Ruhun Ölümsüzlüğü Saçmalığı
Müslümanlar diri olmayanın diriyi, yani cansız maddenin canlıyı meydana getiremeyeceğini düşünüyorlar. Yani ruhtan madde çıktığına inanıyor fakat maddeden ruh çıktığına inanmıyorlar. Ruhun maddeden değil, daha üst bir ruhtan(tanrıdan) kaynaklandığını düşünüyorlar. Halbuki maddenin ruhu(düşünceyi, bilinci) ortaya çıkarması doğada sürekli olarak oluyor. Mesela bir Peru yılanı kurutulduktan iki yıl sonra bile canlanabiliyor! Eğer ruhun maddeyle ilişiği yoksa bu nasıl oluyor?
Ya da tek hücreli canlıları ele alalım. Neticede bunlar da canlı, yani ''ruh''u var(zaten eğer onların ruhu olmadığı iddia edilirse, o zaman canlılık için ruh gerekmediği sonucu çıkar). Ama bu canlılar bölünerek çoğalıyorlar. Mesela bir amip ikiye bölünüp iki amip haline geliyor. Şimdi bu durumda bu canlının ruhu da mı ikiye bölünüyor? Ruh böyle bölünebilen birşey mi?
Ya da insanı ele alalım. Biz diyoruz ki insanın gelişmiş bilinci(''ruhu''), onun maddi bir organının(beyninin) ürünüdür ve beyin ölünce de sonsuza dek yok olur. Tanrıya inananlar da hayır diyorlar, beyin ölse bile ruh yaşar çünkü beyinden bağımsızdır, maddeden etkilenmez. Şimdi madem öyle, o zaman alkol alınca bilincimiz nasıl oluyor da bundan etkileniyor? Maddi bir sıvıyı içiyoruz ve ''madde bedenimizden bağımsız ruhumuz(aklımız)'' bundan etkileniyor! Bunu nasıl açıklayacaklar? Eğer böyle birşey mümkün ise allahın da kafa çekmesi mümkün müdür acaba?
Veya beyin ölümü durumunu ele alalım. Beyin öldüğünde vücut hala canlı, yani kişinin kalbi atıyor ve hayatta ama bilinci kapalı. Şimdi bu durumdaki birinin ruhu ne oluyor? Kalbi de durana kadar karanlıklar içinde mi kalıyor? Kişi hala canlı olduğuna göre ruhu bedende demektir. Ama kişinin bilinci kapalı! Yani beyni öldüğü için bu kişinin ruhu da karanlıklara gömülüyor. O halde ruhun beyinden bağımsız olduğu iddia edilemez bir hale gelmiyor mu? Yok eğer beyin öldüğü gibi ruh bedeni terk ediyorsa, o zaman da canlılık için ruh gerekmiyor demektir çünkü ilgili kişi hala nefes alıyor, kalbi atıyor, yani canlı!
Ya da hafıza kaybı durumunu ele alalım. Eğer ruh bedenden bağımsızsa, hafızasını yitiren kişinin ruhu ne oluyor? Allah ruha bilgisayar gibi reset mi çekiyor? Ve kişi iyileşip de hafızası tekrar geldiğinde, allah ruhun bilgi donanımını tekrar mı yüklemiş oluyor?
Beyin ameliyatlarında doktorun beynin değilmemesi gereken bir kısmına değmesi sonucu hastanın kişiliği değişiyor! Eğer ruh bedenden-beyinden bağımsızsa bu durum nasıl açıklanacak?
Kaldı ki insan hayatında bildiğimiz herşey fiziksel özelliklerimize atıfla açıklanır. Bize şu hayatta zevk veren ve bizi biz yapan herşey yine bedenimizin varlığını gerektirir. Örneğin; şarkı söylemek için ses tellerine, sevişmek için ilgili organlara, yemek için ağıza ve mideye, dinlemek için kulaklara, tatmak için dile v.b. her tür faaliyet için, yani kısacası hayatı yaşamak için ilgili bedensel organlara sahip olmamız gerekiyor. Zaten bu tecrübelerin toplamı bizde bir hafıza ve bilinç oluşturuyor ve bize benliğimizi veriyor. Ama eğer ruh bedenden bağımsız olabiliyorsa ve ölünce de yaşamaya devam edecekse, ruhun ''yaşayacağı'' bu yeni durum gerçekten de ''yaşamak'' lafını hakediyor mu? Çünkü yaşamaya dair herşeyi bedenimizle yapıyoruz. Beden olmadan da ruhun var olabilmesi demek, beden olmadan hiçbir yaşam faaliyetinde bulunamayacağımız için, tam bir saçmalık değil midir zaten?
Kaldı ki bizler yaşamdaki faaliyetlerimiz, bedensel isteklerimiz, yaşamın maddi koşullarının çeşitliliği karşısında edindiğimiz bilgilerimiz, başka insanlar ve doğayla karşılıklı etkileşimimiz sonucu varoluyoruz; benlik duygumuz ve karakterimizi böyle kazanıyoruz, bilgi ve düşünce dağarcığımız bunların sonucu genişliyor. Tüm bu maddi etkenlerden benliği(ruhu) koparmak zaten mümkün değil ki! Ruhu bedenden ayrı düşünmek tüm maddi tecrübeleri yadsımayı gerektirdiği için, aslında kişinin karakterini, benliğini, tecrübelerini, düşünce ve isteklerini yok etmek oluyor. Çünkü bunların hepsi canlı organizmanın çevresiyle etkileşimi içerisinde şekilleniyor. Ruhu(benliği/bilinci) bedenden ayırırsak geriye hiçbir şey kalmazki! Ruh dediğimiz şey kocaman bir hiç olur!
Bu yazıda kısaca değindiğimiz noktalar bile bedenden ayrı bir ruhun varolmadığını anlayabilmek için yeterli değil midir?
|