dilin yapisinin getirdigi; bir karmasa vardir. Soyut temelde; inanmak ile dusunmek; veya inanc ile dusunce ayni katagoridedir.

Dusuncenin ortaya attiginin kaniti icin; inanc yani o dusunceyi gercekleme veya dogrulama gerekir. Dolayisiyle, dusuncenin uretim yaparken; inanc sisteminden bagimsiz mi-ki bi serbest dusunurluktur ve o konudadir-yoksa; inanc sisteminin dogrulanan, gerceklenen inanclari temelinde mi uretim yaptigi onemlidir.

Hem dusuncenin; dogal, yani kendi kendine gelisen yapisinin hemde elde edilmis karakterlerinin, temel ve kokeni; inancsal-tanrisal ve dinsel yapidadir. En basitinden; INANIYORUM aliskanligini DUSUNUYORUM la degistirmek; dusunce yapisinda; dusunulenin sorgulanmasini getirecektir. Cunku inanilan sorgulanmaz.

Bu ufacik fark; bize; sorgulamanin aliskanligini kazandiracaktir. Herkes, "ben nelere inaniyorum" temelinde, kendi kendini sorgulasa; tum soyutlara inandiginin-dogru, yanlis, iyi, guzel, demokrasi, cumhuriyet, sevgi, ask v.s.-farkina varacak ve de bu soyutlari sorgulamadan otomatikman kabul ettigini gorecektir.

Hem, dusunuyorum icerikli bir davranis; kisinin bireylesmesinde de yardimci olacaktir. Herkes, inaniyorum diyebilir, ama; dusunuyorum diyebilmesi icin; dusundugunun bilincinde olmasi gerekir. Bu da kisinin; kendi degerleri ise mumkundur. Iste, birey olmanin temeli boyle atilabilir. Boylece; inanctan, dusunceye tasinan degerler; sorgulandikca da; serbest dusuncenin temeli ufukta gozukur.

Sen, mesela; tum, inaniyorum olarak degerlendirdiklerini- yani kanitlayamadigin ama dogru kabul ettigin degerleri-dusunuyorum'a tasi bakalim. Nasil bir fark cikacak? Ya da, tasiyabilecekmisin? Cunku, tasiyabilmen icin; dusundugunu kendine kanitlaman lazim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mep
19-02-2009, 11:06
Fakat, ctetology konusunda da, henuz serbest bir dusunure rastlamadim.E.İ.
Sevgili evrensel bu sitedeki MEP.İ unutmuşsun bence siti lojiye en uygun isimdir.
bu başlığı görürse bunu ispat eder



özgür abim..Patavatsız diycekte dili varmıyo..:rolleyes:
neyse bu konuya derinlemesine girip nası serbest bi düşünür(!)
olduğumu anlatıcam

evrensel-insan
19-02-2009, 11:49
Saygideger mep;

Hangi konularda, serbest dusunur oldugunu merak ediyorum dogrusu. Bakarsin, tamamen serbest dusunce bilincini almis bir zihniyetin oldugunu gosterirsin. Bende, boylece; sitede; kafama uygun ve de kafadengim birine kavusmus olurum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
19-02-2009, 11:53
Saygideger arkadaslar;

Dusunce seklini; herhangibir konuda tamamen inanclardan arindirmis ve kendisini o konuda serbest dusunur olarak goren, arkadaslarimiz; konulariyla ve neden ve nasil kendilerini serbest dusunur, gorduklerini aciklayarak, yazabilirler. Bu tip yazismalar ve bilgi alisverisi, birikim paylasma acisindan; bu kosenin zenginligini saglar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
19-02-2009, 15:21
Saygideger arkadaslar;

Evrensel ctetolojik inanc yapilanmasinin disinda; Diger tum, farkli konulardaki, ctetolojik inanc yapilanmasini da; bu kosede isleyebilir, bilgi alisveri ve birikim paylasimi yapabiliriz. Ctetolojik-elde edilmis karakteristiklerin, kokeni ve gelisimi-yapilanmadaki, inancsal; ve sorgulanmayan degerleri;

Felsefe de-metafizik, etik, mantik ve estetik-guzellik- branslarinda

Bilim de-her turlu axiomatik, postulat, maxim ve belgitler temelinde sorgulanmayan ve otomatik kabullenilen degerler, teoriler

Her turlu ideoloji de-izm kokenli, sosyal, siyasal, ekonomik, toplumsal v.s. yapilanmalarda

Milliyette, demokrasi de, hak ta, tanri da, madde de ahlak ta, aile de

Savas, hukuk, hurriyet v.s. konularinda.

Yani kisaca;insanoglu tarafindan ama insan disi olarak tum ortaya atilmis, farkli yapilanmalarda; bu ctetolojik kokenin inancsal temelini ve sorgulanmayanlarini isleyebiliriz. Bu isleyis, bize genelde; simdiye kadar hic sorgulamadigimiz ve aklimiza gelmeyen inanclari sorgulatabilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
19-02-2009, 19:29
''Ben, ise dusuncelerimi; hayalgucu ve yaraticiligin temelinde, cikarsamali yaniltma metodunun, curutme yontemi uzerine kuruyorum.'' E:İ

Sevgili Evrensel-insan
Sitede 3000 tane ileti asmışsın bu ctetolojiden hiç bahsetmemiştin bu son buluşunuzmu?
Karl Popper bahsetmiş mi acaba ctetolojiden?
Birde serbest düşünürlük çıkarttın,bu hani ne iş yapıyorsun derler de işi gücü olmayan serbest meslek sahibiyim der ya onun gibi bişeymi?
Yani düşüncesi olmayan yada ne düşündüğünün farkında olamama durumumudur?
Duruyon duruyon durnayı gözünden vuruyon.

evrensel-insan
19-02-2009, 21:22
Saygideger aydoe;

Hele bir bak bakalim, asagidaki linke, ne yaziyor? Bir zahmet, birde tarihine bakiver,

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=119359#post119359

Ben sordugun iki konuyuda, simdilik yeteri kadar acikladim. Eger okuduysan ve okudugundan; neresi acik degilse; orayi sor ki; ben de cevaplayalim.

Bunlarin, bu gune kadar gun yuzune cikmamasinin sebebi ise; benim kendimi yeniden tanitisimda.

Serbest dusunce; adi ustunde, dusuncenin; hic bir bilinen degerlere bagli kalmadan, dusunmesi. Yani; konu hakkinda; alisilagelmis, bir ideoloji veya teori bakisi getirmeden yapilan dusunce. Tarihteki; her donemin serbest dusunurleri; o tarihin geldigi sinirin kaliplarini yikarak; insanoglu yasamina yeni bir acilim getirmislerdir. Sen de, aciklamissin ya serbest dusunur oldugunu, yalniz hangi ozel konuda, merak ettim.

Ctetolojiye, gelince; herhangibir konudaki; elde edilmis karakterlerin kokeni ve gelisimi demektir. Biyolojide gecen bir terimdir. Ben onu, dusunceye tasidim.
Kisaca, ctetoloji; dusunce temelinde;inanc sisteminin kokeni ve gelismesidir. Bundan arinilmadikca, dusunce sagligina kavusamaz.

Konularla ilgili ozel sorularin varsa ve iletirsen; o zaman belki daha detayli cevaplayabilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
20-02-2009, 01:18
''Ctetolojiye, gelince; herhangibir konudaki; elde edilmis karakterlerin kokeni ve gelisimi demektir. Biyolojide gecen bir terimdir. Ben onu, dusunceye tasidim.
Kisaca, ctetoloji; dusunce temelinde;inanc sisteminin kokeni ve gelismesidir. Bundan arinilmadikca, dusunce sagligina kavusamaz.'' E.İ

Saygıdeğer Evrensel-insan,
Siz biyolojide veya epistemiyolojide,ya da lingualizmde olanları düşünceye taşıyıp harmanlayıp sonrada nötr ve dışarıdan bakış falan diye bir absürd felsefe üretmeye çalışmaktasınız.
Muharrem ayını bekleyin aşure yapar dağıtırsınız :)
Sizin yaptığınız felsefe değil Ezogelin çorbadır:D

evrensel-insan
20-02-2009, 05:03
Saygideger aydoe;

Goruslerin icin tesekkurler. Ayrica, afiyet olsun. :p

"Anlayana sivrisinek saz, anlamayana; davul, zurna az" :rolleyes:

Tevekkeli degil; degil, toplum; toplumun "ilericileri, aydinlari" bile dusunen ve dusunduren dusunceye saygiyi, bir turlu ogrenememis ve korkarim ogrenemeyecek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-02-2009, 15:45
Saygideger arkadaslar;

Serbest dusuncenin ve serbest dusunebilirligin temeli; kavramlari SAHIPLENMEDEN kullanabilmekten gecer. Bu SAHIPLENME hem olumlu hem de olumsuz anlamdadir. Bu acidan konuya bakildiginda; evrensel-insan'in sahiplenmeden kullandigi kavramlar sunlardir;

Tanri, din, milliyet, dusunce ve dil.

