Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 23-05-2009, 13:11
cyctec2 cyctec2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
Standart

wolf18´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tarih boyunca, doğal seçilim modern insanın gelişimindeki rolünü oynadıkça, insan vücudundaki kısımların ve faydalı fonksiyonların bir çoğu gereksiz hale geldi. Enteresan bir şekilde bu kısımların çoğu bir şekilde vücutta kaldı ve böylelikle evrimin ilerleyişini görebilmekteyiz. Bu liste, geride iz bırakan en belirgin 10 evrimsel değişimi göstermektedir.


10 Goose Bumps (Cutis Anserina) – Tüylerin Ürpermesi

İnsanlar üşüdüklerinde, korktuklarında, kızdıklarında veya utandıklarında tüyleri ürperir. Birçok canlı türünün de aynı sebeplerle tüyleri ürperir. Mesela, kedi veya köpek tüylerinin dikilmesi, kirpi dikenlerinin ortaya çıkması bu sebeptendir. Üşüme durumunda, dikilen tüyler havayı deri ve tüyler arasında sıkıştırır ve böylelikle yalıtım ve sıcaklık sağlar. Korkma durumunda, hayvanın daha iri görünmesini, düşmanın korkup kaçmasını sağlar. İnsanların artık tüylerin ürpermesine ihtiyacı yoktur ve giysilerimizin olmadığı, doğal düşmanlarımızı korkutmaya ihtiyacımız olduğu geçmişimizden miras kalmıştır. Doğal seçilim yoğun kıl tabakamızı ortadan kaldırmış fakat bunları kontrol etmemize yarayan mekanizmayı geride bırakmıştır.

9 Jacobson’s Organ (Vomeronasal organ) – Jacobsen Organı

Jacobson organı hayvan anatomisinin enteresan bir parçasıdır ve cinsel geçmişimiz hakkında bize birçok şey anlatır. Bu organ burunda bulunmaktadır ve pheromones adı verilen, cinsel istek, tehlike işareti veya yiyecek izlerine ilişkin bilgileri tetikleyen kimyasalları tespit eden özel bir koklama organıdır. Bazı hayvanların sex için karşı cinsleri takip etmesini ve potansiyel tehlikeleri bilmesini sağlayan organdır. İnsanlar Jacobsen organı ile doğarlar fakat bu organın kabiliyetleri gelişimimizin erken dönemlerinde, işe yaramayan bir hale gelmiştir. Bir zamanlar insanlar, iletişimin mümkün olmadığı dönemlerde eşlerinin yerini bulmak için bu organı kullanıyorlardı. Günümüzde insanın eş arayışında, chat odaları, barlar ve bekar partileri bu organın yerini almıştır.





8 Junk DNA (L-gulonolactone oxidase) – Hurda DNA

Geçmişimizden gelen kalıntıların bir çoğu fiziki veya görülür olmakla birlikte, bu durum hepsi için geçerli değildir. İnsanın genetik modelinde, bir zamanlar C vitaminini işlemeye yarayan enzimlerin üretilmesinde kullanılan yapılar (L-gulonolactone oxidase)mevcuttur. Diğer hayvanların çoğu bu fonksiyonel DNA’ya sahiptir fakat geçmişimize ait bir dönemde, bir mutasyon bu geni etkisizleştirmiş ve genin kalıntılarını hurda DNA olarak arkasında bırakmıştır. Bu dikkat çekici hurda DNA, yeryüzündeki diğer türlerle ortak atadan gelindiğini gösterir ve bu yüzden özellikle enteresandır.




7 Extra Ear Muscles (Auriculares muscles) – Ekstra Kulak Kasları

Harici kulak kasları olarak da bilinen ekstra kulak kasları (Auriculares muscles) hayvanlar tarafından işitme duyularını özel seslere odaklamak üzere kulaklarını döndürmek ve kontrol etmek (kafalarından bağımsız olarak) için kullanılır. İnsanlar bir zamanlar aynı sebeplerle kullanmış olduklarından, bu kaslara halen sahiptir ancak bu kaslar öylesine zayıflamıştır ki tek yapabileceğimiz kulaklarımızı birazcık kımıldatmak olacaktır. Bu kasların kedilerdeki kullanımı çok belirgindir (kediler kulaklarını neredeyse tamamen geriye döndürebilirler). Özellikle, avlamak üzere bir kuşa sessizce yaklaşırken, kuşu korkutmamak için mümkün olan en küçük hareketlerin yapılmasını gerektiren durumlarda kediler bu kasları kullanır.





