Tanrının Kişiliği
Etrafındaki herkesin kendisi için varolduğuna inanıp, kendi rahatı için diğer herkesi harcamakta hiç sakınca görmeyen insanlardan herhalde hepimizin haberi vardır. Hatta karşılaşmışızdır böyleleriyle. Vicdansız ve bencildirler. Tam da bu yüzden çok çirkin ve itici görünürler. Kendini var etmek için diğer herkesi yok etmeye hazırdırlar adeta. Bu tür insanların beş para etmez olduklarında herhalde herkes hemfikirdir. Zira onlar sadece kendilerini düşünür ve onlara yine kendilerinden başka kimse tahammül edemez. Psikopatlığın garip bir türüdür bunlar. Hem narsist hem psikopat.
Kendi çıkarı için işçisini günde 15 saat çalıştırıp ahır gibi bir yerde yatıran, istihdam vaadeden ama koşul olarak asgari ücretin de altında ücret vermeyi öne süren, yaygın işsizliği çalışanlarını ezmek için bir tehdit kozu gibi kullanan patronlar böyle insanlardandır örneğin.
Ama ille de bir insan olması gerekmez bunun. Devleti düşünelim. Kendi varlığını sürdürebilmek için, tehdit olarak gördüğü herkesi ve herşeyi ortadan kaldırmaya hazır bir ''şey'' değil midir devlet?
Ya da Tanrınızı düşünün. Onun pek yüksek varlığını tehdit etme olanağı yok elbet kimsenin, ama keyfini bozduk ya da itaatte kusur ettik diye cezalandırmasına ne demeli? Bu daha da vahim değil mi? Herkesi ve herşeyi ona tapıp övelim, yıkayıp yağlayalım diye yarattığını iddia edip övgüyü aksatanları cehennem adlı bir yerde akıl almaz işkencelerden geçirmekle tehdit ediyor.
Düşünebiliyor musunuz? Kadın, çocuk, genç ve yaşlı milyonlarca, belki de milyarlarca insan, despot Tanrınızın övülme ve tapılma ihtiyacı(!) yeterince karşılanmadığı için diri diri yakılacak, kavruldukça diriltilip yine yakılacak!
Tanrınızın gücü ve vaatlerini bir kenara bırakın, hatta varlığı-yokluğu meselesini bile bir kenara bırakalım ve bir hikayedeki kahramanı değerlendirir gibi onu değerlendirelim. Nasıl bir kişilik bu? İyi biri mi gerçekten? Yoksa narsist ve psikopat bir despot mu?
Tekrar bakalım hikayeye. Bu despota hiç korkmadan, hatta onca güçsüzlüğüne ve sonunun cehennem olacağını bile bile itiraz eden Şeytan hakikaten ''kötü'' mü? Yoksa bu masaldaki biricik gerçek kahraman mı?
İnanıyor olabilirsiniz, inanmaya ihtiyacınız olabilir. Ama inandığınız ''şey'' nasıl birşey hakikaten düşündünüz mü? Cennet vaad ettiği için böyle bir Tanrı'ya boyun eğmek insana yaraşır bir tutum mu? Onun tehditlerinden, gücünden korktuğunuz için haksızlığa boyun eğmek gururunuza dokunmuyor mu? O, hakikaten boyun eğilmeye değer biri mi?
Karar sizin...
Konu Jolly Jocker tarafından (01-10-2011 Saat 15:22 ) değiştirilmiştir.
|