Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 26-12-2009, 05:55
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart Kuran'ın Evrensellik İddiası Yok

Her düşünen müslümanın aklına en az bir kez olsun takılmıştır bu soru. Zaten forumumuzda ve benzer forumlarda da sıkça dile gelen, tartışılan konulardan biri. Bir kez daha derli-toplu bir şekilde soruyu ele almaya ve tartışmaya çalışalım.

''Müslümanım'' diyen birisinden böyle birşey beklemek maalesef biraz ütopik, biliyorum. Ama yine de özellikle müslüman arkadaşlar, bir an için (farz-ı muhal diyerek) müslüman değilmiş gibi veya en azından aşağıdaki ayetler, Kuran'da değil de İslamla alakası olmayan bir dinin kutsal kitabında yer alıyormuş gibi yaklaşmaya çalışsınlar lütfen. Önyargı ve peşin kabullerden bir an olsun arınmaya çalışarak...

Kuran evrensel olabilir mi?


  • Yusuf/2
    Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik.
  • Zuhruf/2-3
    Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
  • Fussilet/44
    Biz bu Kuran'ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: "Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?" derlerdi.
  • Zümer/28
    Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
  • Taha/113
    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.
  • Meryem/97
    Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.

Bütün milletlere, medeniyetlere gelen bir kitap niçin sadece tek bir milletin dilinden gelsin, -ve asıl önemlisi- niçin üstelik bir de ''anlayasınız diye sizin dilinizden getirdik'' densin? Acaba o dönemlerde İslam'ın bu denli yayılacağı ve hatta 1400 yıl sonra bile Arap olmayan toplumlar tarafından benimseniyor olacağı hayal dahi ediliyor muydu? Yoksa Kuran'da geçenler tamamen o zaman ve mekanın şartlarına göre uyarlanmış insan sözleri mi?



  • Fussilet/3
    (Bu,) bilen bir kavim için, ayetleri Arapça okunarak açıklanmış bir kitaptır.
Bu ayette açıkça Kuran'ın Arapça bilen bir ''kavm''e, topluma hitap ettiği söylenmekte.


  • Yasin/5-6
    Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
  • Secde/3
    Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.
  • Zuhruf/44
    Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.
Bu ayetlerde de yine gayet açık bir ifadeyle, Kuran'ın belli bir toplum/kavim için geldiği ifade edilmiş.



Ama dahası da var:
  • Şura/7
    Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.
  • Enam/92
    Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.

''Biz sana Arapça bir Kuran vahyettik ki, Mekke ve çevresinde bulunanları uyarasın.'' Daha da açık olunamaz ki zaten.



Bir Müslümanın bu sorulara verdiği/vereceği cevaplar bellidir:
  • ''Allah, kullarını kendinden haberdar etmek, uyarmak ve doğru yola davet etmek için insanların içerisinden elçiler seçer ve bu elçiler aracılığıyla onlara kendi dillerinden seslenir. Zaten İbrahim/4 ayetinde de, insanlar apaçık anlasın diye her millete kendi dilinden bir peygamber gönderildiği söylenmiştir.
Şimdi: Bütün bu iddialardaki tuhaflıkları, komiklikleri bir kenara bırakalım (mesela Allah'ın her defasında bir milletin/kavmin içinden sadece bir tek bireyi seçip, sadece ona kendini aşikar edip kulağına birşeyler fısıldamasını ve diğerlerine de bunları söylemesini emretmesini, ondan sonra da inanmayanları olduğu gibi cehenneme atacak olmasını). İslami söylemin kendi mantığı içerisinden bakalım: Tamam, Allah insanları uyarmak için her bir millette o dili konuşan bir elçi gönderiyor olsun (İbrahim/4'de yazdığı gibi). Ve bu elçinin de tabiyatı gereği o milletin dilinden konuşması gayet normal ve akla yatkın olsun. İyi de: Bundan çıksa çıksa yine sadece Muhammed ve Kuran'ın Arap milleti için gönderildiği çıkar!
Yukardaki açıklama yetersiz kalıyor. O halde ilave açıklamalara ihtiyaç var:
  • ''Önceki diğer bütün peygamberler belli bir kavme gönderilmişti, fakat son Peygamber Hz. Muhammed ve Kuran bütün insanlığa gönderilmiştir. Ama son Peygamber de, Allah'ın seçmiş olduğu davet yöntemi gereği bir insandır ve doğal olarak bir millete, kavme aittir, o milletin, kavmin dilini konuşur. Dolayısı ile Kuran'ın da o dilde nazil olması son derece doğaldır. Ama yine de Kuran bütün insanlığa hitap eder, evrenseldir, tek bir millet için değil, bütün insanlık için gelmiştir. ''
İyi, güzel, hoş da, yukardaki ayetler bunun tersini söylüyor. Bu ayetler mesela
''Biz Kuran'ı, seçtiğimiz Resul'ün diliyle vahyettik. Ama o yine de bütün kavimlere hitap eder'' demiyor ki! Veya ''Arapça bilmeyenler öğrensin veya kendi dilinde meal ve tefsir yapanlara uysun'' gibi bir açıklama da getirmiyor.