6 Plantaris Muscle – Plantaris Kası

Plantaris kası hayvanlar tarafından, nesneleri ayakları ile tutmak ve kontrol etmek için kullanılır (maymunlar ayaklarını elleri kadar iyi bir şekilde kullanabilir). Bu kas insanlarda da aynı şekilde mevcuttur ancak o kadar az gelişmiştir ki, vücudun diğer bölümlerinden herhangi birinin yeniden oluşturulmasında dokuya ihtiyaç olduğunda, doktorlar tarafından yerinden alınarak kullanılırlar. Bu kas insan vücudu için öylesine önemsizdir ki, insanların %9’u bu kasa sahip olmadan doğarlar.





5 Wisdom Teeth – 20 Yaş Dişleri

İlk insanlar birçok bitki türüyle besleniyordu ve gün boyunca ihtiyaç duydukları tüm gıdaları almak için yeterli miktarda bitkiyi, yeterince hızlı şekilde yemeye ihtiyaç duyuyorlardı. Bu sebeple, daha geniş bir ağzı daha üretken kılmak için ilave bir takım azı dişimiz mevcuttu. Selülozun vücut tarafından yeterli şekilde sindirilmesi kabiliyetinden yoksun olunduğu için bu özellikle gerekliydi. Evrim tercihlerini yaptıkça gıdalarımız değişti, çenemiz uygun bir şekilde küçüldü ve üçüncü azı dişlerimiz gereksiz hale geldi. Günümüzde bazı insan topluluklarında 20 yaş dişlerinin üretimi tamamen durmuş iken, bazı topluluklarda %100 oranda bu dişler çıkmaktadır.





4 Third Eyelid – Üçüncü Gözkapağı

Eğer bir kedinin göz kırpmasını izlerseniz, beyaz bir zarın gözü kapladığını göreceksiniz, buna üçüncü göz kapağı denir. Memelilerde oldukça nadir görülmekle birlikte, kuşlar, sürüngenler ve balıklarda ortaktır. İnsanlarda kullanım dışı olan bir üçüncü gözkapağı kalıntısı mevcuttur (aşağıdaki resimde görebilirsiniz). İnsanlarda oldukça küçülmüştür ancak bazı topluluklarda diğerlerine oranla daha belirgin parçalar mevcuttur. Bilinen primat türleri içinde üçüncü gözkapağını fonsiyonel olarak kullanan tek primat, Batı Afrika’da yaşayan Calabar angwantibo (loris’ler ile yakın akrabadır)’dur.




3 Darwin’s Point (Plica semilunaris) – Darwin’in Noktası

Darwin’in noktası memelilerin çoğunda bulunmaktadır ve insanlar da bunun dışında değildir. Hayvanlarda büyük ihtimalle seslere odaklanmak için kullanılmaktadır ancak insanlarda artık herhangi bir fonksiyonu yoktur. İnsanların sadece %10.4’ünde geçmişimize ait bu kalıntı görünür durumdadır fakat muhtemelen insanların çok daha fazlası bu kulak yumrusunu üreten, ancak belirgin olmasını herzaman sağlamayan geni taşımaktadır. Bu nokta (aşağıdaki resimde görülen) küçük kalın bir yumrudur ve kulağın yukarı ve orta bölümlerinin birleştiği yerde bulunmaktadır.





2 Coccyx – Kuyruk Sokumu Kemiği

Kuyruk sokumu kemiği bir zamanlar mevcut olan insan kuyruğunun kalıntısıdır. Zamanla bir kuyruğa olan ihtiyacımızı kaybettik fakat kuyruk sokumu kemiğine olan ihtiyacı kaybetmedik. Şu anda çeşitli kaslar için destek yapısı ve oturup arkaya doğru yaslanan bir kişi için destek işlevi vardır. Kuyruk sokumu kemiği aynı zamanda anüsün pozisyonunu da destekler.