Sahiplenme konusunun ne oldugu; bilimsel olarak; E-Prime, yani E-onculu ile ifade edilir. E-onculu; OLMAK fiilinin, her dilde tum gramatiksel ve zamansal kullanimlari icin gecerlidir. Cunku olmak fiili; kullanani sahiplendirir. Olmak fiilini acmak gerekirse; turkcedeki; ya fiilin olmadigi zaman, isme eklenen um, sun, uz, sunuz, lar ekleridir. Burada ucuncu tekil sahisin yalin halde oldugunu unutmamak gerekir. Ya da isimin sonuna eklenen; dir, dir, dur, dur ekleridir.( Bu klavye de noktasiz i ve noktali u yoktur) Ayrica, Turkce dilinde sahiplenme; sahis zamirleriyle de ortaya konar. Ben, sen, o, biz, siz, onlar.

Eger, bir kisi; kavrami sahiplenmisse, onu savunur ve o kavramin karsitini ortaya koyanla da tartisir. Mesela; tanri kavramini sahiplenen kisiden, biri onu savunarak; digeride ona karsi cikarak savunur. Her ikisi de; Tanri kavramini sahiplenmistir. Serbest dusunce; tanri kavramini olumlu ve olumsuz, sahiplenmeden ve E-onculleri kullanmadan, Tanri kullanimini gerceklestirmektir. "Ben, tanriya inaniyorum" ve "ben tanriya inanmiyorum" cumleleri; serbest dusunen cumleler degildir; Hem tanriya sahip cikilmistir, ki bu sahiplik inanc temelindedir; hemde "olmak" fiili kullanilmistir. Yani, inanc sahibi olmak, ki burada da; olumluluk ve olumsuzluk; ayni inanc kokeni icindedir.

Buradaki duzey farkini; milliyet konusunda bir ornekle verebiliriz. "Ben Turkum" ve "Ben Turk olduguma inaniyorum" da; Turk kavramina sahiplik gecerlidir. Birincisi, bir kesinlik getirir, ikincisi ise; inancla kesinlestirilir. Bunu "Tanri var-yok" ile, "Tanri'nin var-yok olduguna inaniyorum" da da gorebiliriz.

E-prime (oncul) lu ve onculsuz cumlelere ornekler.

Ali, mutsuz ve kizgin.
Ali konusurken, mutsuz ve kizgin gozukuyordu.
Sen milliyetcisin
bu fikir milliyetci bir icerik tasiyor, gibi geldi.

Dilin kullaniminda; kavramlar ne olursa olsun; ne kadar onlara sahip cikilmadan ve ne kadar "olmak" fiiline tasimadan kullanilirsa; yapilan konusma da o kadar az; suclayici, kisiye yonlendirici tikandirici ve duyguya tasiyici v.s. olur.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Kavramlari sahiplenmek, sahipletmek yerine ve oldurmadan; kullanmak.

evrensel-insan
22-02-2009, 17:57
Saygideger arkadaslar;

Dogal, evrimci, yani kendi kendine gelisen, dusuncenin; dusunme yetisinin; elde edilmis karakteristiklerinin kokeni ve gelismesinin; teshisini koyabilmek ve tesbitini yapabilmek icin; once karakteristiklerin ne oldugunu algilamak gerekir.

Herseyden once; karakteristiklerin; bir gorunus yani, 5 duyuya hitabedis sekli ve sekillenisi-formasyon- ve tabiati vardir.

Karakteristiklerin gorunusu, tek, ayrimsal ve farksal; formasyonu; uclem ve tabiati dortlemdir.

Bu konudaki formasyon Y cizimi ile; tabiatta; X cizimi ile ifade edilir. Y'nin gorunuse yansisi, ayrimsal ve farksal odugundan tektir. Bu tekligin; hangisi ve ne oldugu kavramin; neyi ifade ettigi ve isaret ettigiyle baglidir.

Kavram; madde-somut-nesneli; veya dusunce-soyut-ozneli isaret edebilir. Iste bu kavramin; uclu gorunusunu ve dortlu karakterini, ki bu ayni iki karakteristik; dusunce ve kavram; ve madde ve kavram farkli iki karakteristik; ise; dusunce ve maddedir.

Inanc ise; hangi karsitligin dogrulandigiyla baglidir. Bu felsefi dogrulama da; ya maddedir, ya da dusunce, ki ikiside kavramdir.

Y cizimsel goruntusu ve formasyonunun hem karsitlik, hemde tamamlayici ozelligi bulunur. Karsitlik; anti, tamamlayicilik, counter on ekleriyle ifade edilir. Y cizimsel formasyonu; ya iki ayni karakteristigin tek ve farkli karakteristikle birlikte Y cizimsel butununu saglar; Ya da, iki farkli karakteristigin, pozitif, ve kendi karakteristigiyle Y cizimsel butununu saglar. Yani, Y cizimsel butununun sekillenisi; iki karakteristigin, farkli veya ayni, teke veya pozitife indirgenmesidir.

Iste, ctetolojik yapilanmanin en buyuk sorunu onun; fonksiyonal indirgemesinden kaynaklanir. Cunku bu indirgeme; dilin noktasal ve noktalama yapisindan dolayi, yani kulaga hitap eden dil; pozitifi ve teki, birlestirerek noktalar. Noktalananin; pozitif ve tek sekillenisi ise; zaten, tekin; iki ayni karakteristiginin indirgenmesi ve pozitifin, iki ayri karaktegistiginin indirgenmesi sonucudur.

Yani; ikilem, karsitlik, tek, pozitif, kendisi, karsiti ve nokta; 7'li olarak noktalanmistir. Iste, bu 7'li noktalanmis noktanin; noktasinin sorunu; ikinin hangi teki ve pozitifin kendisimi karsitimi-negatif- oldugu sorunudur.

Iste, bu ctetolojik sorunun kokeni; dilin ikilemi noktalamasinda ve karsitlik iceren fonksiyonun teke indirgemesinde yatar.

Cozumlerden biri; gozun dilini yaratmaktir. Yani dil; kulaga ve noktalamaya yonelik degil; goze; gorunuse ve boyuta yonelik. Iste, kulaga hitabeden noktalama dili; formasyonun uclemini goremez. Karakteristiklerin tabiatini da gormesi mumkun degildir. Ustelik; hem gorunus hemde formasyon; kulak dilinde; tek olarak algilanir ve fonksiyonal olarak teke indirgenir.

Iste, insanoglunun; kendi kendine gelisen, evrimci ve dogal elde edilmis karakteristikleri; tabiati, gorunumu ve sekillenisi; ve bu karakteristiklerin; kulak dilinin noktalamasal ifadesinin sorun koken ve temeli budur.

Ikilem; x ve x
Karsitlik; x ve y
Karakteristikler; x,x,x,y
Karakter, Tabiat, kendi, oz; X-cizimsel
Tamamlayici, karsit, gorunus ve formasyon; Y-cizimsel
Karakteristiklerin Y formasyonu; x, x, x,/x. x. y./x. y. x.
Gorunus; tek, pozitif, nokta (1, +, . )
Noktalama; ikilem ve karsitlik sabitliklerinin, teke ve kendine indirgenmesi.

Ctetolojik sorunun tartisma yaratmasinin sebebide; teke ve kendine indirgenen ve noktalananin; diger teke ve karsitina indirgeyenle noktalayanin; ayni ikilem ve karsitlik temelinden yola ciksalar bile; noktalananlarin farkliligidir.