Ayetlerin dili gayet açık: ''Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik.'' diyor. ''Biz bu Kuran'ı senin kavmin için indirdik'' diyor. ''Mekke ve çevresini uyarman için'' diye ekliyor...

İslam'ın doğru mu, yanlış mı (ilahi kaynaklı mı, insan uydurması mı) olduğu bir kenara, doğru (ilahi kaynaklı) olsa bile, zaten yukardaki bütün bu ayetlere göre kendisinin evrensel olma iddiası yok ki!



Ama tabii ki, her konuda olduğu gibi, bu hususta da, eğer İslam'ın evrensel ve ilahi din olduğunu baştan kabul etmiş olarak, zorla bütün ayetleri bu şekilde yorumlamaya çalışırsak, bir şekilde bunu yapar/yaptığımızı sanarız. Örneğin ''Mekke ve çevresindekileri'' tabirini, ''çevre''den kasıt bütün insanlıktır, şeklinde yorumlarız, ki zaten tefsirciler de bunu yapıyor, hatta bazı mealciler bunu parantez içinde mealin kendisine ekliyor. Bu arada tabii ki kelime-cümle-anlam ilişkisine de tecavüz etmiş oluruz, ama olsun, ne de olsa istediğimiz sonuç çıkmıştır.

''Biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın''

Bu cümlede ''çevre''den kastedilen bütün insanlık ise, neden başında ''Arapça vahyettik ki'' var? ''Arapça vahyettik ki, bütün insanlığı uyarasın''.
Mantıklı mı?

Veya: ''Anlayasınız diye Arapça yaptık ki, bütün insanlık ve Arapça bilmeyenler de anlasın.''
Çok tuhaf değil mi?

Yahut: ''Biz bu Kuran'ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: 'Araba yabancı bir dille söylenir mi?' derlerdi. Bu yüzden Arapça ile ortaya koyduk ki, hiç bir millet (Arapça bilmeyenler de) böyle birşey diyemesin.''
Akla sığıyor mu?


Yukardaki ayetler son derece bariz bir şekilde, Kuran'ın sadece Arap toplumuna hitap ettiğini göstermekte. Peki Kuran'ın bütün insanlara seslendiği fikrini destekleyici ayetler de yok mu?

Olmaz mı?
  • Sebe/28
    Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
  • Enbiya/107
    (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
  • Araf/158
    De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O'ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah'a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

Bu ayetlerden Kuran'ın (kendi iddiasına göre) bütün insanlığa seslendiği çıkar mı? Eğer ''evet, çıkar'' diyorsak, o halde bu tespit neye işaret eder? Yukarda sayılan bunca apaçık ayetin hepsinin birden buharlaşıp yok olduğuna mı, yoksa Kuran'da birçok çelişkili ifade olduğuna, o anki somut durum ve şartlar neyi gerektirdiyse, ona göre ifadeler bulunmuş insan sözlerinden ibaret olduğuna mı?

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlginç Bir Belge İddiası dilaver Politika 9 01-11-2012 20:20
Kuran'da Matematik Hatası İddiası ulpian Önerdiğimiz Başlıklar 30 03-11-2009 17:09
Şeriat ve Evrensellik pante İslam 27 04-04-2008 21:47

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:12 .