1 Appendix – Apandis

Apandisin modern insanlarda bilinen hiçbir kullanımı yoktur ve enfeksiyon kaptığında sıksık alınır. Orijinal kullanımı ile ilgili spekülasyonlar mevcut olmakla birlikte, bilim adamlarının çoğu Darwin’in öngördüğü şekilde, bir zamanlar bol miktarda yaprak ihtiva eden gıdalarımızdaki selülozun işlenmesine yardımcı olmak olduğu görüşündedir. Evrimin doğrultusunda, gıdalarımız değişmiş ve apandise daha az gerek duyulmuştur. Özellikle enteresan olan, birçok evrim kuramcısının doğal seçilimin, daha az iltihaplanması ve hastalanması nedeniyle daha büyük apandisleri seçeceğine (apandisin tüm kabiliyetlerini ortadan kaldırdığı halde) inanıyor olmasıdır. Benzer şekilde kullanım dışı olan ve nihayetinde kaybolacak olan ayak serçe parmağının aksine, apandis muhtemelen bizimle uzun süre beraber kalacak ve herhangi bir şey yapmadan sallanmaya devam edecektir.



http://listverse.com/science/top-10-...in-modern-man/

Yukarıdaki adresten tercümedir. Konu başına 6 resim kısıtlaması nedeniyle bazı başlıklara ait resimleri takip eden postta yayınlıyorum.

soru1- DNA yı ne sentezler?
soru2-RNA yı ne sentezler?


hurda dna diye bir şeyin varlığına inanmak çok mantıksızdır! son yapılan araştırmalarda anlaşıldığı üzre dna sarmalındaki belli görevi icra ettiği düşünülen her hangi bir kodun değiştirlmesinin yapının tamamına tesir etmesi bir çok biliim adamının soğuk terler dökmesine yok açmış olup şu an hala şok içindedirler. çünki bu yapıya bir yazılım kodu gibi, yada bir programlama dili mantığıyla yaklaştıkları için olayın daha farklı olduğunu anlamaları sarsıntı doğurmuştur. bu bağlamda hurda dna diye kanıya varan adamların bunları artık söyleyebileceğini düşünmüyorum.


"10 Goose Bumps (Cutis Anserina) – Tüylerin Ürpermesi

İnsanlar üşüdüklerinde, korktuklarında, kızdıklarında veya utandıklarında tüyleri ürperir. Birçok canlı türünün de aynı sebeplerle tüyleri ürperir. Mesela, kedi veya köpek tüylerinin dikilmesi, kirpi dikenlerinin ortaya çıkması bu sebeptendir. Üşüme durumunda, dikilen tüyler havayı deri ve tüyler arasında sıkıştırır ve böylelikle yalıtım ve sıcaklık sağlar. Korkma durumunda, hayvanın daha iri görünmesini, düşmanın korkup kaçmasını sağlar. İnsanların artık tüylerin ürpermesine ihtiyacı yoktur ve giysilerimizin olmadığı, doğal düşmanlarımızı korkutmaya ihtiyacımız olduğu geçmişimizden miras kalmıştır. Doğal seçilim yoğun kıl tabakamızı ortadan kaldırmış fakat bunları kontrol etmemize yarayan mekanizmayı geride bırakmıştır."

gelin biz buna adaptasyon diyelim. şu aşikardır yapı halen durmakta olup yeni bir buzul çağına girdimizde ortaya çıkacaktır ve işe yarayacaktır, bu mantıkla bakarsak şunu söyleyebiliriz, canlıları doğa seçmez , selection yapmaz canlı mekanizma ona uyum sağlar. diğer koşulda uyuşamaz doğa ile. bundan daha normal bir şey yoktur. adaptasyon nesillerin devamı için genlerimizde var olan temel yazılımın temel taşlarından biridir. mesela kas yapmak gibi eğer sen inşaat işçi isen kasların gelişir, hücrelerin bu gelişmeden haberdar olur, mıyoz bölünme öncesi bu veriler değerlendirilir, yeni tek hücrfeli üreme organlarımız bu bilinç içerisinde var olurlar. yani evrim diye olasılık temeline oturtulan her şey hali hazırda dna içerisinde mevcut olup bazılarıda buna hurda dna der

arkadaşlar evrim yoktur, adaptasyon vardır. yer yuzunde canlı varlığının devam etmesi için adaptasyon olmak zorundadır. bundan daha normal bir şey yoktur. hatta bana göre farklı canlı organızmalar arasındakı genetık koprude viruslerdır, onların foknsıyonuda farklı organızmaların genlerını bırbırlerıne mıx etmektır. farenın deneyımı bu şekılde bize aktarılarbılır ama burada bu deneyıomı kabul eden yıne canlının kendısıdır.