Iste, ctetolojik kokenin; bitmeyecek ve galibi belli olmayan tartisma cikmazi.

Madde-dusunce
Dogru-Yanlis
Iyi-kotu
Guzel-cirkin
oyle-degil
evet-hayir
oznel-nesnel
ozel-genel
ozsel-gorunussel
dogum-olum (olmek)
var-yok
duygu-duyu
gercegin ne oldugu
mustakil varligin ne oldugu
evrimsel olusum-yaratilissal olusum
ilkin ne oldugu v.s.

Bu karsitliklar cogaltilabilir. Tartismada, hangisi tartismasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
23-02-2009, 04:19
Saygideger sinner;

Misal bir tarla faresi içinde bulunduğu tarlayı kendinden bağımsız gözlemleyemez.-sinner-

Bu demis oldugun, zaten serbest dusunurlugun; en onemli ozelliklerinden biri olan ve felsefede qua yanasimi olarak adlandirilan bir yanasimdir. Ben, bu kosede; qua yanasimini anlattim. Ama, kisaca degineyim.

Qua yanasimi; konu hakkinda yaziyi yazan bireyin-yani tarla faresinin-konunun icinde; bireysel olarak yer almadan; tamamen konunun resmini vermesidir. Yani; yazida; yazarin bireysel gorusu mevcut degildir. Yazi icindeki konuda herhangibir tarafta yer alarak gorus belirtmemistir.

YANI, TARLA FARESI; TARLAYI; TARLANIN DISINDAN VE NOTR ALGILAYARAK ORTAYA KOYAR. BU NE BIREYIN GORUSU, NE DE KARSI CIKISIDIR. SADECE; KONUNUN OLDUGU GIBI VE TUM RESMIYLE BIRLIKTE ORTAYA KONUSU; TAHLILI VE TESPITI VE DE TESHISIDIR.

Iste, yazarin; bireysel olarak yazinin konusunun icinde yer almadan; konuyu tum resmiyle ve disaridan bakis acisi-bird's eye view-ve notr algiyla oldugu gibi, ortaya koymasina, teshis-tesbit, tahliline, qua felsefesi denir.

Bunu belki bir tarla faresi yapamaz ama; insanoglunun dusuncesi ve aldigi bilinc bu duzeyde gelismistir. Tabi gelistirmis olana.

Senin normalde getirdigin bakis acisina ise; iceriden-worm's eye view- ve tarafinin ve aldigi yerin penceresinden bakan yanasim denir. Ki bu yanasim; hem yazilani ve soyleneni, belirtileni v.s. dogrulama ve gercekleme inanci ihtiyaci duyar. Yoksa; kabul veya karsi cikis mumkun degildir.

BIR KONUYA ICERIDEN BAKIS ACISIYLA YANASAN KISI; O YANASTIGI KONUDA SERBEST DUSUNUR OLAMAZ. CUNKU INANCLA O KONUNUN VE KENDI TARAFININ DOGRU VE GERCEKLIGINI KENDINE TEYIT ETMEK ZORUNDADIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sargon
27-02-2009, 13:37
evrensel'in kosesinde nerdeyse 500 yazi birikmis. Ben de ona bir hediye vermeye karar verdim. Belki daha once okumustur, belki de buraya yazilmistir. Tekrar ise kusura bakmayin. Biraz islami bir siir yazmis Can Yücel, bir ateist icin ilginc bir siir.

FARK ETMELI INSAN
Farkı fark etmeli,
fark ettiğini de
fark ettirmemeli bazen...

Bir damlacık sudan
nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken
dünyaya neden sığmadığını ve
en sonunda bir metre karelik yere
nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.


Şu çok geniş görünen dünyanın,
ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine
avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!' dercesine
apaçık kaldığını fark etmeli.


Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azrailin her an sürpriz yapabileceğini,
nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan


Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte
ama kendisinin güzel hazırlanmış
mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli
ve ona göre yaşamalı.



Gülün hemen dibindeki dikeni
dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde kedi,köpek beslediği halde
çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.
Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin
mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.



Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini
ama arka sokaktaki komşusunun
o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.
Zenginliğin ve bereketin sofradayken
önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını
ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli,
fark etmeliyiz çok geç olmadan...


Ömür dediğin üç gündür,
dün geldi geçti yarın meçhuldür...
O halde ömür dediğin bir gündür,
o da bugündür...

(Can Yücel)

frodo
27-02-2009, 14:06
Sevgili sargon bu şiirin Can Baba'ya ait olduğu konusunda ciddi kuşkularım var. Bana biraz
"çakma" gibi geldi. Ne dili ne şiirselliği Can Baba'ya benzemiyor. hakikisinden bir Can Baba
şiiri okuyalım pas tadı gitsin ağzımızdan.

YARADANA KURBAN

Tırnakları uzuyor İstanbul'un
Kirli bir masmavi
Ama ne kadar yaraşıyor yarabbi
Bu tırnaklar bu deli parmaklara
Ve ortayla işaret arasında mütemâdi bir cigara
Giderek minareler oluyorlar

Yaşıl bir köprüye rastladım demin
Bir diyeceğim yok dedi martılara
Başımı döndürmeseler
Başımı döndürmeseler böyle

Ben de dedim ki Allah'a
Feriştâhın gelse yaradamaz bu güzelliği
Sen bir turistsin amcabey !

CAN YÜCEL

evrensel-insan
27-02-2009, 19:03
Saygideger sargon ve frodo;

Pante ve dilaverden sonra, sizlerde; "evrensel'in kosesi" ne, tesrif edip, "senlendirmissiniz." Emeginize ve dusuncenize saglik. Gonul isterki; arasira da olsa; ugrayip; o guzel bilgi birikiminizi, konularin suregelirligi ve icerigi temelinde, bu kosede paylassaniz. Neyse, umarim bu ugramalarinizin konulara ve gidisatina paralel olarak, devami gelir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sargon
28-02-2009, 02:38
frodo, acikcasi sen söyleyince bana da "cakma" gibi geldi. Kartpostallarin üzerine yazilmis oldugu icin de daha cok düsündüm dogrusu :)

evrensel-insan
02-03-2009, 16:42
Saygideger arkadaslar;

Not: Bu mesajdan once, 473 nolu mesaji okuyunuz.

Madde, insanın mitolojik inançlar dışında düşünmeye başladığı andan itibaren evrenin açıklanmasında kullandığı ilk kavram.-alinti-

Demekki neymis, madde insanoglunun kullandigi bir kavrammis. Bilmeyenlere, duymuyanlara, duyurulur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-03-2009, 18:04
Saygideger arkadaslar;

Not: Bu mesajdan once, 473 nolu mesaji okuyunuz.

Simdi, dilaver usulu sormak lazim. 4000 yil once madde varmiydi? ve insanoglundan once kavram ve de ifade varmiydi, diye?, ki buna mitolojik inanclarda dahil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-03-2009, 19:53
Saygideger arkadaslar;

471. ve 472. mesajlarim, asagiya alintisini verecegim, mesaj uzerine yazilmistir. Ne hikmetse, yonetici arkadas; bu mesajlarimi buraya tasirrken; bu mesajlarin neye karsi yazildigini, kendisine sormadigindan; mesaji da alintilamamis ve kosede-ki daha once de olmustu- ne idigu ve nerden geldigi belirsiz, iki mesajimi tasimistir. Bu durumu en azindan, tutarli hale getirmek icin, asagiya, yazmis oldugum mesajlara neden teskil eden ana makaleyi alintiliyorum. Ayrica, bu son iki mesajimin; neden asil makalenin altinda yer almayipta; neden buraya tasindiginin degerlendirmesinide; siz yazarlarin yorumuna birakiyorum. Bilim dergisinden alinti olarak yapilan mesaj asagidadir. Mesajlarimi yazmama neden olan bolum ise; bold olarak belirtilmistir.

Bugün, 01:17
dilaver
Yönetim Kurulu Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 6.244


Bilim ve Gelecek’in Mart sayısı bayilerde!


