Aşk Böyle Bir Şey
Aşk yasak dinler mi?
Aşk kural dinler mi?
Aşk olmasaydı şarkılar yavan, şiirler duygusuz olmaz mıydı?
İnsanlar makinelere namzet, robotlar gibi dolaşmaz mıydı?
Ozanlar öksüz, şairler yetim, edebiyat dilsiz, tarih sağır, resimler ruhsuz olmaz mıydı?
Ressamlar fırçalarını yolar, ozanlar sazlarını kırar, yazarlar kitaplarını yakmaz mıydı?
Aşk olmasaydı, yaşamanın bir anlamı olur muydu?
Cayır cayır yanmadıkça, hasret ile kavrulmadıkça, için için közlenmedikçe, Aşk nedir ki?
Aşk zenginlik mi ister?
Aşk fukaralık mı bilir?
Aşk aklı mantığı mı dinler?
Aşk dinli dinsiz mi ayırt eder?
Samanlığı seyran, sarayları zindan etmez mi?
Efendiyi köleye, köleyi efendiye âsi etmez mi?
Deliyi daha deli, akıllıyı da divâne etmez mi?
Aşk Ânka olup, kâf dağının ardına gitmez mi?
Bir bakışla, bir gamzeyle, bir buseyle, o kıvılcım ateşlenmez mi?
Gönlün bir kere yanmaya görsün, ateş vuslata ermeden söner mi?
Aşık ve mâşuktan gayrısı aşığa yok olmaz mı?
Gayrıyı görmez, aynıyı bilmez, aleme kör olmaz mı?
İkisinden başka kim kalır ki alemde, bu aşığa yasak olsun? birileri aşığı hesaba çeksin!
Aşk, iki kişinin var olduğu, gayrının yok olduğu bir dünya değil midir?
Sen ne arıyorsun aralarında demezler mi?
Aşığa zaman/mekan sorun olur mu?
Hangi zamanın kör saniyesi bu vakti ölçebilir!
Hangi mekanın nemli duvarı bu aşkı öldürebilir!
Aşkı yasak gören bedbâhlar bilmezler mi, o aşk sizide vurabilir?
Aşk iki kişi arasında değil, tek kişi arasındadır, o ikisi tek'tir, biri ölürse diğeride ölür.
Bir elmanın iki yarısı, bir bütünün iki parçası, bir ruhun iki yarısıdır.
Biri olmadan diğeri yarımdır, eksiktir, yalnızdır, değersizdir, hiçtir.
Bir araya gelmeleri mecburiyet, ayrı kalmalarıysa kaderin cilvesidir.
Mecnuna sormuşlar;
Ya bu senin Leylân o kadar güzelde değilmiş, ne buldun onda?
Siz birde onu benim gözlerimle görün! demiş.
Aşık başka bir şey görür mü?
Aşık nasihat dinler mi?
Zengin, fakir, deli, akılı, profesör, çulsuz, efendi, köle, dinli, dinsiz, ermiş, eren, aziz, rahibe, veli, peygamber seçer mi?
Tanrı istediği kadar emir verse;
Benden başkasını gönlüne sokmayacaksın, başkasına bakmayacaksın, yakarım, yıkarım desede, gönül yanmış bir kere; gayrıdan korkar mı?
Halkta istediği kadar suçlasa;
Evlatlığının karısını aldı, örf ve adetlerimizde bu yok, iyice sapıttı, yoldan çıktı, derdi başka, utanmaz adamın teki dese; gayrısını duyar mı?
Kader ağlarını örmüş, o ruhu diğerine eşlemiş, tutku mührüyle mühürlemiş, gökler bu seçimle kalb kalbe kilitlenmiş, gönül nikahı göklerde kıyılmışsa, yerde bu aşkı kim engelleyebilir?
Kim bu kiliti kaldırabilir?
Kim bu nikahı yasaklayabilir?
Tanrı mı?
Şeytan mı?
Melekler mi?
Padişahlar mı?
Toplumlar mı?
Kim, kim, kim.
Peygamber bile olsa bu aşktan kaçabilir mi? kaçamadı işte, kaçamamış.
Kaderden kaçılabilir mi?
Kaldı ki normal bir insan ne yapar? nereye kaçabilir, aşkı bulmadan, onunla solumadan, ten tende kaybolmadan, nefesiyle tutuşmadan, ikiside yekvücut olmadan, aşktan kim kaçabilir?
Aşka kim sınır koyabilir?
Kaderi kim bozabilir?
Kader bir kere yazıldıysa kim silinebilir?
Yok böyle bir şey.
Aşk böyle bir şey.
Ya Divâne düşürüp aklını bitirir.
Ya Kerem olup dağları deldirir.
Ya Mecnun edip çölleri gezdirir.
Ya Peygamber yapıp, âsi ettirir.
Hiç fark etmez, kim olursan ol...
Aşk bu.
Yasak Aşk!
Yada sadece Aşk!
Ki zaten aşka yasak olmaz, aşk anca yaşanır.
Engel tanımaz.
Ya yakacak, ya yakacak, ya yakacaktır, ve yaşanacaktır, ötesi yoktur.
Kimseyle konuşmaz, konuşanı anlamaz, anladığını cevaplayamaz, içini açamaz, derdini dökemez, dizlerde derman, gözlerde ferman, boğazda düğümdür.
Bir heveste değildir, arzu ise hiç değildir.
Yakıcı olandır, yanıcı olandır, yasak olandır.
Hangi eleştiri, ateşinin karşısına durabilir?
Hangi yargıç cezalandırıp, ondan ayırabilir?
Ya aşkını savunup dünyayı karşına alacaksın!
Yada aşkını unutup o dünyada kaybolacaksın!
Aslında böyle bir tercih hakkın bile olamaz.
Yaşadıkça yanacak, yandıkçada yaşayacaksın!
Aşkın için,
O için,
Onun için,
O da senin için,
Toplumla kapışmadan, Cehenneme atılmadan, Cennetten kovulmadan, Tanrıyla da bozuşmadan, Aşk, aşk olur mu?
Olmaz diyene selamlar, aşkına yanana hasretler olsun.
Ne kadar çok hasret, bir o kadar yanacaksın demektir.
Aşıkların kaderi budur, kaderde aşkın koruyucusudur.
Aşka dair ne varsa yasaklanamaz, bu yazıda ilan olsun.
Sevgiler saygılar.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|