
22-01-2009, 03:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
|
|
ism@´isimli üyeden Alıntı
Allah Öfkelenmez mi Sayın Kardeşim Allah bizleri yaratmıştır Elbette bizim içimizdeki sevgi, öfke , kızgınlık, gibi duyguları bilir ve ona göre bize cevap verir Allahın öfkelenmesi sevmesi gibi tavırları onun tanrı olmayışının delili olamaz.
|
kardeş duygular limbik sistem denilen bir beyin kısmı tarafından üretilir... bu kısımdan çıkan sinirsel uyartılar vücuda öfke duygusunu yaratan hormonlar salgılar (epinefrin bunlardan en önemlisidir)....öfke ve korku hipotalamus denilen kısım tarafından üretilir... kısacası hipotalamusu olmayan öfkelenemez(veya gerekli beyin kısmı) ... burdan şu sonuç tanrının beyni var ve öfkelenebiliyor... beyni varsa kafasıda var kafayı taşşıyan bir boyunada ihtiyacı var...bu böyle sürüp gider ... söylediğin şeyi sende mantıklı bulmuyosun bu burdan bile hissedilebiliyor... sende öfkelenebilen kızabilen bi tanrıya yeterince saygı duyulamayacağını biliyosun o sese kulak ver doğruya erişeceksindir...
"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
|

22-01-2009, 12:04
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 Aug 2008
Bulunduğu yer: Fransa
Mesajlar: 318
|
|
gematria´isimli üyeden Alıntı
kardeş duygular limbik sistem denilen bir beyin kısmı tarafından üretilir... bu kısımdan çıkan sinirsel uyartılar vücuda öfke duygusunu yaratan hormonlar salgılar (epinefrin bunlardan en önemlisidir)....öfke ve korku hipotalamus denilen kısım tarafından üretilir... kısacası hipotalamusu olmayan öfkelenemez(veya gerekli beyin kısmı) ... burdan şu sonuç tanrının beyni var ve öfkelenebiliyor... beyni varsa kafasıda var kafayı taşşıyan bir boyunada ihtiyacı var...bu böyle sürüp gider ... söylediğin şeyi sende mantıklı bulmuyosun bu burdan bile hissedilebiliyor... sende öfkelenebilen kızabilen bi tanrıya yeterince saygı duyulamayacağını biliyosun o sese kulak ver doğruya erişeceksindir...
|
Dediğimi qaliba anlayamamışsın Sayın gematria Benim İnancımda O beyni bana Tanrı Vermiştir Ve tanrının Beyine ihtiyacı yoktur Yani Beyin ve bizler olmadan, bizleri yaratmadan öncede bizim bildiğimiz/hissettiğimiz Duyguları düşünceleri Biliyordu Ben kendi inancım Çerçevesinde mantıksız değil dedim
Yani Beyni veren Tanrı Olduğuna göre Sorun Kalmıyor Her halde Öfkelenmeyi Sinirlenmeyi Bilip bizlere Ona göre cevap verecek Bizlere herhangi bir bilinmeyen X duygusu ile Cevap verseydi bunu anlarmıydık Ki cevap veren Tanrı değildir Tanrıdan Buyruğu cebrail alır Cebraile Vahyeder Ve cebrail onu İnsani / insanların anlayacağı şekilde Çevirerek Yani insanlarla İletişim Kurma Yollarıyla Bizlere İletir
Sonuçta Allah Yarattığı duygu ve düşünceleri Bilmektedir Dediğin Mantığa göre Vücudumuza Enfeksiyon girdiğinde Hasta Oluruz Kuranda Hastalık. Hasta geçse Tanrının vücudu var Hasta Oluyormuş mu Dersiniz
|

22-01-2009, 15:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
|
|
allah yarattığı duyguları bilmektedir diyip sıyrılamazsın işten bak ayette allah bizzatt yarattığını sandığın öfkeye kapılmış durumda soruyorum sana gerekli parçlar olmadan duygulardan biri olan öfke nasıl olur bi varlık nasıl öfke duyabilir... çok mu zor soru??
bikez daha belirtiyim duyguları soyut şeyler sananlar var hayır duygular kanımızda dolaşan kimyasallardır... öfkelenen bir tanrın varmı yokmu????????????
"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
|