Darwin 200, Türlerin Kökeni 150 yaşında
DARWİN’İN
BİLİMİ VE DİNİ
Haluk Ertan, Rennan Pekünlü ve Alâeddin Şenel yazdı
Dünya görüşümüz ve Darwin / Düşünce dünyamızı değiştirdi /
Evrim Kuramı’na nasıl gelindi? / Darwin Sosyal Darwinci miydi?
Oğlunun kaleminden Darwin’in dini
“Bilimin İsa ile bir işi olamaz.” “Eski Ahit, Hinduların kutsal kitabından daha güvenilir değil.” “Doğanın tasarımı ile ilgili iddia, doğal seçilimin keşfiyle birlikte çöküyor.” “Sanırım, (yaşım ilerledikçe) Agnostik’in durumumu tanımlamaya daha uygun bir sözcük olduğunu söyleyebilirim.”


DOSYA: Kilise ve Evrim Kuramı
Darwin ve tasarım savının çöküşü / Katolik Kilisenin Evrim Kuramı konusundaki evrimi / Kilise ne kadar evrimleşti? / Yöntem farklı ama Darwin 150 yıldır Engizisyonda / Evrim ile Katolik Dogma’yı uzlaştırma çabaları



Ender Helvacıoğlu yazdı
Halkın inançları - Egemenlerin dini
Halkın tanrısı, vicdanların bir köşesinde durur; dünya işlerine pek karışmaz. Karıştırılması, kirletilmesi anlamına gelir ki ayıptır. Bu anlamda halk laiktir. Dindardır-inançlıdır, ama laiktir. Egemenlerin tanrısı ise, düzenin devamı için kurgulanmış bir araçtır. Egemenler ne dindardır ne de laik. Halkın inançları ile egemenlerin dini ustalıkla birbirinden ayrılmalıdır.

Mehmet Doğan’ın makalesi
İlk doğa filozoflarından kuantumculara
Madde kavramının 3000 yıllık tarihi
Madde, insanın mitolojik inançlar dışında düşünmeye başladığı andan itibaren evrenin açıklanmasında kullandığı ilk kavram. Önce madde ve enerji ile uzay ve zaman arasındaki ayrılık kalktı, daha sonra da maddenin ‘gerçekliği’ şekil değiştirdi.
Michael T. Klare’nin makalesi
Petrol fiyatları: Ne dilediğinize dikkat edin, gerçek olabilir!
Fiyatlar eninde sonunda tekrar yükselecek ve o gün geldiğinde, petrol fiyatlarındaki sıçrayışın yarattığı sorunlarla yeniden yüz yüze geleceğiz. Fiyatı ne olursa olsun ve ister yükseliyor ister azalıyor olsun, petrol üzerinde yaşadığımız dünyayı derinden etkiliyor ve bu etki 2009’da 2008’dekinden daha zayıf olmayacak.

Doç. Dr. H. Tuğrul Atasoy yazdı
Yazının insan bilincine etkileri
Dil, ses, jest ve mimikler birbirine bağımlıdır. Binlerce yıl önce birbirinden bağımsız olarak kimi toplumlar, bu ses, jest ve mimiklerle vücut bulup konuşulan dili, semboller kullanarak kopyalamaya, saklamaya ve iletişim aracı olarak kullanmaya başladılar. Ancak yazı yalnızca konuşmayı kopyalamaz; dil kullanımının doğasını da değiştirir.


Bilim ve Gelecek’in Mart sayısında dikkat çeken diğer makaleler
Öner Yağcı / Bir güzel insanı, Türkel Minibaş’ı yitirdik
Prof. Dr. Mehmet Dağ / Doğu İslam dünyasında Aristocular: Fârâbî
Prof. Dr. Oğuz İnel / Özgür irade üzerine: Bir yanılsama mı?
Gül Atmaca / Ortadoğulu kadınların acıyla dansı
Erdem Sönmez / Gramsci’yi yeniden okumak



Bilim ve Gelecek’in yeni sayısında ayrıca, Ali Nesin’le Matematik Sohbetleri, Yayın Dünyası, Satranç, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor.

Bilim ve Gelecek Dergisi


Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212-244 97 95 www.bilimvegelecek.com.tr
(Abone olmak için lütfen telefon ediniz)
__________________
http://dilaverkom.blogcu.com/


Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
02-03-2009, 23:32
büyyük fikir adamımız ve hürdüşünen filozofluğun kurucusu büyük yazarımız üstadı azam evrensel insan .büyük mücadele sonunda ismini ANA SAYFAYA .yazdırdı kutlu doğum haftası gibi kutlamamız ve tarihe not düşmemiz düşüncesiyle
site sakinlerine bildirmeyi bir borç biliyorum.
evrensele en büyük ödül vermemiz gerekiyor çünkü felsefe dalında bilinen bütün filozofların önüne geçmiş bundan sonraki ardıllarının önünü açmıştır.
her ne kadar benim gibi felsefeden anlamayan salaklar. ne dediğini anlamak için kebairül kamusu allameye bakmak zorunda kalsalarda bu durum onun yüksek ferasetine bir halel getirmeyeceğinden eminim(gerçi emin olsam ne yazar kamil olsam ne yazar sonu gönül yazar.)
hani demişya şair

''Yere düşmekle Cevher zayi olmaz kadri kıymetten.” hesap o hesap.
arkadaşlar elimizdeki filozofumuzun kıymetini bilin

evrensel-insan
02-03-2009, 23:50
Saygideger ozgur_beyin;

Senin gibi, nuktedan ve kultur yuklu bir bilgeden, boyle bir mesaj almak; beni ziyadesiyle memnun etti. Herseyden once bu ozel dikkatin ve dikkatinin sonucu olan durumu degerlendirisin, senin, dusunsel degerini bir kat daha artirmistir. Ayrica, gonul oksayici ve alcakgonulluluk yuklu sozlerin de taktire sayan. Tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
06-03-2009, 02:00
Saygideger arkadaslar;

"Gercek" kavrami; bilhassa Turkce dilinde; bir cok dusunce bulanimina yol acmaktadir. "Truth" temelli gercek ile; "real" temelli gercek; biribirinden cok farklidir.

Truth temelli gercek; herseyden once, bir inancin; inananin kendisine kanitlamasi icin kullanilir. Real temelli gercek ise; elle tutulur, gozle gorulur, ispat edilir bir gercektir. Odadaki kisileri sayarsiniz ve "bu odada 5 kisi var" dersiniz. Taki, odaya bir kisi girene veya bir kisi odadan cikana kadar bu gercek gecerli ve ispat edilir bir gercektir. Yalniz, goruldugu gibi; degisken ve gorecelidir. Sadece, o yer, o kisi ve o an icin gecerlidir. Gercegin karakteri onun degisken ve goreceli olmasidir.

Bunun disindaki bir gercekte; kisilerin; o anda icinde bulundugu, ve kendini lanse ettigi degerleridir. Yani, KISI KENDISINI NASIL LANSE EDIYORSA, O BIR GERCEKTIR.

Iste, kisileri olusturan bu kisilik degerleri onlarin ayni zamanda gerceklerini olusturur. Bu gercekler; kisinin ozgurlugu ve bu gerceklerin yasam ve iliskisini surmekte onun hakkidir.

Iste, gercek-saygi bagi; burada devreye girer. Farkin farkina varmak ne farki ayirmak ne de farki gormemezlikten gelmek anlamina gelen saygi kavraminin temeli budur. Bu anlamda saygi; kisinin kendi adina onemsedigi herturlu kisilik degerlerine, gosterilendir.

Cogu; gercekleri ya gormek istemez, ya carpitir ya da; kendi dusuncesine gore uyarlar. Bu yapilan, GERCEKLERE GOSTERILEN SAYGISIZLIKTIR.

Gercekler, ne kadar can sikici, uzucu, aci, vahsi, insanlik disi v.s. olsa; once o gercekleri gorebilmek gerekir. Iste gerceklerin gorulebilmesi; ancak gerceklerin oldugu gibi, yani o anki sunuldugu veya o anki verisi temelinde algilanmasiyla mumkundur.