ama gelelim esas noktaya bu tarz bır sıstemın varlıgınıda yok evrımdı, yıldırımdı şimsekti gibi temellere bağlayamıyacak kadar akıllıyım.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 23-05-2009, 13:29
Ayejj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ayejj Ayejj isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
Standart

cyctec2 demiş ki:
mesela kas yapmak gibi eğer sen inşaat işçi isen kasların gelişir, hücrelerin bu gelişmeden haberdar olur, mıyoz bölünme öncesi bu veriler değerlendirilir, yeni tek hücrfeli üreme organlarımız bu bilinç içerisinde var olurlar. yani evrim diye olasılık temeline oturtulan her şey hali hazırda dna içerisinde mevcut olup bazılarıda buna hurda dna der
Bu haberdar olma işi nasıl olmaktadır.Sinirler üzerinden mi? Hormonlarla mı?Yoksa melekler mi haber veriyorlar?

Sizin mantığınızla bakınca kanadadaki zencilerin bir iki nesilde beyazlaması gerekirdi?
Çünkü yaşadıkları memelekette herkes beyaz.Kara kara rengiyle adamların içinde dolaşıp ırkçıların ayrımcılığına maruz kalacağına,beyazlarlardı olur biterdi.

Bu sizin söylediğiniz bilinç yeni doğacak yavrunu beyaz olursa daha az sıkıntı çekeceğini bilememiş mi?
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 23-05-2009, 13:36
cyctec2 cyctec2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
Standart

Ayejj´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
cyctec2 demiş ki:


Bu haberdar olma işi nasıl olmaktadır.Sinirler üzerinden mi? Hormonlarla mı?Yoksa melekler mi haber veriyorlar?

Sizin mantığınızla bakınca kanadadaki zencilerin bir iki nesilde beyazlaması gerekirdi?
Çünkü yaşadıkları memelekette herkes beyaz.Kara kara rengiyle adamların içinde dolaşıp ırkçıların ayrımcılığına maruz kalacağına,beyazlarlardı olur biterdi.

Bu sizin söylediğiniz bilinç yeni doğacak yavrunu beyaz olursa daha az sıkıntı çekeceğini bilememiş mi?

haberar olmak mı? evet oyle; soğuk havada üşürmüsünüz? galiba evet. o zaman bu haberdarlık size vahiy yolu ile gelmiyor demektir.

evet beyazlayacaklardır. dikkat edin almanyaya giden kuşakların karagözlü kardeşlerimizin çoğu evladı mavi gözlü oldu( güneş eksikliğinden) . ama şu açıktır, zinci kardeşlerimizde bu adaptasyonu şağlıyacak genleri hali hazırda taşımaktadır.

daha geçende bir zenci ile almanın iki ikizinden biri siyah biride beyaz oldu. milyonda bir ama gen olduğu yerde durmakta (hurda genmiş )
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 23-05-2009, 20:39
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

cyctec2´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
haberar olmak mı? evet oyle; soğuk havada üşürmüsünüz? galiba evet. o zaman bu haberdarlık size vahiy yolu ile gelmiyor demektir.

evet beyazlayacaklardır. dikkat edin almanyaya giden kuşakların karagözlü kardeşlerimizin çoğu evladı mavi gözlü oldu( güneş eksikliğinden) . ama şu açıktır, zinci kardeşlerimizde bu adaptasyonu şağlıyacak genleri hali hazırda taşımaktadır.

daha geçende bir zenci ile almanın iki ikizinden biri siyah biride beyaz oldu. milyonda bir ama gen olduğu yerde durmakta (hurda genmiş )
sayın cyctec2,

Bahsettiğiniz şey Lamarc yaklaşımı ve bu yaklaşım lehine doğru dürüst bir kanıt hiç olmamıştır. Afedersiniz ama atıyorsunuz,

