mayonez´isimli üyeden Alıntı
Canlılık eğer belirli bir olaylar dizilimi gerektiriyorsa, bu rastgele bilinçsiz reaksiyonlar sonucunda mı meydana gelmiştir;
yoksa bir çeşit nedensellik ilkeleri gereği -ortam şartları vs ile- zorunlu olarak mı cereyan etmiştir?
Canlılık kendi uygun koşulları ortaya çıktı diye mi var?
Peki bu uygun koşullar hiç oluşmasaydı hiçbir zaman canlı oluşmazdı diyebilir miyiz?
|
Sayın mayonez,
Canlılık derken karbon bazlı ilk canlıdan bahsediyoruz. Bunun için ortamda yeterli miktarda biyolojik yapıtaşları olan aminoasitlere, ve kalıplar kullanarak kendini kopyalayabilen RNA ihtiyacımız olduğu kesindir.
Bundan sonraki adımda, ribozomlar, hücre duvarları vs oluşumunda tek ihtiyacımız olan şey zamandır. Çünkü canlılığın oluşması aslında bazı parametrelere bağlı istatistiksel bir konudur. İstatistik yeterince kez denersek bir sonuca ulaşabileceğimizi söyler.
Canlılık oluştuktan sonra geçen zamanla, denemeyle canlılık, canlıya dönüşmüş ve o anda evrilmeye başlamıştır ve günümüze kadar devam etmiştir.
Dünyada canlılığın ilk olarak tam ne zaman nerede nasıl oluştuğunu bilmemiz mümkün değil, ancak hipotezler kurabilirz bu konuda. Hipotezlerimizin geçerliliğini ise o koşulları tekrar yaratarak deneyebiliriz. Ama bunun için laboratuar koşullarında gerçekte olduğundan çok daha uzun süreli bir deney yapmamız gerekir çünkü dünya büyüktür, bir araştırmacının laboratuarının büyüklüğü ve laboratuarda kullanılabilecek koşullar dünya ile karşılaştırıldığında komik kalır. Tabi burada araştırmanın yaşam ömrü de söz konusu. Dünya gibi bir gezegende yaşamın ortaya çıkması neredeyse 1.000.000.000 yıl aldığı düşünülüyor. Bu kadar yıl içinde dünyanın herhangibir yerinde canlılığın oluşmuş olması sıfır olmayan bir ihtimaldir. Çünkü canlılığın oluşması için kullanılabilecek en büyük laboratuar Dünya'nın kendisidir.
Bugün ise canlılığın yeniden oluşması için gerken koşullar, dünyanın ilk zamanlarındaki arkeyan devrinde olan koşullardan farklıdır. En büyük fark ne ısıda, ne de kimyada, ama canlılarda. İlk canlıların kullandığı yapıtaşları olan aminoasitler bizim için proteindir. Yani dünyanın bir yerinde şu anda bir canlılık oluşsaydı çok fazla hayatta kalamadan, mutasyon geçirmeden, üreyemeden çok daha gelişmiş bir canlı tarafından yutulur ve parçalanırdı. Yani ilk canlıların kullandığı zamanı kullanamaz ve evrilemezdi.
Bunun dışında sorunuzun ikinci kısmına gelirsek, biz karbon temelli canlılarız. karbon molekülü bütün organik moleküllerin temelini oluşturur. Buna şaşırmamak gerekir çünkü gezegenimizde karbon bol miktarda bulunur.
Bilimkurgu yazarları belkide bu konuda hayal güçleri en gelişmiş insanlardır. Başka molekül temelli canlılık konusunda sözü onlara bırakmak gerekir.
KArbon temelli olmayan bir yaşama sanırım daha önce ilk defa Arthur C. Clark ın bir kitabında rastlamıştım. Şimdi adını hatırlamıyorum. Sanırım silikon temelli bir canlılıktan bahsediyordu. Bununla beraber karbon temelli canlılar için toksik olan, amonyak temelli canlılığın olabileceğini savunan bilimkurgu yazarları var. Tabi bu canlıların da oluşması için gereken koşullar, mesela silikon temelli canlılar için, silikon temelli aminoasitler, bu aminoasitlerin kendilerini kopyalayabilecekleri kalıplar ve zamandır,
wikide ilginizi çekebilecek şu yazıyı buldum. sanırım benden daha iyi açıklayacaktır.
http://en.wikipedia.org/wiki/Hypothe...f_biochemistry
Umarım sorunuza cevap vermişimdir, saygılar,