Gercekler ancak; qua yanasiminin disaridan bakis acisi ve notr algisiyla mumkundur. Cunku amac,

GERCEKLERIN TARTISILMASI DEGIL; ORTAYA KONABILMESIDIR. GERCEKLER TARTISILMAZ, AMA NEDEN OYLE OLDUGU, DAHA ELVERISLI HALE NASIL GETIRILEBILECEGI v.s. TARTISILIR. TARTISILACAK OLAN; GERCEK DEGIL; GERCEGIN YANSISININ ORTAYA KOYDUGUDUR. Cunku, sonucta, kisisel degerlerin hepsi "truth" temelli gercek olup, birer, olumlu veya olumsuz; inanctir.

O yuzden "fact" ve "real" ve de "actual" temelli gercekleri, iyi algilayalim ve "truth" temelli inanca dayanan gerceklerden farkini gorelim.

Unutmamak gerekir ki; gercekler hem evrensel, hem kisisel; hem oznel, hem nesnel; hem somut, hemde soyuttur. O yuzdende, sabit gercek yoktur ve olamaz. Bilimsel gercekler bile, epistemolojiktir. Bugunku sartlarda gecerlidir. Yarin, o veri yanlislandiginda veya hukmunu yitirdiginde, gercekligini de yitirir.

GERCEKLER; DEGISKEN VE GORECELIDIR. BU TEMELDEKI GERCEKLER ISE; KAVRAMLARDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
06-03-2009, 02:14
Saygıdeğer Evrensel-insan
Apaçık bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim.
Truth u bilmem ,truth sizinde ifade ettiğiniz gibi görecelidir.
Real den vazgeçmem çünkü real benim inancım ya da kavramımın dışındaki gerçekliktir.
sevgiler

evrensel-insan
06-03-2009, 02:25
Saygideger aydoe;

Asil, ben tesekkur ederim. Aynen dedigin gibi. Mesela, senin kendini lanse edisinle; materyalist, realist, ateist, kemalist, devrimci, doktor, v.s. olman, SENIN GERCEKLERINDIR. Bunlar, bugunku sartlarda gecerlidir, degisir degismez; o sana baglidir.

Iste, benim bu gercekleri algilayip onlara saygi gostermem gerekir, ki benim algiladigim saygiyi sen biliyorsun. Ama bu demek degilki; ben; materyalizmi, realizmi, ateizmi, kemalizmi v.s. benimsiyorum. Iste, benim seninle dusunce olarak tartisabilecegim konular; yani seni sen yapan konulardir.

Iste, bu GERCEKLERI OLDUGU GIBI ALGILAMAK VE SAYGI GOSTERMEK; AYNI ZAMANDA DA; DUSUNCELERINI TARTISMAKTIR.

Aksi; benim, senin hak ve ozgurliklerine ve kisiligini kendi adina olusturdugun degerlerine empoze etmek; kisiligine satasmak olur ki; iste bu SAYGISIZLIKTIR. HAK VE OZGURLUKLERE TECAVUZDUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
06-03-2009, 02:34
Saygıdeğer Evrensel-insan,
Çok doğru benim varoluşumu ve gerçekliğimi algılamanıza çok sevindim.
Bende sizi algılayabiliyorum ve size saygı duyuyorum.
Bu müthiş bir bahtiyarlık anlamak olanı biteni ve saygıyla ,sevgiyle karşılamak yaşamı.

evrensel-insan
06-03-2009, 02:51
Saygidegr aydoe;

Bu, gerceklerin senden ve senin iradenden bagimsizligini algilamak oyle bir bilinc ki; bazan yeni bir gercegi tum ciplakligiyla algiladiginda; sanki yeniden dogmus gibi oluyorsun. Hem iliskilerin saygili ve saglikli; hem de yasamin ozguvenli ve kararli oluyor.

Cunku, hem sorun; hem cozum temelinde; ona gore dusunup davrniyorsun. Iste, dusunceyi dusunduren gerceklerin tum ciplakligiyla algilanmasidir. Zaten ancak algilarsan; gercekci davranabilirsin. Aslinda; bu terim, Turkiye'de bir de; objektiflik ile karistiriliyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
06-03-2009, 19:12
Bu, gerceklerin senden ve senin iradenden bagimsizligini algilamak oyle bir bilinc ki; bazan yeni; sanki yeniden dogmus gibi oluyorsun. Hem iliskilerin saygili ve saglikli; hem de yasam bir gercegi tum ciplakligiyla algiladigindain ozguvenli ve kararli oluyor.



Sevgili evrensel insan, gerçeklerin senin iradenden bağımsız olması mı yoksa senin bütün gerçeklerden bağımsız olman mı? Yoksa ikisi aynı şey mi?

evrensel-insan
06-03-2009, 19:28
Saygideger soda;

gerçeklerin senin iradenden bağımsız olması mı yoksa senin bütün gerçeklerden bağımsız olman mı? Yoksa ikisi aynı şey mi? -soda



Cok onemli ve canalici bir soru. Soyle cevaplayayim. Farkin farkina varma anlaminda iki turlu gercek vardir; birincisi mustakil var olan varlik olarak, bana ait gercekler; bir de benim disimdaki; her turlu gercek.

Aslinda; tum gercekler, biribiriyle iletisim icindedir. Oyuzden gerceklerin bagimsizligindan soz edilemez. Ama, gerceklere mudahele etme anlaminda olaya bakarsak; benim dusuncem; sadece kendi gerceklerime mudahele etmeyi bana onerir. Benim disimdaki gercekler; benim kontrolum, iradem ve varligimdan bagimsizdir. Ama, bir etkilesim icindedir.

Benim butun gerceklerden, bagimsizligim ise; mumkun degildir. Cunku, ben zaten, gercegin bir parcasiyim. Ama; dusunce ve davranista; insan olma ve insanlik sunmayan; tum soyut gerceklerden; arinmak ve onlara ihtiyac duymamak, benim yasam mucadelemdir. Kurdugum felsefede bunun uzerinedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
06-03-2009, 20:06
Saygideger arkadaslar;

Bazi "merakli" uyelerimizin, benim neden "D.O.G. Uyesi" olmadigimi yeteri kadar algilayamadiklarinin bilincindeyim.

Birincisi; bu benim dusuncemden kaynaklanan bir olgu degil. Sitenin tuzugune gore, d.o.g. uyesi olabilmek icin; antiteist bir dusunceyi yansitmak, bilhassa islam dinine inananlarla; kuran, ayet ve bilimum islami degerler temelinde; terim yerinde ise, didismek gerekiyor.

Eger, herhangibir uye; dine olan karsitligini, mumkunse; islami degerleride ortaya koyarak; yanlislamak ve curutmek ve bu degerlerin kendilerine gore gereksizligini ortaya koymazsa; bu gruba uye olamiyor.

Benim her konuya oldugu gibi; bu konuyada bakisim ayni; gercekleri algilamak ve saygiyla karsilamak. Sadece; o gercekleri veren dusunce ve onun davranisinin; insan olma ve insanlik sunmanin onundeki engelleri, ortaya koymak ve bu engellerden; once dusunce ve sonrada davranis temelinde, ihtiyac duymayarak arinmak. Bu temelde benim, bir birey olarak verdigim; bireysel mucadelem; hem insansal-evrensel koken ve temelde; hemde insanoglunun dogal veya giydirilmis dusuncesinin ctetolojik koken ve temelini gozler onune sererek; bu kokeni; neonatoloji temelinde; kokten yenilemek temelinde.

Bu baglamda; benim mucadelem; hem tanrisal zihniyetin, yani insandisi zihniyet olan; madde ve tanri arayis zihniyetinin; insana ve insan olmaya hizmet etmedigini; hemde emperyalist zihniyetin; insanlikdisiligini, ki ayrimci, erksel, cikarci, bencil, bireyci akilci v.s. ortaya koyarak; tum bunlarin birlestigi, dini mentaliteyi, ki kokeni erkeksel karakteristigin getirdigi, tanrisal ve emperyalist zihniyeti gozler onune serip; bizlerin ozde bir insan olarak, insanlik sunmak ve bu insan olma dusuncesini ortaya koyamamaktaki engellerimizi gozler onune sermeye calisiyorum.