Selamlar,
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 24-05-2009, 02:52
cyctec2 cyctec2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
Standart

milomanara´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın cyctec2,

Bahsettiğiniz şey Lamarc yaklaşımı ve bu yaklaşım lehine doğru dürüst bir kanıt hiç olmamıştır. Afedersiniz ama atıyorsunuz,

Selamlar,
ben bazen atarım hemde baya atarım

lamarc yaklaşımı lehine doğru dürüst kanıt olmaıştır ama sizin yaklaşımınıza olmuşmudur? o halde sizde benden fazla atıyorsunuz!


ikinci olarak bu lamarc mamark yaklaşımı falan değildir. bu cyctec2 yaklaşımıdır. adım antonyo falan olsa antonyo yaklaşımı demek daha çekici gelebilirdi ama buna siz cyctec2 yaklaşımı deyiniz lütfen.

cyctec2 yaklaşımı ile canlılığın var oluşunun ilk aşamaları açıklanabilir ama diğer yaklaşımlar ile sadece var olan sistemin nasıl işlediğine dair atışlar yapılabilir başka bir şey yapılamaz.

her neyse ben size biraz fizikten atayım.

atom>proton>kuark>galeon=saf enerji. galeon denen enerji belli bir frekansta titreşen ve şu ana kadar tespit edilebilen en küçük yapıtaşı. ama unutmayın belli frekansta titreşen enerji parçacığı. şimdi bu teori ile kütle çekimide açıklanabilecek yakında. inceleyin derim.

gelelim sallamasyon(ideolojik) evrim teorisine. teori sınıfına koymuşlar ki bu incelenmesini gerektirir ama ben bu terorinin doğruluğuna inanmıyorum. özellikle ilk canlılığın ortaya çıkışı, gözün evrimleşmesi, dna rna çıkmazı gibi temelden sakat olan bu teori sadece ideolojik anlamda kulanılabilir.

ben adaptasyonu red etmiyorum, o aşıkardır ki gereklidirde, ama o düşündüğünüz gibi değil sayın arakadaşım.


geçende bir yazı okudum, eleman çok hoş yazmış , demiş dna sarmalına gen girer demiş? adam baya baya yazmış aforizmalar savurmuş ama ne altı nede üstü dolu.

bu konunun başlığındaki yazıyıda uzun süre once okudum, daha burada yayınlanmadan, eğer bu tarz yazıları okumak isterseniz ingiliz mecmualarına bakabilirsiniz bolca vardır.

gelelim arkadaşın bahsettiği darwin memesine

arkadaşlar ne bekliyordunuz? insanların hayvanlara benzer yanı olmaazmı? kemıklerımız platınden mı olmalıydı ustun olmak ıcın? yada dişlerimiz? burada ataist olmadan önce çokca defa Kuran okuyup incelemiş arkadaşlar var onlar bilirler ki buna dair bir Kuranda uyarılar vardır. arayan bulabılır.

peki hayvan nesli insana benziyor olmasın? yada dunyada yaşamak için tasarlanmış canlı ve ınsan oğlunun birbirine benzemesi kadar doğal ne olabilir?

şu açıktırki hayvan neslinden farkımız akıl ve ruh tur.

(ruh nedir uçarmı diye soracak olanlara bilimsel önermemi izah edebilirim.)
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 24-05-2009, 10:54
Ki-Adi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ki-Adi Ki-Adi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2009
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 717
Standart

Sevgili Cyctec2,
Evren'in big bang ile başladığı teorisine inanıyor musun? Büyük ihtimalle inanıyorsun. O zaman evrendeki herşeyin E=mc^2 'le oluşmaya başladığına , gerekli şartlar oluştuğunda elementlerin, toz bulutlarının, yıldızların, gezegenlerinin, galaksilerin yani evrenteki herşeyin oluştuğuna inanıyorsun.
Dünya oluşana kadar yaklaşık 9 milyar yıl boyunca herşeyin doğa kanunları ile geliştiğine, gözle görülemeyen atomlardan galaksiler oluşabileceğine çok mu kolayda gene bu ufak atomlardan çok çok basit canlı dediğimiz şeyin meydana gelmesi mi çok zor.

