Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 12-09-2005, 19:23
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart Peygamberlik Delilleri:

-O'NUNLA AYNI DAVAYI GÜDENLER
Davalarını mucizeleri ile tasdik ettiren değişik zaman ve yerde yaşamış birçok peygamberin onunla aynı davayı gütmüş olması
-TEVRAT VE İNCİLİN İŞARETLERİ
Tevrat ve incil gibi semavi kitapların birçok işaretleri (Hüseyin-i Cisri "Risale-i Hamidiyesinde" yüzondört işareti o kitaplardan çıkarmıştır. Tahriften sonra bu kadar bulunsa elbette daha evvel çok tasrihat varmış...
-KULLUĞU
Herkesten fazla Allah'ın yasaklarından sakınması ve kulluğu... İbadetleri geceleri ayaklarının altı şişene kadar yapması.
-DÜŞMANLARIN BİR ANDA DOST OLMASI
O'nu öldürmeye gidecek kadar düşman olanların onun yanına vardıklarında bir anda onun için canını feda edecek kadar değişip müslüman olmaları.
-EL-EMİN
Dost ve DÜŞMANLARININ tasdiki ile emin (Doğru sözlü ve güvenilir) olması..Peygamberlik geldikten sonra düşmanları olan Mekke müşrikleri O'na yalancı demeyip cinnet geçirmiş diye itham ettiler
-ORTADA OLMAZ
Kuran'ın Hz Muhammed tarafından uydurulduğunu iddia etmek, haşa onun en büyük sahtekar olduğu manasına gelir ki bu ve bunlar gibi yüzlerce vakıa ile taban tabana zıt olduğu gibi Mekke müşrikleri bile böyle bir iddiada bulunma cüretini gösterememişlerdir. Yani ya en aşağıda olur ya da en yukarıda olur. Ortada bir yerde olamaz. En aşağıda olduğunu en azılı düşmanları dahi söyleyemedikleri gibi 14 asırdır incelenen hayatı bunu tamamen reddetmektedir. Öyleyse en yukarıdadır. O Allah'ın Elçisidir.
-TEREDDÜT ETMEDİ
O kadar engeller ve sıkıntılar karşısında kendinden emin ve tereddütsüz olarak davasını savunması. Hiçbir tereddüt eseri görülmemesi. Yakınında bulunanlar ve düşmanları onun tereddüt ettiğini hiç görmediler.
-TUTTUĞU ORUÇLAR
Senenin birçok gününü o sıcak Arabistan çöllerinde oruçlu olarak geçirmesi.
-O'NA EMREDİLEN NAMAZ
Gece yarısı kılınan ve insan nefsine en ağır gelen teheccüd namazının kendine mahsus olarak Kuran'da emredilmiş olması ve ömrü boyunca bu namazı kılması...
-KAVİMLERİN KISA SÜREDE ISLAHI
Vahşi ve adetlerine mutaassıb inatçı muhtelif kavimleri çok kısa bir sürede adet ve vahşi ahlaklarından temizleyip dünyanın birçok yerine muallim olacak düzeye ve olgunluğa getirmesi...Şu an yüzlerce profesör ve fikir adamı Arap Yarımadası yada benzeri bir yere gidip yüz sene çalışsınlar acaba o zatın bir senede yaptığının yüzde birisini yapabilirler mi
-AY VE GÜNEŞ
Davasından vazgeçmesi karşılığında Kendisine yapılan para, başkanlık ve kabilenin en güzel kızı teklifine;
"Bir elime Ayı bir elime Güneşi koysanız ben bu davadan vazgeçmem" şeklinde cevap vermesi...
-KUR'AN O'NUN SÖZLERİNDEN ÇOK FARKLI
Kur'an ayetlerinin onun sözlerine benzememesi. En âmi bir insan bile Kuran'ın onun sözlerinden ne kadar farklı olduğunu görmektedir
-ABESE SURESİ
Kuran'da kendisini azarlayan ayet bulunması (kendi sözü olsaydı buna niçin gerek duysundu)
-AYETLERİN İNİŞİ
Ayetlerin birçok zaman belli bir sıkıntı devresi yaşandıktan sonra inmesi (halbuki kendi sözü olsa idi sıkıntıyı çekmeden direkt ayeti söylerdi işi çözerdi.)
