Sumerler hakkında araştırma yaparken semavi dinlere dair birçok iz gördüm. Yaratılış efsanesi , tufan efsanesi,cennet,cehenemin varlığı,adem ve havva efsanesi gibi. Türk mitolojisinde bile yaratılış efsanesinin olduğu hatta semavi kitapların aynısı diye bilirim.
Kaynak (Prof. Dr. Bahaaddin Ögel, Türk Mitolojisi )
"
Tanrı Ülgen, bazısında insan olan kişi, bazısında şeytan olan Erlik ile bu suların üzerinde uçuyor. Birinde denizden bir taş çıkarak Ülgen’e konacak bir yer oluyor. Başka birinde Erlik, diğerinde kişi, bir diğerinde ise yaban ördeği suyun içinden toprağı çıkararak yeri meydana getiriyor.
Bir başkasında ise su içindeki Tanrıça Akana veya Ak-ene, Ülgen’e yeri ve göğü nasıl yaratacağını söylüyor . Ülgen de yere ve göğe “ol” diyor, onlar da oluyorlar.
Ülgen’in yer ve göğe “olun” demesi ve evreni 6 günde yaratarak yedinci gün dinlenmesi Tevrat ve Kur’an’daki Allahın “ol” diyerek yeri göğü 6 günde yaratması ve yedinci günü dinlenmesi motifi ile paraleldir".
Sümerlerde yaratılış

Kaynak: Samuel Noah Kramer, The Sumerian, Their History, Culture and Character)
Sumer’de tanrılar çoğalmaya başlayınca kendi işlerini yapıp yetiştiremediklerinden yakınıyor ve bütün tanrıların yaratıcısı Tanrıça Nammu’ya gelerek işlerini yapacak kimseler yaratması için yalvarıyorlar. O da oğlu Bilgelik Tanrısı Enki’yi derin uykusundan uyandırarak tanrıların işlerini görecekleri yaratmasını söylüyor. Enki de annesine derin sudan çamur almasını, ona tanrıların görüntüsünde şekil vermesini, ona bu işte yer tanrıçası ile doğum tanrısının yardım edece*ğini söylüyor. Enki, “ Ey anneciğim! Yeni doğanın kaderini söyle “, diyor, sonunda o bir insan oluyor.
Çoğu hikaye biraz değişiklerle ilk önce tevrata daha sonrada diğer kitaplara geçmiş gibi gözüküyor. Örneğin havva efsanesi Tanrıların cennetinde enki yenmesi yasak meyvalardan 8 meyvadan birini yiyor ölümle lanetleniyor. Diğer tanrı(ça)lar yer tanrıcasına yalvararak enkinin iyileştirmesi için yalvarıyorlar. Tanrının 8 bitkiye karşı hasta olan 8 organı için birer şifa tanrısı yaratıyor. Bunlardan biri Nin ti (Kaburganın hanımı demek) ti aynı zamanda hayat demekmiş.
Tevrata geçerken Nin ti *İbranicede “ Hayat Veren Hanım” *anlamına gelen “Havva” adını alıyor.
Tevrat’taki “ Adam ”ın anlamı da kırmızı toprak demekmiş.
Yeni ademin topraktan havvanın onun kaburga kemiğinden yaratılmasıyla bezerlikler gösterir nitelikte.
Sumerlilere göre Yeraltı Dünyasında ölüler nehir yoluyla götürülüyor , bu bana yunan mitolojini hatılatıyor. Ayrıca yeraltı ülkesine giderken 7 kapıdan geçilirmiş buda yedi katlı cehennem bağlantısını kurduruyor ister istemez.
Birde bir İmdugud kuşu var. Cennet’te oturuyor, zaman zaman 7 kat göğe çıkıp tanrıya gidip geliyor. Türkler hüma kuşu ,persler simurg arablar ise zümrüdü anka diyorlar. Uygurlar bu kuşa tanrı gözüyle bakarlarmış. Cennetin 7 katlı olması bağlantısına dikkat çekerim.
Dahasıda var ama girmeyeceğim bilenler lütfen eklesinler.
Burada detayını vermeyeceğim ama bazı dil ve kültür benzerliklerinden yola çıkarak sümerlerin türk kökenli oldukları iddia edilmiş.
Dinlerin kökeni yoksa türk mitalojilerine dayanıyor ne dersiniz?