...sonuç olarak, şu ya da bu, bir zamanlar yoktan varolmuş zorundaydı...
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 24-05-2009, 11:33
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

cyctec2´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ben bazen atarım hemde baya atarım

lamarc yaklaşımı lehine doğru dürüst kanıt olmaıştır ama sizin yaklaşımınıza olmuşmudur? o halde sizde benden fazla atıyorsunuz!


ikinci olarak bu lamarc mamark yaklaşımı falan değildir. bu cyctec2 yaklaşımıdır. adım antonyo falan olsa antonyo yaklaşımı demek daha çekici gelebilirdi ama buna siz cyctec2 yaklaşımı deyiniz lütfen.

cyctec2 yaklaşımı ile canlılığın var oluşunun ilk aşamaları açıklanabilir ama diğer yaklaşımlar ile sadece var olan sistemin nasıl işlediğine dair atışlar yapılabilir başka bir şey yapılamaz.

her neyse ben size biraz fizikten atayım.

atom>proton>kuark>galeon=saf enerji. galeon denen enerji belli bir frekansta titreşen ve şu ana kadar tespit edilebilen en küçük yapıtaşı. ama unutmayın belli frekansta titreşen enerji parçacığı. şimdi bu teori ile kütle çekimide açıklanabilecek yakında. inceleyin derim.

gelelim sallamasyon(ideolojik) evrim teorisine. teori sınıfına koymuşlar ki bu incelenmesini gerektirir ama ben bu terorinin doğruluğuna inanmıyorum. özellikle ilk canlılığın ortaya çıkışı, gözün evrimleşmesi, dna rna çıkmazı gibi temelden sakat olan bu teori sadece ideolojik anlamda kulanılabilir.

ben adaptasyonu red etmiyorum, o aşıkardır ki gereklidirde, ama o düşündüğünüz gibi değil sayın arakadaşım.


geçende bir yazı okudum, eleman çok hoş yazmış , demiş dna sarmalına gen girer demiş? adam baya baya yazmış aforizmalar savurmuş ama ne altı nede üstü dolu.

bu konunun başlığındaki yazıyıda uzun süre once okudum, daha burada yayınlanmadan, eğer bu tarz yazıları okumak isterseniz ingiliz mecmualarına bakabilirsiniz bolca vardır.

gelelim arkadaşın bahsettiği darwin memesine

arkadaşlar ne bekliyordunuz? insanların hayvanlara benzer yanı olmaazmı? kemıklerımız platınden mı olmalıydı ustun olmak ıcın? yada dişlerimiz? burada ataist olmadan önce çokca defa Kuran okuyup incelemiş arkadaşlar var onlar bilirler ki buna dair bir Kuranda uyarılar vardır. arayan bulabılır.

peki hayvan nesli insana benziyor olmasın? yada dunyada yaşamak için tasarlanmış canlı ve ınsan oğlunun birbirine benzemesi kadar doğal ne olabilir?

şu açıktırki hayvan neslinden farkımız akıl ve ruh tur.

(ruh nedir uçarmı diye soracak olanlara bilimsel önermemi izah edebilirim.)
Hay allah, bende bir Lamarkcı geldi diye seviniyorum, tartışıcaz diye.

Sayın cyctec2, deliliniz kuransa, benim bu konu başlığı altında size cevap yazmam abesle iştigaldir.
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 24-05-2009, 11:42
Ayejj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ayejj Ayejj isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
Standart

cyctec2´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

evet beyazlayacaklardır. dikkat edin almanyaya giden kuşakların karagözlü kardeşlerimizin çoğu evladı mavi gözlü oldu( güneş eksikliğinden) . ama şu açıktır, zinci kardeşlerimizde bu adaptasyonu şağlıyacak genleri hali hazırda taşımaktadır.


daha geçende bir zenci ile almanın iki ikizinden biri siyah biride beyaz oldu. milyonda bir ama gen olduğu yerde durmakta (hurda genmiş )
Biri alman biri zenci ebeveynin ikiz çocuklarından biri beyaz bir siyah doğdu.Ve sen buna evrim teorisini yıkan gelişme olarak mı? bakıyorsun.Dikkat ettin mi ebeveynin biri beyaz bir zenci.
Almanyadaki Türklerin çocukları mavi gözlü olmaya başladıysa burdan çıkacak sonuç evrim teorisinin yıkılması mıdır?
Yoksa 2. 3. nesil gurbetçilerimizin aşk hayatının daha renkli geçmeye başladığının göstergesi midir?