CUNKU, INSAN OLANIN;HEM INSANDISILIGA, HEM DE INSANLIKDISILIGA IHTIYACI YOKTUR. Bu gercegin farkina varip, bilinclenip; insan ozune ve onun gereklilerine yonelmelidir. Bunu da; DOGAL DUSUNCENIN YONU VE YONTEMIYLE BASARMASI MUMKUN DEGILDIR. Yeni, bir dusunen ve dusunduren dusunce uretmek ve bu dusuncenin temelini atmak zorundadir. Tabi ki once; bilimsel olarak; dogal dusuncenin ctetolojik kokenini ve bunun evrensel sorununu ortaya koyarak, iste; benim yaptigim budur.

Insan biri ve butununun ve onun insanliginin; birey eliyle, bireysel temelden baslayarak, insansal-evrensel birliginin, butunlugunun ve beraberliginin saglanmasi; bunun icin; herturlu farkin fark gerceginin farkina varilmasi ve bir farkin diger farka ustunluk saglamamasi ve farklarin bir arada, taki insanoglunu, insan yapmayan tum farklar zamanla algilanarak ve ihtiyac duyulmamasi temelinde de; bu farklardan arinilarak.

En azindan; her farkin ortaya konabilmesinde; serbestdusunurluk bilincine eriserek. Benim mucadelem, once kendimle ve kendi dusunce ve davranislarimin insansal olmayan evrensel farklarinin elimine edilmesinde ve bu dusuncemi de; yasam ve iliskilerimde; hayata sunmamda.

Eger, benim bu hayata sunduklarimdan; ilgilenen, etkilenen v.s. olursa; onlarinda; kendi oz iradeleriyle, bu bilince erismelerinde yardimci olmakta. Tabiki; saygi ve gerceklerin algisi ve bilinci temelinde.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
06-03-2009, 23:18
"Aslinda; tum gercekler, biribiriyle iletisim icindedir. Oyuzden gerceklerin bagimsizligindan soz edilemez. Ama, gerceklere mudahele etme anlaminda olaya bakarsak; benim dusuncem; sadece kendi gerceklerime mudahele etmeyi bana onerir. Benim disimdaki gercekler; benim kontrolum, iradem ve varligimdan bagimsizdir. Ama, bir etkilesim icindedir. "


Sevgili evrensel insan, bu anlatımlarınız zaten içinde bulunduğumuz verili gerçeklerdir.
Yani halihazırda hepimiz böyle bir gerçeklik içindeyiz.
Burada aslolan bu verili gerçekliğin yırtılıp aşılabileceğinin mümkün olup olmadığıdır.
İşte mistizm buradan kendine yol bulur.
Gerçekçilik, hakikat arayışına cevap değildir.
Hakikat arayışı içseldir. Adeta bir içgüdü gibidir. Öyle olmasa idi dünya binlerce yıldır dinlerin milyarlarca insana hükmedebildiği bir dünya olmazdı.
Nedir bu milyarlarca insanı peşinden koşturan içsel arzu?
Bunun "gereksizliği" sadece öznel yargımızdır ama insanoğlunun baskın bir şekilde dinlerin etki alanına girmesi bana fazlasıyla insansı bir davranış olarak gelmektedir.
Bu durum da bir realitedir. Bunu reddersek sizin bahsettiğiniz anlamda da realiteden koparız.

Kısacası bu durum bana sizin bahsettiğiniz gibi bir "soyut gerçeklik" olarak görünmüyor.

Sevgiyle kal.

evrensel-insan
06-03-2009, 23:50
Saygideger soda;

Iste, o yuzden ben; yazilarimda:

Insandisi-insan
Tanrisal-insansal
inanc-dusunce
bireyci akilcilik-bireysel zeka
dogal dusunce-dusunduren dusunce
toplumsal-bireysel
kisisel-evrensel
emperyalist-insani
insanlikdisi-insanliga yakisan
insanoglu-insan
bilim-epistemoloji
olum, dogum-yasam
alisilagelmislik-bilinc
dunyadisi-dunya
ctetology-neonatology
ilk, son-olusum-degisim-donusum-baskalasim
monizm, dualizm-trioloji
madde, dusunce-kavram
insanustu-insanla sinirlilik
ayrim-fark
ve daha henuz aklima su an gelmeyen alternatifleri, felsefem temelinde sunuyorum.

Ayrica soyut gercekligi, tanriya; somut gercekligi de maddeye ozdesleyen insanoglunun, zaten kendisine yer kalmiyor.

Oyuzden en aci olan; INSANOGLUNUN VAR OLMAMASI.

Sadece, degerlerin, fikirlerin, soyutlarin, somutlarin, toplumlarin, ulkelerin, geleneklerin, ayrimlarin, devletlerin, ulkelerin, izmlerin, bilimin, felsefenin, iliskilerin, acilarin, katliamlarin, iskencelerin, isgallerin, dogrularin, iyilerin, yanlislarin, kotulerin, ve saymakla bitiremeyecegim olgularin var olmasi

Peki; insanoglu nerde soylermisin? butun bunlar onun urunu ama urunu uretenin kendisi ortada yok. INSANOGLUNUN hem tek hem de bir tur ve iki fiziksel goruntu farki olarak KENDISI NERDE?

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
07-03-2009, 01:44
Evrensel hocam;

5 kurusluk bir akilim kaldi, onunla idare etmeye calisirken,
Senin köseye takildim mi oda elden gidiyor...
Sonra basliyorum kaybettigim 5 kurusu aramaya...:)

Bu ne kadar cok bilim dali, su ctetolojimidir nedir, o ne demek?
Bir aciklarmisin?

Saygilar.

evrensel-insan
07-03-2009, 01:54
Saygideger cigi;

Istersen once, bu kosedeki 393 nolu mesajimi oku ve okuduktan sonra; sormak istedigin bir yer varsa, o zaman sor.

Ctetology'nin sozluk anlami; "elde edilmis karakteristiklerin kokeni ve gelismesi" demek. Bende; dogal dusucenin ctetolojisini ve bu kokenin evrensel sorununu ortaya koyuyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
10-03-2009, 00:19
Sayin evrensel-insan hocam;

393 no lu iletini okudum. Daha sonra tekrar aratirmaya basladim.
Bula, bula Cetology bilim dalini buldum.
Sen kelimedeki harf dizilisinde bir yanlislik yapmis olmayasin?

Saygilar.

evrensel-insan
10-03-2009, 00:30
Saygideger cigi;

Ctetology; kelimenin ingilizce yazilisidir. Turkiye de bilindigini zannetmedigim icinde; herhangibirisinin bu kelimeyi tercume ettigini veya herhangibir yerde, bu kelimeden bahsettigini zannetmiyorum. Ama anlami su; "Elde edilmis karakteristiklerin, kokeni ve gelisimi. Yani; konu ne olursa olsun, onun bir elde edilmis karakteristiklerinin kokeni ve gelismesi var. Benim, ctetology'i uyguladigim alan ise; evrensel dogal dusuncenin elde edilmis karakteristiklerinin kokeni ve gelisimi, ki ben bu konuyu; siteye girdigimden beri isliyorum.

Yani X ve Y ki bu konuda cok yazilmis yazim var. Aslinda sanslisin. Cunku; bu iki harfle ilgili ne kadar yazi yazdiysam, baska basliga, hepsi buraya tasindi. Oyuzden; dogal dusuncenin; ctetologic yapisi hakkinda, fikir sahibi olmak istiyorsan ve elde edilmis karakteristiklerini merak ediyorsan; bu kosede, cesitli iceriklerde bulabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
10-03-2009, 00:37
Tamam evrensel hocam;

Vakit buldukca okumaya calisacagim bu konudaki yazilarini.

Saygilar.

evrensel-insan
10-03-2009, 01:05
Saygideger cigi;

Okudukca, bana da bu kosede bildirirsen, okudugun konu uzerinde daha detayli da, yazisabiliriz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
11-03-2009, 01:22
Saygideger arkadaslar;

Insanoglu tarihi; kendisi icin; ta ki Nihilizm'in ortaya cikisina kadar; tek olarak algilanamamis ve degerlendirilememistir. Insanoglunun, bir tek uyesi olarak; ortaya atilisinin ve degerlendirilisinin tarihi, 20. yuzyildir.

Bugun, insanoglunu; toplumsal boyunduruk altinda tutan; tanrisal ve dinsel yanasim; artik dunyada; bireysel algilanabiliyor ve bu konuda serbest dusunurler cikabiliyor olmaktadir.