-"FAKİRLİĞİMLE ÖVÜNÜRÜM"
Hadisi şerif kendisinde hem peygamberlik hem de devlet reisliği gibi iki en önemli hakimiyet unsuru varken yani kendisine saraylar yaptırabilecek hakimiyette iken hasır üzerinde yatması, hanesine üç gün üst üste buğday ekmeği girmemesi, hatta bazen açlıktan karnına taş bağlaması...
-BIRAKTIĞI MİRAS
Senelerce toplumun bütün hakimiyeti elinde olan bir kişinin bıraktığı miras olan: Üzerinde Muhammedün Resulullah yazan gümüş bir mühür, birkaç parça silah bir beyaz katır dahi O'nun Allah'ın Resulü olduğunu kanıtlar.
-EVLİLİKLERİ
25 yaşına kadar bekar kalıp, sonra yaşlı ve dul bir bayanla o ölünceye kadar tek eşli yaşaması. Eşinin vefatından sonra çocuklarıyla yalnız kalmasına rağmen senelerce dul kalması. Bundan sonraki evlilikleri ihtiyarlık dönemlerine rastlar ki, cinsel bir amaç güttüğünü iddia etmek insafa sığmaz.
-DÜNYA SULTANLARI EVLATLARINI YÜCELTİRKEN
Kızı Fatıma'ya; "Ey Fatıma, peygamber kızıyım diye güvenme kıyamet günü ben bile seni kurtaramam." Diye buyurması...
-ZEKAT ALMASI YASAKTI
Zekat almanın kendisine ve yakın çevresine yasak edilmiş olması.
-KURANDAKİ İSİMLERİ
Kur'anda diğer peygamberlerin isimleri yüzlerce kez geçtiği halde kendi ismi iki yerde geçmektedir
-EN YAKININDAKİLERDEN EN KÜÇÜK KUŞKULU BİR SÖZ GELMEDİ
Başta hanımları olmak üzere onun hayatını en yakından inceleme fırsatı bulan, sayısız haline vakıf olan, değişik fıtrat ve ahlaktaki insanlardan onun aleyhinde kuşku ifade edebilecek bir söz gelmemiştir. Bir samimiyetsizlik hissetselerdi en azından vefatından sonra şurda burda ağızlarından kaçıranlar çıkacaktı. İlk iman ettikleri zamanki hallerinden onu tanıdıkça hiçbir şey eksilmemiştir.
-ÜMMİLİĞİYLE BERABER İSLAM DİNİNİN KAYNAĞI OLMASI...
ümmî: okuma yazma bilmeyen bir insan
-VAHYİN BAZEN ARZUSUNA MUHALİF OLARAK İNMESİ
Kur'an bazen 0'nun görüşlerinin hatalı olduğunu bildirir, bazen meyletmediği bir şeye izin verirdi...
İLK VAHİY KARŞISINDA TEPKİSİ
İlk vahiy geldiği zamanki davranışları gösteriyor ki kendi dışından ve kendine rağmen bir kuvvet tarafından adeta yakalanıp kendisinin rağmına bir elçiliğe memur edilmiştir...Hiradan artık kararını vermiş bir insan gibi değil, neye uğradığını şaşırmış, korkmuş, titremiş ve çaresizlik içinde koşarak inmiştir.
-VAHYİN KESİNTİYE UĞRAMASI
Vahiy bir kaç kez kesintiye uğramıştı. Resulullah bundan derinden üzüntü duymuş ve bu davranışlarına yansımıştı.
-KENDİNE OLAN GÜVENİ
Hz Muhammed'in kendisine olan güveni bazı söz ve davranışlarından o kadar belli olur ki ancak Allah'a olan dayanması ile açıklanabilir...
-AYET İNDİKTEN SONRA KORUNMAYI KALDIRMASI
Geceleri Resulullah'ın yanında müminler nöbet tutardı. “..Allah seni (insanların şerrinden) koruyacaktır.” ayeti iner inmez korumayı terketti ve dedi ki “Artık gidebilirsiniz Allah beni korumayı deruhte etti.”
-ALEYHİNDE İDDİALAR İLERİ SÜRENLERİN BİRÇOĞUNUN İDDİALARINI BIRAKARAK MÜSLÜMAN OLMASI
-ASKERİ SEFERLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNA BİZZAT KATILMIŞ OLMASI