22-01-2009, 15:07
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
|
|
ism@´isimli üyeden Alıntı
Allah Öfkelenmez mi Sayın Kardeşim Allah bizleri yaratmıştır Elbette bizim içimizdeki sevgi, öfke , kızgınlık, gibi duyguları bilir ve ona göre bize cevap verir Allahın öfkelenmesi sevmesi gibi tavırları onun tanrı olmayışının delili olamaz.
|
allah öfkelenmezmii sayın kardeşim diyen sen değilmisin ??? yani tabiki öfkelenir demek istiyosun... allahın öfkelenmesi sevmesi gibi tavırları onun ..... diyen sen değilmisin demek böyle tavırları olduğuna inanıyosun ... yoksa sence allah gerçektende öfkelenmedi sadece rol yapiyormu diyosun güldürme beni
"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
|

22-01-2009, 16:33
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
|
|
ism@,
Beyni yaratan tanrı değil.
Beynimizin yarattığı bir tanrı ile karışı karşıyayız.
İnsanlığı yaratan tek bir yaratıcı olsa bütün insanlığa ve her millete kendi dilinden ayrı ayrı peygamberler gönderirdi.
Yeryüzünde tanrı denilince akla aynı varlık gelmiyor ki !
Budistin, Şintoistin, Putperestin, Yahudinin (israilin tanrısı) Hristiyanın (İsa Mesih) Müslümanın tanrısı aynı değil.
Her dinin, hatta kişinin kafasında şekillendirdiği farklı bir tanrı figürü var.
Bu durumu doğrulayan bir hadis var:
Ben kulumun zannı üzereyim.
Ben Allahı bir fil olarak hayal ediyorum. Benim zannım bu hadi bakalım 
Herkesin zannına göre milyon çeşit tanrı mı olur ?
Sonuç olarak, beynimizin yarattığı bir tanrı figürüyle karşı karşıyayız.
|

22-01-2009, 17:44
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
|
|
bak imza olarak kullandığım yazıyı hatırlatıyım Gerçek inanmayı bıraktığında çekip gitmeyendir..... oysa ben 17 yaşından sonra gerçeğe kavuştum ve Tanrı diye bişeyin olmadığını anladım sonraa kafamdaki tanrı figürü uçuuuppp gitttiii hiç bi iz bırakmadan ... şu anda çok mutluyum ve daha anlamlı bi hayatım var gerçek olsaydı her yerde karşıma çıkardı ama yoookk .....
uyan ism@ uyan sabah oluyor  endonezya yerlilierine neden bir peygamber gönderilmemiştir soru ??????????
"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
|

18-07-2011, 18:46
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 18 Jul 2011
Mesajlar: 1
|
|
İspat ederİm
yucemanitu´isimli üyeden Alıntı
Buradaki yazılardan pekçoğu "Turan Dursun saptırmış, Turan Dursun yalan yazmış" diyor. Şimdi bu başlığı açma sebebim şu buraya buyrun şu ayeti yanlış çevirmiş, bu hadisi kendi uydurmuş deyin. Öyle iftiracıdır, yalancıdır yazıp kaçmak yok hangi kitabının neresinde ne demiş onu da yazın buyrun. Sizi dinliyoruz.
|
Arkadaş şu ayeti çevirmiş bu ayeti uydurmuş deyin hadi diyor. Diyeyim de görün Turan Dursun bakalım nasıl ayetlerle kafasına göre oynama yapıyor ?
Turan Dursun : Enfal suresinin 65.ayetinde "Ey Peygamber! İnanırları, öldürüşmeye (savaşa) kışkırt!" dendikten sonra şöyle deniyor:"Sizin sabırlı 20 kişiniz, onlardan 200 kişiyi yener. Sizin 100 kişiniz, kafirlerden 1000 kişiyi yener. Çünkü onlar anlamayan topluluktur."
"Tanrı" burada, inanırları, kendilerinden sayıca 10 kat daha çok olan inanmazları yenecek güçte olduklarını açıkça bildiriyor. Ama daha sonra görüş değiştirmiştir. Bakın ne diyor:"Şimdi Tanrı sizden (yükü) hafifletti. Bildi-anladı (alimellahu)ki, sizde bir güçsüzlük vardır. Sizin sabırlı 100 kişiniz, onlardan (yalnızca) 200 kişiyi yener. Sizin 1000 kişiniz, Tanrı'nın izniyle, onların 2000 kişisini yener. Tanrı, sabredenlerle birliktedir. (Enfal, ayet:66 )
Gerçek Ayet: Bakalım ayetin orjinali nasıl ?
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
Kelime Oyunları :
Turan Dursun " Kışkırt "
Ayet " Teşvik Et "
Turan Dursun " Sizin sabırlı 20 kişiniz, onlardan 200 kişiyi yener."
Ayet " Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler."
Turan Dursun " Şimdi Tanrı sizden (yükü) hafifletti. Bildi-anladı (alimellahu)ki, sizde bir güçsüzlük vardır. "
Ayet " Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. "
Zaafı kaldırıp güçsüzlüğü ekliyor , kelimeler arası oynama yapıyor , daha hafif ve anlaşılması kolay bir dil yerine sert ve hakareti çabuk üstüne çekecek kelimeleri ekliyor sonra tarafsız ve dürüstçe fikir alışverişi yapıyor öyle mi ?
Emin olun Kur'an daha net : )
|