Öyle şeyler söylüyorsunuz ki yatsıya kadarı bırak ''Niyet ettim Allah rızası için sabah namazının iki rekat sünnetini kılmaya Alllaahuekber ''demeye yetecek zaman kadar bile mumun alevini canlı tutamaz?

Git biraz biyoloji öğrende gel.
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 24-05-2009, 11:48
Sapiens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sapiens Sapiens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Apr 2009
Mesajlar: 385
Standart

Sayın cyctec2,

"Evrime inanmıyorum" diyebildiğinize göre demek ki, evrenin varlığı, canlılığın ortaya çıkışı, türlerin çeşitliliği ve insanın ortaya çıkışı gibi her türlü sorunun cevabını bulmuşsunuz. Takdir ediyorum sizi...

Benim aklım biraz kıt sanırım, evrim teorisini bir kenara koyduğumda, bir türlü bağdaştıramadığım şeyler var. Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.

Soru 1: Yeri 4 günde (veya 2 günde) yaratan Tanrı, sonraki 2 günde de göğü yaratıyor. Halbuki biliyoruz ki 13.7 milyar yıl önce önce (gök olarak kastedilen) evren ortaya çıkmış. Dünya ise 4.5 milyar yaşında. Yani, yeryüzü göğün yaratılmasından yaklaşık 10 milyar yıl sonra ortaya çıkmış. Bu olayı kutsal kitapla nasıl bağdaştırıyorsunuz?


Soru 2: Canlı türlerinin ortaya çıkışında şu sıralama var...

4 milyar yıl önce prokaryotlar
3 milyar yıl önce fotosentez yapan bakteriler
2 milyar yıl önce ökaryotlar
1 milyar yıl önce çok hücreliler
600 milyon yıl önce basit hayvanlar
570 milyon yıl önce artropodlar
550 milyon yıl önce gelişmiş hayvanlar
500 milyon yıl önce balık ve ilkel amfibiler
475 milyon yıl önce kara bitkileri
400 milyon yıl önce böcekler ve tohumu bitkiler
360 milyon yıl önce amfibiler
300 milyon yıl önce sürüngenler
200 milyon yıl önce memeliler
150 milyon yıl önce kuşlar
130 milyon yıl önce çiçekli bitkiler
2.5 milyon yıl önce insan benzer ilk canlılar
200,000 bin yıl önce günümüzdeki insana çok benzeyen canlılar.

Fosil kayıtları bunu söylüyor ve bu sıralamaya aykırı bir tane bile buluntu yok. Canlıların ortaya çıkışındaki bu sıralamayı kutsal kitapla nasıl bağdaştırıyorsunuz? Evrimin olmadığı bir ortamda, türlerin birbirine dönüşmediği bir durumda bu nasıl olabiliyor?


Soru 3: Tanrı insanların ve diğer oksijen solunumu yapan canlıların yaşabilmesi için atmosferi neden doğrudan oksijenli olarak yaratmadı da siyanobakteriler ve mavi-yeşil algler gibi fotosentetik canlılara ürettirdi? Tanrı direk oksijen yaratamıyor muydu? Bizi çamurdan yaratan, ol deyince alemleri yaratan Tanrının oksijen üretmeye gücü yetmiyor muydu?


İşte size evrim diye birşey olmadığını ispatlamak için güzel bir fırsat. Öyle cevaplar verin ki bize, aklımızda bu konularda hiç şüphe kalmasın, biz de "evrim yoktur" diyelim.

Cevaplarınızı alırsak sorulara devam edebiliriz.
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 24-05-2009, 12:12
Ki-Adi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ki-Adi Ki-Adi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2009
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 717
Standart

Sevgili Wolf18 sorularınıza izin verirseniz 1 soruda ben ekleyeyim.

Soru 4: Soru ikideki sıralamada yarattığı canllıları daha insan ortaya çıkmadan önce , Tanrı neden 5 defa topluca yok etmek istemiştir?

...sonuç olarak, şu ya da bu, bir zamanlar yoktan varolmuş zorundaydı...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:05 .