Kaynak: http://www.islamicevap.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-09-2005, 19:56
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Bu nitelikler peygamber olmak için yeterli değildir. Onlar insansal niteliklerdir ki bazılarımız onlara sahiptirler. Muhammed bir dava adamı idi. Ne istediğini biliyordu. Uydurduğu İslam dinini yayacaktı. Ve yaydı.

Muhammed'in yalancılığı artık akademik bir tartışmadan öteye gidemez. Çünkü İslam tutmuş ve dünyaya yayılmıştır. Muhammed'in yalanını ortaya koymak Müslüman'ları ikna etmemektedir. Hatta onları İslam'a daha çok bağlamaktadır. Çünkü iş inada binmiştir. İnsanlar inançlarının sorgulanmasından hoşlanmazlar. Bu gibi durumlarda onlara daha sıkı bağlanırlar. Ve bu aradan neden bağlandıklarını da daha çok kendilerini ikna etmek için düşünürler. Bu yazı da işte öyle bir iletidir. Yazan diğer Müslüman'ları veya ateistleri değil, daha çok kendini ikna ve tatmin etmeye çalışmaktadır.

İlerde İslam'ın da yok olacağı bir zaman gelecektir. Bundan hiç kuşku duymuyorum. Ama bu kolay olmayacaktır. Acılı ve acıklı olacaktır. Üzücü ve sıkıntılı olacaktır. Kaotik ve fırtınalı olacaktır. Bu yüzlerce yıl sürecek olan bir süreçtir. Aslında daha yeni de başlamamıştır. Bin yıl önce başlamıştır. Belki bir bin yıl daha sürecektir. Şu an İslam bu sıkıntıları yaşamakta ve inanırlarına yaşatmaktadır. Bu gerilemeden bütün dünya etkilenmektedir. Bu fırtına daha çok can alacak, toplumları kökünden değiştirecektir.

Çünkü İslam'ın başlangıcı evrensel değildir. Yerel Arap dini olarak başlamıştır. Zaten hiç bir din evrensel olamaz. Yine de İslam evrensel boyutlara ulaşmıştır. Bu O'nun sonunun başlangıcıdır. Hristiyanlığın akibeti ne olacaksa, İslam'ın da o olacaktır. Hristiyan'lık gibi İslam da bölünecek, parçalanacak, mezheplere, tarikatlara ayrılacak ve yok olacaktır. Sonunda muhtemelen yalnız çıktığı yerlerde yerel olarak pratik edilecektir. Geleceğin insanlığı nasıl bir yöne iteceğini bilmiyoruz. Gelecek bize kaosdan başka hiç bir şey vadetmiyor. Ama dinsiz ve Allah'sız bir geleceğin insanlık için çok daha mutlu ve yararlı olacağına inanıyorum.

Turan Dursun da buna inanıyordu. Susturulmaya çalışıldı. Ama susturulamadı. İslam'ın ölüm çığlıklarının ilk kurbanı değildir, Turan Dursun. İslam bin yıldır din ve Allah uğruna adam öldürmekte, katliamlar yapmakta, ülkeler fethetmekte ve insanları köle yapmaktadır. Bu süreç zamanımızda da devam etmektedir. Arada bir başka kılıflara girmesine rağmen, ilkel İslam'ın ilkel ilkeleri günümüzde aynı hoyratlıkları, kabalıkları, zulmü ve insafsızlığı sürdürmektedir. Müslüman halk yavaş bir tempo ile bile olsa uyanmaya ve aydınlanmaya başlamıştır.

Evet kardeşim.. Müslüman bir yalancıdır ama, bu şu anda fazla bir şey ifade etmiyor. Siz kendinizi kandırmaya devam edin. İlerde kendinizi kandıracak nedenleri tüketeceksiniz. İşte o zaman İslam inişe geçecek ve kendi üzerine çökerek yok olacaktır..

Biz ateistler için beklemekten ve İslam'ın ilkelliğini göstererek bu yok olma sürecini hızlandırmaktan başka yapacak bir şey yoktur..

Selamlar

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-09-2005, 17:49
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

haci kardeşimiz demiş ki
İlerde İslam'ın da yok olacağı bir zaman gelecektir. Bundan hiç kuşku duymuyorum. Ama bu kolay olmayacaktır. Acılı ve acıklı olacaktır. Üzücü ve sıkıntılı olacaktır. Kaotik ve fırtınalı olacaktır. Bu yüzlerce yıl sürecek olan bir süreçtir.
gerçi zamanını da az çok bildirmişsin ama 2 vakte kadar mı 3 vakte kadar mı, onu da bi söyleyiver hayrına... benim inatçı nostradamusum!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16-09-2005, 23:37
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

haci kardeşimiz demiş ki:
Bu nitelikler peygamber olmak için yeterli değildir. Onlar insansal niteliklerdir ki bazılarımız onlara sahiptirler.
Ama herhalde bu insansal niteliklere sahip bazıları, yalancı ve düzenbaz kişilikte insanlar olamazlar. Eğer Hz.Muhammed'i böyle itham edersek yukarıdaki maddelerde sıralananları nasıl izah edeceğiz. Mesela,
İLK VAHİY KARŞISINDA TEPKİSİ
İlk vahiy geldiği zamanki davranışları gösteriyor ki kendi dışından ve kendine rağmen bir kuvvet tarafından adeta yakalanıp kendisinin rağmına bir elçiliğe memur edilmiştir...Hiradan artık kararını vermiş bir insan gibi değil, neye uğradığını şaşırmış, korkmuş, titremiş ve çaresizlik içinde koşarak inmiştir.

