Sayın mehmetsalih
Yazını okudum..TV de eskiden bir profesör vardı. Bu söz onun lafı gibi geldi ben ona %98 hoca derdim.. Bilgisi çoktu, doğru söylediği pek çok şey vardı. Ama doğruların içerisine arasıra yanlış şeyler katardı.
Herşeyi doğru söylediğinde de bu defa uslubu bozuk olurdu. yani bir
türlü ayakta duramazdı..Yalpalayıp dururdu..Tanıdığım biri ona hayrandı
fazla düşünmediğinden onun söyledikleri güzel gelirdi.
Bu kitabı yayınladığında içimden dedimki "onlar Allah ile kandırıyorsa
sende Akıl ile kandırıyorsun" dedim kendi kendime..
|
Münzevi ve Toplum dışı bir hayata sürükleme ALLAH DİN ADINA KONUŞMA havasına girerse işte o zaman insanın yaratılışına ters hareket eder. Kimi kalkıp vay sen Deistleşmişsin diyebilir ama Deistler Vahye inanmaz farkım budur diyebilirim
|
Bu yazdıklarınızı açıklayayım izninizle...
Bir defa Münzevi ve Toplum dışı bir hayat islamda yasaklanmıştır. İslamda Ruhbanlık yoktur ve bu dediğiniz Ruhbanlığa girer. Peygamberimiz
"Bende sonra müslümanlar 73 fırkaya ayrılacak, bunlardan sadece biri kurtulacaktır" demiştir. Size Deist diyenler deistler gibi
"Allah Kainatı yaratmış, sonra kendi haline bırakmış ve karışmamış" dediğinizi benzetmiş olmalılar. Yoksa Vahye inanmanız onlardan sadece "biraz" farklı olduğunuzu gösterir.. Bakın aşağıda kalın olarak işaretlediğim cümlelerinize..
|
Öncelikle belirtelim VAHİY ÖZELDE BUNUN EVRENSEL-SON ŞEKLİ-ÖZETİ OLAN KUR'AN Akıl veya Bilime emir vermez sadece hatırlatma-öğüt ve yönlendirmelerde bulunur. Eğer bir İnsan Kur'an olmadan bu güzellikleri başarırsa daha güzel olur çünkü o SADECE AKIL ile yapar bunu. Allah her an ve her daim İnsanın ne yapacağını ne edeceğini gözetlemez çünkü o önceden bilir. Nasıl bir kâhin ön yargılarda bulunabilse Allah ise Fizik kuralarını ve Aklı çok iyi bildiği için bunu çok güzel bir şekilde bilir. Ama müdahale etmez. Bu yüzden TEOKRASİ İLE İSLAM birbirlerine zıt olan şeylerdir. ''Ey Peygamber Dünya işlerinde İnsanlara danış'' ayeti de buna örnek olabilir. AKIN ALLAH HAZRETİ MUSA'YA ALLAH'TAN HERŞEYİ BEKLEMEMESİNİ DOĞA İLE İÇ İÇE OLMASINI NASIL TEMENİ EDER;
|
Düşünce metodolojinizdeki sorun şu;
Aklınızla düşünceyi ürettiğinizde bu düşüncenin Kur'an ve Sünnete uyup
uymadığını sürekli test etmelisiniz.
"
Ama müdahale Etmez" cümleniz, şu şekilde değiştirilebilir "
Karışmaz."
Peki Allah'ın izni olmadan bir sinek kanadını hareket ettirebilir mi ?
Bir Fizik Kanunu görevini yerine getirebilir mi var olabilir mi ?
Zaman akabilir mi ?
Eğer olur, akar diyorsanız onlara bir benlik, irade atfediyorsunuz demektir. Onlarda bir benlik bir irade düşündüğünüzde Allah (C.C) dışında
bir varlık tahayyül ediyorsunuz. Bu varlık düşündüğünüz her ne ise odur.
Bu ise
Lailaheİllah sözüne aykırıdır.
Yani Allah'tan (C.C) başka ilah yoktur.
''Ey Peygamber Dünya işlerinde İnsanlara danış'' ayeti şöyle yorumlanır. Bilim sebep ve sonuçlara göre yapılan bir olgudur. Bilim akıl ile yapılır. Sebeplere yapışmak, dünya işlerinde Allah'ın emridir.
Bunlar fiili Dua'dır Bu dua usulünce edilir. Yani BİLİM yapılır.
Ama sonucundan emin olamazsınız,
Çünkü sonuç, sebepten olmaz, sadece öyle görünür. Sonucu yaratan
bu dua (fiili) neticesinde Allah(C.C) 'tır.
Bu şu şekilde özetlenir "Sebepler Fail değildir."
Sonucun elde edilebilmesi için gereken dua (usul, yöntem, metot) 'dır.
Saygılarımla...