Peygamberlik, Insanoglunun Bir Akilli Tasarimidir
Saygideger arkadaslar;
Herseyden once bu basligi "Politika" bolumunde acmamin nedeni; Peygamberlerin; hem kisisel cikarlari hem de bu cikarlari ortaya atanlarin duzen sistem ve onun olusturulmasi cikarlariyla bagi olmasidir.
Peygamberlik; oyle bir muessesedir ki; bu muessese ancak insanoglu aklinin, "cikar akilciligi" temelindedir.
Peygamber kimdir? Peygamber; kendisini hitap edecegi toplum ile; bir insanoglu ustu guc arasina koyan, sirf kendi ve temsil ettiklerinin cikari temelinde, hitap edecegi kitleye, ettigi hitabi insanustu guclerin bir emriymis/iletisiymis gibi nakleden ve akillica; kendisini tum sorumluluklardan bu sayede muaf tutan, siyiran bir anlayistir.
Ne guzel bir senaryo degil mi? Herseyi; kendiniz ve sizi yonlendirenler icin yapiyorsunuz, ama tum bu yaptirimlarin; sizin degil de; insanoglu ustu bir gucun emri/istegi oldugunu soyluyorsunuz.
Birincisi; cok rahatsiniz, hem istediklerinizi elde ediyorsunuz, hem de olurda bir "aksilik cikarsa" "ben ne yapayim, ben elciyim; emirler/direktifler insanoglu ustu bir gucten geliyor, ben de sizin gibi onun bir kuluyum" deyip; sorumlulugu ustunuzden atiyor ve siyiriyorsunuz.
Hem sonsuz bir istem/arzu yerine getirmeyi uygulamaniz icin onunuzde bir engel kalmiyor; hem de bu uygulamalari siz degilde, insanoglu ustu guclerin istemi/emri olarak lanse ediyorsunuz.
Arkadaslarim, bugun; bilhassa 21. yuzyilda, bu yazilanlarin bilincine varmis olan insanoglu; piyasaya cokca peygamberler surmekte, ama; bunlari eskisi gibi lanse etmemektedir.
Soyle dunyaya bakin ve bir dusunun. Bu durumda olan cok insan goreceksiniz. Kimler mi? Birincisi ve basta; peygamberi, peygamber yapan kitaplari; kendi insiyatifiyle tercume ederek kendine gore degistirenler. Bu degisimi de; sanki kitapta yaziyormus gibi gosterip; aslinda kendi istemlerini topluma iletenler.
Bence, tum dinin tarihi bu temelde islemistir. Her tarihte yer almis sahsiyet; kendi istemini, kitapta yazar gibi gostermistir.
Ustelik; kitapta yazanin; tarihin gelismesine gore; hangi kisminin one cikacagi; hangi bolumune vurgu yapilacagi da; bu temelde gelismistir.
Gunumuzun; Said-i Nursisi, F. Gulen,i H.Yahya'si ve tarihteki bilimum din uzerine un yapmis kisilerin unu; bu temele dayanmaktadir.
Bunun en guzel yerlesmislik ornegini, toplumumuzda da gorebiliriz. Birsey yapip, baskasini suclamak, yani "ben Ali'nin yalancisiyim. Beni Ali boyle yapti, Bu olayda benim kabahatim yok, tum suc Ali'nin, Ali'nin yuzunden, boyle oldu" v.s. temelli yanasimlardir.
Iste bu peygambervari yerlestirilmis yanasim; hem toplumumuzun, bir sorunu; hem de bunu kendi kisisel ya da yonlendirilen temelli cikarlarin bir "kazancidir"
Ne bu soruna, ne de bu kazanca; izin vermemek ise; birey olmak ve birey bilincini almaktan gecer. Cunku birey, herseyi sorgulayabilen bir bilince sahiptir. Bu bilinc; hem onu insanlastirir, hem de bu tip peygambercilik oyunlarina gelmez ve kendi de peygambercilik oynamanin insanliga ve kendine nasil bir zarar verdigini gorur ve algilar.
Oyuzden, oynanmis olan; oynanmakta olan ve oynanacak olan; tum peygambercilik oyunlarina karsi; bilincli olalim ve oyuna gelmiyelim. Cunku bugune kadar insanoglunun bu tarihsel oyuna gelisi yeterde artar bile.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|