Ya da
AYET İNDİKTEN SONRA KORUNMAYI KALDIRMASI
Geceleri Resulullah'ın yanında müminler nöbet tutardı. “..Allah seni (insanların şerrinden) koruyacaktır.” ayeti iner inmez korumayı terketti ve dedi ki “Artık gidebilirsiniz Allah beni korumayı deruhte etti.”

Ya da
ASKERİ SEFERLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNA BİZZAT KATILMIŞ OLMASI:

Evet, samimi bir mümin de böyle davranabilir. Mesela Çanakkale'de askerlerimizin ölümün mutlak olduğu bir zamanda tereddüt göstermeksizin kurşunların üzerine yürümeleri gibi... Ama eğer Hz.Muhammed'i dini uyduran kişi olarak nitelersek aynı şekilde davranmasını bekleyemeyiz, çünkü hiçkimse kendi kafasından uydurduklarına diğer insanlar gibi samimiyetle inanmaz!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16-09-2005, 23:44
hyt hyt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2005
Mesajlar: 98
Standart

Bu nitelikler peygamber olmak için yeterli değildir. Onlar insansal niteliklerdir ki bazılarımız onlara sahiptirler..........

Hz. Peygamber de insandı zaten. Fakat Peygamberin özelliklerine sende sahipsen helal olsun. Harika bir adamsın. Her kim Peygamberin neiteliklerinden 1/10 ine sahipse ben o kişiyle tanışmak isterim. Hizmetçisi olurum vallahi.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-09-2005, 02:27
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

O'NUNLA AYNI DAVAYI GÜDENLER
Davalarını mucizeleri ile tasdik ettiren değişik zaman ve yerde yaşamış birçok peygamberin onunla aynı davayı gütmüş olması
Birincisi Muhammedin örnek aldığı peygamberler farklı yerlerden değil hepsi de aynı yerdendir. Yani hepsi de, kendisinin yaşadığı yer olan ortadoğuludur. Bunlardan bazılarını kendisi uydurmuştur, mesela yahudi kralı Davud'u (David) peygamber sanmış ve Kuran'a öyle geçirmiştir. Oysa yahudi kaynakalrında Davud diye bir peygamber yoktur. Ama aynı adda bir kral vardır.-

TEVRAT VE İNCİLİN İŞARETLERİ
Tevrat ve incil gibi semavi kitapların birçok işaretleri (Hüseyin-i Cisri "Risale-i Hamidiyesinde" yüzondört işareti o kitaplardan çıkarmıştır. Tahriften sonra bu kadar bulunsa elbette daha evvel çok tasrihat varmış...
Tevrat ve İncilde bu tip işaretlerin olduğu doğru değildir.Bunlardan özellikle Yunanca İncilden arapçaya çeviri hatasından kaynaklandığını Prof. İlhan Arsel başarılı bir şekilde gözler önüne sermiştir.

-KULLUĞU
Herkesten fazla Allah'ın yasaklarından sakınması ve kulluğu... İbadetleri geceleri ayaklarının altı şişene kadar yapması.
"Ayaklarının altı şişinceye kadar ibadet" etmek daha doğrusu kendini harab edercesine ibadet şekillerinin çok daha kuvvetlisi Hind fakirlerinde var. O halde Hind Fakirlerini inançlarına daha bağlı mı kabul etmeli?

-DÜŞMANLARIN BİR ANDA DOST OLMASI
O'nu öldürmeye gidecek kadar düşman olanların onun yanına vardıklarında bir anda onun için canını feda edecek kadar değişip müslüman olmaları.
Muhammed, dönemi için başarılı bir liderdir. Elbette belli bir karizması, etkileyiciliği vardır. Yoksa böylesine güce ulaşamazdı. Ancak bunlar peygamberlik özelliği değil, liderlik özellikleridir. Halife Ömer gibi birkaç kişinin onu öldürmekten vazgeçip müslüman olmaları, olsa olsa Muhammedin etkileyici lider kişiliğinin göstergesi olabilir.

-EL-EMİN
Dost ve DÜŞMANLARININ tasdiki ile emin (Doğru sözlü ve güvenilir) olması..Peygamberlik geldikten sonra düşmanları olan Mekke müşrikleri O'na yalancı demeyip cinnet geçirmiş diye itham ettiler
En güvenilir insanların bile kendilerine sakladıkları bazı gerçekler vardır.

