"ben inançsızım" diyen arkadaşların vermesini diliyorum.
İnsanın her dilediği olmuyor.
Kelimelere takılmanın anlamı bu zamanda pek yok.
Eylem, işlev ve fayda, sonuç getirmekte.
İnsanların en özelini ve değerli duygularını sömüren bunca kişi ve kurum varken, bu ülkede yaşayanların derdi sizce ne olmalıydı?
Din diye, insanlara yutturulmaya çalışılan öğretilmiş çaresizlikler varken,
İman diye, kişisel çıkarların topluma dikte ettirilmesi dururken,
Allah diye, Rabbimin haricinde herbir şeye insanlar baş eğdirilirken,
Komşusu açken tok yatan bizden değildir, düsturuna rağmen, müslüman geçinen ülkemin gelir dağılımı Afrika ile boy ölçüşürken,
Gösteriş halinde namaz kılan lanetlenirken, şehrin her bir cadde ve sokağına camii dikme yardımları toplanırken,
Peygamber denilince, cüppe sakal,
Sahabe denilince, sarık, kaftan,
İman denilince, tesbih, kurban,
Din denilince, Diyanet İşleri bizlere hayran,
Akıllarımıza getirildiği şu yer ve zamanda kiminle nasıl uğraşılmalı.
En azından şimdilik; karşımızdakini anlamaya çalışmayalım.
Önce kendimizi yine bizzat kendimize izah edelim.
Gerisi kolay...