20-07-2011, 11:32
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.709
|
|
Enfal
1. (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah'a ve Resûlüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin."
41. Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Enfal
65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
66. Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
Savaşa kışkırtmak ya da teşvik etmek, ganimetler müjdelemek savaşa teşvik oluyor da neden kışkırtmak olmasın, -bariz kışkırtıyor-? Şu ayetler Müslümanlara karşı başka bir din kitabında işlenmiş olsa idi müslümanlar ne derdi? (en küçük bir irdelemeye, kör bir inançla bağlandıkları masallara değinenlere, küfür diyen bir toplulukdan bahsediyoruz)
Bülbüle emir lisan öğren vakvaktan, anlat iman gücü anlat, balığın tırmandığı kavaktan.
Bir kaç kez işlenmiştir bu ayet ve bu kadar bariz hatayı(ki süreçle durumlar değişiyor ve Allah sonradan biliyor ve anlıyor) görmemek için ya sayı saymayı ya da kıyas yapmayı bilemeyecek kadar başımızın dönmüş olması gerekir.
Sorun sabırlı 20 kişi, sabırlı 100 kişi bölümü kısaca tek bir ayet ve bir kelime değil ki, ayetler arasında ortaya çıkan çelişkidir... Eminim bu kadar bariz işaretlediğim halde dahi anlayamayan çıkacaktır, çünkü onlar bilmez, görmez ve düşünmeyen bir toplumdur, kalpleri tanrı sandıkları soyut türetmeye tapınmakla mühürlüdür...
100 Kişi 1000 kişiye galip gelirmiş, sonra ne oluyor? 1000 kişi 2000 kişi oluyor. yani 1'e-10 olan oran uçurum denecek kadar bir farkla 1'e-2 oluyor...
Emin oldun mu Kur'an daha net? Bu Sure yazılıp, sonuca erene kadar başlangıçda öngörülmeyen-ki Muhammed'in önceden göremediği- gelişmeler yaşanmış, ganimet dağıtıcı Allah insanların kardeşini, oğlunu, oğul babasını, amca yiğenini vs öldürdüğü savaşlarda, olurda vicdan ve üzüntüye kapılırlarsa, kapılmamaları gerektiğini, çünkü öldürenin onlar değil Allah olduğunu ve bununda müjdeli imtihan olduğunu söyleyecek kadar da bariz problemler içerir. Kısaca siz öldürmüyorsunuz Allah öldürüyor, ama kiralık katil tutuyor, kudreti, gücü ancak buna yetiyor deniyor, çünkü sembolden ve soyut bir türetimden, bir kelimeden başka bir şey olmayan tanrı ismi somut hiç bir şey yapamazdı...
Troia savaşı öncesi Agamemnon tanrıça(Artemis) kurban istiyor diye kendi kızını( Iphigenia) kurban etmiştir. Hava durumu(donanmanın hareket için ihtiyaç duyduğu rüzgar), sefer düzenleyenlerin lehine değildi, lehine çevirmek için Agememnon'un kızını kurban etmesi gerektiği, bu sayede tanrıların gönlü hoş olacağı ve kendilerini destekleyeceği inancı vardır.
O tanrı-lar ne kadar somut ve istekler de(ki aslen mümkün değildir, illa birileri işe gelir biçimde uydurmalı) bulunabiliyor ise şu yukarıdaki ayetlerde gördüğümüz tanrı'da(El-İlah), inanç da o kadar somuttur.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (20-07-2011 Saat 11:49 ) değiştirilmiştir.
|