-ORTADA OLMAZ
Kuran'ın Hz Muhammed tarafından uydurulduğunu iddia etmek, haşa onun en büyük sahtekar olduğu manasına gelir ki bu ve bunlar gibi yüzlerce vakıa ile taban tabana zıt olduğu gibi Mekke müşrikleri bile böyle bir iddiada bulunma cüretini gösterememişlerdir. Yani ya en aşağıda olur ya da en yukarıda olur. Ortada bir yerde olamaz. En aşağıda olduğunu en azılı düşmanları dahi söyleyemedikleri gibi 14 asırdır incelenen hayatı bunu tamamen reddetmektedir. Öyleyse en yukarıdadır. O Allah'ın Elçisidir.
Mekke müşriklerinin Muhammede yalancı demedikleri doğru değildir. Örneğin Taberi aktarımına göre Mekkeli müşrikler "Muhammede bu sözleri Yaiş adlı Mekkeli bir demirci köle öğretiyor" demişlerdir.

-TEREDDÜT ETMEDİ
O kadar engeller ve sıkıntılar karşısında kendinden emin ve tereddütsüz olarak davasını savunması. Hiçbir tereddüt eseri görülmemesi. Yakınında bulunanlar ve düşmanları onun tereddüt ettiğini hiç görmediler.
Muhammedin peygamberliğini iddia ettiği yıldan kısa bir süre sonra yaklaşık 2 yıl sessizlik dönemine girdiği biliniyor. Muhammedin bu bunaltılı ve sessiz dönemi, kendinden emin olmadığının, ne yapacağına karar veremediğinin en güzel kanıtlarından biridir. Tabiki müslümanlar "bu dönemde allahtan vahiy inmemiştir" diyerek minareye kılıf uydurmaktadır.

-TUTTUĞU ORUÇLAR
Senenin birçok gününü o sıcak Arabistan çöllerinde oruçlu olarak geçirmesi.
O dönemde arabistanda yiyecek bulmak ciddi bir sorundu. Oruç tutmak pek çok kez zorunluluk durumu idi. Ayrıca çileciler ve hind fakirlerinde çok daha sert ibadetler vardır.

-O'NA EMREDİLEN NAMAZ
Gece yarısı kılınan ve insan nefsine en ağır gelen teheccüd namazının kendine mahsus olarak Kuran'da emredilmiş olması ve ömrü boyunca bu namazı kılması...

-KAVİMLERİN KISA SÜREDE ISLAHI
Vahşi ve adetlerine mutaassıb inatçı muhtelif kavimleri çok kısa bir sürede adet ve vahşi ahlaklarından temizleyip dünyanın birçok yerine muallim olacak düzeye ve olgunluğa getirmesi...Şu an yüzlerce profesör ve fikir adamı Arap Yarımadası yada benzeri bir yere gidip yüz sene çalışsınlar acaba o zatın bir senede yaptığının yüzde birisini yapabilirler mi
Kavimlerin çok büyük bölümünü ikna yoluyla değil kılıç zoru ile yola getirmiştir. İslam tarihini okuyanlar bunu bilir. 4 halifeden üçünü müslümanlar öldürmüştür. Arapların, islamla birlikte yola geldikleri tamamen bir safsatadır. Tam tersine bazı bakımlardan geriye gitmiştir. Örneğin kadının toplumsal durumu gibi.

-AY VE GÜNEŞ
Davasından vazgeçmesi karşılığında Kendisine yapılan para, başkanlık ve kabilenin en güzel kızı teklifine;
"Bir elime Ayı bir elime Güneşi koysanız ben bu davadan vazgeçmem" şeklinde cevap vermesi...
Dediğimiz gibi Muhammed bir dava adamıdır. Akıllı, kurnaz, inatçı ve cesur bir liderdir. "Güneşi ve ayı bir kenara atmakla" demek istediği maddi refahı bir yana bırakarak kendisini davasına adaması ise buna benzer pek çok lider vardır dünyada. Örneğin ilk anda aklıma gelen Che Guevara. Kübada, Bakan olarak rahatça yaşamak varken Bolivya dağlarında davasını tercih etmiştir.

-KUR'AN O'NUN SÖZLERİNDEN ÇOK FARKLI
Kur'an ayetlerinin onun sözlerine benzememesi. En âmi bir insan bile Kuran'ın onun sözlerinden ne kadar farklı olduğunu görmektedir
Ne gibi farklar varmış, anlatın da bilelim?

-ABESE SURESİ
Kuran'da kendisini azarlayan ayet bulunması (kendi sözü olsaydı buna niçin gerek duysundu)
İnandırıcılığını arttırmak için Kurana kendisini hafif düzeyde eleştiren ayetler yazdırtmıştır.Böylece Kuranın kendisinin ürünü olmadığını ispatlamaya çalışmıştır. Görülüyor ki bunda başarılı olmuştur.