Milliyet konusu ise; ilginc bir konu ve boyunduruktur. Bugun yeryuzunde; henuz milliyetin bireysel bir algisi yansiyamamaktadir. Bunun ilk nedeni; milliyetin vatan ile yani cografyayla ozdeslesmis olmasidir. Yani; bir birey, dunyanin neresinde dogarsa dogsun, dogdugu yerin toprak parcasinin bir uyesi olarak dogmakta ve otomatikman o cografyanin; vatandasi temelinde; kimligini boyunduruk olarak takmak zorundadir.

Henuz insanoglu; milliyet konusunu; din gibi; bireysel bir temele indirgeyememistir.

Burdan iki sonuc cikar. Birincisi; bireye verilmek istenen milli icerigin; milliyetcilik dusuncesi ve o dusunceyi savunu mekanizmasi

Ikincisi; toplumsal olarak ve bireyin toplumun bir parcasi olarak ve de vatandas olma vasfiyla; o verilen milliyete ve milliyetcilige dusunce ve davranista sahip cikmasi. Askerlik kurumu, bu tur bir yanasim icin bicilmis kaftandir. Ki savaslarida zaten askerler yapar.

Bugun bir bireyin; vatandasliginin kimligini degistirme, hatta ikileme-ucleme hakki vardir. Birey isterse, kanuni temelde bu hakkini kullanabilir. Fakat, birey, henuz yasam ve iliskilerinde; vatandas olmaktan bagimsiz degildir ve olamaz. Insanoglunun dogal dusunce yapisi henuz bu boyundurugu asamamistir. En azindan; her birey, mutlaka ya kendi secimi olan, ya da dogdugu cografyadan gelen bir vatandasliga bagimli olmak zorundadir. Bu onu bir millet sahibi yapar.

O milletten kendisini sorumlu tutmasi ve o millet adina ve lehine bir savunucu dusunce uretmesi de; bireyi milliyetci yapar. Eger, birey milliyetini; milliyetcilik duzeyine tasimiyorsa; burada bireyi bekleyen bir tehlike yoktur. Ama, sistemin ve ulke sartlarinin zorlamasina maruz kalabilir.

Bunun disinda; bir bireyin; din gibi, tanri gibi; milliyet kavramindan da ozgur olabilecegi; ve bu konuda serbest dusunur olabilecegi; belki milliyetcilik konusunda mumkun olsa da; vatandaslik konusunda pek mumkun degildir.

Nedeni; MILLIYET HENUZ BIREYSELLESEMEMISTIR. HALA EVRENSEL BIR AYRISTIRMANIN-TOPLUMSAL, ULKESEL, COGRAFYASAL-BIR PARCASIDIR. Dogustan verilen veya sonradan bireyin kanuni haklari ile ikilenen veya degistirilebilen; bu soyut inanc; hala gecerli ve gercekligini korumaktadir.

Bu konuda da; en acisi; emperyalist, tanrisal ve dini kokenli ayrimci dogal dusuncenin; iktidarlarin elinde oldugu ve onlarin toplumlara nazaran; daha evrensel dusunur ve davranir oluslaridir.

Oyuzden; milliyetin ve milliyetciliginde; ne oldugu, nasil ortaya atildigi; nasil bir ayrimci temelli dogal dusuncenin temel ve en buyuk savunucularindan oldugu ve bunun nasil da emperyalist zihniyetin elinde bir koz oldugu v.s. de iyi dusunulup, nedenlenip, sorgulanip, irdelenmelidir.

Cunku; milliyet ve inancinin kaliciligi; insan ve insanligin onundeki din ve tanri kadar onemli bir inanc ve engeldir.

Ben, bireysel olarak; milliyet konusunda da, bir serbest dusunurum. Gercekci oldugum icinde; bu konudaki hassasiyeti dile getirmeyi her zaman kendime gorev bildim. Oyuzden; milli kokensel farklarin farkinda olmak ama hicbir farki ustun kilmadan ve yok saymadan ve de biribirinden ayirmadan; milli farklarin evrensel butunlugunu ve birligini beraberlik temelinde korumak.

Bunu basarabilmek demek; herseyden once, soros'un mikroayrimci politikalarinin farkinda olmak ve tuzagina dusmemek demektir. Aksi; bu milliyet inancinin; belkide dini inancin actigi yaradan, daha derin ve aci olacaginin kacinilmaz oldugudur.

Evet, bu boyunduruktan kurtulamiyorsak; o zaman; herkeste bu boyundurugun oldugunu gorelim ve kendi boyundurugumuzu, baskalarinkinden ayirmayalim veya yuceltmeyelim. Sadece tasiyalim ve tasiyanlara da saygi duyalim. Ama "benim ki senden ayri, iyi, guclu v.s. "yarisina ve oyununa dusmeyelim.

Evet; "dogum benim elimde degil; benim dogdugum cografyaya ben ad da vermedim, ben dogacagim cografyayi da secme hakkina sahip degilim. Bu ad, ben bu cografyada dogdum diye ustelik bana sorulmadan verildi."

Iste orda kalsin. "Ben ....im" ile konu kapansin. Bu nu fark ayrimina, savasima, ustunluge ve mucadeleye tasimayalim "sen de ....sin" saygiyla karsilayalim.

Cunku, bu inanc hala insanoglunun dogal dusuncesinde; toplumsal bir yere sahiptir. Birey olarakta; bireye verilen bir veridir. Her birey, kendi verisiyle yetinir; baska bireylere verilen farkli verileride algilar ve saygiyla karsilar; gercekliginin farkina varirsa; ne kendi verisini one cikarir, ne baskasinin verisini kendi verisine donusturmeye ugrasir, sadece kendi verisinin farkini dahil; diger veri farklarini da; bir butunluk altinda korur ve kollar. Ya da; soros,un mikroayrimci oyununa gelir ve veriyi yasam ve iliskisinde savasa donusturur.

Bu milli inanctaki iki secenek; antiayrimcilik mi?, mikroayrimcilik mi? ki maalesef ne bunu ortasi nede ucuncu bir sik mumkun ve gercekci degildir.

Tabi eger; bu milli inanc sahipleniliyorsa; eger bu konuda serbest dusunurseniz, zaten sorun yok. Sizlere, en guzel rehber ise; miliyetin, bilimsel bir temeli olmayisidir. Bu bilhassa bilimsel dusunce ureten arkadaslarin, almasi gereken yoldur.

Bilimsel dayanagi olmayan bir inanci, milliyet inancini neden tasiyoruz? Tabi "bunu neden savunuyor ve bunun icin neden savasiyoruz" da; milliyetciligin inancsal sorusudur.

MILLIYET SOMUT BIR VERI ISE; MILLIYETCILIK TAMAMEN SOYUT BIR VERIDIR. BU SOYUT VERIYI; ONCE DUSUNCEMIZDEN ATMALIYIZ. Cunku, somut ta soyut da olsa inanctir ve inancin herturlu insandisi ve insanlikdisi ozelliklerine sahiptir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-03-2009, 07:49
Saygideger arkadaslar;

Ingilizcede "heresy" kelimesinin Turkce karsiligini asagida veriyorum.

dalalet
heresy- aykırı düşünce
heresy-hakim olan felsefi veya siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce
heresy- hâkim olan felsefi/siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce
heresy- dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce

Bundan sonra, mumkunse evrensel-insan'in mesajlarini okuyup algilamaya calisirken; yukaridaki aciklamalari, mutlaka goz onune aliniz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-03-2009, 18:18
Saygideger arkadaslar;

Bir dusuncenin, aykiri, yani alisilagelmis, dogal, dogru, normal v.s. olabilmemesi icin; Kullanimbilimin-Pragmatizm- evrensel kullanimbilim isaretlerini, yani X ve Y yi, ortaya koyabilmesi gerekir. Dusuncenin aykiriliginin temel ve kokeninin altinda; ctetolojik kokenin, tamamen ortaya konabilmesi yatmaktadir. Aykiri dusuncenin, kullanim biliminin otesi dusunce tarzini bir kac cumleyle soyle izah edebiliriz.

