|
korelmis Diyor ki
Hz.Muhammed'in hayatını bilmek, peygambere olan inancın temelidir.
|
Hayır, insanlar Muhammedin hayatını bildiği için ona inanmazlar. Bu şekilde olan insanlar belkide milyonda birdir. Tam tersine çocukluklarından beri Muhammede inandırıldıkları için sonradan onu bilmek ihtiyacı hissederler insanlar.
Yani temelde olan inançtır. Önce çocuklar İslama inandırılır. Objektif şekilde İslam anlatılmaz. Ondan sonra çocuklar belli bir yaşa geldiğinde İslami bilgiler verilir. Muhammedin hayatı abartılarak anlatılır, süslenir püslenir. Kuran okutulur vs. Yani önce inanç ve iman verilir ardından bilgiler verilir. Çevrenize bakın bu hemen her zaman böyle olur.
Ne övmeden ne de yermeden Muhammedin hayatının objektif bilgi olarak çocuğa verildiği sonradan da çocuğa düşüncelerinin ve inancının sorulduğu nerde görülmüş?
Ağaç yaşken eğilir. Çocuklar İslami inançla şekillendirildikten sonra ergenliğe geldiğinde objektif olarak dini değerlendirmesi çok zordur. Verilen bilgiye yanlı olarak bakar. İnançları doğrultusunda yorumlar bilgiyi. Burası çok önemli. Mesela peygamberin yaptığı bir kitle katliamını "karşı taraf mutlaka hak etmiştir de ondan yapmıştır" şeklinde savunma mekanziması kurar. Çünkü inançları o şekilde şekillendirilmiştir.
İslamın temeline bilgi oturamaz. Yani iman ve inançtan evvel bilgi oturamaz. Eğer oturtmaya çalışırsanız İslam çöker. Kimse müslüman olmaz. Zaten İslami kesim bunu çok iyi bildiği için önce inancı daha sonra ise bilgiyi vermeye çalışır.
İslamı sonradan seçenler arasında da önce islami bilgiye ulaşıp sonra inananlar pek yoktur. Örneğin Yusuf İslam bir gün dinlediği İslami müzikten etkilendiği için müslüman olmuştur. Bayan olanların çoğu ise sevdiği erkek müslüman olduğu için islamı seçerler.