-AYETLERİN İNİŞİ
Ayetlerin birçok zaman belli bir sıkıntı devresi yaşandıktan sonra inmesi (halbuki kendi sözü olsa idi sıkıntıyı çekmeden direkt ayeti söylerdi işi çözerdi.)
Her sıkıntıyı, o sıkıntı ortaya çıkmadan evvel bilemezdi. Örneğin karısı Ayşenin zina ettiği söylentisinin çıkacağını evvelden nasıl bilebilirdi?

-"FAKİRLİĞİMLE ÖVÜNÜRÜM"
Hadisi şerif kendisinde hem peygamberlik hem de devlet reisliği gibi iki en önemli hakimiyet unsuru varken yani kendisine saraylar yaptırabilecek hakimiyette iken hasır üzerinde yatması, hanesine üç gün üst üste buğday ekmeği girmemesi, hatta bazen açlıktan karnına taş bağlaması...
Karnına taş bağlaması olayı bildiğim kadarıyla kıtlığın olduğu dönemdedir.

-BIRAKTIĞI MİRAS
Senelerce toplumun bütün hakimiyeti elinde olan bir kişinin bıraktığı miras olan: Üzerinde Muhammedün Resulullah yazan gümüş bir mühür, birkaç parça silah bir beyaz katır dahi O'nun Allah'ın Resulü olduğunu kanıtlar.
Muhammedin kölesi Zeyd İbn Sabit'in mirası olan altının bile baltayla parçalanarak dağıtıldığı söyleniyor. Muhammedin ondan fazla karısı vardı. Muhtemeln miras bunlar arasında dağıtılmıştır.

-EVLİLİKLERİ
25 yaşına kadar bekar kalıp, sonra yaşlı ve dul bir bayanla o ölünceye kadar tek eşli yaşaması. Eşinin vefatından sonra çocuklarıyla yalnız kalmasına rağmen senelerce dul kalması. Bundan sonraki evlilikleri ihtiyarlık dönemlerine rastlar ki, cinsel bir amaç güttüğünü iddia etmek insafa sığmaz.
25 yaşına kadar bekar kalmayı kendisi istememiştir. Evlilik teklif ettiği Ümm Hani ve hala kızı Zeynebi ona vermemişlerdir. Hatice ile evlendikten sonra başka hanım alacak durumu yoktur çünkü zengin bir kadın olan Hatice sayesinde geçimini sürdürmektedir. Ve hatice otoriter bir kadındır. Ayrıca hatice ölene kadarki dönemde henüz yeterli gücü ve saygınlığı yoktur Muhammedin.

-DÜNYA SULTANLARI EVLATLARINI YÜCELTİRKEN
Kızı Fatıma'ya; "Ey Fatıma, peygamber kızıyım diye güvenme kıyamet günü ben bile seni kurtaramam." Diye buyurması...
Kızına aslında demek istiyor ki "Bak aslında ben peygamber değilim, seni kurtaramam. Başının çaresine bak."

-ZEKAT ALMASI YASAKTI
Zekat almanın kendisine ve yakın çevresine yasak edilmiş olması.
Zaten savaşlarda %20 ganimet payı alıyordu. Savaşmadan teslim olan yerlerin ganimetinin ise tamamını alıyordu. Bir de zekata tenezzül etmemiştir.

-KURANDAKİ İSİMLERİ
Kur'anda diğer peygamberlerin isimleri yüzlerce kez geçtiği halde kendi ismi iki yerde geçmektedir
Kuranda Allaha yüzlerce kez "Ey resulum..." dedirttirerek zaten şahsını yüceltmiştir. Ayrıca bir ayete allaha "Muhammedin dediğine uyun" dedirttirerek nerdeyse allahla bir seviyeye getirtmiştir kendini. Bugün pekçok müslümanın sünnetleri nerdeyse farz gibi kabul etmesinin en büyük nedeni de budur. Ayrıca inanırlarının kendisine salavat getirmesini istemiştir. Bu nedenle inanırları onun adını anarken S.A.V. getiriler.

-EN YAKININDAKİLERDEN EN KÜÇÜK KUŞKULU BİR SÖZ GELMEDİ
Başta hanımları olmak üzere onun hayatını en yakından inceleme fırsatı bulan, sayısız haline vakıf olan, değişik fıtrat ve ahlaktaki insanlardan onun aleyhinde kuşku ifade edebilecek bir söz gelmemiştir. Bir samimiyetsizlik hissetselerdi en azından vefatından sonra şurda burda ağızlarından kaçıranlar çıkacaktı. İlk iman ettikleri zamanki hallerinden onu tanıdıkça hiçbir şey eksilmemiştir.
Karılarında Aişenin şöyle dediği bilinir:
-"Ma era rabbeke illa yüsariu hevake" (Bakıyorum da, senin Efendi Tanrı'n , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı)
yerine getirmek için koşuyor)
Ayrıca hıristiyanlıktan müslümanlığa geçen bir vahiy katibinin sonradan "Muhammed, sadece benim ona öğrettiklerimi bilir" dediği Buharinin eserinde geçer.


