Ateizmin kutsal kitabı (müslümanlıktan ateizme geçenler için) kuran gibi anlıyorum. Demek ki kurana çok şey borçlu ateistler

.
*Sizide tanıyor gibiyim kuranyeter. Fikirleri insanın parmak izi gibidir. Bir ikinci iz kimsede olmaz.
Benim saygı duyduğum inanç yada inançsızlık değil, bir insan doğruyla yanlışı ayırd ederken ne kadar tarafsız ve bunu yaparken hangi ilkelerle hareket ediyor.
Tarafsızlıktan kastım, kişinin kanıtlara karşı tutumu nedir. Kendisiyle çelişenleri sudan sebeplerle red mi ediyor, yoksa düşünce ve fikirlerini kanıtlara göre yeniden tanzim mi ediyor.
Bu nedenle islamı din edinenle, ateizmi, bilimi din edinen arasında bir fark fark varsada çok önemli olmadığına inanıyorum. Bilimi din edinmekten kastım teorileri dogmalara dönüştürmektir.
Genelde sık kaşılaştığımız soru tanrı ya varsa? Benim yanıtım mübarek olsun. Varsa red edecek halimiz yok. Ama varsayımı da gerçek kabul edecek halimiz yok ve yaşam varsayımlar üzerine tanzim edilmemeli. Edersen noolur, hayal pilavı yersin. Diyorki o zaman da ben böyle mutluyum, işte ilkesizlik burada devreye giriyor. Mutluluk senin çıkarındır ve onun için de herşeyi yapabilirsin demektir. O zaman ahlaktan, doğrudan, gerçekten uzaksın.
"İnançlı bir insanın şüpheci bir insandan daha mutlu olması, sarhoş bir insanın ayık birinden daha mutlu olmasından farklı değildir." George Bernard Shaw
Selamlar.