İlk olarak şu tezi ortaya atıp tartışalım: Özgürlük ve eşitlik ters orantılıdır. Bir sistem ikisinden birinden feragat etmek zorundadır.
Bunu uygulamada görüyoruz. Amerika'da ifade özgürlüğü son raddededir. İnsanlar Amerika bayrağını yakma hakkına bile sahiptir. Devlet başkanlarını istedikleri gibi aşağılayıcı şekilde resmederler. İsa'ya istedikleri gibi hakaret ederler vs. Adil yargılanma hakları vardır. Polis bir Amerikan vatandaşına kötü muamelede bulunamaz. Yüzlerce parti vardır. Protesto hakkı en temel haklardandır. Amerika'da şehit cenazelerinde "Tanrıya hamdolsun ölü askerler için" diye protesto bile yapılması haktır (Bakınız: Westboro baptist church)
Ama SSCB gibi bir ülkede ifade hakkı son derece kısıtlıydı. Gizli polis seni takip eder, alıp götürüverir, ve yakınların hiçbirşey yapamaz. Adil yargılama yoktur, hapiste işkence vardır. İfadeler işkenceyle alınır. Yargısız infaz vardır. Basın özgür değildir ve tamamen devlet kontrolündedir. Özgür seçimler yoktur. Farklı partiler kurulmasına izin yoktur. Ülkeden özgürce ayrılma hakkı bile tanınmaz. Hatta ülke içinde bile pasaport sistemi uygulanmıştır. Devlet herkesin mesleğini seçer ve onu bir yere çalışması için atar. Kimsenin kendi tercih hakkı yoktur. Protesto hakkı yoktur. Kitap yazarak veya başka bir şekilde rejim eleştirilemez. Bugüne kadar kurulan hiçbir sosyalist ülke demokratik olamamıştır. Bir kölelik düzenidir. Keza Gorbaçov baskıyı biraz gevşetir gevşetmez halk sistemi büyük nefretle yıkmıştır.
Sosyalizm görüldüğü gibi sadece baskı ortamında mümkün olabiliyor. Bunun sebebi nedir?
Burdan ikinci tezime geliyorum: İnsanların göbek bağı birlikte kesilmemiştir. Biyolojik sebeplerden dolayı kimse aslında kendi ailesi dışında başka insanları gerçekten umursamaz. Ve kimse emeğinin semeresini başka insanlarla paylaşmak zorunda hissetmez kendini. Bu sadece devletin zorlaması ile mümkün olabilir.
İnsanları birbiriyle koca bir aileymiş gibi ortaklaşa yaşamaya ikna etmek imkansızdır. O yüzden sosyalizm doğası itibariyle bir baskı rejimi olmak zorundadır. İnsanlar zorlanarak ortaklaşa bir yaşam yaratılmaya çalışılır. Bu yapılmaya çalışırken insanlar işkence, terör ve beyin yıkama metotlarıyla eğitilmeye çalışılır. Tarih sosyalistlerin
kendi insanına yaptığı zulümlerle doludur. Bakınız:
Komunizmin Kara Kitabı