
04-06-2008, 07:36
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger squall;
Birseyin ne oldugunun bilincine vararak, onu hayatina sokmamak, bence en uygun olandir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

04-06-2008, 09:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 225
|
|
|
Ne yazikki yeryuzunde henuz tanriyi sorgulayan bir ideoloji uretilememistir.Sadece tanri var-yok temelinde tartisilmis; inanisin inanma-inanmama temelinde inanca tasinmis ve inanc ve tanri sabit birakilmistir.
|
sevgili evrensel, tanrıyı sorgulayan bir ideolojiden tam olarak kastınız nedir?Tanrıyı tartışmanın temel noktası, genel anlamda varlık veya yokluk hususu değil midir sizce?
sevgiler
Tanrı, bilinmeyenlerin üstüne örtülmüş bir gölgeden ibarettir.
|

04-06-2008, 11:44
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger aparin;
Seyin varligi-yoklugu tartisilmadan once, seyin kendisinin ortaya konmasi gerekir.Yani tanri kavram olarak vardir.Sozluge baktiginizda-yorumsal olarak-bir ifadesi vardir.
Soyut varliklar-dogru, yanlis, sevgi, saygi v.s. ancak sezginin duyumuyla alinir.
Bunlarin varligini yoklugunu tartisiyormuyuz? Tartismiyoruz. Sadece bana gore dogru-yanlis diyoruz.
Eger herhangibir soyut varsa-ki bizim dusuncemizi yonlendiren en buyuk soyut, dogrudur, iyidir, guzeldir ve tum pozitif degerlerdir-.TANRIDA SOYUT BIR VARLIKTIR.
Sezgisel olarak duyumunu alan icin vardir, alamayan icin yoktur.Ayni bir gencin bir kizi sevmesi gibi, genc icin duyum vardir ama kiz icin yoktur.
Dolayisiyla bu tartisma kisir bir dongudur.Ne duyumsal olarak varlayan ne de duyumsal olarak yoklayan ispat edemez. KAVRAM OLARAK TANRI VARDIR.
Ozaman benim onerim, tanrinin kavramsal tanimi ve buna ihtiyaci olanin, ya varlamasi ya da yoklamasi.
BEN TANRI KAVRAMINA IHTIYAC DUYMUYORUM.Cunku tanrinin kavramsal olarak ne oldugunu ortaya koydum.Bu kavramada ihtiyacim yok.
Dolayisiyla tartisma, bu kavrama ihtiyac duyanlarin tartismasidir.
Benim " tanri nedir, kimdir?" yazimi ve tanri ile ilgili diger yazilarimi "evrensel'in kosesi"-felsefe-psikoloji basligindan bulabilirsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Konu evrensel-insan tarafından (04-06-2008 Saat 11:52 ) değiştirilmiştir.
|

13-06-2008, 23:36
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
|
|
Neden bütün dinlar budizm gibi olmalıır?
Çünkü budizm de amaç bu dünyada ideal insan olmaktır. Çinliler buna JunZi(cünzı) diyorlar. Bir nevi insan-ı kamil. Burada genel ahlak dışında bedenin terbiyesi konusunda biraz ileri gidiyorlar belki ama bu adamlar zararsız. Diğer dinler gibi hep birileriyle cihat halinde değiller. Kendi kendilerinin afyonular. Keşke bütün inanların hedefi insan-ı kamil olmak olsa.
|

14-07-2008, 03:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jul 2008
Mesajlar: 24
|
|
Budizm ve Kadın
1)
“Kadınlar, zavallı yaratıklar…Kadınlar nankördür, haindir……………Bütün kadınlar aşağılıktır….” (Tipitaka, Khuddaka Nikaya, Kunala Jataka)
İngilizcesi:
"Poor fickle creatures women are, ungrateful, treacherous they, No man if not possessed would deign to credit aught they say…………….”
“Dishonest, fierce and hard of heart, as sugar sweet their words,
Nothing there is they do not know to cheat their wedded lords.
Surely all womenfolk are vile, no limit bounds their shame,
Impassioned and audacious they, devouring as a flame. Dishonest, fierce and hard of heart, as sugar sweet their words” (Tipitaka, Khuddaka Nikaya, Kunala Jataka)
2)
“-Efendi Gautama, neden kadınlar önemli işlerimizde rol almıyor, neden yabancı yerlere gönderilmiyor? -Ananda, çünkü kadınlar irfan sahibi değillerdir, çünkü kadınlar aptaldır, çünkü kadınlar öfkelidir, çünkü kadınlar kıskançtır, çünkü kadınlar aç gözlüdür,” (Tipitaka, Anguttara Nikaya 2, bölüm 8 VPTS)
3)
“Ey keşişler, zehirli yılanların özellikleri: nefret doludurlar ve hınç sahibidirler, zehirlidirler, Zor ortamlarda bulunurlar ve dostluğu engellerler Ey keşişler, aynı şekilde kadınların özellikleri: Nefret ve hınçla doludurlar, dostlukları engellerler, bu kadınların zehiridir. Çoğu zaman iftira atarlar.” (Tipitaka, Anguttara Nikaya 3:23)
Google'da yaptığım aramada rastladıklarım:
*Budizm'in kurucusu Buda ise; ilk başlarda kadınları dinine kabul etmemiştir.
*Budizm'de kadın hislerinin esiri bir varlık olarak görülüyor, ona bakılmaması, bakılırsa görülmemesi, görülürse kendisiyle konuşulmaması, konuşmak zorunda kalınırsa da uzak durulması tavsiye ediliyordu.
*Karma dogmasına göre “her ruh, hak kazandığı yaşamı elde eder: sofu davranışları iyi karmaya aracılık eder ve bununla diğer yaşamda sosyal statüde yükselme beraberinde gelir, tanrıdan korkmaz davranışlar kötü karmaya aracılık eder ve diğer yaşamda böcek olurlar (yada kadın)”
*tibet’in sınıf ilişkileri manastırlar içinde oluşturulurdu. rahiplerin büyük çoğunluğu, üstteki baş keşişlerin kölesi ve hizmetçisiydi ve yarı aç aşağılık işlerde çalışıp,dualar mırıldanarak ve rutin dayaklarla yaşarladı. tepedeki rahipler, yoksul rahipleri dinsel sınavlara veya seksüel hizmetlerinin yerine getirilmesi için zorlarlardı. (tibet tarikatlarının çoğunda homoseksüel seks, kadınlardan uzaklığın kutsal bir işareti olarak kabul edilirdi)
......
Ayrıca kölelik de mevcutmuş bu sistemde. Kölelere de kaderlerine boyun eğmeleri salık verilirmiş, malum zen felsefesi. Madem kölesin, akışına bırak gitsin.
Belki Buda böyle buyurmamıştı da uygulayıcıları bozdular, ne dersiniz? Fakat yaşanılanlara ve binlerce yıllık adetlere bakma geleneği gereğince suçlu kendisi mi olmalıdır?
|