-ÜMMİLİĞİYLE BERABER İSLAM DİNİNİN KAYNAĞI OLMASI...
ümmî: okuma yazma bilmeyen bir insan
Bir şey öğrenmek sadece okumakla değil, iyi bir dinleyici olmakla da sağlanabilir. Muhhammedin okuma-yazma bilmemesi sünnet kabul edildiği için ümmetine örnek olmuş ve 1400 yıldır müslüman toplumlar okuma-yazma oranının son derece düşük olduğu, cahil toplumlar olagelmiştir.Ne yazık.

-VAHYİN BAZEN ARZUSUNA MUHALİF OLARAK İNMESİ
Kur'an bazen 0'nun görüşlerinin hatalı olduğunu bildirir, bazen meyletmediği bir şeye izin verirdi...
Taktik icabı nadiren öyledir. Ama genellikle kendi çıkarlarına ve isteklerine uygundur. Mesela karılarıyla cinsel ilişki keyfiyetini bile Ahzab Suresinde güvenceye almıştır.

İLK VAHİY KARŞISINDA TEPKİSİ
İlk vahiy geldiği zamanki davranışları gösteriyor ki kendi dışından ve kendine rağmen bir kuvvet tarafından adeta yakalanıp kendisinin rağmına bir elçiliğe memur edilmiştir...Hiradan artık kararını vermiş bir insan gibi değil, neye uğradığını şaşırmış, korkmuş, titremiş ve çaresizlik içinde koşarak inmiştir.
İlk vahiydeki tepkisi Zerdüşt peygamberi Yima öyküsüyle çok benzerdir. Yima, kendisine tanrı tarafından peygamberlik teklif edildiğinde şöyle der:
'"Ben bu göreve elverişli değilim daha. Şeriat dersini alamam, öğrenemem ve gereğini üstlenemem!'" Muhammedin ilk vahiy öyküsüyle bernzerdir bu.
Ayrıca Hiradaki mağarada muhtemelen repliklerine çalışıyordu.


-VAHYİN KESİNTİYE UĞRAMASI
Vahiy bir kaç kez kesintiye uğramıştı. Resulullah bundan derinden üzüntü duymuş ve bu davranışlarına yansımıştı.
Vahiy niye kesintiye uğrasın? Cebrail hasta mı idi bu dönemde? Şaka bir yana Muhammed ne yapacağını şaşırdığı için bu böyledir.

-KENDİNE OLAN GÜVENİ
Hz Muhammed'in kendisine olan güveni bazı söz ve davranışlarından o kadar belli olur ki ancak Allah'a olan dayanması ile açıklanabilir...
Kendine güven bir liderlik özelliğidir. Bu özellikte pek çok lider görebilirsiniz tarihde.

-AYET İNDİKTEN SONRA KORUNMAYI KALDIRMASI
Geceleri Resulullah'ın yanında müminler nöbet tutardı. “..Allah seni (insanların şerrinden) koruyacaktır.” ayeti iner inmez korumayı terketti ve dedi ki “Artık gidebilirsiniz Allah beni korumayı deruhte etti.”
Bu bahsettiğin durum, Muhammedin son yıllarına yakındır. Çünkü artık İslam yayılmış, Muhammedin düşmanlarının çoğu ya öldürülmüş ya da sürülmüştür. Tehlike artık azaldığı için yakın korumayı kaldırmıştır. Oysa Mekkeden Medineye göç sırasında Ali'yi bile düşmana yem olarak kendi yatağında bırakmakta tereddüt etmemiştir.

-ALEYHİNDE İDDİALAR İLERİ SÜRENLERİN BİRÇOĞUNUN İDDİALARINI BIRAKARAK MÜSLÜMAN OLMASI
Bunlardan bazıları kelleyi kaybetme korkusu ile müslüman olmuş bazıları da Muhammedden rüşvet alarak olmuşlardır. Bu konuda Turan Dursun'un sitedeki "Rüşvetle müslüman olanlar" başlıklı yazısını okumanı tavsiye ederim.

