upuaut´isimli üyeden Alıntı
Bu konuda Atatürk, şunu söyler:
"Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyundurluğundan kurtarmalıdır." M.K. Atatürk (2 Eylül 1930).
Çünkü Oktay Sinanoğlu'nun da dediği gibi "Türkçe giderse Türkiye gider." Atatürk, zamanında bunun farkına varmış ve bizi uyarmış. Ancak bizim Araplar'dan farkımız; Araplar, kendi dilini (tabii ki Arapça, alfabe tam oturup tam bir bağımsızlığa kavuştuktan sonra) kendi alfabeleri içinde geliştirirken, biz ise pek çok alfabe kullanmışız.
|
Sana samimi düşüncemi söyleyeyim,Atatürk Türk milliyetçisi bile değildir.
Tipik bir batıcıdır,ulus devlet fikrine ve miliyetçiliğe inanmasının tek nedeni de ulus devlet modelinin batıda kabul görmesidir.
Araplar,Kürtler,Arnavutlar gibi Müslüman unsurların ayrılmalarına tepkisel yaklaşan ve tek umudun ulus devlet ve milliyetçilikte olduğuna inanan,tüm bu sürecin doğal ve tahmin edilebilen bir sonucudur.
Batıcıdır;kıyafetinden,dinlediği müzikten,herşeyinden bu kolaylıkla anlaşılır.
Çakma Türkçüdür,Panturkizme ilgi bile duymaz.
İslamdan ve doğuya ait olan herşeyden nefret eder,milliyetçiliği İslam'ın yerine ikame edebileceği bir ülkü olarak görür.
Arapça ve Farsça kelimeleri kaldırırken Rumca,Ermenice kelimelere dokunmaz,onun derdi kelimelerin Türkçe olması değil,doğulu olmamasıdır.
Hatta 30 sonrası Anadolu uygarlıklarına vurgu yapar,onun için tek önemli olan kendi yarattığı-daha doğrusu yaratmaya çalıştığı-milletin temellerini doğudan uzak oluşturmaktır.
Bir halkın kültürünün,dilinin yapay olarak oluşturulabileceği yanılgısına düşer.