20-07-2011, 16:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Tanri, yarattiklarini birbiriyle savasmaya tesvik ediyormus; Sure soyle boyle diyeceginize, bu ne bicim tanri ki insanlari birbirine dusuruyor demeniz gerekmez mi?
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

20-07-2011, 22:07
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
|
oguzhansirin Diyor ki
Gerçek Ayet: Bakalım ayetin orjinali nasıl ?
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
Kelime Oyunları :
Turan Dursun " Kışkırt "
Ayet " Teşvik Et "
|
Diyanet işleri "teşvik et" demiş olabilir. Ama tek meal o değil ki. Şaban Piriş "hırslandır", Ömer Öngüt "coştur" diyor. Celal Yıldırım meali de "tahrik et" diyor. Şimdi TDK'den " tahrik et" kelimesinin anlamına bir bakalım:
tahrik etmek
1) cinsel isteği, duyguları uyandırmak, artırmak; 2) harekete geçirmek, kışkırtmak: “Zamanımızın sanatkârını en çok tahrik eden budur.” -S. F. Abasıyanık. 3) esk. yola çıkartmak, hareket ettirmek, kımıldatmak.
Turan Dursun'un çevirisi ile bir Müslüman olan Celal Yıldırım'ın çevirisi aynı. Böylece bu iddia boşa gitti.
|
oguzhansirin Diyor ki
Turan Dursun " Şimdi Tanrı sizden (yükü) hafifletti. Bildi-anladı (alimellahu)ki, sizde bir güçsüzlük vardır. "
Ayet " Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. "
Zaafı kaldırıp güçsüzlüğü ekliyor , kelimeler arası oynama yapıyor , daha hafif ve anlaşılması kolay bir dil yerine sert ve hakareti çabuk üstüne çekecek kelimeleri ekliyor sonra tarafsız ve dürüstçe fikir alışverişi yapıyor öyle mi ?
|
Ne diyorsunuz? "Güçsüzlük" hakaret ama "zaaf" hakaret değil??? Bana güçsüzlükle zaaf arasındaki farkı söyler misiniz? İkisinin de anlamlarına bakalım. Yahu Diyanet "zaaf" diye "düşkün" diyor Turan Dursun "düşkün" demiyor "güçsüz" diyor. Diyanet'inki daha hakaretamiz.
zaaf Ar. øa¤f
a. 1. Düşkünlük: “Kendisine zaafımdan ziyade metanetimi gösterdiğim kadın içeriye girdi.” -P. Safa. 2. İrade zayıflığı: “Hükümdarların yumuşak kalpliliğini zaaf sayan umumi hüküm belki de haklıdır.” -C. Meriç. 3. mec. Eksiklik, yetersizlik.
güçsüzlük, -ğü
a. Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış, kuvvetsizlik, aciz, iktidarsızlık: “Güçsüzlük belirtisi olarak yorumlanabilen bu şey aslında senin yaşamındı.” -İ. O. Anar.
Güncel Türkçe Sözlük
Bunu bırakalım Diyanet meali zaaf demiş ama Ali Mihr, Adem Uğur, Ali Fikri Yavuz gibi ilahiyatçılar "zayıflık" demiş. Şimdi yine " zayıf" kelimesinin anlaına TDK'den bakalım.
zayıf Ar. øa¤³f
sf. 1. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan): “Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım.” -S. M. Alus. 2. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan: Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf. 3. mec. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan: Zayıf bir yapı. 4. mec. Önemli, güvenilir olmayan: Zayıf bir bilgi. 5. mec. Çok az: Zayıf bir ihtimal. 6. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan: Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık. 7. a. Başarısızlığı gösteren not. 8. mec. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz: Zayıf bir öğretmen. 9. mec. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan: “Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu.” -A. Gündüz.
Güncel Türkçe Sözlük
Turan Dursun yine Müslüman mealcilerle aynı çevirmiş. İkinci iddianız da geçersiz.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:57 .
|