-ASKERİ SEFERLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNA BİZZAT KATILMIŞ OLMASI
Osmanlının ilk padişahları da seferlere katılırlardı. Bu özellik peygamberliğe delalet değildir. Cesarete delalettir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-09-2005, 02:43
hyt hyt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2005
Mesajlar: 98
Standart

Cem, peygamber delillerinin başka insanlarda olabileceğini yazıların altına hemen ekler yaparak göstermek istemiş. Fakat işin özü; delilleri sunan arkadaşımız üstün özelliklerin bir tek insanda(peygamber) toplandığını yazıyor, cem ise her özellik için bir başka insandan örnek veriyor.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17-09-2005, 14:29
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Yukarıda yazdıklarım aynen şöyleydi:

Evet, samimi bir mümin de böyle davranabilir. Mesela Çanakkale'de askerlerimizin ölümün mutlak olduğu bir zamanda tereddüt göstermeksizin kurşunların üzerine yürümeleri gibi... Ama eğer Hz.Muhammed'i dini uyduran kişi olarak nitelersek aynı şekilde davranmasını bekleyemeyiz, çünkü hiçkimse kendi kafasından uydurduklarına diğer insanlar gibi samimiyetle inanmaz!

Her maddeye cevap yetiştirmeye çabalamışsın ama gerçekten cevapların çok yetersiz. Ayrıca bu çabalamalarına aliminyumdan çok güzel bir yanıt gelmişti:

"Muhammed Doğru birşey yapmış görünüyor, ama hayır, bizim kafamızda çizdiğimiz ve elaleme empoze etmek istediğimiz Muhammed profilinde O adam doğru birşeyler yapamaz, doğru gibi görünen hareketinin altında mutlaka yanlış fikir ve dürtüler olmalıdır. Peki nasıl tespit ederiz bunu. Hezeyanlarımız sağolsun. Evet evet işte bu. Bu adam o teklifleri olsa olsa Cem'in bahsettiği dürtüler ve fikirler yüzünden reddetmiştir. Yaşasın işte gene Muhammed'i eleştirdik ve üstelik bunu bilimselliğe bile dayandırabiliriz. Yaşasın bizler."

Bi de yazında hatalı dayanaklar var. Anlaşılan Turan Dursun'un çarpıtmaları dışında pek fazla kaynak okumuyorsun. Mesela Hz.Ayşe'nin
" Senin Allah'ın, yalnızca senin şeyinin keyfini yerine getirmek için koşuyor" sözü doğru değildir. zaten yeterince uydurma ve zayıf hadis varken bunlar arasından bazılarını iyice çarpıtarak vermek insafa sığmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17-09-2005, 15:10
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Korelmis Diyor ki
Evet, samimi bir mümin de böyle davranabilir. Mesela Çanakkale'de askerlerimizin ölümün mutlak olduğu bir zamanda tereddüt göstermeksizin kurşunların üzerine yürümeleri gibi... Ama eğer Hz.Muhammed'i dini uyduran kişi olarak nitelersek aynı şekilde davranmasını bekleyemeyiz, çünkü hiçkimse kendi kafasından uydurduklarına diğer insanlar gibi samimiyetle inanmaz!
İnsanlar iktidar hırsı için bazen çok büyük çılgınlıklar yapabilir, canlarını çekinmeden tehlikeye atabilirler. Örneğin Napolyon, Hitler ve tarihdeki nice benzer örnekleri böyledir. Muhammed, kendi kafasında belirlediği doğruları zorla arap toplumuna benimsetmeyi seçmiştir. Bu amacı için hayatını tehlikeye atmaktan çekinmemiştir. Daha önce de dediğim gibi bir dava adamıdır o. Benzeri davranışları olumlu olsun olumsuz yönde olsun tarihte sıkça görmekteyiz. Örneğin İspanya iç savaşına dış ülkelerden katılan gönüllü savşçılar olmuştur. Aslında bu kadar uzağa gitmek de gereksiz. Irak'a çevre ülkelerden gelen müslüman savşçıların olduğunu biliyoruz. Hepsi de ideaları için ölümü göze almış insanlar. Muhammedde böyledir.
İddialarını madde madde yanıtladım. Bunları yetersiz görmen senin görüşündür. Aynı şekilde en yukarıdaki iddialarını da ben "bunların hiçbiri yeterli değil" deyip kestirip atabilirdim senin gibi ama genelleme yapmaktan kaçınıp somut olarak ele aldım her birini.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-09-2016, 16:21
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

Gerçek islam bu değil diyenlerin de çok iyi bildiği üzere, allah'ın indirdiği islam dini yaşanamıyor dünyanın hiçbir yerinde, hatta mekke'de bile. O halde, ilahi hükümlerini insanlara aracısız gönderememiş allah için ve insani yorumlardan korunmasız bırakılmış kur'an için artık ısrarcı olmamak gerekiyor.

islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:20 .