İbni Arabi 'nin şöhreti, çok genç yaşta duyulmaya başlayınca, onu en çok merak edenlerden biri de İbni Rüşd oluyor, nam-ı diğer Arsito'nun oğlu, ellili yaşlarda felsefe kitaplarını adeta yutmuş, bir kitap kurdu kendisi.
---\---
Babamın arkadaşlarından birisi olduğu için, babam İbn Rüşd'ün arzusu üzerine, benimle bir araya gelsin diye bir vesileyle beni ona gönderdi. O esnada bıyıkları henüz terlememiş bir delikanlıydım. Huzuruna girdiğimde sevgi ve saygıyla kalkıp beni kucakladı ve şöyle dedi:
-Evet!
Ben de cevap verdim:
-Evet!
Söylediğini anladığım için sevinci arttı. Sonra, sevincinin sebebinin farkına vardım ve ona "
hayır" dedim.
Bunun üzerine üzüldü, rengi de gitti ve sahip olduğu şeye karşı kuşku duydu.
Bana şöyle dedi:
-Keşif ve ilâhi feyizde, işin nasıl olduğunu gördün? Acaba teorik düşüncenin bize verdiği gibi midir?
Şöyle cevap verdim:
-Evet ve hayır!
"Evet ve hayır" arasında ruhlar maddelerinden, boyunlar bedenlerinden uçar.
Bunun üzerine rengi sarardı ve kendisini sıkıntı bastı, bağdaş kurup oturdu ve işaret ettiğim şeyi anladı.
Fütühatı Mekkiye - E.Demirli
c.1 s.446