04-09-2008, 01:57
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Sep 2008
Mesajlar: 24
|
|
|
;4995 Diyor ki
Budizm bildiğim kadarıyla,her ne kadar inanlıları tarafından sıkça dile getirilmekten kaçınılsa da, tamamen materyalist-ateist bir felsefedir
Ateizmin ve Budizm''in ortak özellikleri şunlardır:
1)Ateizm de Tanrı''nın varlığına inanmaz "Tanrı yoktur" der Budizm de...
2)Ateizm de ruhun varlığına inanmaz Budizm de...
3)Ateizm de doğa üstü olan "gözle görünmeyen beş duyu organıyla hissedilmeyen" varlıklara inanmaz Budizm de...
4)Ateizm de materyalisttir Budizm de...
Şimdi bu durumda budizmin ateizmden hiçbir farkı yoktur
Budistlerin bazıları reenkarnasyona inanır ama bu tabi ki, sanılanın aksine ruh ile iglili değildir(Budistler zaten ruhun varlığına inanmaz)
Daha çok insanın ölüp artıklarının azot döngüsüne karışmasıdır....
Sonuçta Budizm bir din değil tamamen ateist/materyalist bir felsefedir..
Budistlere rahatlıkla "stresten kurtulmak ve rahatlamak için meditasyon yapan ateistler" denilebilir...
Saygılarımla..
|
Bu durumda; "meğerki, BUDİSTMİŞİM de haberim yokmuş" demeliyim.
Yaaşasın budha.. yada.. buda... veya her neyse işte !!
|

04-09-2008, 15:18
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
|
|
Budizmin ateist bir din anlayışı olduğu kendi ilk kaynaklarında açıklanır.Sonradan budizmde her din gibi değişimler geçirmiştir.Özellikle eklenmeci anlayışa sahip olması bazı mezheplerde köklerinden iyice uzaklaşmasına neden olmuştur.Kadına bakışıda cinsellikten uzak kalma prensipleri gereği cinselliği hakir görmekle başlayan ve sonuçta kadını hakir görmeye dogru evrilen bir içerik yüzünden kazanmış olabilir.
|

05-09-2008, 02:20
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Sep 2008
Mesajlar: 24
|
|
kapecuk´isimli üyeden Alıntı
Budizmin ateist bir din anlayışı olduğu kendi ilk kaynaklarında açıklanır.Sonradan budizmde her din gibi değişimler geçirmiştir.Özellikle eklenmeci anlayışa sahip olması bazı mezheplerde köklerinden iyice uzaklaşmasına neden olmuştur.Kadına bakışıda cinsellikten uzak kalma prensipleri gereği cinselliği hakir görmekle başlayan ve sonuçta kadını hakir görmeye dogru evrilen bir içerik yüzünden kazanmış olabilir.
|
Haydaaaaaa..!!!! :eek: Cinsellik nasıl hakir görülür, anlamadım??
Buda denen adam bülent ersoylaşmış mı yani?
Cinsel tercihi mi farklılaşmış?
Ne olmuş da hatunlara rest çekmiş??
Bu durumda artık budist falan olamam.... ben ayrılıyom bu dinden. Hadi bana eyvallah...
|

06-09-2008, 13:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
|
|
KerimM´isimli üyeden Alıntı
Haydaaaaaa..!!!! :eek: Cinsellik nasıl hakir görülür, anlamadım??
Buda denen adam bülent ersoylaşmış mı yani?
Cinsel tercihi mi farklılaşmış?
Ne olmuş da hatunlara rest çekmiş??
Bu durumda artık budist falan olamam.... ben ayrılıyom bu dinden. Hadi bana eyvallah... 
|
Buda nın cinsellikle sorunu şurdan kaynaklanır.Buda insanın yaşamında kendisine ıstırap veren herşeyin kökeninde yine insanın arzularının yattığını düşünür.Istıraplardan kurtulmanın yoluda arzuları terk etmekten geçer.İşte bu yüzden cinsellikte onlara göre vaz geçilerek ıstıralarından kurtulunabilir bir tuzaktır.
|

10-09-2008, 10:53
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Aslında Budizm ile Hrıstiyanlığın hümanist yönü birbirine çok benziyor. Acaba Hrıstiyanlığın bir ayağı da Budizm'de olabilir mi? Ortadoğu mitlerinin ciddi payları olması dışında oradan da besleniyor olabilir mi?
Saygılar
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:32 .
|