Yoksa Yanıldık mı?
Seçimlerden sonra kısa süren olumlu gelişmeler bizi umutlandırmıştı.
Bu olumlu gelişmelerde Dolmabahçe toplantısının etkisi olduğunu düşünmüştük.
Daha sonra olumsuzluklar üstüste gelmiş, ama önceleri gerekli-gereksiz siyasete karışan genelkurmayın demeçlerinin bıçak gibi kesilmiş olması karşısında şaşırmıştık.Birkaç ay önce başka bir başlıktaki mesajımda başbakanın elinde genelkurmay başkanına ait bir dosya olup ta Dolmabahçe toplantısında bu dosyayı kullanmış olabilir mi? zamanla anlayacağız" demiştim.
Bu dosyayı bir söylentiden duymuştum ama gerçek olma olasılığı da vardı.
Nitekim Birgün Gazetesindeki köşesinde eski SHP genel sekreteri Fikri Sağlar, iktidara yakın bir hukukçudan aldığı duyumları yazdı.
http://www.objektifhaber.com/yeni/ob...id=2O33O140141
Genelkurmay ve Başbakanlık, Fikri Sağlar'ın bu şok iddiasını yalanladı.
http://www.ntvmsnbc.com/news/446744.asp
Daha önce youtube'de yayımlanan videolarda gizlice dinlenen Yök eski başkanı ve bir komutanın konuşmaları, iktidarın ya da Fetullahçı kesimin organize bir dinleme çalışması içinde olduğunu göstermişti.
Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Paksüt'ün peşinde dinleme cihazlı bir polis aracının dolaşması bu harekatın korkunç boyutları olduğunu gösteriyor.
Ondan önce medya köşe yazarlarının hesapları inceleniyordu. Emin Çölaşan bunu deşifre etmişti.
Bir iktidar, yolsuzlukları önleme amaçlı olarak gerekirse sıkı denetimler, kontroller yapabilir. Ama bu gizli denetimler, dinlemeler sonucunda oluşturduğu dosyalarla yargıya gitmiyor, o dosyaları bir tehdit aracı olarak kullanıyorsa o iktidardan korkulur. Çünkü amacı yolsuzlukları önlemek değil, kendi yolsuzluklarını, hukuksuzluklarını örtbas etmek ve eleştirenleri, aleyhinde konuşanları sindirmek, susturmaktır.
Sindirilenler, susturulanlar Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, Atatürk ilke ve devrimlerini koruma-kollama konumunda olanlarsa eğer, bu iktidar kırmızı çizgileri aşmıştır, hadsizlik etmiştir. Bunun da affı olmaz. Bu iddialar doğruysa, hem iktidar partisi, hem de dosyaları nedeniyle sindirilenler yargı önünde hesap vermelidir. Yargı da sindirilip, susturulmadan..