ZITLIKLAR DISI-IKILEM OLMAYAN
IKILEM DISI-UCLEM
NOKTALAMA DISI-CIZIMSEL
USTLEME DISI-YANLAMA
POZITIF DISI-NOTR
ICERDENLIK DISI-DISARIDAN
SAHIPLIK DISI-OZGUR
CTETOLOGY DISI-NEONATOLOJI
SAVUNU-RED EDIS DISI-ORTAYA KOYUS
X VE Y KULLANIMBILIM DISI-EVRENSEL SORUNUN ORTAYA KONUMU
INANC, DIN, TANRI, MILLIYET, IDEOLOJI KULLANIMBILIM DISI-SERBEST DUSUNCE

Bu listeyi gerci uzatmak mumkun. Yalniz, insanoglunun tarihinde ilk defa X ve Y nin, evrensel kullanimbilm isaretlerinin oldugunu ilk defa bir makale de, hemde bundan 9 gun once, 04/03/2009 tarihinde resmi olarak "Kuramsal Aykirilik" adi altinda anlatimi; dunya tarihine tanistirilmistir. Bu makale ingilizcedir. Ileride tercumesini yapmaya calisacagim. Simdilik sadece linkini veriyorum. Ingilizce bilen yazarlar, makalenin "universal pragmatics" bolumunden okuyabilirler.
Pragmatigi ilk ortaya atan, fakat hic kitap yazmayan ve sagligida da fazla taninmayan babasi:C.S.Pierce'dir. Kendisi belkide en buyuk Amerikan filozofu olarak tanitilmaktadir. Pragmatigi asil dunyaya tanitan, John Dewey'dir.(1859-1952) Systematik pragmatigi-kullanimbilim-felsefenin tum dallarina;epistemoloji, metaphysics, ethics ve aesthetics tasimistir. Daha sonra, Richard Rorty (1931- ), neo-pragmatizmi ortaya atmistir. Linkini verdigim makalede ise, ilk defa; "universal pragmatics"-evrensel kullanimbilimler-basligi altinda, X ve Y tanitilmaktadir.

Anlasildigi kadariyla, makaleyi yazan, evrensel kullanimbilimi ortaya koyabilmis, ki qua felsefesi yanasimiyla, ama; henuz disina cikamamistir. Bunu da, makaleyi veren site basliginin "speculative heresy", yani kuramsal kullanimbilim olusundan algilayabiliyorum. Artik rahatca, bu konuda; evrensel kullanimbilimi, sadece ortaya koymakla kalmayan, ama bunun bir sorun oldugunu da; evrensel kullanimbilimdisi ve bilimsel temelde bir aykiri dusunce sekillenisi ile; resmi olmayan kaynaklara gore ilk defa bu sitede ortaya koyanin evrensel-insan oldugunu rahatca soyleyebilirim. Bu konudaki; aykiri dusunceleri ve kullanimbilimi ileride, daha detayli verebilirim. Iste makalenin linki.

http://speculativeheresy.wordpress.com/2009/03/04/definitions-on-universal-pragmatics-uni-versality-universion-performativity-presentation-and-non-sufficiency/

Konu basligi "universal Pragmatics" ikinci baslik.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
15-03-2009, 19:17
Sevgili evrendel hocam;

Son yazilarin icin olumlu elestirilerde bulunmak istiyorum.

Yazilarin daha anlasilir olmaya basladi.Biraz da kisa paragraflar kulanabilirsen, sanirim daha iyi anlasilir olacagini düsünüyorum.

Yurt disinda uzun zamandir bulunarak, diger dillerin gramer yapisina alisanlarin Türkce yazilarinda zorluklar cekmesi cok dogal. Cünkü ayni problemi bende yasiyorum. Dolayisi ile senin yazilarinin ifade zorluklarini anliyorum fakat ne yazdigini anlamak istiyorum. Buna birde klavye degisikligi eklendimi, ince ele ( … ) cok dokuyoruz iste anlayacagin gibi.

Bazen konusurken bile takilip kaliyorum. Aküsü bitmis araba gibi.:D

Üslubuna kesinlikle elestiride bulunamam fakat bu düsüncelerime olumlu yaklasirsan sanirim diger arkadaslarimizda, yazilarinda ne ifade etmek istedigini anlayacaktir diye düsünüyorum.;)

Atatürk; Türk Dil kurumunu kurduktan sonra bu kurum horul, horul uyumustur ve hala uyumaya devam etmektedir.

Güzel, zengin Türkce’miz diyerek insanlarimizi bu konuda dahi kandirmaya kalkarlar. Dilimizin gramer yapisina bir sey diyemeyecegimizi düsünüyorum fakat 110.000 civarinda olan kelime hazinesi ile 900.000 nin üstünde kelimesi hazinesi olan dillere karsi ciliz kaldigini düsünüyorum.

Dolayisi ile bizlerin isi gercekten zor be sevgili evrensel-insan. Kimi gurbetci der, kimi alamanci, buralarda hala yabanci… Istersen 5 tane degisik pasaportun olsa ne oluyor, ne degisiyor ki?

Iki arada, bir derede kalarak her seyi ile Anadolu kökenli oldugumuzu unutmamaya cabaliyoruz…

Cabalamaya, cirpinmaya devam ediyoruz evrensel hocam.

Saygilar.

evrensel-insan
15-03-2009, 23:21
Saygideger cigi;

Belirtmis oldugun oneri ve goruslerin icin tesekkurler. Su kadarini soyliyeyim. Ben, bireysel olarak dile cok onem veren birisiyim. O yuzden, benim, hem yazi hemde konusma dili olarak kullandigim Turkce'yi degil Britanya da; Turkiye'de bile kullanani zor bulursun.

Ustelik, benim dil kullanimimin yapisi hic bozulmamis, hem yazi dilim hem de konusma dilimin bunyesinde, yabanci karisimi bile bulman mumkun degildir.

Dilin algilanamamasinin nedeni ayni dili konusmamaktan degil; konusulan ayni dilin; yazilan farkli bakis acisindan kaynaklanir. Benim dusuncemin temeli de, aykiri dusunce olduguna gore; hangi dil olursa olsun, normal ve dogal dusunce bakis acisiyla, benim yazdigim aykiri dusunce dilini de, algilamak; pek kolay degildir. O yuzden, benim yazdiklarimi algilamanin sorunu; Turkce dili degil; konuya bakis acisidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
17-03-2009, 16:34
Sevgili evrensel insan, düşünce ve aykırı düşünce üzerine neredeyse akademik diyeileceğimiz yazılarınız var. Peki "düşüncesizlik" üzerine ne söyleyebilirsiniz?

Not: Burada gerçek kelime anlamı ile "düşüncesizlikten" bahsediyorum, yoksa "düşüncesiz adam !" ifadesinde kullanıldığı biçimiyle değil.

evrensel-insan
17-03-2009, 17:52
Saygideger soda;

Dusunme yetisi; insanogluna dogustan gelen bir yetidir. Bu yeti, beynin dusunme ozelliginin;dusunce uretimiyle saglanir. Dusunce uretiminin adi da; kavramdir.

Herhangibir dusunme yetisinin, dusuncesine verilecek sifat ise; tamamen subjektif, ozel ve verenin algisi dogrultusundadir. O yuzden de degisken ve gorecelidir. Oyuzden, dusunce hakkinda belirtilecek herhangibir sifat; belirtenin algisidir. Bilhassa, dusunce uzerine kullanilacak olan "dusuncesizlik" sifati; hem dusunce gercekligine ters duser, hemde; bu sifati kullanana gore "dusunulmemesi gereken" anlamini tasir. Sadece, bu sifati kullananin bir algisidir ve sadece onu baglar. Dusuncesi "dusuncesizlik" olarak, degerlendirileni, baglamaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
17-03-2009, 18:40
Sevgili evrensel insan, düşüncesi düşüncesizlik olan kişi veya düşünmeyi hiç düşünmeyen kişi "farkındalık" için hazır olan kişidir.
Çünkü bütün düşünceler subjektif ve gerçeği bölücüdür.
Yalnızca "düşünmeyenler" objektif ve bütünleştirici bilgiye ulaşabilirler.

Öyle ya da böyle,
evet ya da hayır,
şudur ya da budur

şeklinde yapılan bütün açıklamalar düşüncenin gerçeği parçalayan girişimleridir.


Sevgiyle kal.