Aynı saçmalığı bir kaç yıl evvel sabah haberlerinin sonunda stv'de dallama bir spiker de anlatmış, okkalı bir küfürü yemişti benden.
Bu teistler neden bu kadar meraklılar kendi komplekslerini bir nebze hafifletebilmek için ünlü bilim adamı ya da düşünürleri kullanmaya. Falan müslümanmış, falan altmışından sonra müslüman olmuş, falan düdüklü tencereye taparken son nefesinde Allah'ı bulmuş falan fişman...
Çatlasanız da, patlasanız da, ölseniz de, geberseniz çap sahibi bilim adamı ve düşünürlerin ezici çoğunluğu non-teist. Her türlü araştırma, hatta sizin gözlemleriniz dahi eğitim seviyesinin arttığı yerde inancın azaldığını, bu seviyenin düştüğü yerde de inancın o derece hakim olduğunu gösterir. Haa, bunu bildiğiniz için bunun acısını duymamak, bunu görmezden gelebilmek, cahil halk yığınlarını kekleyebilmek için bu yollara sapıyorsunuz.
Sayıca çokluk mevzu bahşs olduğunda teist iki yüzlülüğü girer devreye, sayıca çokluk hani anlam ifade etmiyordu diye sorarlar. Biz hristiyanlar, biz müslümanlar bilmem şu kadarız, siz mi akıllısınız diye devam ederler.
Beyler bayanlar, nitelikli bir nüfustan bahsediyoruz. Bu elbette bir ölçüttür. Velhasıl kelam bilim ve felsefeyle içli dışlı oldunduğu oranda inançtan uzaklaşılıyor. bunların esamesinin okunmadığı yerde ise inanç hakim oluyor. Var mı itiraz edebilecek? Var mı aksine dair tek örnek getirebilecek (Flew öpmesin ama sizi, dikkat edin. Adam deist bile olsa kına yakmadan evvel düşünün, deizm nere teizm nere?)? Var mı falan toplum inancı kuvvetlendikçe bilimde ileri gidiyor, felsefeyi bir adaım daha ileri taşıyor diyebilecek?
Konu mu sapıyor? Einstein'e (aslında o ya da başkası çok da önemli değil) iftira atılırken sessiz mi kalalım yani?