Eski hal muhal. Ya yeni hal, ya izmihlal....
Osmanlının yıkılışı devrinde Meşrutiyeti savunan Bediüzzaman Hz.'ne o zamanın alimleri padişahlığı savunuyorlardı. Bediüzzaman ise onlara : "Eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal" diyordu.
Yine 1900 lü yılların başında Şam da Emeviye camisinde verdiği konferansta, (daha sonra bu konferans, "Hutbe-i Şamiye" adlı eserinde yayınlandı) şu tesbitte bulunuyor :
Ben bu zaman ve zeminde, beşerin (insanlığın) hayat-ı içtimaiye (toplumsal hayat) medresesinde (okulunda) ders aldım ve bildim ki: Ecnebiler, Avrupalılar terakkide (ilerlemede) istikbale uçmalarıyla beraber bizi maddî cihette kurûn-u vustâda (orta çağda) durduran ve tevkif eden altı tane hastalıktır. O hastalıklar da bunlardır:
Birincisi: Ye'sin, ümidsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi.
İkincisi: Sıdkın (doğruluğun) hayat-ı içtimaiye-i siyasiyede ölmesi.
Üçüncüsü: Adavete (düşmanlığa) muhabbet.
Dördüncüsü: Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları (bağları) bilmemek.
Beşincisi: Çeşit çeşit sarî hastalıklar gibi intişar (yayılan) eden istibdad.(baskı rejimleri)
Altıncısı: Menfaat-ı şahsiyesine (şahsi menfaatine çalışmak)himmeti hasretmek.
Arkadaşların dikkatine sunuyorum....
Burada asıl değinmek istediğim, Bediüzzamanın 1900 lü yılların başında yaptığı bu tesbit, ne kadar isabetli.
Bugün o zincirlerden bir kısmı kırıldı. Bir kısmı ise kırılıyor.
"Beşincisi" diye bahsettiği, İslamın geri kalış nedeni olan hastalıklardan biri olan baskı ve istibdat rejimlerinin bir bir yıkılmaya başladığını günümüzde görüyoruz.
Tunus, Mısır gibi ülkelerdeki, tek diktatör yönetimleri bir bir yıkılıyor.
Bediüzzamanın bu içinde yaşadığımız yıllarla alakalı İslamın gelişmesine yönelik çok müjdeleri var. Taa o zamandan, bize müjdeler veriyor. Ve o müjdeler şimdi tek tek tahakkuk ediyor.
Daha neler göreceğiz inşallah.
Tüm imanlı arkadaşlara buradan Bediüzzamanın lisanıyla sesleniyorum: "Ümitvar olunuz. Şu istaikbal inkılabatı içinde en yüksek gür seda, İslamın sedası olacaktır."
|